ara

Notre Dame'ın Kamburu

- Notre Dame de Paris

Notre Dame'ın Kamburu Konusu ve Özeti

Notre Dame'ın Kamburu
Masum bir aşkla genç bir çingene kızına aşık bir kambur ve üzerlerinde dönen entrikalar.
Yazar:
Çevirmen: Buket Yılmaz
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750714948
Sayfa: 656 sayfa
Basım Tarihi: 2015

Notre Dame'ın Kamburu Kitabı Hakkında Genel Bilgiler

Notre Dame'ın Kamburu, 1831 yılında Victor Hugo tarafından yazılmıştır. Günümüze dek pek çok dilde ve pek çok yayın evi tarafından basılan kitabın ilk filmi 1911 yılında, son filmi 2002 yılında çekilmiştir. En çok bilindn ve izlenen filmi ise, yönetmenliğini Peter Medak'ın yaptığı 1997 yapımı olan Notre Dame'ın Kamburu'dur.

Notre Dame'ın Kamburu Kitabının Konusu

Kilisenin önüne bırakılan çirkin bebeğin hayat hikayesini ve bir çingene kızına duyduğu büyük aşkı anlatan roman, aynı zamanda Fransa'nın krallık döneminin karanlık dönemlerinden kesitler sunmaktadır. Kaderin getirdiği tüm olumsuzluklara, yoksulluğa, itilip kakılmalara rağmen, saf bir adamın duygu yüklü hikayesini okuyacaksınız.

Notre Dame'ın Kamburu Kitabının Özeti

Papaz Claude Frollo, kilisenin önünde çirkin bir bebek bulur. Bebeğe Fransızca'da tamamlanamamış, eksik anlamını içeren Quasimodo ismini verir.

Quasimodo büyüdüğünde papaz ona zangoçluk görevini verir. Quasimodo bir süre sonra zilin sesi ile sağır olur.

Quasimodo, Esmeralda adında bir kız ile tanışır. Esmeralda dünyaya çingene olarak gelmemiştir, fakat küçüklüğünde çingeneler tarafından kaçırılmış ve yerine sakat bir çocuğu bırakmışlardır. Bu çocuk Quassimodo'dur.

Oldukça güzel bir kız olan Esmeralda'ya Quassimodo'nun aşık olması olayları biraz karıştırmaktadır. Papaz'da din adamı olarak yaşamaktan sıkılmıştır ve Esmeralda'ya karşı duygular beslemektedir.

Esmeralda ise çapkın, özgür ruhlu şair olan Gringoire ile Gringoire'nin hayatını kurtarmak için onunla evlenmiştir. Çingenelerin sokağına dışarıdan bir erkek girdiğinde ya çingene kızlardan birisi o kişi ile evlenmek isterse evlenirler ya da o kişi ölür.

Zengin ve soylu bir aile kızı ile nişanlı olmadına rağmen Esmeralda'nın kalbi çapkın ve yakışıklı Subay Phoebus için atmaktadır. Başlarda Phoebus, Esmeralda'nın güzelliğinden etkilenmiş ve aşık olmuş olsa da, Frollo'nun kıskançlıkları, aşkına karşılık alamadığı için beslediği kini nedeni ile Esmeralda'ya kurduğu komplo nedeniyle Phoebus ve Esmeralda'nın buluştukları bir gece, Phonebus'u Esmeralda'nın bıçağı ile yaralar. Suç Esmeralda'nın üzerine kalır.

Phoebus ve herkes Esmeralda'nın bir büyücü olduğunu, gözünün de parada olduğunu düşünür ve bu suçu o sebep ile işlediğini düşünür. Esmeralda'nın suçsuzluğuna hic kimse inanmaz. İnsanlar ve rahipler Esmeralda'ya inanmak yerine, subaya inanmayı tercih ederler. Frollo, eğer Esmeralda aşkının karşılığını verirse hayatını bağışlayabileceğini söyler. Esmeralda, Phoebus'ün kendisine inanacağına ve kurtaracağına kesin gözü ile baksa da, Phoebus'ün nişanlısının eğer Esmeralda asılırsa kendisine geri döneceğini söylediğinde teklifini kabul eder.

Esmeralda, Quasimodo ve dostları tarafından hapis tutulduğu zindandan kaçar. Phoebus'un komuta ettiği askerlerin çingenelerin sokağına yaptığı baskında abisi gibi gördüğü çingene kralı Clopin'in öldürülmesinde tekrar ortaya çıkmış olur ve cezası idamı ile sonuçlanır. Quasimodo, her şeyi Frollo'nun yaptığına ikna olur ve Frollo'yu kilisenin merdivenlerinden aşağıya iter. Frollo'da hayata veda etmiş olur.

Aradan geçen yılların ardından yapılan araştırmada, ölüleri attıkları zindanda birbirine sımsıkı kenetlenmiş iki ceset ile karşılaşırlar. Quasimodo'nun giymiş olduğu çürümüş bez parçası Esmeralda'nın kıyafetlerinden ayrıldığında kemikleri küller gibi dökülür.
Notre Dame'ın Kamburu kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

@

NOTRE DAME DE PARIS
C'est une histoire qui a pour lieu
Paris la belle en l'an de Dieu
Mil quatre cent quatre vingt deux
Histoire d'amour et de désir(*)

Böyle başlıyordu Victor Hugo’nun büyük eseri Notre Dame de Paris’in müzikali...1998 yılında Paris Kongre Sarayında,milyonlarca seyirci tarafından alkış yağmuru altında ıslanarak...
19.yy başında Paris’te kaleme alınan Notre Dame de Paris(Notre Dame’ın Kamburu),kaderine boyun eğen,eğmek zorunda kalan insanları,yoksulluğu ve umutsuz aşkları konu almaktadır.Bununla birlikte gerçekte,bakımsızlığı sebebiyle şehir planlamacıları tarafından yıkılmak istenen Notre Dame Katedrali’ne olan ilgiyi arttırması ve katedralin korunması hususunda da önem teşkil eder.
Fransa’nın destanı haline gelen büyük eserin kahramanları;Quasimodo, Esmeralda,Claude Frollo,Pierre Gringoire XI.Louis,Jehan Frollo,Phoebus de Chateaupers,Fleur-de-Lys Gondelaurier,Tristan L’Hermite,Jaques Charmolue,Clopin Trouillefou,Florian Barbedienne ve Rahibe Gudule ‘dur.
Quasimodo,çingeneler tarafından Notre Dame Katedrali’ne bırakıldıktan sonra Rahip Frollo tarafından himaye edilmiş,kambur,gözünün üstünde kocaman bir et beni olan,kızıl saçlı bir bebektir.Büyüdüğünde,Frollo tarafından kilise zangoçusu olarak görevlendirilen Quasimodo’nun ismi, Fransızca’da “eksik,tamamlanmamış” anlamına gelmektedir.Kilisenin çanlarını çalmaktan sağır olan Quasimodo,çingene kızı Esmeralda’ya aşıktır.
Esmeralda,gerçek adı Agnes olan,çingenelerin henüz bir bebekken annesinden kopardığı bir kızdır.Sokaklarda pervasızca dolaşıp şarkı söyleyen,dans eden bu güzeller güzeli,bir Fransız subayı olan Phoebus de Chateaupers’a aşıktır.Phoebus,Fleur-de-Lys adında(Hugo burada Fransız ordusunun simgesi olan çiçeğe atıfta bulunuyor)zengin bir ailenin kızıyla nişanlı olsa da çapkın bir gençtir.
Rahip Frollo ise,kendini genç denecek yaşta dinine ve ailesine adadığı için saçları çoktan ağarmış olan ,ancak bununla birlikte dünyevi aşka yenik düşen biridir:O da Esmeralda’ya aşıktır.
Gringoire,sokaklarda beyhude dolaşan çapkın ve özgür ruhlu bir şairdir.Onu asılmaktan kurtaran Esmeralda ile evlenmiştir.Ancak gerçekte,Gringoire ve Esmeralda birbirleri için iki iyi dost olmaktan öteye gitmemişlerdir.
Çingeneler Kralı Clopin,Esmeralda’yı kardeşi gibi muhafaza edip,nasihat vermesine rağmen,o da diğerleri gibi çingene kızı Esmeralda’nın umutsuz aşkına düşmüştür.
Kaderin bir şekilde yollarını birleştiği bu insanların hikayesi,önce Phoebus’un,sonra ise Quasimodo’nun düğünü ile sona erer.Ancak,Quasimodo’nun düğünü,diğer düğünlerden özellikle de Phoebus’un düğününden çok farklıdır.
Başarılı Fransız şarkıcı Garou’yu Quasimodo,Helene Segara’yı Esmeralda,müzik hayatı dışında pek çok yardım kuruluşunda görev alan Daniel Lavoie’yi Rahip Frollo,güçlü ve berrak sesinin yanında karakteri adeta özümsemiş olan Bruno Pelletier’ı Şair Gringoire,yine Fransa’nın güçlü seslerinden olan Patrick Fiori’yi Phoebus,Luck Mervil’i Clopin ve Julie Zenatti’yi Fleur-de Lys olarak izlediğimiz müzikalin müzikleri,Richard Cocciante gibi usta bir müzisyenin imzasını taşırken,müzikalde yer alan şarkıların sözleri ,yine müzik dünyasının ustalarından kabul edilen Luc Plamondon’a aittir.
Dekor ve kostümlerin uyumu,kareografinin ve ışıklandırmanın iç içe geçtiği müzikal,romantik tarzda olup,kitaba sadık kalınarak sahneye konmuş olmakla beraber,oluşturduğu büyülü atmosfer ve oyuncuların adeta özümsemiş olduğu karakterler vasıtasıyla biz seyircileri içine çekmekte,bizi hikayenin geçtiği zamanda yaşatmaktadır.
Toplumsal eşitsizliğin,kaderciliğin,ahlak kurumunun çöküşünün ve umutsuz aşkların işlendiği eser,hayal gücümü beslemekle birlikte,bu kavramlar üzerinde pek çok kez düşünmeme vesile olduğundan dolayı,gözümde en az kitap kadar başyapıt haline gelmiştir.Kesinlikle izlenilmesi gereken müzikaller arasında ön saflarda yer alan eser,yediden yetmiş yediye herkese ulaşacağı için,sadece Fransız destanı değil,tüm insanlığa ithaf edilmiş bir destandır.
(*)Bu, efendimizin yılında
Adil Paris'te geçen bir hikayedir
Bin dört yüz seksen iki,
Aşkın ve özlemin hikayesi
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

Öncelikle okuduğunuz kitabın çevirisinin çok önemli olduğunu söylemeliyim. Benim elime geçen yayının (Kum Saati Yayınları -ki neokur'da bile yok, sanırım-) çevirisi o kadar kötüydü ki bir köşeye kaldırıp atmak istedim ve şimdi, başka bir yayından yeniden elime geçerse tekrar okurum.

Gelelim öze; kitap "Misyoner Romantik"in (Victor Hugo deyince aklıma hep bu gelir.) bir başka büyüleyici romanıydı ve fantastik gibiydi biraz da. Her zamanki Hugo çarpıcılığıyla dolu doluydu; yüzlerce mesaj çıkarabilir, sadece konuya odaklanabilir ya da bolca inceleme yapabilirsiniz okurken yani.

Kitapta şöyle bir paragraf bulunuyor: "...Öyle ki, Quasimodo'nun vaktiyle var olduğunu bilenler için, Notre Dame Kilisesi bugün ıssız, cansız, ölü bir haldedir. İnsan adeta bir şeyin yok olup gittiğini hisseder. Bu koca gövde artık boştur; bir iskelet haline gelmiştir..." Aynı zamanda Claude Frollo (rahip), Grekçe "kader" anlamına gelen "anárkh" kelimesini yazar duvara. Ve kitabın da kurguda yer alan bu kelimeyle ortaya çıktığı söylenir. Bu yanıyla da ayrıca hayret uyandıran, Hugo'nun zekâsına ve hayal gücüne hayran eden bir romandır.

Bahsi açılacak çok karakter var ama ben özellikle Claude Frollo'dan söz etmek istiyorum: hepimizin içinde çoktan yer etmiş olan rahipten. Zira o birçoğumuzun yapacağı gibi, ulaşamadığı Esmeralda'yı verdi celladın eline. Yavaş yavaş onu bu hale iten süreci okumak, insanda ürperten ve sorgulatan bir tutumun peyda olmasına sebep oluyor. Hepimizin yuhalayacağı adamın aslında içimizde olduğunu bilmek dokunabiliyor. Özellikle bu adamla ilintili kısımları dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

Bunların dışında, sık sık Hugo'nun gizli eleştirileriyle karşı karşıya kalabilirsiniz ki bu çok önemli. Ayrıca Tanzimat Dönemi romanları gibi bir sonu olduğunu da belirteyim: Şaşırabilir ya da son sayfalardaki karmaşadan sonra hüzünlü, rahat bir nefes alabilirsiniz.

Okurken notlar almanızı öneririm.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Notre Dame’ın Kamburu
Victor Hugo’dan, sonu oldukça dokunaklı müthiş bir roman. Masum ve büyük bir aşkın yanı sıra platonik aşklar da var kurguda.

O’nun için sadece bir hayalden öte geçmeyen, belki de hiç geçemeyeceğini düşündüğü duyguları O’na yaşatan kişinin; yanında olduğunu görmek, O’nun dokunabilir olduğunu hissetmek, o kadar güzel bir betimlemeyle anlatılmış ki hayran oldum. Bu kişinin yüce olduğu kadar da sıradan olduğunun belirtilmesi oldukça farklı ve zekice bir tanımlamaydı bence.

İnsanın kendi kendisine bile itiraf etmeye cesaret edemediği sözleri aşık olduğu kişiye söylemesinin çok güçtür. İnsan eğer bazı duyguları kendisine bile söyleyemiyorsa, onlardan kaçmaya çalışıyordur. Konumu itibariyle hissetmemesi gereken şeyler için kendi kendini öyle sorguluyor ki, en sonunda aşık olduğu o kişinin büyücü olduğuna kendini inandırarak, bu durumdan kurtulmaya çalışıyor.

Ortaçağ Avrupası’nda gotik bir sanat eseri olan kilisenin hem dış görünüşü hem de içi o kadar güzel betimlenmiş ki okurken o binayı seyrediyormuş hissine kapıldım. Binalar için zaman bir aşındırma ya da yok etme nedeni gibi görünse de binalar için esas tehlikenin insanlar olduğu konusu sorularla anlamı güçlendirerek anlatılmış. Modaların devrimlerden daha çok zarar verdiği, yani binaların “restorasyon” adı altında kişi ya da kişilerin zevkine bırakılan kaderlerinin sonundan bahsedilmiş. Kısacası dönemin mimarisi detaylı bir şekilde anlatılmış.

Victor Hugo, dönemin farklı topluluklarındaki adet, gelenekler ve dini kurallara zaman zaman değinmiş. Yazar burda, anlatıma açıklama katarak, ara sıra da olsa okuyucunun bazı şeylerden haberdar olmasını, dolayısıyla tarihe tanıklık etmesini sağlıyor.

“Kesinlikle okunması gereken bir eser” diyorum. Keyifli okumalar dilerim.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 10 verdi
8 beğen · 6 yorum
ekar (@ekar)
kitap tasvirlerinde siz de Victor Hugo dan geri kalmazsınız .. :)
16.01.18 beğen cevap

Semih Oktay

@semihoktay

NOTRE-DAME'IN KAMBURU - Victor Hugo(1802-1885); Çeviren:Nesrin Altınova;Altın Kalem Yayınları
NOTRE-DAME'IN KAMBURU

Roman;Victor Hugo(1802-1885); Çeviren:Nesrin Altınova;Altın Kalem Yayınları (9) (12 Aralık 1997)

Benim okuduğum kitap Altın Kalem Yayınları'nın 1970 baskısı idi. Çeviriyi Nesrin Altınova yapmıştı ve Notre-Dame de Paris ismini taşıyordu kapağında. Romanın kahramanı Notre-Dame kilisesinin çancısı, kambur,çirkin suratlı,vahşi ve tek gözlü Quasimodo'dur. İnsanlar tarafından sevilmemesi de cabasıdır. Kulakları, kilisesinin çan seslerini duyabilecek kadar işitir.Yazar, kahramanını şu sözlerle tasvir eder: ''Eski Mısır görse onu bu tapınağın tanrısı sanırdı. Oranın ruhuydu o. O derece ki Quasimodo' nun yaşamış olduğunu bilenler için bugün Notre-Dame ıssız, cansız, ölüdür.'' Sevdiği tek insan Notre-Dame'ın rahibi Başdiyakoz Claude Frollo'dur. Başdiyakoz Quasimodo'yu evlat edinmiş ve büyütmüştür. Quasimodo bir çingene kızı olan Esmeralda'ya abayı yakar. Esmeralda yanında keçisi ile gezen fakat güzelliğiyle insanın aklını çelen bir afettir. Bu afetin kaderinde darağacında asılmak var mıdır? Quasimodo,çingene kızı Esmeralda' nın aşkından neler yapacaktır? Bir vuslat mümkün müdür? Son bölümünde ağlamıştım.Fazla duygusal yazmıştı Victor Hugo...
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

Öykü Su Doğangün

@oykusudogangun

Öncelikle bu kitap Volkan Yalçıntoklu'nun çevirdiği kitaplardan okuduğum ilkiydi ve akıcı diline, kitabın sürükleyici özelliğinin hiçbir şekilde bozulmamasına hayran kaldım.
Notre Dame'ın Kamburunda karakterler oldukça derin anlatılmıştı, bu sizi kitaba bağlayabilecek mükemmel bir özellik bence. Bazı karakterlerde kendinizi bulurken bazılarından o kadar nefret ediyorsunuz ki ne olacağını öğrenmek için daha güçlü bir merak uyanıyor içinizde.
Notre Dame bir kilise ve Quasimodo da adı geçen kambur...her ne kadar Notre Dame çevresinde yaşayan insanlar ona daha çok 'şeytan' benzetmesini yakıştırsalarda.
Kitabın konusu birçok kez kullanılmış bir konu olsa da bu diğer içine ağırlıklı olarak aşk bulunan diğer tüm kitaplardan daha sürükleyici.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum

Notre Dame'ın Kamburu - S41

"Şey," dedi Gisquette ürkek ürkek, "iyi şeylerden mi söz edecekler oyunda?" (Can Yayınları)

Şan, şeref peşinde koştuğu, piyes yazmaya özendiği yok. Prenslerle prensesler evlenmişler, adamın umurunda bile değil. Halbuki ben şairim. Yuha seslerinden başka şey duymuyorum, soğuktan titriyorum, altı aylık ev kiramı ödeyemedim. Kunduralarımın tabanları öylesine inceldi ki, cama döndü, adeta; bir tarafından baksan öte tarafı görürsün. Neyse, buna da şükür. Şu kulübeyi gördüm de içime biraz ferahlık geldi, Paris denen şu kahbe, kalleş şehri unutmuş oldum! (Antik Kitap Yayınevi)
Kübra Atmaca tarafından eklenmiştir.

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

"Demek ki bir tek cılız düşünce bile insanı sefil etmeye, çıldırtmaya yetiyor."
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum

Eduşka

@edaa

Krallar, Giritli Jüpiter’e benzer; kulakları, ayaklarındadır.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

elif

@elif7

Aslan kuyruğu olmak yerine,sinek başı olmayı tercih ederim.
(Sayfa 425)
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

Minnet duygusuna insanlar arasında pek rastlanmaz.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum

Eduşka

@edaa

Zaman silip süpürür, insan ondan da beterdir.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
35
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
5
KİTAP
...
338
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
265
KİTAP
Hazinem Dediğim Kitaplar
Kitap hazineleri ortaya çıksın! Hazine değerindeki kitaplarımızı bu listede paylaşıyoruz. Sen de en değer verdiğin ve herkesi...

Ecem Özdim

@ecemozdim

Claude Frollo
“ Yazık! Çok yazık! Küçük şeyler büyükleri yok edebiliyor, bir diş koca bir kitleyi yeniyor. Nil faresi timsahı öldürüyor, kılıç balığı balinayı öldürüyor, kitap binayı öldürecek! “
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Hayat efzaa

@hayatefzaa

Suç ve ceza dan önce araya bir hediye kitapla başlayalım?
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum

Ecem Özdim

@ecemozdim

En sindire sindire okuduğum kitap bu galiba ?
EK 1
Denizi mi izlesem kitabı mı okusam hiç bilemedim? ? 12.06.18
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
19 beğeni · 8 yorum
Bayır gülü (@bayirgulu)
Yemişim kitabını denizi izle, valla :)
12.06.18 beğen 6 cevap

Ecem Özdim

@ecemozdim

Notre-Dame de Paris
Notre-Dame de Paris
Victor Hugo “ Tempus edax, homo edacior.” (Zaman kördür, insan aptal.) der Notre Dame Katedrali’nin zaman içerisindeki değişiminin incelemesini yaparken.

“O bir geçiş dönemi yapısıdır. Notre Dame, özellikle bir çeşitliliğin tuhaf bir örneğidir. (Hem roma tarzı, hem gotik tarzı, hem de Greko-Romen tarzı özellikler barındırdığı için böyle diyor. ) Bu ulu anıtın her yüzü, her taşı yalnızca ülkenin tarihinin bir sayfası değil, bilim ve sanat tarihinin de bir sayfasıdır. Paris’in en eski kiliseleri arasında birinin başını, birinin kollarını bacaklarını, diğerinin sağrısının, her birinin bir şeyini almış fantastik bir rüya gibidir.”

“Zamanın her dalgası kendi alüvyonunu bırakır, her ırk anıtta kendi izini bırakır, her birey kendi taşını getirir. Kunduzlar böyle yaparlar, arılar böyle yaparlar, insanlar da böyle yapar. Mimarinin büyük sembolü Babil Kulesi bir arı kovanıdır. Büyük binalar, büyük dağlar gibi yüzyılların eseridir. Temelinde düzenin ve birliğin yattığı bu binaların dış yapısındaki olağanüstü çeşitlilik buradan gelir.” demiştir.

“Ağacın gövdesi değişmez, bitki örtüsü kaprislidir.”
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum

Gülcan

@gulcann

Kapı Tokmağı
Kapı Tokmağı
Bakmasını bilenler, bir yüzyılın ruhunu ve bir kralın yüz ifadesini bir kapının tokmağında bile fark edebilirler.
Notre Dame'ın Kamburu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğeni · 0 yorum