ara

Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri

Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri Konusu ve Özeti

Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri
Yayınevi: Türk Dil Kurumu Yayınları
ISBN: 2880000008880
Sayfa: 192 sayfa
Basım Tarihi: 1988
Eser, Ömer Bedreddin Uşaklı'nın yayımlanmış kitaplarındaki ve bu kitaplara girmemiş şiirleriyle; makaleleri ve edebiyat görüşünü açıklayan anket cevaplarından meydana gelmiştir. Her şiirin sonunda, nerede, hangi tarihte yazıldığı ve yayımlandığı belirtilmiştir.

Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle

ruhadam

@ruhadam

DENİZ HASRETİ




DENİZ HASRETİ
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor,
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum.
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor;
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.

Nasıl yaşayacağım ey deniz, senden uzak?..
Yanıp sönüyor gibi gözlerimde fenerin!..
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak,
Altundan çivilerle çakılmış gemilerin?..

Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı;
Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil...
İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları;
Ufkundan yükselmeyen güneşler güneş değil!

Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?
Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım?
Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?...
Ömer Bedrettin Uşaklı
Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
24 beğeni · 2 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
paylaştığın fotoğrafları görünce mest oluyorum @ruhadam :) şiirler için yorum yapmak istemiyorum bile, zaten bir tek şiir susturuyor beni :):) sustum
06.11.18 beğen 1 cevap

ruhadam

@ruhadam

Yeni Bir Betik Daha
Bu paylaşımı @karacurin 'e ve @gulsahsonmez 'e atfediyorum.

Bu kitabı 2,5 TL'na fuardan almıştım, iyiki almışım...





Koca Barbaros'um, yaşamak isterdim deminde,
Bir levent olmak isterdim geminde!..

---------

Her yanında yanık bülbüller öten
Bahçelerden bir gün sessiz geçerken,
Tabutumu yeşil dallar içinden
Seyredecek hangi bahar kim bilir?

Nerde bizi candan seven o yolcu?
Niçin türküleri aksetmez oldu?
Diyerek ruhuma çam kokusunu
Yollayacak hangi dağlar kim bilir?

---------

KAHRAMAN BİR ATLIYA
Deminki kasırga sen miydin atlı?
Niçin varlığından hasret taşıyor?
Gözlerin ateşli, ruhun kanatlı;
Canında bir başka can mı yaşıyor?

Sarhoşsun bir kanlı aşk hevesiyle,
Yandın mı suların coşkun sesiyle?
Demir kır atınının kişnemesiyle
Dağların gurur kucaklaşıyor...

Belli ki hasrete eskiden yarsın,
Yıldırım fışkırsın izinden varsın!
Güzeller vurgunu bir bahtiyarsın,
Ardında bir koca nam dolaşıyor.

---------

Ben de duman olsam senin yerine,
Dağılsam dağların şu mahşerine;
Güzelin saçına ve gözlerine
Ben girsem, ben dolsam yayla dumanı!

Beni içerine aldın ağ gibi,
Doldun gözlerime bir rüya gibi;
Ben de güneş gibi, yüce dağ gibi
İçinde kaybolsam yayla dumanı!..

---------

Ufuklara yaslanmış yorgun dağlar sırayla,
Çadırının üstüne doğmuş akşam yıldızı!
Çıplak ayaklarında uyumuş gibi yayla;
Ey belalı göklerin, mağrur dağların kızı!..

---------

Bazan mağrur bir dağın dik başında dururdum,
Bazan düz bir ovada farkım olmazdı kuştan.
Bazan güneş altında çıkarken bir yokuştan
Köylerden öğrendiğim bir türkü tuttururdum...

---------

"Ah deniz" diyen, gönlüm sanki deniz garibi,
Kanadı parçalanmış bir yorgun martı gibi
Uçuyor dalgaları andıran şen dağlara...

Şimdi harap gönlüme ne gelen var, ne giden;
Şimdi öksüz ruhumda eser yok hiç sevgiden...
Gönlüm bahtımdan ölgün, ben gönlümden ölgünüm;
Yakıyor, zehirliyor beni her geçen günüm...

Ruhum serinleyecek, hiç kalkmayacak tasam,
O zalim yüreğini bir kere parçalasam!..

---------

Sağımız, solumuz bütün yemyeşil;
Yolumuz, denize karışan bir su...
Akıp gittiğimiz yer belli değil,
Çarpan kalbimizde bir başka duygu;
Yolumuz denize karışan bir su!..

---------

SILANIN TOPRAĞINDA
Hasretle çıkıyorken dağdan yokuş yukarı,
O açık alnı çekme sılanın rüzgarından!
Bak, kurtulan yurdunun taşları, toprakları,
Ayağını öpüyor yırtık çarıklarından...

Çanta bağlı sırtını şu mağrur taşa yasla;
Şen zafer türküleri çağlasın gür sesinden!
Kız dudakları öpen şu ince bakır tasla
Kana kana bir su iç sılanın çeşmesinden!..

Esirgeme hemşerim, barut sinmiş göğsünü;
Şu buğday kokan hava dolsun ciğerlerine!..
Ak saçlı anneciğin bekliyorken bu günü
Kaç kere ağlayarak el açtı tanyerine!..

Kopmuş, çolak kolunla uzamış saçlarınla,
Al mintana damlayan şu sevinç yaşlarınla
Seni tanıyamazsa nur topu yavrun Mehmet
Şu başları dumanlı dağlar tanırlar elbet!..

Gün sönerken üstünde başaktan bir denizin,
Dönüyor evlerine düvenden gelen kızlar;
Bütün seni bekliyor gökte saklı yıldızlar,
Sevin, koçyiğit sevin, göründü köyceğizin!..

---------

BAŞAKLAR ARASINDA
Mehmetçiğin yavrusuna

Başaklardan kundağın
Bağ, bahçe solun, sağın;
Yıldızlar oyuncağın...
Ağlama güzel çocuk!

Mavili bir nişan mı,
Nazarlara derman mı?
Göklerden armağan mı?
Başındaki şu boncuk?...

Uruban yama yama;
Gönül koyma akşama!
Güzel çocuk ağlama,
Anan orak biçiyor!

Tanrım sevsin başını
Rüzgar silsin yaşını;
Babanı, kardaşını
Sakarya ufkuna sor!..

Unutma sakın dünü,
Bitmez bu zafer günü,
Atanın ak yüzünü
Senin yüzün ak tutar!

Oğlusun bir askerin,
Ağlama derin derin;
Başak tutan ellerin,
Bir gün al bayrak tutar!..
Ömer Bedrettin Uşaklı - Bütün Eserleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
22 beğeni · 8 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Teşekkür ederim güzel insan . Size iyi okumalar dilerim.
14.09.18 beğen 2 cevap
Red Red (@khaos)
Keyifli okumalar..
14.09.18 beğen 1 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Teşekkür ediyorum, çok naziksiniz. Keyifli okumalar dilerim size @ruhadam.
14.09.18 beğen 2 cevap
0/10
0 oy
Sence kaç puan almalı?
0