ara

Suç ve Ceza

Преступление и наказание

Suç ve Ceza Konusu, Özeti ve Türleri

Hukuk fakültesinde okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov'un maddi imkansızlıklardan dolayı okulunu bırakması ve fakirlikten dolayı işlediği bir cinayet sonrası kendi iç hesaplaşması ve yaşam mücadelesi.
Suç ve Ceza
Çevirmen:
Yayınevi: 5516
ISBN: 9789753853859
Sayfa: 581 sayfa
Basım Tarihi: 1866
Suç ve Ceza Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Dünya edebiyatın en eşsiz eserlerinden birisidir Dostoyevski’nin Suç ve Ceza'sı… Yayınlandığından bu yana bir çok dile çevrilmiştir. Kesinlikle herkesin kitaplığında bulunması gereken bir başyapıttır. Kitap günümüze dek 3 yönetmen tarafından da sinema perdesine taşınmıştır. Bunlardan sonuncusu 2002 yılında Julian Jarrold'un bizlere aktardığı Suç ve Ceza'dır.

Suç ve Ceza Kitabının Konusu
Yaşadığımız çağ ve insanların birbirleri ile ilişkilerinden de izler bulabileceğimiz Suç ve Ceza sadece bir dönemim değil, her dönemin kitabı olmayı başarmıştır. İnsan ruhunun gizemleri, iyilik ve kötülük algısını barındırıyor satırlarında.

Suç ve Ceza Kitabının Özeti
Kitabımızın ana kahramanı Raskolnikov Rusya’nın St. Petersburg şehrinde hukuk fakültesinde okumaktadır. Oldukça başarılı bir öğrenci olan Raskolnikov maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakmak zorunda kalmıştır.

Raskolnikov dört aydır evinin kirasını ödememiştir ve ev sahibi onu mahkemeye vermek üzeredir.Bundan dolayı Raskolnikov kimsenin pek sevmediği tefeci kadına gider ve ona saatini satar. Tefeci kadın saatine 1.5 ruble verir. Raskolnikov mecburen bu parayı kabul eder. Parayı aldıktan sonra meyhaneye gider. Marmeladov'da meyhanedeydi gidip onun yanına oturdu ve muhabbet etmeye başladılar. Marmeladov’un üç çocuğu vardı fakat Marmeladov çok fazla içtiği için ailesinin geçimini sağlamak adına kızı Sonya fahişelik yapıyordu. Raskolnikov, kendi içinde çatışmaya girer, zengin ile fakir arasında ki ayrımı bir türlü anlayamaz. Raskolnikov, Marmeladov’u evine bırakarak kendi evine gitti. Eve vardığında Nastasya, Raskolnikov’a bir mektup verdi.Mektup annesindendi. Annesi mektupta kız kardeşi Dunya’nın 45 yaşında bir adamla evleneceğini yazmıştı.

Raskolnikov kendi dışarı atar. Sokaklarda yürür ve tekrar eve gelir. Akşam 7 gibi baltayı alır ve tefeci kadının evine gider. Bu saatte onu kimse görmeyecektir. Tefeci kadın kapıyı açtı ve Raskolnikov içeri girdi. Tefeci kadın kül tablası uzattığı sırada Raskolnikov kadın boynuna baltayla vurdu.Kadın oracıkta ölür ve Raskolnikov hemen rehin verilmiş birkaç parça eşya ile altını alır. Tam o sırada odada tefeci kadının kız kardeşiyle karşılaştı. O anda baltayla onu da öldürür. Tefeci kötü bir insandı ve böyle kötülerin ölmesinde Raskolnikov’a göre bir sakınca yoktu. Tam o sırada kapı vurulmaya başladı. Tefeci kadının hiç evden çıkmadığını bilen insanlar bir sorun olduğunu anlayarak aşağıya yardım çağırmaya indiler. Bu fırsattan faydalanan Raskolnikov hemen aşağıya girdi ve boyacıların boyadığı eve girerek saklandı. Herkes gittikten sonra Raskolnikov saklandığı yerden baltasıyla çıkarak eve gitti ve baltayı aldığı yere geri koydu. Tabi aldığı eşyaları dışarıda bir yere saklamayı unutmadı.

Bu olaydan sonra 2 gün hiç uyanmadan uyayan Raskolnikov için arkadaşı Razumikin doktor çağırdı. Uyandığında Razumikin ve doktoru evden kovan Raskolnikov gidip bir bara oturdu. Tekrar eve döndüğünde annesi ve kız kardeşi onu bekliyordu evde. Raskolnikov'u çok kötü bir halde gören annesi telaşa kapılır. Ertesi gün Raskolnikov ve kız kardeşinin evleneceği kişi olan Bay Luzbin görüşürler. Raskolnikov bu evliliğin olmayacağını kesinlikle anlamıştı çünkü Bay Luzbin kız kardeşini aşağılamış ve fakir görmüş bundan dolayı da Raskolnikov’un evinden kovulmuştu. Bu olaydan sonra dışarı çıkan Raskolnikov annesini ve kız kardeşini, arkadaşı Ramuskin’e emanet eder.

O günlerde Bay Marmeledov vefat eder.Cenaze için evine giden Raskolnikov orada Sonya ile karşılaşır ve ilk görüşte inanılmaz etkilenir. O günden sonra Sonya’yı aklından hiç çıkaramaz. Ve fırsat buldukça evlerine gider.

Mihailovis adında bir genç tefeci kadını öldürdüğünü itiraf etse de, Polis memuru Porifiri Raskolnikov'un bu cineyeti işlediğini biliyor onun da psikolojik durumunun da farkında olduğundan üstüne giderek itiraf etmesi için psikolojik baskı yapmaktadır. Raskolnikov cinayet işlediğini bir tek Sonya’ya söylemişti. Sonya hemen gidip teslim olmasını ve Allah’tan özür dilemesini söylemişti.

Zaman ilerledikçe içinde ki rahatsızlık ve suçluluk duygusuyla baş edemez. Şüphe ve korku içini yer bitirir. Sürekli birilerinin onu takip ettiğini düşünür. Tüm bunlara dayanaman Raskolnikov suçunu en sonunda itiraf eder. Suçunu kendi itiraf ettiği için sadece 8 yıl kürek mahkumluğuna çarptırılır ve Sibirya’ya gönderilir. Sibirya’ya onunla gelen Sonya her gün Raskolnikov’u ziyarete gelir. Sonya’nın bu sevgisiyle yeniden hayata bağlanan Raskolnikov bir an evvel çıkıp mutlu olmanın hayallerini kurar.
Suç ve Ceza kitabı Tüm zamanların en iyi kitapları listesinde yer almaktadır.

Suç ve Ceza - s41

Gittikçe daha çok kızdı, Raskolnikov. o anda Bay Luzhin'i görse, kılı kıpırdamadan öldürebilirdi.
-Hmm... Evet, bu doğru, diye mırıldandı. Kafasının içinde binlerce fikir birbirini kovalıyordu. Bu doğru, diye tekrarladı, bir adamı tanımak için zamana gerek vardır. Çok doğru. Ama Bay Luzhin'e gelince iş değişiyor. Onun hakkında yanılmama imkan yok.
işteöylebirşey tarafından eklenmiştir.

Suç ve Ceza Kitap Listeleri

1014
KİTAP
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir....
725
KİTAP
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin kitabı listeye ekle....
181
KİTAP
...

Eugene de Rasti.

@eugene-de-rastignac

- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
Raskolnikov ve Vicdan
Dostoyevski edebiyat alanında büyük bir deha olmasına rağmen, toplumsal ve siyasal düşünceleri son derece tutarsız, tutucu bir yazardır. Kendisi manevi babası olarak adlandırdığı Rus çarının sıkı bir hayranı, Ortodoksluğa ve Slavlığa aşırı tutkulu, yaşadığı devrim öncesi Rusya'da aydınları ve öğrencileri etkileyen Marksizm, Anarşizm gibi kitle ideolojilerine, Nihilizm gibi ahlakı reddeden ideolojilere tamamiyle karşı, Karamazov Kardeşler'i yazmadan önce Nihilistlere büyük bir ders vereceğini söyleyen sıkı bir ahlakçıydı.

Dostoyevski insan ruhunun derinliklerini inceleyen, modernizmin yarattığı sorunları önceden gören büyük bir yazardı. Kahramanlarının bir çoğu, bir düşünceyi, ideolojiyi temsil eden, evrensel ülkülerin peşinden koşan karakterler değildir. Tersine iç güdüleri ve takıntılarıyla ile hareket eden, kendi dünyasında yaşayan, dışlanmış, yanlız, umutsuz ve her zaman kaybetmeye mahküm karakterlerdir. Sürekli bir tren istasyonunda bekleyen ve istasyona gelen hiçbir trene binmeyen karakterlerdir. Bu karakterler sosyalleşmeye, dış dünyayla ilişki kurmaya çalıştığı ölçüde toplum tarafından dışlanır ve kendi iç dünyalarına geri itilirler (Yeraltından Notlar). Gerçeklik Dostoyevski karakterlerinin kafasında kurguladığı ve kendisinin yaşadığı bir kurmacadır. (Yeraltından Notlar'da ve Beyaz Geceler'de yaşanan her şeyin, kahramanın kafasında geçtiği ve gerçekleşmediğine yönelik bir çok eleştiri yazısı var)

Dostoyevski'nin yapıtlarında kahramanlar sürekli başarısızlıktan, hastalıktan ve hayattan korkarlar ve hayattan çok ölüme yakındırlar. Bu temalar varoluşçuların en çok sorunsallaştırdığı konular olduğu için, Dostoyevski bir çok eleştirmen tarafından "Hristiyan Varoluşçu" yazar olarak adlandırılır. O yüzden Yeraltından Notlar'ın Nietzsche'nin baş ucu kitaplarından birisi olmamasına şaşırmamak lazım.

Dostoyevski inançlı bir Hristiyandı. Hristiyan inancına göre herkes doğuştan suçlu olduğu ve vaftizle günahlarından arındırıldığı için hayatı boyunca bu suçluluk düşüncesini üzerinden atamamış, Karamazov Kardeşler'de belirttiği gibi bir dönem manastıra dahi kapanmıştır. Bunda kronik bir sara hastası olması ve onun yarattığı tuhaf duygu durumunu da eklemek lazım.

Aslında Dostoyevski gençliğinde Rusya'da etkili olan devrimci düşüncelerden etkilenmiş ve devrimci bir gruba katılmıştı ama Çar tarafından yakalanıp ölüme mahkum edilmiş ve tam infaz edileceği sırada Çar onu affetmiş ve cezasını çekmek için Sibirya'ya sürülmüştü. Ama bu olay Dostoyevski'nin devrimci-sosyalist düşüncelerden uzaklaşıp muhafazakarlığa ve mistizime kaymasına neden olacaktır.

Suç ve Ceza'ya gelince, acaba Dünya Edebiyatı'nın bu baş yapıtının Dostoyevski'nin kumar borcu yüzünden yazıldığını kaç kişi bilir? Dostoyevski kumar oynamak için yayın evinden borç para alır ve karşılık olarak onlara roman yazacağını söyler. Çünkü beş kuruş parası yoktur. Tüm parasını kumarda kaybedince oturup Suç ve Ceza'yı yazar. Hayat işte :)

Dostoyevski büyük bir Balzac hayranıydı. Balzac'ın Goriot Baba'sını Rusça'dan çevirmiştir. Bir çok eleştirmen Raskolnikov'u çağının Rastignac'ı (Goriot Bab'daki baş karakter) olarak tabir ederi. Dostoyevski, hayranı olduğu Balzac'ın Goriot Baba daki kahramanların, para karşılığı birisini zevk için öldürüp öldürmeyeceği tartışmasını, Suç ve Ceza'da merkeze koyar. Suç ve Ceza'da Raskolnikov'un hiç bir plan yapmadan işlediği tefeci cinayetinden sonra, işlediği suçu nasıl karşıladığı işlenir. Raskolnikov tefeciyi öldürdükten sonra, üzerinde artan ahlaki baskıyı kaldıramaz ve cinayeti işlediği yere geri dönerek olayın baş şüphelisi konumuna düşer.

Çünkü Dostoyevski'ye göre insanı yargılayan en büyük merci, mahkeme değil, insanın vicdanıdır.
11 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Yasemin Aslan

@yasemin-aslan251

- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
Suç ve Ceza

Orijinal ismi `Prestupleniye i nakazaniye .

İlk önce şunu belirteyim klasikleri okurken her zaman büyük keyif almışımdır bambaşka bir tat bırakıyor dimağımda
Suç ve Ceza kitabını ikinci okuyuşum ,lakin üzerinden çook zaman geçmiş üstelik tam metin değildi okuduğum dolayısiyle ilk kez okuyor gibi okudum bunda yayınevi ve çevirmenin ustalığının payı kesinlikle büyük. "Kusursuz bir çeviri adeta kitabı yeniden yazmak demektir" diye okumuştum bir yerde :)) (İş Bankası Kültür Yayınları )

Romanda, esas adamımız Raskolnikov sefalet içinde yaşayan ama insanlara yardım etmekten asla geri kalmayan iyi eğitimli iyi huylu bir genç .Maddi sıkıntılar yüzünden okulunu bırakmak zorunda kalan bir hukuk öğrencisi. Çok zeki hayatı sorgulayan dini inancı olmayan bir genç .Yaşadığı sefaleti devam etmek istediği yüksek öğrenimi parasızlık yüzünden yapamaması ona göre haksızlık .
Raskolnikov'a göre ; toplumda iki çeşit insan vardır ."Sıradan insanlar ve olağanüstü insanlar" Sıradan insanlar toplumun dokunulmaz olarak kabul ettiği temek ahlak ve kurallara boğun eğen insanlar .
Olağanüstü insanlar ise bu kuralları çiğneme hakkına sahip .Eğer toplumda eşitsizlik hakimse olağanüstü sınıfındakiler temel ahlak kurallarını çiğneyebilirler ve suç sayılmaz .Raskolnikov sıradan insanlar sınıfında mı olağanüstü insanlar sınıfında mı ? İşte bunu anlamak için topluma hiç bir yararı olmayan hayatını insanları sömürerek geçiren "tefecilik" yapan bir yaşlı kadını öldürüyor .Cinayet esnasında açık bıraktığı kapıdan giren masum bir kızıda tanık bırakmamak adına öldürmek zorunda kalıyor ...Sonrası roman ile okuru arasında müthiç bir iç hesaplaşma vicdan sorgulamaları ile geçiyor . İnsanla vicdanı arasındaki muhasebeyi anlatıyor. İnsan psikolojisinin ne kadar mücadeleci olursa olsun. bir gün mutlaka, ama mutlaka kendi vicdanına içindeki, ruha yenileceğinin ve insanin özünde kötü olmadığının, dış etkenlerin insanları yanlışa ittiğinin ve yinede diş etkenlerin etkisiyle de doğruyu bulmanın mümkün olabileceğini anlatan bir roman. Raskolnikov Napolyon olmak istemişti ama o bir sıradan insandı onun değimiyle bir bit idi , vicdanı ile inançsızlık arasında sıkışıp kalan .Sonu 8 yıllık bir kürek mahkümlüğu ile sonlanan( burda güzel bir ayrıntı var ) Raskolnikov tüm bu iç savaşı tek bir şeye inancı ile yendi Sonya'ya olan aşkı ile :))) Sonya sonderece dinine bağlı iyi yürekli bir yoksul kız

Sayfa sayısı asla gözünüzü korkutmasın çok akıcı bir dile çok merak uyandıran karakterlere sahip Suç ve Ceza bana göre her bir karakterden bir roman çıkar :)))
Raskolnikov dışında Ramuzihin de çok sevdiğim bir karakterdi mesela ,Sonya ile içim burkulmuş ,
Keterina ile kahkahaya boğuldum ve daha bir çok ilginç karakter yaratmış Dostoyevski :))

✏Raskolnikov yürürken... "Nerede okumuştum, hani bir idam mahkumu ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: `Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmamda gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.` Yeterki yaşasındı, sırf yaşasın! Nasıl olursa olsun, ama yeter ki yaşasın!

Şiddetle tavsiyemdir okuyun okutun
Verdiği Puan: 10
8 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
Necdet (@necdet)
" bunda yayınevi ve çevirmenin ustalığının payı kesinlikle büyük. " Kesinlikle. 18.02.17

NERGİS

@nergis488

- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
Suç kimde? Rasko... Tosyo...
#etkinlikkitabı
#kitapyorumu
#suçveceza

Merhaba.. Biraz geç oldu ama dün gece bitirene kadar sabahladım desem yeridir... Beni ilk okuduğum lise yıllarıma götürdü ahh ahh. Hatta kitaptan etkilenip 5 arkadaş bize ait bir şeyi okulun bir köşesinde saklamıştık :D ve Mezun olduktan 5 yıl sonra okul etkinliğinde olduğu yerdeydiler hala :D

Şimdi kitaba gelecek olursak. Raskolnikov ahh adamım ah. Rasko 1860’larda Petesburg’da bir hukuk öğrencisidir. Ancak yaşadığı maddi zorluklar ne okuluna devam etmesine engel olur. Son olarak biriken 3 aylık kirası ve evden çıkması için onu bekleyen bir ev sahibi… Aslında her şey yine tefeciye gittiğinde başlar. Başlar veya sonlanır :D Rasko kafasında karışık düşüncelerle bocalarken üstün sınıftan olabilmek için insanların nefret ettiği, yaşlı tefeci bir kadın olan Alyona’yı öldürmeye karar verir. Rasko, bu kadını öldürünce ayrıca zengin olacak, onun malına sahip olacaktır. Okuluna devam edebilecek hatta ailesine bile destek olabilecekti. Kendi içinde yaşadığı iç çatışmalarının ardından kadının evine gider ve merdivenleri ağır ağır çıkar. O merdivenleri bende çıktım onunla :D Zile bastı ses yok. Bastı ses yok. İçimden ‘’ etme eyleme gidelim hadi buradan ‘’ dedim ama duymadı beni :D Ve tam gidecekken kapı açılır…. Artık tefeci kadın yok olmuştu ve o bir katildi. Tefeci kadın ile yaşayan masum üvey kız kardeşi de içeri girince onu da öldürmek zorunda kalır. Evden birkaç eşya alarak kaçar.
Ve beni benden alan iç çatışma buradan sonra başlar. Kendini saklama ihtiyacı ve beni bulsunlar ihtiyacı arasında kalmış gibi. Hem ürkek bir Rasko. Hem de güçlü ve umursamaz.
Rasko arkadaşının odasında günlerce hasta yatar. Hatalığı sırasındaki sayıklamaları polis olan Porfıy’i şüphelendirir. O çoraplar, o paçasındaki ipler  O hasta sayıklayan hallerine içim gitti.
Polis Porfiy bu sayıklamalar ve Rasko’nun tuhaf davranışlarına boş kalamaz ve üzerine gitmeye devam eder. Onu tekrar sorguya çeker. Bu sorgulama sırasında aniden suçun işlendiği sırada binada bulunan biri, karakola gelerek cinayeti üstlenir. Rasko, temize çıkmıştır görünürde. Ama kendi işlediği bu cinayetin başkası tarafından üstlenilmesi içinde yaşadığı çelişkileri devam ettirir. Artık itiraf etmeliydi. Suçunu kötü bir hayat yaşıyor olsa da dindar olan Sonya’ya anlatır. Suçunu itiraf etmesini nasihat eder. Ancak Rasko’nun iç çatışmaları, gel gitleri Allahım beni benden aldı desem yeridir. Benim bile psikolojim bozuldu bir ara :D
Ama sonrasında olaylar çıkmaz bir hal alır ve bir kişinin daha ölmesi ile sonuçlanır. Rasko bu kadarını kaldıramayacağını düşünür ve suçunu itiraf eder... Sonrasında Rasko için yine bir pişmanlık olmaz. Sadece suçuna bir ceza idi aldığı sürgün :D Kısaca Rasko deli :D Dostoy ondan daha deli :D

Şunu bilir şunu söylerim bizim Dostoy amca bir katilin iç çatışmaları nasıl bu kadar mükemmel verebildi aklım almıyor :D Yasemin dediği gibi bunlar belki bir paranoya olabilir. Peki ya parayona değilde bizim Dostoy amcamız böyle bir cinayet işlemişse ne olacak :D

Para için birini öldür...
Parayı al, sakla ve ona asla dokunma...
Yakalanmaktan korkma....
Yakalanmaktan kork ve paranoya olarak herkesin söylediğini üstüne al...
Sürekli polisle bu konuda kendini ele verecek cümleler kur....

Ne tür severseniz sevin ama mutlaka SUÇ VE CEZA kitabını okuyun.
Verdiği Puan: 10
14 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Meursault Samsa.

@meursaultsamsa

- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
Hukuk fakültesi 1. sınıfta hocalarımızın hemen hepsi bu kitabı okumamızı tavsiye etti bize. Başka kitaplar da önerdiler ama hepsi Suç Ve Ceza konusunda hemfikirdi. Okuduğumda çok etkilemedi beni. Yani güzel bir hikayeydi, sürükleyiciydi ve zaten kitap okumayı seven biri olduğumdan Dostoyevski' nin o kimi zaman uzun cümlelerini sevmiştim. Bir iki tespiti de çok iyiydi ama daha fazlasını vermemişti bana kitap. Oysaki tüm zamanların en önemli kitaplarından biri ve tüm zamanların en önemli yazarlarından birini okuyorsam daha farklı şeyler anlamam, hissetmem gerek diye düşünmüştüm. Kitabı bir daha okumayı da düşünmedim. Okumuş ve anlamıştım. Anlamadığım cümle, olay kalmamıştı kitapta. Bir süre sonra neden bu kadar önemli bu yazar ve bu kitap sorularını sormayı da bıraktım zaten.

Zaman geçti, dersler, sınavlar vs derken hukukun doğuş nedeninin, hukuktaki tüm tartışmalı konularının genel hatlarıyla bu kitapta yer aldığını fark etmeye başladım. Dostoyevski, ahlak nedir? Hukukta vicdana yer var mıdır? Evrensel ahlaktan söz edilebilir mi? cezanın amacı nedir? Suçun unsurları nelerdir? Hakkaniyet nedir? vb. pek çok karmaşık kavramı bu kitabında farklı bakış açılarıyla değerlendirmiş dahası bunu muhteşem bir hikayenin içine yedirerek bir roman yaratmış ve tüm bu karmaşık, felsefik sorulara cevap arayıp o muhteşem kurguyu yaparken bir de üzerine edebi değerlerden ödün vermemiş ve bana göre -başka pek çok insana göre de- dünyanın en büyük romanlarından birini yaratmıştı.

Hayatımda okuduğum ve sanırım okuyabileceğim en iyi romandır suç ve ceza. Çünkü 5-6 sene geçmesine rağmen hala üzerine düşündürüp kendinden bahsettirebiliyor. Dahası her kitap zaman geçtikçe yavaş yavaş etkisini yitirir oysa suç ve ceza zamanla daha çok etkiliyor beni tekrar okumadığım halde üstelik. Hukuk bilgim arttıkça, yasaların, hukukun nasıl var olduğuyla ilgili bilgiler edindikçe suç ve cezadan yeni anlamlar çıkarıyor, yeni noktalar keşfediyorum. sırf bu bile onun ne kadar yoğun bir içeriğe sahip olduğunun bir kanıtı aslında.

Dünyanın gelmiş geçmiş ve gelecek en büyük yazarlarından biri tarafından yazılan; tarihin yazılmış ve yazılabilecek en iyi romanlarından birisidir.

Edit: Gördüğünüz gibi altta müthiş bir yorum var, hatta buraya da kopyalayayım; ''Okumamışsın anlaşılan vaktiyle anlatılırdı hocası öğrencisine 20 gün süre vermiş okuması için hocası sorduğunda 20. Günde ne anlam çıkardığını öğrencinin cevabı şu olmuş olay moskovada geçmiş''

Ben bu yorumun cevabını sözlükte facebookta falan verdim de buraya bir şey yazmaya değmez diye düşünmüştüm. Şu an buraya da eklemek istedim az önce bu inceleme oylanınca;

Öncelikle arkadaşın vakti zamanında anlatılırdı dediği şey bir Woody Allen esprisidir. Espriye konu olan kitap Dostoyevski' nin Suç ve Ceza' sı değil Tolstoy' un Savaş ve Barış' ıdır. Olay Moskovo' da geçiyr denmemiştir, olay Rusya' da geçiyor denmiştir. Zaten Suç ve Ceza' da olayın geçtiği mekan da Moskova değil, St. St.Petersburg' dur.
Verdiği Puan: 10
10 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Düzeltmeniz için teşekkürler Sn.@meursaultsamsa 13 sa

Özkan Çınar

@ozkan-cinar

- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
Raskolnikov ve Suç
Öncelikle bu incelememin içeriğinin kitabı okumayanlar için zararlı olabileceğini belirteyim. Bu kitap öyle bir kitap ki okumadan önce duyacağınız bir iki cümle işin tadını kaçırabilir.

kitabı okurken önce hikaye tanıdık geliyor. sanki bu hikayenin çok çok benzeri olan filmler izlediğini veya kitaplar okuduğunu düşünüyorsun. sonra olayın çehresi değişiyor. ortada işlenen bir suç ve çevresinde gelişen olaylardan daha öte bir şeyler olduğunu görüyorsun. bu kitapta raskolnikov var.

bu kitabı okuyupta raskolnikov karakterine saygı duymayan, ona bir sevgi beslemeyen yoktur sanırım. adam bir cinayet işliyor. daha doğrusu iki kişiyi öldürüyor ama ikincisini zorunluluktan, suçsuz olan kız kardeş planda yok. peki bunu neden yapıyor? para için. sonrasında ne yapıyor, gidiyor çaldığı her şeyi bir kayanın altına saklıyor ve bir daha o paralara el sürmemeyi düşünüyor. bu düşüncesinin arkasında polis veya yakalanma korkusundan daha fazlası olduğunu düşünüyorum.

kitapta kiminle diyaloğa girse adeta "katil benim!" diye bağırıyor. her satırda kendisini ifşa etmesini izliyor gibiydim. bu kadar kendisini belli etmesi aptallığından değil belki de yakalanma isteğindendi. hele bir lokantada komiser yardımcısına "katil ben olsam gider bir kayanın arkasına saklardım" gibi bir şey söylüyor hatta daha ileriye giderek "katil benim" diyor. sonrasında gülerek "benim, aradığınız katil olmamı çok isterdiniz değil mi" diyor ve çekip gidiyor lokantadan.

komiserle girdiği diyaloglarda fikirlerini savunmaktan çekinmiyor. eski bir makalesinde yazığı gibi, bir insanın öldürmeye hakkı olabileceğini savunuyor. peygamberleri, napolyon'u örnek veriyor. bu diyalogların ardından dostu bile "seni katil zannedecekler ne yapıyorsun?" diyor ki dostu onun suçlu olabileceğini dahi aklına getiremiyor.

raskolnikov'un psikolojisinde sürekli bir dalgalanma mevcut. ne yaptığı belirsizmiş gibi. kimi zaman korkak kimi zaman da özellikle komiserle yaptığı o derin konuşmalarda, çok cesur. yaptığı bir çok hareket ani gerçekleşiyor. bir katil gibi davrandığını zannetse de öyle davranamıyor.

kitabı okurken sanki arkadan bir senfoni çalınıyor gibiydi. hep inişler çıkışlar var, heyecan dorukta. bu ritmi yakalayabileceğine inandığım tek isim olan beethoven'ın senfonilerini arkadan çalmayı denedim ancak en fazla 15 dakika dayanabildim çünkü ritimler uyumsuz. her ne kadar her ikisi de inişler ve çıkışlara fazlasıyla sahip olsalarda zamanlama uymuyordu. sizlere tavsiyem bu kitabı sessizce, onun kendi müziğini duymaya çalışarak okuyunuz. zannediyorum hayatımda ilk defa bir kitabı okurken onun melodisini duyabildim.
7 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Marla

@marsheus

Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek...
- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
16 beğen · 0 yorum · alıntı ·

İbrahim

@ibrahimcan-bulak

Mesele şu: Namuslu ve duygulu insanlar saflıkla içlerini dökerken iş adamları kulak kesilir, sorna da bunu çıkarlarına göre kullanırlar.
s.160
- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
14 beğen · 0 yorum · alıntı ·

ebru tazefidan

@ebrutazefidan

Hem şu aşağılık insanoğlu nelere alışmıyor ki ?
- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
10 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Terliksi Havyar.

@terliksihavyar

İdam mahk‹munun biri ‚ölümünden bir saat ö‚nce , yüksek bir dağın tepesinde,
ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse; çevresindeyse
u…çurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir
avuç… yerde ‚ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamanını, o anda ö‚lmeye yeğleneceğini
sö‚ylemiş. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yasasın! Aman Tanrım, bu nasıl gerç…ek b‚öyle! Bu nasıl
ger…çek! İnsan ne al…çak yaratıkmış!
- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
9 beğen · 0 yorum · alıntı ·

elif kimya salt.

@elif-kimya-salt

Denginiz değilim efendim, dengesizim
- Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
9.2 (2059 oy)
9 beğen · 0 yorum · alıntı ·

Benzer Kitaplar

9.2/10
2059 oy
Sence kaç puan almalı?
0