ara

İnce Memed - 1

İnce Memed - 1 Konusu ve Özeti

İnce Memed - 1
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750807145
Sayfa: 436 sayfa
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle 'içinde başkaldırma kurduysa doğmuş' bir insanın, 'mecbur adam'ın romanı.

Abdi Ağa'nın zulmüyle köyünü terk etmek zorunda kalan Memed, Ağa'nın yeğeniyle evlendirilmek üzere olan Hatçe'yi kaçırır. Abdi Ağa'yı yaralayan, yeğenini de öldüren Memed eşkıya Deli Durdu'ya katılır, ancak kıyıcılığına katlanamadığı Deli Durdu'dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır. Memed, sıradan bir köy çocuğuyken, zulmedenler için eşkıyaya, köylüler içinse bir kurtarıcıya dönüşür.

"Bir yaşam biçimini bir halkın portresi olarak böylesine veren bu romandan daha iyisi yazılamazdı."
- The New York Times Book Review, (A.B.D.)

"Şaşırtıcı, orijinal bir kitap."
- Sunday Times, (İngiltere)

"Epik boyutlara ulaşan ve muhteşem bir sona ulaşmak için hız kazanan öyküye kendinizi kaptırıyorsunuz."
- Sunday Times, (İngiltere)

'Yaşar Kemal, şaşılacak ölçüde yaratıcı'
-The Booksell, (İngiltere)

'Yaşar Kemal, karakterlerini unutulmaz, seçkin ve gerçek hayattan daha da gerçekçi kılan detay zenginliği ile Rus Edebiyatının kalitesine ulaşıyor.'
-Sunday Telegraph, (İngiltere)
İnce Memed - 1 kitabı 11 Yıldızlı Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Mehmet

@yoldas

Yaşar Kemal, Anadolu halkının, yaşamını, kültürünü, geleneklerini, dilini, sefaletini, cehaletini, umutsuzluğunu, acılarını iyi tanıyan bir yazardır. Hemen hemen bütün eserlerinde Anadolu halkının yaşamından bir kesit bulursunuz. O yüzdendir ki Anadolu halkının yaşamı, bazen destansı, bazen şiirsel, yalın ve duru bir dille can bulur eserlerinde. Buram buram Anadolu kokar. Kültürel emperyalizmin teslim alamadığı bir kalemdir. Yaşar Kemal bir söyleşide şöyle der; halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. Yaşar Kemal'i, Yaşar Kemal yapanda bu olsa gerek. Defalarca yargılanmasına, hapis yatmasına, susturulmaya çalışılmasına rağmen halkın acılarını anlatmaktan asla vazgeçmemiştir. Yaşar Kemal'in kökleri bağlıdır Anadoluya. Acılarla yoğrulmuştur, düzenin acımasızlığını ince ince işlemiştir yüreğine, mapushaneden beslenmiştir ve biriktirdiklerini eserlerinde yaşatmıştır.

SPOİLER İÇERİR

İnsanlık tarihi ezen - ezilen, sömüren - sömürülenlerin tarihidir.
İlkel Komünizmden köleliğe, kölelikten feodalizme, feodalizmden kapitalizme kadar bu hep böyle olmuştur. Marx diyor ya; '' Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımlarının tarihidir. '' Evet bu savaşta dönemin sömürü çarkında sömürenlerin safında yer alıp yalakalık yapanlar olsa da tarih İnce Memed' leri de yaratmıştır.
Toprağı zorla, hileyle, kaba kuvvetle elinden alınmış, kendi topraklarında ırgatlık yapan üretiği ekinin yarısından çoğunu ağalara vermek zorunda kalan bir halk vardır. Ve bu halkın içinde bir çocuk. Henüz on bir yaşında. Çalıştığı tarlarda, geçtiği yollarda çakırdikeni canına değdiği zaman oturup ağlayan, acımasız Abdi ağanın canı istedikçe öldüresiye dövdüğü, yüreği en küçük çıtırtıda irkilen, korkudan dizlerinin bağı çözülen, ceylan ürkekliğinde masum tertemiz bir çocuk. İlk isyanı Abdi ağanın köyünden kaçmak olmuştur. Hayal dünyasındaki tertemiz yerlere... '' İşte onun köyüne gidiyorum. Dursun bana dedi ki... Bizim köyde, dedi, çocukları dövmezler. Çocukları çifte salmazlar. Bizim köyün tarlalarında, dedi, çakırdikeni bitmez. Ben, oraya gidiyorum işte. '' diyen bir çocuğun musumiyetidir İnce Memed. İşte bu çocuk vurur kendi dağlara. '' Bir kedinin, köpeğin, uçan kuşun, neyin üstüne bu kadar varırsan birincisinde korkar, ikincisinde... Üçüncüsünde canını dişine takar kaplan kesilir... Parçalar seni. İnsanların üstüne bu kadar varmamalı. '' ince Memed kaplan kesilmiştir. On sekiz yaşında bir delikanlı olmuştur. Köylünün umudu, ağaların korkusu. İsyan etmiş başkaldırmıştır. Ağalığın, düzenin, kanunların acımasızlığına karşı direnişin destansı simgesi olmuştur. Köylü bağrına basmıştır. Dağlar saklamıştır, kuşlar küme küme ucuşup yoldaşı olmuştur. Bu yol sarptır, engebelidir, çiyani hayini çoktur. Bu yolda yoldaşların da vardır. Topal Ali vardır iz sürer, Sevdalın Hatçe vardır kahpe bir kurşunla ölen, Anan vardır Abdi ağanın zulmüyle hayata gözlerini kapayan, Süleyman emmi vardır koynunda saklayan, Recep Çavuş vardır kanayan yarasına yenik düşüp de ölü veren, Cabbar vardır yüreği ağzında...


İnce Memed'in yeri bende çok farklıdır. İlk okuyuşumda 19 - 20 yaşlarındaydım. Hayatınızdaki ilk kahraman kimdir diye sorulsa tereddütsüz İnce Memed derim. Abdi ağa, eşkiya Deli Durdu, Ali Safa Bey ise bir o kadar nefret ettiğim insanlar olmuştur. Onların acımasızlığı, gözü doymazlığı, ahlaksızlığı, ezici güçleri, kaypaklıkları, sınırları zorlayan vicdansızlıkları, yalanları, talanları...
Ama bu onların yanına kalmaz. '' İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.'' İnce Memed'in de yüreğine değmişlerdir. Diyor ya şair; '' el ayak buz kesmiş yürek cehennem,'' Memed'in yüreği cehennemdir. Bastırılması mümkün olmayan bir intikam ateşi kuşatmıştır Memedi. Sevdasını, acısını, öfkesini kurşun yapmış zulmün üstüne yağdırmıştır. Sonra toplamıştır köyün yaşlılarını meydana ve haykırmıştır; '' abdi Ağa yok artık. Elinizdeki öküzler sizindir. Ortakçılık, mortakçılık yok.Tarlalar da sizindir. Ekin ekebildiğiniz kadar. Ben dağda oldukça, bu böyle sürüp gidecek. '' Herkesin kazandığı herkesin olacak...

Okurken zaman zaman tebessüm ettim. Buruk bir tebessümdü. Sözün bittiği an dediğim yerler oldu, sustum, kalakaldım. Düğümlendi boğazımda kelimeler, öfke duydum evet evet en çok da öfke duydum, öyle bir öfke ki bu küfürler yağdırdım. Kitabı fırlattım bir kenara, yaktım bir sigara daldım gittim, dağlara. Anam diğer odadan fırladı geldi hayırdır oğlum niye küfür ediyorsun ne oldu diye. Abdi ağa dedim, Deli durdu dedim sustum. Ben susunca anamda sustu. Gözlerinde bir ışık yüzünde bir gerginlik ve bir tek kelime dökülüverdi; İnce Memed dedi...
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
18 beğen · 7 yorum
lila (@nenuphar)
İnce Memed serisini hep merak etmeme rağmen okumaya cesaret edememişimdir. İçtenlikle yazdığın incelemeni okuyunca İnce Memed’in uğradığı zulüm karşısında verdiği onurlu mücadeleyi okumak gerekli ertelememeliyim diye düşündüm. Yaşar Kemal’in hem edebi yönünü hem de toplumsal duyarlılığı nedeniyle ödediği bedelleri anlattığın bölüm de oldukça bilgilendirici. Kalemine, yüreğine sağlık.
07.09.18 beğen 4 cevap
bilent doğan (@bilentdogan)
Eline sağlık güzel yazmışsın.ben sizlere yaşar kenalin üçlüsünü önermek istiyorum,bu üçlüde yaşar kemalin ortaya koyduğu eser gerçekten harikadır.Türkiye de cehaletinde asıl kaynağı olan,üst tabakada olan dini anlayışın,köylü sınıfında veya kasabada ki sıradan halkın dini anlayışıyla çok farklıdır. Bu alt tabakadaki insanlar islamiyet öncesi dini inançlarını tamamen terk etmeyip zaman içerisinde islam anlayışı ile harmanlamışlar.tek tanrılı bir dini temsilen islamı tamamen kendi gelenek,görenekleriyle,kendi doğadan kopuk olmayan üretim biçimine,araçlarına uygun bir farklı islam anlayışı ortaya çıkarmışlar.orta direkte meryemce bunu çok güzel anlatıyor köylünün kafasındaki tanrı’nın,allahın bir resmini bize veriyor.meryemce tanrı’dan bir dileği,isteği,yakarışı olduğu zaman,önce onu kendi kafasında yüceltip methiyeler dizdikten sonra duasına geçiyor burda tanrıyı tarif ederken sırma saçlı kara gözlü güzel allahım der.bazen kızdığıda oluyor,allaha sitem ediyor çokmu zor şunu şuraya kıymak gibi.oğluna beddua ederken bir süre sonra beddua dan vaz geçiyor sonra allaha eğer aklın yoklarsan ben te zamanında sana söylemiştim ben kızınca alime bunları söylüyorum sen dediklerini unut alime yardım et.meryemcenin oğlu uzun ali tanrı,alahı çağırdığında aslan allahım der,aslan derken onun heybetini anlatmak istiyor.işte bir akademik çalışma gerektiren bu meseleyi yaşar kemal üçlü eserinde çok net ortaya koyuyor.akademisyenlerin yapmaları gereken bir çalışmayı akademisyenler yapmayınca,bu yükü yaşar kemal üstleniyor.ve ince memedi çok çok aşan,bir eser ortaya çıkartıyor,bu eserde köylü ile üst tabaka arasındaki dini farklılığı,anlayışı,siyaseti,işçi sınıfını,sıradan günlük hayatı, aileyi,feodal anlayışı çok güzel işlemiş.ince memet karakter’le ortaya konmuş bir eser. Bu üçlüde beli bir karekter yok olaylar var,olay kendi karaktetini yaratıyor.yani bu eser türkiyede edebiyat alanında yeni bir dil,yeni anlayış,bakış açısı olarak.türkiyeninde asıl sorunuda ortaya koyuyor.her kesin bu üçlüyü okumasını isterim,(yaşar kemalden ortadirek,yer demir gök bakır ve ölmez otu üçlü eser)
07.09.18 beğen 5 cevap

Bahar Dağdaş

@baharburak

İnce Memed bir eşkıya. Ağalık düzenine baş kaldırmış. Abdi ağayı, Kel Hamzayı, Ali Sefa Beyi öldürmüş. Diğer ağaları sıra bana geldi korkusu uyutmuyor. Çukurova'nın tüm jandarmaları onun peşinde. Yetmiyor Maraş yöresinden yüzbaşılar takibine çıkıyor.
Kasaba, yüzbaşıdan savcıya, yargıçtan kaymakama, öğretmeninden tüm ağalarına kadar bil tekmil tüm güç sahibi olanlar toplantı üstüne toplantı yapıyor İnce Memed’in ölümü üstüne. Aman Ankara duymadan bu eşkıya ortadan kaldırılmalı. Yılanın başı küçükken ezilmeli... Olmuyor, genç cumhuriyetimize bir tehdittir diye Ankara’ya gizliden gizliye telgraflar çekiliyor. O da olmadı hileye başvuruluyor. Akça saza sahip olmuş, Anavarza ovasının büyük bir kısmını elinde tutan Talip Bey öldürülünce fırsat bu fırsat deyip İnce Memed’in üstüne atılıyor. Onu seven halk ondan desteğini çeksin diye sorguda döve döve öldürdükleri adamları da ince Memed kasabayı basıyor, zavallı insanları katlediyor diyerek yine onun üstüne atıyorlar.
Evet, ağalar ne kadar İnce Memede düşmansa onların zulmü altında inleyen halk da o kadar dost ona. Yaralarını tedavi ediyorlar, evlerinde yatırıyorlar. Azığını, cephaneliğini veriyorlar. Öldüğünde üstüne ağıt yakıyorlar. Yok, ölen o değilmiş dediklerinde ise düğün dernek yapıyorlar.
Efsunlu İnce Memed bir ermiş. Bir kahraman. Ağaların korkulu rüyası. Köylünün kurtuluş sevdası…
Tüm ağalara karşı onu bağrına basan köylünün içinden de Tazı Tahsinler, Felek siz Fazıllar eksik olmuyor tabi. Gün geliyor dağdaki taş bile ona ihanet ediyor. O öldü diye düğün dernek yapıyor. Gün geliyor geceye bir ışık yağıyor. Ak libaslar giymiş binlerce kadın onu Mahmut Ağanın esaretinden kurtarıyor.
Mahmut Ağa: insanı atına çiğneten adam. Bir sözüyle köyleri boşaltan adam. Mahmut ağa, İnce Memed’i büyütüyorlar diye diğer ağalara kızıyor. Gider onu kulağından tutar size getirim, diyor. Mahmut Ağa namına nam katsın diye İnce Memed’i yakalayıp kasabaya getirmeyi kafasına koymuş, düşüyor yola. Gece gündüz demeden onu arıyor.
Ve Kasabaya İnce Memed yakalanmış diye haber geliyor. Önce bir sevinç dalgası yayılıyor tüm kasabanın üstüne. O sevinç dalgasının içinde Faruk Yüzbaşının yüzü gergin. Ben dururken İnce Memed’i Mahmut Ağa nasıl yakalar, diyor. Onu bir kahraman gibi karşılamamak için askerini alıp bir bahaneyle kasabadan çıkıyor. Sonra diğer ağalar ayılıyor. Sevinçleri buruk. Onu Mahmut Ağa yakalayacağına keşke dağlarda kalsaydı, diyorlar. Bundan sonra Mahmut, Arif Saim Beyin( Adana mebusu) Ankara'nın gözünde milli kahraman olur diye telaşlanıyorlar. Mahmut Ağa Ankara'nın gözünde kahraman olmadan çözümü buluyor ağalar. İnce Memed’in Abdi Ağayı öldürdüğünü kim görmüş ki? Onun Kel Hamzayı, Ali Safa Bey’i öldürdüğünü gözüyle gören var mı? Talip Beyi de çocukları öldürmedi mi? Muhtar Kenan'ı da Kertiş Ali onbaşının döve döve öldürdüğünü herkes biliyor… Delil yoksa kimse İnce Memed’i mahkum edemez…
İnce Memed’den gelen haberlere göre ağaların tavrı anında değişiyor. Ama İnce Memed’in ağalara karşı olan isyanı dinmiyor. Bir gece vakti gelip dikeliyor Mahmut Ağanın başına. “ Beni tanıdın mı Mahmut Ağa, benim adım İnce Memed.” diyor. Ve filin tasından çıkan kurşunların yelinden duvardaki lamba sönüyor…
İnce Memed serisinin üçüncü kitabı özetle böyle.
Ağalar beyler istedikleri zaman İnce Memed’i bir eşkıya, istedikleri zamansa masum biri yapabiliyorlar. Onların iyi dediğine kimse kötü; kötü dediklerine de kimse iyi diyemiyor…
Yaşar kemal otuz iki yılını vererek yazdığı bu destanda Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarını anlatıyor. O yıllardaki düzenin işleyişini adeta kayıt altına alıyor. Ve o dönemden günümüze neredeyse bir asır geçiyor. Geçen bunca süreden sonra Cumhuriyet Türkiye’sinde ne değişti soruyorum şimdi…
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum

Kitap Dostuyum

@kitapdostuyum

Değerini bilemediğimiz yazar Yaşar Kemal’in Çukurova’nın toprağından fışkıran destanını bugüne kadar neden okumadım diyerek pişman oldum. Bu arada sırf merakımdan Yaşar Kemal’le ilgili bulabildiğim her şeyi okudukça yazara hayranlığım daha da arttı diyebilirim. Roman gibi bir bölgede, roman gibi bir çocukluk yaşayan yazarın yaşamına kazınmış olan izleri İnce Memed destanına taşıması asla gözümden kaçmadı. Çocukluğunda misafirliğe giden Yaşar Kemal’in hayatında ilk defa kokulu sabun bitirene kadar hamamda yıkanması ile birlikte yaşadığı olumsuzluğu daha sonra kokulu sabuna karşı zaafa dönüştüğünden olsa ki romanında hamam keyfi ve mis gibi kokan sabunları çok güzel anlatmış. Bir de İnce Memed’i yazarken beş parasız ve sobalı bir evde üstüne iki üç ceket ile eldiven giyerek yazdığı için soğuğu, fırtınayı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Otuz yıllık bir emeğin ürünü olan İnce Memed destanı yazarın kendi ifadesiyle mecbur adamın romanıdır. Çukurova bölgesinin çiçeklerini, böceklerini, sarı sıcağını bir oya gibi işleyen yazarın tek belirgin özelliği betimleme dersek çok büyük haksızlık ederiz. Romanda çok güzel betimleme ve tasvirlere yer verirken o yörenin insanlarının karakterlerini ve psikolojilerini de mükemmel bir şekilde aktaran yazarın yaratıcılığına çok şaşırıyorsunuz. Uzun sözün kısası ben bu destanı okumalara doyamadım. Zülfü Livaneli’nin çocukken okuduğu ve bitirdiğinde üç kere öpüp başına koyduğu eser defalarca öpülüp konulsa yine de az olacak türden. Mutlaka okuyun, okutun derim. Bir çok rus edebiyatı yazarına taş çıkartacak bir yazarımız var ve bizler bundan yoksun kalıyoruz.
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
7 beğen · 1 yorum
ekar (@ekar)
İnce Memedi harika anlatmışsınız.. sizin de Yaşar Kemal den arda kalır yanınız yok.. :)
22.03.18 beğen 2 cevap

Aygül Dursun

@okuyanhemsiree

Arkadaşlar yeni başucu kitabımı gururla huzurlanıza sunarım. Nasıl sevdim anlatamam. İnce Memed kalbime öyle bir taht kurdu ki kolay kolay başka bir karekteri, kitabı böylesi sevebilir miyim inanın bilmiyorum. Henüz okumadıysanız daha fazla bekletmeden okuyun derim ben.
Gelelim kitaba İnce Memed Torosların eteğinde yaşayan bir köy çocuğudur. Yaşadığı köyde ağalık sistemi vardır. Değirmenoluk köyünün zalim ağası köy halkına zulmedip onları sürekli sömürmektedir. Ağa değil işkence makinasıdır resmen. Dayak, emek yeme, sömürme konusunda üstüne yoktur. İnçe Memed buna dayanamaz . Çocukların dövülmediği, çifte gönderilmediği,tarlalarda çakırdikeninin olmadığı bir köye gitmek için köyden kaçar daha 17yaşında . Tabi bu kaçış kurtuşuş olmaz Memed ‘e ağa birkaç ay sonra onu bulup binpişman etmeyi bilir. Daha sonra sevdiği kızı ağa yeğeni isteyince, sevdiğiyle birlikte dağlara çıkar. Çıkış o çıkış eşkıya olur İnce Memed. Halkın kahramanı, zalim ağanın korkulu rüyası, baş düşmanı bir eşkıya olur ve kendi adaletini sağlamaya çalışır. Kimsenin hakkını yemeyen, halkın gözünde günden güne büyüyen, adına türküler yakılmaya başlayan bir adalet dağıtıcı olur çıkar.
Yaşar Kemal ‘in mükemmel tasvirleriyle, dili doğal bir şekilde kullanmasıyla kitap tadından yenmiyor inanın. Okurken kendinizi Toros köylerinde hissedip, hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Kitabı kapattıktan sonra o dağları, köyleri avucumun içi gibi biliyor hissettim kendimi.
Yaşar Kemal demek biz demek İnce Memed kitabıyla iyice anlamış oldum.
Serinin devam kitabını çok merak ediyorum.
Bakalım İnce Memedimiz daha neler yapacak.
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi
8 beğen · 0 yorum

Dilek Öz

@lostris

Yıllar önce okudum İnce Memed'i. 2. cildine geçmeden bir kez daha okumaya karar verdim, iyi ki tekrar okumuşum. Yoksa Yaşar Kemal'in sizi kitabın içine çeken tasvirleri, ocakta pişen ekmeğin, yemeğin kokusu, insanların fiziksel ve ruh hali yitip gidecekmiş hafızamdan.

Kitabı okuyup da Memed’in ayaklarını talayan o çakırdikenliği, sığındığı dağları ve suyun gözünün kaynayışını, resmedemeyen veya aklına bir şey yerleştiğinde Memed’in gözlerinde parlayan o ışığı göremeyen var mıdır?

Sosyal eşitsizlik, korku, zulüm, açlık, yokluk, umut ve en önemlisi tüm haliyle insan ancak böle güzel anlatılabilir ve doğanın tüm renkleri ancak böyle bir araya gelebilirdi.

Ağalık düzenine köyün içinden tek başkaldırabilen insan, Yaşar Kemal’in tabiriyle mecbur insan, zayıf çelimsiz ufak tefek bir delikanlı; ama olabildiğince cesur, olabildiğince iyi yürekli… Ne olursa olsun masumun canını almamaya yeminli, fakirin dostu, umudu İnce Memed.

Dikkatimi çeken bir unsur da yazarın diğer kitaplarında da değindiği bazı noktalara atıfta bulunması, mesela Ağıtlar kitabında da bahsedilen Kozanoğlu Olayına atıfta bulunarak ağıtını paylaşması, türkülere yer vermesi, Üç Anadolu Efsanesi kitabında da yer alan Köroğlu’nun dağa çıkış sürecinden kısaca bahsetmesini keyifle okudum.

Üzüldüğüm nokta ise Türk Edebiyatının başyapıtları arasında olan, ana karakteri hemen herkesçe bilinen, adına türküler söylenen bu eserin sıralamada bu denli geride olması.
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum

İnce Memed - 1 - S41

Sabah oluyor, yataktan kalkıyor. Her bir yanı kırık. Ölgün ölgün... Keçilerini önüne katıyor. Keçiler dağılıyor. Her biri bir tarafa gidiyor. Umurunda değil. Baktığı yok.......
Misafir tarafından eklenmiştir.

Merve 🗡

@mtrv

" Kanun kağıtlarda kaldı. Böyle yaz... "
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğen · 0 yorum

Merve 🗡

@mtrv

"Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir.
Kendi iyiliğine de baş kaldır…"
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğen · 0 yorum

Esra Özdemir

@creaturesra

Düşünmek, tecrübenin yerini tutar.
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum

Merve 🗡

@mtrv

" İnsanları sözleriyle değil, hareketleriyle ölç! Ondan sonra da arkadaş olabileceğin insanı seç. İpin ucunu bir verirsen ellerine yandığın günün resmidir. "
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum

Elif Aras

@lfrs23

Memed elini uzattı, usulcana:
"Hatçe," dedi.
Hatçe:
"Can," dedi. "Yolunu, yolunu çok gözledim. Gözlerim yollarda kaldı."
Sıcaklıkları birbirine geçiyordu. Nefesleri bir yalım rüzgarı gibi. Birbirlerine biraz daha sokuldular. Başı dönüyordu.
Buz gibi, yumuşacık ipekli, bir su gibi, karanlıkta Memedin elinden Hayçenin ellerine aktı.
Bir zaman öylecene sarılmış kaldılar. Konuşmadılar. Tir tir titriyorlardı. Bacakları geriliyordu. Taze çimen kokusu... Başı dönüyordu. Syf 83/1. Ktp
İnce Memed - 1
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
35
KİTAP
11 Yıldızlı Kitaplar
Bu kitaplara 10 yıldız bile az dediğimiz, 11 yıldızı hak ettiğini düşündüğümüz kitapları bu listede paylaşıyoruz....
294
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
1176
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
163
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...

Mehmet

@yoldas

Mahpusaneye ilk giren insan şaşırmıştır. Dünyadan apayrı düşmüş gibi olur. Sanki başka bir dünyadadır. Uçsuz bucaksız bir ormanda kaybolmuştur. Ondan da beter. Topraktan, evden, barktan, dosttan, sevgiliden, her şeyden bütün bağlarını koparmışcasına uzaktır. Bir derin, ıpıssız boşlukta döner. Sonra başka bir hali daha vardır yeni mahpusun, taşı toprağı, duvarı, o azıcık görünen gökyüzünü, kapıyı, demir parmaklıklı pencereleri bile düşman sayar kendine. Hele bir de parası yoksa, bir köşede boynu bükük kalakalır.

YKY - Sayfa - 218

Ve sonra düşman bildiği gökyüzünü bir parça görebilmek için bütün düşmanlarla kavgaya tutuşur. Taş duvarlar, demir parmaklıklar, kapılar, gardiyanlar, müdürler, savcılar tek bir güç olmuş gökyüzünü yasak kılmış. Gökyüzü çoğunlukla dosttur, altında yaşanan bütün pisliklere, nefretlere, işkencelere, katliamlara tek şahittir. Bizim adımıza utanır renkten renge girer, bazen ağlar yaşlarını boşaltır üstümüze. Bugünde kızmış bir şeylere vakitsiz bir grilik, kendini saklamış bizden. Kötüler yine kızdırmış olmalı. Acaba bir savaşta yine bir çocuk mu öldü ? Yoksa bir kadın tecavüze mi uğruyor? Yoksa bir mülteci evi ırkçı bir saldırıya mı maruz kalıyor? Akdeniz kıyılarında batan mülteci botunda can pazara mı yaşanıyor? Tecritte hasta bir tutsak işkence mi görüyor? Belkide polis copu altında özgürlük diye haykıran bir emekçi işini geri istiyor. Bilemiyorum. En çok o zamanlar griye çalar renkten renge girer, bizim adımıza utanır,kendini saklardı. Şans bu günde hapishanedeki sivil itaatsizlik eylemi sonuç vermiş havalandırmaya çıkmıştık. Olsun böyle de güzel.
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
7 beğeni · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Çukurova bayramlığını giyerken...
“Çukurovada in yok, cin yok: o zamanlar. Göç başlardı gürül gürül, Türkmen göçü… Çukurova bayramlığını giyerken. Yani soyunmuş ağaçlar, soyunmuş toprak, soyunmuş dünya donanırken… Al yeşil, öç kalkardı, gürül gürül. Alırdık göçü, aşardık dağları, konardık Binboğanın yaylasına. Kış basarken de inerdik Çukurovanın düzüne.”

“Çukurova bayramlığını giyerken.”
Ne kadar farklı bir betimleme. Yaşar Kemal’in kitapları okunmalı diyorum.
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
8 beğeni · 0 yorum

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Sevgi ve korkunun bileşkesi
“Koca Ahmet bu dağlarda bir destandı. Analar, ağlayan çocuklarını, Koca Ahmet geliyor diye avuturlardı. Koca Ahmet bir dehşet olduğu kadar bir sevgiydi de. Koca Ahmet bu iki duyguyu yıllar yılı bu dağlarda yan yana götürebilmişti. Bunun ikisini bir arada götüremezse bir eşkıya, dağlarda bir yıldan fazla yaşayamaz. Eşkıyayı korkuyla sevgi yaşatır. Yalnız sevgi tek başına zayıftır. Yalnız korkuysa kindir.”

Ne güzel anlatılmış değil mi? Sevgi ile korkunun bileşkesini alan Koca Ahmet, yaşamını bu iki duyguyu da yaşattığına borçludur.
İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
8 beğeni · 1 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Evet : Çok güzel anlatmış Yaşar Kemal...
02.04.18 beğen 1 cevap

DAVUT SEÇER

@davut38ks

Belki bir umutturr, belki bir ozlemdir. Özlem sıcacıktır,özlem bir dosttur. O özlemdir ki sıcaklığı sarıverir tüm bedeni.
İnce Memed - 1
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Kıymet Ceviz

@kiymetceviz

Yaşar Kemal'in Çiçeği
Yaşar Kemal'in Çiçeği
Çakırdikeni, Yaşar Kemal'in çiçeği..
Neredeyse bir sayfa boyu Çakırdikeni tasvir edilir, gerçi kuşların ve çiçeklerin sözlüğünü tutar Yaşar Kemal. Envai çeşit bitkilerden sanki bir botanik bahçesinde keşfe çıkıyormuş gibi hissederim, kuş deyip geçmiyor her çiçeğin her kuşun adı var, binbir Çiçekli adamın dilinde..
Bu çiçeğin rengi mor, sarısı da var, rengi beyaza döneni de var.

***
"Çakırdikeni en pis, en kıraç toprakta biter. Bir toprak ki bembeyaz,
peynir gibidir. Ot bitmez, ağaç bitmez, eşek inciri bile bitmez,
işte orada çakırdikeni keyifle serile serpile biter, büyür, gelişir.
En iyi toprakta bir tek çakırdikenine rastgelinmez. Bunun sebebi,
bir kere iyi toprak boş kalmaz, her zaman sürülür ekilir. Bir de,
öyle geliyor ki, çakırdikeni iyi toprağı sevmez.
Ne iyi, ne kötü boş bırakılmış orta halli toprakta da biter
çakırdikeni.
Çakırdikenini söker, yerini ekerler. Toros eteklerinin doruklara
yakın düzlükleri bu minval üzeredir.
En uzun çakırdikeninin yüksekliği bir metre kadar olur. Bir sürü
de dalları vardır. Dallar dikensi çiçeklerle donanır. Bu çiçekler beş
perli, yıldız gibi, uçları sert, sivri iğnelerin ortasındadır. Her
çakırdikeninde bunlardan yüzlerce bulunur.
Çakırdikeni bittiği yerde bir iki, üç dört tane bitmez. Öyle üst üste, öyle sık biter ki arasından yılan geçemez. İğne atsan
çakırdikeninden
yere düşmez.
Baharda zayıf, açık yeşildir. Hafif bir yel esse, toprağa değecekmiş
gibi yatar. Yaz ortalarında, dikende, önce mavi damarlar peydah
olur. Sonra yavaş yavaş dikenin dalları, gövdesi mavileşir. Açıkça bir
mavidir bu... Sonra mavi gittikçe koyulaşır. Bu en güzel bir mavidir.
Bir tarla, uçsuz bucaksız bir ova tüm maviye keser. Gün batarken eğer bir
yel eserse mavi dalgalanır, hışırdar, aynen deniz gibi. Gün batarken
sular nasıl kızarır, çakırdikeni tarlası da öyle kızarır.
Güze doğru dikenler kurur. Mavilik beyaza döner. Çatırtılar gelir
çakırdikeninden.
Düğme büyüklüğünde sütbeyaz sömüklüböcekler vardır hani. Bunlardan
yüzlercesi, binlercesi dikenlerin gövdelerine sıvanır. Diken gövdeleri
boncuk
boncuk sütbeyaz olur.
İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 1 yorum
Nil (@nill)
Çok​ etkileyici bir anlatım..
03.06.17 beğen 3 cevap