ara

Leyla'nın Evi

Leyla'nın Evi Konusu, Özeti ve Türleri

Leyla'nın Evi
Yayınevi: Doğan Kitap
ISBN: 9786050906486
Sayfa: 284 sayfa
Basım Tarihi: 1970
Boğaziçi'nde Bosnalılar Yalısı'nda doğup büyümüş paşa torunu Leyla Hanım, yalının yeni sahibi Ömer Cevheroğlu tarafından sokağa atılır ve mahallenin çocuklarından gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekâr evine sığınmak zorunda kalır. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adı"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmış, hip-hop tarzı müzik yaparak "yırtmaya" uğraşan bir Almancı kızıdır.

Leyla Hanım, yalının yeni sahipleriyle görüşmeye çalıştığı bir gün, Ömer Bey'in babası, Kadızade Konağı'nın emektar vekilharcı, dört kuşaktır konaklarda hizmetkârlık yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanışır.

Her biri ayrı bir dünyadan gelen bu insanların hayatlarının kesişmesi, onları hem kendilerini hem de birbirlerini değiştirecekleri, kimi zaman acılı kimi zaman eğlenceli bir sürece sokacaktır.

Leyla'nın Evi, bir yanıyla da "ev" üstüne bir roman: "Çünkü imparatorluk yıkılırken bütün Osmanlı tebaası acı çekti ve herkes birbirinin evine yerleşti."
(Tanıtım Bülteninden)
Leyla'nın Evi kitabı Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde yer almaktadır.
Bu kitap için henüz resim eklenmedi.

Leyla'nın Evi - s41

Çekmecelerdeki lavanta kokan muslin çamaşırlarını karıştıran hoyrat kıllı eller onu sadece evinden, yuvasından değil ailesinden de koparıp sokağa atmıştı.
Sonay Çalışkan tarafından eklenmiştir.
378
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
732
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
300
KİTAP
Tavsiye Ettiğim Kitaplar
Kitap tavsiyesi arayanlar buraya! Herhangi bir kitap türüne bağlı kalmaksızın beğenerek okuduğumuz ve herkesin okumasını tavs...
191
KİTAP
Zaman kaybı olan kitaplar
Bitse de kurtulsam dediğiniz, okuduktan sonra kendinize bir şey katmadığını düşündüğünüz, zamanımı keşke başka bir kitaba ver...
18
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Zülfü Livaneli Kitapları
Kitapları 10'dan fazla dile çevrilen, müzisyen, yazar, politikacı, senarist ve yönetmen olan Zülfü Livaneli'nin mutlaka okunm...

Murat Ciman

@MuratCiman

Okurken, kendimi içinde bulduğum, karakterlerle yakın hatta yanlarındaymış gibi hissettiğim romanlardan. Kapağı gibi sıcacık, kendi halinde bir İstanbul romanı yazmış Livaneli.

Üç farklı insanın hikayesini anlatıp onları bir araya getirir. Baş karakter Leyla hanım tam bir eski İstanbul hanımı. Toplumdan dışlanmış bir hayat yaşar. Bunun nedeni gayrimüslim bir babadan olduğu içindir. Annesi ölünce dedesinin felç geçirmesine sebep olduğu için onu suçlarlar bu durumdan. Leyla evde dadısıyla kendi dünyasındadır. Yıllardır oturduğu ve mirasçısı olduğu yalıdan, yeni sahipleri tarafından çıkarılır. Onun için bir deli raporu bile çıkarmaya vardırırlar işi. Çıkmaz istemez, elinde bavuluyla kapıda bekler. Açıkçası o hali çok içime oturmuştu.

Sonrasında Leyla'nın eski hizmetkarının oğlu gazeteci Yusuf'un dikkatini çeker bu durum. Yusuf bakar içinden çıkamaz ve Leyla'yı alıp kendi evine Cihangir'e götürür. Hayatında kendi muhitinden bile belki hiç çıkmayan Leyla için Cihangir bambaşka bir dünyadır.

Ve romanın çarpıcı diğer karakteri Yusuf'un sevgilisi Rukiye nam-ı diğer Roxy'e geliyoruz. Almanya da büyüyen türk kızı Roxy'nin iki ülkede de dışlandığını görüyoruz. Almanya da Türk diye dışlanırken, Türkiye'de de "Almancı" diye bakılır. Ailesel sorunları onu küçük yaşta porno sektörüne iter. Roxy'nin içinde ise müzik vardır. Hip hop müziğine gönül veren Roxy zamanla kendi müziğini yapmaya başlar.

Yusuf Leyla'yı alıp evine getirdiği zaman Roxy hiç hoşlanmaz bu durumdan. Küçücük evlerine kendileri zor sığarken birde tanımadığı yaşlı bir kadını getirdi diye söylenip durur. Tabi diğer odadan Leyla bu sözleri, aşağılamaları, yer yer hakaretleri işitir uzun bir süre.
Sonrasında bir gün Roxy klavyede müzikle uğraşırken Leyla odasından çıkar ve ona yanlış yaptığı noktayı gösterir. Roxy çok şaşırır kadına ve müzik sayesinde aralarındaki o duvar yıkılır. Yaptıkları ve söylediklerinden utanır, çok sever tanıdıkça Leylayı. Sanki küçük bir aile olurlar. Sonrasında Leyla onların hep yanlarında olur, çok sevdiği evine kavuşur. Roxy hamile kalır, Rukiye ismine geri döner. Bu kitabın belki de en önemli yanıdır. Roxy'nin çocuğuna iyi bir anne olma çabası güzel gelir bize. Ve bebekleri doğduğunda adını Leyla koyarlar.

Beni Leyla karakteri çok etkilemişti. Hep büyüklerimiz "sizde yaşlanacaksınız" derler ara ara. Evet yaşlandığımda Leyla gibi olmayı isterim ben. İnsanlara hoşgörü ile yaklaşmayı, aşina olmadığı bir yere bile alışabilmeyi, sevgi ve kibarlıkla çevresindeki insanları mutlu etmeyi ve bunu yapabilen bir yaşlı olmayı gösterdi bana. Kitapta beni etkileyen en önemli unsur bu durumdu. Leyla'nın o naif ve anlayışlı hali sayesinde bu üç insan aile gibi sıcacık bir dostluğa kavuştular.

Eleştirdiğim bir nokta oldu, oda benimde müziğe düşkün olduğumdan dolayı gözüme battı resmen. Livaneli Roxy'nin müzikal ruhunu, hip hop sevgisini anlatırken basite kaçmış sanki. Almanya'da büyüyen ve bu müziğe gönül veren birinin bu denli basit ve popüler müzikleri dinleyeceğini sanmıyorum. En azından ben Roxy olsam onları değil, şunları şunları dinlerdim kesin dedim sürekli okurken. Onun dışında çok fazla eleştirilecek yanı yok bu şahane kitabın.

Ben dizi veya film olarak görebiliriz bu kitabı derken, izleyicilerden tam not alan başarılı bir tiyatro uyarlaması oldu. Geçen sene trafik kazasında kaybettiğimiz Onur Bayraktar'ı aklımıza getirecek aynı zamanda.

Güzel, hüzünlü bir romandır. Livaneli okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.
Leyla'nın Evi
kitaba 10 verdi
1 beğen · 1 yorum
FULYA GÜN (@fulya-gun)
Çok yararlı ve samimiydi.İnceleme için teşekkür ederim :)
28.05.15 beğen cevap
Bir Osmanlı'dan Cumhuriet'e Geçiş Romanı
Leyla'nın Evi romanı kimilerince sıradan, kimilerince rezalet kimilerince ise enfes bir hikaye barındırır içinde. Şimdi şunu diyebilirsiniz: "Bu romanda birden fazla hikaye var." Haklısınız ilk bakışta öyle gibi duruyor ama genel çerçevede bakıldığında tüm hikayeler aynı aslında. Kimisinin ait olmadığı bir hayata isyanı anlatıyor kitapta, kimisinin artık ait olmadığı bir eve olan tutkusu, kimisinin artık kendisine ait olmayan bir evlada olan kızgınlığı, kimisinin de ait olmak istemediği bir babaya olan saygıyla karışmış nefreti, kimisinin ise ait olmak istediği kadına olan şefkati... Roman aslında aidiyet duygusunu işliyor. Hepimizin geçmişinde unutmaya veya unutmamaya çalıştığı, yaşadığı zaman diliminde uğruna savaştığı veya görmeden geldiği, geleceğinde yaşamaktan korktuğu duyguyu veya yaşamak için can attığı yani ait olma, ait olmama, ait olamama (adına her ne derseniz artık) duygusunu bize hem en acı hem de en tatlı şekilde hissettiriyor Zülfü Livaneli.

İnsanlığın acımasızlığı ve acınacak halleri aynı cümlede yer bulabilmiş kendine. Sadece bir virgül var arada. Anlatım her ne kadar sade gibi görünse de bir o kadar karmaşık. Bir önceki paragraf ile sonraki paragraf arasında çok farklı olaylar anlatılmış. Bu durum da anlatımı daha leziz hale getirmiş diyebilirim. Kitabın sonunu tahmin etmeniz sona yaklaştıkça kolaylaşıyor. Tabii ki bunda Ali Yekta Bey’in hakkını yememek gerekiyor. Kitap Leyla (Büyük Hanım) ve Roxy-Yusuf üzerine yoğunlaşmış ibi görünse de bence kitabın en sağlam karakteri Ali Yekta Bey idi. Geçmişi ile geleceği arasında sıkışmış, büyük hayalleri ve büyük hayal kırıklıklarına sahip bir karakter olarak aslında romanın bitiş imzanı o atmış.

Osmanlı ile Cumhuriyet geçişindeki sancılı süreci başarıyla anlatmış olsa da karşı devrimcilerin (Atatürk karşıtları – kula kulcular) görüşleri daha baskın verilmiş ya da bana öyle geldi bilemiyorum. Eğer bu kitabı başkası yazsaydı sanırım kitaba daha art niyetli yaklaşırdım.

Sona erdiğinde keşke bira daha uzun olsaydı diyeceğini türde bir kitaptı. Sanırım yılda bir defa okunabilecek, derdini okuyucuya başarıyla aktarabilmiş Serenad’dan sonra Z. Livaneli’nin en başarılı kitabı budur diyebilirim. İyi okumalar…
Leyla'nın Evi
kitaba 9 verdi
5 beğen · 0 yorum

nazlıydın hanım

@mavicemavinin

F-İ-Y-A-S-K-O
SON ADA livaneli ile tanışma kitabım oldu... okuyalı yıllar oldu, tadı hala damağımdadır. bende hoş bir anı bırakmıştır... Livaneli'nin orhan pamuk'tan daha iyi bir yazar olduğunu göstermiştir... şimdi bazıları bana kızacak, ama gerçek bu...

livaneli'deki hikayecilik ve anlatım orhan pamuk'ta yok... masumiyet müzesi zaman kaybı gibi kalıyordu son ada'nın yanında...

SERENAD tek anlamıyla muhteşemdi... aşkı, savaşı,hüznü,ayrılığı iliklerime kadar hissettim.. kitap nasıl bitti anlamadım... su gibi aktı gitti...

KARDEŞİMİN HİKAYESİ bu kitap için fuar'da nasıl heyecanla beklediğimi hatırlıyorum... konusu beni heyacanladırmıştı.. ama sonrası...
f-i-y-a-s-k-o...

LEYLA'NIN EVİ boşa zaman kaybı... zamanı bol olanların ve ağır kitaplardan sıkılanların okuyabileceği bir kitap ne yazık ki...
Seçici okurların okuyabileceği bir kitap değil.. verdiği mesajlar güzel... bunun dışında özelliği yok... vasatın altında ne yazık ki... keşke livaneli bunu roman olarak yayımlamayıp, direkt film yapsaydı o zaman çok güzel olurdu...

son kitabını okuma fırsatını bulamadım henüz...
Leyla'nın Evi
kitaba 1 verdi
1 beğen · 0 yorum

Burcu Ünlü

@burcu-unlu

Livaneli’nin okuduğum yedinci kitabıydı Leyla’nın evi. Kalemini sevdiğim bir yazar. Sanırım yazarın kalemine alışınca okuması daha bir kolay oluyor.

Kitapta farklı farklı yaşamlara yer verilmiş. Fakat kaderleri ortak bir noktada birleşiyor. Bir Osmanlı Hanımefendisi olan Leyla’nın evinden yasal olmayan yollarla dışarı atılmasını ve onun hayata tutunma çabalarını okuyarak başlıyorsunuz romana. Daha sonrasında Roxy çıkıyor karşınıza. Eski ve yeni hayatlar usta bir kalem tarafından harmanlanıyor. Kitapta Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşanan sancılı hayattan Cumhuriyet’e geçişede yer veriliyor. Ama kesinlikle bir tarih kitabında yer alan detaylar yok elbette.

Livaneli’nin kalemi bana çok yumuşak ve naif gelir. Zorlamaz fakat her kitabından mutlaka bir seyler öğrenirsiniz. Betimlemeleri harikadır ki bu kitapta da öyleydi. Leyla’ya üzüldüm, Roxy’i çoğu zaman anladım ve Hip-Hop’çuları sevdim bu kitapla. 😂 Ufak bir Türk filmi tadı verdi bana. Puanlayacak olursam on üzerinden altı verebilirim. 😊 Kitapla kalın. 📚
Leyla'nın Evi
kitaba 6 verdi
3 beğen · 1 yorum
Semih Kıran (@semihkiran)
Cevremde bazi arkadaslar cok tavsiye ediyor ama kitap almaya gidince elim hic gitmiyor merakda ediyorum aslinda ama nedendir bilmem bir turlu alipta okuyasim gelmiyor
13.10.17 beğen cevap

Şule

@sule10

Bir ev sadece barınma ihtiyacımızı değil aynı zamanda bizim çocukluğumuzu,gençliğimizi,ruhumuzda iz bırakan anılarımızı taşır..bir ev eşyalarıyla,duvarlarıyla bizden bir parça taşır ve daha bir çok hikayeyi içinde barındırır.Leyla'nın Evi bize duygusal öğelerle birlikte geçmişe,tarihimize bakma olanağı da sağlayan muhteşem bir kitap.Mübadeleler,göçler ve ülkelerdeki bu değişiklikler yüzünden insanların tarih boyunca neler çektiğine şahit olabileceğimiz bir konuyu roman haline getirmiş yazar..sade ve etkileyici dilinden dolayı kitabın nasıl bittiğini anlayamadım..sadece göçler değil tabi ki bir de hepimizi özendirecek boyutta büyük bir sevdanın öyküsüyle kitap okuyucuyu etkisi altına almayı başarıyor..bütün övgüleri hak eden ve sevebileceğinizi düşündüğüm bir roman.Zülfü Livaneli işte,başka söze gerek yok,okuyun ,okutturun..
Leyla'nın Evi
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum

Sena Taylan

@sena-taylan

Şairlerin dediği gibi, "Paris güzel bir salon,Londra güzel bir park,Berlin güzel bir kışla ama İstanbul güzel bir şehir"di.
Leyla'nın Evi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Sena Taylan

@sena-taylan

Çoğu kişi İstanbul Boğazı'nı yazın sever, ben kışına vurgunum.
Leyla'nın Evi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum

Melike Ince

@melikeincebbb

İnsanoğlunun kendi ihtiraslarının bir hapishane hücresinden daha korkunç bir esaret olduğunu anlamıştı
Leyla'nın Evi
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum

Sena Taylan

@sena-taylan

O gün Yusuf bütün cesaretini toplayıp bunları kibar bir dille Leyla'ya sordu. Niye üzüldüğünü anlamak istedi. Leyla Hanım bir ağacı göstererek,"Bak Yusuf"dedi, "erik ne kadar da büyümüş. Buraya dikildiği günü sen hatırlarsın. Nasıl da cılız bir fidandı. Şimdi bak,nerelere uzanmış."
Leyla'nın Evi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

sibel murat

@sibel-murat

Çünkü pek yaşlı sayılmasam da insan kalbini tanıyacak kadar değişik olaylar geçti başımdan.
Leyla'nın Evi
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

8.5/10
263 oy
Sence kaç puan almalı?
0