ara

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Meçhul Bir Kadının Mektubu -

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Konusu ve Özeti

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Yazar:
Çevirmen: Ahmet Cemal
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053606604
Sayfa: 68 sayfa
Basım Tarihi: 2012
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Mustafa

@mecazzadam

Böyle Bir Kadının Aşkı karşısında mevsimlerce saygı duruşu !!!!
Setefan Zweig ilk defa bunca geçirdiğim senelere rağmen sana bulaşmamak çok derin bir acı verdi ... bugune kadar romanlarda bile rastlanmayan bir aşk okuttun bana .. emin olun bugune kadar bir kadının yüreğinden çok nadiren böyle bir aşk kitaplara girebilmiştir belki... Çeviriyı muhteşem bir şekilde bize aktardığı için Gülperi Sert'e teşekkürler

kitap çok kısa fakat emin olun bıraktığı etkiyi asla unutmayacaksınız.

kitapta çok fazla karakter yok ve siz de bilinmeyen bir kadın'ın kadrajına girerek filme ortak oluyorsunuz ancak keske olmasaydım dıyebılırsınız belki; çünkü bilinmeyen kadının duyduğu aşk bu dünyada hiç yaşanmamış kadar büyüleyici ve yaşanılacak olasılıkların da malesef aynı dünyada bulunmayacak derecede üzücü olması kadar umutsuz....

kitapta 3 karakter var

a) Bilinmeyen Kadın : ( bu karakteri anlatsak emin olun ansiklopedi serisi olur ve belkı de yıne basaramayız anlatmayı )

b) Yazar R. ( bilinmeyen kadının efsaneden bile daha ihtişamlı bir aşkla bağlandığı kişi )

c) Johann ( Yazar r. 'nin uşağı çok az yerde hayalet derecesinde )


Efsane Mektup;

''Beni hiç tanımamış olan sana...'' hitabıyla başlıyor. Bilinmeyen kadının çocuğu bir gece gripten ölür.. bu ölüm anı bile öyle bir anlatılıyor ki kadının yüreğine dokunmak istiyorsunuz .. ancak hayır herşey yeni başlıyor.... çocuğunun kopuşu ile yalnızlığın alacakaranlığına gömülen kadının tek bir dayanağı kalıyor.... dayanaktan ziyade içini boşaltacağı ve herşeyin yegane sebebi Yazar R.

Mektup ilerledikçe.. Yazar R. ye duyulan aşkın nerde? ne zaman ? hangi şartlarda ? başladğı kadın tarafından tüm detayları ile okuyucuya veriliyor ... 13 yaşında duyduğu aşkı belli zaman dilimlerinde çoğaltıp daha cok buyuten ve sonunda AŞK 'ın aslında nasıl bir güç olduğunu bu mektup ve bu kadınla ... hüzünler ve saygılar içinde adama hıcbır nefret duymadan okuyabılıyoruz.. Yazar R. 'den nefret etmemıze zaman bile bulamıyoruz kadının yuregınden gözlerimizin içine giren aşk nedeniyle.

Bugune kadar Aşk'a bir kadının ağzından bu kadar muhtesem ve kusursuzca hiçbir romanda rastlamadım ..kitap bittiğinde ayağa kalkıp saygı durusunda bulundum :) keşke dedim.. keşke günümüzden uzaklaşan bu kadar büyülü bir şeyi herkes doğru yaşasa...

Bilinmeyen kadının haberi olmayan birine duyduğu aşk'ı anlatışı benı cok etkiledi....

'' O saniyeden itibaren seni sevdim.. biliyorum kadınların şımarttığı sen bu cümleyi sıklıkla duymuşsundur onlardan .Fakat inan banahiç kimse seni,benim seni sevdiğim kadar bir köle gibi, sadık bir köpek gibi, bütün benliğiyle sevmemiştir; çünkü yeryüzünde ki hiçbir şey, karanlıklardaki bir çocugun görülmeyen aşkıyla karşılaştırılamaz, çünkü o aşk o kadar çaresiz,özverili,itaatkâr, boyun eğen ve tutkuludur ki arzulu ve bilinçaltında hep talep eden yetişkin bir kadının aşkına benzemez.''

bazen duyduğu aşkı, sevgiyi o kadar güzel anlatıyor ki.....

''on üç yaşımdan on altı yaşıma kadar her saat seni yaşadım.Ah, ne delilikler yaptım! Elinin değdiği kapı kolunu öptüm, kapı girişinde attığın puro izmaritini çaldım, o benim için kutsaldı, çünkü dudakların ona değmişti, akşamları yüzlerce kez herhangi bir bahaneyle sokağa cıktım, odalarının hangisinde ışık yandığını görmek ve böylece varlığını, görülmeyen varlığını daha somut hissedebilmek için... '''

Bilinmeyen kadın kendisinden habersiz olan kendinde büyütüp beslediği karşı dairede yaşayan aşkını beklerken şu dizeler karşılıyor bizi...

''Yorgundum, tüm uzuvlarım ağrıyordu, oturacağım bir sandalye yoktu, bu nedenle soğuk zemine dosdoğru uzandım,kapının altından soğuk esiyordu.Üzerimde sadece ince giysilerim,vücudumu acıtan zeminde yatıyordum, bir battaniye almamıştım; çünkü sıcaklık istemiyordum, uyuyakalmaktan ve adımlarını duyamamaktan korkuyordum... ''

'' İçimde ki beklenti felç olmuş, kımıldamadan bekliyordu...''


okuduğum ve etkilendiğim asla unutmayacağım kitaplardandır..
okuyun
okutun
hediye edin
ama ne olursunuz aşk'ı bir kez de bilinmeyen kadından herkese duyurun..
iki kişinin bile yaşamadığı bir aşkı bu kadın tek başına ve hıcbır cıkar gozetmeden yaşamıs ...

derin saygı ile...

teşekkürler S.Zweig ah gec oldu ama ya senı tanımak
ama en guzel kıtabından başlamısım :)
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi
22 beğen · 2 yorum
Tuğba Akbaş (@tugbaakbas)
Bu muazzam yorumunuz sayesinde bugünden itibaren okunacak listemde ilk sırayı aldı. Teşekkürler..
28.11.17 beğen cevap
Mustafa (@mecazzadam)
rica ... pişman olunmayacak bir eser..
28.11.17 beğen 1 cevap

Bikotti

@bikotti

Orijinal adı 'Brief einer Unbekannten' olan öykünün tamamı bir mektuptan oluşuyor. Karakterlerimizin ismini vermemiş belki ama çektiği acıyı fazlasıyla hissettirmiş Stefan Zweig.

Kitabımız yazar R.'ye gelen bir mektupla başlıyor. Üzerinde bir hitap dışında bir şey yazmayan bir mektupla.

"Sana, beni asla tanımamış olan sana."


Mektubu okumaya başlamasıyla acı veren tesadüflerle karşılaşıyoruz. Bir çocuğun, komşusu olan yazara koşulsuz bağlılığının büyüyüp vazgeçilemeyecek bir keşmekeşe dönüşünü genç bir kadının mektubunda yeniden yaşıyoruz. Bazen büyük bir serzenişle sesini yükseltiyor sonra da küçük bir kız çocuğu gibi suskunlaşıp geçmişe dönüyor. Okurken kendinizi bu kadının yerine koyuyorsunuz ister istemez. Her zaman bilinmeyen bir kadın olmanın acısını her satırda yeniden yaşıyorsunuz. Aşağıdaki satırları kaç kez okudum bilmiyorum ancak her okuyuşumda daha da derinden etkiledi beni. Buradaki çaresizlik bile kalp kırıcı...

"Sabret sevgilim; sana her şeyi, hepsini en baştan anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım."


Burada hovarda yazara duyulan hislere aşk mı demeli yoksa saplantı mı bunu bir türlü çözemedim. Her zaman yazara olan hislerinin önünü geçemeyen kadın bilinmeyen olmaya razı geliyor ve bu yine sizi düşünmeye itiyor. Bir cümle okuyunca saf bir aşk görüyor buruk bir şekilde gülümsüyorsunuz sonra kadına seçimleri yüzünden kızıyorsunuz. Belki bunu okuduğunuz diğer kitaplarla da yaşadınız ama böylesine acı bir ikilemi belkide hiç bir karakter size yaşatmadı.Bir tarafta bir annenin yaşayabileceği en büyük acı diğer tarafta bir aşığın paramparça olmuş kalbi...

Fazlasıyla içten karşılıksız sevmenin belkide en başarılı aktarımı bu kitap.Karşı cinsini olan birinin iç dünyasında hislerini mercek altına alan Stefan Zweig kendine hayran bırakıyor doğrusu. 68 sayfa olmasına rağmen her cümle arkasında büyük bir etki, yoğun bir anlam bırakıyor böylesine sade bir dille yazılmış olmasına rağmen oldukça etkili. Olayları tüm incelikleri ile anlatmak istesem bile okumak isteyenleriniz için bunu mahvetmek istemediğimden kısa kesiyorum. Son bir şey söylemem gerekirse kitabın son satırını okuduğumda böyle bir sevmek görülmemiştir belki diye düşünmekten alamadım kendimi.



Not: 1948 ABD yapımı Letter From An Unknown Woman uyarlaması da bulunur.
9 beğen · 0 yorum

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Stefan Zweig ile daha önceden Satranç isimli kitabı ile tanışmış ve sevmiştim. Yazarın Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu isimli kitaplarını da elime aldım ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Kitabını bitirdim. Öncelikle bu kitap iki isimli satışta. Bir tanesi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu diğeri ise Meçhul Bir Kadının Mektubu. İçerik aynı. Stefan Zweig'in üç kitabını elimde bulundurmuş olduğum için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu yazarı sıkılmadan okuyabilirsiniz. Bunun sebebi hem kitaplarının oldukça ince (bu kitap 54 sayfa) ve dilinin de oldukça akıcı olmasıdır. Yazarın tarzını sevmediğinizi anlamış olsanız bile muhtemelen kitap bitmiş olur. O kadar ince kitapları var.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Kitaba gelirsek... Kitap ünlü roman yazarı R.'nin bir gün evine geldiğinde bir mektup almasıyla başlıyor. Mektubu gönderenin kim olduğunu bilmiyordur. Bu mektup kitabın isminde de geçen bilinmeyen (meçhul) bir kadından gelmiştir. İşte kitabın ikinci sayfasından itibaren bu kadının acıklı mektubunu okuyorsunuz. Bilinmeyen kadınımız yazar R.'ye çocukluğundan itibaren büyük bir aşka bağlanmıştır. Ama yazarımızın bu durumdan hiç haberi olmamıştır. Ancak yazarımız R. kendisine aşık olan bu kadınla hayatında üç dönemde karşılaşmıştır. Kitabın zevkini kaçırmamak adına mektubun ayrıntılarına girmek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim. Mektubu yazan kadın ile yazarımız R. hayatları boyunca üç kere bilinçli karşılaşmalar yaşamıştır. Bunlar kadının çocukluk dönemi, genç kızlık dönemi ve bu kadının hayat kadınlığı yaparak geçindiği dönemlerdir. Bu ipucundan genel akışı tahmin edebilirsiniz. Okuyacağınız mektup gerçekten acıklı bir mektup. Özellikle kadın okuyucular için eminim daha da acıklı olacaktır. Mektupta yani kitapta bir kadının büyük aşkını, bu aşk karşısındaki çaresizliğini ve yalnızlığını göreceksiniz. Bu büyük aşktan yazar R.'nin haberi olmaması durumu daha da acıklı hale getirmiş. İşte bu yüzden kitabın ismi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.
Bu arada kitabın konusu kısmen Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sına benziyor. Bir ipucu daha size.
Velhasıl kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
4 beğen · 2 yorum
Kübra yürekseven (@kubrayurekseven)
Zweig sevdiğim yazarlardan , özellikle hayatı beni çok etkilemişti. Satranç isimli kitabının yazimindan sonra yapılan eziyete dayanamayıp eşiyle intihar etmis. Diğer eserlerini de okumanızı tavsiye ederim .
11.10.18 beğen 1 cevap
okunmuş kütüphane (@okunmuskutuphane)
hazin son gerçekten hazin olmuş. satranç ve bir kadının yaşamından 24 saati de okumuştum ;)
11.10.18 beğen cevap

Artemis

@artemis

Biraz Hayranlık, Biraz Sinir
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nu yazarken Stefan Zweig'ın ruh halini ve bilgi birikimini çok merak ediyorum. Çünkü beni şaşırtan şey kadınların erkeklerden daha duygusal olduğunu varsayarsak bu adamın bir kadının küçücük bir ışık bile göremediği aşkını nasıl bu kadar muazzam anlatabildiği... Duygusal bir kadınım ve bana aşkın ne olduğunu veya aşk hakkında ne düşündüğümü sorsanız kurabileceğim iki üç cümleden başka bir şey bulamazsınız. Ama bu kitap, bu kitap bir kadının aşkını hayatınızda okuyabileceğiniz en anlamlı ve ayakta alkışlanacak cümlelerle size sunuyor. Ve bunu sadece 62 sayfaya sığdırıyor...

Kitabı okurken R.'nin yanına gitmek ve onu yakasından silkelemek istedim. Böyle bir şansım olsaydı ona, "Nasıl bu kadar kör olabiliyorsun, be adam," derdim. Çünkü bana kalırsa bu adamın kalp gözü kör olmuş. Her zaman çevresinde küçük bir umut arayan ve birkaç gün bile olsa zaman geçirdiği o duygusal kadını her defasında nasıl unutabiliyor? Kitapta beni sinir eden şey tek R. de değil. Mektubu yazan kadının bir adama çocuklugundan itibaren duyduğu derin bir aşkın, (Stefan Zweig öyle bir anlatmış ki, keşke aşktan daha kudretli bir kelime bilseydim ve yazsaydım diyorum) bağlılığın nasıl esiri oldugunu anlayamıyorum. Eğer o kadının yanında olsaydım ona (evet, çok klişe ama doğru) "Sen daha iyilerine layıksın," derdim.

Elimde olsa kitaptaki bütün cümlelerin altını çizerdim. Öyle ki kitabın her cümlesi kalbimde küçük hazlara ve kıpırtılara yol açmış ve bana böyle bir aşkın olabileceğini öğretmiştir. Buradan Stefan Zweig'in kalemini öpüyorum. O şimdi neredeyse umarım kelimelerle cambaz gibi oynama şansı vardır. Çünkü bu adam hep yazmalı!

"Mekubun başında tek bir hitap vardır: 'Sana, beni asla tanımamış olan sana.' Kadın büyük tutkusunu hep bir 'bilinmeyen' olarak, tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde 'taraflar' değil, sadece tek bir 'taraf' vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?"
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi
4 beğen · 1 yorum
gülşah (@gulsah852)
Malesef hiç bir zaman onun değerli kitaplarını okuma şansımız olmayacak çünkü kendisi karıyısla birlikte intihar etmiştir.
14.09.18 beğen cevap

Thranduil

@thranduil

Kitabı bitirdikten sonra okuyucunun aklında oluşan ve cevap vermesi gereken bir soru meydana geliyor. "Bu bir aşk hikayesi mi?" Kitabı beğenme, kitaptan alınan tat, yapılan incelemeler, eleştiriler hep bu sorunun cevabıyla ilgili. Ve benim için bu sorunun cevabı hayır. Kaldı ki bunu sadece karşılıksız oluşundan ötürü de düşünüyor değilim. Bence burada ele alınan kadının, kişilik bozukluğu sorunu var. Aşıktan çok, takıntılı, saplantılı bir kadının öyküsü gibi. Çünkü fedakarlık bir kenara sağlıksız fikirlere sahip. Kendini tamamen birine adamış, onun kölesi olmaya hazır, "Tanrıya değil sana inanıyorum," diyecek kadar sadece biri için var olan sorunlu bir kadın.
Kesinlikle kadın için üzülüyorsunuz ve adama kızıyorsunuz çünkü onu hiç görmedi. Ama kadının bu kölevari ruh hali, başkası için yaşayışı, onun gölgesinde kalışı ve iyi bir yaşamı bile "senin için özgür kalmak istedim," deyip reddedecek kadar aşırılıkları, hüzünlüden çok rahatsız ediciydi demem gerekiyor.
Buna "gerçek aşk" denilmesi beni kızdırıyor. Çünkü yüzleri hatırlamayacak kadar fazla kadınla birlikte olan bir adam var, bir de adı bile bilinmeyen, gölgede yitip giden, kenarda acı çeken ve bundan bile haz alan saplantılı bir kadın var. Hepsi bu.
Kitap hüzünlüydü, söylemeliyim. Kadın yalnızdı çünkü. Ve her şeye rağmen saygıyı hak eden bir duruşu da var denebilir. Edebi dili kitabı zevkle okutuyordu. Ve çizilen kadın portresini beğenmesem de psikolojisinin iyi yansıtıldığı gerçek. Kitap size dokunuyor bir şekilde. Yine de hayır, bir aşk değil bu. Hatta bana sorarsanız karşılıksız aşk diye bir şey zaten olmaz ki bu kitap da güzel bir örneği olsa gerek.
13 beğen · 4 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Ben de okumuştum kitabı. Çok güzel bir inceleme olmuş. Emeğinize sağlık. Kitapla ilgili düşüncelerinize katılıyorum. Yerinde tespitler...Ben incelememde kitaptaki gerçeği bu kadar yansıtamamıştım. Tebrik ediyorum sizi @thranduil.
08.05.18 beğen 3 cevap
Ayşenur Kıvanç Üstüntaş (@aysenurkivancustuntas)
Gerçekten şahane olmuş. Kesinlikle bu bir aşk hikayesi değil. Eminim Zweig'in de anlatmaya çalıştığı kadının psikolojisi ve saplantılı ruh haliydi. Zaten Zweig ruh tahlillerinde bana göre en iyi yazardır. Özeldir. Onu gerçekten anladığımızı bilse ne güzel olurdu...
06.10.18 beğen 1 cevap
Cihan Yıldız (@cihanyildiz)
Kimileri için aşk, tutkudur. Tutku o kadar büyük olabilir ki kişinin gururunu ve hatta hayatını yok edebilir. Karakterimizin de bu derecede büyük bir tutkusu vardı. Bu anlatılana kimileri aşk der kimileri başka bir şey. Bence buna takılmamak gerekiyor. Asıl değinilmesi gereken konu Stefan Zweig'in duyguları kaleme almadaki başarısı. Ben hisleri bu kadar iyi yazıya döken birine hiç denk gelemedim. Her kitabını yaşayarak okuyorum. Diğer kitaplarını da okumanızı tavsiye ederim, benim favorim Amok Koşucusu'dur.
06.10.18 beğen cevap

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - S41

Fakat sen şimdi bana belki de çocuğu nasıl böyle bir lüks içinde yetiştirebildiğimi, ona seçkinlerin dünyasına özgü bu aydınlık ve neşeli hayatı nasıl sağlayabildiğimi soruyorsundur. Sevgilim, sana karanlıkların içinden sesleniyorum; utanç duymuyorum, bunu sana söylemek istiyorum, fakat sakın korkma sevgilim -kendimi sattım. Tam olarak sokak kızı veya fahişe diye nitelendirilenlerden olmadım, ama kendimi sattım. engin erkek arkadaşlarım, zengin sevgililerim oldu; önce ben onları aradım, daha sonra onlar beni aradılar; çünkü - bilmem farkına vardın mı hiç? - çok güzeldim. Kendimi verdiğim her erkek bana bağlanıyordu, hepsi de bana teşekkür ettiler, bana bağlandılar, beni sevdiler -yalnızca sen, evet sevgilim, yalnızca sen beni sevmedin!
Ayşe Yılmaz tarafından eklenmiştir.

Dünyalı

@dunyaliperizan

Ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölmezdim.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
16 beğen · 0 yorum

Gül Rana Soydan

@glranasoydan

Zamanla herkesin sende hissettiği bir şeyi ben bilinçaltımda algılamıştım, sen ikili bir hayat yaşıyordun, bir yönüyle aydınlık,tamamen dünyaya açık bir yüzey, öteki yönüyle ise çok karanlık ve sadece senin bildiğin bir yüzey –bu dipsiz derinliklerdeki ikili yapıyı, senin varlığının sırrını ben, yani daha on üç yaşında olan çocuk, sihirli bir çekim gücünün etkisiyle daha ilk bakışta hissetmiştim.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Beyaz_Gece

@beyazgece0

... Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Dünyalı

@dunyaliperizan

Sen yine benliğinin bütün o açık ve yürekten sıcaklığıyla benimle konuştun ve yine bana hiçbir mahrem soru sormadın, ben olan kişiye tamamen meraksızdın. Bana adımı, nerede oturduğumu sormadın: senin için tekrar yalnızca serüvendim, adsız olandım, unutuşun sisleri arasında bütünüyle eriyip giden ateşli saatlerdim.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

Gül Rana Soydan

@glranasoydan

Henüz tanışmamamıza rağmen, bütün akşam boyunca elimde olmadan seni düşündüm. Benim yalnızca bir düzine kadar ucuz, eskimiş karton ciltli kitabım vardı, onları her şeyden çok severdim ve hep yeniden okurdum. Ve şimdi bütün bu harika kitapların sahibi ve okuru olan, bu dillerin hepsini bilen, bunca zengin ve aynı zamanda da bunca bilgili biri acaba nasıl bir insandır, sorusu kafamı kurcalıyordu. İç dünyamda olağanüstü denilebilecek, derin bir saygı, bu kadar çok kitabın varlığı düşüncesiyle birleşmişti. Kafamda senin resmini çizmeye çalıştım: O resimde gözlüklü, uzun beyaz sakallı yaşlı bir adamdın, bizim coğrafya öğretmenimize benziyordun, sadece ondan çok daha iyi,
güzel ve yumuşak başlı biriydin –seni kafamda yaşlı bir adam olarak canlandırdığım halde, nasıl olup
da daha en baştan aynı zamanda yakışıklı olman gerektiğine bunca inanmış olduğumu bilemiyorum. O
gece ve daha tanımadan, hayatımda ilk defa olmak üzere, senin hayalini kurmuştum.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
231
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Okunan En İyi Aşk Kitapları
Bazen gülümseten, bazen ağlatan, bazense imrendiren duygu yüklü aşk hikayeleri, tüm zamanların en iyi aşk kitapları listesind...
127
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
253
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
11
KİTAP
En Romantik Dünya Aşk Klasikleri
Aşk kitapları klasiklerden okunur. En derin, en romantik klasik aşk kitapları bu listede. Eğer romantizmi iliklerinize kadar ...

Okurseel

@okurseel

Bookstgram hesabım: o.k.u.r.s.e.l

Bilinmeyen birinin küçük yaştan beri sevdiği adama karşılık yazdığı mektuplardan oluşmakta.Bu yüzden kitabın ismi bilinmeyen bir kadının mektubu diye geçiyor.
Kitap çok güzel okumalısınız.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
20 beğeni · 4 yorum
Özge (@minimalistkitaplik)
Stefan Zweig'tan en sevdiğim kitap
08.09.18 beğen cevap
Balık (@balikadam)
Satrançtan sonra bu kitap biraz düşük kaldı benim gözümde
08.09.18 beğen cevap

Berika

@berika

Ama sevgilim, kendimi ne zaman sende bütünüyle ve sonrasız olarak yitirdiğimi hala gününe ve saatine kadar hatırlıyorum
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum

Ilgın Güner

@ilginguner

Günün birinde size bir posta geldiğini düşünün.Bir zarf ve içinde de bir mektup.Bilinmeyen kişiden gelen bu mektubun içinde,o kişi size olan aşkını anlatmış.Yıllar süren sevdasını ve özlemini,sizin için göze aldığı riskleri.Aynen ‘Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’ndaki gibi okuduğunuzda o kişi hayatını yitirmiş ve siz onu çok kez görmenize rağmen hatırlayamıyorsunuz.

Kitabı okuduktan sonra düşünceleriniz ve ruh haliniz nasıl olurdu?

Ben kesinlikle büyük bir pişmanlık hissederdim.Onun beni sevdiği yıllar boyunca nasıl bu kadar kör davrandığımı ve nerelerde yanlış yaptığımı düşünürdüm.O andan itibaren hayatımı tamamen değiştirmeye gayret ederdim.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 7 yorum
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Ruhuna el fatiha hayata devam 😂
24.08.18 beğen cevap
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Huzun olabilir ama ölmüş gitmis ne anlami kalir dunya fani ölüm ani😁
24.08.18 beğen cevap
Orhun Şentürk (@orhunsenturk)
Senin daha önünde uzun yıllar var:) ölümle değil de yaşamla ilgilenmemiz lazım hala gençken.
24.08.18 beğen 2 cevap

🌸🌸🌸🌸

@missturkmen

yine içime dokunmayı başarabilen kitaplardan biri
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğeni · 0 yorum

mesude çoban

@mesudecoban

'Sana, beni asla tanımamış olan sana...'
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
22 beğeni · 4 yorum
fatma nur çoban (@fatmanurcoban)
Ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez..
15.07.18 beğen 1 cevap
ramazan senir (@ramazansenir)
Harika bir hikayeydi beni çok etkiledi
15.07.18 beğen 1 cevap
edaa (@edalii)
Kitap koridor yayinlarindan mi??
16.07.18 beğen cevap