ara

Suç ve Ceza

Преступление и наказание

Suç ve Ceza Konusu ve Özeti

Suç ve Ceza
Suç ve Ceza, mutlaka okunması gereken dünya klasiklerinden biridir. Hukuk fakültesinde okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov'un maddi imkansızlıklardan dolayı okulunu bırakıp bir suça karışmasının ardından yaşadığı kendi iç hesaplaşması ve yaşam mücadelesi anlatılmaktadır.
Çevirmen: Güler Dikmen
Yayınevi: 5516
ISBN: 9789753853859
Sayfa: 581 sayfa
Basım Tarihi: 1866

Suç ve Ceza Kitabı Hakkında Bilgiler

Dünya edebiyatın en eşsiz eserlerinden birisidir Dostoyevski’nin Suç ve Ceza'sı… Yayınlandığından bu yana bir çok dile çevrilmiştir. Kesinlikle herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başyapıttır. Kitap günümüze dek 3 yönetmen tarafından da sinema perdesine taşınmıştır. Bunlardan sonuncusu 2002 yılında Julian Jarrold'un bizlere aktardığı Suç ve Ceza'dır.

Suç ve Ceza Kitabının Konusu

Yaşadığımız çağ ve insanların birbirleri ile ilişkilerinden de izler bulabileceğimiz Suç ve Ceza sadece bir dönemim değil, her dönemin kitabı olmayı başarmıştır. İnsan ruhunun gizemleri, iyilik ve kötülük algısını barındırıyor satırlarında.

Suç ve Ceza Kitabının Özeti

Kitabımızın ana kahramanı Raskolnikov Rusya’nın St. Petersburg şehrinde hukuk fakültesinde okumaktadır. Oldukça başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakmak zorunda kalmıştır.

Raskolnikov dört aydır evinin kirasını ödememiştir ve ev sahibi onu mahkemeye vermek üzeredir.Bundan dolayı Raskolnikov kimsenin pek sevmediği tefeci kadına gider ve ona saatini satar. Tefeci kadın saatine 1.5 ruble verir. Raskolnikov mecburen bu parayı kabul eder. Parayı aldıktan sonra meyhaneye gider. Marmeladov'da meyhanedeydi gidip onun yanına oturdu ve muhabbet etmeye başladılar. Marmeladov’un üç çocuğu vardı fakat Marmeladov çok fazla içtiği için ailesinin geçimini sağlamak adına kızı Sonya fahişelik yapıyordu. Raskolnikov, kendi içinde çatışmaya girer, zengin ile fakir arasında ki ayrımı bir türlü anlayamaz. Raskolnikov, Marmeladov’u evine bırakarak kendi evine gitti. Eve vardığında Nastasya, Raskolnikov’a bir mektup verdi.Mektup annesindendi. Annesi mektupta kız kardeşi Dunya’nın 45 yaşında bir adamla evleneceğini yazmıştı.

Raskolnikov kendi dışarı atar. Sokaklarda yürür ve tekrar eve gelir. Akşam 7 gibi baltayı alır ve tefeci kadının evine gider. Bu saatte onu kimse görmeyecektir. Tefeci kadın kapıyı açtı ve Raskolnikov içeri girdi. Tefeci kadın kül tablası uzattığı sırada Raskolnikov kadın boynuna baltayla vurdu.Kadın oracıkta ölür ve Raskolnikov hemen rehin verilmiş birkaç parça eşya ile altını alır. Tam o sırada odada tefeci kadının kız kardeşiyle karşılaştı. O anda baltayla onu da öldürür. Tefeci kötü bir insandı ve böyle kötülerin ölmesinde Raskolnikov’a göre bir sakınca yoktu. Tam o sırada kapı vurulmaya başladı. Tefeci kadının hiç evden çıkmadığını bilen insanlar bir sorun olduğunu anlayarak aşağıya yardım çağırmaya indiler. Bu fırsattan faydalanan Raskolnikov hemen aşağıya girdi ve boyacıların boyadığı eve girerek saklandı. Herkes gittikten sonra Raskolnikov saklandığı yerden baltasıyla çıkarak eve gitti ve baltayı aldığı yere geri koydu. Tabi aldığı eşyaları dışarıda bir yere saklamayı unutmadı.

Bu olaydan sonra 2 gün hiç uyanmadan uyayan Raskolnikov için arkadaşı Razumikin doktor çağırdı. Uyandığında Razumikin ve doktoru evden kovan Raskolnikov gidip bir bara oturdu. Tekrar eve döndüğünde annesi ve kız kardeşi onu bekliyordu evde. Raskolnikov'u çok kötü bir halde gören annesi telaşa kapılır. Ertesi gün Raskolnikov ve kız kardeşinin evleneceği kişi olan Bay Luzbin görüşürler. Raskolnikov bu evliliğin olmayacağını kesinlikle anlamıştı çünkü Bay Luzbin kız kardeşini aşağılamış ve fakir görmüş bundan dolayı da Raskolnikov’un evinden kovulmuştu. Bu olaydan sonra dışarı çıkan Raskolnikov annesini ve kız kardeşini, arkadaşı Ramuskin’e emanet eder.

O günlerde Bay Marmeledov vefat eder.Cenaze için evine giden Raskolnikov orada Sonya ile karşılaşır ve ilk görüşte inanılmaz etkilenir. O günden sonra Sonya’yı aklından hiç çıkaramaz. Ve fırsat buldukça evlerine gider.

Mihailovis adında bir genç tefeci kadını öldürdüğünü itiraf etse de, Polis memuru Porifiri Raskolnikov'un bu cineyeti işlediğini biliyor onun da psikolojik durumunun da farkında olduğundan üstüne giderek itiraf etmesi için psikolojik baskı yapmaktadır. Raskolnikov cinayet işlediğini bir tek Sonya’ya söylemişti. Sonya hemen gidip teslim olmasını ve Allah’tan özür dilemesini söylemişti.

Zaman ilerledikçe içinde ki rahatsızlık ve suçluluk duygusuyla baş edemez. Şüphe ve korku içini yer bitirir. Sürekli birilerinin onu takip ettiğini düşünür. Tüm bunlara dayanaman Raskolnikov suçunu en sonunda itiraf eder. Suçunu kendi itiraf ettiği için sadece 8 yıl kürek mahkumluğuna çarptırılır ve Sibirya’ya gönderilir. Sibirya’ya onunla gelen Sonya her gün Raskolnikov’u ziyarete gelir. Sonya’nın bu sevgisiyle yeniden hayata bağlanan Raskolnikov bir an evvel çıkıp mutlu olmanın hayallerini kurar.
Suç ve Ceza kitabı Tüm Zamanların En İyi Kitapları listesinde yer almaktadır.

Murat Gencer

@muratgencer

Bir cinayet toplum için faydalı olabilir mi? Bir suç bizi olağanüstü bir insana dönüştürebilir mi? Kitapta bu soruları hissettiğimi söyleyebilirim, kitabın cinayete kadar olan kısmını kısaca özetleyip daha sonra kitapla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Raskolnikov Rusya’nın ufak bir yerinden Petersburg’a hukuk okumaya gelmiş, geleceğe ışıkla bakan biridir. Raskolnikov okulunu bitirip ailesini ve kendi hayatını maddi sıkıntılardan kurtarmayı düşünmektedir fakat okul zamanı yaşadığı maddi sıkıntılar bize Raskolnikov için ‘’eski bir hukuk öğrencisidir’’ cümlesini kurduracaktır. Raskolnikov’un ailesinden gelen ve özel ders vererek kazandığı para dışında bir geliri yoktur. Zamanla yaşanılan olumsuz durumlarla maddi darlığa düşen Raskolnikov okulunu bırakmak zorunda kalır. Bu sırada psikolojik bir bunalıma giren Raskolnikov zamanla kaldığı odanın kirasını vermekte bile zorluklar yaşar.

Raskolnikov paraya ihtiyaç duyduğunda rehinci bir yaşlı kadına eşya rehin eder. Rehinci yaşlı kadın, toplum için hiçbir işe yaramayan, insanların düştüğü maddi sıkıntıları fırsat bilip onların bu zayıflıkları ile para kazanan biridir. Rehinci kadın kazandığı parayı öldüğünde bir kiliseye bağışlanması vasiyet edip, yaptığı bunca kötülükle cennete gitmeyi düşünmektedir. Daha sonra içerisinde bulunduğu maddi sıkıntılar ve yaşadığı psikolojik bunalımlar Raskolnikov’a bir cinayet fikri uyandırır. Raskolnikov bu kadını öldürmenin topluma faydalı bir hizmet olduğunu düşünmektedir.

Raskolnikov bir gün rehinci kadına tıpkı bir eşyayı rehin vermeye gittiği gibi gidip kafasında bir cinayet planı oluşturacaktır. Eşyaları hangi sandıkta ve nerede sakladığını, sandık anahtarının nerede olduğunu ve bu cinayeti nasıl işleyebileceğini düşünür ve bir plan kurar. Kimi zaman bu cinayet fikrinden vazgeçer.

Bir meyhanede yaşlı bir adamla sohbete giren Raskolnikov’a yaşlı adam kendisinden bahseder, bir kızının olduğunu ve bedenini satarak ailesine bakmaya çalıştığını söyler. Bunu duyan Raskolnikov şok olmuştur, ardından annesinden gelen bir mektupta kız kardeşinin birisiyle nişanlandığı, nişanlısının zengin olduğunu ve artık bu maddi sıkıntılardan kurtulacaklarını, kendilerinin de Petersburg’a geleceğinden bahsetmektedir. Raskolnikov bu mektuba hiç sevinmez ve tıpkı meyhanede karşılaştığı yaşlı adamın kızı ile kendi kız kardeşini aynı keseye koyar. Kız kardeşi de ailesi için aşık olmadığı birisiyle evleneceği fikri onu rahatsız etmektedir. Zaman zaman cinayetten vazgeçse de yaşanılan olaylar ve içinde bulunduğu psikolojik durum bu cinayeti kaçınılmaz kılar.

Raskolnikov bir balta ile yaşlı kadını öldürüp daha sonra rehin eşyaları çalacak ve toplum için bir iyilik yapacaktır. Planı gerçekleştirmek için rehinciye tıpkı rehin verecek gibi giden Raskolnikov eve girer ve rehinciyi balta ile öldürür. Rehin eşyalardan bir miktar çaldıktan sonra beklenmeyen bir kadın -rehincinin kız kardeşi- kapıdan içeri girer ve kadın yaşlı rehincinin öldürüldüğünü görür, ardından Raskolnikov bu kadını da orada baltalayarak öldürmek zorunda kalır. Artık suç işlenmiştir, çaldığı rehin eşyaları bir taşın altına gömer ve kirada kaldığı odasına gidip uyur.

Olaylar buradan sonra gelişmeye devam eder. Kimin katil olduğuna dair bir kanıt bulunmaz, birilerinden şüphelenilir ancak Raskolnikov’dan şüphelenen olmaz. Raskolnikov işlediği cinayet ve vicdanı ile başbaşa kalır. Artık o bir katildir ve vicdanı onu rahat bırakmaz. Kitap bundan sonra bu olaylar çerçevesinde gelişmektedir. Buradan sonrasını sizin okuyup kendi düşüncelerinizle yorumlamanız daha iyi olacaktır.

Kitap için yorumuma gelecek olursak, kitapta aslında arada kalmış bir karakter görmekteyiz. Kendisini bulunduğu mevkiye layık görmeyen ama şartlardan dolayı layık olduğu mevkiye de yükselemeyen karakterin çırpınışlarını daha ilk sayfalarda hissediyoruz. Kitapta bu arada kalmış karakterin cinayeti işlemeden ve işledikten sonraki psikolojik durumunu yazar bizlere çok iyi sunuyor. Suç işlenmeden önce sahip olduğu psikolojik durum zaten kötüyken işlenilen suç ile bu durum daha da kötüleşiyor ve bunu kitabı okurken birebir şahit oluyoruz.

Kitabı okurken işlenilen suçun doğru olup olmadığını kendime sormadım değil. O psikolojide ben olsam ne yapardım bunu da düşündüm. Bir suç ne kadar güzel planlanırsa planlansın, hiçbir delil ortada bırakılmasın, yakalanmanız da mümkün olmasın diye kabul etsek bile o suçu işleyen olarak vicdanımızın bunu biliyor olması bize gereken cezayı verecektir. Bunun çerçevesinde düşündüğümüz zaman sanırım suç işlemek göründüğü kadar basit olmayan bir eylem. En azından suçu işledikten sonra gelişen olaylar ve insanın kendi vicdanı ile olan savaşı bize verilen en büyük ceza olarak düşünüyorum.

Bununla beraber karakterimizin geleceğe dönük güzel planlarının olması ve başarılı bir kişi olması ise onun böyle bir suçu işlemeye hiçbir hakkı yokmuş gibi bir duruma sokuyor. Yani karakterden beklenti yüksek olunca onu böyle bir suçla toplumun kabul etmeyeceği düşüncesi kafasını sarıyor.

Aslında kitap da karakterimizin psikolojik durumunun toplumun baskısından da nasıl etkilediğini görüyoruz. Sürekli toplumdan uzaklaşma isteği ve kendini kimseye anlatamaması, anlatsa bile kimsenin onu anlayamayacağı düşüncesini ile girilen yalnızlık da gözler önüne seriliyor. Toplumdaki sınıfların suça ne kadar yatkın olduğu genel olarak kitapta görülürken özellikle kitabın bir kısmında yaşanılan hırsızlığa benzer bir olayla iyice vurgulanıyor.

Kitabın bir başka kısmında ise suç üzerine Raskolnikov birisiyle konuşuyor. Bu kısımda suç ve suçlu üzerine olan farklı bir diyalog var. Açıkçası kitabın en sevdiğim kısımlarından birisi de burasıydı.

Kitabı çok uzun bir zaman aralığında okuduğum için belli başlı sıkıntılar yaşadım, yazacaklarıma siz kitabı okurken dikkat ederseniz sizin için daha doyurucu bir okuma olabilir. Kitabın içerisinde birçok yan hikaye var, bu yan hikayeler kitabın ilerisinde rayına oturmaya başlıyor ama uzun bir zaman aralığında okumamdan dolayı bu yan hikayelerdeki detaylar benden çabuk silindi ve bu yan hikayeleri rayına oturttururken zorluk yaşadım. Ayrıca kitapta bulunan karakterlerin birden fazla isimleri var ve isimlerin yabancı olması, birbirine benzemesinden dolayı sürekli bu kimdi diye çelişkiye düştüm. Karakterleri hatırlamakta epey beni yordu. Ve itiraf etmeliyim ki olayları ve kişileri hatırlamak için kimi zaman internetten yardım aldım.

Dünya klasiği olma ünvanını sonuna kadar hak eden ve derin psikolojik tahlilleri olan bir kitaptı. Ayrıca bu kitap bitince içimde bir hüzün de oluştu. Böyle bir eseri tekrar aynı heyecanla okumam mümkün olmayacak sanırım fakat bu eseri okumanın da bana kattığı çok şey olduğunu düşünerek bir yandan da bu hüzün yok oldu. Uzun ve keyifli bir maratondu. Sanırım ileri tekrar okuyacağım ve kitaplığımın en güzel yerinde duracak eserler arasında oldu.

muratgencer.com.tr
Suç ve Ceza
kitaba 10 verdi
7 beğen · 0 yorum

Hayata Gülümse

@hayataagulumse

kaybedilmiş bir kazanç. Hayatının 8 yılını kaybetti ama hayatının geri kalanını kazandı
Yazar ; Fyodor Dostoyevski
Yayın Evi ; Can Sanat Yayınları 7. baskı
ISBN ; 978-975-07-2654-5
Çeviri ; Sabri Gürses
Sayfa ; 683


Kitap ilk başlarda çok sürükleyici gelmedi, biter mi acaba diye düşünmeye başlamıştım ki aman Allahım o da ne demekten kendimi alamadım. Kitabı okumak isteyenler buradan sonrasını okumasınlar. İlk sorgulama katilimiz Raskolnikov’un barda içki içerken düşük dereceli bir memur olan Marmeladov’ la tanışmasıyla sürükleyici bir hal aldı. Bir baba “yoksulluğun doğuştan gelen duyguların soyluluğu koruduğunu ama dilencilik yapmanın öncelikle kişinin kendini aşağıladığını söylüyor”, bu iki kurguyu çok güzel ayrıştırabilen Marmeladow aynı zamanda kızının fahişelik yapmasını kabulleniyor, yetmiyor bir de ondan kazanılan parayı aile temellerini hiçe sayarak bar köşelerinde şuursuzca tüketebiliyor. Öykümüzde alt tabaka kendilerini diğer kişilerden o kadar çok aşağı görmekte ki üst tabakanın ayrıştırma için fazla bir çaba sarfetmesine gerek kalmıyor. Katile ne demeli? Evet eski hukuk öğrencimizin içinde bulunduğu durum, kendi kalıbına sığmayan ama hayat şartları yüzünden kabuğunu kıramayan bir kahraman. Para için giriştiği bir cinayette çaldığı hiçbirşeyi kullanamayan bir katil ve iki cinayet. Katil kendi mahkemesini kurar, kendi suçlularını yaratır ve cezasını kendi verir. Katilin başka birinin canına kastetme mazereti ; Evet kızkardeşi de dahil hiç kimseye faydası olmayan ve hatta insanların zor durumlarından faydalanan ve bundan hiç rahatsız olmayan kalbi kötü bir kadının yaşamaya hakkı yok.. İlk celse tamam.
Diğer sorgulamalarıma geçiyorum; Raskolnikov’u ansızın bir cinayet tasarlama havasına sokan şey neydi ? Bu fikir neden onda insanlardan uzak durmaya ve kaçmaya çalışırken, birden topluma girme dürtüsü uyandırmıştı ? Soru şu hastalık mı suçu doğuruyor, yoksa suçun kendisi mi bir şekilde kendisine has doğası nedeniyle hastalığa eşlik ediyordu? Bu yakın zamanda platforma fikir alışverişi için yönelttiğim şu soruyu hatırlattı ; İnsanın kişiliğinin/karakterinin çevresel etkenler tarafından tasarlandığını düşünüyor musun? Bu soruya verdiğim cevap ; Davranışların cevresel etkenlerden etkilenmesi zaman içerisinde yaşanılanlardan dolayı karakteri değiştirmez, davranışları değistirir. Belirli koşullar oluştuğunda, insanlar farkında dahi olmadan içine girdikleri “yeni dünya” tarafından şekillenmeye, bu dünyanın şartlarına uyum göstermeye ve yeni ortama uygun davranışlar göstermeye başlıyorlar. Ama şöyle bir olguda var, kişinin kendinin bile farkında olmadığı bazı karakteristik davranışların çevre, kişi veya durum etkisi sebebinden dolayı fark edilip kendi kişiliğini bulması da muhtemeldir. Yani diyeceğim odur ki katil çevreden etkilenerek bu davranışı gösterdi ve nihayetinde kendi mahkemesini kurdu, Hakimi kendi, suçlusu kendi olarak yargıladı. Sonya ile yapmış olduğu konuşmalarda cinayetleri işleyerek dini inancı ve inandığı değerlere ters gelen bir davranış ta bulunan katil eğer işlemiş olduğu suçun cezasını kendine vermemiş olsaydı çevresel etkiler karakteri değiştirebilir derdik, ama sadece davranışını değiştirdi ve sonuçta katilimiz daha fazla karakterinin dışına çıkamadı ve kendisini vicdanının mahkemesinde yargılayarak karakterinin değişmediğini ortaya koymuş oldu. Öykü de ; “Suçlunun kendisi ve hemen herkes suç anında bir tür irade ve sağduyu kaybı yaşıyor, tam da o anda sağduyu ve dikkatin en vazgeçilmez olduğu anda bunun yerine çocukça fenomenal bir uçarılık geliyordu” diye açıklama yapmış. Bu kadar net bir açıklama yazarın yarattığı katil karakterine nasıl bir ruh verdiğini, suçu işledikten sonra yaşadığı travmalar, sorgulamalar, gündüz vakti hayal görmeler, yakalanma korkusunun yarattığı psikolojik hareketleri göstermemek için verdiği yoğun çaba gibi gibi.. O kadar muazzam anlatım ve bir o kadar da gerçek hissi verdiriyor ki acaba bu kadar netlik yaşamadan nasıl ifade edilebilir diye insanı düşündürmüyor da değil !!
Ya annesi ve kız kardeşi, bu yoksul hayattan ve o çok bahsi edilen soyluluğu korumaktan onlarda nasibini aldı. Para… Para… Para…. Katil’in annesi kızının Bay Lujin ile evlenmesini o kadar süslü anlatıyor ki, sanırsınız her anne gibi evladının iyiliğini istiyor diye bu evliliğe sıcak bakıyor. Ama öyle değil. Burada ki mesele ; Kendisi için bir kurtuluş, bir çıkar yol, rahat bir yaşam… Hani yoksulluğun verdiği soyluluk nerede ? Kız kardeşi Dünya, Rakolnikov’a nişanlısı Lujin’e duyduğu aşktan ve sadakattan bahsetti. Bu evliliği para için yapmadığını söyledi ama kendisine iftira atan ve şimdi ölü bir kadın olan Marfa Petrovna’nın kendisine bıraktığı paraya güvenerek Nişanlısı olan Lujin’e baş kaldırdı ve içindekileri kustu. Ve birliktelik iptal. Bu para gelmemiş olsaydı acaba Dünya kardeşi Raskolnikov’u mu, yoksa nişanlısını Lujin’i mi seçerdi ? Cidden merak ediyorum
Öykünün sonu kaybedilmiş bir kazanç. Hayatının 8 yılını kaybetti ama hayatının geri kalanını kazandı. Cinayetleri işlememiş olsaydı, olaylar bu boyuta gelmeyecek ve Sonya ile böyle bir aşk yaşamayacaktı ? Kız kardeşi başka bir evlilik yapmayacaktı vs.vs.
Gerçekten sürükleyici bir baş yapıt. Herkesin bu kitabı okuması gerekir diye düşünüyorum.
EK 1
Düzeltme ; Bu kitabı herkes okumalı! :) 09.10.17
Suç ve Ceza
kitaba 10 verdi
19 beğen · 12 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Seninle aynı fikirdeyim Hayat : Bu kitabı herkes okumalı!
09.10.17 beğen 1 cevap
Desert Rain (@seaa)
Okudum ve en sevdim kitaplaradan biridir SUÇ VE CEZA!
09.10.17 beğen 2 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Suç ve Ceza'yi okumadım. Yorumunuzu okuyarak kendimce bir SUÇ'mu işledim; yoksa kendime bir CEZA mı verdim bilemiyorum. Okurken bir de şunu düşündüm; (çok incelikli ve anlaşılır bir yorum olmuş lakin cokta uzun) Yorumu okumak yerine direk kitaba mı başlasaydım acaba diye düşündüm itiraf ediyorum :). Yakın zamanda okuma listeme girer mi SUÇ VE CEZA şu an ufukta o ihtimal yok. Öyle bir durum olsaydı bu yorumu kopyala yapıştır yaparak kitap arasında saklardım ona eminim. Size söylerken ben de bir kitaplık yorum yaptım :). Bir de sırada ki kitabınızı merak ettim. Tamammm Sustummm :). Elinize Sağlık, İyi okumalar..
09.10.17 beğen 1 cevap
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Hem inceliği, hemde tokatı aynı anda atmayı başaran Ender insan Sn. Kahve ? site kopyala yapıştırı kabul etmiyor. Ama siz algılaması ve muhakemesi yüksek bir arkadaşım olarak suç ve cezayı kendinizce yorumlayabilirsiniz. Sizde o enerjiyi gördüm. ,?Konum atın bana ?? Sirada ki kitabım sır? Ama oneriniz varsa da kabulüm.
09.10.17 beğen 2 cevap
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Lütfen susmayin Sn. Kahve ??
09.10.17 beğen cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
O sizin inceliginiz, o sizin tokatiniz Sayın Hayat . Kibar olayım derken iyicene saçmaladım ya la ... Oh be Angara şivesi ile gonuşuncu gendime geldim acıkın. Sayin Hayat kopyala yapıştır yapmaktan kastım; sizin yaptığınız yorumun Kitabı okumak isteyenlere çok iyi bir yol gösterici olacağını belirtmek içindi. Konum ? Bay Kahve konuma karşı. Benim tavsiyeme uyarsanız kitap konusunda bu uykusuz gecelere , kötü rüyalara hazır olun demektir. Adı "Hayata Gülümse" olan birine bu kötülüğü yaparsam ben beni affetmem, ben beni affettim diyelim tarih beni affetmez ... :)
09.10.17 beğen cevap
Emine 🍁 (@solukbirgolge)
@hayatagulumse998 Merhabalar öncelikle. Suç ve Ceza'yı incelemenizi gördükten sonra okumaya karar verdim. Aslında daha önce de okumak istediğim bir kitaptı ama demek ki bugüne kısmetmiş. Şuan başladım okumaya ve iyi gidiyor :) Teşekkür etmek istedim bunun için :)
10.10.17 beğen cevap

Eugene de Rastignac

@eugenederastignac

Raskolnikov ve Vicdan
Dostoyevski edebiyat alanında büyük bir deha olmasına rağmen, toplumsal ve siyasal düşünceleri son derece tutarsız, tutucu bir yazardır. Kendisi manevi babası olarak adlandırdığı Rus çarının sıkı bir hayranı, Ortodoksluğa ve Slavlığa aşırı tutkulu, yaşadığı devrim öncesi Rusya'da aydınları ve öğrencileri etkileyen Marksizm, Anarşizm gibi kitle ideolojilerine, Nihilizm gibi ahlakı reddeden ideolojilere tamamiyle karşı, Karamazov Kardeşler'i yazmadan önce Nihilistlere büyük bir ders vereceğini söyleyen sıkı bir ahlakçıydı.

Dostoyevski insan ruhunun derinliklerini inceleyen, modernizmin yarattığı sorunları önceden gören büyük bir yazardı. Kahramanlarının bir çoğu, bir düşünceyi, ideolojiyi temsil eden, evrensel ülkülerin peşinden koşan karakterler değildir. Tersine iç güdüleri ve takıntılarıyla ile hareket eden, kendi dünyasında yaşayan, dışlanmış, yanlız, umutsuz ve her zaman kaybetmeye mahküm karakterlerdir. Sürekli bir tren istasyonunda bekleyen ve istasyona gelen hiçbir trene binmeyen karakterlerdir. Bu karakterler sosyalleşmeye, dış dünyayla ilişki kurmaya çalıştığı ölçüde toplum tarafından dışlanır ve kendi iç dünyalarına geri itilirler (Yeraltından Notlar). Gerçeklik Dostoyevski karakterlerinin kafasında kurguladığı ve kendisinin yaşadığı bir kurmacadır. (Yeraltından Notlar'da ve Beyaz Geceler'de yaşanan her şeyin, kahramanın kafasında geçtiği ve gerçekleşmediğine yönelik bir çok eleştiri yazısı var)

Dostoyevski'nin yapıtlarında kahramanlar sürekli başarısızlıktan, hastalıktan ve hayattan korkarlar ve hayattan çok ölüme yakındırlar. Bu temalar varoluşçuların en çok sorunsallaştırdığı konular olduğu için, Dostoyevski bir çok eleştirmen tarafından "Hristiyan Varoluşçu" yazar olarak adlandırılır. O yüzden Yeraltından Notlar'ın Nietzsche'nin baş ucu kitaplarından birisi olmamasına şaşırmamak lazım.

Dostoyevski inançlı bir Hristiyandı. Hristiyan inancına göre herkes doğuştan suçlu olduğu ve vaftizle günahlarından arındırıldığı için hayatı boyunca bu suçluluk düşüncesini üzerinden atamamış, Karamazov Kardeşler'de belirttiği gibi bir dönem manastıra dahi kapanmıştır. Bunda kronik bir sara hastası olması ve onun yarattığı tuhaf duygu durumunu da eklemek lazım.

Aslında Dostoyevski gençliğinde Rusya'da etkili olan devrimci düşüncelerden etkilenmiş ve devrimci bir gruba katılmıştı ama Çar tarafından yakalanıp ölüme mahkum edilmiş ve tam infaz edileceği sırada Çar onu affetmiş ve cezasını çekmek için Sibirya'ya sürülmüştü. Ama bu olay Dostoyevski'nin devrimci-sosyalist düşüncelerden uzaklaşıp muhafazakarlığa ve mistizime kaymasına neden olacaktır.

Suç ve Ceza'ya gelince, acaba Dünya Edebiyatı'nın bu baş yapıtının Dostoyevski'nin kumar borcu yüzünden yazıldığını kaç kişi bilir? Dostoyevski kumar oynamak için yayın evinden borç para alır ve karşılık olarak onlara roman yazacağını söyler. Çünkü beş kuruş parası yoktur. Tüm parasını kumarda kaybedince oturup Suç ve Ceza'yı yazar. Hayat işte :)

Dostoyevski büyük bir Balzac hayranıydı. Balzac'ın Goriot Baba'sını Rusça'dan çevirmiştir. Bir çok eleştirmen Raskolnikov'u çağının Rastignac'ı (Goriot Bab'daki baş karakter) olarak tabir ederi. Dostoyevski, hayranı olduğu Balzac'ın Goriot Baba daki kahramanların, para karşılığı birisini zevk için öldürüp öldürmeyeceği tartışmasını, Suç ve Ceza'da merkeze koyar. Suç ve Ceza'da Raskolnikov'un hiç bir plan yapmadan işlediği tefeci cinayetinden sonra, işlediği suçu nasıl karşıladığı işlenir. Raskolnikov tefeciyi öldürdükten sonra, üzerinde artan ahlaki baskıyı kaldıramaz ve cinayeti işlediği yere geri dönerek olayın baş şüphelisi konumuna düşer.

Çünkü Dostoyevski'ye göre insanı yargılayan en büyük merci, mahkeme değil, insanın vicdanıdır.
Suç ve Ceza
kitaba puan vermedi
15 beğen · 0 yorum

Barış Altınbıçak

@barisaltinbicak

Raskolnikov, Razumihin, Svidrigaylov, Sonya ve nicesi aileden biri oldu.
Klasiklerin en efsanelerinden birini sonunda okudum. Bunun için öncelikle Hasan Ali Yücel klasikler dizisi ve mükemmel çevirisi ile Mazlum Beyhan'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Konu olarak zaten fazlasıyla sürükleyici olan kitap kusursuz çevirisi ile mükemmelliğinin dozunu arttırıyor.

Raskolnikov'un haklı toplumsal gerekçelerle işlediği suç ve daha sonra ruhsal olarak bu suç ile mücadelesi beni büyülemeyi başardı. Büyük yazarımız o psikolojiyi bize öyle bir yansıtıyor ki zaman zaman suçu kendim işlemiş gibi bir psikolojiye girdim.

Orijinal hâlini okuduğum için çok fazla detay ile karşılaştım. Konudan bazı zamanlar uzaklaşılıyor ve yan karakterler üzerinden ayrı bir konuya geçilmiş izlenimi yaratıyor. Sonradan asıl konu ile bağlantı sağlanıyor.

Okurken yaşadığım tek sıkıntı yani zorlandığım nokta çok fazla karakter olması; karakterlerin en az üç ismi olması, bu isimlerin birbirine benzemesi ve bunların yanında bazı karakterlerin isimleri dışında lakapları ile de yer alması. 150.sayfadan sonra biraz beyin yakarak her şeyi yerli yerine oturttum ve hiçbir sıkıntı kalmadı. Başlayacak olanlar için incelememin sonuna sık karşılaşacağınız ve karıştırabileceğiniz karakterlerin isimlerini detaylı not düşeceğim. Göz atmayı unutmayın derim. Ben zorlandım siz zorlanmayın :)

Kitapta ilgimi çeken nokta, çok fazla karakter olması ve bu karakterlerin belli bölümlerde bir şekilde iletişim sağlıyor olması. Bu iletişim de genel anlamda komşuluk ilişkileri sayesinde sağlanıyor. Birbirinden tamamen bağımsız karakterler aynı dairenin farklı odalarında kiracı olarak kitabın akışı yönünden bütünlük oluşturuyorlar.

Beni en etkileyen bölümler, sorgu yargıcı kıvrak zekâlı Porfiri Petroviç ile Raskolnikov bölümleri oldu. Suç üstüne yapılan konuşmalar etkileyiciydi. Yargıcın Raskolnikov üstünde yarattığı baskı, sadece Raskolnikov'u değil beni de fazlasıyla gerdi.

BU BÖLÜM SPOİLER İÇERMEKTEDİR:
Yoksul Sonya'nın Raskolnikov'a duyduğu bağlılık. Üniversiteden arkadaşı dürüst, kararlı ve dostuna candan bağlı Razumihin. Oğluna sevgisinden deliye dönen Pulheriya Aleksandrovna ve kardeşi için canını verecek olan Dunya. Bu karakterler, bu özellikleri ile kendisi kabul etmese de Raskolnikov'u ayakta tutan insanlar. Kitap boyunca hiçbir zaman bu insanlara hak ettiği değeri göstermeyen baş karakterimiz okuyucuyu çileden çıkarsa da onun temiz yüreğine biz her zaman kefiliz. Onu bu duruma sokan, adaletsizlik ile baş gösteren yoksulluğun ortaya çıkardığı sıtma nöbetleri.


KARAKTERLER:
Rodion Romanovic Raskolnikov : İlk sayfalarda Rodya diye de hitap ediliyor. (Başkarakterimiz)

Avdotya Romanovna Raskolnikov : Başkarakterimizin kardeşi. Ve kendisi ile annesi tarafından Dunya ismi ile hitap ediliyor.

Dmitri Prokoviç Razumihin : Başkarakterimizin üniversiteden arkadaşı. Sıkça Razumihin ismi ile anılsa da Raskolnikov'un annesi tarafından Dmitri ve Prokoviç isimleri ile de hitap ediliyor.

Porfiri Petroviç : Sorgu hakimi. Çok sık karşımıza çıkıyor ve bir alttaki karakter Lujin ile aynı bölümlerde karşılaşıyoruz. İsim benzerliğinden karıştırmanız mümkün

Piyotr Petroviç Lujin : Dunya'nın kibirli nişanlısı. Genel olarak Lujin ismi ile karşımıza çıkıyor ama sanki inadınaymış gibi Porfiri Petroviç ile bağlantılı bölümlerde Piyotr Petroviç ismi ile anılıyor. Bu noktaya dikkat edelim o yüzden :)

İlya petroviç : Komiser yardımcısı. Bir süre karşımıza çıkıyor daha sonra kayıplara karışıyor.

Bu değerli eseri ilk sayfalardan, bu karakter isimleri dolayısıyla soğuyup elinizden bırakmamanız için işinizi fazlasıyla kolaylaştırdım. Yeni başlayacak olanlar bunları bir yere not etsin ve bir süre kitabın ayracı yapsın derim.
Suç ve Ceza
kitaba 10 verdi
7 beğen · 4 yorum
Camdan Kadın (@bersucolak)
Karakter çoğunluğuyla karşına çıkab her bir kişi de not tutarak okumuştum. Çok güzel bir inceleme olmuş.
14.06.18 beğen 1 cevap

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Rus edebiyatına karşı anti-patimi bitiren kitap Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin Suç ve Ceza isimli kitabı olmuştur. Daha önceden Tolstoy’un Anna Karenina isimli kitabını da okumuştum ve belki de bu kitap her ne kadar büyük bir eser bile olsa beni Rus edebiyatından biraz daha uzaklaştırmıştı. Suç ve Ceza ise tam tersine yeniden beni Rus edebiyatını sevdirdi diyebilirim.
Kitap malum, kahraman Raskolnikov’un bir günü ile başlamakta. Raskolnikov Petersburg’da bir hukuk öğrencisidir. Fakat parasızlık yüzünden okulunu bırakmak zorunda kalmıştır. Raskolnikov’un kendi söylemiyle eski üniversite öğrencisidir artık. Raskolnikov kendini takdim ederken bu sıfatı kullanmaktadır. Raskolnikov’un üniversite hayatını parasızlık bitirmiştir ve karakterimiz parasızlığın derin acılarını içinde yaşamaktadır. Zaten parasızlığı ve Petersburg’un arka sokaklarını kitapta bolca okuyacaksınız. Bu sokaklardan çeşitli hayatları da kısa kısa kitapta bulacaksınız. Kitap adından anlaşılacağı üzere bir suç ve cezayı konu edinmiş. Burada suç nedir diye merak edebilirsiniz belki ve bunu yazmakta da zarar görmüyorum kahramanımız Raskolnikov iki cinayetin katilidir. Ancak kitapta bahsedilen tek suç sadece cinayet midir? Kitaptaki toplum ve devlet, halkına karşı hangi suçu işlemiştir ki ortaya iki cinayet çıkmıştır. İşte kitabın asıl meselesi bir suçun işlenmesi değil bunun ardında yatan sebeplere felsefi açıdan eğilmesidir. Peki ya bu suçun cezası nedir? Kitabı okumadıysanız belki de aklınıza polisiye bir romandan sahneler veya satırlar gelecektir. Ama yanılıyorsunuz. Acaba Raskolnikov’un işlediği cinayetler karşısında çektiği ceza hapis cezası mıdır? Kahramanımız iç dünyasında hangi yargıç tarafından sorgulanmaktadır? İşte bu yargıç vicdandır.
Bunların yanı sıra yan karakterlerin hayatları ile de Rus toplumun bir kesimine ışık tutmuş Dostoyevski. Kitabın fikir olarak bence ana teması fakirlik ve bu fakirlik karşısında insanların yapmak zorunda oldukları şeyler ve bürünmek zorunda oldukları kişilikler.
Dil kısmına özellikle değinmek istiyorum. Özellikle kitabın 300’lü sayfalarına kadar muhteşem akıcı bir dil kullanmış Dostoyevski. Hani bir reklam vardı bir gsm operatörünün sesli kitap hizmeti ile alakalı. O reklamda Raskolnikov’un hayatından bir sahneyi görmüştük televizyonlarda. Bir şeyi izlemekle okumak arasında büyük farklar vardır bildiğiniz üzere. Şahsen bir yazar bulunduğum dünyadan okuduğum satırlarla beni kendi iç dünyasına tamamıyla çekebiliyorsa o yazar en azından dil açısından bence başarılıdır. İşte dediğim gibi özellikle kitabın ortalarına kadar size bahsettiğim o reklam filmini kendi fikir dünyamda yaşadım. Raskolnikov, cinayetleri işlerken belki de tam arkasındaydım ve maktüller ile göz göze geldim. Ya da cinayetten sonra ruhsal buhranlara giren Raskolnikov’un küçük odasında ayak ucunda bekledim ve onu ve iç dünyasını orada gözlemledim. Bu dediklerimi kitabı okuyunca çok iyi anlayacaksınız. Burada dikkatimi çeken şu oldu. Yazar ne kadar Raskolnikovla kalırsa okumak o derece zevkli oluyor. Ayrıca Raskolnikov'un kitapta da zaman zaman geçen felsefesine de değinmek istiyorum. Bu felsefeye göre özet olarak insanlar iki gruptur. Birinci grup sıradan insanlar, ikinci grup ise liderler. Liderler zaman zaman sıradan insanların hayatlarını bazı yüce amaçlar uğruna sonlandırabilir. İşte kahramanımız cinayetleri bu yüce(!) amaç için işlemiştir.
Velhasıl kesinlikle okunması gereken bir kitap. Dostoyevski'nin diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Diğer kitap inceleme ve yorumlarım için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Suç ve Ceza
kitaba 9 verdi
3 beğen · 0 yorum

Suç ve Ceza - S41

Gittikçe daha çok kızdı, Raskolnikov. o anda Bay Luzhin'i görse, kılı kıpırdamadan öldürebilirdi.
-Hmm... Evet, bu doğru, diye mırıldandı. Kafasının içinde binlerce fikir birbirini kovalıyordu. Bu doğru, diye tekrarladı, bir adamı tanımak için zamana gerek vardır. Çok doğru. Ama Bay Luzhin'e gelince iş değişiyor. Onun hakkında yanılmama imkan yok.
işteöylebirşey tarafından eklenmiştir.

Marla

@marsheus

Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek...
Suç ve Ceza
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
17 beğen · 0 yorum

İbrahim

@ksfh

Mesele şu: Namuslu ve duygulu insanlar saflıkla içlerini dökerken iş adamları kulak kesilir, sorna da bunu çıkarlarına göre kullanırlar.
s.160
Suç ve Ceza
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
15 beğen · 0 yorum

Damla Karaca

@damlakrcsp

Çünkü iki kötüden daha az kötü olanı seçiyorum.
Suç ve Ceza
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum

Ezginur Agun

@khaleesi

"Mantığın durduğu yerde şeytan yardım eder."
Suç ve Ceza
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum

ebru tazefidan

@ebrutazefidan

Hem şu aşağılık insanoğlu nelere alışmıyor ki ?
Suç ve Ceza
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum
145
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
39
KİTAP
Tekrar Okunması Gereken Kitaplar
Okumak büyük bir bağımlılıktır. Okumanın keyfini tadanlar kolay kolay bu bağımlılıktan vazgeçemezler. Bu listede, okuma bağım...
1176
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
185
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...

Ozzy Yigit

@ozzyyigit

Sonunda bitti
Sonunda bitti
Ama ben de bittim!
Suç ve Ceza
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
10 beğeni · 0 yorum

Elif

@elifce

14 yaşında okuduğun bir kitabı 27 yaşında tekrar okumanın farklı bir duygusu oluyormuş. Hatırladığım detayların doğruluğu gözlerimi doldururken zihnimdeki eksik yerleri tamamlamanın hazzı ile bu kitabı bunca yıldır neden sevip baş tacı yaptığımı tekrar anladım.
Suç ve Ceza
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
23 beğeni · 3 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
İki paylaşım arasında iki yıl var! :(
16.07.18 beğen 1 cevap