ara

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Ak Zambaklar Ülkesinde -

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Konusu ve Özeti

Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Grigory Petrov'un farklı zamanlarda çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlarından oluşan kitap, az sayıda aydın ve din adamlarından oluşan bir grubun köyleri gezip gönüş tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanlası nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını anlatmaktadır.
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
ISBN: 9789944983662
Sayfa: 184 sayfa
Basım Tarihi: 2006
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim'den sonra en çok okunan kitap haline geldi.

Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya'yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.

Antik Kitap Yayınevi
"Köylüler daha iyi, daha sıcak elbiseler giymeye başladı. İmalathanelerde binlerce elbise, palto, kundura ve iç çamaşırı üretimine başlandı. Her şey için en sağlam ve en güzel malzemeler seçildi. Bu elbiseleri giyen köylüler, bir bayram manzarası gösterir oldu. Yüzlerce yamadan meydana gelmiş paçavra elbiseler ortadan kalktı. Öksürükler, nezleler, bronşitler ve soğuk algınlıkları kesildi. Verem kurbanları yarı yarıya azaldı, çocuk ölümleri durdu. Trahomun kökü kazındı. Birçok yerde halk, böyle bir hastalığın varlığını bile unuttu. Artık herkes daha sağlıklı ve sağlamdı..."Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bir modernleşme projesinin başarıya ulaşma öyküsüdür. Bu kitap, ülkesini ilerletme arzusunu taşıyan milletlere bu uğurda nasıl çalışılacağını ve neler yapılması gerektiğini gösterir.

Mütena Yayınları
Rus yazar Grigory Petrovun çeşitli aralıklarla çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan bu kitap, kısa sürede birçok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayıldı. Petrov, kendini milletine ve ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının, karış karış her köyü gezip, gönül tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını akıcı bir dille anlatıyor.

Gara inersin, bir yolcu gibi büfeyi ararsın. Bütün Avrupada büfenin ne olduğunu, orada herşeyin üç misli, beş misli fiyatla satıldığını herkes bilir. Fin büfesinde, Fin lokantasında olduğu gibi, bildiğim kadar, hiçbir şey satılmaz. Büfeye sofra kurulur. Yemekler büyük bir orta masasına konur. Rafların bir kenarından her çeşit tabak, kaşık, bıçak, çatal görünür. Herşey masaya açık olarak konulmuştur. Kimse dağıtım yapmaz. Yemek, içmek isteyen her yolcu dilediği şeyi kendisi alır, doldurur. Doyasıya yer, içer. Öğle, akşam yemekleri için bir ya da bir buçuk markı kendisi kasaya öder.

Alter Yayınları
"Devletlerin kuvvet ve zayıflığı, milletlerin yükseliş ve gerilemesi yalnızca yöneticilerin ehliyet ve iktidarlarından veyahut dirayetsizliğinden ileri gelmez. Yöneticiler iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar milli ruhun birer kopyasıdır. Onlar halkın içinden doğmuştur. Bir toplum nasılsa yöneticileri de onlar gibidir. İşte bu nedenle: "Her millet layık olduğu yönetime ve yöneticilere dahip olur" denilmiştir. Milletlerin tarihini kim yaratır? Devletin ve bütün insanlığın yaşamındaki en büyük olaylar kimler tarafından yönetilir? Ayrı ayrı bireyler tarafından mı? Yani tek başına bazı büyük adamlar, kahramanlar tarafından mı? Yoksa bütün yurttaşların gayreti ve halk ruhunun gerilimi sayesinde mi?"-Gregoy S. Petrov-

Avrupa Yakası Yayınları
"Bilgisiz, sarhoş ve aç halktan oluşan büyük bir devlet, bataklık bir zemin üstünde taşlarla yapılmış yüksek bir küle ye benzer." Ülke halkının büyük bir kısmının, böyle kalabalık ve bilgisizlik içinde kalmasına seyirci kalmak ayıptır. Uygarlık ışığıyla aydınlanan her bir kimsenin buna ilgisiz kalması cinayettir.Türkiye gibi pek çok açıdan essiz ancak ne yazık ki hala hak ettiği kıymete erişememiş bir ülkenin sancılarını yorumlama da iyi bir ışık, makul bir başlama noktası, faydalı bir kılavuz olacağını düşündürmesiydi.Kitabı okuduğunuzda, nice benzerliğin yanı sıra günümüzde çok fazla dezavantaja da sahip olduğunuzu görmeniz kaçınılmazdır.

Tema Yayınları
Kimi devirlerde milletlerin kaderinde, biri kalkınmaya ve refaha diğeri durgunluğa hatta çöküşe götüren iki yol belirir. Refaha ulaşmak, ancak ve ancak milletin yükselme, kahramanın yükseltme fikirlerinin çakıştığı; milletin, kahramanın önderliğinde kalkınmaya doğru adım attığı; kahramanın da milletten aldığı güçle yürüdüğü hâllerde mümkün olabilir...Grigory Petrov birçok dile çevrilen, birçok ülkede ve ülkemizde de Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri takdir edilen bu eserinde, işte bu yolla, Fin milletinin Snelman önderliğindeki yükselişini, bataklıklar ülkesiyken "Beyaz Zambaklar Ülkesi" olan Finlandiya'nın gelişmesini anlatmakta ve diğer ülkelere yerinde bir örnek sunmaktadır.Devletlerin kuvvet ve zaafı, milletlerin ilerleme ve gerilemesi, yalnız idare adamlarının beceri ve iktidarından veya yeteneksizliğinden kaynaklanmaz. İdare adamları -iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsunlar- kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar millî ruhun birer kopyasıdır. Onlar kitlenin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa idare adamları da onun gibidir. İşte bundan dolayıdır ki eskiden beri, "Her millet layık olduğu idareye ve idare adamlarına sahip olur." denilmiştir."Tarihi, kahramanlar yapar; milletler yaşar." düşüncesinin ve "kahramanları ortaya çıkaran tek etkenin millet olduğu" anlayışının ortasında kendine bir yol edinmiş olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde, geçmişinde kahramanlar bulunan her millet ferdinin, tarihinden ve önderlerinden izler bulacağı bir kalkınma öyküsü...

Say Yayınları
"Bataklıklar Ülkesi"nin eğitim ve kültür atılımıyla "Beyaz Zambaklar Ülkesi"ne dönüşümünü anlatan destansı bir hikâye... Beyaz Zambaklar Ülkesinde, tüm imkânsızlıklara rağmen Fin halkını cehaletten kurtarmak için bir avuç aydının önderliğinde, her kesimden ve her meslekten insanın verdiği mücadeleyi anlatıyor.
İlk defa 1923 yılında basılan kitap, kısa sürede birçok dile çevrildi ve yayımlandığı ülkelerde büyük beğeni topladı. Grigory Petrov, yaptığı geziler ve gözlemler sırasında tuttuğu notlardan yola çıkarak oluşturduğu kitabında, fakir ve geri kalmış bir ülkenin birçok alanda yapılan yenilikler sayesinde ulusal kültürüne yeniden kavuşmasını etkili bir dille anlatıyor.
Mustafa Kemal Atatürk tarafından, tüm askeri okullarda okutulması ve öğrencilere tavsiye edilmesi istenen Beyaz Zambaklar Ülkesinde, yediden yetmişe herkesin okuması gereken bir kitap olma özelliğini günümüzde de koruyor.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Gülcan

@gulcann

Yaşamın Mimarı Olmak!
Kitapla alakalı yorumumu ve fikrimi belirtmeden önce şunu söyliyeyim. Kitap Atatürk'ünde okumuş olduğu, çok beğendiği, askeri okullara ders kitabı olsun diye emrettiği ve yıllarca ülkemizde ders kitabı olarak okutulan bir kitap olduğu için çok merak ediyordum. Ayrıca Meb'nın öğretmenlerin okuması gereken kitaplar listesinde de bulunmaktadır. Bu yüzden hem kitap okumak hem de Meb tarafından önerilen bir eseri okumak ve bilgilenmek için okudum. Genelde tüm öğretmenler eğitimle alakalı herhangi bir şey araştırdıklarında karşılarına finlandiya çıkar mutlaka. Bu da tabi kitabı okuma sebeplerimden biri oldu.

Gelelim kitaba, kitabı beğendim. Kitap bilgi yüklü olmasına karşın çok akıcı. Yazarın hitabet gücünün etkisi kitaba da yansımış. Kitapta finlandiya'nın tarihi, gelişim süreci,ilerlemesi anlatılıyor. Finlilerin ne kadar azimli, çalışkan insanlar olduklarını okuyunca anlayacaksınız.

Kitabın her bir cümlesi alıntı olur. Kulağa küpe olur. Kitapta geçen karakter ve olayların bazılarının gerçekle alakası olmadığı söylenmiş ön sözde. Ama yine de Finlandiya'nın gelişimi bu tip olaylarla olmuş, benzerleriyle. Kitap şunu söylüyor yani anafikir " yaşamın mimarı" olmak. Nasıl yani diyeceksiniz. Finliler para kazanmak, birkaç ev, araba almak için çalışmıyorlar. Finlandiya da amaç yaşamın mimarı olabilmek. Yani herkes ülkesi için çalışıyor. Ülkede saygıdeğer vatandaş olmak kazanılan para miktarıyla değil ülkeye yapılan hizmetle ölçülüyor.

Finlandiyalılar maden ve tarım ürünleri bakımından çok zengin değiller. Öyleki yıllarca ekmeklerini bile ithal etmişler. Bizim herhangi bir ürünümüz dünya çapında meşhur olamazdı. Biz de çalıştık, didindik okullarımızla meşhur olduk diyorlar.

Ve şunu da söyliyim adamlar okuyorlar arkadaşlar! Hem okul olarak okuyorlar, çok çeşitli okullar var. Hem de kitap, gazete, dergi vs okuyorlar. Her eve her kişiye roman düşüyor. Her ev gazetelere abone, her gün okunuyor. Yedisinden yetmişine, zengininden fakirine herkes deli gibi kitap ve gazete okuyor.

Şimdi bunları anlatınca bize kitabı anlatmış oldun demeyin. Kitap bunları yazmıyor, kitaptaki hikaye ve olaylar farklı ama her olay ve hikayeden tek sonuç çıkaracaksınız. Onu da okuyup görün.

Tüm meslek gruplarından herkese tavsiye ederim. Bu kitabı okuduktan sonra ülkenize duyduğunuz sevgi ve çalışma prensipleriniz değişecek. Bir de şöyle bir şey var. 1960 darbesini yapan askerlere yöneltilen ankette en çok sizi etkileyen kitap hangisi oldu sorusuna cevap Beyaz Zambaklar Ülkesinde çıkmış.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi
18 beğen · 1 yorum
Ravza (@ravza)
@gulcann öğretmenim keyifle okunan bir inceleme olmuş, elinize sağlık. Esen kalın.
16.03.18 beğen 1 cevap

Pelin

@pelinnn

OKUNMALI !
Çoğunluğu yansıtabilen doğal lider topluma yön verir. Lider toplumun yansımasıdır fakat tam anlamıyla yansımasından oluşur diyemeyiz. Yansıtılmak istenen, toplumu ortak noktada birleştirmesi hususunda etkin hitabet sanatıyla halka aktarılır. Böylelikle kitlelerde oluşması istenilen görüngü kaba taslak bir şekil almış olur, kitleler buna binaen harekete geçer birliklerin bütünlüğe dönüşmesiyle ülke belirli seviyeye ulaşır. İstenilen hedefe ulaşmak, liderin ilerigörüşlülüğün yanında hitabetini kullanarak halkın yumuşak karnına temas halinde olması gereklidir. Toplumun yumuşak karnı özellikle Türk halkı için bağımsızlığımızdır... Manda ve himaye altına girmek istemeyişimiz bizi ana vatanımız Orta Asya'dan göç etmeye zorlamıştır. Ayrıca liderin halk tarafından markalaşmış kurum kuruluş veya kişilerin desteğini alarak ulaşılmak istenen ereğin iskelet sistemini oluşturması da gereklidir. Burda da görülüyor ki tek etkin kişi lider diyemeyiz. En temelde gerçeği değerlendirme yetisine sahip vatanını milletinin geleceğini düşünen idealist kişiler kendi küçük çevrelerince baş roldedir. Lider birçok kesimce ulaşılmaz noktadadır, idealist kişiler halka ulaşabilme açısından daha yakındır, etkin ve verimli biçimde halkı güdüleyerek tek başımıza kalkınmamızda kolaylık sağlatabilir.

Kara bataklık ülkesi, fakir gariban halktan oluşan, isveç himayesinde kendi varoluşnu ortaya koyamayan Fin Halkının gayretleriyle ülkesini Beyaz Zambaklar Ülkesi haline dönüştürmesi anlatılıyor. Okuduğum öğrendiğim kadarıyla 1920'lerde Yeni doğmuş ülkemizi anlatıyor sanki. Ülkemizde O dönemde yaşayan alimler, aktivistler, aydınlar... için umut kaynağı bence bu kitap. Temellerin oturması insanları geleceğe umutla bakmalarını sağlayacak ve hareket geçirmesi için Okunması gerekliydi. Şimdi de durum değişmedi, hatta şuan düştüğümüz rezil durumu daha iyi kavramak için bu ince ve özel kitabı mutlaka okumalısınız!
.
10 beğen · 0 yorum

dostamisc

@leyah

Suom’ ların Cana Gelmesi…
Hani derler ya “ölü toprağı” evet bir ölü toprağı üstünde bu halkın. İşte bu kitap 1.700.000 nüfuslu Suom’ ların Suomi’ yi nereden nereye getirdiklerini anlatıyor.

Ölü toprağını üzerinden atmayı başarıp bambaşka bir ülke yaratırlar. Ama halkın üzerine çöreklenmiş ve onları esir almış ölü toprağı nasıl atılacak? Peki bunun farkındalar mı? Canlıyken bile üzerlerinde kalın bir ölü toprağının varlığını hissediyorlar mı dersiniz? Bataklıkta pislik, salgın hastalıklar içinde, derme çatma ve penceresiz ilkel evlerde ki yaşamlar.
İşte burada üzerinden ölü toprağını fark ettirecek bir şeyler gerekli. Büyük bir ateş için küçük kıvılcım yeterlidir bazen. Hayatı akışına bırakmış insanlar yumağına bu uyuşukluğu üstüne basarak ortaya koyan ve onları ikna edecek biri çıkar ortaya, Snellman.

(12 Mayıs 1806 – 4 Temmuz 1881) yılları arasında yaşamış ve Fin filozof, yazar, diplomat olan Johan Vilhelm Snellman’ dır bu önder. Köyleri, şehirleri dolaşarak, askerleri, memurları, öğretmenleri, doktorları, aydınları kiliseyi kısacası ülkenin tüm katmanlarını toplantılar düzenlemiş. Bu toplantılarda ki söylemlerinde durumun vehametini ortaya koymuş. İşte küçük kıvılcım, işte ölü toprağının atılmasının başlangıcı böyle başlamıştır.

Prof. Dr. Ali Haydar Bey’ in çevirisini okumuş olduğumu ve çevirinin bir kusuruna rastlamadığımı söylemeliyim. Baskı sorunsuz, akıcı bir içeriği var kitabın. Okurken sıkılmanız söz konusu değil.

Okunacak bir kitap mı peki? Evet mutlaka okunmalı. Çünkü insan çoğunlukla, sahip olduğu çok şeyin farkında olmuyor. Bu kitap insanın gözünü açıyor, tabir yerindeyse.

İyi okumalar.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

onur yücedağ

@onryucedag

UYANIŞ
Fin halkının modern Finlandıya'yı nasıl yarattığının anlatıldığı muzazzam eser , halklara ve milletlere örnek teşkil etmesi bakımından emsal niteli taşıyor. Bir avuç aydını ve aydınların peşinden giden halk kitleleriyle birlikte finlandiyanın ekonomik , politik ve manevi hayatını düzene sokmasını ve bataklıklar ülkesini nasıl zambaklar ülkesi yaptığını anlatıyor.
snelman'ın manifesto niteliği taşıyan konuşmaları ile memurları , çiftçileri ,askerleri , köylüleri ,din adamlarını ,soyluları ve akademisyenleri ile top yekün bir aydınlama hareketi baslatması vatan sevdalısı aydın insanların önemini gösteriyor. fin halkının ise bu aydınlara olan güveni ve ülkelerini yükseltmeye çalışması , daha iyi yaşam koşulları istemesi ve bunun için mücadele etmesi hayranlık uyandırıcı. eğitime olan inaçları , maddi sıkıntılara rağmen eğitime yatırım yaparak bilinçli ve bilgili nesiller üreten finlandıya tüm milletlere örnek olmalı.Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürkte bu yeniden doğuştan çok etkilenerek kitabın askeri okullarda gösterilmesini istemiş ve gençlerin uyanmasını arzulamıştır.Bu arzusu o dönemlerde belli oranda gerçekleşse de yaşadığımız dönemde gençlerin milli duygulardan ne kadar uzak olduğunu görüyoruz malesef. beyaz zambaklar ülkesi finlandıya her bireyin önemli olduğunu bizlere gösteriyor. milli birlik ve beraberlik için bu kitap kesinlikle okunmalı ve okutulmalı.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi
5 beğen · 1 yorum
Kelippot (@karacurin)
Sn.Onur; kitap da iki düşünürün topluma yönelik iki farklı görüşü var ! Siz hangi düşünürün düşüncesini benimsiyorsunuz?
25.04.18 beğen cevap

Gamze Türk

@gamzeturk

Kitap yorumu;
Mükemmel bir eser. Ne söylenebilir ki. Ölmüş bir devleti yeniden ayağa kaldıracak cesaret ve inançta olan bir adamın fikirlerinin gölgesinden belki bizler de yararlana biliriz.

Başkalarının gölgesinde yaşamaya alışmış zavallı Fin halkının küllerinden doğuşunun hikayesi.
Masal şöyle başlıyor.
Sefaletin ve yok oluşun kıyılarında dolaşan bir millet. İnançları, düşünceleri, fikirleri, benlikleri ölmüş bir ruh. Son sürat felaketlerine doğru sürüklenirken bir kahraman çıkıyor bitap düşmüş kalabalığın arasından. İyiliğin ve bilgeliğin beyaz ışığını yayıyor bu hastalıklı insanların üzerine. İnanıyor, değer veriyor. Bir Anka kuşu misali küllerinden doğuruyor Fin halkını. Ve o ölü ülkeden belkide onlar için bir saray inşa ediyor.

Snelman, birlik ve beraberliğin, yıkılsalar da yükselseler de bunu başaranın her zaman halk olduğunu savunan ve aşılayan Finlerin kurtarıcısı. Belki de bu eser ile bir çok insanın kurtarıcısı.

-Unutmayalım ki büyük fikirlere sahip insanları öldürebiliriz. Ancak fikirleri öldürmeyiz.

Askere ve askeriyeye verilen değeri de her satırda belirtmiş yazar. Bir milletin şah damarları değilimdir askerlerimiz. Hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum. Artık canımız yanmasın kesmeyin şah damarlarımızı.🙏 Keyifli ve huzurlu okumalar 😇
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum

Beyaz Zambaklar Ülkesinde - S41

Johan Wilhelm Snelman 1 Haziran 1881'de vefat etti. Cenazesine çok sayıda insan katıldı. Cenaze töreni için hazırlanan konuşmayı, Snelman'ın hayatta kalan nadir yaşıtlarından ve onunla aynı düşünceleri paylaşan yazar Zacharias Topelius yaptı
Metin-Recep Yücal tarafından eklenmiştir.

Ayşegül

@aysegull

''Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum: Her meslekte olduğu gibi,öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var.Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir.Böylelerine bir dost nasihati veriyorum: Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar.Tüccar olsunlar,başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.''
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
25 beğen · 0 yorum

Gülcan

@gulcann

Çocuklarla konuşmuyor,onların hayatlarının nasıl geçtiğini sormuyorlar. Zaman bulunca biraz okşayarak, ellerine bir oyuncak veriyor ve "Çocuklar, şimdi gidin ve kendiniz oynayın" diyorlar. Bu aslında " Gözümden kaybolun, ne yaparsanız yapın, yeterki bizi rahat bırakın" demektir.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

Züleyha

@zuleyha

Gerçekten de artık vakit geç oldu. Fakat geç olan vakit bu akşamki vakit değildir. Geç olan vakit asıl benim hayatımdaki zamandır.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Pelin

@pelinnn

Halk, yerde yanan ve çürüyen saman gibidir. Büyük adamlar yani kahramanlar ise gökten düşen, samanı tutuşturan, halk kitlelerini canlandıran ve harekete geçiren şimşek gibidir.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
10 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

'' Aydın olmak,modaya uygun giyinmek değildir.Aydınlar toplumun beyni sayılırlar.Toplum,sizi iyi bir eğitim gördükten sonra yüksek bir maaş alıp,akşamları salonlarda iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenin diye okutmamıştır.Böyle yapanlar gerçek aydın değil;aydınların küflenmişidir.Aydınların görevi toplumun zekasını,vicdanını,irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
1161
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
546
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
42
KİTAP
Kesinlikle Okunması Gereken En İyi Kitaplar
Ölmeden önce mutlaka okumanız gereken en önemli, en seçme kitaplar bu kitap listesinde. Her yaştan okur için tavsiye edilmiş ...
431
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
745
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...

EMRE SEZER

@emresezer

Fİnlandiya'nın Başarısı
Fİnlandiya'nın Başarısı
Dünyanın en eğitimli ülkesi. Mutlu insanların ülkesi. Özgür insanların ülkesi. Kim böyle bir ülkede yaşamak istemez ki?
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 1 yorum
Kelippot (@karacurin)
Güzel eser ingiliz ve rus düşünürlerin güzel söylevlerinde
25.12.17 beğen cevap

Burcu

@bburcu

Okumaya başlayacağım yeni kitap.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum

Esranın Dünyası

@esranindunyasi

Yine bir haftasonu keyfi
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
12 beğeni · 0 yorum

Tûlây sârî

@letha6

Okumayanlar okusun lutfen...
Okumayanlar okusun lutfen...
Bir toplumu guzellestiren,gelistiren Ve Büyüten onemli hususlari cok harika bir uslupla anlatılmış.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğeni · 0 yorum

MAHMUT AKINCI

@mahmutakinci

Diyorlar ki, Robinson hikayesi küçük çocuklar içindir. Hayır, bu iki kitap büyük olmak isteyen her ulus için bir felsefe kitabıdır.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum