ara

Suç ve Ceza

Преступление и наказание
- 1866 - 581s

Suç ve Ceza Konusu, Özeti ve Türleri

Hukuk fakültesinde okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov'un maddi imkansızlıklardan dolayı okulunu bırakması ve fakirlikten dolayı işlediği bir cinayet sonrası kendi iç hesaplaşması ve yaşam mücadelesi.
Suç ve Ceza
Suç ve Ceza Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Dünya edebiyatın en eşsiz eserlerinden birisidir Dostoyevski’nin Suç ve Ceza'sı… Yayınlandığından bu yana bir çok dile çevrilmiştir. Kesinlikle herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başyapıttır. Kitap günümüze dek 3 yönetmen tarafından da sinema perdesine taşınmıştır. Bunlardan sonuncusu 2002 yılında Julian Jarrold'un bizlere aktardığı Suç ve Ceza'dır.

Suç ve Ceza Kitabının Konusu
Yaşadığımız çağ ve insanların birbirleri ile ilişkilerinden de izler bulabileceğimiz Suç ve Ceza sadece bir dönemim değil, her dönemin kitabı olmayı başarmıştır. İnsan ruhunun gizemleri, iyilik ve kötülük algısını barındırıyor satırlarında.

Suç ve Ceza Kitabının Özeti
Kitabımızın ana kahramanı Raskolnikov Rusya’nın St. Petersburg şehrinde hukuk fakültesinde okumaktadır. Oldukça başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakmak zorunda kalmıştır.

Raskolnikov dört aydır evinin kirasını ödememiştir ve ev sahibi onu mahkemeye vermek üzeredir.Bundan dolayı Raskolnikov kimsenin pek sevmediği tefeci kadına gider ve ona saatini satar. Tefeci kadın saatine 1.5 ruble verir. Raskolnikov mecburen bu parayı kabul eder. Parayı aldıktan sonra meyhaneye gider. Marmeladov'da meyhanedeydi gidip onun yanına oturdu ve muhabbet etmeye başladılar. Marmeladov’un üç çocuğu vardı fakat Marmeladov çok fazla içtiği için ailesinin geçimini sağlamak adına kızı Sonya fahişelik yapıyordu. Raskolnikov, kendi içinde çatışmaya girer, zengin ile fakir arasında ki ayrımı bir türlü anlayamaz. Raskolnikov, Marmeladov’u evine bırakarak kendi evine gitti. Eve vardığında Nastasya, Raskolnikov’a bir mektup verdi.Mektup annesindendi. Annesi mektupta kız kardeşi Dunya’nın 45 yaşında bir adamla evleneceğini yazmıştı.

Raskolnikov kendi dışarı atar. Sokaklarda yürür ve tekrar eve gelir. Akşam 7 gibi baltayı alır ve tefeci kadının evine gider. Bu saatte onu kimse görmeyecektir. Tefeci kadın kapıyı açtı ve Raskolnikov içeri girdi. Tefeci kadın kül tablası uzattığı sırada Raskolnikov kadın boynuna baltayla vurdu.Kadın oracıkta ölür ve Raskolnikov hemen rehin verilmiş birkaç parça eşya ile altını alır. Tam o sırada odada tefeci kadının kız kardeşiyle karşılaştı. O anda baltayla onu da öldürür. Tefeci kötü bir insandı ve böyle kötülerin ölmesinde Raskolnikov’a göre bir sakınca yoktu. Tam o sırada kapı vurulmaya başladı. Tefeci kadının hiç evden çıkmadığını bilen insanlar bir sorun olduğunu anlayarak aşağıya yardım çağırmaya indiler. Bu fırsattan faydalanan Raskolnikov hemen aşağıya girdi ve boyacıların boyadığı eve girerek saklandı. Herkes gittikten sonra Raskolnikov saklandığı yerden baltasıyla çıkarak eve gitti ve baltayı aldığı yere geri koydu. Tabi aldığı eşyaları dışarıda bir yere saklamayı unutmadı.

Bu olaydan sonra 2 gün hiç uyanmadan uyayan Raskolnikov için arkadaşı Razumikin doktor çağırdı. Uyandığında Razumikin ve doktoru evden kovan Raskolnikov gidip bir bara oturdu. Tekrar eve döndüğünde annesi ve kız kardeşi onu bekliyordu evde. Raskolnikov'u çok kötü bir halde gören annesi telaşa kapılır. Ertesi gün Raskolnikov ve kız kardeşinin evleneceği kişi olan Bay Luzbin görüşürler. Raskolnikov bu evliliğin olmayacağını kesinlikle anlamıştı çünkü Bay Luzbin kız kardeşini aşağılamış ve fakir görmüş bundan dolayı da Raskolnikov’un evinden kovulmuştu. Bu olaydan sonra dışarı çıkan Raskolnikov annesini ve kız kardeşini, arkadaşı Ramuskin’e emanet eder.

O günlerde Bay Marmeledov vefat eder.Cenaze için evine giden Raskolnikov orada Sonya ile karşılaşır ve ilk görüşte inanılmaz etkilenir. O günden sonra Sonya’yı aklından hiç çıkaramaz. Ve fırsat buldukça evlerine gider.

Mihailovis adında bir genç tefeci kadını öldürdüğünü itiraf etse de, Polis memuru Porifiri Raskolnikov'un bu cineyeti işlediğini biliyor onun da psikolojik durumunun da farkında olduğundan üstüne giderek itiraf etmesi için psikolojik baskı yapmaktadır. Raskolnikov cinayet işlediğini bir tek Sonya’ya söylemişti. Sonya hemen gidip teslim olmasını ve Allah’tan özür dilemesini söylemişti.

Zaman ilerledikçe içinde ki rahatsızlık ve suçluluk duygusuyla baş edemez. Şüphe ve korku içini yer bitirir. Sürekli birilerinin onu takip ettiğini düşünür. Tüm bunlara dayanaman Raskolnikov suçunu en sonunda itiraf eder. Suçunu kendi itiraf ettiği için sadece 8 yıl kürek mahkumluğuna çarptırılır ve Sibirya’ya gönderilir. Sibirya’ya onunla gelen Sonya her gün Raskolnikov’u ziyarete gelir. Sonya’nın bu sevgisiyle yeniden hayata bağlanan Raskolnikov bir an evvel çıkıp mutlu olmanın hayallerini kurar.
Suç ve Ceza kitabı Tüm zamanların en iyi kitapları listesinde yer almaktadır.

Suç ve Ceza - s41

Gittikçe daha çok kızdı, Raskolnikov. o anda Bay Luzhin'i görse, kılı kıpırdamadan öldürebilirdi.
-Hmm... Evet, bu doğru, diye mırıldandı. Kafasının içinde binlerce fikir birbirini kovalıyordu. Bu doğru, diye tekrarladı, bir adamı tanımak için zamana gerek vardır. Çok doğru. Ama Bay Luzhin'e gelince iş değişiyor. Onun hakkında yanılmama imkan yok. (Zeyneppp)

Meursault Samsa.

@meursaultsamsa

251 9.2
Puan: 10
Hukuk fakültesi 1. sınıfta hocalarımızın hemen hepsi bu kitabı okumamızı tavsiye etti bize. Başka kitaplar da önerdiler ama hepsi Suç Ve Ceza konusunda hemfikirdi. Okuduğumda çok etkilemedi beni. Yani güzel bir hikayeydi, sürükleyiciydi ve zaten kitap okumayı seven biri olduğumdan Dostoyevski' nin o kimi zaman uzun cümlelerini sevmiştim. Bir iki tespiti de çok iyiydi ama daha fazlasını vermemişti bana kitap. Oysaki tüm zamanların en önemli kitaplarından biri ve tüm zamanların en önemli yazarlarından birini okuyorsam daha farklı şeyler anlamam, hissetmem gerek diye düşünmüştüm. Kitabı bir daha okumayı da düşünmedim. Okumuş ve anlamıştım. Anlamadığım cümle, olay kalmamıştı kitapta. Bir süre sonra neden bu kadar önemli bu yazar ve bu kitap sorularını sormayı da bıraktım zaten.

Zaman geçti, dersler, sınavlar vs derken hukukun doğuş nedeninin, hukuktaki tüm tartışmalı konularının genel hatlarıyla bu kitapta yer aldığını fark etmeye başladım. Dostoyevski, ahlak nedir? Hukukta vicdana yer var mıdır? Evrensel ahlaktan söz edilebilir mi? cezanın amacı nedir? Suçun unsurları nelerdir? Hakkaniyet nedir? vb. pek çok karmaşık kavramı bu kitabında farklı bakış açılarıyla değerlendirmiş dahası bunu muhteşem bir hikayenin içine yedirerek bir roman yaratmış ve tüm bu karmaşık, felsefik sorulara cevap arayıp o muhteşem kurguyu yaparken bir de üzerine edebi değerlerden ödün vermemiş ve bana göre -başka pek çok insana göre de- dünyanın en büyük romanlarından birini yaratmıştı.

Hayatımda okuduğum ve sanırım okuyabileceğim en iyi romandır suç ve ceza. Çünkü 5-6 sene geçmesine rağmen hala üzerine düşündürüp kendinden bahsettirebiliyor. Dahası her kitap zaman geçtikçe yavaş yavaş etkisini yitirir oysa suç ve ceza zamanla daha çok etkiliyor beni tekrar okumadığım halde üstelik. Hukuk bilgim arttıkça, yasaların, hukukun nasıl var olduğuyla ilgili bilgiler edindikçe suç ve cezadan yeni anlamlar çıkarıyor, yeni noktalar keşfediyorum. sırf bu bile onun ne kadar yoğun bir içeriğe sahip olduğunun bir kanıtı aslında.

Dünyanın gelmiş geçmiş ve gelecek en büyük yazarlarından biri tarafından yazılan; tarihin yazılmış ve yazılabilecek en iyi romanlarından birisidir.

Edit: Gördüğünüz gibi altta müthiş bir yorum var, hatta buraya da kopyalayayım; ''Okumamışsın anlaşılan vaktiyle anlatılırdı hocası öğrencisine 20 gün süre vermiş okuması için hocası sorduğunda 20. Günde ne anlam çıkardığını öğrencinin cevabı şu olmuş olay moskovada geçmiş''

Ben bu yorumun cevabını sözlükte facebookta falan verdim de buraya bir şey yazmaya değmez diye düşünmüştüm. Şu an buraya da eklemek istedim az önce bu inceleme oylanınca;

Öncelikle arkadaşın vakti zamanında anlatılırdı dediği şey bir Woody Allen esprisidir. Espriye konu olan kitap Dostoyevski' nin Suç ve Ceza' sı değil Tolstoy' un Savaş ve Barış' ıdır. Olay Moskovo' da geçiyr denmemiştir, olay Rusya' da geçiyor denmiştir. Zaten Suç ve Ceza' da olayın geçtiği mekan da Moskova değil, St. St.Petersburg' dur.
3248 karakter
9 beğen · 1 yorum · kitap inceleme
SPİNOZA (@karacurin)
Okumamışsın anlaşılan vaktiyle anlatılırdı hocası öğrencisine 20 gün süre vermiş okuması için hocası sorduğunda 20. Günde ne anlam çıkardığını öğrencinin cevabı şu olmuş olay moskovada geçmiş 05.04.14

Özkan Çınar

@ozkan-cinar

251 9.2
Raskolnikov ve Suç
Öncelikle bu incelememin içeriğinin kitabı okumayanlar için zararlı olabileceğini belirteyim. Bu kitap öyle bir kitap ki okumadan önce duyacağınız bir iki cümle işin tadını kaçırabilir.

kitabı okurken önce hikaye tanıdık geliyor. sanki bu hikayenin çok çok benzeri olan filmler izlediğini veya kitaplar okuduğunu düşünüyorsun. sonra olayın çehresi değişiyor. ortada işlenen bir suç ve çevresinde gelişen olaylardan daha öte bir şeyler olduğunu görüyorsun. bu kitapta raskolnikov var.

bu kitabı okuyupta raskolnikov karakterine saygı duymayan, ona bir sevgi beslemeyen yoktur sanırım. adam bir cinayet işliyor. daha doğrusu iki kişiyi öldürüyor ama ikincisini zorunluluktan, suçsuz olan kız kardeş planda yok. peki bunu neden yapıyor? para için. sonrasında ne yapıyor, gidiyor çaldığı her şeyi bir kayanın altına saklıyor ve bir daha o paralara el sürmemeyi düşünüyor. bu düşüncesinin arkasında polis veya yakalanma korkusundan daha fazlası olduğunu düşünüyorum.

kitapta kiminle diyaloğa girse adeta "katil benim!" diye bağırıyor. her satırda kendisini ifşa etmesini izliyor gibiydim. bu kadar kendisini belli etmesi aptallığından değil belki de yakalanma isteğindendi. hele bir lokantada komiser yardımcısına "katil ben olsam gider bir kayanın arkasına saklardım" gibi bir şey söylüyor hatta daha ileriye giderek "katil benim" diyor. sonrasında gülerek "benim, aradığınız katil olmamı çok isterdiniz değil mi" diyor ve çekip gidiyor lokantadan.

komiserle girdiği diyaloglarda fikirlerini savunmaktan çekinmiyor. eski bir makalesinde yazığı gibi, bir insanın öldürmeye hakkı olabileceğini savunuyor. peygamberleri, napolyon'u örnek veriyor. bu diyalogların ardından dostu bile "seni katil zannedecekler ne yapıyorsun?" diyor ki dostu onun suçlu olabileceğini dahi aklına getiremiyor.

raskolnikov'un psikolojisinde sürekli bir dalgalanma mevcut. ne yaptığı belirsizmiş gibi. kimi zaman korkak kimi zaman da özellikle komiserle yaptığı o derin konuşmalarda, çok cesur. yaptığı bir çok hareket ani gerçekleşiyor. bir katil gibi davrandığını zannetse de öyle davranamıyor.

kitabı okurken sanki arkadan bir senfoni çalınıyor gibiydi. hep inişler çıkışlar var, heyecan dorukta. bu ritmi yakalayabileceğine inandığım tek isim olan beethoven'ın senfonilerini arkadan çalmayı denedim ancak en fazla 15 dakika dayanabildim çünkü ritimler uyumsuz. her ne kadar her ikisi de inişler ve çıkışlara fazlasıyla sahip olsalarda zamanlama uymuyordu. sizlere tavsiyem bu kitabı sessizce, onun kendi müziğini duymaya çalışarak okuyunuz. zannediyorum hayatımda ilk defa bir kitabı okurken onun melodisini duyabildim.
2799 karakter
6 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Onur Tüzüngüven.

@onur-tuzunguven

251 9.2
Puan: 10
Dostoyevski‘nin en güçlü eserlerindendir Suç ve Ceza. Raskolnikov adlı karakterin yoksullukla verdiği mücadele sonucunda aklına cinayet işleme fikrinin girmesiyle suç ve ceza kavramları tartışılmaya başlanır.

Kitabın baş kahramanı Raskolnikov, iyice maddi sıkıntıya düşmüştür. Çareyi tefeci bir kadından sürekli olarak borç almakta görür. Ancak bunları da ödeyemeyecek duruma geldiğinde aklında şimdiye kadar yapabileceğini asla düşünmediği bir fikir filizlenir, cinayet işlemek. Burada Raskolnikov’un toplumun yararına olacaksa eğer kötü işlerin yapılabileceği, kanunların çiğnenebileceğini düşünmesi onu cinayeti işlemeye sürükler. Herkesin kanını emen bir tefecinin ölümü herkesin yararına olacaktır. Ayrıca onun kasasındaki paraları almasının da tefecinin yaptıklarının yanında hiç bişey olmadığını düşünür. Çünkü tefeci, insanların kötü durumlarından faydalanarak zengin olan kötü biridir. Raskolnikov bu parayla okuyacak ve yararlı biri olacaktır.

Raskolnikov’un tefeci kadını ve beraberinde yaşayan genç kadını öldürmesiyle paraları alması onu bir dönem maddi olarak rahatlatır. Ancak bir cinayet işlemiştir ve kendisiyle sürekli çatışmak durumunda kalır. Parayı yalnızca kendi için kullanmaz, çevresindeki yoksul olan diğer kişilere de yardım eder. Ne kadar bu şekilde kendini ferahlatmak istese de sonunda kendine yenik düşer. Cinayeti işlediğini artık saklayamaz duruma gelir. Dostoyevski‘nin burada Raskolnikov’un psikolojik durumunu anlatması bir ustalık örneğidir. Siz de adeta Raskolnikov gibi düşünüyorsunuz. Onun yakalanma korkusunu siz de hissediyor, girdiği bunalımlara şahit oluyorsunuz.

Suç ve Ceza Dünya Klasiklerinin içinde en başarılı eserlerden biri. Ben okurken Rus isimleri telaffuz etmede zorlansam ve karakterleri hatırımda tutmayı zar zor başarsam da önemli olan kitabın özünde anlatılmak istenen. Yarar sağlayacaksa, birden fazla kişi için iyi sonuçlar doğuracaksa kötülüğü yok etmek için kötülük yapmak. Psikolojik yönü ağır basan bir kitap. Dönemin toplumsal durumu ve yaşayış tarzı hakkında da derin bilgiler içeriyor. Siz de okurken göreceksiniz; katil olan Raskolnikov‘a ve Raskolnikov’un sevdiği ve bir hayat kadını olan Sonya’ya asla kızamayacak, bir suç yükleyemeyeceksiniz. Dostoyevski’nin de anlatmak istediği bu; suçlu olan insan mı, yoksa onları bu duruma sürükleyen toplum mu karar vermekte zorluk çekeceksiniz.
http://www.morkitaplik.co...za-dostoyevski/
2624 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Anıl Şölen

@anilsolen23

251 9.2
Puan: 9
Suç ve Ceza
Vücudunuzun stres eşiğini mi öğrenmek istiyorsunuz? Mutlu olmaktan sıkıldım, ne o öyle hep kikir kikir diye düşünenlerden misiniz? Melankolinin dibine dibine vurdukça içiniz şeytani bir karizma hissiyle mi doluyor? Eğer böyle bir ruh halindeyseniz bu kitabı okumak için gerekli kıvama gelmişsiniz dedikten sonra eleştiriye geçmek istiyorum.

Suçu seven cezasına katlanır temalı, Dostoyevskinin gerçek hayatta yaşadığı ruhsal bunalımın ardından yükseliş döneminde yazdığı bu romanda,Napolyon binlercesini öldürünce kahraman oldu ben bir tanesini öldürsem ne olur ki mantığıyla suçunu işleyen 3R Rodya Romanoviç Raskolnikov, bunun getirdiği psikolojik buhranların etkisinde sancılı günler geçirir. Bu çocukta bir haller olduğunu farkeden yakınlarının samimice yardım isteklerine karşın odunsu ve vurdumduymaz hareketleriyle tepkileri üzerine çeken Raski,yine de yaşadığı iç hesaplaşma ve pişmanlık gelgiti ile okuyucunun sempatisini kazanmayı başarmakta. Ayrıca karakterimizin içine kapanık olması ve sosyal açıdan pek aktif olmamasına rağmen yazar, güçlü betimlemeleri ve insan psikolojisinin derinine inen tespitleri ile anlatımı o kadar zenginleştirmiş ki hayran olmamak elde değil gerçekten.

Diğer yandan kitaptaki bir sıkıntıya gelecek olursak sanki rusya da başka isim kalmamış gibi tam olarak üç adet petroviç içermesi. Bunlar: Komiser yardımcısı olan ilya,sorgu hakimi olan porfiri ve dunyanın ex nişanlısı lujin. Zaten normalde ovlu içli biten rus isimlerini takip ekmekte zorlanırken bu üç kişinin isimlerinin de aynı olması beni romanda en çok zorlayan noktalardan biriydi. Ama  aklımda kalan biri vardı ki sadece isminin tatlılığı beni çok etkilemişti. Devamlı ayyaş gezen,  zevkten değil aslında kederden içen Marmeladov. Ona da buradan sevgilerimi yollamak istiyorum.

Sonuç olarak Dostoyevski bir katilin psikolojik çözümlemesini bu kadar iyi yapabilmek için birini mi öldürdü acaba diye düşündüren bir kitap. Çünkü okurken olayların bu kadar içinde başka birisi olamaz sanıyorsunuz. Ahlaki değerleri, adaleti ve insanlığı bir suç ekseninde böylesine ince işleyen bir eseri okuduğum için mutlu değilim çünkü size mutluluk aşılayan bir roman değil daha önce dediğim gibi. Ama sonuna kadar memnun olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. İyi okumalar.
2437 karakter
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Vahit YILDIRIM

@gregor-samsa

251 9.2
Puan: 10
petersburgta raskolnikov hukuk fakültesi öğrencisidir, kafasında kusursuz bir cinayet işlemeyi tasarlamaktadır.en sonunda bir baltayla aliyona ivanovna adlı tefeci kadını öldürür ama tesadüfen oraya gelen üvey kardeşi elizabethi de öldürür. ihtiyar kadının mücevherlerini çalar ve oradan ayrılır. raskol cinayeti işledikten sonra kendi içiyle bir savaşa tutuşur, sürekli bu olayı yapmak zorunda mıydım değil miydim diye kendi kendine içsel bir konuşmaya tutulur.
cinayet sonrası polis gelir, raskol cinayet yüzünden geldiklerini sanır ve her şeyi itiraf etmeye hazırdır,ama polisler kira borcuyla ilgili bir işten dolayı raskol'un ifadesini almak istemişlerdir. raskol çaldığı mücevherleri bahçede bir taşın altına saklar. raskol'un kız kardeşi dunya,lujin ile düğün için petersburg'a gelir. lujin raskol'u ilk ziyaretinde, raskol'un gözü lujin'i tutmaz ve kızkardeşi ile evlendirmek istemez. lujin'de buna sinirlenir ve abisine çok kızar.
cinayet masası şefi portir petroviç cinayeti raskol'un işlediğinden şüphelenmektedir.
raskol marmeladov'un fahişe kızı fakat dini duygulara bağlanmış olan sonya'ya sempati duymaktadır, cinayeti işlediğini ilk sonya'ya açıklar ama sonya'nın hemen yanındaki odada kalan ısvdrigailov bunları duyar.
raskolun hayatı artık acımazsızlık ve endişe içinde geçmektedir. adeta ruhu çökmüş belli bir yaşam gayesi olmayan insan gibi devam etmektedir hayatı.
ısvdrigailov dunya'ya aşıktır bir gün onu kendi odasına getirir ve ondan istifade etmek ister, dunya buna razı olmaz ve onu hiçbir zaman sevmeyeceğini söyler ve svdrigailov tabancayla intihar eder.
daha sonraları raskol polise gider ve suçunu itiraf eder.8 yıl sibiryada yaşamaya mahkum edilir. sonya da beraberinde gider.ve raskol'a yeniden yaşama umudu aşılar.
1887 karakter
0 beğen · 0 yorum · kitap inceleme

Suç ve Ceza Kitabı Galerisi

Suç ve Ceza Suç ve Ceza Suç ve Ceza Suç ve Ceza Suç ve Ceza

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

- Demek beni sevmiyorsun?.. Dünya, hayır anlamında başını salladı. Svidrigaylov umutsuzlukla fısıldadı:
- Beni… Sevemez misin? Hiçbir zaman?
23 beğen · 0 yorum · alıntı

Marla

@marsheus

Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek...
16 beğen · 0 yorum · alıntı

İbrahim

@ibrahimcan-bulak

Mesele şu: Namuslu ve duygulu insanlar saflıkla içlerini dökerken iş adamları kulak kesilir, sorna da bunu çıkarlarına göre kullanırlar.
s.160
14 beğen · 0 yorum · alıntı

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

İktidar, ancak eğilip onu almak cesaretini gösterenlere verilir.
11 beğen · 0 yorum · alıntı

ebru tazefidan

@ebrutazefidan

Hem şu aşağılık insanoğlu nelere alışmıyor ki ?
10 beğen · 0 yorum · alıntı
0
Yeni kitabım Suç ve Ceza. Bakalım nasıl? @neokur