ara

Beyaz Diş

White Fang

Beyaz Diş Konusu ve Özeti

Beyaz Diş
Kitapta, insanların yanında yaşamaya başlayan vahşi bir köpeğin ilk başlarda vahşileşmesi, kendi doğasını keşfetmesi ve sonra en son sahibinin sevgisi ve merhameti karşısında evcilleşmesini anlatılır.
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750721922
Sayfa: 197 sayfa
Basım Tarihi: 2005

Beyaz Diş Kitabı Hakkında Genel Bilgiler

1876 doğumlu John Griffith’in nam-ı diğer Jack London’un vahşi hayatı, hayatta kalma mücadelesini, doğa kanunlarını ve dostluğu anlattığı bu romanı İlk olarak 1906 yılının Mayıs ayından Ekim ayına kadar seri olarak bir dergide yayınlanmıştır. Eser sonra 1909 senesinden kitaplaştırılmıştır. Jack London Alaska’ya altın avına gittiği zaman zarfında yaşadığı ve gördüğü olaylardan esinlenerek Beyaz Diş kitabını yazmıştır.

Beyaz Diş Kitabının Konusu

Kitap kurt köpek kırması bir kurt yavrusunun annesinin yanından ayrıldıktan sonra insanların arasında yaşamını sürdürebilmek için yaptıklarını, içgüdüsel davranışlarını, zorlu doğa koşullarını, köpeğin cesaretini, dostluğunu, ve giderek evcilleşmesini anlatmaktadır.

Beyaz Diş Kitabının Özeti

Annesi ve babası da son derece mücadeleci ve vahşi olan köpek kurt kırması yavru kurt, sonra kendisini evcilleştirmeye çalışan ilk sahibi tarafından “Beyaz Diş” ismini alacaktır, bir gün yaşadığı mağarasından dışarıda gördüğü ışığı merak eder ve oraya doğru yürür. Orası insanların olduğu bir kamptır ve yavru kurt insanları tanımamaktadır. Annesinden öğrendiği gibi dürtüsel olarak Gri Kunduz denilen adama yaklaştığında hırlar. Gri kunduz buna kızar ve yavruya vurur. Yavrusunun ağlamasını duyan anne kurt Kiche de kampın olduğu alana gelir ve Gri Kunduz onu yakalayarak hapseder. Artık dişi kurt onun olmuştur.

Yavru kurta burada Beyaz Diş adını verirler. Beyaz diş burada insanlarla yaşamaya çalışmaktadır. Bu arada annesini başka ülkeye göndermişlerdir ve artık yavrunun daha güçlü olması gerekmektedir. Artık Beyaz Diş efendisine itaat etmesi gerektiğini öğrenmiştir.

Beyaz Diş sahibinin oğlunu bir saldırıda koruduğunda ekibinde en çok yemeği o yemeye başlamıştır. Bir süre sonra kampta kıtlık çıkar ve insanlar köpekleri öldürüp yemek zorunda kalırlar. Beyaz Diş buradan kaçmayı başarır. Vahiş doğada kendi başına kalarak tamamen vahşileşmeye başlar. O da avlanır, kendini korur, saldırır. Artık köpek değil tam bir kurt olmaya başlamıştır.

Kampına tekrar döndüğünde efendisi ile başka bir yere giderler. Burada Smith adında birisi Gri Kunduzu kandırarak Beyaz Diş’e sahip olur. Amacı onun vahşiliğinden yararlanıp onu dövüş köpeği yapmaktır. Beyaz Diş sahibinden onu bıraktığı için nefret eder. Ama Smith onu çok zorlayıp hep işkence ettiği için de sürekli ona kaçar. Smith ona bilerek işkence eder, onu daha çok kızdırır ve vahşiliğini arttırır.

Beyaz Diş kavgalarda Smith’e çok para kazandırır. Bütün kavgaları kazanır ve giderek daha güçlü ve vahşi olur. Kendi doğasını ve gücünü daha çok keşfeder Beyaz Diş. Vahşi hayata daha çok adapte olur.
Bir gün sahibinin ona kaybettiği bir kavga için çok fazla işkence ettiğini gören Scott köpeği ondan almak ister. Scott daha merhametli bir insandır. Smith ilk önceleri razı olmaz Beyaz Diş’i satmaya ama sonra ikna olur.

Beyaz Diş yeni sahibi ile onun evine gider. Fakat çok fazla yaralıdır. Scott’ın hem sevgisi hem de iyi bakımı ile Beyaz Diş toparlanır. İyileşir. Bir süre sonra Scott yer değiştirmek zorunda kalır. Ailesinin yanına gitmesi gerekir. Beyaz Diş sahibinin onu terkedeceğini düşünür ve ilk sahibinin onu terkettiği tecrübesiyle o da yeni sahibi Scott ile onun yeni evine gider.

Burada artık köpek olmaya, kendi öz doğasına geri döner. Evi korur, küçük hayvanlara saldırmamayı öğrenir. Bu evcilleşme hızla devam ederken Scott’ın eski düşmanlarından birisi hapisten kaçmış evine girmek için uğraşmaktadır. Beyaz Diş hemen adama saldırır, evini ve sahiplerini korumaya çalışır. Hırsızı yaralar ve etkisiz hale getirir fakat kendisi de tekrar çok feci yaralanır. Scott Beyaz Diş’in artık bu sefer yaşamayacağını düşünür fakat Beyaz Diş sahibine olan sevgisi ile yaşama tutunur.
Beyaz Diş kitabı Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar listesinde yer almaktadır.

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Kitap yazarın adını Beyaz Diş koyduğu bir kurt yavrusunun annesi ve babasından itibaren doğumundan itibaren yaşam öyküsünü ele alıyor. Kitabın ilk başlarında Beyaz Diş'in annesinin hayat hikayesi ile başlıyor ve Beyaz Diş'in doğumuna kadar da annesi ile devam ediyor. Beyaz Diş doğduktan sonra hikaye onun etrafında dönüyor. Hikaye dediğime bakmayın bir kurdun hikayesi neticede. Bazen monoton, bazen tehlikelerle dolu. Kitabın ortalarına doğru bu kitap nedir ya bir kurdun hayatını okuyorum dedim ve biraz sıkıldım. Ama sonradan hikaye kendine beni biraz sardı ve okumaya devam ettim ve bitirdim. Hikayenin her yerinde insan faktörünün muhakkak olduğunu düşünebilirsiniz ama öyle değil. İnsan, asıl karakterin yani Beyaz Diş'in yanında yardımcı bir karakter olarak bulunuyor. Beyaz Diş doğduktan sonra av maceralarına başlıyor. Daha sonra annesinin eskiden insanlarla birlikte yaşadığını ve sonradan yaban hayatına döndüğünü, Beyaz Diş'in de annesi ile birlikte insan hayatında nasıl yer aldığını(sonradan tek başına kalıyor), insanların kendisine yaptığı iyilikleri ve kötülükleri, av maceralarını anlatıyor. Hikaye genelde olayların değil de duyguların tasviri şeklinde yazılmış ve pek fazla konuşma yok. Ne de olsa bir kurdun hikayesi, konuşma olmaması normal. Ama en nihayetinde artık Beyaz Diş son sahibinin(kitapta Tanrı) yanında mutlu ve mesut bir şekilde hayatına devam ediyor ve kitap o şekilde sona eriyor. Kitapta dönemin Amerikası'nın insan ilişkilerini de yazarın gözlemi ile okuyabiliyorsunuz. Kitaptan edindiğim en büyük kanı ise yazar Jack London köpekleri çok seviyor ve onları çok iyi tanıyormuş.
Bu kitapta ilgimi çeken bir şey oldu. Dediğim gibi kitap bir kurdun, bir hayvanın hikayesi ancak hayvandan yola çıkarak insan duygularını hayvanda anlatmış. Özgürlük, hayat mücadelesi, kavga, sadakat gibi. Edebi olarak bu yazım türüne fabl deniyor. Ama burada ana karakter Beyaz Diş dış dünyaya konuşmak yerine iç dünyasında kendi kendine konuşuyor. Hatta ben bu duruma bir nevi otobiyografi ya da biyografi de diyebilirim. İşte kitabı okurken bir hayvanın hayat hikayesini okuyor olmak sizi sıkabilir. Ama okuduklarınızı insan hayatı ile karşılaştırırsanız bu sıkkınlık geçebilir. Eminim aynı hikaye bir insan hikayesi olsa hiç sıkılmadan okuyabilirdim bu kitabı. Sonuç olarak çok çok güzel diyebileceğim bir kitap değil ama sizi çok fazla da sıkacak bir kitap sayılmaz. Hayvanseverlerin ise merakla okuyacağını düşünüyorum. Tavsiye ederim. İyi okumalar.

Diğer kitap incelemelerim için profilimdeki blogumu ziyaret etmeyi unutmayın.
Beyaz Diş
kitaba 7 verdi
1 beğen · 0 yorum

Kemal DEMİRKOL

@kemal-demirkol

Sevginin Gücü Saygıyla Geldi.
Diğer yorumlarıma benzer bir yorum olmayacak sanırım bu sefer. Biraz daha kişiselleştireceğim ama kurallara da sadık kalmaya çalışacağım. Vahşetin Çağrısı ve Martin Eden’i okuduktan sonra benim Jack London hassasiyetim zirvelere çıktığı için o yüzden çok büyük bir beklenti içinde okudum. Beklentim boşa mı çıktı? Elbette ki “ Hayır ! “ Jack London’un diline alıştıktan sonra, o süslü ve sürükleyici, harika betimlemelere hayran kaldığım için diğer kitaplarını da okuma gereği duyup hemen elime aldım.

Gelelim kitapla ilgili bölüme; Son derece sürükleyici ve merak uyandırıcı bir roman. Başlarda ne oluyor falan deyip sıkılıp kitabı bırakmayın sakın. Bir kurt ile köpeğin kanını taşıyan Beyaz Diş’in Vahşi Yaşamdaki hayata gözlerini açışı ve hayat mücadelesi var. Sonradan Kızılderelilerle tanışıp vahşeti tanıması, insanların acımasızlığını görmesiyle devam eden süreç. Dünyayı , yaşamı, insanları ve hayvanları bir kurdun gözünden görmemizi ve onun gibi düşünmemizi sağlıyor bu roman. Onun yaşadığı maceralarda onunla beraber acımasız olabiliyorsunuz, sevgiyi yeterince tatmadığı ve bilmediği için yaptıklarından dolayı yadırgamıyorsunuz. Çünkü kendi yaşam mücadelesi ve geldiği yerin dokusu var onda. Bir kurt köpeği yaşamı değil de içinde insanlık var. Hayatta kalma mücadelesi var. London; boyun eğmez, amansız bir doğal ve sosyal çevrede, insan ve hayvanın yaşama mücadelesini etkileyici bir gerçeklikle sunmuş. Daha sonra yine insanlardan sevgi ve şefkat gördüğünde bu kez buna karşılık olarak sevgi ve saygı vermesi gerektiğini öğretmiş bu romanında. Sonlara doğru o vahşi köpeğin evcilleşmesi öyle duygusal ki. Son bölümlerde sahibine karşı olan ilgisi hele hele son bölümün tamamı artık duygusallık doruktaydı. Gözler dolabilir... Dikkat !!

Ana fikire değinip bitireyim. Her canlı vahşi de olsa sevgiye muhtaçtır. Hayatta kalmak için savaşıp zorluklarla mücadele etmelidir. Sevgiyi ve saygıyı öğrettikten sonra, şefkatle yaklaştıktan sonra hayvanlar vahşi de olsa evcilleştirilebilir.

Elbette ki tavsiye ediyorum. Bir çok yayınevinden çıkmış. Ama siz güzel bir çeviri ile okuyun. Kitap okurken kurtlarla ilgili belgeselin tadına da bakacaksınız. ;-)

İyi okumalar arkadaşlar.
Beyaz Diş
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

@

Her sayfada, hep bir Tanrı'nın elinde istenilen biçime sokulmaya hazır bir durumda bekleyen, yumuşak bir maya olan b,r kurt vardı. Tek başına olmanın keyfini iyi süren; fakat tek başına olunamayacağı gerçeğiyle yaşayan, girdiği kavanozun şeklini alan bir beyazdı.
London, beyaz ırkın üstünlüğünü yine gözlerimizin önüne sermiş. Zira London, 'Ben öncelikle beyazımi sonra sosyalistim,' der.
İçgüdüsü ile 'Tanrısal Emirler' arasındaki boşluğa sıkışmış bir kurt. Bu sıkışmışlıktan da, her zaman en iyi şekilde sıyrılmasını da bilmiş, bilebilmiş. Kendisine verilen her rolü, en iyi şekilde oynamıştır Beyaz Diş.
London, Beyaz Diş'i ikilemde bıraktığında, onun soyundan gelen üstünlükleri öne sürerek, hep bir şekilde muvaffakiyetle sonuçlandırmıştır davranışlarını. Nitekim kurdun her ortamda, her ne olursa olsun, parmakla gösterilip üstün tutulması, saygı duyulması onun 'Beyaz Soyu'na dayanmıştır genellikle.
Bir kurdun hakkındaki gözlemleri de çok yerinde ve başarılıdır. Onun genellikle yaptığı bir şeydir zaten bu: insan veya hayvanların tabiat kuvvetlerine veya birbirlerine karşı mücadelelerine yer verir.
'Güçlü olmak' ya da 'güç olmak' yine bu romanında -diğerlerinde olduğu gibi- çıkar karşımıza.

"Hayat, bir başka hayata bağlıydı. Yiyenler ve yenilenler vardı. Bu kanun: 'YE YOKSA YENİRSİN,' kanunu idi. Bu kanunu açık ve sabit bir formül şeklinde uygulayıp, töresel bir sonuç çıkarmadı. Hatta bu kanunun üstünde bile durmadı, onu düşünmeksizin uyguladı."

Kitapta kurdun öğrendi davranışlar çoğunlukla bu söz etrafında dolanmıştır. Buna bir güzel örnek de Beyaz Diş'in kümeste, içgüdüsünü Tanrısal etmenlerle yenmesini öğrenmesi, tavukları çılgınlar gibi yemek istemesi ve bunu yapamamasıdır.

Bir kurdun, kuzulaşması gibidir.
Beyaz Diş
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

@

Babası kurt, annesi köpek olan bir hayvanın yani Beyaz Diş'in vahşi yaşam ve acımasız insanlarla olan mücadelesini anlatan bir eser. Anlatilanlar hayvanın kendi ağzından ele alınmış. Doğduğu andan itibaren vahşi yaşamla tanışan ve bir süre sonra annesinden ayrılmaya mecbur bırakılan Beyaz Diş, kendisine sahiplik yapan adamın acımasızca şiddetine maruz kalmış ve gördüğü bu muamele hayata, insanlara olan bakış açısının olumsuz yönde sekillenmesine sebep olmuştur. İçindeki sevgiye, sevilmeye dair boşluk dolmak bir yana tam aksine verildiği ikinci sahibiyle sevgi kırıntıları daha da yok edilmiştir. Çünkü ikinci sahibi yani Güzel Smith, Beyaz Diş'e vahşice bir muamele sergilemiştir. Onu bir kafeste tutarak pek çok hayvanla dövüştürmüş ve üzerinden para kazanmıştır. Bu kadar kötü muameleden sonra Beyaz Diş'in hiçbir canlıya güveni kalmamış, aksine herkese karşı nefret dolmuştur. Ama hangi canlı olursa olsun, sevginin yumuşatamadığı kalp yoktur bu hayatta. Beyaz Diş'in bunu anlama serüveni de kitapta etkileyici biçimde yansıtılmış. Bir hayvanın gözünden insanların ona yaşattığı sefil durumlar çok güzel bir biçimde ele alınmış kitapta. Açıkçası anlatım açısından çok sürükleyici bir eser olmamasına rağmen duygu yüklü olduğunu inkâr edemem. Zira eserin son kısımlarında gözyaşlarımı tutamadım. Çünkü hissettirilen duygu, anlatılan düşünceler hakikiydi. Okunabilecek güzel bir eser. Bu kitap vesilesiyle şunu ifade etmek istiyorum; hayvanları sevmiyor olabilirsiniz fakat lütfen onlara faydanız dokunmuyorsa bile zararınız dokunmasın.
Beyaz Diş
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum

thebookthief

@tc-basak-gurel

Sevgi her şeyin ilacıdır..
Beyaz Diş'in hüzünlü hikayesi beni derinden etkiledi. Jack London'ın anlatımıyla hikayeyi adeta yaşadım. Başlangıçta Beyaz Diş'in yavruyken belgesel tadındaki hikayesini gülümseyerek okudum. Yavru kurdun gözünden annesini, babası tek kulağı, doğduğu mağarayı, hayatla ilk tanışmasını ve ilk mücadelelerini hayranlıkla okudum.
Beyaz Diş'in hayatı insanla tanışmasıyla altüst oluyor. Bundan sonralarını okurken gözyaşlarımı tutamadım. Beyaz Diş'in tanrı olarak adlandırdığı insanlardan yediği dayakları, gördüğü işkenceleri ta içimde hissettim.
Yaşadıkları yüzünden insanlardan nefret eden Beyaz Diş daha da zalim oldu.
Okurken hep umut ettim zavallı kurdu seven, birazcık da olsa başını okşayacak bir insanla karşılaşmayacak mı diye. Ve kitabın sonlarında içim rahatladı. Onu seven biriyle karşılaştı Beyaz Diş ve bu sevgi onu değiştiriyor. Sevgi her şeyin ilacıdıdır diye boşuna söylememişler.
Jack London bu eserinde şunu gösteriyor: insan kadar vahşi yaratık yok. İnsan dışında doğadaki tüm canlılar kurtlar, vaşaklar,gelincikler yaşamlarını sürdürebilmek için iç güdüsel olarak avlanıyorlar ama insan öyle değil çıkarı için yapamayacağı zalimlik yok.
Okumanızı tavsiye ederim. Beyaz Diş dayak yerken işkence görürken kitabın içine girip Ona sarılmakta zor tutacaksınız kendinizi...
Beyaz Diş
kitaba 10 verdi
7 beğen · 0 yorum

Beyaz Diş - S41

İnsan sesleri duyuluyordu. Kızak gürültüleri, koşumların gıcırtısı, zorlanan köpeklerin gayretli iniltileri de vardı. Dört tane kızak nehir yatağından çıkarak ağaçların arasındaki kampa doğru geldi. Yarım düzüne adam, sönmekte olan ateşin ortasına çömelmiş adamın etrafını sardı. Sarsıp dürterek onu ayıltmaya çalıştılar. Adamsa onlara sarhoş gibi baktı ve tuhaf, uykulu bir şekilde sayıklamaya başladı.
Burcu S. tarafından eklenmiştir.

Atiye

@atiye

Korku,hiçbir yaratığın kaçınamayacağı,reddedemeyeceği yabanıl bir mirastı.
Beyaz Diş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

Basit yaratıkların iyi ve kötü niyeti daha kolay anlaşılır...
Beyaz Diş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

ALeRa

@alera

Yaşam, yaradılış amacına uygun hareket etmeyi hedefleyenleri, başarının doruğuna çıkarır.
Beyaz Diş
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

thebookthief

@tc-basak-gurel

Yaradılışının derinliklerinde uyuyan, bazı karanlık noktalar vardı. Bir çift tatlı söz, okşayan bir el, bu derinliklere ulaşıp o karanlık noktaları uyandırabilirdi.
(s.141)
Beyaz Diş
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum

Atiye

@atiye

Yaradılışının gereklerine ters düşen, doğal kişilikle bağdaşmayan bir işi yapmak zorunda bırakılmak isyana yol açar.
Beyaz Diş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...
44
KİTAP
Kaç Yaşında Olursam Olayım Yeniden Okuyacağım Kitaplar
Bir kere okumakla yetinemediğimiz, aradan yıllar geçse de sıkılmadan tekrar tekrar okuyabileceğimizi düşündüğümüz en iyi kita...
315
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
191
KİTAP
Zaman kaybı olan kitaplar
Bitse de kurtulsam dediğiniz, okuduktan sonra kendinize bir şey katmadığını düşündüğünüz, zamanımı keşke başka bir kitaba ver...
8
KİTAP
Hayvanlar Hakkında Yazılmış En Güzel Kitaplar
Ana karakterleri hayvanlar olan, insanların içindeki merhameti ortaya çıkaran ve hayvan sevgisi aşılayan en güzel kitaplar li...