ara

İki Şehrin Hikayesi

A Tale of Two Cities

İki Şehrin Hikayesi Konusu ve Özeti

İki Şehrin Hikayesi
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750713392
Sayfa: 462 sayfa
Basım Tarihi: 2016
Dünya edebiyatının en önemli klasik yapıtlarından biri olan İki Şehrin Hikâyesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız Devrimi'nin ekseni etrafında biçimlenir. Edebiyat dünyasının "Dickens'ın en büyük tarihî romanı" olarak, yazarın kendisinin ise "Yazdığım en iyi hikâye" diye tanımladıkları yapıt, Fransız Devrimi ile Terör Dönemi kargaşasında yaşamak zorunda kalan bir grup insanın özel yaşamlarını aktarırken, dönemin acımasız toplumsal koşullarını da irdeler.Hapsedildiği Bastille zindanından kurtarılan Doktor Manette ile iş işten geçmeden İngiltere'ye göndermiş olduğu kızının on sekiz yıl sonra buluşmaları ve Londra'da yeni bir yaşam kurmaları; sevgi, dostluk, özveriyle örülmüş bu yaşamın Paris'te gelişen devrim dalgasının haberleriyle gölgelenişi, iki şehri yansıtıyor okuyucuya. Paris'teki karanlık günlerin karşısında Londra'daki aydınlık ve dingin günler yer alıyor. Ancak her iki şehir de karanlığın içinde umudu, aydınlığın içinde hüznü taşıyor.

Milli Eğitim Bakanlığının ortaöğretim öğrencilerine öğretim süreleri içerisinde okumalarını tavsiye ettiği 100 temel eserden birisi olan İki Şehrin Hikâyesi adlı roman, zaten dünya edebiyatının seçkin eserlerinden birisidir.Charles Dickens tarafından yazılan bu eser, sadece öğrencilerin okuması gereken bir roman değil, her yaştaki insanın mutlaka okuması gereken romanlardan birisidir.
İki Şehrin Hikayesi kitabı En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri listesinde yer almaktadır.

Anıl Şölen

@anilsolen23

Kitabın bir yerinden itibaren klişeye saracak diye korkmadım değil açıkçası. Yakışıklı,uzun boylu,karizma,esas oğlan darnay ve karşısında alımlı,çekici,sarı saçlı , mavi gözlü hanım hanımcık esas kız lucie. Devamında ise bunların kavuşamaması için bütün roman boyunca araya giren kişiler ve olaylar. Biraz da öyle oldu ama kitabın sıradan bir roman ve bir klasik arasındaki ayrımı da işte tam bu noktada başlıyor. Yazarın, defarge'ın karısı gibi dikkatle ördüğü olay örgüsü, sizi olağanlıktan kurtarıp iki şehir arasında sürükleyici bir maceranın kollarına atmakta. Yazar kitaptaki kişileri yaratırken ve tasvir ederken ne içtiyse, betimlemeler o kadar güçlü ve gerçekçi ki , kitabı bitirince sanki ihtilal döneminden günümüze geri ışınlanmışsınız gibi hissediyorsunuz.

Bunun yanı sıra ihtilal yanlısı ve dolayısıyla taraf tutan bir çok kişiye nazaran yazarın ne halkın ne de soyluların yanında yer alması dikkat çekici bir diğer ayrıntı. Bir soylunun, arabasıyla üzerinden geçip öldürdüğü insana kayıtsız kalmasından ve saraylıların fakirlere karşı olan davranışlarından rahatsız olurken diğer yandan ise sadece vahşi duygularını tatmin etmek için suçsuz insanları giyotine götüren halkı eleştirmeyi de ihmal etmiyor. Gücü soyludan alıp halka verseniz bile eğer amacına uygun kullanılmazsa aslında hiçbir şeyin değişmeyeceğine dikkat çeken yazar ihtilalin de bunu değiştirmediği fikrinde.
Bu analizlerden sonra ek olarak toplumun kanayan bir yarasına parmak basmadan da geçemeyeceğim. Kitabın başından sonuna kadar onu itip kaktılar,yeri geldi şımarık oldu, yeri geldi kibirli dediler. Bence adı okullara ,kiliselere,caddelere verilmesi ve hatta onuruna geleneksel giyotin şenlikleri düzenlenmesi gereken adam gibi adam Carton`dan bahsediyorum tabi ki. Efendi duruşu ve buram buram zeka kokan konuşmalarıyla gönlümüzde taht kuran bu gencin sadece sevdiği kadın için yaptıkları bile en kral aşk romanına taş çıkartacak nitelikte. Buna karşılık Lucie`nin de hemen topukları arkasına vura vura kaçmak yerine samimi bir şekilde son bir kez teşekkür etmesini beklerdim. İşte hapishanedeydi de çok riskliydi de ne yapsın kadıncağız da diyerek vurmayın hemen. Lucie hanım isteseydi araya doktor Manett'i sokar, giyotine gitmeden avukatın eline bir not geçmesini sağlayabilirdi. Darnay, Stryver, Carton ve Lucieden oluşan aşk treninde her ne kadar kazanan bizim oğlan Sidney olmasa da platonik aşkından böyle minik bir jesti haketmişti bence.

Sonuç olarak psikolojik açıdan ele alındığında dönemin soylusundan halkına kadar yaşayan herkesin içinde bulunduğu ruhsal durumu aktarması ve her ne kadar kurgu da olsa bunu neredeyse hiç hissettirmeyen gerçekçi ve sürükleyici anlatımı bakımından önemli ve okunması gereken bir eser diyebiliriz. Bu arada arkasından dedikodu yapmak gibi olmasın ama (oldu) yazarın romanı yazdığı yıllarda yaşadığı evlilikle ilgili problemlerden dolayı hafif bir depresyona girdiği ve kitaptaki kişileri yaratırken kendi hayatından da esinlendiği için ana karakterin başharflerini C.D olarak belirlemesinin bir tesadüf olmadığını da ekleyeyim. İyi okumalar
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 9 verdi
8 beğen · 0 yorum

Nvn

@birokuyucununnotlari

✏"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü."✏ Diye başlıyor Dickens romanına. Fransız Devrimi'nin sonrasındaki Paris ve Londra'yı okuyoruz İki Şehrin Hikayesi'nde. Sık sık karşılaştırılıyor iki şehir de.

Yıllar boyunca hapis kalmış Dr. Manette, Dr.Manette'nin güzel kızı Lucie, Lucie'nin eşi Charles Darnay, sadık dost Lorry, Madam Defarge ile kocası ve Lucie'ye aşık Sydney Carton romanın kahramanları.
Charles Dickens, birçok kavramı diyalektiği kullanarak çok etkin bir dille yazmış romanı. Ve roman boyunca bizi karşılayan tek bir durum var aslında, zıtlıkların mücadelesi. Vatan hainliğinden vatanseverliğe, açlıktan tokluğa, varlıktan yokluğa kadar bir çok konuda aklımızı kurcalayan dinamik bir roman.

Bir yandan açlık ve sefaletle boğuşan halk, öte yanda bir eli yağda bir eli balda yaşayan aristokratlar. Aristokratların gözünde fakir insanların o kadar değeri yoktur ki, at arabasının altında ezilen fakir küçük kız çocuğunu bile görmezden geliyorlardır. Ve romanda Dickens şu cümlelerle aslında olacakları muhteşem şekilde ifade eder: ✏"Fransa ve Norveç ormanlarında kök salıp büyümekte olan ve kesilip kereste haline getirilerek torbası ve bıçağıyla tarihin o en korkunç taşınabilir aletine (giyotin) dönüştürülecek ağaçlar, Oduncu (Kader) tarafından çoktan işaretlenmişti. Ve yine büyük olasılıkla Paris yakınlarında bir yerlerde, sert toprakları ve kaba saba barakaları olan bir yerde, üzerine çamur bulaşmış, domuzların kokladığı, içine kümes hayvanlarının tünediği eski arabaları olan Çiftçi ( Ölüm) bu arabaları, mahkumları Devrim'in idam sehpalarına götürecek arabalar olarak çoktan ayırmıştı."✏ Ve öyle bir zaman olur ki nefretleri gitgide bilenen halk artık bu eşitsizliğe son vermek ister ve Cumhuriyet için savaşmaya başlarlar. Artık aristokratları kimse kurtaramaz. Giyotinin hüküm sürdüğü yıllarda halk, her idamı kendinden geçerek büyük coşkuyla izleyecektir. Ama bu ne kadar adil olacaktır?
Ve en etkilendiğim yer ise sonu. Ve Carton'un şu sözleri: ✏"Bugüne kadar yaptıklarımdan çok, ama çok daha güzel bir iş yapıyorum; bugüne kadar gittiğim yerlerden çok, ama çok daha güzel bir yere gidiyorum."✏ Herkese keyifli okumalar
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 9 verdi
8 beğen · 1 yorum
masum kuş (@masumkus)
Özür dilerim 1 puanı nereden sildiniz?
24.03.17 beğen cevap

Oz

@oznurs26

Klasikler ölmez; çünkü gücünüz yetmez.
En nihayetinde okuma zamanımın çoktan geldiğini düşündüğüm bir romanımı daha bitirdim. Bu roman elime rastgele geldi, eğer gelmeseydi uzun bir süre daha okuyamazdım. Öncelikle teknik anlamda daha farklı bir yayınevi tercih edin (benim buna imkanım olmadı ikinci okuyuşumda başka bir yayınevini tercih edeceğim),editör o kadar dikkatsiz davranmış ki bir sürü imlâ hatalara, noktalama yanlışlıkları, anlatım bozuklukları vardı. Fakat bunlar hikayenin beni kendine çekmesine engel olamadı.

Romanda her duygu işlenmiş, sanırım en can alıcı noktası burasıydı;aşk, fedakarlık, tarih, devrim(!), ölümler, kavuşma... Kitap üç bölümden oluşuyor ama sanırım benim elimdeki kitabın çoğu yeri kısaltılmıştı, bu yüzden büyük eksiklik yaşadım. Tarih demişken 1789 Fransız Devrimi söz konusu. Bu Devrimde gözüyoruz kendisini sevdiği bir kadının mutluluğu için feda eden adamı, burada görüyoruz intikam için başkasının canından etme hırsını, ve en güzeli geleceğin bu hatalardan ders almasını burada görüyoruz. Meğersem o kadar da güzel bir şey değilmiş bu devrim, bunu da masumların arasında dolaşırken, giyotinin ucunda sizin ölmeniz için heyecanla bakan insanlardan anlıyorsunuz. Bunun dışında hikaye o kadar güzel işlenmiş ki; bir kişi geliyor sürekli bir iş yapıyor ama neden o iş yaptığını asla söylemiyor ve kitabın sonuna geldiğinizde bütün hikaye meğersem o kişinin yaptığı işe bağlıymış. Bu özellik sadece bir kişi için değil karakterlerin çoğu için geçerli neredeyse. Ben kitaba başlamadan önce ''alt tarafı iki şehir ve basit bir aşktır'' demiştim, eğer öyle olsaymış klasik olmazmış...
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

Ajuez

@orlic

....
İki Şehrin Hikayesi, dünyada tüm zamanların en çok satan kitabı (200 milyonun üzerinde) Lisedeyken okumuş olmama, sonunu bilmeme rağmen tekrar heyecanla okudum. Kitap 1700 lü yılları, Fransız İhtilali' ' ni ve öncesini anlatıyor. İhtilal öncesi ezilmiş, sömürülmüş, sefalete sürüklenmiş halk, sefa içinde yaşayan asilzadelere, adaletsizliğe başkaldırmış ve devrimle birlikte yeni bir dönem başlatmıştır. Fakat yıllarca ezilip, sömürülen halk, bundan kaynaklı bir kin ve öfke biriktirmiştir. Bu öfke onları aslında asilzadelerden daha acımasız yapmış ve suçlu, suçsuz pek de ayırt etmeksizin yüzlerce insanı giyotinle idam ettirmiştir. Haksız yere hapsedilmiş ve 18 yıl hapishanede kalmış, bundan dolayı da çıldırmış Dr. Manette, Dr Manette'nin kızı Lucie ve Lucie'nin eşi asilzadelerinden olan Charles Darnay, Dr. Manette' nin eski uşağı Defarge ve karısı, Dr. Manette' nin sadık dostu banka müdürü Lorry ' in Paris ve Londra arasında yaşanan hikayesi. Ama benim için bu kitabın en önemli karakteri Lucie ' ye platonik şekilde aşık olan Avukat Sydney Carton ' dur. Gerçekten kitabın seyrini değiştiren ve muhteşem bir finale sebep olan Carton, bu romanın olmazsa olmazı bana göre. Bunca vahşete ve zulme tanık olmuş insanların ruhsal değişimlerini ele almış yazar. Aynı zamanda kitaptaki tarihi bilgilerden de faydalanabilirsiniz. Ama kitapta İngiltere ve İngilizler bir tık üstün tutulmuş gibi. Bu da sanırım yazarın İngiliz ve biraz da milliyetçi olmasından kaynaklı. Kısacası dünyada en çok satan kitap ünvanını hakkeden bir roman ve tavsiye ederim.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba puan vermedi
6 beğen · 0 yorum

Ayda V. Gani

@aydavgani

Fransız halkının yüzyıllarca uğradığı haksızlıklar nedeniyle tabanlarında birikmiş öfkelerinin, nefretlerinin, kinlerinin yer kabuğunu patlatırcasına devasa bir güçle ezen kesime karşı patlaması sonucu değişen güç odaklarının muhteşem hikayesi. Bu hikaye de kahramanlar, kahramanların hayatları, yaşama karşı duruşları ve onlarla ilgili her detay, her bilgi objektif verilmiş. Yıllarca ezilmişliğin, sefaletin içinde köle gibi çalıştırılan, hakkın ve hukukun onlar için hiç işlemediği bir hayatta İster Fransız halkının içinde bulunduğu psikolojiyi de dikkate alarak katliama dönen devrimi haklı gör, istersen bu katliamlar arasında masum belki binlercesinin giyotine götürülüşüne hak vermeyerek karşı çık. Albert Camus'un "Başkaldıran İnsan" da dediği gibi "Sınırsız özgürlükten yola çıkarak sınırsız zorbalığa geldim" . Her devrim aslında kendi DİKTATÖRÜNÜ yaratırken ya kötülüğün acısını çekerek ona hizmet etmek ya da ilkelerin haksız olduğunu, halkın ve insanların suçlu olduklarını kabul ederek başkaldırmak gerekir. Tarihin içinden objektif niteliğiyle koparılıp alınan bu hikayede her şey çift taraflı. Her karakterin hayatı o anki koşullarına göre sorgulanmalı. Her karakter tarihin canlı dokusu. Canlı sesi, canlı acısı... Ve kurulan bu "Cumhuriyet"in işte bizdeki gibi gökten inmediğinin muazzam hikayesi... Kanlarında boğula boğula kurdukları bu Cumhuriyetin hikayesini herkese şiddetle tavsiye ederim. Bu, ders almasını bilen özgürlük arayışındaki tüm insanlığın tarihidir.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum

İki Şehrin Hikayesi - S41

Mr. Lorry bu cevaplanması zor soru karşısında öyle bocaladı ki, cılız bir ilgi ve tevazuyla öylece bakmaktan başka bir şey gelmedi elinden, bu arada öyle dikilmeye devam etmeleri halinde her ne gösterecekse, '' günlerini gösterme '' tehdidiyle hizmetleri dağıtmış olan güçlü kadın, kızı yavaş yavaş yola sokmuş, sarkık başını omzuna yaslamayı başarmıştı.

Arif Boğaç tarafından eklenmiştir.

T. Dmrc

@demirci3557

"Yaşamak istiyor musun?"
Cevap aynıydı:
"Bilmiyorum ki..."
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

Oz

@oznurs26

Sinekler içleri kırmızıyla (şarap ile) yıkanmış bardaklara yapışıyor, içine düşüp ölüyorlardı; ama bazı sineklerin ölmesi diğerlerini hiç mi hiç etkilemiyordu. Onlar neşeli uçuşlarına devam ederken sonlarının diğer sineklere benzeyeceğini düşünmüyorlardı bile. Sinekler tıpkı saraydaki soylular gibiydi.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

Oz

@oznurs26

İnsanlar bazen karşılarındaki kalben uzak olduğu için anlamakta güçlük çekerler. Bazen her ne kadar karşımızdakine yakın olsak bile, duygularını bilmediğimiz olabilir.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Ergün Çil

@erguncil

Elinizden geleni yapın. Hayatı bazen boşa harcıyor olsak dahi, uğraşmaya değer.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Oz

@oznurs26

Bu tür şeyler yalnız hayal edilince etkili olur, anlatınca etkisini yitirir.
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum
35
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
23
KİTAP
Bilgi Tutkunlarına Hitap Eden En İyi Tarihi Romanlar
Tarihi seviyor ama araştırma kitaplarını sıkıcı buluyorsan en iyi tarihi kurgu türündeki romanlar listemiz senin için burada....
265
KİTAP
Hazinem Dediğim Kitaplar
Kitap hazineleri ortaya çıksın! Hazine değerindeki kitaplarımızı bu listede paylaşıyoruz. Sen de en değer verdiğin ve herkesi...
1177
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
432
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....

katibe Tunç

@katibetunc

Yeni başlıyorum fikri olan var mi acaba 🤗🤔
İki Şehrin Hikayesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
31 beğeni · 21 yorum
osman eren (@osmaneren)
İçerikle ilgili yorum yapmayayım;ama lisede okumuştum. Sanırım yeniden okumam gereken kitaplardan biri. Gerçekten bir şaheser..
28.10.18 beğen 1 cevap
Yasin Demirtaş (@yasindemirtas)
Allaha yalvarıyordum bitmesi için . Benim açımdan çile dolu +500 sayfaydı
28.10.18 beğen cevap
Mustafa (@mustafacakmak)
Bir kitaba başlamadan önce böyle fikir almak doğru mudur acep? Kitabı okurken bu yorumlar satırlar arasına girip alacağın hazzı, hissedeceğin duyguları manipüle etmez mi?
28.10.18 beğen 1 cevap

Eduşka

@edaa

Okuması epey uzun süren kitabımı sonunda bitiririm ve de mini bir incelemede ekledim . 😊

Kitapla kalın 🌸
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
21 beğeni · 4 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
hani nerede?
17.10.18 beğen cevap

Eduşka

@edaa

İyi akşamlar , iyi Pazarlar 😊

Haftanın son saatleri bitmek üzereyken bugün kimler neler okuyor acaba ?
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
48 beğeni · 20 yorum
Ceylan Bektaş (@ceylanbektas)
Kesinlikle doğru olanı yapıyorsun @edaa . Bu gibi durumlarda biraz kenara çekilmek gerekiyor aksi halde okumak için okumak oluyor.
14.10.18 beğen 3 cevap
Ceylan Bektaş (@ceylanbektas)
Eklemeyi unutmuşum, Nazan Bekiroğlu - Mücella ' yı okuyorum.
14.10.18 beğen 1 cevap
Burcu (@burrcu)
İsyan Günlerinde Aşk/ Ahmet Altan
14.10.18 beğen 2 cevap

Eduşka

@edaa

Günaydın mutlu haftasonları 😊

Uzun zamandır elimde olup ertelediklerimdendi kendisi 😌 bugün itibariyle başlıyorum 👍🏻

Kitapla kalın 🌸
İki Şehrin Hikayesi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
35 beğeni · 4 yorum
kübra (@namtenahi)
Canlıya 🎈
30.09.18 beğen 1 cevap
Şeref Toprak (@leyliabdal)
Çok güzel bir kitaptır kendisi bir ayrıntı dikkatimi çekti kalemin markası scrikss mi?
30.09.18 beğen cevap