up
ara
profil foto

Simyacı

Simyacı Konusu ve Özeti

Simyacı
Paulo Coelho'nun kaleme almış olduğu, kişisel gelişim kitabı da diyebileceğimiz Simyacı romanı, dünyanın en çok satan kitaplarından biridir. Çoban Santiago'nun hayatını anlatan kitap, hayata dair felsefi mesajlar da içeriyor.
Yazar:
Çevirmen: Özdemir İnce
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789755106823
Sayfa: 184 sayfa Basım Tarihi: 2009
Simyacı Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Simyacı, Rio de Janeiro doğumlu Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun en ünlü romanlarından biridir. Simyacı, dünyanın en çok satan ve okunması en çok tavsiye edilen kitaplar listelerinde yer alıyor. Bir yandan çoban Santiago'nun hikayesini anlatan, bir yandan da felsefik mesajlar veren Simyacı, kişisel gelişim öğeleri içeren bir roman niteliğindedir.

Simyacı Romanının Konusu
Simyacı, gezgin olmak isteyen ve mutluluğu dünyanın farklı yerlerinde bulacağına inanan çoban Santiago’nun hazine bulmak için İspanya’dan Mısır piramitlerine olan yolculuğunun hikayesini anlatıyor.

Simyacı Roman Özeti
Santiago, rahip olması için ailesi tarafından papaz okuluna gönderilmiştir. Endülüs’te yaşayan Santiago, bir yandan okula devam etmekte, bir yandan çobanlık yapmaktadır. Koyunları otlatmaya götürdüğü için Endülüs dağlarını gezme imkanı elde etmektedir.

Bir süre sonra Endülüs’ten sıkılan Santiago, dünyanın gizemli yerlerini gezip görmek istemektedir. Babası Santiago’nun da kendisi gibi peder olmasını istemektedir, ama Santiago, hayatı kilisede yaşayarak değil, Dünyayı gezip görerek öğrenebileceğini düşünmektedir.

Santiago, on altı yaşına geldiğinde babasıyla konuşarak rahip olmak yerine gezgin olmak istediğini söyler. Bunun üzerine babası, Santiago’ya içinde üç adet altın olan bir kese vererek dünyayı dolaşmasına izin verir.

Santiago, yüreğinin sesini dinleyerek yollara düşer. Babasının verdiği altınlardan biriyle bir koyun sürüsü satın alır. Bu koyun sürüsü onun yol göstericisidir. Koyunlar nereye giderse o da oraya gitmektedir.
Bir gece, yıkık bir kilise bahçesinde firavun incir ağacı altında uyurken rüyasında Mısır Piramitleri’nde hazine bulduğunu görür. Rüyasını falcı bir kadına yorumlatır. Kadın, orada gerçekten bir hazine bulacağını söyler ve bulduğu hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun üzerine Santiago, rüyasını ciddiye almamaya karar vererek yoluna devam eder.

Santiago, bir gün kasabada bilge bir adamla tanışır. Adam Santiago hakkında doğru tahminlerde bulunmaktadır. Salem Kralı olduğunu söyleyen yaşlı adam, Santiago’ya yaşamın gizemleri hakkında bir çok şey anlatır. Bunun üzerine Santiago, yaşlı adama rüyasından bahseder.

Santiago, hem falcı kadından hem de yaşlı adamdan aldığı tavsiyelere uyarak koyun sürüsünü satıp Mısır Piramitleri’ne gitmek üzere yola düşer. Kendisine rehberlik etmesi için bulduğu adam Santiago’yu dolandırıp tüm parasını aldıktan sonra kayıplara karışır. Santiago, para biriktirmek için bir yıl boyunca çalışır ve sonra yeniden yola çıkar. Yolculuğu sırasında, simyacıyı bulmak için Mısır’a gelen bir İngilizle tanışır. Beraber bir manastıra varırlar. Burada Simyacı’nın kurşunu altına çevirdiğine şahit olurlar. Yoluna tek başına devam eden Santiago, hazinenin yerini kendisine yüreğinin söyleyeceğini düşünür. Bir kumula vardığında hazinenin orada olduğunu hisseder ve kazmaya başlar fakat bir şey bulamaz. O sırada bir grup savaş mültecisi gelir, onlar da aynı yeri kazarlar ama hazineyi bulamazlar. Mültecilerin reisi, oradan ayrılmadan önce Santiago’ya kendisinin gördüğü rüyadan bahseder. Rüyasına göre hazine, İspanya’da çobanların koyunlarıyla birlikte uyudukları yerde bulunan bir firavuninciri altında bulunmaktadır. Hazinenin yerini bulduğunu anlayan Santiago tekrar aynı kiliseye geri döner ve hazineyi bulur. Artık tek istediği yolculuğu sırasında tanıyıp aşık olduğu Fatima’nın yanına gidebilmektir.
Alpaslan Şahin

Alpaslan Şahin

@alpaslansahin2

2 defa okudum defalarca okusam sıkılmam.

Bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış.

Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış.

Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş. Dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da . varmış.

Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.

“Ama, sizden bir ricada bulunacağım,” diye eklemiş, delikanlının eline bir kaşık verip, sonra bu kaşığa iki damla sıvı yağ koymuş. “Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.”

Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.

“Güzel” demiş bilge, “Peki, yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvanbaşının yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?”

Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.

“Öyleyse git, evrenin harikalarını tanı.” demiş ona bilge. “Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.”

İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş.

Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini tüm ayrıntılarıyla anlatmış. “Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş bilge.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

“Peki” demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, “Sana verebileceğim tek öğüt . var.
Mutluluğun gizi dünyanın tüm harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan...
ataç ikon Simyacı
kitaba 10 verdi
14 beğen · 0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Para sadece araçtır.
İsteği,arzuyu başlık yapıp gelişme bölümüne de istikrarla hayellerine tutunmayı ve aynı zamanda ana odaklanmayı, sponteneliği ve yardımelini(inançlar), beklentileri azaltıp mücadeleyi yerleştirirsem, sonucada "kişisel menkıbenin" gerçekeştirilmesi kalır. Evet kitabı okumayanlara biraz yabacı bir tabir bu "kişisel menkıbe". Özellikle çeviren yazarımız bu kelimeyi uygun görmüş." Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları " şeklinde tercüme edilen menkıbe kelimesi yer yer kitabın içinde kendini göstermektedir. Bu çevirinin arapçadan beslenmesi, kitabın içindeki dini motiflerle beraber düşünüldüğünde doğal görmek gerekiyor. Biraz daha özetlersem kitapta kişisel yaşamın gerçekleştirilmesi anlamında bir son ortaya konulmuştur.
Hepimiz birer yolcuyuz biletsiz binilen her gün geceden gündüze gündüzden geceye giden bir otobüsün içinde. Yolculuklarla beraber kendimizi bulur, hayatı anlarız ve kendimizi. İnsanoğluna ait tüm duygular yolcukla beraber daha net bir şekilde yaşanır. Öğrenmek daha anlamlı hale gelir ve işaretler yardımcımız olur. Ne kadar özgür olursak olalım bize sunulan seçeneklerden hayırlı ve hayırsız olanlar geleceğimizi belirler. Okurken kaşılaşacağınız urim and thummim ansızın ortaya çıkıp Santiago nun karar vermesine yardımcı olmaktadır.
Simyacı 200 yıl kadar yaşadağı idda eddilen çölü oldukça iyi tanıyan bir derviş kimine göre bir büyücüdür. Bu kişi yardım elini Santiaogaya uzatmış Primatlerdeki hayaline ulaşması için ona yön göstermiştir. Fakat tanışmaları için Santiogonun mücadelesi azmi gözlemleri yaşadıkları sayesinde gerçekleşmiştir. Santiagonun çölle,rüzgarla ve güneşle konuşma sahneleri aynı zamanda masal havasında fakat dini öğelerden de beslendiği için de gerçekci tavrı ile karşımıza çıkıyor. Güneşe rüzgara ve çöle hükmedebilir bir hale geliyor bizim çoban.
Özellikle rasyonel düşünmenin ötesinde inanç mekanizması ile anın içinde olması ve bir gaye ile yoluna devam etmesi bu kadar popüler bir kitap olmasına sebep vermiş olabilir.
Keyifle okuyacağınız bir kitap olduğunu düşünüyorum. Huzuru yakalamanın yolu iyi fikirlerimizi yeşertmek için orta koyduğumuz istikrarlı tutumlarımızın ve davranışlarımızın bize yetebildiğine inanmaktan geçmektedir. Para sadece bir araçtır.
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Kader'e inanır mısınız? Acaba kaderimizi yaşarken kaçımız hayal kurarız? Ya da şöyle sorayım. Kaçımız hayallerin peşinden gidebiliriz? Tanıdığımız ünlü ve başarılı insanlar neden ağız birliği etmişcesine "hayallerimin peşinden gittim" derler. Hepsi aynı şeyi mi istedi? Ya da hepsi kendi hayallerinin peşinden mi koştu.
Paulo Coelho'nun Simyacı isimli kitabı hayallerinin peşinden, yüreğinin sesini dinleyerek giden bir gencin hikayesini anlatıyor.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Santiago isimli genç İspanya'nın bir yerinde terk edilmiş ve bir yerinde firavuninciri ağacı yetişmiş bir kilisede(bu cümleyi kitabı okuyanlar çok iyi hatırlayacaktır-okuyacak olanlarda kitabın sonunda anlayacaklardır) bir rüya görür. Rüyasından Mısır Piramitlerine bir hazine bulacağını görüyordur. Santiago işte bu rüyayı bir çingene kadına anlatır ve kadın ona rüyasının peşinden gitmesini söyler. Santiago'da öyle yapar ve Mısır'a doğru yola çıkar. Uzun yolcuğunda başına talihsiz olaylar da gelir. Ancak bu onun kişisel menkıbesi dediği şeyi yaşamaktan alıkoymaz. Tabi en umutsuz anlarında Evrenin Ruhu dediği güç ona yardım eder. Delikanlının yolu bir şekilde çöllere kadar uzanır. Burada bir simyacı ile tanışır. Simyacı ona hikayesini yaşamasında yardımcı olur. Burada konuyu kesiyorum ve kitabın zevkini kaçırmıyorum.
Evet. İkinci kere okuduğum bu kitaptan yine zevk aldım. Dili gayet sade ve bir çırpıda bitti.
Hikayeyi, hikaye gibi anlatmayı bir kenara bırakırsak Santiago isimli bir genç rüyasında bir hazine bulacağını görüyor. O da peşine düşüyor bu işin. Allah'da "yürü ya kulum" diyor. Olay bu aslında. Kişisel menkıbe denilen şey Kader, evrenin ruhu denilen şey ise Allah'ın yardımı bence. Zaten yazarda hafif hafif diğer dinlerden örnekler vererek, alıntılar yaparak veya diğer diğer din mensuplarını konuşturarak olayın yukarıda anlattığım gibi olduğunu söylemeye çalışmış.
Velhasıl ilk defa çocukluğumda okuduğum ve o zaman ki etkiyi yeniden aldığım çok güzel bir kitap. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
ataç ikon Simyacı
kitaba 9 verdi
3 beğen · 0 yorum
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Hayallerinizin peşini bırakmayın.'' dedirten bir şaheser.
Uzunca zaman önce okuduğum ve uzunca süre etkisinde kaldığım Paulo Coelho'nun şaheserlerinden biri .
Brezilyalı yazarın bu şaheseri , Mesnevi’de geçen kısa bir hikayeden yola çıkarak yazdığı da söylenir Mesnevi de geçen bu hikaye Arakiyeci(Takkeci) İbrahim Ağa'nın hikayesi mi bilemiyorum ama Santiago'nun hikayesiyle baya bir benzer yönleri var bu hikayemizin .

Endülüslü bir çoban çocuğu olan Santiago’nun hikayesi işleniyor kitapta. Ailesinin rahip olarak yetiştirmek istediği, ancak başka dünyalar görüp başka maceralar yaşamak isteyen bir çocuğun hikayesi işleniyor kitapta.
Gördüğü bir rüya üzerine yola çıkan ve bu yolu kendisinin “Kişisel Menkıbesi” haline getiren Santiago, hedefine ulaşmak için İspanya’dan yola çıkıp Mısır’a kadar türlü tecrübelerle yol alıyor.

Kişisel Menkıbe kitapta en çok üzerinde durulan kavramlardan biri .Bu kavram kişinin hayatında en çok yapmak istediği şey, onun tutkusu olarak tanımlanıyor. Ve herkesin farklı Kişisel Menkıbeleri olabileceği, gerekli olanın onun peşine düşme cesaretini gösterme olduğu ifade ediliyor. Ve bu yola çıkan, kendi Kişisel Menkıbesini kovalayan kişiye evrenin yardım etme konusunda son derece cömert davranacağı Santiago’nun yolu üzerinde deneyimlediği birçok örnekle vurgulanıyor. .
"Bir şeyi gerçekten istersen," demişti yaşlı adam ona, "onu gerçekleştirmen için bütün evren işbirliği yapar" sözü bu örneklerden en güzeli olsa gerek.
Santiago'nun Piramitlere giderken tanıştığı herkesin, tanık olduğu her olayın amacına ulaşmada kendisine bir faydası olduğu fark ediyor Santiago'nun bu masalsı yolculuğu nihayetinde Piramitlerde son buluyor ve bununla birlikte kitap da Santiago'nun Kişisel Menkıbesini yaşamasına olanak sağlayan her şey için tanrıya tekrar teşekkür etmesiyle son buluyor.

Çok beğenip tadını çıkara çıkara okuduğum kitaplardan biri olmuştu eğer hala okumadıysanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Sevgiyle kalın..
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi
22 beğen · 2 yorum
ayrıksı (@ayriksi)
Üniversite zamanında okumuştum. Ama bazı şeyleri daha iyi anlamak, özümsemek için yaşın ilerlemesi gerekiyor. İncelemenizden sonra tekrar okumam gerektiği hissine kapıldım. Teşekkürler..
20.03.16 beğen cevap
arif emre usul (@arifemreusul)
bu kitapla ilgili pek çok yorum okudum, benimde yorumlarım oldu. Ama yukarıda yazılan yorumun, değerlendirmeler içerisinde en az %60'lık bir alanı kapsadığını düşünüyorum. ... Evet kitapta en çok buna odaklanmış. saygılaraımla.
29.07.16 beğen cevap
v.gergiev

v.gergiev

@vgergiev

Kitabı birkaç saat evvel bitirmiş bulunuyorum. Öncelikle üslubu hakkında bahsetmek gerekirse son derece sade olduğu yadsınamaz. Bunun yanında sadeliğin kardeşi olan sürükleyicilik de kitabı okunur kılan olgulardan bir tanesi. Kitabın konusuna gelirsek eğer söylememiz gereken; olaylar örgüsünün sığ ve yavan kaldığıdır. Bunu açmak gerekirse, denilebilir ki kitapta yer alan mistik ve oryantal dokuların, aslında bu kültüre sahip olup daha doğrusu yüzyıllardır etkileşim halinde bulunmuş ve bundan bihaber( hale getirilmiş) Türk Milleti ve Anadolu İnsanı'nın dini kimlik kaygısı taşıyan yahut taşımış olan herhangi bir bireyi için son derece yüzeysel ve basit kaldığı açıktır. Öyle ki herhangi bir Türk vatandaşı kitaptaki coğrafyayı, kitabın karakterlerini, kitabın fikir ve mesajlarını gündelik yaşamında kolayca buluyor. Ancak şunu da eklemek isterim: Batılı bir yazarın böylesi bir oryantal eserinin çok satması dünya edebiyatında bu kültürün tanınması namına mutluluk verici bir şey. Lakin Türkiye çapındaki ününü baz aldığımızda Türk okurunun yine - ne yazık ki- aşırı abartısını görmekteyiz. Bunda zannediyorum ki pembe dizi beklentisiyle roman arayışında bulunan kadınların rolü büyüktür.

Çeviriye gelirsek Özdemir İnce'nin Türkçe'nin diplerde kalmış bazı kelimelerini kullanmış olması güzel şey. Lakin "açınlamak" gibisinden bazı kelimeler birkaç büyük sözlükte yer alsa da bana arapçaya savaş açmış uydurma Cumhuriyet Türkçesi'nden başka birşey değilmiş gibi geldi.(1999 baskısı için)

Sonuç olarak değeri gayetle abartılmış fakat yine de okunası bir eser olarak buluyorum ve 3 yıldız veriyorum.Fakat bir kısıt vermem gerekiyor ki o da şudur: 13-18 arası genç bireyler.
ataç ikon Simyacı
kitaba 6 verdi
10 beğen · 1 yorum
Özer (@ozerdkb)
Kesinlikle katılıyorum sizlere, teşekkürler .
06.12.16 beğen cevap

Simyacı - S41

Ertesi gün öğleyin yaşlı adamın yanına gitti delikanlı. Yanında altı koyun götürdü.
- Çok şaşırdım, dedi yaşlı adama. Arkadaşım sürüyü satın aldı hemencecik. Ömür boyu çoban olmayı hayal ettiğini söyledi bana; iyiye alamet.
- Hep böyle olur, diye karşılık verdi yaşlı adam. Biz buna Lütuf Kuralı adını veririz. İlk kez kağıt oynadığın zaman, kesinlikle kazanırsın. Acemi talihi.
- Peki neden böyle oluyor?
- Çünkü hayat senin Kişisel Menkıbe'ni yaşamanı istiyor.
Eda Bayram tarafından eklenmiştir.
Erkin Çoban

Erkin Çoban

@erkincoban

Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
19 beğen · 0 yorum
seyda

seyda

@shedy57

Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.
ataç ikon Simyacı
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
18 beğen · 0 yorum
Esra Özdemir

Esra Özdemir

@creaturesra

Gözler ruhun gücünü gösterirler.
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğen · 0 yorum
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

İhanet, senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen yüreğini taşıyacak olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek. Böylece, kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana.

sf.148
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
16 beğen · 0 yorum
September 15

September 15

@september15

"Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan."
ataç ikon Simyacı
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum
1177
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
547
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
20
KİTAP
Çocuklarıma Bırakmak İstediğim Kitaplar
Bu kitabı mutlaka çocuğum da okumalı diye düşündüğümüz, çocuğumuza bırakmak istediğimiz kitapları bu listede topluyoruz....
9
KİTAP
Nobel Ödüllü Yazarların En İyi Kitapları
Gabriel Garcia Marquez, William Golding, Hermann Hesse ve daha fazlası... Nobel Ödülü'ne layık görülen tüm yazarların mutlaka...
Mehmet Kaplan

Mehmet Kaplan

@mehmetkaplan770

Bir kitap insanı alıp nerelere bedavadan götürür kanıtı Simyacı'dır.
ataç ikon Simyacı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
duygu temür

duygu temür

@duygutemur

Simyacıyı okumaya başladığımda hemen yazarın başka kitaplarına bakınmaya başladım 😊 o kadar güzel, anlaşılır, akıcı bir dil kullanılmış ki roman sizi bulunduğunuz ortamdan alıp götürüyor .. tavsiye ediyorum 👍🏻
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
eray belim

eray belim

@eraybelim

 paylaşım fotoğrafı
..ve bu kadının yaşadığını bile bilmeden onu sevmiş olduğunu düşündü.
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
dejke

dejke

@dejke

Kendime bile itiraf edememiştim, ama bu kadar özetlenebilirdi benim için.
...çünkü kalma nedenin, aslında bir daha geri dönememek korkundur yalnızca.
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Hatiç🍀

Hatiç🍀

@hatic

 paylaşım fotoğrafı
Çok güzelmişsin,öyle dediler 🤗
ataç ikon Simyacı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
57 beğeni · 19 yorum beğen ikon
özgür fırat (@ozgurfirat)
İlk okuduğum kitaptı ve ağır gelmişti yıllar sonra rastlayıp yine okudum ve direk birilerine tavsiye edebileceğim kitapların başında gelir
06.11.18 beğen 1 cevap
ni maya (@nitemdem)
Güzeldir
06.11.18 beğen 1 cevap
çok güzel bir kitap
06.11.18 beğen 1 cevap