ara
‹ Tüm Oğullar ve Rencide Ruhlar İncelemeleri

Oğullar ve Rencide Ruhlar Kitap İncelemeleri

POST_MORTEM

@postmortem

P.M.
Vay fırlama vay. Zaten bunca zamandır elimden kaçabilmiş olmanın en kuvvetli sebebi, zehir gibi bir fırlama oluşun olmalı. Anca yakalayıp okuyabildim seni. Gerçi... Dur bakalım... Belki de sen, artık yakalanmak istediğinden ötürü seni yakalamış olabilir miyim? Ne de olsa yeri geldiğinde Şeytan'ın kıçına parmak atacak kabiliyet, sende mevcut. Bizi de kandırdın demek :)
Alper Kamu beş yaşında bir velet. Velet derken bile imtina edip, tanıdıkça tövbe estağfurullah çektirecek türden hem de. Etrafımız birçok çocukla çevrili, malum. Şanlı Osmanlı'nın sınırları ile genç Türkiye'nin sınırları arasında ara ara kıyas yapan devlet büyüklerimiz, oynamayı beceremeyen yeni gelin gibi sınırlarımızın darlığından dem vururken, bir yandan da "Çoğalın, çoğalın. Düşman çok." diye telkinde bulununca haliyle etrafta sürüsüne bereket çocuk oluyor. Yetmediği yerde güneyden ithal ediyoruz zaten. Neyse, konudan sapmayalım. Her ne kadar yeni neslin zeki olduğundan bahsetsek ve buna ben de katılsam da genel olarak beş yaşındaki çocukların eblehliklerine aşinayızdır. Bu durum, erkek çocuklarında nispeten daha fazladır, kız çocuklarının beyninden vızırdama sesleri (hızlı çalışmaya bağlı olarak) gelmeye başlamıştır bile bu yaşlarda. Ama Alper Kamu bir başka. Kitaptaki bazı karakterlerin de belirttiği gibi, okudukça ya şeytan olduğuna ya da yaşını belli etmeyen bir cüce olduğuna kanaat getiriyorsunuz ister istemez. Dostoyevski, Oğuz Atay, Nietzsche gibi yazarları okuyor, klasik müzik meraklısı, insan psikolojisini kötü emellerinde kullanacak kadar iyi biliyor, kendinden büyük hatunlarla ilgili fanteziler peşinde ve dahası, tüm bunların üstüne tüy dikmek ister gibi bir de cinayet çözmeye yeltenen bir zehir hafiye. Zehir hafiye demişken, haydi Alper'i biraz rahat bırakalım da kitabın konusuna geçelim.
Konu genel olarak Alper, ailesi ve mahallesi etrafında seyrederken hikayenin iskeletini bir cinai vaka oluşturuyor. Bu cinai vakaya geçmeden evvel işlenen mahalle teması, beni ve ben gibi, sokakta oynanan oyunların tadını hala damağında hisseden, hatırladıkça burnunun direği sızlayan ve sokaktan geçerken ezkaza ayağına gelen topla, 20 yaş birden gençleşenleri bir başka etkiliyor. Genç nesil de bu kitabı okur, zevk alır ama sokakta oynayan ve akşam ezanını yorucu ama eğlenceli bir günün Z raporu kabul eden (evin kurallarında gedik açabilenler fazla mesaiye dahi kalmaya gönüllü olurlardı elbet) nesil için başka bir anlamı var kitabın.
Kitabın iskeleti cinayet dedik ama mahalle hayatında saplanıp kaldık iyi mi? Biraz da cinayetten bahsedelim. Mahalle sakini, emekli emniyet müdürü Hicabi Bey, tam da Beşiktaş'ın maçının olduğu gün cinayete kurban gider. Olay mahallinde bulunan, mahallenin delisine kalır ihale. Olayın tanıklarından biri de bizim Alperdir. Yalnız o varana kadar aksiyon bitmiş, ortada sadece netice ile kalakalmışlardır. Acaba deli, bir delilik yapıp Hicabi Bey'e mi kıymıştır yoksa işin ardında başka bir şeyler mi vardır? Bizim zehir hafiye bu işin peşine düşer ve herkesin kirli donları ortaya saçılır.
Olayın çözümü sürpriz son. Tabii bizim zehir hafiye, dış güçlerin (bu dış güçler o dış güçler değil, içiniz siyasete gark olmuş sizin) de yardımını alarak neticeye varıyor, bu kadarını söylemeyi spoiler olarak kabul etmiyorum. Son mektup ise beni üzdü be, ne yalan söyleyeyim...
EK 1
200. inceleme vatana millete hayırlı ve de uğurlu olsun :) 13.06.18
24 beğen · 12 yorum
Lethe (@thelethe)
Eğlenceli bir inceleme olmuş ☺️☺️ Değişik ve güzel bir bakış açısı☺️ Bana ağır gelmişti Alper in çılgınlıkları 😄
13.06.18 beğen 3 cevap
Bayır gülü (@bayirgulu)
Yaw bu kitap çok güze,l acayip komik. Böyle bir kardeşim olsa yeminlen komplekse girerdim :)
13.06.18 beğen 1 cevap
Hamuş (@cehl)
İncelemeniz eğlenceli ve güzel olmuş nice 200. İncelemelere diyelim. Emeğinize sağlık
13.06.18 beğen 2 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
İncelemeniz güzel olmuş, emeğinize sağlık. Her okuduğum incelemeniz “bu kitabı okumalısın” diyor bana. Sayenizde güzel kitaplar okudum. Teşekkür ediyorum. Darısı 300.kitap incelemesine bakalım post-mortem:)
13.06.18 beğen 1 cevap
Kelippot (@karacurin)
Kitabı Bursanın guzel bir köyü olan cumalıkızık da okudum o yemyeşi ve köyün ortasın da su akan ,insanın ruhunu tertemiz eden bir doğa cenneti sayılacak biryer hemi'de🤗 yazar küçük bir çocuğun gözünden başarılı bir eser yazmış ve etkiledi beni.
13.06.18 beğen 1 cevap