ara

Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna Konusu, Özeti ve Türleri

Sabahattin Ali’nin Türk Edebiyatına kazandırdığı en önemli eserlerden biri olan Kürk Mantolu Madonna’da bir yandan Raif Efendi’nin yaşadığı aşk, içsel yolculuk tadında anlatılırken bir yandan da karakterler hakkında psikolojik tahliller ve betimlemeler okuyucuya sunulmaktadır.
Kürk Mantolu Madonna
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789753638029
Sayfa: 160 sayfa
Basım Tarihi: 2014

Kürk Mantolu Madonna Kitabının Konusu

Roman, Maria Puder ile Raif Efendinin tanışmasını, aşık olmasını ve yollarının ayrılmasından sonraki hayatlarını anlatıyor. Romanın başında Raif Efendiyi anlatan kişi iş arkadaşı Rasim Bey'dir.

Kürk Mantolu Madonna Kitabının Özeti

Raif Efendi, saf, temiz kalpli, kimseye zararı dokunmayan kendi halinde biridir. Bir şirkette Almanca tercümanlık yapmaktadır. Rasim Bey’in aynı şirkette işe başlamasıyla tanışırlar. Rasim Bey, dikkatini çeken bu adamı daha derinden ve yakinen tanımak ister. Bir gün Raif Efendinin hastalanmasıyla evlerine ziyarete gider. Evde yaptığı gözlemlerle Raif Efendinin kalabalık bir evde yaşadığı ve ev halkı arasında da çok sessiz, sakin, varla yok arasında bir durumda olduğunu görür. Ziyaretlerini arttıran ve ev halkıyla yakınlaşan Rasim Bey’in bu ziyaretlerinden sonra Raif Efendi arasında bir yakınlık ve arkadaşlık başlar.

Raif Efendinin hastalığı uzun sürer ve durumu ağırlaşır. Bir gün Rasim Bey’in, yine bir ziyareti sırasında Raif Bey ondan bir istekte bulunur. Çalıştığı işyerindeki çekmecede bulunan tüm eşyaları kendisine getirmesini ister. Ertesi gün Rasim Bey bu isteğini yerine getirir. Raif Efendi getirilen eşyalar arasındaki defteri Rasim Bey’den sobada yakmasını ister. Rasim Bey kabul eder ama aynı zamanda da içi merakla doludur. O gece Raif Efendi vefat eder. Arkadaşının vefatı üzerine Rasim Bey otel odasında koltuğuna uzanır ve Raif Efendinin defterini okumaya başlar.

Raif Efendi defterde geçmişte yaşadığı ve unuttuğunu zannettiği ama unutamadığı bir olaydan ve hayatından bahseder. Raif Efendi, Havranda doğmuş büyümüştür. Babası zeytincilikle uğraşır. Savaştan yeni çıkıldığı için yoksulluk vardır. Buna rağmen oğlu Raif’i Almanya’ya sabun yapımını öğrenmesi için yollar. Raif Efendi Almanya’da sabun yapımını öğrenmekten çok kitap okumak ve başıboş dolaşmakla meşgul olur.

Bir gün bir resim galerisinde gördüğü bir resme aşık olur. Her gün resmi pür dikkat incelemeye ve seyretmeye gider. Resimdeki kişi Maria Puder ‘dir. Tesadüf şekilde karşılaşırlar ve önce arkadaşlıkla başlayan ilişkileri karşılıklı aşka dönüşür. Raif Efendi para biriktirmek ve işleri yoluna koymak için Türkiye’ye yani memleketi Havran’a geri döner. Maria Puder ise Almanya’ da kalır ve hastadır. Uzun süre mektuplaşırlar. Ve mektuplar bir gün Maria’dan gelmemeye başlar. Raif Efendi artık kendisinin istenmediğini ve aşkın bittiğini düşünür.

O zamandan sonra Raif Efendi sessiz sakin, içe kapanık, insanlarla ilişkisini kesen yaşayan bir ölüye döner. Taa ki yıllar sonra tesadüfen Almanya’dan tanıdığı Alman bir kadınla Ankara’da karşılaşır. Kadından bir şekilde Maria Puder’in yıllar önce vefat ettiğini ve yanındaki çocuğun da Maria’nın çocuğu olduğunu öğrenir. Raif Efendi yıllar önce mektupların kesilmesinin nedeni ve çocuğun kendi çocuğu olduğunu anlar. Vicdan azabı duyar. Maria’ya olan aşkı artar.

Raif Efendinin defterindeki yazılar burada son bulur.
Kürk Mantolu Madonna kitabı Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Kürk Mantolu Madonna - s41

Evde gene büyük bir telaşla karşılaştım. Kapıyı Necla açtı ve beni görünce: "Sormayın, sormayın!" diye başını salladı. Adeta aile efradından biri gibi olmuştum ve ev halkı beni yabancı telakki etmiyordu. Genç kız:
Ahmet Aykut tarafından eklenmiştir.
84
KİTAP
Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar
Aşkın gücüne inananların ve aşksız yaşayamam diyenlerin mutlaka okuması gereken en romantik kitapları bu listede paylaşıyoruz...
124
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
205
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
427
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
731
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
Adet edindiğim üzere olumsuz gördüğüm tarafıyla başlamak istiyorum kitaba, Raif Efendi sen nasıl bir insansın yahu, bu kadar da olmaz,neyin eksikti ki hayata tutunmak konusunda bu kadar gayri ciddi biri oldun,baban eşraf ve senin bu kız hallerin,hayata tutunmayışın ve savaşmayışın beni o kadar sinir etti ki almanyada sabun yapımını öğrenmeni temenni ettiğim o anlar yerine orada sabun olmanı yeğlemeye başladım doğrusu, ne kadar uyuz bir adammışsın sen, sana zerre kadar acımadım, senin gibiler yüzünden bir sürü onursuz insan başkalarının sırtını basamak olarak kullanmayı kendinde meşru bir hak olarak görüyor, toplum için asıl büyük tehlike sen ve senin gibi sefil herifler, biraz mücadeleci olsan çok şey değişebilirdi senin gibiler sadece kendine değil koca bir cemiyete de zarar verir onların hak ve huhuklarının çiğnenmesine sebep olacak mafyavari insan kılıklı haşerelerin türemesine neden olduğunu bilmek sinirlerimi daha da zıplatıyor, sana neden kızıyorum biliyor musun, kendini mücadele etmekten alıkoyacak hiçbir sebep yok her türlü imkan var ama sen mücadele etmedin ve mücadeleci bir ruha sahip olmak için adam gibi çabalamadın, fabrikaya bile sadece öğleye kadar gittin, kızın giderken arkasından gidip sahip çıkmadın, tek yaptığın şey mariaya üzülmek, ama senin bu halinde gizli olan kadınsı yön aslında şu an birçok erkeğe yayılmış vaziyette, kadınlaşmış erkekler ve erkekleşmiş kadınlarla dolu sokaklar, bu yüzden sabahhattin alinin seni ön plana çıkarmasını ileri görüşlü olmasına veriyorum, madonna da çağın erkeklerine içerlemiş bir karakterdi, sevilecek insan olmadığına inanmıştı, seven birini bulunca ve ona inanınca dişiliği ve kişiliği yerine geldi demek yanlış olmaz aslında, geriye kalan herkes zaten hayatta var olan kişiler, iyi ve sessiz olunca seni ezen insanlar, iyiliklerine teşekkür etmeyen hatta buna mecburmuşsun intibaı veren zavallı insanlar her zaman her yerde var malesef, patron da aynı kişiliksiz ve karaktersiz yönetici tiplerinden biri ve onlardan da bolca var, benim dikkatimi çeken şeyse sabahhattin alinin ruhi durumları çok iyi görmüş olması ve her olayda kahramanın ne hissettiğini çok iyi yansıtmasıydı, beni asıl etkileyen cümlelerin ipe inci dizer gibi kelimelerin yerli yerinde ve özenle seçilerek kurulmuş olmasıydı, cümleler adeta akıyordu, bir yerde mola vermek çok zordu, akıcılık ve cümlelerin kurulmasındaki ustalık mükemmeldi, iyiki okudum dediğim bir romandı, teşekkür ederim sabahattin ali bey ! ... Madonna normal bir kadın değil, raif de alışılmış erkekten farklı bir profile sahip; bir nevi aşkı yüzünden babasının servetine sahip çıkamıyor diyebiliriz, yaşadığı çocukluk kişiliği üzerinde derin acılara sebep oluyor ama bu durum onun içli ve bilge birisi olmasını sağlıyor, aşkının ruhunda yarattığı tüm tazyiklere rağmen madonnayı kaybetmemek için ruhunun depremlerini ve yangınlarını içinde tutuyor, bu durumun onu ne hale getirdiğini düşünebiliyor musunuz? Ayrıca Madonna'nın ruhi yapısı Raif'te beni unuttu intibası uyandırıyor, mektuplarına cevap alamaması ve Madonna'dan haber gelmemesi ve Madonna için yaptığı onca hazırlık içinde biriktirdiği onca umut bir anda hayal kırıklığına dönüşüyor, çünkü Madonna baştan beri hep seninle olmaz mesajı veriyordu, hiç olmadık anda babasını kaybetmesi eniştelerinin tüm malına el koyması ve Madonna için belki de hayatı boyunca harcamadığı çaba, maddi sıkıntılar içinde yaptığı hazırlıklar ve maddi imkansızlıkların en yoğun olduğu bir anda hayata bağlanarak madonnayı yanına almak için çırpınması, hiç ummadığı anda karşısına çıkan marianın akrabasından marianın hazin sonunu öğrenmesi ve kızının var olduğunu bilmesi, raif gibi bir kişiyi bile biranlığına değiştiren aşkı, sonra yine aşkı sebebiyle hayata küsmesi ve her şeyi akışına bırakması insanlarla ilişkilerindeki uzaklık, yalnız kalma isteği insanlardankaçması ve sık sık hastalanması bile hep bu aşkın sonucu değil miydi, başka bir insan olsa elindeki imkanlarla başka bir kadın bulup unutabilirdi, ama raif bir kere seven aşkına sadık kalan bir karakterdi, belki de bize aşkın nasıl olması gerektiğini ve sevmeyi öğreten bir kitaptı, ikinci husus da sabahattin alinin diliydi, okurken sanki yokuş aşağı inen bir kayak pistinde gibiydim, başladıktan sonra durmak nerdeyseimkansız gibiydi, cümlelerin kuruluş biçimleri, kelimelerin cümle içindeki dizilişi,çok etkileyiciydi. Bence kitapta gereksiz ayrıntılara girmemesi daha güzeldi, lafı uzatmadı ikinci evliliğiyle ile abartılı bir hikayeye başvurmadı ve bunu defter bittiği için şeklinde bir sebebe bağladı, kurgu da harikaydı, yazmadaki ustalığı beni derinden etkiledi.
6 beğen · 1 yorum · kitap inceleme ·
Kübra tosun (@koptaruk)
O kadar çok katılıyorum kiii. Nekadar çok katıldığmı anlatamayacak kadar 18.09.17

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
Türk Edebiyatı' nın en abartılan kitabı belki de.

2 sene önce, İzmit' te 2 günde okudum. Kız arkadaşım yanımdaydı. Dışarı çıkacaktık evdeki diğer arkadaşın kitaplarından yanıma alayım bari okurum dedim. Kız arkadaşım dergilere filan bakarken ben de kitap okudum. O şekilde 2 günde bitti. Bunu niye belirttiğimi yazının sonunda söylerim.

Kötü kitap değil, bir kere muhteşem bir Türkçe kullanımı var kitapta ancak ne anlatılan hikaye, ne kurgu, ne karakterler muhteşem diye adlandırılabilecek konumlardalar. Dünya tarihinde ilk 100' e zaten girmez o ayrı da en iyi Türk romanları içinde bile ilk ona girmesi zor bu kitabın. İçimizdeki Şeytan kitabındaki ruh çözümlemeleri bile o kitabı bu kitaptan üstün tutmaya yeter bana göre.
Tüm bu yazdıklarım kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor ama kesinlikle bu kadar üzerinde durulacak, övülecek bir yapıt da değil bu kitap. Muhtemelen insanlar kitabı okurken kendi aşık oldukları kişiyi o karakterin yerine koyup Sabahattin Ali' nin cümleleriyle aslında kendilerini anlattığı hissine kapılıp bu kadar seviyorlar bu kitabı.
İkinci bir ihtimal daha var ki o çok daha gerçekçi ve can acıtıcı; insanlar bu kitabı seviyor, çünkü bu kitap gerçekte bir halt olmayan, dikkat çekmeyen, önemsenmeyen insanlarda, kendilerinin keşfedilememiş bir cevher olduğu izlenimi uyandırıyor. Bir de sen hiç aşık olmamışsın diyenler var ki sanırım ben aşık olunca onlar bana söyler, hem biz aşkı sizden öğrenecek değiliz, biz bir aşık olduk pir aşık olduk.

Şunu ekleyeyim; şimdi kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm genç adamın, ikinci yani asıl hikayeyi oluşturan bölüm ise yaşlı adamın bakış açısından anlatılıyor. İlk bölümden ikinci bölüme geçisin başında 'vay be' diyorsun, kendi halinde, sessiz, sakin bir adamın geçmişinde de aynı olduğunu sanıyorsun, oysaki 'adam geçmişinde neler yaşamış' diyorsun. Daha doğrusu diyeceğini sanıyorsun. Sonra adamın geçmişini okuyorsun ve görüyorsun ki geçmişinde de bir numara yok. Şimdi böyle diyorum diye bazı arkadaşlar kızıyor. Raif Bey' in geçmişi şöyle, sen anlamamışsın, nasıl tutkuyla sevmiş vs vs. diyorlar. Ben size kendi geçmiş ilişkilerimi anlatayım, terk edilişleri, aldatılışları... Raif' inki onların yanında hiç kalır :) Tam tersi olsaydı işte o zaman çok severdim bu kitabı. Ya asıl siz karakteri olduğunu gibi kabul edemiyor, onu yüceltmeye çalışıyorsunuz. Çünkü o karakterin yerine kendinizi koyuyor ben de keşfedilmemiş bir cevherim, tıpkı Raif Bey gibiyim diyorsunuz. Bunu söyleyenlerin yarısı da ''Issız Adam aynı beni anlatıyor'' da dedi ya zamanında neyse. Ben Oblomov' a çok çalışkan biri desem olur mu bu? Adam tembel. Raif Bey de sessiz, sakin hatta sünepe bir adam, geçmişinde de öyleymiş, bir numarası yok yani geçmişinde de. Olsa belki daha çok severdim romanı ama yok, bence yok. Tekrar söylüyorum; kitaptaki anlatım, dil kullanımı muazzam ama hikayede bir numara yok! Yemin ediyorum kitap bittiğinde 'lan ikinci cildi filan olmasın bunun, o kadar anlatılan kitap bu olamaz' dedim.

Şimdi 'ne biçim ilişkileri var, kafeye gidip birbirlerinden bağımsız mı takılıyorlar'' diyenler bu kitabın hayranlarıdır muhtemelen. Siz hayatınızın sonuna kadar sevgilinizin elinden tutun, hiç bırakmayın, beraber gezin, beraber filme gidin, aynı kitapları okuyun filan. Yani en azından bunun hayallerini kurun ve hayalinizde yarattığınız ilişkiden bir kitapta kısa bir kesit görünce de yazarın aynı sizi anlattığını iddia edin. Teksiniz dünyada çünkü emin olun :)
Verdiği Puan: 8
12 beğen · 8 yorum · kitap inceleme ·
Mert (@mertaksu)
Bu yorumu eklemeden edemeyeceğim: Madem ilişkiler bakımından kalabalık bir geçmişin var, hikayeni yaz ve günümüzden 70 yıl sonra okunacak mı bir bakalım. Hem üretmeden tüketenlerin acımasızca eleştirilerinden birine imza atmışsın, hem de bu eseri beğenen okurları genellendirmişsin. Ben hikayeyi çok beğenenlerdenim, ama ne aşık oldum, ne de silik bir insanım. Raif Efendi'de kendimi görmüş de değilim. Hem bu kitap hakkında benimle hemfikir birçok arkadaşım da umutsuz aşık tipinde insanlar değiller. Bir eserin beğenilmesinin okurun bir karakteri kendine benzetmesiyle olduğunu savunuyorsan Yüzüklerin Efendisi'nin insanların kendilerini Frodo'nun ya da Aragorn'un yerine koyduğu için beğenildiğini de düşünüyorsundur. 18.01.14
Hasan Özbey (@hasanozbey)
Bu tarz bir yorumun "Meursault Samsa" lakaplı biri tarafından yazılmış olduğunu görmek şaşırtıcı. Siz kendinizi yabancı sanan bir yerli olacaksınız ki yabancılığı hala üstünlük olarak görüyorsunuz ya da belki de göremiyorsunuz bile. Yalnız ben buradaki "karakterin hayatındaki heyecan" arayışınıza anlam veremedim. Yabancı kitabını cidden okudunuz mu? Şahsen ben Meursault'un hayatında da heyecanlı bir şey bulamadım, zaten aradığım şey de bu değildi. Demek istediğim heyecan, gerilim gibi duygular istiyorsanız size Stephen King önerebilirim yeter ki bu tarz kitaplardan ve incelemelerden uzak durun. Siz o kavramı belleyememiş olacaksınız ki Samsa'yı sadece bir böcek, Raif Bey'i ise sadece bir aşık olarak görüyorsunuz. 12.07.14
Ali Osman Beşinci (@aliosmanbesinci)
Katılıyorum sana. Dil gerçekten muazzam beni etkileyende o oldu ama hikaye çiğ ve klasikleşmiş bir kurgusu var. 09.09.14
ilknur köse (@ilknur-kose)
burada sadece hikaye değil sabahattin alinin eşsiz edebi sözleri de vardı. 10.06.15
Berenis'in saçı (@a-ozp)
Dostum senin anlamadığın birçok nokta var kitapta bir kere madonna normal bir kadın değil, raif de alışılmış erkekten farklı bir profile sahip; bir nevi aşkı yüzünden babasının servetine sahip çıkamıyor diyebiliriz, yaşadığı çocukluk kişiliği üzerinde derin acılara sebepvoluyor ama içli ve bilge birisi olmasını sağlıyor, tüm aşkına rağmen madonnayı kaybetmemek için sevgisinin depremlerini ve yangınlarını içinde tutuyor, bu durumun onu ne hale getirdiğini düşünebiliyor musun? Ayrıca madonnanın ruhi yapısı raif'te beni unuttu intibası uyandırıyor,mektuplarına cevap alamaması ve madonnadan haber gelmemesi vemadonno için yaptığı onca hazırlık içinde biriktirdiği onca umut yok oluyor,çünkü madonna baştan beri hep seninle olmaz mesajı veriyordu, hiçolmadık anda babasını kaybetmesi eniştelerinin tüm malına el koyması ve madonna için belki de hayatı boyunca yapmadığı hazırlıklar ve hayata bağlanması için madonnayı yanına almak için çırpınması, hiç ummadığı anda karşısına çıkan marianın akrabasından marianın hazinsonunu öğrenmesi ve kızının var olduğunu bilmesi, raif gibi bir kişiyi bile biranlığına değiştiren aşkı, sonra yine aşkı sebebiyle hayata küsmesi ve her şeyi akışına bırakması insanlarla ilişkilerindeki uzaklık, yalnız kalma isteği insanlardankaçması ve sık sık hastalanması bile hep bu aşkın sonucu değil miydi, başka bir insan olsa elindeki imkanlarla başka bir kadın bulup unutabilirdi, ama raif bir kere seven aşkına sadık kalan bir karakterdi, belki de bize aşkın nasıl olması gerektiğini ve sevmeyi öğreten bir kitaptı, ikinci husus da sabahattin alinin diliydi, okurken sanki yokuş aşağı inen bir kayak pistinde gibiydim, başladıktan sonra durmak nerdeyseimkansız gibiydi, cümlelerin kuruluş biçimleri, kelimelerin cümle içindeki dizilişi,çok etkileyiciydi. Bence kitapta gereksiz ayrıntılara girmemesi daha güzeldi, lafı uzatmadı ikinci evliliğiyle ile abartılı bir hikayeye başvurmadı ve bunu defter bittiği için şeklinde bir sebebe bağladı, kurgu da harikaydı, yazmadak ustalığı beni derinden etkiledi ama şunu dersen anlarım: o kadar güzeldi ki cümleleri o kadar hayranlık uyandırdı ki kitabın hemen bitmesi beni üzdü :) 20.09.16
misafir
Sadece insanları genelleyen insanlara yazık..Bu kitap evet çok güzel bir kitap anlatımı,üslubu ama ne aşık oldum ne de hayalimdeki aşk modundayim.Ama bi kitabın da hakkını vermeliyiz 24.09.16
Samet Özgen (@samet-ozgen)
Sabahattin Ali zaten mükemmel bir yazar. bu kitap da bambaşka.. her kitaptan ayrı, farklı bir yeri var. içinize işleyecek onlarca cümle bulabilirsiniz. tek kelimeyle özetlemek gerekirse; "olağanüstü". 30.09.16
metin küçük (@metin-kucuk)
Sabahattin Ali... Tren garındaki diyalog muhteşem 01.10.16

Gülnihal Özen

@gulnihal-ozen

- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
Sabahattin Ali’nin kitaplarını okuduğunuzda onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliğinin hayatta gözden kaçırdığınız birçok ayrıntıyı size sunması olduğunu fark ediyorsunuz. Bu Kuyucaklı Yusuf’ta da böyleydi, İçimizdeki Şeytan’da da, Kürk Mantolu Madonna’da da..

Kitabın arka yüzünde yazan bir söz: “Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.” Evet kitabın teması bunun üzerine kurulmuş.

Kitapta aşkın çok farklı bir tarafı ele alınmış. Aşık olmamak için direnen birisin aşka olan inancını kaybettiğini görüyorsunuz. Çok uzaklarsa. Çok sevdiğiniz bir insandan haber alamadığınızda düşündüğünüz, kafanızda tasarladığınız şeylerin çok anlamsız olduğunu anlıyorsunuz.

Maria ve Raif’in gözünden aşklarını, birbirlerine bağlılıklarını ve hayatımız boyunca nelerden vazgeçmemiz gerektiğini göreceksiniz. Çok fazla bilgi verip kitabı okurken ki kapılacağınız o büyüyü bozmak istemiyorum.

Hikaye klasik gelecek ama nasıl anlatıldığı da çok önemli. İnsan tahlilleri, duygu anlatımları gerçekten güzel. Ama en çok da yalnızlığının bu şekilde anlatımı beni beni etkiledi. Kürk mantolu Madonna’yı okuyun, okutun. Benim gibi geç kalmış bile olsanız mutlaka okuyun.
Verdiği Puan: 10
3 beğen · 0 yorum · kitap inceleme ·

Afra

@afra217

- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
onlarca inceleme yapılmış, onlarca övgü o yüzden bu kısmı geçiyor ve Raif bey'in psikolojisine değinmek istiyorum. beni en çok etkileyen genelde insanların iç durumları ve bu duruma onları getiren etkenlerdir. Bu kitapta da nedenleri ve sonuçları açıkça belirgin halde görüyorum. Raif beyde ilk başlarda; gerek iş yerinde, gerek ailede saygınlığını yitirmiş bir kimlik görüyoruz. İnsanları iyi müşahede eden, insanlardan azami gayret kaçan, tabiri caizse pısırık, kullanılmaya açık...

peki neden böyle olmuş?

babası hakkında ki düşüncelerinde diyordu ki;
''-Babam benim için "insan" olarak hemen hemen hiç mevcut değildi; yalnız "Baba" dedikleri mücerret bir mefhumun insan şeklinde görünüşüydü. Akşamları kaşlarını çatarak sessiz sedasız eve giren ve ne bizi ne annemizi hitaba layık görmeyen...'' şeklinde devam ediyor.

ve babasının gözünde kendisini;
''-Hatta nedense ben akıllandığımı zannettikçe onun nazarında daha küçülüyor gibiydim. Bu sefer benim ikide birde ileri sürdüğüm şahsi fikirlerime ve mütalaalarıma biraz da istihfafla bakıyordu. Son zamanlarda her arzuma muvafakat edişi, münakaşa etmeye tenezzül etmeyecek kadar bana ehemmiyet vermediğinin bir alametiydi...'' diye niteliyor.

küçüklükten insan yerine koyulmayış, küçüklükten başlamış olan bir değersizlik Raifinkisi zaten ailenin vermediği saygıyı, değeri ileride kim verir ki.. araya dur bulamıyor daha insan.

Nimet olmuş, Raif bu değeri Maria'da bulmuş, içinde ki boşluğu onda doldurmuş. Raif'in, maria ile tanıştıktan sonra hayatında ki düşünceleri de şu yönde;
''-Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim. Daima onun gibi bir desteğe muhtaçtım... ''

değersizlikle geçen bir ömürde bir sevgiye sığınıyor Raif ve bu yaşadığı şeyi hiç kaybetmek istemiyor 'yaşadığımı anladım' diyordu ya öyle işte. kim bulduğu kanadı, uçmaya başlamasına neden olan o şeyi kaybetmek ister ki?

Maria'yı kaybettikten sonra da şunları diyordu;
''-Niçin hayatta önüme çıkan her yeni yola adım atmaktan bu kadar çekiniyor, her yaklaşan insanı, bana fenalık etmeye geliyormuş gibi, endişe ile karşılıyordum?'' bu kadar acılarla boğuşmak ve yaşamın insanı bu denli yorduğu bir ömür ne acı. tutunmak bir dala ve o dalın kırılması, tekrar yaşam bulup hayata tutunamıyor her yürek.

kalkıpta bunları neden yazdım bilmiyorum, şimdi çıkıp biri sorabilir 'böyle inceleme mi olur' diye sebepsiz bu konulara değinmek istedim. bu kitabın ana konusu elbette bu değil.

sürekleyici bir romandı, ayrıca Osmanlı kelimelerin sık sık karşıma çıkması, sürekli anlamlarına bakmakta ayrı güzeldi. nedense bu kelimelerde, böyle kulağa hoş gelen bir hava var, daha bir şiirimsi geliyorlar bana..

tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Verdiği Puan: 10
11 beğen · 3 yorum · kitap inceleme ·
Berenis'in saçı (@a-ozp)
Çok yerinde tespitler, bence işin özetini sundunuz, Raifi bu hale getiren etkenleri bulmuşsunuz, tebrik ederim, benim de acizane bu kitapla alakalı sizin incelemeye benzer bir incelemem var, bakmak isterseniz okuyabilirsiniz, ayrıca ben incelemeleri bu tarzda yazılmasını seviyorum, kitabı okuduktan sonra da incelemeleri okumayı seviyorum, böylece kaçırdığım ayrıntılar var mı diye anlama şansı elde ediyorum 05.03.17
Afra (@afra217)
teşekkür ederm. inceleme çoğu zaman yanlış yapılıyor özetle karıştırılıyor, nasıl olması gerektiğine dair tam fikrim yok ama genelde 'güzel akıcı herkes okuyabilir' diye tavsiye niteliğinde oluyor incelemeler. bende sizin gibi romanları bu şekilde tahlil etmeyi seviyorum. 05.03.17
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Kitaba dair güzel tespitlerde bulunmuşsunuz hele Raif beğin Babasına dair iç/dökmeleri 'Kafka'nın 'dönüşüm' adlı eserini getirdi aklıma ki Kafka'da babasından çok çekmiştir. İnceleme konusunda da haklısınız Sn.Afra. 06.03.17

Filozofun Güncesi

@filozof16

- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
Öncelikle şunu demek istiyorum ki; geçtiğimiz günlerde yaşanan "şarkıcı Madonna" vakası üzerine bu kitabı ön sıraya çekerek direkt okumaya başladım. Çevremdeki birçok insan bu kitabı okumuştu. Ama ben Sabahattin Ali'nin üslubunu hiç bilmediğim için kitaba az biraz ön yargıyla ya da başka bir hikaye beklentisiyle yaklaştım diyebilirim. İlk defa bir Sabahattin Ali kitabı bitirmenin heyecanı içerisindeyim. Bu kitabı nasıl oluyor da basit bir "harika aşk kitabı" sıfatıyla nitelendirebiliyorlar anlamıyorum. Ya kitabı hissetmeyerek okudular, ya da bu kitabı wattpat yazarlarının yazmış olduğu "ergensi aşk kitapları"yla karıştırdılar...

Bu kitap hiç de hafife alınmamalı. Bu kitapta yaşanan olay bir aşk değil, bir meftunluk, mağmumluk, mağdurluk, kavuşamama, sabırsızca yolunu gözleme, kalbi kırıklık, suskunluk... Ve daha bir çok şey. Bu kitapta yaşanan olaylar, yalnızca aşk olarak tanımlanırsa, tüm dökülen satırlara çılgınca bir ihanet olur. Burada aşk yok, aşktan da ötesi var... Aşkı değil, onun ötesini görebilenler için yazılmış bir eser. Bu kitabı basitçe bir inceleme yapmak için, ya da sadece herhangi bir kitap okumuş olmak için okuyacaksanız okumayın, okumayın ki kitabın değerine yazık olmasın. Tabi ki de herkes bir kitabı farklı bir şekilde algılar, ama bu kitap, bu basit ilgiyi ve değeri kesinlikle haketmiyor.

Biliyorum ki bu kitaptan birçok alıntı ekleyerek neredeyse kitabın kendisini yayımladım. :) Ama elimde değildi, eklemeden duramadım, bu kadar manidar bir üslubun karşısında hissetmeden yapamadım. "Her satırının altı karış karış çizilesi bir eser" desem çok doğru bir tabir olur. Maria'nın o sözleri ayrı birer doktrin bana göre... Bu arada Maria'da da benim gibi az biraz feministlik sezmedim değil. :) Ama bir insan her söylediği sözde Edebiyat yapar mı yahu? Evet, bal gibi de yapar. Üzerine bir de tecrübe katar, oh mis. :) Bu kitabın satırlarına gizlenmiş anlamları anlamak için okumak yetersiz kalacaktır, zira biraz acı çekmiş olmanız, "yaşamış" olmanız gerekir bazı şeyleri... Düş kırıklıklarını, ruhun boşluktaki o anlamsız salınışını, sevgilinin gözlerinde "o" anlamı aramayı yaşamış olmanız gerekir bence.

Kitabı pdfden okudum ama keşke kendisinden okusaydım demememe rağmen; bizzat kitabın kendisini okulda bir sıranın üzerinde bana seslenirken gördüğümde resmen çıldırmış ve çok mütebessim olmuştum. :) Hatta arkadaşlarım bu vaziyetimden dolayı bana garip garip bakmıştı. :) Bu kitap şu ana kadar "hayatımda okuduğum en güzel kitap" ünvanına sahip oldu artık. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu kitabı okumayın, bu kitabı kucaklayın, sevin, hissedin, koklayın, bir evlat gibi bağrınıza basın. Bu kitabı okumayın, bu kitabı yaşayın...


(29 Ekim 2016 Cumartesi)
Verdiği Puan: 10
7 beğen · 2 yorum · kitap inceleme ·
mustafa batur (@mustafa-batur)
Bence en güzel demeyin; çünkü herşeyin bir üst iyisi, daha iyisi vardır. Peyami safa, Hüseyin RahmiGürpınar ve Balzac gibi 09.12.16
Filozofun Güncesi (@filozof16)
Tabi ki de. El elden üstündür. Bu da bir öncekinin üstün eli. Elbet çıkar bundan da bir üstün el. 09.12.16

Özlem Özışık

@ozlemozisik

“Berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi.
"Ne gibi?"
"Yani... Yalnız işte... Kimsesiz... Ruhen yalnız... Nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
"Anlıyorum, anlıyorum... Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçükten beri..."
"Ben de yalnızım..." dedi. Bu sefer benim ellerimi kendi avuçlarının içine alarak: "boğulacak kadar yalnızım..." diye devam etti, "hasta bir köpek kadar yalnız..."
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
82 beğen · 0 yorum · alıntı

Emine Huylu

@eminehuylu507

Dünyanın en basit ,en zavallı,hatta en ahmak adamı bile,insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!..Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
27 beğen · 0 yorum · alıntı

Bayram KAYA

@bayram-kaya

Birbirlerine bu kadar yakın kişilerin buluşması enderdir. Bizler tesadüfün, bu lütfunu tekmelemeyecek kadar zeka gösterelim.
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
22 beğen · 0 yorum · alıntı

Baran Yusuf

@baranyusuf

"Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor..."
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
20 beğen · 0 yorum · alıntı

Gece

@siyahsiirler

Dünyada bana hiçbir şey, tabiatta melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.
- Sabahattin Ali
9.1 (4656 oy)
19 beğen · 0 yorum · alıntı

Benzer Kitaplar

9.1/10
4656 oy
Sence kaç puan almalı?
0