ara

Şato

- Das Schloß

Şato Konusu ve Özeti

Şato
Yazar:
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9789752732223
Sayfa: 359 sayfa
Basım Tarihi: 1970
İthaf ya da neden yeni bir çeviri?"... uğraşına tam anlamıyla gönül vermiş çevirmen, yabancı dilde okuduğu bir yazara ve yaratısına bir kez vurulmayagörsün; ondan sonra o yazarı daha önce başkaları tarafından kaç kez çevrilmiş olursa olsun bir de kendi anlatmak, o çevirmen için tam bir tutkuya dönüşür. Bu tutku, hiçbir zaman kendi yapacağıçevirinin öncekilerden üstün olacağı inancından kaynaklanmaz belki kaynaklanmamalıdır da."Ahmet Cemal, Ekim 1986 tarihli, Dönüşüm çevirisine yazdığı önnotunda, neden "yeni bir çeviri" sorusunu çok vazıh bir biçimde yanıtlar. İçten ve yalın bir dille, "tutku" kavramıyla açıklar bu girişimi.

Gerçekten de öyle, Kafka bir tutkudur. Peki bir yayıncı için durum farklı mıdır? Sanmıyorum. Kendi erken ve yetersiz okumalarım sonrasında dehasına hayran olduğum yazarların başında gelir Kafka! O tüm bir yazın tarihinin en güçlü ve en trajik yazarlarındandır kanımca hattâ en güçlüsüdür. Ve daha ilk okuduğum günden beri aklımda gezdirdiğim ve yayıncılığa başladığım ilk günden bu yana da sürekli yayımlamayı tasarladığım dâhi yazarımdır benim.

İşte bir yayıncı olarak beni yeni bir çeviri yayımlamaya iten saik de salt budur zaten, Kafka'ya olan büyük hayranlığım, tutkum ve bağlılığım.

Kafka'nın sanatı ulaşılması zor bir ufku işaret eder, alımlanmasıyla ilgili kimi yanılgıları da göz ardı edersek, o sanatıyla çoktan ebedileşmiştir. Trajik olansa, böylesi bir dehanın vasiyetinde tüm yapıtlarının yakılmasını talep etmiş olmasıdır. Bu dizimizi, bu trajik isteği yerine getirmeyerek Kafka Külliyatı'nı bize ve insanlığa kazandıran Max Brod'a ithaf ediyoruz...- Ahmet Öz

Tipik bir Kafka romanı olan Şato, okura; mantıksızlıkların yaşandığı bir dünyada işin içine girilince nasıl da bu mantıksızlığın yaşam biçimi haline dönüştürebileceğini gösteriyor. Öyle bir yaşam ki hem insanı azaltıyor hem de yalnızlığa itiyor..
Şato kitabı Tüm Zamanların En İyi Kitapları listesinde yer almaktadır.

Onur Tüzüngüven

@onur-tuzunguven

Şato (Franz Kafka) İnceleme
Şato, Franz Kafka’nın 1922 yılının başlarında kaleme aldığı, Max Brod’un 1926 yılında Kafka’nın ölümünden iki yıl sonra yayımladığı romanıdır. Kitap, Dava romanıyla ilişkilendirilebileceği gibi, başlı başına incelemeye değer bir eserdir. K. adında bir kadastrocunun bir köye gidişini ve o köyde yaşadıklarını anlatır.

DİKKAT! BU BÖLÜM KİTAP HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇERİR.

Kitabın ana karakteri kadastrocu Bay K., Kont Westwest’in şatosuna ait olan bir köye atanır ve bir handa konaklamaya başlar. Handakilere şatoya kadastrocu olarak atandığını söyler fakat kimseyi inandıramaz. Daha sonra yayılan söylentilerin de yardımıyla K’nın yeni kadastrocu olduğuna herkes inanır.

K, köyde keşif yapmaya başlar. Amacı şatoya çıkıp Kont Westwest ya da onu temsil eden bir yetkili ile görüşüp, görevi hakkında bilgi almaktır. Köylülerin şatoya giden yol dedikleri yolu izler fakat yolu tarif eden köylülerden hiçbiri onu şatoya götürmeye yanaşmaz. Bunun üzerine hana dönen K, orada Artur ve Jeremias adında iki adamla karşılaşır. Adamların söylediğine göre kendileri K’nın hizmetine verilmiştir. K, bu iki yardımcının neden kendisine tahsis edildiği konusunu hiç sorgulamaz ve onları kendi hizmetinde kullanmayı kabul eder.

Bir gün Barnabas adında bir haberci, K’ya Klamm adındaki şato beyinden gelen ve görevi hakkında bilgiler içeren bir mektup getirir. K, heyecanla Barnabas’tan onu şatoya götürmesini ister. Barnabas, K’nın koluna girer fakat onu şato yerine kendi evine götürür. K için şatoya gitme umudu bir kez daha suya düşmüştür. Barnabas’ın Olga ve Amelia adında iki kız kardeşi vardır. K, bu iki kız kardeşle tanışır fakat Barnabas ve ailesi K’ya garip görünmüştür.

K, köylülerden hayli rahatsız olmuştur ve kendini fazlasıyla yalnız hissetmektedir. Bu yüzden tekrar hana dönmek istemez. Köydeki Beyler Hanı adındaki başka bir hana gider fakat “Beyler”in dışında bu handa kimsenin kalamayacağı cevabını alır. K, buna bir anlam veremez. Yabancıların yalnızca meyhaneyi kullanabildikleri söylenir K’ya. K, meyhaneye girer ve orada Freida adında bir kızla tanışır. Freida, Klamm adındaki bir şato beyinin sözde metresidir. K, Freida’yı ayartır ve onunla birlikte olur.

K ile Freida arasındaki ilişki Freida’nın annesini rahatsız eder. K’nın Freida hakkındaki niyeti ciddidir. Freida ile evlenmek istemektedir. Bu meseleyi ve kendi görevi hakkındaki sorularının cevabını bulmak amacıyla bu sefer Klamm adındaki şato beyi ile görüşmek ister. Fakat Freida, Klamm ile görüşmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler. Bunun üzerine K, Klamm ile görüşmenin bir yolu olup olmadığını, neden kadastrocu görevi ile ilgili bir iş almadığını öğrenmek üzere köy muhtarına gider. Muhtar, köyde bir kadastrocuya ihtiyaç olmadığını söyler. Bunun üzerine K muhtara daha önce Klamm’dan gelen mektubu gösterir. Muhtar, mektubun bir anlamı olmadığını ve bir gelişme olursa K’ya bildireceğini söyler.

Hana geri dönen K, hancının karısı ile Klamm üzerine konuşur. Kadın, bir zamanlar kızı Freida gibi Klamm’ın metresi olduğunu, Klamm’a ulaşmanın çok zor olduğunu fakat bu konuda Freida’nın da kendisinin de K’ya yardımcı olabileceğini söyleyerek K’yı umutlandırır.

Ertesi gün muhtar, K’yı çağırır ve K’ya köy okulunda hademe kadrosunun açık olduğunu, kabul ederse nişanlısı Freida ile bu görevi üstlenebileceğini bildirir. K, önce işi kabul etmek istemez fakat sonra Freida için bu işi kabul eder ve birlikte okula yerleşme kararı alırlar.

O gece K, Beyler Hanı’nın kapısında bir kızak görür. Bu lüks kızak, Klamm’a aittir fakat Klamm etrafta yoktur. K, beklemeye karar verir. Bekleyişinin meyvesini alır ve handan bir adamın çıktığını, kızağa doğru yöneldiğini görür. Önce bu adamın Klamm olduğunu düşünür fakat sonra bu adamın aslında Klamm olmadığını öğrenir. Adam, K ile konuşmayı kabul eder, Klamm’ın sekreteri olduğunu, K dahil hiçbir yabancının Klamm’a direkt ulaşamayacağını, köy kayıtları için K’yı sorgulaması gerektiğini ve bir derdi varsa kendisine bildirmesi gerektiğini K’ya söyler ama K, sorgulanmayı reddeder.

Ertesi gün Barnabas, K’ya Klamm’dan bir mektup daha getirir. Bu mektupta K’nın kadastrocu görevini ne kadar iyi yaptığı yazmaktadır. K, mektubun içeriğine hiçbir anlam veremez. Bunun üzerine K, Klamm’a Barnabas ile haber göndermeye karar verir.

Bu sırada K ile Freida okula yerleşmiştir. K, hademelik görevini yapmaktadır fakat okulun öğretmeni K’yı, görevini hakkıyla yapmadığı gerekçesi ile suçlamaktadır. K’yı bu görevden kovdurmak niyetindedir. K da hademelik işinden pek memnun değildir ve öğretmenin de sert tutumu K’nın canını fena halde sıkmaktadır.

K, en başında Freida’yı kullanarak Klamm’a ulaşmayı istemiştir fakat sonra Freida’ya karşı duyguları değişmiştir. Öyle ki Freida’ya göz koyduğu şüphesiyle kıskançlık krizine girmiş ve yardımcılarını kovmuştur ama Freida yine de K’nın Klamm’a ulaşma düşüncesinin, kendisine duyduğu aşktan daha ön planda olduğunu düşünmektedir.

Bir gün K, Barnabas’ın evini ziyaret eder. K, Barnabas’ın evini ziyaret ettiğinde Olga ile karşılaşır. Olga, Barnabas’ın bile Klamm’ın kim olduğunu tam olarak bilmediğinden söz eder. Klamm hakkında köyde pek çok söylenti dolaşmaktadır. Bazı köylüler onu farklı zamanlarda farklı farklı şekillerde gördüklerini iddia etmektedirler. Ayrıca Olga, kardeşi Amelia’nın bir dönem Sortini adındaki başka bir memurla ilişkisinin olduğundan fakat Amelia’nın Sortini’nin habercisini terslemesi sebebiyle bütün ailesinin mimlendiğinden bahseder.

Olga’nın K’ya karşı ilgisi olduğunu bilen Freida, K’nın Olga’yı ziyaret ettiğini öğrenir ve K’dan ayrılma kararı alır. K, bu karar karşısında ne yapacağını bilemez. Önce Freida’ya durumu açıklamaya çalışsa da sonra bundan vazgeçer ve olayları akışına bırakır.

K, Beyler Hanı’nda Bürgel ve Erlanger adında iki sekreter tarafından sorguya çağrılır. Sorgu sırasında uyuyakalır. Neden sorgulandığını, suçunun tam olarak ne olduğunu bilmemektedir. Daha sonra nişanlısına yakın davranması sebebiyle kovduğu yardımcıların şatoya şikâyette bulunmuş olabileceklerini düşünür.

Beyler Hanı’nın yöneticisi K’yı çağırır ve konuşurlar. Hancı kadın K’ya “Sen aslında kadastrocu değilsin” der. K da kadına “Sen de sadece hancı değilsin, başka işlerin peşindesin” der.

DİKKAT! BU BÖLÜM KİTAP HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇERİR.

Şato, oldukça karışık kurguya sahip bir eser. Kafka’nın tüm eserlerindeki o kasvetli ve umutsuz havanın yanında, kitapta kişiler arasındaki ilişkiler de oldukça karmaşık bir şekilde ortaya koyulmuş. Yaşanan olayların ve karakterler arasındaki diyalogların yoruma fazlaca açık olması bu noktada “K”nın, “Klamm”ın, “Freida”nın, “Barnabas”ın ve ondan da önemlisi “şato”nun kim oldukları ya da ne anlama geldikleri konusunda pek çok farklı açıklamaya gebedir.

Kitap bende daha evvel “Dava”yı da okumuş bir okuyucu olarak Kafka’nın bu eserde dönemin bürokrasi anlayışını, insanın yabancı bir diyarda, çevresine ve kendisine yabancılaşmasını, otorite karşısındaki ezikliğini ve yok oluşunu sembollerle anlattığı fikrini oluşturdu.

Kitabın başında “Şato”nun köyden hayal meyal seçilebildiği fakat oraya hiçbir köylünün ya da yabancının gidemediği bir yer olarak tasvir edilişi, “şato”ya bağlı “bey” adı verilen –ki Klamm’da onlardan biri- memurların sekreterleri ve ulaklar vasıtasıyla şato ile iletişim kurulması, “Şato”nun devlet otoritesini sembolize eden bir metafor olduğu gerçeğini gösteren en önemli etmenler kanımca.

Burada K, sürgünle ya da atamayla gittiği bir köyde ne yapması gerektiğini bilmemektedir. Görevi kadastroculuktur fakat köyde bu görevi yapabileceği bir kadro yoktur. Öyle bir zaman gelir ki, K, kadastrocu olduğundan şüphe duymaya başlar ve kendi varoluşundan bihaber bir şekilde çekildiği sorgu sırasında uykuya dalar.

Kitapta var olan fakat ağzından hiçbir şey duymadığımız Klamm karakteri ise, tek bir karakter değildir. Klamm karakteri, şatonun insanlara hükmetmesine yardımcı olan, bürokrasiyi daha da içinden çıkılmaz hale getiren, gözü yükseklerde fakat hiçbir iş yapmayan bürokratları sembolize etmektedir. Halkın çoğu Klamm adında birinin varlığından haberdardır fakat neye benzediği konusunda farklı görüşler vardır.

K’nın Barnabas ve ailesi ile iyi ilişkiler kurması, köy tarafından dışlanmış bu ailenin tüm af dilemelere rağmen mimlenmiş oluşu ve K’nın kendini bu ailenin fertlerine karşı daha iyi ifade edebilmesi, toplum yapısının bireyler üzerindeki etkisini gösterdiği gibi Kafka’nın içedönük kişiliğinin de bir tezahürü gibidir. K, Freida’nın tüm ısrarlarına rağmen Olga ile görüşür ve bu görüşme sonucunda Freida ondan ayrılır. Burada, toplumun dışladığı insanlarla yakın ilişkiler kuran ya da toplumun hoş görmediği eylemler içinde bulunan insanların ötekileştirilmesi konusunda Kafka’nın önemli bir noktaya parmak bastığından söz etmek yanlış olmayacaktır.

Sözün özü şudur ki ; işin özündeki yabancılaşma, Kafka’nın eserlerinin neredeyse tamamında işlediği önemli bir olgu. Buradaki K’nın adı yoktur. Mesleği bellidir ama yapacağı iş belli değildir. Ona kim ne derse o işi yapmaktadır, sorgulamamaktadır ve kabullenmiş gibi görünmektedir fakat bireysel varoluşunu anlamlandırmak için “Şato”ya giden yolu aramaktan vazgeçmemektedir. Kitapta umut vadeden tek nokta belki de budur. Bu sebeple Kafka’yı ve Dava’yı anlamak için Şato, önemli bir eserdir.
http://blog.milliyet.com.tr/sato--franz-kafka--inceleme/Blog/?BlogNo=424221
Şato
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum

Kemal DEMİRKOL

@kemal-demirkol

Devlet İşleyişi
Öncelikle; kitabın yorumunu yaparken bir kez daha okumuş kadar yoruldum. Emin olun arkadaşlar. Çok zekice kurgu, saatlerce düşünülen cümleler, metaforlar, felsefi düşünceler, vb.. Sizde okurken yorulacaksınız. :-) Hem yorumda, hem kitapta :-)
İliğinize kadar bürokrasiye gömüleceksiniz. En ufak devlet memurundan, en yüksek rütbeye kadar muhteşem ötesi bir betimleme. Üslupla ilgili bir şey yazmayı asla düşünmüyorum. Kafka’yı eleştirmek benim haddime düşmez sanırım. :-)
Yazarın Aforizmalar ve Dönüşüm kitaplarından sonra bu eserini okumak beni Kafka’ya daha fazla yönlendirdi ve sevdirdi. Çok anlamlı ve derin bu kitap okuduğum diğer eserlerine göre daha güzeldi.
Geçelim kitabın içeriğine; Kitapta devletin, bürokrasinin karmaşıklığını, statü sahibi insanın ulaşılmazlığı eleştirmiş yazar. İnsanların bu otoriteye karşı çok derin bir saygı beslediğini, ayrıca hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne derece kopuk olduğunu da anlatmış. Bürokratik çürümüşlüğü, kendine has üslubuyla, daha hikayenin girişinde okuyucunun ruhunu karartarak hop içine alıyor.
Şato metaforu ile ( ulaşılamaz konum ) kendini üst devlet kademesine yükseltmeye çalışıp o uğraşının sonu gelmez imkansızlıklarla geri çevrildiğini konu etmiş yazar.
İnsanın yabancı bir diyarda, çevresine ve kendisine yabancılaşmasını, otorite karşısındaki ezikliğini ve yok oluşunu sembollerle anlatmış.
İnsan ilişkileri ve bürokrasinin insan yaşamını nasıl etkilediğini çok iyi anlaşılacağı bir roman. Toplum yapısının bireyler üzerindeki etkisini gösterdiği , toplumun dışladığı insanlarla yakın ilişkiler kuran ya da toplumun hoş görmediği eylemler içinde bulunan insanların ötekileştirilmesi bir aşk hikayesi ile de anlatılıyor.
Büyük bir eleştiri kitabı. Farkında bile olmadan boyun eğdiğimiz şeyleri bize göstererek bir bakıma da utandırmıyor değil. ( Hele devlet memuru olup da, idarecilerin baskısı karşısında çaresizce bazı şeylere evet dediğimizi )
Bize verdiği en büyük anlam ise Şato’ya giden yolu aramaktan vazgeçmemek, bu yoldaki çabada kişiliğimizden ödün vermemek.
Dil ve anlatım olarak sakin bir zihinle okunmasını tavsiye ederim. Başta dediğim gibi çok ağır bir kitap bence.
Sürpriz :-)) Kitabın sonu yok ! ( Bu yüzden az kızmadım değil )
Güzel bir yayın evinden keyifle okumanızı tavsiye ederim.
Şato
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum

Enes Tekin

@enes-tekin

Şato yolcusu kalmasın! Peki yol nerde?
Sonunda bitirebildigime çok sevindim! Kafka'nın depresif ve boğucu anlatımı gerçekten güzeldir. Ama bir Kafkaokur olarak -her ne kadar Franz ömrünün son demlerinde geride böyle bir şaheseri ( YARIM ) bıraksa da - ben bu kitabı Düşünce Kabızı Laf İshali bir yazarın yazdığını düşünürdüm. Tamam ilk 200 sayfa bir amaç var ve karakterler gerçekten çok sinir bozucu ve her ne kadar uzun konuşmalar olsa da acaba sonraki sayfada neler olacağını merak ediyor insan. Ama bu merak da 200. Sayfalardan sonra yerini okurken dalginliga bırakıyor.

Franz Kafka, günlük hayatta asosyal birisiymiş ve bütün gün insanlarla konuşamadıklarını bu kitabında toparlamış gibime geliyor. Bu kadar gereksiz konuşmalara yer vermesi gerçekten büyük bir eleştiriyi hak ediyor.

Asıl konuya gelirsek, Şato temsili ve o Şato'ya bağlı köylülerin kitaptaki yerleri gerçekten etkileyici bir konu etrafında birleşiyor. Ama Sonu olmayan bir döngü içinde ilerleyen konular, bir de karı dırdırı eklenince ( dedikodular ve aşk ) işinden içinden çıkılmıyor.

Eleştirime kulak verin!

20 Şubat 2016
Şato
kitaba 7 verdi
5 beğen · 0 yorum

@

Statü sahibi insanlar, diğer insanların sahip olduğu haklarını kendilerine katarak git gide büyüyen bir sıfat haline gelmiştir. Bir nevi hiyerarşik sistemde alt tabaka insanlardan sanki damar yolu açılarak kontun haznesine bağlanmış, kont tarafınca zihinlerini yönetme hali gibi.

Başka bir noktadan ele alırsam statü sahibi insanın ulaşılmazlığı (günümüzde de oldukça mevcut) diğerlerinin hayal dünyasında fazlasıyla yer edinerek en uç noktaya yani tanrılaştırmasına sebep oluyor. Yazar her sayfasında bunu çeşitli karakterlerce dile getirmiş. Ayrıca hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne derece kopuk olduğuna tanık oluyorsunuz.

Artık öyle bir noktaya varıyorsunuz ki şato beyleri, kont gerçek mi hatta insan mı demeye vardırtıyor. Esrarengizliğin yarattığı felsefi yaklaşım burda devreye giriyor ana karakterin sorgulamalarıyla birlikte.

Güzel kitap, yetkilerin felsefik açıdan ele alınışı en sevdiğim kısımlardan keyifle okumanızı dilerim.
Şato
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum

Hakan Bezan

@bezan3

Yanlış anlaşılmasın vermediğim iki yıldız kitaba değil yayınevinedir ve o yayınevinin kitabı burada bulunmadığı için farklı yayınevindeki kitabı oyladım. Berbat bir yazım imla bilgileri ve basımındaki inanılmaz hatalarla ilk Franz Kafka deneyimimi sonuna kadar lanetlemiştir kendileri.İsmi de Athena.
Neyse kitaba dönecek olursak Şato metaforuyla kendini üst devlet kademesine yükseltmeye çalışıp o uğraşının sonu gelmez imkansızlıklarla geri çevrildiğini konu eder.Eserdeki tek durum bu değildir elbette.Baş karakter K.'nin yükselme ihtirası kadar Freida'nın ve diğer yan karakterlerin de K.kadar üst kademelere çıkmak ve bu yükselişi gösterenlere engel olmak amaçlarını da konu eder.
Akıcılık konusu da pek iyi olmayan kitapta insanların birbirleri hakkında düşüncelerini ve bu düşüncelere göre hareket ettiğini görebiliriz.
Kafka eserlerine başlayarak kendime bir hoş geldin diyor ve diğer eserlerinin Şato'dan daha iyi olmasını diliyorum :)
Şato
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum

Şato - S41

K. bir pencere pervazına oturdu; orada gecelemeye ve aileden de başka bir şey istememeye karar verdi. Onu gönderen ya da ondan korkan köydeki insanlar ona daha zararsız geliyordu; çünkü onu temelde kendi kendisine yöneltmişler, gücünü toplamasına yardımcı olmuşlardı; ama onu şato yerine, küçük bir kandırmacayla ailesine götüren bu tür sözde yardımcılar onu yolundan alıkoyuyor, isteyerek ya da istemeyerek güçlerinin parçalanmasına neden oluyorlardı. Masada oturmakta olan ailenin davet çağrısına pek kulak asmadı; başını öne eğip oturduğu yerde kaldı.
zapatist tarafından eklenmiştir.

Red Red

@khaos

Yalan değil, cahilim; bu gerçek ..... ve benim için de pek üzücü bir şey; ama bunun bir üstün yanı var ki, o da şu: "Cahil kişi cesur olur!"
Şato
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Onur Ç.

@onurc

Konu sadece unutulmak değil, çok daha ötesi. Çünkü insan unuttuğuyla yeniden tanışabilir.
Şato
kitaba 2 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Demir Dmrc

@demirci3557

...soluyacağın hava için boğuşur gibisin sanki.
Şato
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

Yersiz bir huşu, yöneldiği nesneyi değersizleştirir.
Şato
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

“Mutluluk tepenizde dolaşıyordu; ama siz onu çekip aşağı almayı başaramadınız…?
Şato
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
141
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
125
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
1134
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
158
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
23
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Franz Kafka Kitapları
Eserleri onlarca dile çevrilen ve birçok okurun favori yazarı olan Franz Kafka'nın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları ...