ara

Bülbülün Kırk Şarkısı

Bülbülün Kırk Şarkısı Konusu ve Özeti

Bülbülün Kırk Şarkısı
Yayınevi: Kapı Yayınları
ISBN: 9786055107901
Sayfa: 590 sayfa
Basım Tarihi: 2015
Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, âşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır. Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sev­giler hançer sokumlarına mahkûmdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri­nin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele­bekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için... Zaman öyle bir zaman, mekân öyle bir mekândı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe'nin fil­lerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kâbe'nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı: "Yaklaşıyor yaklaş­makta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…"

Avizesi cevzâ, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu:Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi… İskender Pala'nın güçlü kaleminden…
Bülbülün Kırk Şarkısı kitabı Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar listesinde yer almaktadır.
Bu kitap için henüz resim eklenmedi.

Bülbülün Kırk Şarkısı - s41

KOŞUG


Şeybe için...

Yıllar ve yıllarca önceydi... Bir gece, şarkımın en tenha zamanında, bir gül rüyası görmüştüm. Her şey tül tül açılıyordu, Ruhum oradaydı. Güya zaman ötesi bir zaman, mekân ötesi bir mekândaymışım... Rüya ya: adına ezel diyelim... Dünyada hiçbir şey yokmuş, hatta daha dünya yokmuş... Yalnızca Allah varmış. Allah bilinmeyi sevdiği için bir nur yaratmış. Yarattığı nura celal ve rahmet nazarıyla bakıp "Muhammed ol!" demiş. Işık üstü bir ışık bir nur olmuş. Allah'ın cemal ve izzeti karşısında yüce yaratıcıya kulluğunu arz etmiş: "La ilâhe illallah: Allah'tan başka ilah yok!" Allah kendisini ilk bilen bu nuradn kuluna ihsan buyurmuş: "Muhammed rasûlullah: Muhammed Allah'ın elçisi!" Sonra
Sayfa: 42

Allah, Arş'ı aklı ve ruhları yaratmış. Derken yarattığı nura rahmet nazarıyla tekrar bakmış. Nur, O'nun celali karşısında buhar buhar terlemiş. Rüyamda bunu hissediyordum; katmanlar çoğalıyor, gökler birbiri içine giriyordu ve Arş henüz sular üzerindeydi. Meğer o sırada Levh ü Kalem vücuda getirilmiş. Kalem, ana kitabın başına Muhammed yazmış. Böylece Muhammed, Allah'ın takdirinde bütün peygamberlerin başı, yaratılışta ise sonu olmuş. Varlıkta evvellerin evveli ve peygamberlikte sonların sonu... Muhammed'in nuru diğer nebilerin nurunu da kuşatıyormuş. Allah yarattığı o ilk nura yeniden bakmış. Nur yine buram buram terlemiş, buğusu dört unsura dönüşmüş: Toprak, hava, su, ateş olmuş. Sonraki nurun buğusundan hayvanlar, bitkiler ve cansız varlıklar yaratılmış. Dört anadan üç çocuk doğar gibi... O nurun özü bütün bu yaratılanların içinden süzüle süzüle Âdem'e kadar gelmiş. Âdem'in cennette balçığı kaldırdığında, Muhammed'in nuru ruh ile ceset arasında çoktan beklemekteymiş ve Allah o balçığın tam alnına, bedeni saran o nuru yerleştirmiş. Böylece Âdem alnında bir nurla yaratılmış.Sonra İdris, sonra Nuh, sonra ve sonra... Bütün nebiler bu nuru taşımış ve oğullarına Âdem'in söylediklerini tekrar etmişler; "Bu nuru Allah'ın huzurunda nikâhla alacağın temizlerden temiz bir kadın vasıtasıyla oğuldan oğula aktaracaksın!" Böylece zira çamurundan bir zerre bile sıçramayan nur, bazen gizli, bazen açık; gelmiş, gelmiş, gelmiş... Bazıları görmüş onu, bazıları görememiş. Bazen Tufan kadar sert ve haşin merhaleleri, bazen çölde rüzgârların savurduğu bir ayak izi kadar küçük ve mahrem yolculukları geçerek... Nesilden nesle, soydan soya... Tıpkı benim güle olan hasretim gibi. Nesilden nesle, soydan soya... Bir gül rüyasıydı, görüyordum...
kitapp tarafından eklenmiştir.
427
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
735
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
141
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
545
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
1133
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...

Murat Ciman

@MuratCiman

Yazar, son romanında bugüne kadar yazılmış diğer Siyer kitaplarından farklı bir tarz denemiştir. Anlatıcı olarak bülbülü seçmiştir. Hz. İbrahim'i de tanıyan Bülbül, Peygamberimizi doğduğundan itibaren izler ve hayat hikayesini anlatır. Roman, Hz. İbrahim'i anlatan Sunuş bölümü ile başlar. Cebrail, Hz. İbrahim'in yanına gelir ve dileğini sorar. O ise, "Rabbimin mübareği! " der. "Senden bir şey istemiyorum. Ben Allah'a tevekkül edenlerdenim. O bana dost olarak yeter. Dilesin uğruna cana durayım. Öldürmek de diriltmek de Dost'un elinde madem, bir can için gayrıdan bir şey dileyecek değilim. " der. Hz. İbrahim'in ateşe atılacağı andır. O ise hala Nemrut'u izliyordur. Hala imana gelmesini umut ettiği aşikardır. Zavallı Nemrut, tahtının önünde sarhoş çılgınlığıyla eğlenen halkın bağırışlarıyla sarhoş, İbrahim'in havada metanetle süzülüşü ile mest oluyordur. O'nu kurtarmaya çalışan Bülbül ile İbrahim'in tanışması orada olur. İbrahim (as) bülbülden kaçmasını ister, fakat bülbül kaçmaz ve beraber ateşe atlarlar. Fakat bir anda o korlar ve alevler güllere dönüşür. Ve kurtulurlar. Çünkü Rab ateşe, "Ey Ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol!" der. O sırada Bülbül ile Hz. İbrahim tanışır ve dost olurlar. O sırada dünyaya gelecek olan O kutlu insan, Allah'ın "Eğer sen olmasaydın, sen olmasaydın Ey Muhammed, kainatı yaratmazdım!" buyurduğu kişi Peygamberimiz hakkında konuşurlar. Hz. İbrahim O'nun çok uzun zaman sonra geleceğini kendilerinin göremeyeceğini söyler. Bülbül ise yalvarır ve İbrahim'den dua etmesini ve O'nun nuru nesilden nesle geçtikçe Rabb Taala da bülbülün ona olan aşkını soydan soya çoğaltmasını ister. Böylece günler geçtikçe Bülbülün Gülüm dediği Peygamber'e özlemi ve hasreti artar ve öyküsünü anlatmaya başlar. Tarih 450'yi gösterir. İbrahim'in çocukları ve Hz. Peygamberin büyük atası Kusay'dan bahseder. Cahiliye dönemini ve cahilleri, kuma gömülmek istenen kızların çığlığını duyar ve daha bir hüzünle şarkısını söyler. Sonra tarihler 557'yi gösterir. Kabe'nin kayboluş macerasını, kayıp zemzem'in bulunuşunu ve bu sırada oluşan kavgaları, Haşimoğulları ve saçında ak olan çocuk Şeybe'yi anlatır. Peygamberimizin babası Abdullah'ın kurban edilmesi olayını anlatır. Fakat diyeti için 100 deve ile kurtulur. Ve sonra tarihler 571'i yani Kutlu Nebi'nin doğum yılını anlatan zamana gelir. Bülbül o zamanı şöyle anlatır: "Fil Vakası'ndan sonra gelen elli üçüncü gecedir. Mekke'de baharın Yesrib yönünden ıtır ıtır esmeye başladığı zamandır. Ömürlerdir nesilden nesle gül hasreti çekmenin özlemiyle şakıyordum. Kendimde değildim sanki. Vuslatla mest, alemler ötesinde bir alem gibi...... Avizesi cezva, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı." Sonra Peygamber Efendimiz'in hayatını bölümler halinde anlatmaya başlar. Her bir bölümde Divan edebiyatından Peygamber için yazılan kasidelerden de örnekler vardır. Kutlu bebeğin sütannesi Helime Hatun'u, Küçük Muhammmed'in melekler tarafından göğsünün yarılmasını, Yesrib'de uçurtmalar ve oyunlarla geçen çocukluğunu, annesi Amine Hatun'un vefatını, altı yaşında dede ocağına gidişini ve sekiz yaşında merhametli dededen şefkatli amcaya himaye edilişini, Fatıma'nın ona Amine'den sonra sıcacık bir anne oluşunu ve Busra'da bir ticaret kervanı ve onun peygamberlik mührünü gören Rahip Buhira'yı anlatır Bülbül. Kureyş'in yüz akı "el-Emin" adını alması, Kervan ticaretini ve kazançlı geçen seferleri, Mekke'nin asil ve saygıdeğer kadını Büyükler Büyüğü Hatice ile evlenmesi anlatılır. 610 yılında ilk vahiy gelir ve sonra Mekke'de inanmayanlarla müthiş bir mücadele başlar. Sonra Medine'ye göç, din uğruna yapılan savaşlar ve en son Mekke'nin silahsız ve savaşmadan alınması anlatılır. Ve son olarak Peygamber Efendimiz ölümünün geldiğini söyler ve yanında ağlayanlara şöyle der: "Sanır mısınız ki ben ölümde sizin sonuncunuzum; haberiniz olsun, ben sizden önceyim. Sizler art arda birbirinizi öldürür cemaatler halinde beni takip edeceksiniz!" der. Kutlu Nebi 632 yılında ebedi hayatına intikal eder.
3 beğen · 1 yorum
Feyzanur (@vareste)
Çok güzel bir inceleme olmuş. Teşekkürler ...
08.06.17 beğen cevap

A

@soul

İSKENDER PALA İÇİN ;(
Henüz bitirdim kitabı ve nasıl bir sondur o can evimden vurdu, ağlattı beni.. Uzun uzun anlatmayacağım konu nasıl nerede başladı... Çünkü başı sonu olmayan nadide İskender Pala kitaplarından bir tanesi.. Ama diğerleriyle fark var tabiki. Bu sefer ki daha üstün daha ihtişamlı... Biçemi bakımından İskender Pala nasıl ayrılıyorsa diğer yazarlardan, bu kitabı da konusu itibariyle yazarın diğer kitaplarından ayrılıyor.. HZ. MUHAMMED (S.A.V.) ... Eser, konu saptırılmadan ve ince ayrıntılar atlanmadan kaleme alınmış. Titiz bir araştırmayla yazıldığı her sayfada buram buram kokuyor. Özellikle dipnotlar ayrı bir teşekkürü hak ediyor. Akıcı bir kitap olmasına rağmen kitapları 2. Defa okuyamadığımdan son 100 sayfayı resmen bitmesin diye yudumlayarak okudum diyebilirim. Ama kaçınılmaz son.. Mutlaka okunulası bir kitap; Müslüman olmayanların İslam ' ı şu an yaşanılandan veya yaşamaya çalışanlardan anlama gayretini boşa çıkaracağını düşündüğüm ki ayrıntılar atlanmazsa kafalardaki birçok soruya cevap olabilecek nitelikte bir kitap ve en önemlisi Müslüman olanlar için sanırım çünkü ben her sayfayı çevirdiğimde dünyaya -hiçbir şey yapmadan(?)- hak dinde geldiğim için şükrettim. Sancılı dönemlerde olsaydık diye düşündüm. Gaflet içinde olanlardan olsaydık ya da. Rabbime sonsuz şükürler olsun. Birde Gül'ümüzü görme şerefine nail olabilek fikri insanı öyle bir kaplıyor ki kendinizi çaresiz hissediyorsunuz...

Keyifli Okumalar...
EK 1
* Nevfel için olan Menkıbe kitabın gerçekçiliğini birazda olsa yaralamamış değil nacizane olmasa bir şey eksiltmez hatta daha iyi olabilirmiş diye düşünüyorum. 22.03.17
4 beğen · 0 yorum

Martin Eden

@martin-eden

İstemem...
Sen kokmayan gülü neyleyim
Neyleyim sensiz bahari
Sen dogmayan günü neyleyim
Neyleyim sensiz ben dünyayi
Senin teninde degmeden gelen yagmuru

Istemem meltemi istemem


Seni parlayacaksa parlasin yildizlar
Sana yanmayan yildizi semalarda istemem
Bülbüller söyleyecekse seni söylesin
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem
Özlemim sen olacaksan yansin yüregim
Silasi sen olmayan gurbeti istemem
Vatani istemem

Bir ates yakacaksa beni kalbimden
Senin askinin atesi yaksin
Senden gayri bir askla kül olursa kalbim
Bu kalbi istemem
Atesi istemem
Koru istemem
Seni göremedigim vahalar
Bedevilerin olsun
Ben senin cölünü isterim
Suyu istemem
Sana cikacaksa durmaz yürürüm
Sonu sen cikmayan yönü istemem
Yolu istemem

Ben gönüllü bir köleyim
Kulagimda küpem
Kalbini fethedecekse gecerim
Bin sinayi birden
Yoksa neyime bu fethi istemem
Misiri istemem
Cihani istemem
Ben sultan Fatihim
Önündeyim İstanbulun
Yakarim bu sehri
Yüzünde bir tebessüm icin
Yoksa gül yüzünü güldürmeyen
Sultanligi istemem
Istanbulu istemem

Ben bir garip Yunusum
Yazdigim sensin
Yandigim sen
Senden gayri bir aska
Ben kalemi istemem kagidi istemem
Ben senin ümmetinim
Sensin benim efendim
Senden gayri senden baska
Efendi istemem
Sevgili istemem
Yar istemem
0 beğen · 1 yorum
(@)
Alıntı kısmına eklerseniz daha yararlı olur bence.
02.02.16 beğen cevap

Betül Zeyrek

@betul-zeyrek

Bütün bir alem bir gülü bekledi, bir gül için nice güller derlendi ve sonunda alemlere rahmet olan en güzel gül dünyaya geldi, bülbülün büyük bir heyecanla özlemle, hasretle beklediği gül...

iskender pala'nın muhteşem bir anlatımı ile kaleme aldığı eser Hz. Muhammed(sav)'in doğmadan öncesinden başlayarak doğumu, cocukluğu, gençliği peygamberliği ve vefatına kadar olan süre öyle güzel işlenmişki kitabın satırlarına insan elinden bırakmak istemiyor. Bir hayatın, koca bir sevrin bir ahlakın hikayesi aslında.

İskender palanın kalemi güçlüdür anlaşılması biraz güçtür lakin bu kitabı Efendimizin nadide ruhu gibi yumuşacık su gibi akıp gidiyor okurken. Bu serüvende İskender pala bülbül oluyor ve şarkılarını öyle güzel anlatıyor ki, imrenmedim diyemiyor insan. Bülbül ah bülbül hz. İbrahime arkadaş olup en güzel gülü bekleyen bülbül. Susmasaydı dedim kitap bitince bülbül hüç susmasa.

Tavsiye ediyorum gönül rahatlığı ile, lise hatta orta okul daki arkadaşlar bile rahatlıkla edinip okuyabılırler. Birse bülbül olup bakalım, yanında yürüyüp aynı havayı soluyalım en güzel gülle. Keyifle okuyun efendim. 🙏😊📚📖📝
4 beğen · 0 yorum

Burak Kürşad Turgut

@burak-kursad-turgut

Adı Güzel Kendi Güzel
Dil olarak gayet açık ve anlaşılır. Kitap içerisinde geçen bazı yabancı kelimeler Türkçe ile beslenmiş ve anlaşılırlık açısından hiç zorlamıyor. Özellikle bölümlerin geçişinde Peygamber efendimiz için yazılan beyitler çok güzel monte edilmiş.

Kitabın ana konusu Peygamber Efendimizin hayatı. Ancak ondan önce İbrahim Peygamberin meşhur ateşe atılma olayından başlaması da güzel olmuş. Çocukluğundan, vefat ettiği güne kadar ki yaşanmış tüm olaylar ince ayrıntısına kadar veriliyor. Bu da o vakitlerde yaşanmışlıkları tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarıyor.

Ezberletilmiş hayat hikayesinden daha da öte kalıpları yıkmak için güzel. Bir dinin ortaya çıkışı. Helal ve haramların gelişi, farzların nasıl ortaya çıktığı, ayetlerin ne vakitler ve ne şekilde indiği güzel şekilde bağlanmış.

İskender Pala yine edebi kişiliğini yansıtarak müthiş bir yapıt sunmuş. Şiddetle tavsiye edilir.
6 beğen · 0 yorum

kitapp

@kitapp

Mirac seven ile sevilenin vuslatıydı. Taif'te kalbi kırılan cana, Cânân'ın lütuf ve ihsanıydı. Ama anlamadığım oydu ki, bir âşık, mâşuka varınca neden geri dönsündü? Sevgilinin kapısına erişince geri dönmek âşıklığı zedelemez miydi? Gaye, sevgiliye varmak ise, vuslattan sonra hasreti kim isterdi? Ama gülüm istemişti. Bütün salih kardeşlerini, Cebrail'i, kendi hamuru olan nuru, kısaca öz vatanı bırakıp yeniden gurbete gelmişti? Düşündüm ve onun bütün insanlardan ve diğer nebilerden neden daha üstün olduğunu anladım. O, garipler garibi arkadaşları için Sevgili'den ayrılmıştı. O inananlarını ateşten korumak için kendini yeniden Kureyş ateşlerinin içine atmıştı. O vahyi tamamlamak, sözü mühürlemek üzere ülvi âlemden süfli âleme tenezzül buyurmuş, ümmeti için yapabileceği en büyük fedakârlığı yapmıştı. Üstelik paha biçilmez bir hediye getirerek. Öyle bir hediye ki hakiki Sevgili'nin aşkıyla bütün arkadaşlarına tek tek yanma fırsatı sunuyor, o aşkın alınlarında nur olarak parlamasına zemin hazırlıyor, günde beş kez Sevgili'yle buluşma imkânı tanıyordu. Hangi yüce sevgili günde beş kez aşığına buluşma vaat eder ki?
Bülbülün Kırk Şarkısı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
14 beğen · 0 yorum

Müzeyem Adem

@conquerors-sultan

Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu.
Bülbülün Kırk Şarkısı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Humeyra Korkut

@humeyra-korkut

Hakiki dostlar namazla mutlu olurlar...
Bülbülün Kırk Şarkısı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum

hiranurunannesi

@hiranurunannesi

Ve yıllar akıyor,akıyordu...Tefekkür ve inziva içinde...
Bülbülün Kırk Şarkısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

Gel ey gül,gel,derdime derman ol bu gece!Gel ey gül,gel,aşkıma ferman ol bu gece!
Bülbülün Kırk Şarkısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

9/10
121 oy
Sence kaç puan almalı?
0