ara

Kuşlar Yasına Gider

Kuşlar Yasına Gider Konusu, Özeti ve Türleri

Kuşlar Yasına Gider
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051850665
Sayfa: 250 sayfa
Basım Tarihi: 2016
Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş,
Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor.

Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor.

"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda.

Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman.

"Toptaş'a yazarlık âdeta bahşedilmiştir."
-ANDREW RIEMER, Sydney Morning Herald-

"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü."
Kuşlar Yasına Gider kitabı En İyi Hasan Ali Toptaş Kitapları listesinde yer almaktadır.

Kuşlar Yasına Gider Resimleri

Bu kitap için henüz resim eklenmedi.

Kuşlar Yasına Gider - s41

Seher de çok geçmeden kızımızla birlikte kapıdan girdi zaten, bana doğru şöyle bir seslenerek, neşeli bir bulut gibi kendi aralarında konuşa konuşa salona yürüdüler. Kulağıma geldiği kadarıyla Ayperi, hayvanların yıkadıkları çamaşırları leyleklerin gagasına asabileceklerini söylüyordu annesine. Ardından da birbirlerine yankılanırcasına, gürültülü bir şekilde gülüşüyorlardı. Mutfakta işim bitince ben de salona geçtim, sonra, hep birlikte pencerenin dibindeki masaya oturduk. Yemek boyunca, bir şey diyecekmiş gibi Seher birkaç kere dikkatle yüzüme baktı ama konuşmadı. Diyeceklerini merak etmeme rağmen, kızımızın yanında konuyu açmak istemediğini düşünerek, ben de bir şey sormadım.
failimimechul tarafından eklenmiştir.

Kuşlar Yasına Gider Kitap Listeleri

13
KİTAP
Yazdığı roman, öykü ve şiirleriyle Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Hasan Ali Toptaş'ın en iyi...

ddeenniizz

@deniz-enic

- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
Kitapta yolda olmak, baba-oğul ilişkisi, ölümlülük, ölüm karşısında insanın çaresizliği gibi pek çok hassas ve derin konu ince ince işlenmiş. Bunlar hakkında uzun uzun konuşulabilir fakat ben daha çok kitabın insanın içindeki "iyi taraf"ına dokunmasından bahsedeceğim. Bu roman, kitapların insanın içini ısıtabildiğinin kanıtıdır bence. Nasıl incelikle yazılmış bir kitap bu böyle? Kitapta en sevdiğim karakter elbetteki en küçük iyilik kırıntısına olan hasreti ve minicik bir insanlık göstergesine duyarlılığı ile Aziz oldu. Çok zarif bir adam Aziz Bey. Araba ile Gömü'den her geçtiklerinde oğlundan yavaşlamasını istiyor. Çünkü Gömü'nün insanı yolda kalanlara çay dağıtmış insanlar, yüzleri dağıttıkları çaydan daha sıcak olan insanlar. Ordan öyle hızlı hızlı geçilmez, oranın insanına saygı göstermeli, arabayı yavaşlatarak o insanlarla rastlaşma ihtimali arttırılmalı. Kitapta en beğendiğim cümlelerden birini, bir yazarın oğlunun iyi niyetini kullanıp onu kandırması üzerine söylüyor Aziz Bey: "Sana da aldatılmak yakışırdı" diyor oğluna. Bu cümle zihnimde asılı kalıyor günlerce, defalarca yankılanıyor. Bu tek cümlede aslında ne anlamlar gizli. Sen iyi niyetli ol, sen onlara güven, varsın onlar aldatıyorsa aldatsın seni; sen kendi üstüne düşeni yap, bırak yapması gerekeni yapmayan karşı taraf olsun; ama sen yine de her zaman güven insanlara, ve daha bir sürü bir sürü şey der gibi sanki bu tek cümle ile. İlerleyen bölümlerde artık yürüyemiyor Aziz Bey, ama yine de de tuvalete daha yakın olan odaya taşınmak istemiyor çünkü mevcut odasından dağları ve sokaktan gelip geçenleri görebiliyorken diğer odadan yalnızca evlerin çatıları görünüyor. Yani aslolanın fiziksel ihtiyaçları gidermek değil ruhu doyurmak olduğu mesajı ne güzel gözler önüne seriliyor. Mesela eve girişi tek sıraya düşürmesine rağmen bahçedeki erikle asmanın kesilmesine de asla izin vermiyor. Kendisi ne kadar ince ruhlu bir adamsa eşi ve çocukları da öyle aslında. Hastalığı boyunca üstüne titriyorlar, göz bebeklerinin içine bakıyorlar, ağzından çıkacak ufacık bir kelimeyi bile havada kapıyorlar. Böylesine vefalı insanlar olabileceğini görmek yetiyor insanın içini ısıtmaya. Toptaş bu kitapla hırs, rekabet, kazanma arzusu, benmerkezcilik gibi insanın yalnızca bireyselliğinden bahsedilen bugünlerde güzelliği, iyiyi, merhameti, kadirşinaslığı, sabretmeyi, ümitvar olmayı hatırlatan eserlere ne kadar ihtiyacımız olduğu gerçeği ile yüz yüze gelmemizi sağlıyor, sağ olsun. Kitabı okudukça sanki dağlara bakma, türküler dinleme, birilerine yardım etme, daha iyi biri olma isteği taşıyor insanın içinden; bundan olsa gerek, duyulan güzel istekler susmasın, aksine sesini daha da yükseltsin diye kitap öyle hemen bitmesin istiyor insan. Kitabın sonunu kestirmesine rağmen insan kendini üzülmekten alıkoyamıyor, Aziz Beyin ölüm haberini almasının ardından, oğlunun son kez Gömü'den geçerken vites küçülttüğünü okuduğunda ince ince sızlıyor insanın yüreği...
Verdiği Puan: 9
7 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Mustafa Oral

@mustafa-oral

- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
BABA...
Kısa zamanda bitirdigim ancak uzun ve derin bir üzüntünün tesiri altında sıcağı sıcağına kendime gelemeden incelemeyi eklemeye çalışayım. .

Bugüne kadar okuduğum en dokunaklı hikaye oldu. .Hasan Ali Toptaş okurken dikkat etmek gerekiyor. . Birden okuduklarınızı aynı anda yaşıyormuş gibi sıcak bir şekilde hissedip gözleriniz bugulanabilir. Yazar bunu kesinlikle başarıyor. . Yazılan herşey sizi içine alıyor ve elleriniz kitap bitene kadar kapağına kelepçeleniyor. . Bu hikaye herkese dokunacak kaçışı yok. .

Kitap bir oğulun babasını ve babası ile hayatında geçen her süreci anlatmaya başlaması ile start alıyor. Hikayenin cogunlugu neredeyse tamamı BABA üzerine kurgulanmış. Giderek ağırlaşan ve agirlastikca derinleşen karanlık bir gece kadar uzayan hikayenin sonu derin bir sızı bırakiyor. . O sızı bu kadar mı çarpar okuyanı. . Yani kitabı okumaya uzun ve dibi görünmeyen bir kuyunun hemen ağzında başlıyorsunuz. . Dibine doğru cekiliyorsunuz. . Ve kitap dipte sonlanıyor.

bir evladın babası için yaptığı tüm süreçlerde kanlı canlı olayın içindeyiz. Soluksuz. Okurken nedense yan odada tv seyreden babamı da düşünüyorum. . Okudukça daha çok sevdiğimi sıkı sıkı sarılma isteğiyle dolup tastigimi hissediyorum çoğu kez. Tekrar kitabın içine giriyorum. . Dağılacağim sonunda yaklaştıkça sayfalar azaldıkça biliyorum. . Ve yanılmıyorum. ..

Babalar,alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır. . diyerek kitaptan bir alıntı ile bağlayım yavaş yavaş

Vesselam;
Bazı değerlere varlıklarında sarılmak gerekiyor ..
Hani varlar deyip rahat bir hipnoz halinde geziyoruz ya biz. . Çok nadiren hal hatır soruyoruz. Hep burdalar diye o kadar rahatız ya hani. .olmayın. . Uyanın.

Her yürek kaldırmaz. .okurken iyi düşünün. .
Keyifli okumalar demek isterdim. .

Sevgiyle. .
8 beğen · 2 yorum · kitap inceleme ·
nilgün pamuk (@nilgun-pamuk)
Şu an yeni başladım ve daha ilk satırda belli ki çok iyi bir hikaye geliyor. Öyle içine çekiyor gercekten. 10.12.16
Mustafa Oral (@mustafa-oral)
İyi okumalar @nilgun-pamuk çok dokunaklıdır dikkat et.. 10.12.16

erdal akca

@razumuhin

- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
babalar oğullarını da peşinden mi sürükler?
Hasan Ali Toptaş- Kuşlar Yasına Gider
Everest yayınları(bu yayın eviyle anlaştıktan sonra kitaplarının kapak resimleri Nuri Bilge Ceylan fotoğraflarından seçilmiş ve bence çok iyi olmuş), 248 sayfa

Hasan Ali Topbaş la tanışmam Gölgesizler kitabından ,bir makalede söz edilmesi ile başladı.O günden sonra benim için Türk yazarları arasında vazgeçilmezlerdendir.Bütün eserlerini okumuş biri olarak biraz abartılı olsada bence bu topraklardan bir edebiyat Nobel ödüllü yazar daha çıkarsa yüksek ihtimal HAT olacaktır.Zamandan ve mekandan bağımsız konuları,özenle seçilmiş kelimelerden oluşan duru türkçesi ve evrenselliğiyle..''Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizebilir'' gibi mükemmel şiirsellikte cümlelerin sahibidir HAT.
HAT ın Türkiye dışına fazla çıkmaması,orjinal dilinde kitapları okuyamaması ve türkçe ye çevrilmesini beklemesi ve toplum içinde fazla görünmeyi sevmeyip kendine ait dar bir çevrede yaşamasının edebiyatını etkileyeceğini düşünürdüm ama birbirinden güzel eserler yarattı.Özellikle Heba benim açımdan mükemmel bir eserdir ve sonraki çalışmasını dört gözle beklememe vesile olmuştur.Ama Heba dan sonra aynı tadı alamadım.(Orhan Pamuk un Kırmızı Saçlı Kadın ındada aynı his oluşmuştu maalesef)
Baba oğul arasındaki o evrensel ilişkiyi,yanına ölüm ve yol hikayesinide alarak her zamanki gibi duru türkçesiyle ölçülmüş ve tartılmış bir şekilde anlatmış HAT.Ama ukalalık olarak algılamazsanız kitabın ortalarına doğru sonu canlanmıştı ve yanılmadım maalesef.Keşke biraz yoldan çıkıp kontrolsüz biçimde yazsaydı neler olabilir diye düşünüyor insan.Darısı bundan sonraki kitaplarına umarım....
İYİ OKUMALAR
bitekbenmiokudum.blogspot.com
okudugumda@gmail.com
8 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

TC Ömür Durak.

@tc-omur-durak

- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
KUŞLAR YASINA GİDER

Yazar: Hasan Ali Toptaş
Yayınevi : Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 250

Türk Edebiyatının üslup ustası ve yaşayan en büyük romancılarından biri olarak gösterilen Hasan Ali Topbaş'ın Kuşlar Yasına Gider kitabını okudum.

Yalın bir kurgu ve klasik bir anlatımıyla çok güzel bir romandı.Yıllardır edebiyat konuları içinde yer alan bir baba-oğul ilişkisi kitabın konusu.Bu ilişkinin samimiyetini,bütün inceliklerini okuyorsunuz kitabın sonuna kadar.Müthiş bir duygusallık sizi bekliyor.Ben de okurken çok farklı hisler yaşadım.En çok da babasına ve annesine olan bağlılığına hayran oldum.Kitabı okurken hep aklımda babam vardı,bir kez daha onu ne çok özlediğimi anladım frown ifade simgesi:(

Kapak fotoğrafı Nuri Bilge Ceylan 'ın ''Yağmurdan Sonra Üç Kaz'' isimli fotoğrafıymış ayrıca.

Kuşlar Yasına Gider” taşıdığı kederiyle birlikte, hikayenin tümüyle okuru peşinden sürükleyecek sakin bir roman.Kesinlikle okumalısınız.
Verdiği Puan: 8
2 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Ayşe erol

@ayse-erol

- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
Kuşlar Yasına Gider,Hasan Ali Topbaş'la beni tanıştıran kitap oldu.
Hakkında epey olumlu yorum görmemde okuma da öncelik vermeme sebep oldu iyiki de okumuşum diyorum :)

Baba’nın (Aziz) trafik kazasında kesilen bacağının yerini alan protezin iğretiliği onu yaşamdan kopardığı gibi acılara da salmıştır. Babasının derdini dert edinen oğlun (anlatıcı) çaresizliğe çare arayışı onu her yolu denemeye iter ve bambaşka şeyler çıkar ortaya. Okurken o üzücü sona hazırlıyorsunuz kendinizi ama yine de tam hazırlayamamışım gözyaşlarıma engel olamadım :((

Hasan Ali Topbaş yitirilmeye yüz tutmuş yerli edebiyatı gün yüzüne çıkarmış resmen dili o kadar samimi halktan ki okurken hiç yabancılık çekmemeniz bundan kaynaklı sanırım. Ankara-Denizli arası gidiş gelişler sıktı birazcık onun dışında olumsuz yorum yapamayacağım.
Okumak isteyenlere tavsiyemdir :)

Kitapla kalın
Verdiği Puan: 8
10 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Crzcarz

@crzcarz89

Büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar.
- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
9 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Zeynep özdemir.

@zeynep-ozdemir329

Ağlarken dünya gözyaşlarımın içindeydi artık,dünya bulanıktı,dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde ,etrafa buğular saçarak,hafif hafif titriyordu.
- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
7 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Crzcarz

@crzcarz89

Kendini anlatmak için hayat bazen beklediğimizden hızlı davranıyor.
- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
7 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Crzcarz

@crzcarz89

Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor.
- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
6 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Crzcarz

@crzcarz89

Yaşlılık, kısa mesafelerin haddizâtında ne kadar uzun olduğunu görme vakti.
- Hasan Ali Toptaş
8.3 (43 oy)
5 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Benzer Kitaplar

8.3/10
43 oy
Sence kaç puan almalı?
0