ara

Fatih Harbiye

Fatih Harbiye Konusu ve Özeti

Fatih Harbiye
Yazar:
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
ISBN: 9789754370232
Sayfa: 138 sayfa
Basım Tarihi: 1994
Birbirinden giderek kopmaya ve birbirini reddetmeye başlayan iki hayat tarzı arasında yaşanan çatışma ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Tramvay yoluyla birbirine bağlanan ama birbiriyle bağdaşması mümkün olmayan iki semt: Fatih ve Harbiye. Bir genç kızın bu ikisi arasındaki gelgitleri, madde ile mana, albeni ile muhteva, göz ile kalp arasındaki çırpınışlarının hikâyesidir.
Fatih Harbiye kitabı Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları listesinde yer almaktadır.

Gül Ayan

@gulayan

Bu gün için en çok Türk yazarlarını okumayı seviyorum, okuduğum her Türk yazarından yazılmış kitap , konusu beni bazan tam sarmamış bile olsa, berraklık hissi uyandırıyor. Öylesine tanıdık mekanlar, insanlar ve yaşanmışlıklar var ki benim için okumak çok büyük keyif. İyi tercümeler de okudum elbette ki, fakat ben bir şiiri, romanı en çok orijinal dilde okumayı seviyorum, çünkü ancak o zaman yazar ile kendimi karşı karşıya hissedebiliyorum. Daha önce yaşadığım Bulgaristan’da da, Bulgar yazarlarını aynı keyifle okuduğumu itiraf etmeliyim ve ayrıca kendimi şanslı hissediyorum ki pek çok Rus klasiğini orijinal dilde okuyabildim.

Peyami Safa ilk kez okuduğumu söylemekten biraz utanıyorum, fakat sanırım daha önce okumayı deneseydim, aynı keyfi alamayabilirdim, çünkü o zaman , Türkçeye tam hakim olmadığım için kitabın dili ağır gelebilirdi.

FATİH HARBİYE romanını çok büyük haz alarak okudum , zaman zaman sözlük ihtiyacı duymadım değil, ama ben işte bu üslubu, söz darcığını geniş ,sıradan insanları anlatan ve inandırıcı bulduğum eserleri okumaktan hoşlanıyorum. 1931 yılında yazılmış olan romanda, günümüzde çoktan unutulmuş ve hemen hemen hiç kullanılmayan sözcüklerle karşılaşmak oldukça nostaljikti ve ben böyle Türkçe okumaya bayılıyorum.

Romanı devrettiğimde aklıma düşen ilk soru ; Bir Batılı bu romanı okusaydı ne hissederdi?

Bir ihtimal, beğenmezdi ve anlayamazdı, çünkü roman çok bize ait olmuş ve bu topraklarda yaşamayan, tam olarak ne anlatıldığını kavrayamaz.

Bu Batılı pek de haksız sayılmazdı, çünkü kurguda benim eleştirileceklerim de var; Macit’i ve Şinasi i’yi hayalimde hiç ama hiç canlandıramadım, roman kahramanlarından öte sadece batı ve doğuyu simgeleyen iki figür. Rus kızı hakkında anlatılanlar ve onların Neriman’ın üzerindeki tesire hiç girmesem daha iyi olur, bence kurgunun en berbat kısmıydı.

Yine de romanı ben keyif alarak okudum, bir kitapsever olarak Yazarımızın bir eserini okumamış olmak kayıp olarak değerlendiriyorum ve okuduğum için mutluyum.

Peyami Safa,” teknikte garplılaşmakla iktifa etmeliyiz ” fakat ”… her kültür ( ona hars diyordu ) milli kalmalıdır ve milli kalmaya mahkumdur “ diyor ve bana göre romanın ana temasını bu sözler üzerine kurmuştur.

Bana bu düşünce oldukça ütopik ve tutarsız geldi; batının tekniğini kullanacaksın, fakat kendi kültürünü muhafaza edeceksin…Bu nasıl olacak ki ! Böyle bir şey mümkün mü ?

Pek çok kez düşündüğüm olmuştur;dünyada bu kadar çok ülke, kültür, dil,nasıl oluştu diye… Çok eskilerde teknoloji olmadığı için , toplumlar arasında iletişim de doğal olarak yoktu . Toplumlar haberleş(e)meden kendi kültürlerini, yaşam koşullarına göre oluşturmuş olmalılar.

Gelişen teknolojiye, mütevazi olarak kültürler de değişti ve değişiyor, çünkü kültürler yaşam şartlarına göre oluşturduğunu sanıyorum. Batı kültürünün ön plana çıkması, bana göre doğal, çükü sanayi devrimi, tarihten bildiğimiz gibi, yeni buluşlarla, batı Avrupa’da başlamıştır. Batılı değerler, önce teknoloji ile sonra her konuda , giyim kuşam ve damak zevkimiz dahil olmak üzere tüm dünyada yayılmakta. Bu gün ülkemizde ” waffle”diye bir yiyeceğimiz var misal, özellikle gençlerin tercih ettiği, adını dahi değiştirmeye gerek duymuyoruz…

Peyami Safa, bu gün yaşananları görebilseydi, 1931 yılında koruma altına almaya çalıştığı milli kültürümüz hakkında, ne düşünürdü merak ettim. Ne kadarını koruyabildik? Koruyabilir miydik? Bence yavaş yavaş, sadece bizim ülkemiz için geçerli değili, dünyada tek tip, homojen kültür oluşmakta.

Ner’den çıkardım bunları, sadece kitabı okurken, aklımdan geçip ve yakalayamadığım düşüncelerimi kayıt etmeye çalıştım. Zaman zaman, Faiz Beyin sözlerine mütevazi olarak, eski , köklü İran kütüphanelerini hayal etmeye çalıştım. Ve sonrasında sanayi devrimini…

Bu gün, dünyada, neden doğu, kısmen İran kültürü, ön planda değil de batı kültürü ön planda ? sorusunun cevabı bence gayet açık.

Kitapta kullanılan ve unutulmaya yüz tutmuş sevdiğim eski sözcükler , sanki konu ile ilgili düşüncelerimi doğrular gibi…Acaba mı ?

Bir kitap okur maceram daha, az biraz buruk, son buldu.

15 Nisan 2015
Bursa
Fatih Harbiye
kitaba 6 verdi
3 beğen · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Fatih-Harbiye
Doğu ve Batı arasında gelgitler yaşayan bir zihni konu eden bir romandır.

Birbirine zıt iki yaşam tarzı arasında karar veremeyen bir genç kız, yaşının vermiş olduğu heyecanla kendi içinde iki yaşam arasında muhakeme yapıyor. Şu ana kadar alıştığı çevrede, tanıdığı insanlarla, bildiği hayat tarzında yaşamına devam edebilirdi. Ama arkadaşlarıyla zaman geçirirken, o zamana kadar duymamış olduğu bazı kelimeleri duyuyor, o ana kadar yaşamamış olduğu bir takım zevklerin farkına varıyordu. Büyümüş olduğunu hissettiren şeylerin, şu ana kadar alıştığı hayatta değil de, o hayata tamamen zıt olan bir başka hayatta var olduğunu hissediyordu sanki. Büyümenin içini dolduran şeyin, evlenip, çocuk sahibi olmak ve aynı ortamda yaşamına devam etmek mi, yoksa balolara gitmek, makyaj yapmak, tiyatroya, sinemaya gitmek mi olduğu konusunda kafasında soru işaretleri vardı ve sorgulamaları hiç tükenmiyordu.

Aşk...Çocukluk hatıralarından ayrılamamanın masum isteği gibi hissettiği o duygu mu? Yoksa içinde bulunmayı arzuladığı, kendini masum bir genç kızdan çok, bakımlı bir kadın olduğunu hissettiği ve kendisi için yeni bir başlangıç olan yeniyi çağrıştıran o dünyada hissettiği mi? Kararı verebilmek için, her iki dünyada da vakit geçirmeliydi. Bu da çocukluk hislerinin efendisinden bazı şeyleri gizlemeyi gerektiriyordu.

Zihnindeki zıtlıklarla mücadele eden bir genç kızın öyküsü olan bu kitabı herkese tavsiye ederim. Hevesle gerçek arzular arasında kalan ve bocalayan bir insanın, bir hayat öyküsünden etkilenerek, hayati tercihini yaptığı bu kitabı ben severek okudum. Keyifli okumalar dilerim.
Fatih Harbiye
kitaba 10 verdi
8 beğen · 0 yorum

Aslı Yazar

@plantsvein

Fatih-Harbiye bir genç kızın doğu ve batı kültürü arasındaki sıkışmışlığını, gel-gitlerini çok güzel işlemiş bir roman. İçerdiği Arapça, Farsça kelimelere karşın dili kolay anlaşılır ve akıcı.

Peyami Safa, batıyı temsil eden Macit ve doğuyu temsil eden Şinasi arasında kalan Neriman üzerinden, o dönem yaşanan batılılaşma hastalığını işlemiş. Öyle ki bu durum aradan bunca yıl gecmiş olmasına rağmen, hala gündemdedir.

Karakterlerinin ruhsal yolculuklarını gözlemlemesi, düşünce akışını anlaşılır biçimde aktarması ve bunu yaparken olay örgüsünden çok uzaklaşmayarak okuyucuyu kaybolmaya sevketmeyen bir kitap Fatih-Harbiye.

Klasik bir zengin kız-fakir oğlan ilişkisi üzerinden değil de aynı sosyal sınıftaki kişilerin toplumsal bakış açısı ve iç hesaplaşmaları üzerinden anlatması hikayeyi bir klişeden korumuş fakat doğu-batı karşılaştırması yaparken yazarın biraz taraf tuttuğunu düşündürüyor cümleler.

Bununla birlikte kitabın sonu, bende bitmemiş hissi uyandırdı. Neriman'ın ve yakın çevresinin yaşadığı onca buhrandan sonra her şeyin bu kadar kolay çözülebileceğine inanmak çok güç.

1930'larda yazılan kitap dönemin doğu-batı çatışması içinde kalan insanların durumu ele almış ve bunun üzerinden fikrini açıklamış. Başlarda basit bir hikâye gibi geliyor ama gittikçe daha da derinleşiyor cümleler. Dili güncel olmasa da konusu ve işlenişi güncelliğini yitirmemiş bir kitap Fatih-Harbiye. Okuyunuz, okutunuz; güzel günler!
Fatih Harbiye
kitaba 9 verdi
4 beğen · 0 yorum

Kübra Baykan

@kubrabaykan

Türk Edebiyatına olan sevgimin artmasina sebep olan ender yazarlardan biridir Peyami Safa. Bu kitabında da Doğu ve Batı sentezini cok güzel bir üslupla kaleme almış. Kitabı yazıldığı dönem ve günümüz şartları içinde mukayese ettigim zaman ise büyük bir üzüntü duydum. Neden kendi kültürümüzden bu denli utanıyoruz ve hor görüyoruz diye sormadan edemedim. Batılılaşmak çabası ruhumuza musallat olan bir illet gibi bizi değerlerimizden ve geçmişimizden kopararak ne kadar da uzağa sürüklüyor.. Şuanki durumumuzu düşünürsek kendi değerlerimizi bile unutmuş durumdayız. Peyami Safa'da bu ayrışmayı Neriman karakteri vasıtasıyla bizlere apaçık bir şekilde göstermeye çalışmış.Fakat sanırım biz bunu anlamak için biraz gec kalmışız. Kitabı okurken eminim sizde aynı seyleri düşünmeden edemiceksiniz kitapta kendinize ait bir parça mutlaka bulacaksınız. Bir farkındalık açısından mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Şunuda ilave etmem gerekirse Türk Edebiyatına ait eserleri okurken cok fazla bilmediğimiz kelime ile karşılaşıyoruz ve kitap yayıncıları bunun icin kitabın sonuna veya başına kelimelerin anlamlarını yazarak bir sözlük oluşturuyorlar fakat bu kitabı okurken akışı engelliyor ve bir kopukluk oluşturuyor. Kanaatimce bilinmeyen sözlerin ayraç içinde yazılması daha verimli bir okumayı sağlayacaktır.
Fatih Harbiye
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum

Melih

@melihh

Bu günün Kızlarının İçinde Yaşadığı Ruhsal gidip gelişlerin en güzel ifadesi
Psikolojiyle doğrudan ilgili biri olarak Peyami Safa'nın Türkiye'deki yazarlar içerisinde insanın ruhsal yansımalarını en iyi ifade eden yazarlardan biri olduğu kanaattindeyim(Halit Ziya ile birlikte).
Bu yönü bu romanda da var. Fatih ve Harbiye sadece simgesel iki şehirdir. Ve şehirlerin barındırdığı değerler arasında kaybolmamak için bocalayan, ikilemleri vicdanın en üst boyutunda yaşayan insanoğlunun hikayesini okudum bu romanda.
Bir Batı düşünürürün ''Kadınlar ikiye ayrılır, biri hevesleri için yaşayanlar diğeri ise hedefleri için'' diyordu. Bu sözün yorumsal yönünü nebze nebze bu romanda görebiliriz.
Peyami Safa'nın bütün eserlerini okumuş biri olarak, zaten onun kitaplarının Türkiye şartlarında en iyi Ötüken yayınlarından okunabileceğini düşünüyorum. Metin içerisinde aslına sadık kalınmış. Bu günün okuyucusunun anlayamayacağı ihtimali bulunan kelimeler en arkadaki sayfada manasıyla verilmiş.

Bazı romanlar zaman boyutunu bile unutur bize. Beşinci boyuta geçersiniz. Fatih-Harbiye romanında bu boyutlara ruhunuzu hazırlaryın.
Fatih Harbiye
kitaba 10 verdi
6 beğen · 2 yorum
Sezgi (@sezgii)
Bir Kadın Düşmanı'nı Reşat Nuri yerine Peyami Safa yazmalıymış. Öyle zıt kadınlara :)
14.08.16 beğen cevap
Melih (@melihh)
Azize olan kadınları da vardır onun ama tabi daha az :)
14.08.16 beğen cevap

Fatih Harbiye - S41

Faiz bey sesini cikarmiyordu. Bu, mumkun oldugu kadar septik bir adamdi. Etrafinda gecen hadiselerin butun sebeplerine bir anda intikal etmek isteyen ihtiyatkar zekasi, Neriman'in bu halinde de yeni amiller ariyor ve aldanmiyordu; fakat, bir taraftan da, Neriman'in ahlakinda salaha dogru yeni bir iman yolu acan bu hareketlerinden korku ile karisik, mutereddit bir sevinc duyuyordu. Paketleri alarak odadan disari cikan kiziyla hizmetcisine:
-Zeytin yagini az koyun! diye seslendi. Bu ihtar mutfaga dogru kosan Neriman'in canini sikmisti.
svly inan tarafından eklenmiştir.

Sümeyra Yazıcı

@sumeyrayazici

"Dinlerken gözlerim yaşarıyor. Ben bu çocuğa meftunum doğrusu."
Fatih Harbiye
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum

Erkin Çoban

@erkincoban

Ah, insanlar niçin her şeyi anlayamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar, kendilerini karşılarındakinin yerine koysalar tam onun gibi -fakat hiç eksiksiz ve tam- onun gibi duysalar, her şey ne kadar yerli yerinde olacak. Hayır! İllâ ki zıddiyetler, öfkeler, yanlış anlaşmalar, kıskançlıklar, inatlar, şüpheler, hâkim olmak arzuları...
Fatih Harbiye
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Karartı

@kararti

Ben sustuğum zaman bile sen beni anlamalısın.
Fatih Harbiye
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

ömer sevinç

@omersevinc

Mazi ve istikbal taraf taraf uçurumdur.(Gazali)
Fatih Harbiye
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum

Shakespeare

@shakespare

Para mara... boş laf! Saadet başka şey.
Fatih Harbiye
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum
212
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
750
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
1164
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
32
KİTAP
En Değerli Kitaplarım
Tüm okuduğumuz kitaplar arasında en değerli olan, gerçekten çok sevilen, unutulmaz bir hikayesi olan kitaplar yer alıyor....

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Başlıyorum
Başlıyorum
Peyami Safa’dan devam...
Fatih Harbiye
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
6 beğeni · 0 yorum
7.6/10
573 oy
Sence kaç puan almalı?
0