ara

Panik Atak Dört Ayaklı Bir Fildir Konusu, Özeti ve Türleri

Panik Atak Dört Ayaklı Bir Fildir
Panikatak, depresyon, obsesyon gibi psikolojik sorunlar bir birikimin sonucudur. Hangi ilacı kullanırsanız kullanın, hangi doktora giderseniz gidin, içinizdeki birikimi temizlemediğiniz müddetçe huzura kavuşamazsınız. Bu kitap kendi kendine yardım kitabıdır. Yazar 22 yıldan beri panik atak vakaları ile yaptığı çalışmaları bu kitapta toplamıştır. Çok ilginç vaka örneklerini, panik atak çözümü için bir çok farklı terapi tekniklerini bu kitapta bulacaksınız. Kitapta akademik, zor, anlaşılmaz teknik terimler kullanılmamıştır. Kitap günlük dilde, kolay, anlaşılır, basit, pratik bir şekilde yazılmıştır. Bir solukta okuyacağınız ve çok güzel faydalar sağlayacağınız bir içerik sizi bekliyor. Panik ataktan kurtulmak istiyorsanız bu öz yardım kitabı tam size göre… Okuyun, uygulayın ve sorunlardan kurtulun...
Panik Atak Dört Ayaklı Bir Fildir kitabı Alfa psikoloji yayınları listesinde yer almaktadır.

Reyhan Erdoğan.

@reyhan-erdogan

3 4.0
Fobilerimiz
Bu panikatak, pek çok kişinin tarif ettiği gibi neden “durup dururken” ortaya çıkıyor? Aslında panikatak durup dururken ortaya çıkmaz. Panikatakların ortaya çıkmasının arka planı vardır. A) Panikatakların başlamasından önceki süreçte, “aşırı stres yüklenmesi” mevcuttur. Kişi yıllarca zorlu hayat şartları ile mücadele eder. Bu zorlu bir ameliyattır. Kazadır, ölümdür, ayrılıktır, boşanmadır, işsizliktir, bağımlı kişilik yapısıdır, duygusal bir travmadır. Selin Hanım anlatıyor: “Hocam, yedi yaşında öz dayım tarafından tacize uğradım. On bir yaşında annem öldü. Eve üvey anne geldi. Her gün dayak, kavga, gürültü… Babamın en güzel lafı ‘O… çocuğu!’ idi. Ailemden nefret ediyordum. Sonra birisi ile kaçtım. Bu adam da alkolikti. Her gün dayak, şiddet… Yirmi üç yaşına gelince bir dayak sonrası atak yaşadım. Yedi yıldan beri ilaç içmekten midem delindi. Artık beynim uyuşuk geziyorum. Yaşam kalitem sıfırlandı. Neden yaşadığımı bilmiyorum,” diyor. Bir günde tonlarca strese maruz kalan Selin Hanım panikatak yaşamayacak da kim yaşayacak? B) Kötü beslenme, monoton yaşam nedeniyle kişi, fiziksel olarak taşımakta olduğu stresi kaldıracak kadar sağlıklı değildir. Bedenimiz biyolojik, fizyolojik, psikolojik yapısı ile bir bütündür. Aşırı stres dönemlerinde vücudun kimyasal dengesi bozuluyor. O zaman daha fazla oksijene, vitamine vb. ihtiyaç duyuyoruz. Dengeli beslenme bu açıdan önem kazanıyor. Aşırı şeker tüketimi, tuz tüketimi stres kat sayınızı artırıyor. Bir kişi sürekli olarak korku ve stresle yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut, gerilim kimyasallarının, özellikle adrenalin hormonunun üretimini hızlandırır Fakat daha fazla gerilim kimyasalı ürettiğinizde, vücudunuzun oksijene ve belli başlı gıdalara (vitaminler, mineraller vb.) olan ihtiyacı daha da artar. Düzenli beslenme alışkanlıkları kazandığınızda otomatikman vücudun hormonal dengesine pozitif katkı sağlarsınız. Aşırı stres, dengesiz beslenme birbirini beslediği müddetçe panikataktan kurtulup, huzura kavuşamazsınız. C) Kişinin yetişme tarzı, kişilik yapısı, hayata bakış açısı da panikatağın arkasında yatan nedenlerdendir. Bu konuları “panikatağın gerçek nedenleri” kısmında daha detaylı anlattığım için şimdilik kısa kesiyorum.
2690 karakter
6 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Reyhan Erdoğan.

@reyhan-erdogan

3 4.0
HAYATIN RİTMİNİ YAKALA
“Hayatın ritmini yakala” diyen reklamları sıkça televizyonlarda görüyoruz. Hayatın ritmi mi varmış ki? Evet, hayatta her şey bir akım halinde… Çünkü bizler, eşyalar, evler, arabalar, hepimiz enerjiden oluşuyoruz ve belli bir frekansımız var. Vücudumuzun belli bir frekansı var. Diziniz bir yere çarptı. Hemen orası ağrımaya başlıyor. Oranın frekansı değişiyor anında. Çok gürültülü bir yere gittiniz. Rahatsız olursunuz ve oradan uzaklaşmak istersiniz. Çünkü sizin frekansınız ile orasının ki uyuşmadı. Doğaya çıktınız, yürüyüş yapıyorsunuz. Müthiş bir dinginlik hissedersiniz. Çünkü sizin ve doğanın ritmi aynı frekansta buluştu. Enerji terapilerinin en önemli özelliği de bu farklı frekansları dengeye kavuşturmasıdır. Uyum ve denge bütün canlıların olmazsa olmazıdır. Bakın efendim fizik bu konuda ne diyor?
İki şey, farklı frekanslarda titreşiyorlarsa, olabilecek üç değişik yol vardır. Ya daha düşük titreşimde olan titreşimini yükselterek, yüksek titreşimde olanın rezonansına uyum sağlayacak. Ya yüksek titreşimde olanın titreşimi düşürerek düşük frekansta olanın rezonansına uyum sağlayacak (çok nadirdir). Veya bu iki değişik frekans, ortada bir yerde birleşeceklerdir. Enerji terapistleri bu uyumu bakın hangi örneklerle açıklıyorlar.
Eski tip sarkaçlı saatleri bilirsiniz. Bu saatlerden ikisini, karşılıklı duvarlara asıp sarkaçlarını değişik yönlere çalıştırırsak bir kaç gün içinde sarkaçların aynı yönde sallandığını görürüz. Duvar bu iki saatin uyumlanmasında görev yaparak, rezonansı sağlar.
Sıcak yaz gecelerinde, çalılara toplanan ateş böcekleri, başlangıçta düzensiz bir şekilde yanıp sönerler ama kısa süre sonra hepsi ışıklarını düzenli bir şekilde yakıp söndürürler. Grup arasında bir uyum gerçekleşir.
Yine dere kenarındaki kurbağalar, ilk toplanıklarında yüzlerce değişik ses çıkarırlar, kısa bir süre içinde koro halinde tek ses çıkarmaya başlarlar. Çünkü doğal olarak birbirlerinin rezonanslarına girmişlerdir.
Uyum sağlayamadığınız ortamlardan hemen uzaklaşsanız çok güzel olacak. Sizi bozar. Hadi bakalım hayatın ritmini yakalamaya. Yakalarsanız sakın ola ki kaçırmayasınız.
2350 karakter
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Reyhan Erdoğan.

@reyhan-erdogan

3 4.0
Fobilerimiz
Köpek korkusu, örümcek korkusu, yılan korkusu, kapalı yer korkusu gibi korkular basit korkulardır. Bu basit korkuların temel özelliği dışsal olmalarıdır. Yani dış sebeplere bağlıdır.
İşte basit fobiler “dışsal” korkulardır; diğer yandan panik bozukluğuysa, endojen, yani içsel bir korkudur. Kendiliğinden, içeriden yükselen bir korkudur. Panik bozukluğun en temel kaynağı belirsizliktir. Kişi korkma korkusundan çekinir. Gerçek yerlerden değil de durumla başa çıkamamaktan, bu durumun kendisini nereye götüreceğini bilememekten korkar.
639 karakter
1 beğen · 0 yorum · kitap inceleme
0
Yeni kitabım Panik Atak Dört Ayaklı Bir Fildir. Bakalım nasıl? @neokur