ara

Ölü Zaman Gezginleri

Ölü Zaman Gezginleri Konusu ve Özeti

Ölü Zaman Gezginleri
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750507151
Sayfa: 137 sayfa
Basım Tarihi: 2015
"Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. "Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Toptaş. O bir kurgu-dil sanatçısı; ödün vermez bir biçim ustası; yirminci yüzyıl edebiyatının vardığı çizginin en uç noktası.
-Yıldız Ecevit-
Ölü Zaman Gezginleri kitabı Mutlaka Okunması Gereken Hasan Ali Toptaş Kitapları listesinde yer almaktadır.

lila

@nenuphar

Ölü Zaman Gezginleri öykülerden oluşuyor. Bazı öykülerde zaman, mekân, gerçeklik belirsiz, olayların akışında kopukluklar var. Av, Sümbüller Sen Kokar iç içe geçen öykülerden oluşmuş. Anlatımı zenginleştiren şiirsel bir dil, uzun cümleler ve imgeler ön plânda ve Toptaş kitaplarının en önemli unsuru.

Yazarın aşağıdaki açıklamasını okuduğumda bu cümlelerdeki anlam, duygu derinliğinin kolay oluşmadığını öğrendim.
“Ben çok çalışıp az üreten biriyim. O cümlelerin gerisinde, geceler boyu süren hummalı bir çalışma var. Hatta deyim yerindeyse, hastalık derecesine varan bir çalışma. Her roman büyük bir cümledir diye bakıyorum ben. Bu bakışla, o büyük cümleyi oluşturan öteki cümleler arasında organik bir bağ kurulmasını gerektiriyor. Bunun ve başka şeylerin de ötesinde, benim için, cümlelerin yazım kurallarına uygun olması da yetmiyor. Onlardaki ses düzenine, söz gelimi bu cümleyi oluşturan kelimelerden kaçının açık, kaçının kapalı heceyle bittiğine ve bunların nasıl yan yana geldiğine de bakıyorum.”

Onun titizlikle büyük uğraşılar sonucunda ürettiği yazıları okumak son derece keyifli. Pek anlaşılır değil bazen ama onun dünyasında kaybolup var olmaya çalışmak, cümlelerindeki anlamları imgelerin zenginliğiyle keşfetmek –özlemi, yalnızlığı, çaresizliği, sevgiyi- heyecan verici. Kitaptaki ilk öykü olan Balkon’u diğerlerinden biraz daha fazla beğendim.

Yabu öyküsü Hasan Ali Toptaş askerliğini yaptığı Suriye sınırına yakın bir kasabada geçer. Kendi yaşamından izler taşıyan bu öyküde, eşi çöpten topladığı yiyeceği yiyerek zehirlenen yaşlı adamın sınırda kızı ve torunlarıyla bayramlaşmasını anlatıyor. Parasızlığın yol açtığı acılar hayatın içinden. Karakterlerin içinde bulunduğu ruh halini okura çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Bu konuda oldukça başarılı.

“… Aslında ben Bir Gülüşün Kimliği ve Yoklar Fısıltısını yayınladıktan sonra, yazmaktan bile vazgeçmiştim. Böyle bir karar almıştım daha doğrusu, kendi kitaplarımı ömür boyu kendim mi yayımlayacağım, hiç tepki verilmediğine göre demek ki iyi şeyler yazmıyorum demiş ve edebiyatla ilişkimi sadece okur olarak sürdürmeyi düşünmüştüm. Ne var ki pek uygulayamadım bu kararı. … ” (Varlık 2010 74)

"İyi ki bu kararı uygulayamamış Hasan Ali Toptaş”dedirten; hayal gücümüzü ve anlamlarımızı çoğaltan benzersiz kitaplarını yazmış. Hızla bir solukta değil de soluklanarak, yavaş yavaş özümseyerek, keşfederek okunmalı.

Parmaklarım sigaraya yaklaşırken, şair bir dostumun bir dizesi geçti içimden: “bir kent terkedilirken sigara içilir sayın yolcular” s.72
Çift Çizgi öyküsünde yer alan dizenin bulunduğu şiirin tamamı:

Terkederken

dört mayıs bin dokuz yüz seksen dört
ört bakalım gözlerini gençliğim

yolculuğundayım yüreğimdeki insan artıklarının

on dördüncü koltukta bir dünya
on dördüncü koltukta birden kaybolan
sarışın korkunç güzel bir çocuğun eşsiz bakışı
sarışın korkunç güzel bir dünyanın ürkekliğiydi

bir şehir terkedilirken
genellikle sigara içilir sayın yolcular

köprülere, yolda duran öylesine bir insana
kuduz bir kunduz gibi köpüren zamana bakılır

çünkü zamanı tersine çevirmek zamanıdır

bu yüzden
bir galata köprüsü terkedilirken
öncelikle ayran içmelisiniz sayın yolcular

avucunuzun içindeki atardamar
ve yüreğinizin kıvrımındaki ayrılık
son kez yoklanır

bir ölü terkedilirken
genellikle sigara içilir sayın yolcular

gözlere, kıpırdanışına tenin
ve kör olmak zamanıdır koparılan tırnaklara
ölülerin bir deniz dalgasındaki çırpınışlarına

çünkü dirilen bir şehir
eksilen bir köprü gibidir

bu yüzden
bir ölü terkedilirken
ya şehir ya ölüm terkedilmelidir.

Halim Yazıcı
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

İki kitap bir arada aslında. Yoklar Fısıltısı Hasan Ali Toptaş' ın 2. öykü kitabı. İlkini bulmak biraz zor zaten. Kitapla ilgili tek bir eleştirim var. Yoklar Fısıltısı ile değil de Ölü Zaman Gezginleri ile başlıyor kitap, keşke yazılma tarihlerine göre sıralansaydı. Evet tek eleştirim bu. Onun dışında sayfalarca överim bu kitabı ve son cümlem de ''şimdi öykülerin içeriğine geçebilirim'' olur. Deli-dahi bir yazar benim için Hasan Ali Toptaş ve muazzam bir birikimi var. Öyle çekmiş şarabı yazmış kitabı değil Hasan Ali Toptaş kitapları. Evet kurgular manyakça ve bu bir zekanın ürünü ama o cümleler; onlar birikim, onlar emek. 13 yaşında Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi isimleri çoktan yemiş yutmuş bir adamdan bahsediyoruz, salt yetenek deyip geçemeyiz yani.
İki kitap da 8 öyküden oluşuyor. Yoklar Fısıltısı' nın öyküleri biraz daha kolay. Hatta yakın bir arkadaşımın benden daha objektif olan yorumu üzerine biraz amatörce, tabii ki Hasan Ali Toptaş kriterine göre. Ölü Zaman Gezginleri ise hayli yorucu. Sakin kafayla, sindire sindire ve neredeyse her cümleye hayranlık duya duya okunuyor Ölü Zaman Gezginleri. Hasan Ali Toptaş tek bir cümleyi bile öylesine yazmıyor. Sanki boşluğu yazdığı cümlelerle özenle dolduruyor ve cümleler değil, boşluğu doldurduğu cümlelerden artakalan boşluk öykü oluyor bir bakıma. Konunun etrafından dolaşan bir örnek olacak ama Schumacher' i anmak istediğimden vereceğim yine de bu örneği; Schumacher havaalanına yetişmek zorunda ve taksiye biniyor. Taksiciden arabayı kendisinin kullanmasına izin vermesini istiyor. Taksici de kabul ediyor. Sonunda 100 dolar bahşiş veriyor hatta. Bu olay haber oluyor ve haberin içinde taksicinin Schumacher ile ilgili şu yorumu yer alıyor; ''o kadar yumuşak kullanıyor ki sanki hiçbir viraj yokmuş da düz yolda gidiyormuşuz gibi hissettim.'' İşte Hasan Ali Toptaş da tıpkı Schumacher oluyor bu öykülerde, sizse onun yanında oturan adam. O kadar yumuşak dönüyor ki virajları siz daha nasıl olduğunu anlamadan bambaşka yollarda buluyorsunuz kendiniz. Hayal-gerçek, gerçek-rüya, rüya-hayal kenarlarından oluşan bir üçgenin içinde dolanıp duruyorsunuz sanki ama bir kenardan diğer kenara geçerken o keskin virajları nasıl döndüğünüzü anlamıyorsunuz. Hasan Ali Toptaş çok büyük bir yazar benim için. Hatta bundan sonra yazmasın da mümkünse çünkü ben üzerine çıkabileceğini sanmıyorum. Aksine, tekrara düşüp eleştiriler almaya başlayacağını düşünüyorum. Çıtayı çok yukarılara çekmiş durumda çünkü. Heba, Gölgesizler' in yanında biraz zayıf duruyor mesela ya da Yoklar Fısıltısı enfes bir öykü kitabı ama Ölü Zamanın Gezginleri ile kıyaslandığında o kadar da iyi görünmüyor. Yani ben Yoklar Fısıltısı' nı yazsam hayatımın en güzel işini yaptım derim, Hasan Ali Toptaş yazınca ise sıradan bir iş oluyor o kitap benim gözümde. Bir efsaneyi daha anarak bitireyim. Majesteleri der ki; ''herkes bir gün Michael Jordan olmak istiyor oysaki ben her gün Michael Jordan olmak zorundayım'' Evet sayın Toptaş, siz de her kitabınızda Hasan Ali Toptaş olmak zorundasınız artık. Saygılar.

(Yazanın kişisel notu) Schumacher! Eski günlerdeki gibi yine; her turda hep daha iyiye... Bir tur daha şampiyon!
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 8 verdi
8 beğen · 0 yorum

Eseflal

@eseflal

"Herkes aynı duyguları taşımaya başlayınca bir gün ad verilecek onlara..."
Ölü müymüşler de zamanları gezer olmuşlar yoksa zaman gezginiymişler de zaman zaman içinde ölmüşler, anlamak zor... Ama tek diyebileceğim şu ki; öyküleri harika! Dili, anlatımı, olaylar arası geçişler, karakterler arası geçişler... Öylesine keskin ve aynı zamanda öylesine yumuşak ki; bir rüyanın sahne geçişleri gibi hem hissettirerek hem sezdirmeden, oradan oraya sürüklüyor...

Bu anlatım gücü madem var da keşke şiirlerinde de kullansaydın dedirtiyor insana... Yazarın ilk şiirleriyle tanışınca insan bir şüpheyle yaklaşıyor doğal olarak. Ama neyse ki yersiz şüpheler, iyi ki bir de şiir olmayan bir eserini denemişim. ? Yazarın bir de romanları kaldı tatmadığım, o da başka sefere artık... ?
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 9 verdi
15 beğen · 3 yorum
Semih (@sc)
Ha-ri-ka! Şeklinde okuyup kendi kendimi etkiledim. Niye öyle yaptım bilmiyorum ama okunacaklar listeme giriverdi. ?
04.05.18 beğen 2 cevap

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Rüzgar gibi bir kitap. Kitaba ismini veren öyküden de anlıyoruz, rüzgar sesini duyuyoruz resmen. Her öyküye girip çıkan hafifçe dokunan, gerçekle-düş arasında gidip gelen kurgusal hikayeler. Neredeyiz şimdi, bu nasıl oldu sorusunun en güzel yanıtlarının verildiği, hatta bazen yanıtsız biçimde gezindiği bir kitap. Sorulara verilen yanıtlar aslında hayatımızdaki korkularımız, sorunlarımız ve yapmak istediklerimiz. Hepsi de farklı yöne dağılan rüzgarlar gibi. Kitabın isminden öykülere kadar beğendim. Hakan Bıçakcı sevenler mutlaka denesin. Hasan Ali sevenler zaten çoktan okumuşlardır.
En Sevdiğim hikayeler birinci kısımdan "Org" ve "Gökyüzü Gri", ikinci kısımdan ise "Dünya Bir Gülnida" oldu.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 7 verdi
6 beğen · 0 yorum

Yasmin Şahin

@tiyatrocuyasmin

Böyle küçük öykülerden oluşan kitapları seviyorum. Özellikle Türk yazarların bu tarz hikaye tadında öyküleri beni kendine çekiyor. Bu yazarın başka bir kitabını almıştım daha önce. Henüz okumadım. Daha sonra bir yerde "Hasan Ali Toptaş 'ı en iyi bu kitabıyla tanırsınız başlamak için mükemmel seçenek" diye okudum. Ben de önce bunu okumaya başladım.

Derviş yavaşlığı ve Türkçenin şahikası denmiş kitabın arkasında yazar için. Aslında beni alıp götürdü kitap diyemem. Hatta bazen ara verip başka kitaplara yöneldiğimde oldu. Kimi zaman hikayelerin sonunu getirmekte zorlandım - kimi zaman hikayeler bitmesin istedim. Değişik bir kitap. Gerçekten derviş yavaşlığı belkide.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

Ölü Zaman Gezginleri - S41

;ter içinde uyandığında da kasıklarını bastırdı kan fışkırıp gitmesin diye. Kimi zaman da bıçaklanırım korkusuyla bazı müşterileriyle yatmak istemezdi.Bu durumda portakal yanaklı kadın devreye girip iki tarafı da üzmeden,daha farklı sahneler önerirdi müşteriye.
küçük k. tarafından eklenmiştir.

Melani koli

@melanikoli

"Düşlene düşlene eskimişlerdi de, gercek olmaktan çıkmışlardı sanki."
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

O gün Tanrı'nın kendine sorduğu en zor bilmeceydin sen ve ben, çözmek bana düşmüş gibi sevinçliydim. Çekirdek çıtırtılarıyla kırmızı iğde kabukları arasında kaybolamayacak kadar güzel ellerin vardı...
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum

endoplazmikgaripbirkulum

@endoplazmikgaripbirkulum

Susuyorduk gene, susacaktık; dağ hangi boşluğumuzu dolduruyor, susmak bizi nereden eksiltip nereye biriktiriyor ve bu sis hangi çıplaklığımızı örtüyor, hiç bilemeyecektik. Her şeyi bilmek için erkendi belki, bilmeler yaşamalardan geçerdi ve biz önce yaşayacaktık.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

Beni sen , seni ben kadar çoğaltacak olan bu satırları şarap şişesinin yanında bulup okumaya başladığında, Alyoşa'nın anısını hafifletmek için yazdığımı anlayacaksın belki , bilmiyorum. Ama , ne zaman doğduğumuz sorulduğunda hep anamızın bacakları arasından çıktığımız tarihi belirtmemize rağmen , artık insanları analardan çok yaşamın doğurduğunu biliyorum.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

Derken . bir gün , portakal yanaklı kadın çıktı karşıma. Şehri aylak aylak dolanan , gürültülerin içinde eriyen , anlamsız kıvrılışlarla birbirini kollayan , daralıp tıkanan ve ter kokan sokakların hepsi onun göz çukurlarından geçiyordu. Koltuk altlarına doğru yayılan iri memeleriyle , yıllardır görmeyi umduğum birini hatırlatıyordu bana. Çocukluğumda sıcaklığına sığındığım allı güllü bez bebeğimin büyümüşü , sigara tüttürmeyi öğrenip konuşmayı sökmüşüydü sanki. Onunla göz göze geldiğimde ister istemez çocuklaşıyordum.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
13
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Hasan Ali Toptaş Kitapları
Yazdığı roman, öykü ve şiirleriyle Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Hasan Ali Toptaş'ın en iyi kitapları l...

DAVUT SEÇER

@davut38ks

Derin bir sessizliği ancak büyük gürültülere hazırlanan ruhlar taşıyabilir.
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum

Eseflal

@eseflal

23 Nisan hazırlıklarının ortasında... ???????
Ölü Zaman Gezginleri
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
29 beğeni · 0 yorum
8.7/10
69 oy
Sence kaç puan almalı?
0