ara

Maldoror'un Şarkıları

Maldoror'un Şarkıları Konusu ve Özeti

Maldoror'un Şarkıları
Çevirmen:
Yayınevi: Kırmızı Yayınları
ISBN: 9786055411602
Sayfa: 320 sayfa
Basım Tarihi: 2011
Comte de Lautréamont (Isidore Ducasse, 1846 - 1870) yirmi iki yaşında "Maldoror'un Şarkıları" ile şiirin klasik söylemini tamamen değiştirdi ve iki yıl sonra öldü. Üstgerçekçi (sürrealist) şairler tarafından keşfedilinceye kadar elli yıl şiirin yeraltı dünyasında yaşadı. Özgürleşen şiirsel söylemin yalvacı olan Lautréamont, şiirin ve edebiyatın insanı (yüzü ve tersi olarak), bütünlüğü içinde yansıtabileceğini kanıtladı. Kurulu düzene başkaldırının ve "hapishane dil"e karşı ayaklanma çığlığının simgesi oldu.

Comte de Lautréamont üstgerçekçilik, psikoanaliz ve kendini araştıran yazının öncüsüdür. Bilincin ve bilinç ötesinin sınırlarının şairidir.

Hiçbir şair çağının siyasal ve Tanrısal iktidarını, toplumsal düzenini Lautréamont/Ducasse kadar acımasızca eleştirmemiş, onunla alay etmemiş, bir çorap gibi tersine çevirmemiştir.

"Denizin bütün suyu düşünsel bir kan lekesini yıkamaya yetmez!"

"Doğmuş olmaktan daha büyük bir lütuf tanımıyorum!"
Maldoror'un Şarkıları kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

Ebru G.

@ebrug

Eserin Adı:Maldoror'un Şarkıları
Yazarın Adı:Comte De Lautreamont
Yayınevi:Kırmızı Yayınları
Çeviri:Özdemir İnce
[1.Baskı, 2008, İstanbul, 320 Sayfa]

Öncelikle çevirmenden bahsetmek istiyorum. Özdemir İnce zaten kitabın içinde de açıklamasını yapmış çeviri kokan çeviri yaptığının. Normalde çeviri kokan çeviriler anlatımı bayağılaştırır. Bir parça çevirmen yorumu serpiştirilmesi gerekir ki motamot cümle çevirilerinden arınsın ifadeler ve salınabilsin dizelerde duygular rahatlıkla. O yüzden çeviri kokan çeviri yaptım dediğinde biraz tereddütlü yaklaştım. Lakin sandığım gibi olmadı. Aksine istenen kelimeyi anlayacağımız şekilde -en bariz örneği; yatak yerine tahta demesi gibi- yazsaydı cümlenin esprisi kaçabilirdi. Eserde kaynağı ne olursa olsun ''Güç''e karşı başkaldıran, hoyratça kükreyen şarkılar mevcut. Tanrıya ve insana başkaldırısını sürrealist bir yaklaşımla ele alıyor. Bu şarkıların aktarım şekli ise düzyazı-şiir niteliğinde. Öylesine bir aktarımda olması gereken çeviri yöntemini seçmiş bana göre çevirmen. Bazı yerlerde bu yöntem fazlaca düşündürtüyor acaba kastettiği bu muydu şu muydu diye. Düşünüzde birden fazla kapı açılabiliyor. Kapının ardından başka bir kapı aralanabiliyor. Çeviri kokan bir metin ortaya çıkarmasını da kendi dilinde yabanıl ve azgın bir metni Türkçe'de ehlileştirmenin haksızlık olacağı şeklinde ifade ediyor. Şarkılardaki alaycı dili vurguyla ön plâna aktarmak için de Osmanlıca sözcüklere başvuruyor.
Bu kitap bambaşka bir şey olmuş. Adeta bir tablo... Ve o tabloya içinde barındırdığı hırçın, isyankâr ve karanlık duyguların renklerini resmetmiş. Resmetmekle de kalmayıp zihnimize bilhassa kendisi zorla nakşediyor ilmek ilmek. Şarkılara başladığınız anda tiyatro sahnesine adım attınız demektir. Zira dönem tiyatrosunda kostümleri kuşanıp nidalar atıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Bu bir tirat ya da bir tını eşliğinde sergilenen balat şekline bürünüyor akışa göre. Şaha kalkıyor adeta tüm kelimeler ve içinizdeki her duyguya tekme atarak coşturuyor sizi. Lakin beklemeyin öyle güzel sözler, hoş nağmeler bu eserden. İyiliği bir çare olarak benimsetmek amacıyla umutsuzluğu dile getiriyor yazar. Karanlık duygularla batırıyor siyah mürekkepli hokkasına divitini, aydınlığı çıkarmayı da biz okurlara bırakıyor. Kullandığı her kelime sanat kokuyor. Sadece karanlık ve biçare duyguları işlemesi bana Edgar Allan Poe'nun kitabındaki ifadesini anımsattı. Kara Kedi kitabında tiksinç ve karanlık duyguların da ele alınması gerekiyor demişti.
Tefrika roman yöntemi de kullanılarak bu kadar geniş kapsamlı bu şaheser 22 yaşında bir yazarın kaleminden çıkıyor ve 24 yaşında da intihar etmiş.
Çok etkilendim şarkılardan ve bu eserden. Çok fazla rahatsızlık duyacak olanlar da olacaktır elbet işlediği hassas konuların bu kadar vurdumduymaz bir hoyratlıkla ele alınmasından. Lakin bu ifadelerin fevkaladeliği gerçeğini değiştirmiyor. Keza kitabın etkileyiciliğini de.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 10 verdi
10 beğen · 0 yorum

Sefa Olgaç

@maldoror

Şişenizi Kırın! Mı?
Ne okudum ben? Bu bir kitap mıydı? O kelimeler ve cümleler bir ademe ait olamaz, hayır kabul etmiyorum, Lautreamont insanüstü olmalı, tanrı değil kesinlikle, şeytan veya rütbeli bir iblis belki de.

Bilinç var ise her şey vardır, bilinç yok ise hiçbir şey yoktur ve eğer bilinçsizlik bizleri hapsetmiş camdan bir şişeyse, şişeden çıkış yolunu aramak/göstermek afaki bir çaba olur, o şişe kırılmalı ve bu kitap pekala bir çekiç görevi görebilir.

Okuyun demeyeceğim, ama okuyun, zaten kötüyüz, en azından bunun farkında olalım.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

duygu veritas

@duyguveritas

"tanrı'dan dilerim ki, yüreklenen ve okuduğu kitap gibi geçici olarak canavarlaşan okur, bu kasvetli ve zehirli sayfaların ıssız bataklıklarında sarp ve yabanıl yolunu şaşırmadan bulur; çünkü kesin bir mantık ve en azından kuşkusuna denk bir ruhsal gerilimle başlamazsa okumasına, bu kitabın saçtığı kokular tıpkı şekerin suyu içmesi gibi emecektir ruhunu"
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 10 verdi
3 beğen · 2 yorum
Ufuk B. (@ufukbol2)
okunacaklar (ama alamadım henüz) listemin başında bu kitap...
06.01.14 beğen cevap
Ahmet K (@kimkiduk)
Kitabın giriş kısmı aslında en güzel eleştiri gerçekten. 0 dakika önce
23.01.15 beğen cevap

Maldoror'un Şarkıları - S41

İşte bu nedenle, ey insanlar, kış yelinin denizin üzerinde ve kıyılarda ya da uzun süredir benim için yas tutan büyük kentlerin üzerinde ya da kutup bölgelerinin soğuklarında uğuldadığını duyduğumuz zaman şöyle söyleyin: '' Tanrının ruhu değildir geçen: Fuhuş'un Montevideolunun iniltileriyle birleşen derin kederli iç çekişmedir.'' Çocuklar, bunu ben söylüyorum size. Öyleyse, diz çökün acıma duyguları içinde ve bitlerden daha çok olan insanlar uzun uzun yakarsınlar.
Arif Boğaç tarafından eklenmiştir.

Ebru G.

@ebrug

Neredeyim ben? Kişilik değiştirmedim mi? Kaygılarından kurtulmuş alnımı okşayan güçlü bir teselli esintisi duyumsuyorum, yaşlıların umutlarını canlandıran ilkbahar meltemi gibi. Her önüne gelenin dile getiremeyeceği şeyleri yüce bir dille söyleyen bu insan kimdir? Bu nasıl uyum böyle, sesinin benzersiz ezgisinde? Başkalarının şarkısına yeğlerim onun konuşmasını.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

Ebru G.

@ebrug

-Yüreğin yetilerini güvence altına alır dehâ.
-Ruhtan daha az ölümsüz değildir insan.
-Büyük düşünceler ustan doğar!
-Bir masal değildir kardeşlik.
-Yaşama ilişkin hiçbir şey bilmez yeni doğan çocuklar, hatta büyüklüğünü bile.
-Felakette dostlar çoğalır.
-Dışarıda bırakın bütün umutsuzluğu, siz içeri girenler!
-İyilik, insandır senin adın.
...
Kabul etmiyorum kötülüğü. Kusursuzdur insan. Ruh ölmez. İlerleme vardır. Ortadan kaldırılamaz iyilik.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 6 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Felakette dostlar çoğalır cümlesi hariç katılıyorum :)
27.01.17 beğen cevap
Ebru G. (@ebrug)
@aysegulce O kısmı ben de garipsedim aslında. Azalır olması gerekiyordu sanki onun. :)
27.01.17 beğen cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Kesinlikle öyle, bir düşünce hatası değil de, yazım hatası gibi sanki.. Dünyanın değişmez kanunlarından biri sonuçta, koskoca yazar bunu yanlış bilecek değil ya :))
27.01.17 beğen cevap
Ebru G. (@ebrug)
@aysegulce Yazım hatası değil maalesef. :) Poesis bölümü tamamen böyle. Zıtlarıyla ve alışılmışın dışında bir pencereden bakıyor cümlelere. Neredeyse her cümlenin dipnotu var ama tam zıttıyla kurulmuş. Aynı cümlenin dipnotunda mesela: " Gönenç pek az dost kazanır. "diyor.
27.01.17 beğen cevap
ayse gülce (@aysegulce)
hımm.. Bu bana şunu hatırlattı, lisedeyken çok beğendiğim şeylere "korkunç güzel derdim.. Buna çevremdekiler alışmıştı ama ilk duyan bir arkadaşım "deli misin sen hem korkunç hem güzel nasıl oluyor o ?demişti :))
27.01.17 beğen cevap
Ebru G. (@ebrug)
@aysegulce Onu ben de çok kullanırdım ve çok garipsenirdi. Alışılmışın dışında bir şey kullanınca garipseniyor işte. Isidore Ducasse'a hak verdim bakın şimdi, "Felakette dostlar çoğalır" demesine yani. :)
27.01.17 beğen cevap

lililerle

@lililerle

Çınarlı yolda gezinen bir kadın ve bir erkek gördüğü zaman, bütün vücudunun yukardan aşağıya ikiye yarıldığını ve her yeni parçanın gezmecilerden birine sarılmaya gittiğini duyumsardı; ama bu sanrıdan başka bir şey değildi ve us etkisini göstermekte gecikmezdi. Bu nedenle, ne erkeklerin, ne de kadınların arasına karışırdı; çünkü bir aykırı yaratıktan başka bir şey olmadığı düşüncesinden doğan aşırı utancı, ateşli sevgisini herhangi bir kimseye vermesine engel olmaktaydı. Çünkü ken-
disine ve başkalarına saygısızlık etmiş olacağını sanıyordu. Ken disine şu beliti tekrarlıyordu gururu: "Herkes neyse öyle kalsın." Gururu, dedim, yaşamını bir kadın ya da bir erkeğe bağ­larsa, organsal yapısının er geç büyük bir kusur olarak kınanmasından· korkuyordu. Bu nedenle, kendisinden kaynaklanan bu dine aykırı varsayımla incinen özyazgısına sığınıyor, ve avunmasız durumda yalnız kalmakta direniyordu acıların ortasında.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Arif Boğaç

@bogac

İnsan kafasının güçleriyle baş edecek bir engel bilmiyorum, gerçeklik dışında.

283
Maldoror'un Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum

Arif Boğaç

@bogac

Denizin bütün suyu, düşünsel bir kan lekesi yıkamaya yetmez.

271
Maldoror'un Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
148
KİTAP
Türk ve Dünya Edebiyatından Okunması Gereken Seçkin Kitaplar
Türk ve Dünya edebiyatında kimisi yazıldığı döneme ışık tutan kimisi hafızalara kazınmış kimisi ise başlı başına klasikleşen ...
1176
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...

@

Maldoror'un Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
beğeni · 0 yorum

kişibaşınadüşenmilligelir.

@kisibasinadusenmilligelir

Birinci şarkı
Yaşamım boyunca, istisnasız hepsi de budalaca işler yapan dar omuzlu insanlar gördüm ve çoğu türdeşlerini şaşkına çevirip ruhları türlü şekilde baştan çıkarırlardı. Eylemlerine gerekçe olarak "ün"ü gösterirler. Onları görünce herkes gibi gülmek istedim ben de; ama böylesine tuhaf bir öykünme olanaksızdı benim için. Keskin ağızlı bir bıçak aldım, dudaklarımın birleştiği yerlerde etimde yaralar açtım. Amacıma ulaştığımı sandım bir an. Kendi elimle yara açtığım bu ağıza baktım aynada! Bir yanılgıydı! İki yaradan akan kan, gerçekten başkalarının gülüşü olup olmadığını anlamama engel oluyordu aslında. Ama, bir süre karşılaştırma yaptıktan sonra, gülüşümün insanların gülüşüne benzemediğini gördüm, yani gülmüyordum ben, gülüşüm yoktu benim. Çirkin suratlı, gözleri karanlık gözevlerine gömülmüş insanlar gördüm; kayanın sertliğini, dökme çeliğin katılığını, köpekbalığının kan dökücülüğünü, gençliğin küstahlığını, canilerin mantıksız öfkesini, iki yüzlülerin ihanetlerini, en
olağanüstü oyuncuları, rahiplerin kişilik gücünü ve dışardan bakınca en içe kapalı, dünyaların ve göklerin en soğuk yaratıklarını aşıp geride bırakmışlardı; ahlâkçılar bitkin düşmüştü,yüreklerindekini
görmeye, Tanrı'nın amansız öfkesini başlarına yağdırmaya çalışırken. Hepsini bir arada gördüm; kimi zaman, belki de bir cehennem cini tarafından kışkırtılmış, dondurucu bir sessizlikte gözlerine hem
yakıcı hem kinli bir pişmanlık acısı sıvanmış durumda, annesine daha şimdiden başkaldıran bir çocuk benzeri en sıkı yumruklarını havaya kaldırdıklarını, bağırlarının gizlediği o alabildiğine adaletsiz ve dehşet yüklü, tutkulu ve düşman düşüncelerini ortaya çıkarma yürekliliğini gösteremediklerini ve bağışlayıcı Tanrı'yı merhametten kederlendirdiklerini gördüm; kimi zaman, günün her anında, yediden yetmişe insanlara, soluk alan her şeye, kendilerine ve Tanrı'ya karşı mantıksız ve akıl almaz lânetler yağdırırlarken, kadınları ve çocukları kötü yola düşürürlerken, vücudun edep yerlerini kirletirlerken
gördüm onları. O zaman, sularını yükseltir deniz, tekneleri dipsiz derinliklerinde yutar; kasırgalar ve depremler yerle bir ederdi evleri; veba, türlü türlü hastalıklar kırıp geçirirdi yakaran ailelerini. Ama insanlar anlamaz bunları. Yeryüzündeki davranışları yüzünden utançtan kızarırken, sararırken de gördüm onları; ama pek ender. Kasırgaların kız kardeşi fırtınalar; güzelliğini kabul etmediğim mavi gökkubbe; yüreğimin imgesi iki yüzlü deniz; bağrı gizemli dünya; öteki gezegenlerin halkları; bütün evren; onu cömertçe yaratan Tanrı, sana yakarıyorum: İyi bir insan göster bana!.. Lûtfun on katına çıkarsın doğal güçlerimi; çünkü, bu canavarı görünce şaşkınlıktan ölebilirim: Daha azı için bile ölünebilir.
Maldoror'un Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
24 beğeni · 1 yorum
lililerle (@lililerle)
6. şarkıda bir başkalaşıyor her şey...@leandros'a selam olsun.Şu alıntıyıda ben bırakayım.

"Çok şey istiyorum, ve bu içten dilek bir övgü senin için.Sonsuzun simgesi olan tinsel büyüklüğün, uçsuz bucaksızdır filozofun düşüncesi gibi, kadının sevgisi gibi, kuşun kutsal güzelliği gibi, şairin içe dönüşü gibi. Geceden de güzelsin sen.
Kardeşim olmak ister misin, söyle bana, okyanus?"
05.01.18 beğen 4 cevap

Soner Soydan

@sonersoydan

Maldoror' un Şarkıları
Maldoror'un Şarkıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum
9.4/10
18 oy
Sence kaç puan almalı?
0