ara

Araba Sevdası

Araba Sevdası Konusu ve Özeti

Araba Sevdası
Yayınevi: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
ISBN: 9789756186558
Sayfa: 214 sayfa
Basım Tarihi: 1970
Okullara tavsiye edilen bu eser her kesimden herkesin okuması gereken bir romandır. Bu kitap bizim bir klâsiğimiz olduğu kadar, Osmanlı toplumunun son dönemini aydınlatan sosyolojik bir çalışmadır da. Özenle yapılan bu sadeleştirmeyi okurken hem edebî bir zevk alacak, hem de tarihî bilgiler edineceksiniz.
Araba Sevdası kitabı Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Gül Ayan

@gul-ayan

20 Kasım 2010 tarihinde, Araba Sevdası, romanını devrettim. Recâizâde Mahmud Ekrem, bu romanı 1889 yılında yazmış ve ilk realist Türk romanı kabul edilmektedir. Geçenlerde bir arkadaşım bu romanı okuduğundan söz etti.Kitabı merak ettim elbette ve edindiğim bilgilerden etkilendim. İlk Türk realist romanı... Bir edebiyatsever olarak bu romanı okumamış olmam, hatta ismini bile duymamış olmaktan utandım. Okumaya başlamış olduğum romanı erteledim ve ARABA SEVDASI'nı okumaya başladım.

Edebiyat tarihimizin dönüm noktası olarak kabul edilen Araba Sevdası romanı, Osmanlı'nın yeni yeni batıya açılma çabalarıyla, İstanbul'un aristokrat çevrelerinin nasıl bir anda Fransızca meraklısı olduğu, komik ve alaycı bir dille konu ediliyor. Yazarımızın üslubunu beğendim... Bana çok samimi geldi. Recâizâde Mahmud Ekrem, sanki benim çok eski bir tanıdığımmış, bir araya gelmişiz ve bana bir arkadaşının hikâyesini anlatıyormuş hissine kapıldım okurken.

1889 yılında yazılan eser, bugün için de gerçekliliğini kaybetmemiş galiba...
1989 yılında Türkiye'de yaşamaya başladığım ilk günlerde, yaşadığım küçük bir olayı hatırladım romanı okurken. Birisine yol vermiştim galiba, karşılığında "mersi" sözünü duymuştum ve ağızım açık kalmıştı... O kadar uyduruk ve komik gelmişti ki bu söz, hiç yakıştıramamıştım, bizim çok güzel " Teşekkür ederim" varken, neden " mersi" olarak teşekkür ettiler bana! Garibime gitmişti ve çok yadırgamıştım.

Romanın kahramanı "cici" Bihruz Bey, Türk dilini çok kaba bulduğu için " başını gözünü yararak Fransızca konuşmak " merak sardığı üç şeyden birisi. Bihruz Bey yarım yamalak bilgisiyle, Fransız yazarların edebi kitaplarını okuyarak, tam anlamadan, onlara mest olmasını, Yazarımız çok güzel ve ironik anlatabilmiş.

Bu trajikomik hikaye, yabancı kültürlere özentiyi eleştirirken, birtaraftan aşk konusunu da işliyor. Bihruz Bey, ilk görüşte âşık olduğu Periveş Hanım'a değil, hayalinde yarattığı kadına âşık oluyor. Keşfi Beyin yalanlarına inanarak, kendini bir hayali dünyanın içinde buluyor. Aşk acısı çeken genç, Manon Lesko romanını okuyarak, kendini ve âşığını âdeta bu romanın kahramanlarıyla özdeşleştiriyor. Aşkı öldüren ne? sorusu bu romanda gizli ; hayal - gerçek, birbiriyle örtüşmezse, aşk ölmeye mahkum. Oysa âşık olduğumuz kişi, hayal ettiğimiz gibi gerçekte varsa, aşk bir ömür boyu sürebilir.

Yüz yirmi yaşı münasebetiyle, 2009 yılında, Selim İleri, Araba Sevdası romanını konu eden güzel bir yazı kaleme almış, yazıyı paylaşıyorum, bu ilk realist romanımızla ilgili daha detaylı bilgi edinmek isteyenler için; http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=894310

Araba Sevdası romanını okumama vesile olan arkadaşıma, bir kez daha, buradan teşekkür ediyorum.
Araba Sevdası
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum

Semih Oktay

@semih-oktay

Kadıköyü ve Fener Bahçesi
ARABA SEVDASI

Roman; Yazarı: Recaizade Mahmut Ekrem (7) (Salı,9 Kasım 2010)

7 Kasım 2010 Pazar günü devrettim 'Araba Sevdası'nı.Değişik,güzel bir romandı; hoşuma gitti,hatta sevdim konusunu,lisanını,üslubunu...Galiba en çok üslubunu sevdim.Kitaptan öğrendiğim İstanbul'un iki semtinin eski adlarını ise aklımdan çıkaramayacağım ve galiba bundan böyle bu benim için yeni isimlerini kullanacağım: Kadıköy ve Fenerbahçe isimleriyle bildiğimiz semtler Kadıköyü ve Fener Bahçesi olarak anılıyormuş bir zamanlar.Zaman her şeyi değiştirdiği gibi yerleşim bölgelerimizin adlarını da değiştirmiş.

Roman,çok genel anlamda,bir mirasyedinin hayatından bir kesit sunuyor bize.Babası vefat ettikten sonra bol paraya kavuşan Bihruz Bey servetini har vurup harman savurur.Son derece gösterişli bir arabaya sahip olan Bihruz Bey gezilecek ne kadar mesire varsa dolaşmaktadır.(Bir zamanlar,otomobil yerine fayton -veya payton- kullanılırdı ve adına 'araba' derdik.) Bir gün çok güzel bir hanım görür; görür görmez de âşık olur.Gördüğü bu sarışın kadın başka bir arabanın içindedir.Bir vesile ile bu güzel sarışınla tanışır,tanışmakla kalmaz konuşma fırsatı bulur,hatta bir çiçek verir.Bir sonraki karşılaşmalarında ise sarışın hanıma bir mektup verir.Bu mektup için kitaplar karıştırır, Fransızca'dan şiirler tercüme eder...Sarışın hanımın adı Periveş'tir.Bu mektubu verdikten sonra uzunca bir süre göremez Periveş Hanım'ı.İki ay kadar zamanını ve parasını mesire yerlerinde harcadıktan sonra yolda görür sarışınını.Takip eder.Tenha bir sokakta kadının yüzüne bakmadan konuşmaya başlar.Yüksek tabakadan sandığı Periveş Hanım bir hayat kadınıdır aslında. Bunu bilmeyen Bihruz Bey sarışın kadınla konuşmaya başlar...Bundan sonrasını anlatmayayım,epeyce bahsettim çünkü romandan.Asıl güzel olan eserin yazıldığı zamanların dili ve Yazarımızın üslubuydu.Değişik bir roman okumak iyi geldi bana.

Bayrampaşa - İstanbul
Salı,9 Kasım 2010
Araba Sevdası
kitaba 6 verdi
4 beğen · 0 yorum

1234

@ercandurak

1886 yılında yazılmış, 1895 yılında yayınlanmış olan roman alafranga züppe tipiyle alay edenlerdendir. Ahmet Mithat Efendi'nin Felatun Bey ve Rakım Efendi kitabındaki Felatun bey karakteri ile Araba Sevdası'nın Bihruz bey karakteri arasında bir benzerlik hemen göze batmaktadır. Özel hocalar tutularak eğitim almış, şımartılmış bir karakter Bihruz; araba sevdası, süslü kıyafetler giyme ve aşırı derecede Fransızca konuşma merakı ile karşımıza çıkmaktadır. Roman içerisinde karakterin konuşmalarında Fransızca kelime geçmeyen cümle yok gibidir. Alafranga hastalığı, batı hayranlığı maalesef bu karakterlerde bize aktarıldığı gibi bu topraklarda yaşanmış ve halen yaşanılmaktadır.
Berna Moran, Recaizade Mahmut Ekrem'in bu kitapta iç konuşma yöntemi ile birlikte Türkiye'de ilk kez bilinç akımının kullanan yazar olması sebebiyle bu romanın özellikle üzerinde durulması gerektiğini ve birçok eleştirmene göre iç konuşma tekniğinin bir anlatım yöntemi olarak sürekli kullanıldığı ilk roman Edouard Dujardin'in 1887'de basılmış olan Las Lauries Sont Coupes'si kitabı 1887 yılında basılmış olup Araba Sevdası 1886 yazılmıştır ve Recaizade romanı baştan sona iç konuşma tekniği ile yazmasa da bir anlatım yöntemi sayılacak kadar çok kullanmıştır. Bu da Recaizade'nin kullandığı tekniğin taklit olamayacağını açıkça gösterir der.
Bihruz karakterinin iç konuşma bölümlerini yazar gerçekten çok başarı ile sunmuştur. Yazarın başarısını Berna Moran’ın incelemesini okuduktan sonra daha iyi anladım.
Araba Sevdası
kitaba puan vermedi
2 beğen · 0 yorum

Ayşe Yılmaz

@ayseyilmaz

Edebiyatımızdaki yerinin önemini geçiyorum, o dönem Batılılaşma yönündeki abartı ve ayarsızlığı anlatması açısından çok başarılı olmuş. Eski İstanbul zamanlarını anlatan kitapları hep sevmişimdir, o tadı veriyor kitap. Burda da Çamlıca eşrafını anlatır ve Perişev Hanım'dan bahsederken o tadı yakaladım.
Kitapta çok uzun soluklu cümleler vardı, noktalama işaretleri kullanılmış olmasına rağmen tek nefeste okunmayan paragraf şeklinde ama tek cümleye sığdırılan yazılar vardı. Bu ve içinde çokça geçen Fransızca kelimeler yordu beni biraz. Evet Batı özentisi, yarım yamalak Fransızcası ile ortalıkta caka satan bir karakterden bahsedilmiş bu yüzden normal geliyor ama eski Türkçe'ye bile öyle çok hakim değilken ikisinin bir arada yoğun yoğun kullanılması yorucu. - tabiiki yazıldığı günün şartlarında gayet akıcıydı biliyorum -
Ve sonu müthiş bir damdan düşüşle son buldu, yarım kalmışlık hissi inanılmaz. Bir sonuca bağlanmamış, kitabın ortasında olmasını beklediğiniz ya da sonunda olsun da rahatlayalım dediğiniz şey olduğu anda bitirilmiş. Devamı gelecek gibi pat diye bitirilmiş. Kitap boyunca o durumu bekliyorsunuz oysa ki, ben bitince kitabın sayfalarını çevirip baktım resmen bu kadar mıydı diye. O açıdan okuyacaksanız çok sonuç odaklı aman ne olacak diye okumayın. Ben sonunu hevesli bir merakla sürüklenerek okuduğum için yaşadım belki de bu hayal kırıklığını ama dönemin özellikleri ve edebiyatımızdaki yeri açısından muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum.
Araba Sevdası
kitaba 5 verdi
2 beğen · 0 yorum

Şule

@sule10

Türk Edebiyatının ilk realist romanı olarak geçen bir eser olduğundan okuma gereği hissettim.Bihruz Bey'in Fransızca'ya duyduğu özenti,o çağlarda kullanılan arabalara olan tutukusu,insanları bindikleri arabalara göre sınıflandırması..annesiyle konuşurken bile araya Fransızca kelimeler sıkıştırmasını, Türk toplumunun o zamanki Batı hayranlığını çok güzel eleştirmiş.Ne Osmanlıcaya ne Türkçeye ne de Fransızcaya hakim olamamış baş karakterimiz bir aşk mektubu yazarken bile Türkçe ve Fransızca romanlara başvuruyor ve kelimelerin anlamını tam olarak idrak edemediğinden akla hayale gelmeyen,hatalarla dolu aşk mektupları yazıyor.Bu kitaptaki bir kaç örnek,daha neler var neler?Bihruz Bey acısını,sevincini,heyecanlarını bile Fransızcaya uygun yaşamaya çalışıyor.Bütün bunlar önsözde ve kitabın arka kapağında da görebileceğiniz ayrıntılar olduğu için rahatça yazdım.Çok ayrıntı verdiğim düşünülmesin..Dili ağır olsa da kitabın altında verilen dipnotlarla okuyucu bilgilendiriliyor.Türk edebiyatının hangi aşamalarından bugüne geldiğini görmek için bile okunur,tavsiye ederim.
Araba Sevdası
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum

Araba Sevdası - S41

"Affedersiniz, aziz öğretmenim! Pek önemli bir şey düşünüyordum da sizi bekletmek zorunda kaldım. Umarım ki bana gücenmediniz... " dedi ve sıkmak için elini öğretmene uzattı.
Misafir tarafından eklenmiştir.

,'lü.

@neurosphora

Bir amaya 'karınız bir güldür' demişler. O da 'dikenlerinden öyle anlıyorum' cevabını vermiş.
Araba Sevdası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

kitap pınarım

@kitappinarim

Kendimi bir dereceye kadar sevdirdimse de yüreğinde istediğim yere ulaşamadım.
Araba Sevdası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
"Fazla düşkünlüğün ve aşırılığın her çeşidi sahibine türlü maskaralıklar ettirir; özellikle aşk ve sevda, insanı hepsinden fazla maskara eder."
Araba Sevdası
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum

Buğlem Öner

@buglem-oner

Sevda -ki bir insanın yalnız gönlüne değil, aklına, fikrine, iradesine kısacası bütün heveslerine, manevi kuvvetlerine hakimdir- daima, şüphe ve vesveseler içinde bulunmaktan haz duyduğundan kulakları ve gözleri her duyduğu, her gördüğü şeyi onun karakterine göre işitip görmeye, akıl her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur.
Araba Sevdası
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum

Buğlem Öner

@buglem-oner

Laparans e trompoz (görüntü aldatıcıdır)
Araba Sevdası
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
428
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
736
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
158
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...