ara

Heba

Heba Konusu ve Özeti

Heba
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750511585
Sayfa: 308 sayfa
Basım Tarihi: 2013
İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Nebileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazenhenüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağıaklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen deetrafımızda olup biten, bizim fark edemediğimiz meçhul bir şey deler.İşte o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama dışarısı görünür.Hakikat oradan gerçekte olduğu gibi görünmez tabii; uykunun sisi yüzünden, kendisinin biraz berisinde yahut gerisinde görünür.Sise benzemeyen tuhaf bir sisin içindeydi şehir. On dokuzuncu katın hizasında ben gerçeğim diyen bir güvercin kanat çırpıyordu. Binnaz Hanım'ın tombul elleri vardı. Ucu bucağı görünmeyen bir boşluğa düştü Ziya. Hışır hışır öten naylon şeritler. Te ilerde Suriye! Kaldır başını! Huoop! Yüzü çilli bir çocukluk. Efil efil tüten bir pişmanlık.Hiç işte, hiçbir şey olmadı. Şikâyetçi misin? Değilim Komutanım.Kolonya, limontuzu ve su. Bakma öyle karanlıkta Mensur. Aynalıkahve. Güzel Nefise. Kim o uzaktaki adam? Tufana emanet bir dünya.Her kötülük, bir iyiliğin içine akıyor işte...Heba, göz gözü görmez insafsızlığın, doğruya benzemeye muvaffak olan yalanın, utanmazlığın, lincin, kıstırılmışlığın romanı.Edebiyatın kirişlerini çatlatan büyük bir yazardan yalnızlığın, pişmanlığın, askerliğin, heder olmuş bir ömrün romanı. İpek kadar yumuşak ve ipek kadar sağlam.Sadık okurları için yeni keşifler sunacak, yeni tanışanları sadıkokurlara dönüştürecek bir Hasan Ali Toptaş romanı...

Gürcan Öztürk

@gurcanozturk

"Heba" Hasan Ali Toptaş'ın son romanı. Derinlikli, ince işlenmiş, kendisini kolay açmayan bir metin. 308 sayfada noktalanan 7 bölümden oluşan bir iç muhasebenin kitabı. Ana Karakter Ziya’nın 42 yıl önce öldürdüğü küçük bir kuş yüzünden çektiği vicdan azabı etrafında şekillenen ve yer yer geçmiş, yer yer günümüze dönük anlatılan hikayesi. Kitap; şehir ve kır yaşantısının çıkmazlarına dokunurken, Suriye sınırında büyük fedakarlıklar ve zorluklarla geçirilmiş bir askerlik ve burada ölümsüzleşen bir dostluğun öyküsü aynı zamanda.

Toptaş bu noktadan bakıldığında karakter sahibi bir eser ortaya koymuş, zira her bir bölümde anlatılan olayların kendi içinde bir duruşu ve tavrı var. Olaylar geçmiş, bugün ve gelecek zinciriyle birbirine başarılı bir şekilde bağlanmış. Bölümlere kısaca değinmek gerekirse: Toptaş okuyucuyu "Anahtar" başlıklı bölümle karşılıyor. Bu bölümde Ana karakter Ziya’nın şehir hayatı karşısındaki isyanına, bıkmışlığına, ayrılma arzusuna şahitlik ederken ev sahibesi Binnaz Hanım’ın hikayelerini okuyup yazarın okura verdiği anahtarla metnin gizleri kurcalanmaya başlanıyor.

"Rüya" başlığını taşıyan ikinci bölümde ise yazar okuyucuyu Ziya’nın çocukluk yıllarına, yakın dostlarına ve ailesine bir rüya aracılığıyla götürüyor. Bu bölümde okur Ziya’nın karakteristik özelliklerini derinlemesine analiz etme fırsatını elde ederken 42 yıl boyunca peşini bırakmayan kuş simgesiyle tanışıyor ve Ziya’yı psikolojik olarak önemli bir şekilde yaralayan bu olayın hikayesini öğreniyor.

105. sayfada başlayan "Huzur" isimli bölümde Ziya’nın en yakın arkadaşı Kenan’ın köyüne olan yolculuğu, şehir hayatından sonra köy hayatı karşısındaki tepkisi,yaşadığı büyük kayıp ve bunun ruhunda açtığı yaralar ustaca bir anlatım ve kusursuz betimlemeler eşliğinde aktarılıyor. Bu bölümde ana karakterin buhranları, kalbinin üzerinden eksik olmayan kara bulutlardan kurtulmak için verdiği sessiz mücadele aracılığıyla günümüz kent insanının sıradanlaşan ve tekdüzeleşen yaşantısına da güzel göndermelerde bulunuluyor.

"Yazıköy" başlıklı bölümde isminden de anlaşılacağı üzere Ziya’nın bundan sonrası için yaşamaya karar verdiği Kenan’ın köyü işleniyor. Hikayenin düğümlenme ve çözümlenme sürecinde etki edecek karakterler yavaş yavaş okurun ilgisine sunulurken köy ve kent yaşamı arasındaki derin farklılıklar, toplumsal yapıdaki zıtlıklar belirgin bir şekilde sergilenmeye başlanıyor. Yazar bu bölümlerde tarafını belli etmeye başlıyor.

147. sayfada başlayan "Sınır" bölümünde Ziya ve Kenan’ın dostluğunun başlangıcına götürüyor yazar okuyucuyu. Ziya ile Kenan dostluğu üzerinden geçmiş ve günümüz dostluklarını sorgulatıyor. Dostluk kavramının geçirdiği dönüşümü, eksilenlerini, bünyesine katıp getirdiklerini oldukça güzel bir olay örgüsü içinde yine kendine özgü büyüleyici betimlemeler eşliğinde aktarıyor. Ziya ve Kenan ikilisinin Suriye Sınırında geçen askerlikleri ve burada yaşadıkları acı tatlı olaylardan oluşan bu bölüm kitabın en kapsamlı ve en uzun kısmını oluşturuyor. Bu bölümü okurken Hakan Günday’ın Ziyan kitabını okumuş olan okuyucuların ilginç benzerlikler ve paralellikler keşfetmeleri muhtemel. Zira karakterin adının Ziya oluşu ve bölüm boyunca anlatılan olaylarda yazarın takındığı tavır iki metin arasındaki ilginç benzerliği açıkça belli ediyor. Bu bölümde Ayrıca yazarın Türkiye’de askerlik ve askerlik kurumunun ideolojisi üzerine söyledikleri ve vermek istediği mesajlar da kendisine yer buluyor.

"Minnet ve Fena" isimli son iki bölümde yazar okurunu geçmişten çıkartıp hikayenin tüm soru işaretleriyle birlikte günümüze getiriyor. Bu bölümlerde Kenan’ın köyüne yerleşmiş olan Ziya’nın şehirli düşünceleri ile küçük köylü insanının düşünce çekişmelerini inceliyor yazar. Yine bu bölümde Toptaş’ın kır ve kent yaşamını ne denli iyi bildiğini metinde izlediği yoldan ve çizdiği rotadan açıkça gözlemlemek mümkün.

Toptaş Hikayesini koşturabildiği kadar koşturuyor ve nabzın en yükseldiği noktada fişi çekip bırakıyor. Son derece başarılı bir anlatım, akıp giden bir üslupla kotarılmış olan "Heba" yazının başında da belirttiğim gibi kendisini kolay açmayan bir metin. Özenle işlenmiş dolayısıyla okurdan da özenle çözülmesi bekleniyor. Sıcak yaz günlerinde vicdan muhasebesi yapmak isteyenlerin ilgisine...

Gürcan Öztürk
Heba
kitaba 10 verdi
5 beğen · 0 yorum

Burcu Ünlü

@burcuunlu

#KitapYorumu ✍?
#KitapÇılgınlarıHasanAliToptaşOkuyor ?
#Etkinlik ?
#Heba ?

Herkese merhaba. ? Etkinlik kitabımı sonlandırmış bulunuyorum. Hasan Ali Toptaş kalemine aşık olduğum bir yazar. Tüm kitaplarını okuyup bitirmeme az kaldı. Sekizinci kitabım olan Heba hakkında birkaç sey söylemek istiyorum.

Söylemek istiyorum istemesine de, sizlerde de oluyor mu bilmiyorum, sevdiğim yazarların kitaplarını yorumlarken inanılmaz zorlanıyorum. ? Ne desem hep eksik bir seyler kalacakmış gibi hissediyorum. Neyse...

Hasan Ali Toptaş kesinlikle bir dil ve kurgu ustası. Fakat bu kitabı okuduktan sonra keske yazar bu kadar iyi yazmasaymış, keske edebiyat diye bir gerçeklik olmasaymış dedim. O kadar etkilendim ve o kadar dağıldım ki, bunu bizlere yapmaya hakkı yoktu. ? Yazarın harika bir dille bu kadar muhteşem bir hayal gücüyle bu denli titiz bir işçilikle dokuduğu kitaplarında insanda bıraktığı tat bir yerden sonra hayret verici bir hal alıyor sanırım. Yani en azından benim için durum böyle artık. ?

Şehrin keşmekeşinden belki de kendinden kaçıp, askerlik arkadaşının köyüne yerleşen Ziya’nın hayatından önemli kesitler okuyorsunuz. Peki bu kesitler sadece Ziya’ya mı ait sanıyorsunuz? Kesinlikle hayır. Bu kesitler Türkiye’de yaşayan 80 milyona ait. Heba, kesinlikle Türkiye’nin otobiyografik kitabı. Kitapta birçok bölüm mevcut fakat “Sınır” bölümü beni en çok etkileyen kısımdı. Sınır kaçakçılığı, sınırda nöbet tutmak, akıl sağlığını yitirmeleri, ilkel şartlarda askerlik yapmaya zorlanmaları, küçümseme, alay etme, kuralsızlık, adaletsizlik ne ararsanız mevcut bu bölümde. ? Ne çok heba olup giden hayat var, bu bölümde yüzleşiyorsunuz...

Sanırım fazla uzattım. Ama dedim ya ne yazsam hep bir seyler eksik kalıyor gibi. ? Hasan Ali Toptaş kıymetli bir yazar. Değerini bilelim, okuyalım, okutalım ve onu heba etmeyelim. Edebiyatla, sevgiyle kalın...
Heba
kitaba 10 verdi
10 beğen · 2 yorum
shitick (@shitick)
Cooook guzeldi
19.01.18 beğen cevap
turlim (@turlim369)
burcu hasan ali toptaş hiç okumadım ama hep olumlu yorumlar duyuyorum,okumak istiyorum sence en iyi kitabı hangisi
19.01.18 beğen cevap

1234

@ercandurak

Ben çok beğendim, anlatımı, diyalogların çok az olması tam benim aradığım bir tarz. Kitabı okurken harcanan emeği görmek gerekir. Bence yazarın emeği, cümleler üzerine yorduğu kafa es geçilmemeli. Her bölümde o kadar gerçek şeyler göreceksiniz ki evet ya doğru bu böyle diyeceksiniz. Özellikle sınır bölümünde yaşanan askerlik anıları, askerlik yapmış erkekler benim kuşağım ve önceleri anlatılanlar için çok doğru diyeceklerdir. Yeni nesilde askerlik hakkında pek bilgim yok, onlar nasıl değerlendirir bilemiyorum ama kitapta anlatılanların gerçek olma olasılığı -aşağı yukarı-yüksektir. Benim ilgimi çeken yada bana tuhaf gelen sadece bazı karakterlerin, özellikle köyde yaşayan bazı karakterlerin çok bilge konuşmalarıydı. Gerçekten o karakter mi konuşuyordu, yada yazar mı onu öyle konuşturuyordu bilemiyorum. Şunu demek istiyorum edebi açıdan böyle bir teknik var mı bilmiyorum, normalde bir köylünün bu kadar bilge konuşmaması gerekiyor, sadece köylü karakterleri için değil kitabın bazı yerlerinde diğer karakterlerde de bu durum dikkatimi çekti. Özetle kesinlikle okunmalı diyorum ve 308 sayfalık kitabı çar çabuk okuyacağınızı da düşünüyorum.
Heba
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Serdar Glmz

@serdarglmz

Bu adam bir deha
Varoluşçuluğun sınırlarını zorlayan Heba'da heba olan hayatlar işleniyor.
Bir çok politik-sosyolojik kitabın uğraşıp da anlatamayacaklarıyla baş başa bırakıyor okuyucusunu.Yaşamlarımızın karmakarışıklığı içinde aslında ne kadar sade olduğunu ya da tüm sadeliğine rağmen ne kadar karmaşık bağlarla birbirimize, yerlere ve olaylara bağlı olduğumuzu; yaşanmış-yaşanan-yaşanacak her şeyin nasıl da ilintili olduğunu çok sıradan bir karakter olan ziya üzerinden okuyoruz.
Bitirdiğimde göğsüme yumruk gibi oturdu.Anahtar sahibinin hikayesi ile başlayan sızı, kitabın sonuna kadar insanın yakasını bırakmıyor.Hasan Ali Toptaş gerçeği koyuveriyor kucağınıza her satırda.Anahtar sahibi olmanın, kutsalı-toprağı koruma hikayesinin, ödenemeyen borçların ve ödenen bedellerin hikayesi bu.
Heba
kitaba 9 verdi
6 beğen · 1 yorum
Rogojin (@rogojin)
Bu incelemeler çok iyi gerçekten
27.08.16 beğen cevap

Kalemistik

@kalemistik

Gene bilinmezlik ve varlıkla yokluk arasını anlatan bir Hasan Ali Toptaş kitabı. Şiirsel denilen anlatımının ise birkaç püf noktası var. İşte Hasan Ali'nin numaraları şunlardır:

1- İkilemeleri kullanarak anlatımı güçlendiriyor.
-Derin derin düşündü
-uzun mu uzun bir adamdı
2-Sanki ile biten hatta'lı cümleler kuruyor.
-Bakmamıştı da hatta gözleriyle yeni bir resim çizmişti sanki.
3- Gibi'li cümleler kuruyor.
-Fani cesetinden henüz kurtulmuş ruh gibiydim.

Hasan Ali edebiyatı bu tarz dil oyunlarından ibaret aslında.

Vesselam...
Heba
kitaba 7 verdi
1 beğen · 0 yorum

Heba - S41

Onun gitmesini bile beklemeden parayı ondan almış ve cikolata kutusunda biriktirdiğim öteki paraların yanına koymuştum...
Arif Boğaç tarafından eklenmiştir.

Quaf

@quaf

İyi görünmek için gerekli olan en önemli malzeme kötülük müdür bilemiyorum ama, şu yeryüzünde kötüler bazen iyilerden daha iyi görünebiliyorlar.
Heba
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Bu arada dikkat ettin mi bilmiyorum, teğmen öküz, bugün dayak atan komutan da hayvan diye bağırdı bana. Karargâhtaki subay da it dedi. Bu fukaralar insanı yüce, hayvanı da aşağılık bir şey sanıyorlar.
Heba
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

İyi görünmek için gerekli olan malzeme gerçekten kötülük müdür bilemiyorum ama, şu yeryüzünde kötüler bazen iyilerden daha iyi görünebiliyorlar.
Heba
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Kulağınıza küpe olsun, kuralsızlığı örtmek için kurallardan daha kalın bir örtü bulamazsınız, hayatınız boyunca işte şimdi yaptığımız gibi yapacaksınız, yoksa toplum denen çok kıçlı ve çok başlı gardiyan canınızı fena yakar, diye öğüt veriyordu.
Heba
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Kura; laf olsun padişahım diye yapılıyordu. Yani adet yerini bulsun da eratın kalbindeki adalet duygusunun kubbesi tamamlansın.
Heba
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
163
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
13
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Hasan Ali Toptaş Kitapları
Yazdığı roman, öykü ve şiirleriyle Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Hasan Ali Toptaş'ın en iyi kitapları l...

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Hasan Ali Toptaş
''Biliyorsun, her yemeğin farklı bir kaynama ritmi vardır; bulgur hanım-budu, hanım-budu, hanım-budu diye ses çıkarmalı mesela. Dolma ve sarma da, fakir-siki, fakir-siki fakir-siki diye. Ateşin ayarını tutturamaz da şayet bu yemeklere daha başka sesler çıkartırsan, imkânı yok iyi bir netice alamazsın.''
Heba
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum
8.7/10
55 oy
Sence kaç puan almalı?
0