ara

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine Konusu ve Özeti

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Yayınevi: Say Yayınları
ISBN: 9789754687002
Sayfa: 144 sayfa
Basım Tarihi: 2006
Akıllı insan her şeyden evvel ıstıraptan ve tacizden azâde olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mümkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır; ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra, münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir ruha sahipse büsbütün yalnızlığı seçecektir.

Hayatta nasılsa edebiyatta da öyle: Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar. Bir yığın berbat kitap, gıdasını buğday başaklarından alan ve sonunda onu boğup kurutan edebiyatın istilacı yabani otları da öyle. İnsanların zamanını, parasını, dikkatini -ki bunların meşru hak sahibi iyi kitaplar ve onların soylu hedefleridir- gasp etmektedirler.

Dolayısıyla okumak söz konusu olduğunda nerede duracağını bilmek çok önemli bir şeydir. Geri durulacak yeri kestirmedeki maharetin esası, zaman zaman neredeyse salgın halinde yaygın olarak okunan herhangi bir kitabı, sırf bu yüzden okumaktan ısrarla uzak durmaktır denebilir, sözgelimi sebepsiz gürültü şamata koparan, hatta yayın hayatına çıktıklarının ilk ve son yılında birkaç baskıya ulaşabilen, sonra da unutulup giden siyasi veya dini risaleler, romanlar, şiirler ve benzeri böyledir.
Schopenhauer
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine kitabı Kaynak sayılacak kitaplar listesinde yer almaktadır.

Semih

@sc

İlk defa Arthur Schopenhauer kitabı okudum. Felsefe kitaplarında olması gerektiği gibi insanı düşünmeye, sorgulamaya iten bir kitap. Peki neyi sorgulatıyor? Kitabın adından da anlaşılacağı üzere: Okumak nedir?Nasıl olmalı?Nasıl olmamalı?Nasıl bir yazar olunmalı?Yazarken şekilcilik veya sadelik neyi ifade eder? Yazarın görüşlerine göre, iyi yazar kimdir? Kötü yazar kimdir? Yaşamak denildiğinde, insan neden sıkılır? İnsan neden, nasıl mutlu olur? Zenginlik ve fakirliğin yaşama etkisi nedir? ...vb. gördüğünüz üzere kitapta değinilen noktaları yazmaya kalkarsak hepsinin bir arayıştan, sorgulamadan geldiği, ortaya çıktığı veya oraya götürdüğü ortada. Kitapta bu soruların bazıları kısaca, bazıları da derinlemesine ele alınmış.
Örneğin ben, okuduğum kitapların kaçının gerçekten de okunmaya değer olduğunu tekrar gözden geçirme ihtiyacı hissettim . Belki de sonraki seçimlerimde daha ince eleyip sık dokurum.

Kitabın dili benim için biraz zorlayıcı olsa da, olması gerekenin bu olduğunu düşünüyorum. Yazar söylemek istediklerini örneklerle o kadar güzel açıklamış ki anlamadığım noktalarda örnekler gerçekten kafamda canlandırmamı sağlayan bir rol üstlendi. Çevirmen Ahmet Aydoğan'ın Sunuş kısmı da bence kitaba yaraşır şekildeydi.

Alman bir yazar olan Schopenhauer bu kitabında Alman yazarları bolca yerden yere vurmuş. Bir konuda eleştiri yapılacaksa bizler nasıl ilk önce kendi ülkemizdeki durumu ele alıyorsak, yazar da kendi ülkesindeki durumdan bolca şikayet etmiş. Ayrıca benim tam olarak hakim olamadığım bir anonimlikten bahsetmiş. Günümüzde sosyal medyada bolca görülen, oluşturulan yapmacık profillerin arkasına saklanarak her konuda atıp tutma, gerekirse çirkinleşme, hakaret, sahtekarlık gibi durumların daha rahat gerçekleştirilmesi gibi anonim yazarlıktan şikayet etmiş. Yazar topluma bir eser bırakıyorsa onun altına imzasını atmalı, aksi halde okuyucuyu kandırmıştır. Aksi ispat edilene kadar yazdıkları değersizdir, diyor Schopenhauer. Yazar sözlerinin arkasında durmalı diyor.

143 sayfalık bir eser olmasına rağmen yazar bir çok konuya değinmiş. Edebiyat dergilerinden bahsetmiş. Günümüzde de bir çok edebiyat dergisi var. Kaç tanesi gerçekten edebiyata hizmet edebilmekte bilmiyorum.Yayın evleri, yazarlar arasındaki ilişkiye de kısaca yer verilmiş. "Yeni her zaman iyidir" yanılgısından bahsedilmiş. Kitapların son baskıları yerine eski baskıları, yani yenisi yerine ikinci eli tercih edilmeli diyor yazarımız. Bir de tabii ki dünyaca ünlü ve yıllardır eskimemiş kalıcı eserlerin, yazarların okunmasını tavsiye ediyor.

Yazabileceğim daha bir çok konu var ancak okuyacaklara da bir şeyler bırakmak gerekiyor. İncelememde belirttiğim konular dikkatinizi çektiyse kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Son olarak yazar diyor ki, bir kitapta okuduklarınızdan bir şeyler öğrenmek istiyorsanız ve okuduklarınızın gerçekten kalıcı olmasını istiyorsanız, kitabı bitirir bitirmez tekrar başlayın. Tekrar okuduğunuzda zihinsel durumunuz farklı olacağı için kaçırılan detaylar görülür, yanlış anlaşılmalar azalır ve içerik beyinde daha kalıcı olur, diyor. Bilmiyorum bu kitabı okuyan kaç kişi bu duruma dikkat ederek kitaba yeniden başladı? Ben tekrar başlamayı ve günlük az az da olsa okumayı düşünüyorum. İncelemeyi kitabı bitirdikten sonra yazıyorum ve cümlelerin altını çizmem genelde. Bu yüzden aklımda kalanları aktardım, yanlış yazdığım veya yanlış anladığım bir yer olduğunu düşünenler uyarsın lütfen. Kitabı tekrar bitirdiğimde incelememe ek yapabilirim. Keyifli okumalar.
13 beğen · 11 yorum
aslı seloğlu (@asliseloglu)
Okuduğunuzu görünce okumak istediğim bir kitap oldu. İnceleme ile daha da pekişti bu isteğim, elinize sağlık. Şu günlerde; okuyamıyorum yazamıyorum ve yaşayamıyorum da sanki. Umarım bu kitap bana iyi gelir :)
24.12.17 beğen 1 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Okuyacaklarım listesinde vardı. Sizin incelemenizi okuduktan sonra okumamın şart olduğunu ve en kısa zamanda okumam gerektiğini anlamış oldum. Emeğinize sağlık. Tekrar okuduğunuzda, incelemeye yapacağınız ekleri de okumak isterim tabi @sc
24.12.17 beğen 1 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Çok zeki ve akıllı bir yazar okurun zihniyle dalga geçebiliyor hemde ustalıkla önceleri ben farklı algılıyorum sanmıştım fakat Niçe okumaya başladığımda Niçe'nin de bu hususa temas ettiğini gördüm ! Herşeye rağmen iyibir düşünür.
25.12.17 beğen 2 cevap

aslı seloğlu

@asliseloglu

Çokça katıldığım, altını çizdiğim, alıntı yaptığım yer olmasına rağmen; yazarın fazlaca kitap okumayı bu denli kötü göstermesine bütünüyle katılamadım. Çok okumanın, zihinde bir fikir birliği yaratmaya engel olduğundan bahsetmiş; doğrudur.. Ancak, fikir birliğinin mutlak doğru olduğunu kim söyledi? Hele ki günümüz anlayışında, dünyayı tanıma ve anlamlandırma yolunda cevaplar değil sorular önemliyken... Bence insan; eksikliği, tamamlanmamışlığı ve şüpheciliği miktarınca insandır. Ancak yine bence Schopenhauer'un kitabında bahsettiği 'insan' biz sıradan insanlar değiliz. O, filozof statüsündeki dahi beyinlerden bahsediyor. Elbette ki bir filozof savunduğu düşünce sayesinde gerçek anlamda 'doğup', onunla yaşayıp ölür. Ama toplumun büyük bir kesimini oluşturan bizim gibi orta zekalı insanların okuyup çeşitlenmekten başka çıkar yolu yoktur fikrimce. Bununla beraber şu noktada yazarla yüzde yüz aynı fikirdeyiz: Kitaplar su içer gibi okunup, hiç ara vermeden yeni bir kitaba başlanmamalı. Özenle seçilen kitaplar, okunup sindirildikten sonra diğerine başlanmalı. Neokur'a inceleme yazmak da sindirme işinin büyük bir parçasını oluşturuyor benim açımdan. Ayrıca bu fikir sebebiyle biz okuyucular büyük bir sorumluluk almak durumunda kalıyoruz, kitap seçimlerimiz konusunda. Daha ince eleyip sık dokumalıyım kitap seçerken ama ne kadar başarılı olurum bilinmez.

Schopenhauer bu kitabında, biraz okumak ama çokça düşünüp yaşamak gerektiğinden bahsediyor. Bunu kendimde deneyimleyen biri olarak söyleyebilirim ki bir takım felsefik sözleri -misal dürüstlük ya da kibirle ilgili sözler- bir zamanlar okuduğumda bana anlamlı bir şeyler ifade etmezken, bu konularla ilgili deneyimler yaşadıkça ve sebepleri üzerine çokça "niye böyle" diye düşündükçe bu sözlerin anlamlandığını gördüm. Artık okumuş olmanın ötesinde benimsedim ve kişiliğimin bir parçası haline getirdim. Okumasam düşünemezdim, ama düşünmeden okumak da anlamsızdı. Bunlar birbirini tamamlayan yapboz parçaları gibiydi.

Aslında kitap hakkında yazılacak daha çok şey var ama bazen her şeyi anlatmamak daha iyidir. Niye mi? Niyesini Schopenhauer şöyle açıklamış: "Bir düşünce ifade edilir edilmez (ya da sözcüklerini bulur bulmaz) içimizdeki varlığını yitirir, yahut en derin anlamıyla keskinliğini ve ciddiyetini kaybeder. Başkaları için varolmaya başlarsa içimizde hayatiyetten kesilir; nasıl ki bir çocuk dünyaya gelmesiyle anasından uzaklaşırsa." Ve ben incelemeyi burada yarım bıraksam iyi olacak çünkü ne demiş Hesiodos; "Yarım bütünden daha fazladır." :)
11 beğen · 3 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Güzel inceleme olmuş, emeğinize sağlık. “Hele ki günümüz anlayışında, dünyayı tanıma ve anlamlandırma yolunda cevaplar değil sorular önemliyken...” Bu cümleyi çok beğendim, güzel ifade etmişsiniz.
18.04.18 beğen 1 cevap
Fatma Zehra Yıldırım (@fzehrayildirim)
Şeyler, tanımlandıkça bastırılır. Ama insan neredeyse hiçbir zaman bunun farkına varmaz.
19.04.18 beğen cevap

Misafir

@misafir000

Yazarın bu kitabını yine yazara ait olan Kadına ve Aşka dair kitabı ile beraber okudum. Schopenhauer oldukça ne dediğini iyi bilen bir filozof. Yüzyıllar öncesi yapmış olduğu tespitler ve bu tespitleri altını doldurarak yapıyor olması Toplumları ve onları var eden insan unsurunu iyi analiz edip , oldukça gerçekçi ve acımasız tavrı ile eleştiriyor olması benim hoşuma gitti. Çünkü yazar neyi neden ve niçin dediğini iyi bilen bir filozof. Düşünceleri bu gün bile geçerliliğini korumakta bu da onun ne kadar öngörülü ve insan unsurunu iyi tahlil ettiğini gösteriyor. Bu kitabında okumanın ve yazmanın nasıl olması gerektiği ile ilgili öğretici nitelikte düşüncelerini açıklamış , Yaşamak boyutu ile ilgili toplumların sınıfsal özeliklerinden yola çıkarak yaşamı iyi kılan olgunun kültür boyutuna değinmiş. Tabi ki sınıfsal boyutu ile temellendirmelerini yapmış. Her kitap okuyuşumda veya bir konu hakkında düşüncelerimi yazmak istediğimde onun altını çizmiş olduğum düşünceleri aklıma geliyor. Kitap dili ve çevirisi itibari ile anlaşılır. Çok az da olsa eski kelimeler yer almakta lakin bu durum bizim cümlelerin anlamını algılamamızda eksi rol oynamamaktadır. Teorik fikir kitaplarını seven bir insan olarak okuduğum her iki kitabında anlattığı konular itibari ile doyuma ulaştığımı söyleyebilirim. İyi bir filozofun sesine kulak vermek isterseniz ki eğer onların içinde Schopenhauer 'ın olması şart . Yoksa eksik kalırsınız. Onunla ve düşünceleri ile geç tanışmış olduğumdan dolayı muzdaribim. Tüm kitapları evet ben iyi bir okurum diyen tüm arkadaşların okuması gerektiğine inanıyorum. Sosyolojiyi , Felsefeyi , İnsanı ve İnsana dair tüm olgulara yönelik çıkarımların yapılabilineceği ve kişiyi geliştiren bir filozof. OKUNMALI OKUNMALI OKUNMALI...
4 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

Yazarın bu kitabını yine yazara ait olan Kadına ve Aşka dair kitabı ile beraber okudum. Schopenhauer oldukça ne dediğini iyi bilen bir filozof. Yüzyıllar öncesi yapmış olduğu tespitler ve bu tespitleri altını doldurarak yapıyor olması Toplumları ve onları var eden insan unsurunu iyi analiz edip , oldukça gerçekçi ve acımasız tavrı ile eleştiriyor olması benim hoşuma gitti. Çünkü yazar neyi neden ve niçin dediğini iyi bilen bir filozof. Düşünceleri bu gün bile geçerliliğini korumakta bu da onun ne kadar öngörülü ve insan unsurunu iyi tahlil ettiğini gösteriyor. Bu kitabında okumanın ve yazmanın nasıl olması gerektiği ile ilgili öğretici nitelikte düşüncelerini açıklamış , Yaşamak boyutu ile ilgili toplumların sınıfsal özeliklerinden yola çıkarak yaşamı iyi kılan olgunun kültür boyutuna değinmiş. Tabi ki sınıfsal boyutu ile temellendirmelerini yapmış. Her kitap okuyuşumda veya bir konu hakkında düşüncelerimi yazmak istediğimde onun altını çizmiş olduğum düşünceleri aklıma geliyor. Kitap dili ve çevirisi itibari ile anlaşılır. Çok az da olsa eski kelimeler yer almakta lakin bu durum bizim cümlelerin anlamını algılamamızda eksi rol oynamamaktadır. Teorik fikir kitaplarını seven bir insan olarak okuduğum her iki kitabında anlattığı konular itibari ile doyuma ulaştığımı söyleyebilirim. İyi bir filozofun sesine kulak vermek isterseniz ki eğer onların içinde Schopenhauer 'ın olması şart . Yoksa eksik kalırsınız. Onunla ve düşünceleri ile geç tanışmış olduğumdan dolayı muzdaribim. Tüm kitapları evet ben iyi bir okurum diyen tüm arkadaşların okuması gerektiğine inanıyorum. Sosyolojiyi , Felsefeyi , İnsanı ve İnsana dair tüm olgulara yönelik çıkarımların yapılabilineceği ve kişiyi geliştiren bir filozof. OKUNMALI
0 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

Yazarın bu kitabını yine yazara ait olan Kadına ve Aşka dair kitabı ile beraber okudum. Schopenhauer oldukça ne dediğini iyi bilen bir filozof. Yüzyıllar öncesi yapmış olduğu tespitler ve bu tespitleri altını doldurarak yapıyor olması Toplumları ve onları var eden insan unsurunu iyi analiz edip , oldukça gerçekçi ve acımasız tavrı ile eleştiriyor olması benim hoşuma gitti. Çünkü yazar neyi neden ve niçin dediğini iyi bilen bir filozof. Düşünceleri bu gün bile geçerliliğini korumakta bu da onun ne kadar öngörülü ve insan unsurunu iyi tahlil ettiğini gösteriyor. Bu kitabında okumanın ve yazmanın nasıl olması gerektiği ile ilgili öğretici nitelikte düşüncelerini açıklamış , Yaşamak boyutu ile ilgili toplumların sınıfsal özeliklerinden yola çıkarak yaşamı iyi kılan olgunun kültür boyutuna değinmiş. Tabi ki sınıfsal boyutu ile temellendirmelerini yapmış. Her kitap okuyuşumda veya bir konu hakkında düşüncelerimi yazmak istediğimde onun altını çizmiş olduğum düşünceleri aklıma geliyor. Kitap dili ve çevirisi itibari ile anlaşılır. Çok az da olsa eski kelimeler yer almakta lakin bu durum bizim cümlelerin anlamını algılamamızda eksi rol oynamamaktadır. Teorik fikir kitaplarını seven bir insan olarak okuduğum her iki kitabında anlattığı konular itibari ile doyuma ulaştığımı söyleyebilirim. İyi bir filozofun sesine kulak vermek isterseniz ki eğer onların içinde Schopenhauer 'ın olması şart . Yoksa eksik kalırsınız. Onunla ve düşünceleri ile geç tanışmış olduğumdan dolayı muzdaribim. Tüm kitapları evet ben iyi bir okurum diyen tüm arkadaşların okuması gerektiğine inanıyorum. Sosyolojiyi , Felsefeyi , İnsanı ve İnsana dair tüm olgulara yönelik çıkarımların yapılabilineceği ve kişiyi geliştiren bir filozof. OKUNMALI
3 beğen · 0 yorum

Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine - S41

Burada genel bir doğrunun bir başka tatbikatıyla karşılaşırız ki Goethe Dictung und Wahrheit'ında (Şiir ve Hakikat III. Kitap), şu şekilde dikkat çeker: Bir insan son tahlilde her şeyde kendisine başvurmalıdır; ya da Oliver Goldsmith'in The Traveller'da ifade ettiği biçimiyle:

Still to ourselves in every place consin'd
Our own felicity we make or find.*

*Her yerde sadece kendimize emanet olduğumuzdan mutluluğumuzu da kendimiz yaratır ya da buluruz.
Guapo tarafından eklenmiştir.

Gökçe

@gokceyasa

Dünyadaki bütün akıllılar bir araya gelse akıldan nasip almamış birisi için hiçbir kıymet ifade etmez.
20 beğen · 0 yorum

Gökçe

@gokceyasa

Okumak bu topraklarda, biraz da sorulan bu soru sayesinde "bir boş zaman meşgalesi " olarak bellendi.İnsanlar bu topraklarda boş zamanlarını "okumak" la dolduruyorlardı, dolu zamanlarında ne yapıyor ve ne yapmaya davet ediliyorlardı?
7 beğen · 0 yorum

Gökçe

@gokceyasa

Çünkü halk yeni olanı okumayı iyi olanı okumaya tercih edecek kadar saftır.
6 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

... Ama şunu hatırdan çıkarmayın, ahmaklar için yazanlar her zaman karşısında geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar ; Okuma zamanınızı sınırlamaya dikkat edin ve okumak için ayırdığınız zamanı da münhasıran bütün zamanların ve ülkelerin büyük kafalarının eserlerine tahsis edin, onlar insanlığın geri kalanını yukarıdan seyrederler, şöhretleri onları zaten bu hüviyetiyle tanıtır. Okunması halinde sadece bunlar gerçekten bir şeyler öğretir ve insanı eğitir.

sayfa;66
6 beğen · 0 yorum

Beyhude

@mamafih

Sırf bayağı kimselerin her gün piyasaya çıkan ve sinekler gibi her yıl katlanarak çoğalan yazdıklarını okumak uğruna bu bütün zamanların ve bütün ülkelerin en nadir ve en soylu kafalarının eserlerinin kapağını bile kaldırmaksızın yüz üstü bırakan halk tabakasının budalalığı ve huysuzluğu inanılacak gibi değildir.
sayfa ; 67
6 beğen · 0 yorum
31
KİTAP
Kaynak sayılacak kitaplar
Bazı kitaplar vardır ki diğer kitaplara ve araştırmalara kaynak niteliğinde bilgiler barındırırlar. Kendilerinden sonra yapıl...
109
KİTAP
Felsefe Severlere Kitap Tavsiyeleri
Felsefe okumayı seven, hatta kendi çapında felsefi düşünceler üretmeye hevesli felsefe düşkünlerinin okuması gerektiğini düşü...
beğeni · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Schopenhauer’den yazmak üzerine düşünceler
“Bir düşünce ifade edilir edilmez (ya da sözcüklerini bulur bulmaz) içimizdeki varlığını yitirir yahut en derin anlamıyla neşesini ve kıvraklığını kaybeder. Başkaları için var olmaya başlarsa içimizde hayatiyetten kesilir; bir çocuğun dünyaya gelmesiyle anasından uzaklaşması gibi...
Yürümek için baston ne ise, düşünce için Kalem de odur, fakat nasıl ki insan en kolay bastonsuzken yürürse, en kusursuz biçimde de elinde kalem yokken düşünür. İnsan ancak yaşlanmaya başladığında bir baston kullanmayı ister, [baston artık onun için bir yük değil, bir yardımcıdır] kalem de böyledir.”
14 beğeni · 2 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Çok iyi ?
31.12.17 beğen 1 cevap
ekar (@ekar)
hayattan alınmış bir tecrübe..
31.12.17 beğen 1 cevap

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Schopenhauer’e göre Yazar türleri
“...üç tür yazardan bahsedilebilir. Birinci türe düşünmeksizin yazanlar dahil edilebilir.Bunlar hafızalarındakini veya hatırlayabildiklerini, hatta doğrudan başka insanların kitaplarındakini yazarlar. Sayıca en kalabalık olan bu zümredir. İkinci kümede yer alanlar yazarken düşünenlerdir. Bunlar yazmak için düşünürler; bunlar da oldukça kalabalıktır. Üçüncü kümede ise yazmaya başlamazdan önce düşünmüş olanlar vardır. Bunlar sadece düşündükleri için yazarlar; ve nadirattandırlar.”
4 beğeni · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Okumak üzerine...
“....okumak söz konusu olduğunda geri durabilmek -nerede duracağını bilmek— çok önemli bir şeydir. Geri durulacak yeri kestirmedeki maharetin esası, zaman zaman neredeyse salgın halinde yaygın olarak okunan herhangi bir kitabı, sırf bu yüzden okumaktan ısrarla uzak durmaktır denebilir, sözgelimi sebepsiz gürültü şamata koparan, hatta yayın hayatına çıktıklarının ilk ve son gününde birkaç baskıya ulaşabilen, sonra da unutulup giden siyasi veya dini risaleler, romanlar, şiirler ve benzeri böyledir Ama şunu hatırdan çıkarmayın, ahmaklar için yazanlar her zaman karşılarında geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar; okuma zamanınızı sınırlamaya dikkat edin ve okumak için ayırdığınız zamanı da münhasıran bütün zamanların ve ülkelerin büyük kafalarının eserlerine tahsis edin, onlar insanlığın geri kalanını yukarıdan seyrederler, şöhretleri onları zaten bu hüviyetiyle tanıtır. Okunması halinde sadece bunlar insana gerçekten bir şeyler öğretir ve eğitir.”
5 beğeni · 0 yorum

Semih

@sc

sükunet
İnsanın içindekini dışarıdakine feda etmesi, sükunetinin, boş vaktinin ve bağımsızlığının bütününü yahut büyük bölümünü, makam mevki, şan şöhret, unvan ve ihtişam için kurban etmesi muazzam bir budalalık örneğidir. Bu tam da Goethe'nin yaptığı şeydir. Mutlu talihim beni tamamen başka bir yöne sürükledi.


Syf:43
21 beğeni · 1 yorum
Sercan (@sis)
,.
22.12.17 beğen 1 cevap
9/10
15 oy
Sence kaç puan almalı?
0