ara

Diriliş

Diriliş Konusu ve Özeti

Diriliş
Çevirmen:
Yayınevi: Akvaryum Yayınevi
ISBN: 9789759088880
Sayfa: 447 sayfa
Basım Tarihi: 1970
Kentlerde yaşayan yüz binlerce insan, üzerinde yaşadıkları küçücük toprak parçasını doğal şeklinden çıkarmak için ellerinden geleni yapmışlardı. Kaldırım taşlarıyla döşenen yerler, yeni yeni filizlenmeye başlayan bitki örtüsünü silip süpürmüşler, ağaçları kesmiş, kuşları ve başka hayvanları kaçırmışlardı. Bacalardan petrol, kömür kokusu tütüyordu. Ne var ki, bahar, kentte bile olsa, yine bahardı...Dışarıda yakıcı bir güneş vardı. Bulvarların üzerindeki ufak yeşil alanlarda olduğu kadar kaldırım taşlarının arasından da otlar büyüyor, kazamadıkları her yerde tekrar bitiveriyordu. Söğütler, yabani kiraz ağaçları, kayın ağaçları hoş kokularını etrafa yayıyorlardı. Ihlamur ağaçlarının tomurcukları patlamak üzereydi. Güvercinler, kargalar, serçeler bahar sevinci içinde yuvalarını hazırlıyorlar, sinekler ise güneşin ısıttığı duvarların üzerinde vızıldıyorlardı. Her şey mutlu ve her yer sevinç içindeydi. Kuşlar, bitkiler, böcekler, çocuklar...
Diriliş kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Bu kitabın bir benzerini yazabilmek için götünü yırtıyor bizim muhafazakar tayfa. Tabii onlar ne Tolstoy kadar bilgi birikim ve yeteneğe sahipler ne de Tolstoy kadar samimiler. Dertleri ceplerinin dolması ve hizmet ettikleri hareketlere de gelir sağlayabilmek.

Tolstoy' un üç büyük kitabından en sonuncusu olanı ve bence en zayıfı Diriliş. Aslında kitabın sonuna gelene kadar oldukça sevmiştim kitabı ne var ki sonunda her şey İncil' e bağlandı. Tabii sırf bu oldu diye de kitaba gömecek değilim. Sonuçta bir dolu şey anlatılmış kitap boyunca. Genel bir çerçeve çizmek gerekirse tüm roman boyunca ahlaklı olan, doğru olan nedir, insan ne için yaşar sorularının cevabı aranmış. Tolstoy bu soruların cevaplarını kitapta Dimitri Nehludov' a aratıyor. Spoiler vermemeye özen göstererek üzeri kapalı olarak özetlersek; gençliğinde yaptığı eylemlerin etkileriyle yüzleşen bir adamın zaman içindeki değişiminin bir hikayesi bu kitap. Dimitri kendini, etrafını sorgulamaya başlıyor ve sorguladıkça da değişiyor. Sanırım roman da adını buradan alıyor, yani Dimitri' nin yaşadığını sandığı yıllara bakınca aslında ömrünü boşa tükettiğini, dünyada olma amacını kavrayamadığını ve bunu kavradığı anda da gerçek anlamda yaşamaya başladığını anlatıyor. Ben ''Diriliş'' ismini ruhun uyanışı diye yorumluyorum kendimce. Bunun dışında sınıf çatışması, insan eliyle bozulup dünyevi çıkarlara hizmet eden dinin ve ceza hukukunun eleştirisi var kitapta. Ancak tüm bunlar özünde aynı noktada birleşiyor; sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük. Dünyada olma amacımız sevgidir diyor Tolstoy ve bu amaçtan saptığımızda her şey kötüye gitmeye başlar, bu kötülüğü önlemek için yapılan şeyler ise durumu daha kötü hale getirmekten başka bir işe yaramaz. Yapılması gereken tek şey sevmek ve affetmektir.

Burada Tolstoy' un dil ve anlatım özelliklerini ya da hikaye kurma ve karakter yaratma becerilerini övecek değilim. Adam bunlardaki başarısı sayesinde Tolstoy olmuş zaten ama bu kitabı büyük yapan bu işte. Yukarıda anlattığım şeyleri, hiçbir şekilde zorlamadan, alakasız yerlerde önümüze koymadan, hikayenin içerisine yediriyor Tolstoy. Aynısını Dostoyevski Suç ve Ceza' da yapmıştı ne var ki ben o kitabı, bunun çok çok önünde görüyorum. Yine de iki kitabın kıyaslamasına girmeyeceğim.

Hikayeye temas etmeden kitabı açıklayıcı bir şeyler yazmak cidden zor o yüzden çok üstü kapalı olacak ama Tolstoy kitabın özellikle belli bölümlerinde ciddi bir din eleştirisi yapıyor. Yalnız aslında eleştirdiği şeyin din olmadığını, aksine Tolstoy' un İncil' e bağlı olduğunu net şekilde görüyorsunuz. Onun eleştirisi dini kendi çıkarları için kullanan ya da dini isteyerek ya da istemeyerek değiştirip başka bir forma dönüştürenlere yönelik. Yine de kendini aforoz edilmekten kurtaramıyor Tolstoy ama bunu pek dert ettiğini sanmıyorum.

Tolstoy realizm akımına dahil bir yazar. Diriliş de realist bir roman haliyle. Bu, kitap için artı bir puan gözümde. Ana karakterimiz değişimi yaşadığı süreçte ''off eski hayatım ne kötüymüş'' moduna girmiyor. O eski hayatının kendisine sunduğu imkanların, zevklerin hepsinin farkında. Burayı çok sevdim, körü körüne bir ''doğruya'' yöneliş yok kitapta ve olmadığı için de etkileyici ve inandırıcı bir hikaye zaten. Tabii bir de Tolstoy' un övmeme gerek yok dediğim ustalığına değinmek gerek. İlmek ilmek dokuyor hikayeyi, karakterin duygu ve düşünce dünyasındaki değişimini. Kitabın tek bir yerinde bile ''lan o umursamaz adam bu hale nasıl geldi'' demiyorsunuz. Hikaye o kadar iyi kurulmuş, olaylar o kadar güzel işlenmiş; kurmacadan çok uzak, çok doğal.

Vermek istediği mesajları bir kenara koyarsak; kusursuz, gerçekçi hikayesi, Tolstoy' un gözlem gücü ve ruhunu bize açtığı karakterleridir bu kitabı asıl değerli yapan. Anlatmak istediği mesele sonra gelir.
Diriliş
kitaba 7 verdi
8 beğen · 0 yorum

SELCAN SELÇUK

@selcanselcuk

TOLSTOY-DİRİLİŞ
Tolstoy'un ahlak,toplumsal adalet,vicdan,sorumluluk,toprak sistemi vs. anlayışlarını en güzel ifade ettiği eseri.Toplumdaki çöküntünün sebeplerini kişisel hatalardan çok toplumun kokuşmuşluğuna bağlıyor.Adalet sistemi üzerinde yaptığı tespitler,adalet dağıtıcılarının ahlaki ruhsal durumları ve buna bağlı olarak bir türlü dağıtılamayan adalet... 'Her düşüncede her sınıfta insanların iyisi de kötüsü de olabilir' diyor. Bir düşüncenin savunucusu olmanın kişiyi tam iyi yada tam kötü yapmadığını da belirtmiş.Kendince geliştirdiği objektif bakış açısı tamamen vicdan sorumluluk üzerine kurulmuş.Verdiği değerler ve bunlar üzerindeki değerlendirmelerini o kadar doğal yapmış ki öğretiler insanı hiç sıkmıyor ve olayla o kadar güzel harmanlamış ki akıp gidiyor birbirini destekleyerek.Toprağın kimsenin malı olamayacağını Prens Nekliudof'un fikirleri üzerinden anlatmış.Toplumsal adaletin sağlanmasında gelir dağılımında eşitliğin sağlanmasının önemine değinmiş.Ömrünün son deminde kendi topraklarını köylülere dağıttığı gerçeğini hatırlarsak 'inandığı düstur üzerine kendi uygulamasını yapmıştır' diyerek hakkını vermek lazım.'Bir insan bu kadar mal varlığından ve para kaynağından vazgeçemez,hayaldir bu' diye düşünmek isterken kendi gerçekliği ile bunu yapabilecek insanlar olduğunu ispatlamış zaten.Eşitlik için can veren kan veren sürgün yiyen insanların kendilerini sorguladıklarını da görüyorsunuz.Halktan alınamayan desteğin nedeni bir cümleyle anlatılmış:''Bugün iktidar ne ise halk onun köpeğidir.Yarın biz yönetime gelsek bizim köpeğimiz olurlar''Ve eğitimsiz toplumla eğitimsiz halkla yol alınamayacağını,devrimin yapılmasından sonra bu sorunların mutlaka çözülmesi gerektiği gerçeği üzerinde durmuş.Eşit toprak eşit gelir dağılımı sosyalizmde de hayal olmuştur.Acaba Tolstoy Kolhozların Bolşevik iktidarında, toprak zengini soyluları aratmadığını görse,bu kez de köylünün başka şekilde ezildiğine şahit olsa ne kadar üzülürdü.Dine bakışındaki akılcı ve sağduyulu yaklaşımı, Ortodoks Kilisesi'nin kokuşmuşluğu, bir yanda paranın sömürdüğü insanların diğer yanda da kilise tarafından manen sömürülmesi müthiş anlatılmış.Düşmenin çirkinliğini anlatırken sebeplerin sorumluluğunu hatırlatmış.Mezarına koydurmadığı ''haç''ta sanırım sömürme esasına dayalı Hıristiyan Kilisesine tepkidir.Okuduğum öğrendiğim kadarıyla hayran olduğum bir kişiliğe sahip Tolstoy.Dirilişte O'nun hep güzel olan eserlerinden!Mutlaka okunması gereken değeri ölçülemeyecek bir eser!
Diriliş
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

Reklamlarda derler ya "Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu" diye. Ben de Tolstoy okuyana kadar en iyisi Dostoyevski amcam zannederdim. Ama artık ilk basamağı iki kişi paylaşıyorlar bende. Çünkü Dosto amca psikolojik darbeleriyle ilk sıramda. Tolstoy ise duygusallık yönlü vuruculuğu sayesinde. Bu kadar kalın bir kitabı 4-5 günde bitirebildigime şaşırdım. Yanlış anlaşılmayayım, bunu bir marifet saymıyorum yani hızlı okumuş olmayı. Kitap sardı beni. Yoksa 100 sayfalık bir kitabı iki haftada zar zor okuduğumu bilirim.
Burada yine her zamanki gibi kitap hakkında bilgi vermekten kaçınarak etraflıca bir inceleme yapmak istiyorum. Tolstoy, kitabın tanıtım yazısında da belirtildiği gibi din, siyaset, insanlık ve adalet gibi önemli unsurları işlemiş bu güzide eserinde. Yani ancak bu kadar iyi harmanlanabilir bunların hepsi. Kitabın ana kahramanı Nehlüdov sayesinde umarım biz de içimizdeki yapay ve etiket delisi insanı öldürüp gerçek kimligimize kavusuruz. Çünkü insanlığın buna ihtiyacı var.
Kitabın yazılış amacının o dönemdeki rus insanının yani köylüler ve fakirlerin çektiği acıların dile getirilmesi olduğu kanaatindeyim. Bunu gerçekçi ve yalın bir şekilde anlatabildiği için Tolstoy'a hayran kalmamak elde değil. Öyle olaylar var ki içinde kitabın, okuyunca inanamayacaksınız; ama maalesef ki gerçek olaylar olduğu altta dipnotlarda yazmakta. Kürek mahkumlarının içler acısı halleri yuregimi dağladı.
Yukarıda da dediğim gibi Lev Nikolayevic amcanın kılıç gibi keskin kalemi ayni zamanda da eğri büğrü değil , aksine dümdüz ve olduğu gibi dosdogru. Yani neyse o. Ne abartı ne buyulu gerçekçilik ne olağanüstülük... Okuyun derim ve şiddetle tavsiye edeceğim kitap bu olacak bu aralar.


****bu uzun incelemeyi okumayacak arkadaşlar için alternatif inceleme ***
Olaylar Moskova ve Sibirya'da geçiyor.
Diriliş
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum

Ayşenur Kıvanç Üstüntaş.

@aysenurkivancustuntas

Diriliş; belki bir uyanış, belki yeniden doğuş Tolstoy için. Kiliseye, adalet sistemine, genel geçer toplumsal kabullere ağır eleştirilerde bulunuyor. Bir hırsızın yaptığı işten utanmasını bekliyoruz ama çok zengin kimselere karşı saygıda kusur etmiyoruz. Oysa onlarda çalıyorlar insanların haklarını, paralarını diyor özet olarak. Arada ki fark toplumun büyük kısmı zengin hırsızları kabullenip benimsiyor, fakirleri ise dışlıyor.
Başka bir konu ise, insanın içinden gelen doğru olanı yapma isteği, farkındalık, duyarlılık adına her ne denirse, kim gözünü, kalbini açıp yanlışa direnirse o da bir nevi dışlanıyor.
Nehluda henüz gençken hiç bir kızla beraber olmadığı için annesi endişeleniyor, ne zaman ki kumar oynamaya, çok para harcamaya, bir çok kız arkadaş edinmeye başlıyor, o zaman normal biri haline geliyor annesi için. Böyle bir toplumda tek tük doğruların ayakta kalması zorlaşıyor elbette.
'' Ağır çalışma koşullarının hasta ettiği, bozduğu; sarhoşluğun, ahlaksızlığın serseriliğe sürüklediği, sersemleştirdiği bu çocuk işsiz güçsüz sokaklarda dolaşırken akılsızlığından bir ambara girdi, hiç kimsenin işine yaramayacak iki üç yolluk kilim aşırdı diye bizler, okumuş, zengin, geleceklerine güvenle bakan insanlar yakalamışız; onu bu duruma düşüren nedenleri ortadan kaldıracağımıza bu çocuğu cezalandırmakla her şeyi düzeltebileceğimizi sanıyoruz. ''
Kitabın en çarpıcı kısımlarından biri bu kesit. Yüz yıldan uzun zaman önce Tolstoy'un eleştirdiği ceza ve hukuk sistemi hala aynı. En büyük adaletsizlikler, adalet dağıtılan koca koca binalarda yapılıyor. Ve buna karşı duran üç beş kişi maalesef durumu değiştiremeyip bir yerden sonra düzene ayak uyduruyor.
Diriliş
kitaba puan vermedi
6 beğen · 4 yorum
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
Son yüzyılda değişen ve gelişen teknoloji. Yoksa pek çok açıdan insan aynı insan, kuvvetle muhtemel varlığını devam ettirebilirse 100 yıl sonra da aynı kalmaya ve aynı sorunları yaşamaya devam edecek.
07.08.18 beğen 1 cevap
Fâtıma (@yitiktheology)
Tolstoy' u anlamak. Bu arada emeğinize sağlık efendim:)
07.08.18 beğen cevap

Deniz

@denizalftn

Kitapta Prens'in büyük bir hatasını düzeltmeye çalışmak yoluyla başlayıp haksızlıkları, adaletsizlikleri fark etmesi, bulunduğu çevrenin gerçeklerini görerek başka hayatlara tanık olup uğranılan haksızlıklara yardım etmekle devam eden ve bunları yaptıkça ruhunu kötülüklerden, günahlarından arındırarak ruhunun dirilişini görüyoruz. Geçmişte yaptığı ve bir insanın hayatını derinden etkileyen bir olayı telafi ederken aslında suçsuz yere hapishane koğuşlarında geçen hayatlara tanık olur. Mahkemelerde bulundukça duruşmalardaki yanlışlıkları, ciddiyetsizliği, keyfiliği, adalet kavramının içinin boşluğunu görür. Yazar suç, ceza, din, adalet, mahkemeler, aristokrat sınıfın yaşamı ve halkın yaşamı arasındaki uçuruma derin eleştiriler getirmiş. Çaresizlikle yapılmış bir hırsızlıkta içinde bulunduğu koşulların kişiyi bu suça sürüklediğinin ve suçun büyük oranda toplumda olduğunu söylüyor. Kitapta Prens aracılığıyla karakterli, sorgulayan, vicdanlı bir insanın iç hesaplaşmasına, çabasına tanık oluyoruz. Bir çok karakter üzerinden verilmek istenen mesajlar, değer yargıları, düşünce sistemleri insana olması gerekenin ne olduğunu, bir ideali yansıtıyor. Kesinlikle taşların yerine oturmasını sağlayan, çok şey kazandıran bir kitap.
Diriliş
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum

Diriliş - S41

Soruların karşılıklarını cesur bir tavırla veriyor, sanki her sorudan sonra, "Evet... Suç dosyasını aldım... Ne olmuş yani... Umurumda bile değil!" der gibi davranıyordu. "Oturun" denmesini bile beklemedi, son soruya karşılık verdikten sonra kendi kendine oturdu.
Rana Yılmaz tarafından eklenmiştir.

Quaf

@quaf

İnsanlar hakkımda ne isterlerse düşünsünler, onları aldatabilirim ama kendimi aldatmayacağım.
(145)
Diriliş
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

Terliksi Havyar

@terliksihavyar

"Adın nedir senin?" diye soruyorlar. Bir adım olduğunu sanıyorlar. Oysa yoktur adım. Hepsini attım; ne adım vardır, ne yurdum. Ben varım yalnız. "Adın nedir?" İnsan. "Kaç yaşındasın?" Saymadım. İstesem de sayamazdım zaten. Her zaman vardım, her zaman da var olacağım çünkü.
Diriliş
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

T. Dmrc

@demirci3557

"Ah, ah ne kanun? Ne hakimi ? İşler Tanrı'ya kalmış... Bir kepazeliktir gidiyor!..."
Diriliş
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğen · 0 yorum

FULYA GÜN

@fulyagun

Kadınla erkek arasındaki aşkta her zaman bu aşkın doruk noktasına ulaştığı bir an vardır ve o anda bilinç, mantık ve şehvet diye bir şey kalmaz. (78)
Diriliş
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

FULYA GÜN

@fulyagun

Ve okuduğu her şey bildik geliyor, çoktandır bildiği ama daha önce tümüyle anlamadığı ve inanmadığı bir şey kanıtlanmış, kavranmış gibi geliyordu. Artık anlıyor ve inanıyordu. (636)
Diriliş
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
35
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
163
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...

Ayşenur Kıvanç Üstüntaş.

@aysenurkivancustuntas

Ev, iş, çocuk ve burnunun dibinde bitmek tükenmek bilmeyen roman düğünleriyle çalışmak inanın çok zor. Anlamaya çalışır ev iş çocuk kısmını anlar düğün kısmını eğlenceli bulur ve anlayamazsın. Bu da beni üzer
Diriliş
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
11 beğeni · 4 yorum
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Ben bu yazidan bisey anlamadim yazan ne anlatmak istiyor bize bir anlatsin😂😂
10.08.18 beğen cevap
burkay özdemir (@burkayozdemir)
Çikolata yiyin iyi gelir 😂
10.08.18 beğen 2 cevap
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Tm 😁
10.08.18 beğen 1 cevap