ara

Oğullar ve Rencide Ruhlar

Oğullar ve Rencide Ruhlar Konusu ve Özeti

Oğullar ve Rencide Ruhlar
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750502057
Sayfa: 204 sayfa
Basım Tarihi: 2004
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.

Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.

Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı. Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla. Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek, servis minibüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için. Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı.

Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalar'dan bilinen sürükleyici diliyle, 5 yaşında bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof hem fırlama bir oğlan... Hikayeyi ve "karakteri" çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de, bizzat karakter kazanıyor, anlatıda...

Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran, olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.
Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabı En İyi Polisiye Romanlar listesinde yer almaktadır.

POST_MORTEM

@postmortem

P.M.
Vay fırlama vay. Zaten bunca zamandır elimden kaçabilmiş olmanın en kuvvetli sebebi, zehir gibi bir fırlama oluşun olmalı. Anca yakalayıp okuyabildim seni. Gerçi... Dur bakalım... Belki de sen, artık yakalanmak istediğinden ötürü seni yakalamış olabilir miyim? Ne de olsa yeri geldiğinde Şeytan'ın kıçına parmak atacak kabiliyet, sende mevcut. Bizi de kandırdın demek :)
Alper Kamu beş yaşında bir velet. Velet derken bile imtina edip, tanıdıkça tövbe estağfurullah çektirecek türden hem de. Etrafımız birçok çocukla çevrili, malum. Şanlı Osmanlı'nın sınırları ile genç Türkiye'nin sınırları arasında ara ara kıyas yapan devlet büyüklerimiz, oynamayı beceremeyen yeni gelin gibi sınırlarımızın darlığından dem vururken, bir yandan da "Çoğalın, çoğalın. Düşman çok." diye telkinde bulununca haliyle etrafta sürüsüne bereket çocuk oluyor. Yetmediği yerde güneyden ithal ediyoruz zaten. Neyse, konudan sapmayalım. Her ne kadar yeni neslin zeki olduğundan bahsetsek ve buna ben de katılsam da genel olarak beş yaşındaki çocukların eblehliklerine aşinayızdır. Bu durum, erkek çocuklarında nispeten daha fazladır, kız çocuklarının beyninden vızırdama sesleri (hızlı çalışmaya bağlı olarak) gelmeye başlamıştır bile bu yaşlarda. Ama Alper Kamu bir başka. Kitaptaki bazı karakterlerin de belirttiği gibi, okudukça ya şeytan olduğuna ya da yaşını belli etmeyen bir cüce olduğuna kanaat getiriyorsunuz ister istemez. Dostoyevski, Oğuz Atay, Nietzsche gibi yazarları okuyor, klasik müzik meraklısı, insan psikolojisini kötü emellerinde kullanacak kadar iyi biliyor, kendinden büyük hatunlarla ilgili fanteziler peşinde ve dahası, tüm bunların üstüne tüy dikmek ister gibi bir de cinayet çözmeye yeltenen bir zehir hafiye. Zehir hafiye demişken, haydi Alper'i biraz rahat bırakalım da kitabın konusuna geçelim.
Konu genel olarak Alper, ailesi ve mahallesi etrafında seyrederken hikayenin iskeletini bir cinai vaka oluşturuyor. Bu cinai vakaya geçmeden evvel işlenen mahalle teması, beni ve ben gibi, sokakta oynanan oyunların tadını hala damağında hisseden, hatırladıkça burnunun direği sızlayan ve sokaktan geçerken ezkaza ayağına gelen topla, 20 yaş birden gençleşenleri bir başka etkiliyor. Genç nesil de bu kitabı okur, zevk alır ama sokakta oynayan ve akşam ezanını yorucu ama eğlenceli bir günün Z raporu kabul eden (evin kurallarında gedik açabilenler fazla mesaiye dahi kalmaya gönüllü olurlardı elbet) nesil için başka bir anlamı var kitabın.
Kitabın iskeleti cinayet dedik ama mahalle hayatında saplanıp kaldık iyi mi? Biraz da cinayetten bahsedelim. Mahalle sakini, emekli emniyet müdürü Hicabi Bey, tam da Beşiktaş'ın maçının olduğu gün cinayete kurban gider. Olay mahallinde bulunan, mahallenin delisine kalır ihale. Olayın tanıklarından biri de bizim Alperdir. Yalnız o varana kadar aksiyon bitmiş, ortada sadece netice ile kalakalmışlardır. Acaba deli, bir delilik yapıp Hicabi Bey'e mi kıymıştır yoksa işin ardında başka bir şeyler mi vardır? Bizim zehir hafiye bu işin peşine düşer ve herkesin kirli donları ortaya saçılır.
Olayın çözümü sürpriz son. Tabii bizim zehir hafiye, dış güçlerin (bu dış güçler o dış güçler değil, içiniz siyasete gark olmuş sizin) de yardımını alarak neticeye varıyor, bu kadarını söylemeyi spoiler olarak kabul etmiyorum. Son mektup ise beni üzdü be, ne yalan söyleyeyim...
EK 1
200. inceleme vatana millete hayırlı ve de uğurlu olsun :) 13.06.18
25 beğen · 12 yorum
Lethe (@thelethe)
Eğlenceli bir inceleme olmuş ☺️☺️ Değişik ve güzel bir bakış açısı☺️ Bana ağır gelmişti Alper in çılgınlıkları ?
13.06.18 beğen 3 cevap
Bayır gülü (@bayirgulu)
Yaw bu kitap çok güze,l acayip komik. Böyle bir kardeşim olsa yeminlen komplekse girerdim :)
13.06.18 beğen 1 cevap
Hamuş (@cehl)
İncelemeniz eğlenceli ve güzel olmuş nice 200. İncelemelere diyelim. Emeğinize sağlık
13.06.18 beğen 2 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
İncelemeniz güzel olmuş, emeğinize sağlık. Her okuduğum incelemeniz “bu kitabı okumalısın” diyor bana. Sayenizde güzel kitaplar okudum. Teşekkür ediyorum. Darısı 300.kitap incelemesine bakalım post-mortem:)
13.06.18 beğen 1 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Kitabı Bursanın guzel bir köyü olan cumalıkızık da okudum o yemyeşi ve köyün ortasın da su akan ,insanın ruhunu tertemiz eden bir doğa cenneti sayılacak biryer hemi'de? yazar küçük bir çocuğun gözünden başarılı bir eser yazmış ve etkiledi beni.
13.06.18 beğen 1 cevap

Ebru YAVUZ

@ebrugiller

Alper Canıgüz ile ilk tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Kitabın kahramanı 5 yaşındaki erkek çocuğudur. İtiraf edeyim ilk 50 sayfasında romanın kahramanının yaşını unutmak için çabaladım. Çünkü yaptıklarını okudukça “ yok artık daha neler” , “ 5 yaş yahu 5” deyip durdum. Sanırım bunun sebebi daha önce hiç bu tarz kahramanı olan kitap okumamış olmam. Sonra fark ettim ki kitabın içine dalmışım da haberim yok. “Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.” cümlesiyle başlıyor kitabımız. İlk okunduğunda hiçbir şey ifade etmeyen bu cümle kitap bitince yoğun bir anlam sahibi olup çıkıyor. Alper Kamu’nun bu kadar net tahliller yapabilmesi anlaşılan daha çürümeye başlamamış olmasına bağlı.( Malum 5 yaşında ). Eser cinayet üzerine kurulu ki tahmin edersiniz Alper’imiz bütün hünerlerini bu cinayeti çözmek için kullanıyor. En marifetli olduğu nokta ise yetişkin tahlilleridir. Şu an bende kendimi çocuğun gözünden anlatılarak eleştirilen, at gözlüklerini taktıklarından dolayı hiçbir şeyin farkında olmadan hayatını yaşayan insanlar gibi hissediyorum. 5 yaşı geçeli uzun süre olduğundan çürüme evresini doludizgin yaşadığımı fark ettim. Peki, kitap bana ne mi kazandırdı? En azından çürümeyi yavaşlatmam gerektiğini :)
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Hayreti mucip bir şey
14 bölümden oluşan ve her bölüm adı ayrı bir gönderme içeren kitapta (merak edenler için bölüm adlarından birkaçı; Ne güzel komşumuzdun sen Hicabi Amca, Böyle uyurdu zerdüüt, Kartallar kuantal uçar vs...) baş karakterimiz 5 yaşındaki kendi küçük aklı büyük, yer yer küstah, fazlasıyla hazırcevap ve ağzı oldukça bozuk ilginç "velet" Alper Kamu (ki o da Albert Camus çağrışımından türedi sanırım) dedektifliğe soyunuyor ve dehasıyla okuyucuyu hem hayrette bırakıyor hem de büyük bir hayranlık uyandırıyor.

Alper Canıgüz oluşturduğu bu ilginç karakter ve kullandığı mizahi dille bir yandan okuyucuyu sıkmayan bir polisiye kitap sunarken bir yandan da polisiyeyi ti'ye alıyor aslında. Yani bir nevi polisiye parodisi.

Son olarak kitabın konusundan da fazla detaya girmeden bahsedecek olursak:
Hikaye, küçük kahramanımızın, boynu kesilerek öldürülen komşusu emekli emniyet müdürü Hicabi beyin cesedini dairesinde bulmasıyla başlıyor. Cinayetin bir numaralı sanığı da o anda cesedin yanında dairede bulunan mahallenin delisi Ertan’dır. Ne varki kahramanımız Ertan'ın masum olduğunu düşünmektedir ve bu iddiasını kanıtlamak için işe koyulur...

Salık: Küçük ve çok bilmiş karakterimiz Alper Kamu'yla henüz tanışmadıysanız daha fazla beklemeyin derim :)
8 beğen · 0 yorum

kevser

@kevsersagiroglu

Alper Kamu adında 5 yaşındaki bir çocuğun çözmeye çalıştığı polisiye olayların anlatıldığı kitap.

Emrah Serbes'in Deliduman'ında olduğu gibi yaşı küçük aklı çok büyük kahramanlardan hoşlanmasam da, hatta bana itici gelse de bu kitabı beğendim diyebilirim. Kitabın konusu ilgi çekici ve merak uyandırıcıydı. Sonuna kadar cinayeti kimin işlediğiyle ilgili devamlı fikir değiştirdim. Sonunu tahmin edememem ve olayların mantıklı bir şekilde birbirine bağlanması benden tam not aldı. Yazarın üslubunu şahane bulamasam da kötü de değildi ve insana dair bazı tespitleri çok doğruydu. Hele "Çocuk insanın atasıdır." sözü fevkaladeydi. Notlarım arasına girdi. Kitabın birçok yerinde kahkahalarımı tutamadım. Okuduğuma kesinlikle pişman olmadığım bir kitap oldu. Sadece dediğim gibi kahramanın yaşı aklından çok küçük olunca itici oluyor benim için. Kitabın içindeki geçmişyiyenler bölümü ise hoşuma gitti. Alper Canıgüz de benim için okunabilecek yazarlar listesine girmiştir. Tavsiye ederim, iyi bir başlangıç olabilir.
1 beğen · 0 yorum

--

@whats

Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk romanı. Kurgusu memur bir ailenin beş yaşına yeni girmiş, tek çocuğu olan Alper Kamu'nun başından geçen polisiye hikayeyi anlatıyor. Kitabın baş rolünü alan bu çocuğumuz öyle birisi ki diyaloglarda Sartre'den, Dostoyevski'den, Kafka'dan alıntılar yapıyor, dedektifliğe soyunup olaylara çözüm arıyor. Kısacası o yaştaki hiçbir çocuğun sahip olamayacağı bir zihne ve dinamiğe sahip. Bu kadar hayal gücüne dayalı olup, gerçekliğe yakın olmayınca da okuyucusunun (en azından benim) ilgisini her sayfada biraz daha azaltıyor.

Polisiye kısmındaki mantığa odaklanarak okunacak olursa yada mizah arıyorsanız belki bir alternatif sayılabilir ama dediğim gibi karakter tahlillerine dayanarak okunacak olursa beklentinizi karşılamayabilir. Emrah Serbes'in Erken Kaybedenler'ini, Charles Bukowski'nin Ekmek Arası'nı okumamışsanız tavsiye ediyorum, şayet okuduysanız bunu zaman kaybı olarak görebilirsiniz...
1 beğen · 1 yorum
bilge altınay (@bilgealtinay)
okumalıyım inceleme için teşekkür ederim
04.08.15 beğen cevap

Oğullar ve Rencide Ruhlar - S41

''Suç mu?'' diye terslendim. İşime burnunu sokanlardan hoşlanmam.
Betül Tantalkaya tarafından eklenmiştir.

Anıl Akkaya

@anilakaya

Okulda insanın asıl öğrenmesi istenen, anlatılan dersler değil ders anlatılırken susması gerektiğidir.
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
34 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

İnsan yüreği bir sarkaç gibidir. İstediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa doğru kaymaya başlar.
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

Tarih tereddütten ibarettir.
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

“Gerçek acı sessizdir” dedim. “Bir huzurevi gibi”.
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

Betül Tantalkaya

@tantalkaya

***
Bazen de saygıdeğer abilerim ablalarım, dünyası yerle bir olur insanın. Hayat, fazla kafa yormadan idare etmeyi sağlayan bütün anlamlarını yitiriverir. En akıllıca saydığınız fikirlerinizin saçmalığını, en içten duygularınızın yapmacıklığını kavrarsınız. Aslında hiçbir konuda bir fikriniz bulunmadığını, aslında hiç kimseye karşı bir şey hissetmediğinizi ve tüm evrenin de size karşı aynı gaddarca kayıtsızlık içinde olduğunu. Hep gözünüzün önünde durduğu halde o güne dek nasılsa yok saymayı başardığınız bu gerçeği fark ettiğiniz anda ilahi işleyişi de çözmek üzeresiniz demektir.

Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı, hayatın içine insanı yerleştirir. Ve onun içine koyacak bir şey bulamaz. İşte insan denen tuhaf hayvanın, varlıkların en yücesi ve anlamsızı kılınışının hikayesi. Evrenin orasını burasını felsefeyle, sanatla, aşkla, hatta ironik bir biçimde Tanrı'yla bezerken, ortak anlamsızların en küçüğünün elbette bir gerçeği unutması gerekmektedir: Hakikatte bütün kitaplar sayfaları doldurmak için yazılır.

Sevdiğiniz birinin ölümü, örneğin, yüzleşmenizi sağlayabilir kendinize söylediğiniz yalanlarla. Ya da ananızdan yediğiniz okkalı bir dayak. Üstelik siz, ananızın canına okumak için haklı duygusal gerekçeleri bulunduğuna inanmaya hazırlanırken, içinizi parçalayan onun gözü dönmüşlüğü değil, beyninizi zedelememek için sopayı sadece kollarınıza ve bacaklarınıza indirecek kadar düşünceli davranması olabilir. Nihayet onun elinden kurtulup kendinizi odanıza attığınızda pencereden giren akşam güneşinin ışığında neşeyle dans eden tozlar dört bir yana dağılır. Onların huzurunu kaçırmak sizi öyle üzer ki, içiniz feci dışlanmışlık duygusuyla dolar. Birden gözlerinize yaşlar hücum eder. Bu küçük sevimli yaratıkların sizden korkmasını hazmedemezsiniz. İki saatlik dayak seansına gık demeden katlanan siz, yere kapanıp zırıl zırıl ağlamaya başlarsınız. Sonra bir toz tanesi gelip parmağınızın üzerine konuverir. Usulca oynatırsınız parmağınızı. Hâlâ oradadır. Derken diğerleri ona katılırlar. Yerde yatarken üzerinize toz tanecikleri yağar. Sırt çevirdiğiniz hayat o noktada sizi kucaklarken hıçkırıklarınız fraktal bir dans müziğine dönüşür.

Bir gün toz tanecikleri sizi bağrına basarsa, bilin ki ya nirvanaya ulaştınız ya da çıldırdınız. Hangisi olduğuna kendiniz karar vereceksiniz.

OĞULLAR VE RENCİDE RUHLAR
ALPER CANIGÜZ
Bölüm 7 ''Öcülerin Öcü''
Sayfa 108-109
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
185
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...
1174
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
754
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
393
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...

@

Oğullar ve Rencide Ruhlar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
beğeni · 0 yorum