ara

Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna Konusu ve Özeti

Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali’nin Türk Edebiyatına kazandırdığı en önemli eserlerden biri olan Kürk Mantolu Madonna’da bir yandan Raif Efendi’nin yaşadığı aşk, içsel yolculuk tadında anlatılırken bir yandan da karakterler hakkında psikolojik tahliller ve betimlemeler okuyucuya sunulmaktadır.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789753638029
Sayfa: 160 sayfa
Basım Tarihi: 2014

Kürk Mantolu Madonna Kitabının Konusu

Roman, Maria Puder ile Raif Efendinin tanışmasını, aşık olmasını ve yollarının ayrılmasından sonraki hayatlarını anlatıyor. Romanın başında Raif Efendiyi anlatan kişi iş arkadaşı Rasim Bey'dir.

Kürk Mantolu Madonna Kitabının Özeti

Raif Efendi, saf, temiz kalpli, kimseye zararı dokunmayan kendi halinde biridir. Bir şirkette Almanca tercümanlık yapmaktadır. Rasim Bey’in aynı şirkette işe başlamasıyla tanışırlar. Rasim Bey, dikkatini çeken bu adamı daha derinden ve yakinen tanımak ister. Bir gün Raif Efendinin hastalanmasıyla evlerine ziyarete gider. Evde yaptığı gözlemlerle Raif Efendinin kalabalık bir evde yaşadığı ve ev halkı arasında da çok sessiz, sakin, varla yok arasında bir durumda olduğunu görür. Ziyaretlerini arttıran ve ev halkıyla yakınlaşan Rasim Bey’in bu ziyaretlerinden sonra Raif Efendi arasında bir yakınlık ve arkadaşlık başlar.

Raif Efendinin hastalığı uzun sürer ve durumu ağırlaşır. Bir gün Rasim Bey’in, yine bir ziyareti sırasında Raif Bey ondan bir istekte bulunur. Çalıştığı işyerindeki çekmecede bulunan tüm eşyaları kendisine getirmesini ister. Ertesi gün Rasim Bey bu isteğini yerine getirir. Raif Efendi getirilen eşyalar arasındaki defteri Rasim Bey’den sobada yakmasını ister. Rasim Bey kabul eder ama aynı zamanda da içi merakla doludur. O gece Raif Efendi vefat eder. Arkadaşının vefatı üzerine Rasim Bey otel odasında koltuğuna uzanır ve Raif Efendinin defterini okumaya başlar.

Raif Efendi defterde geçmişte yaşadığı ve unuttuğunu zannettiği ama unutamadığı bir olaydan ve hayatından bahseder. Raif Efendi, Havranda doğmuş büyümüştür. Babası zeytincilikle uğraşır. Savaştan yeni çıkıldığı için yoksulluk vardır. Buna rağmen oğlu Raif’i Almanya’ya sabun yapımını öğrenmesi için yollar. Raif Efendi Almanya’da sabun yapımını öğrenmekten çok kitap okumak ve başıboş dolaşmakla meşgul olur.

Bir gün bir resim galerisinde gördüğü bir resme aşık olur. Her gün resmi pür dikkat incelemeye ve seyretmeye gider. Resimdeki kişi Maria Puder ‘dir. Tesadüf şekilde karşılaşırlar ve önce arkadaşlıkla başlayan ilişkileri karşılıklı aşka dönüşür. Raif Efendi para biriktirmek ve işleri yoluna koymak için Türkiye’ye yani memleketi Havran’a geri döner. Maria Puder ise Almanya’ da kalır ve hastadır. Uzun süre mektuplaşırlar. Ve mektuplar bir gün Maria’dan gelmemeye başlar. Raif Efendi artık kendisinin istenmediğini ve aşkın bittiğini düşünür.

O zamandan sonra Raif Efendi sessiz sakin, içe kapanık, insanlarla ilişkisini kesen yaşayan bir ölüye döner. Taa ki yıllar sonra tesadüfen Almanya’dan tanıdığı Alman bir kadınla Ankara’da karşılaşır. Kadından bir şekilde Maria Puder’in yıllar önce vefat ettiğini ve yanındaki çocuğun da Maria’nın çocuğu olduğunu öğrenir. Raif Efendi yıllar önce mektupların kesilmesinin nedeni ve çocuğun kendi çocuğu olduğunu anlar. Vicdan azabı duyar. Maria’ya olan aşkı artar.

Raif Efendinin defterindeki yazılar burada son bulur.
Kürk Mantolu Madonna kitabı Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar listesinde yer almaktadır.
Adet edindiğim üzere olumsuz gördüğüm tarafıyla başlamak istiyorum kitaba, Raif Efendi sen nasıl bir insansın yahu, bu kadar da olmaz,neyin eksikti ki hayata tutunmak konusunda bu kadar gayri ciddi biri oldun,baban eşraf ve senin bu kız hallerin,hayata tutunmayışın ve savaşmayışın beni o kadar sinir etti ki almanyada sabun yapımını öğrenmeni temenni ettiğim o anlar yerine orada sabun olmanı yeğlemeye başladım doğrusu, ne kadar uyuz bir adammışsın sen, sana zerre kadar acımadım, senin gibiler yüzünden bir sürü onursuz insan başkalarının sırtını basamak olarak kullanmayı kendinde meşru bir hak olarak görüyor, toplum için asıl büyük tehlike sen ve senin gibi sefil herifler, biraz mücadeleci olsan çok şey değişebilirdi senin gibiler sadece kendine değil koca bir cemiyete de zarar verir onların hak ve huhuklarının çiğnenmesine sebep olacak mafyavari insan kılıklı haşerelerin türemesine neden olduğunu bilmek sinirlerimi daha da zıplatıyor, sana neden kızıyorum biliyor musun, kendini mücadele etmekten alıkoyacak hiçbir sebep yok her türlü imkan var ama sen mücadele etmedin ve mücadeleci bir ruha sahip olmak için adam gibi çabalamadın, fabrikaya bile sadece öğleye kadar gittin, kızın giderken arkasından gidip sahip çıkmadın, tek yaptığın şey mariaya üzülmek, ama senin bu halinde gizli olan kadınsı yön aslında şu an birçok erkeğe yayılmış vaziyette, kadınlaşmış erkekler ve erkekleşmiş kadınlarla dolu sokaklar, bu yüzden sabahhattin alinin seni ön plana çıkarmasını ileri görüşlü olmasına veriyorum, madonna da çağın erkeklerine içerlemiş bir karakterdi, sevilecek insan olmadığına inanmıştı, seven birini bulunca ve ona inanınca dişiliği ve kişiliği yerine geldi demek yanlış olmaz aslında, geriye kalan herkes zaten hayatta var olan kişiler, iyi ve sessiz olunca seni ezen insanlar, iyiliklerine teşekkür etmeyen hatta buna mecburmuşsun intibaı veren zavallı insanlar her zaman her yerde var malesef, patron da aynı kişiliksiz ve karaktersiz yönetici tiplerinden biri ve onlardan da bolca var, benim dikkatimi çeken şeyse sabahhattin alinin ruhi durumları çok iyi görmüş olması ve her olayda kahramanın ne hissettiğini çok iyi yansıtmasıydı, beni asıl etkileyen cümlelerin ipe inci dizer gibi kelimelerin yerli yerinde ve özenle seçilerek kurulmuş olmasıydı, cümleler adeta akıyordu, bir yerde mola vermek çok zordu, akıcılık ve cümlelerin kurulmasındaki ustalık mükemmeldi, iyiki okudum dediğim bir romandı, teşekkür ederim sabahattin ali bey ! ... Madonna normal bir kadın değil, raif de alışılmış erkekten farklı bir profile sahip; bir nevi aşkı yüzünden babasının servetine sahip çıkamıyor diyebiliriz, yaşadığı çocukluk kişiliği üzerinde derin acılara sebep oluyor ama bu durum onun içli ve bilge birisi olmasını sağlıyor, aşkının ruhunda yarattığı tüm tazyiklere rağmen madonnayı kaybetmemek için ruhunun depremlerini ve yangınlarını içinde tutuyor, bu durumun onu ne hale getirdiğini düşünebiliyor musunuz? Ayrıca Madonna'nın ruhi yapısı Raif'te beni unuttu intibası uyandırıyor, mektuplarına cevap alamaması ve Madonna'dan haber gelmemesi ve Madonna için yaptığı onca hazırlık içinde biriktirdiği onca umut bir anda hayal kırıklığına dönüşüyor, çünkü Madonna baştan beri hep seninle olmaz mesajı veriyordu, hiç olmadık anda babasını kaybetmesi eniştelerinin tüm malına el koyması ve Madonna için belki de hayatı boyunca harcamadığı çaba, maddi sıkıntılar içinde yaptığı hazırlıklar ve maddi imkansızlıkların en yoğun olduğu bir anda hayata bağlanarak madonnayı yanına almak için çırpınması, hiç ummadığı anda karşısına çıkan marianın akrabasından marianın hazin sonunu öğrenmesi ve kızının var olduğunu bilmesi, raif gibi bir kişiyi bile biranlığına değiştiren aşkı, sonra yine aşkı sebebiyle hayata küsmesi ve her şeyi akışına bırakması insanlarla ilişkilerindeki uzaklık, yalnız kalma isteği insanlardankaçması ve sık sık hastalanması bile hep bu aşkın sonucu değil miydi, başka bir insan olsa elindeki imkanlarla başka bir kadın bulup unutabilirdi, ama raif bir kere seven aşkına sadık kalan bir karakterdi, belki de bize aşkın nasıl olması gerektiğini ve sevmeyi öğreten bir kitaptı, ikinci husus da sabahattin alinin diliydi, okurken sanki yokuş aşağı inen bir kayak pistinde gibiydim, başladıktan sonra durmak nerdeyseimkansız gibiydi, cümlelerin kuruluş biçimleri, kelimelerin cümle içindeki dizilişi,çok etkileyiciydi. Bence kitapta gereksiz ayrıntılara girmemesi daha güzeldi, lafı uzatmadı ikinci evliliğiyle ile abartılı bir hikayeye başvurmadı ve bunu defter bittiği için şeklinde bir sebebe bağladı, kurgu da harikaydı, yazmadaki ustalığı beni derinden etkiledi.
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi
11 beğen · 2 yorum
Kübra tosun (@koptaruk)
O kadar çok katılıyorum kiii. Nekadar çok katıldığmı anlatamayacak kadar
18.09.17 beğen cevap
okunmuş kütüphane (@okunmuskutuphane)
dövseydin adamı bi de :)
12.12.17 beğen cevap

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Türk Edebiyatı' nın en abartılan kitabı belki de.

2 sene önce, İzmit' te 2 günde okudum. Kız arkadaşım yanımdaydı. Dışarı çıkacaktık evdeki diğer arkadaşın kitaplarından yanıma alayım bari okurum dedim. Kız arkadaşım dergilere filan bakarken ben de kitap okudum. O şekilde 2 günde bitti. Bunu niye belirttiğimi yazının sonunda söylerim.

Kötü kitap değil, bir kere muhteşem bir Türkçe kullanımı var kitapta ancak ne anlatılan hikaye, ne kurgu, ne karakterler muhteşem diye adlandırılabilecek konumlardalar. Dünya tarihinde ilk 100' e zaten girmez o ayrı da en iyi Türk romanları içinde bile ilk ona girmesi zor bu kitabın. İçimizdeki Şeytan kitabındaki ruh çözümlemeleri bile o kitabı bu kitaptan üstün tutmaya yeter bana göre.
Tüm bu yazdıklarım kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor ama kesinlikle bu kadar üzerinde durulacak, övülecek bir yapıt da değil bu kitap. Muhtemelen insanlar kitabı okurken kendi aşık oldukları kişiyi o karakterin yerine koyup Sabahattin Ali' nin cümleleriyle aslında kendilerini anlattığı hissine kapılıp bu kadar seviyorlar bu kitabı.
İkinci bir ihtimal daha var ki o çok daha gerçekçi ve can acıtıcı; insanlar bu kitabı seviyor, çünkü bu kitap gerçekte bir halt olmayan, dikkat çekmeyen, önemsenmeyen insanlarda, kendilerinin keşfedilememiş bir cevher olduğu izlenimi uyandırıyor. Bir de sen hiç aşık olmamışsın diyenler var ki sanırım ben aşık olunca onlar bana söyler, hem biz aşkı sizden öğrenecek değiliz, biz bir aşık olduk pir aşık olduk.

Şunu ekleyeyim; şimdi kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm genç adamın, ikinci yani asıl hikayeyi oluşturan bölüm ise yaşlı adamın bakış açısından anlatılıyor. İlk bölümden ikinci bölüme geçisin başında 'vay be' diyorsun, kendi halinde, sessiz, sakin bir adamın geçmişinde de aynı olduğunu sanıyorsun, oysaki 'adam geçmişinde neler yaşamış' diyorsun. Daha doğrusu diyeceğini sanıyorsun. Sonra adamın geçmişini okuyorsun ve görüyorsun ki geçmişinde de bir numara yok. Şimdi böyle diyorum diye bazı arkadaşlar kızıyor. Raif Bey' in geçmişi şöyle, sen anlamamışsın, nasıl tutkuyla sevmiş vs vs. diyorlar. Ben size kendi geçmiş ilişkilerimi anlatayım, terk edilişleri, aldatılışları... Raif' inki onların yanında hiç kalır :) Tam tersi olsaydı işte o zaman çok severdim bu kitabı. Ya asıl siz karakteri olduğunu gibi kabul edemiyor, onu yüceltmeye çalışıyorsunuz. Çünkü o karakterin yerine kendinizi koyuyor ben de keşfedilmemiş bir cevherim, tıpkı Raif Bey gibiyim diyorsunuz. Bunu söyleyenlerin yarısı da ''Issız Adam aynı beni anlatıyor'' da dedi ya zamanında neyse. Ben Oblomov' a çok çalışkan biri desem olur mu bu? Adam tembel. Raif Bey de sessiz, sakin hatta sünepe bir adam, geçmişinde de öyleymiş, bir numarası yok yani geçmişinde de. Olsa belki daha çok severdim romanı ama yok, bence yok. Tekrar söylüyorum; kitaptaki anlatım, dil kullanımı muazzam ama hikayede bir numara yok! Yemin ediyorum kitap bittiğinde 'lan ikinci cildi filan olmasın bunun, o kadar anlatılan kitap bu olamaz' dedim.

Şimdi 'ne biçim ilişkileri var, kafeye gidip birbirlerinden bağımsız mı takılıyorlar'' diyenler bu kitabın hayranlarıdır muhtemelen. Siz hayatınızın sonuna kadar sevgilinizin elinden tutun, hiç bırakmayın, beraber gezin, beraber filme gidin, aynı kitapları okuyun filan. Yani en azından bunun hayallerini kurun ve hayalinizde yarattığınız ilişkiden bir kitapta kısa bir kesit görünce de yazarın aynı sizi anlattığını iddia edin. Teksiniz dünyada çünkü emin olun :)
13 beğen · 8 yorum
Mert (@mertaksu)
Bu yorumu eklemeden edemeyeceğim: Madem ilişkiler bakımından kalabalık bir geçmişin var, hikayeni yaz ve günümüzden 70 yıl sonra okunacak mı bir bakalım. Hem üretmeden tüketenlerin acımasızca eleştirilerinden birine imza atmışsın, hem de bu eseri beğenen okurları genellendirmişsin. Ben hikayeyi çok beğenenlerdenim, ama ne aşık oldum, ne de silik bir insanım. Raif Efendi'de kendimi görmüş de değilim. Hem bu kitap hakkında benimle hemfikir birçok arkadaşım da umutsuz aşık tipinde insanlar değiller. Bir eserin beğenilmesinin okurun bir karakteri kendine benzetmesiyle olduğunu savunuyorsan Yüzüklerin Efendisi'nin insanların kendilerini Frodo'nun ya da Aragorn'un yerine koyduğu için beğenildiğini de düşünüyorsundur.
18.01.14 beğen 1 cevap
Hasan Özbey (@hasanozbey)
Bu tarz bir yorumun "Meursault Samsa" lakaplı biri tarafından yazılmış olduğunu görmek şaşırtıcı. Siz kendinizi yabancı sanan bir yerli olacaksınız ki yabancılığı hala üstünlük olarak görüyorsunuz ya da belki de göremiyorsunuz bile. Yalnız ben buradaki "karakterin hayatındaki heyecan" arayışınıza anlam veremedim. Yabancı kitabını cidden okudunuz mu? Şahsen ben Meursault'un hayatında da heyecanlı bir şey bulamadım, zaten aradığım şey de bu değildi. Demek istediğim heyecan, gerilim gibi duygular istiyorsanız size Stephen King önerebilirim yeter ki bu tarz kitaplardan ve incelemelerden uzak durun. Siz o kavramı belleyememiş olacaksınız ki Samsa'yı sadece bir böcek, Raif Bey'i ise sadece bir aşık olarak görüyorsunuz.
12.07.14 beğen 2 cevap
Ali Osman Beşinci (@aliosmanbesinci)
Katılıyorum sana. Dil gerçekten muazzam beni etkileyende o oldu ama hikaye çiğ ve klasikleşmiş bir kurgusu var.
09.09.14 beğen cevap
ilknur köse (@ilknur-kose)
burada sadece hikaye değil sabahattin alinin eşsiz edebi sözleri de vardı.
10.06.15 beğen cevap
Berenis'in saçı (@a-ozp)
Dostum senin anlamadığın birçok nokta var kitapta bir kere madonna normal bir kadın değil, raif de alışılmış erkekten farklı bir profile sahip; bir nevi aşkı yüzünden babasının servetine sahip çıkamıyor diyebiliriz, yaşadığı çocukluk kişiliği üzerinde derin acılara sebepvoluyor ama içli ve bilge birisi olmasını sağlıyor, tüm aşkına rağmen madonnayı kaybetmemek için sevgisinin depremlerini ve yangınlarını içinde tutuyor, bu durumun onu ne hale getirdiğini düşünebiliyor musun? Ayrıca madonnanın ruhi yapısı raif'te beni unuttu intibası uyandırıyor,mektuplarına cevap alamaması ve madonnadan haber gelmemesi vemadonno için yaptığı onca hazırlık içinde biriktirdiği onca umut yok oluyor,çünkü madonna baştan beri hep seninle olmaz mesajı veriyordu, hiçolmadık anda babasını kaybetmesi eniştelerinin tüm malına el koyması ve madonna için belki de hayatı boyunca yapmadığı hazırlıklar ve hayata bağlanması için madonnayı yanına almak için çırpınması, hiç ummadığı anda karşısına çıkan marianın akrabasından marianın hazinsonunu öğrenmesi ve kızının var olduğunu bilmesi, raif gibi bir kişiyi bile biranlığına değiştiren aşkı, sonra yine aşkı sebebiyle hayata küsmesi ve her şeyi akışına bırakması insanlarla ilişkilerindeki uzaklık, yalnız kalma isteği insanlardankaçması ve sık sık hastalanması bile hep bu aşkın sonucu değil miydi, başka bir insan olsa elindeki imkanlarla başka bir kadın bulup unutabilirdi, ama raif bir kere seven aşkına sadık kalan bir karakterdi, belki de bize aşkın nasıl olması gerektiğini ve sevmeyi öğreten bir kitaptı, ikinci husus da sabahattin alinin diliydi, okurken sanki yokuş aşağı inen bir kayak pistinde gibiydim, başladıktan sonra durmak nerdeyseimkansız gibiydi, cümlelerin kuruluş biçimleri, kelimelerin cümle içindeki dizilişi,çok etkileyiciydi. Bence kitapta gereksiz ayrıntılara girmemesi daha güzeldi, lafı uzatmadı ikinci evliliğiyle ile abartılı bir hikayeye başvurmadı ve bunu defter bittiği için şeklinde bir sebebe bağladı, kurgu da harikaydı, yazmadak ustalığı beni derinden etkiledi ama şunu dersen anlarım: o kadar güzeldi ki cümleleri o kadar hayranlık uyandırdı ki kitabın hemen bitmesi beni üzdü :)
20.09.16 beğen 2 cevap
Black Butterfly (@black-butterfly)
Sadece insanları genelleyen insanlara yazık..Bu kitap evet çok güzel bir kitap anlatımı,üslubu ama ne aşık oldum ne de hayalimdeki aşk modundayim.Ama bi kitabın da hakkını vermeliyiz
24.09.16 beğen cevap
Samet Özgen (@samet-ozgen)
Sabahattin Ali zaten mükemmel bir yazar. bu kitap da bambaşka.. her kitaptan ayrı, farklı bir yeri var. içinize işleyecek onlarca cümle bulabilirsiniz. tek kelimeyle özetlemek gerekirse; "olağanüstü".
30.09.16 beğen cevap
metin küçük (@metin-kucuk)
Sabahattin Ali... Tren garındaki diyalog muhteşem
01.10.16 beğen cevap

Buse Bakıcı

@busebakici

Mavi kapağıyla, yanında kahvesiyle, belki de çimenlikte instagram kullanıcılarının vazgeçilmez romanı Kürk Mantolu Madonna...

Popüler olan şeyleri okumama, izlememe gibi huylar edinmeseydim belki de çok daha önce tanışmış olacaktım bu şaheserle. Öğretmene sinir olup derse küsen öğrenci sendromumu en sonunda yenebildim ve hüzünlü bir aşk hikayesine yelken açtım...

İş arkadaşlarımızı, komşumuzu, ailemizi ne kadar tanıyoruz acaba?
Onlar bizi tanıyorlar mı?
Birini tanıma sürecine girerken kıstas aldığımız kriterler ne?
Bu gibi sorularla baş etmek gerekiyor öncelikle. Bana kalırsa kimse kimseyi tamamen anlayamaz, tamamen yakınlaşamaz. Ama anlayabileceği yakınlaşabileceği kadarını da yapmak istemez. Çünkü zamanımız kısıtlıdır, çünkü gerek yoktur, çünkü daha kendimizi bile anlayamamışken başkası da nerden çıkmıştır? Gördüğümüz insanla ilişiğimize devam edip etmeyeceğimizi, gördüğümüz ilk andaki saliselik dilimle karar veririz. Karşımızdaki kişiyle insan olduğu için değil, göze çarpan bir özelliği olduğu için ilgileniriz.

Raif Bey'i de kimse tanımak istememiş. O da bir başkasının ilgi alanına girmemeye gayret etmiş, saklamış sahip olduğu değerli şeyleri en ücra köşelere bir kadının gelmesini beklemiş. Kadın gelmiş, hikaye başlamış...

Kitap kadınlık/erkeklik olgularını oldukça iyi işlemiş. "Sen kadın olmalıymışsın." der Raif Bey'in babası. İçe kapanık olmak, itaatkar olmak, sessiz olmak... Bütün bu edilgen tutumlar toplum nazarında kadın olduğunda ne kadar iyiyse, erkek olduğunda ise o kadar kötüdür. Toplum ataerkildir, aile ataerkildir ve otoriteden uzak bir baba başarısız kabul edilir. Maria Puder ise daha cüretkar, daha konuşkandır. Onun da toplumda yeri pek yoktur. Erkeklik gururunu yüceltmeli, en üstlere koymalıdır ya namuslu(!) olmalıdır ya da barda bir erkeğin onu tamamen etten kemikten görmesine, dokunmasına ses çıkarmamalıdır.

Bir şekilde belirlenen bu rollerin dışında kalmış, iki farklı karakter. Biri özgüvenini muhafaza edemememiş, öbürü insanlara olan inancını. Peki bu rolleri kabullenselerdi daha büyük bir facia çıkmaz mıydı? Kendisi gibi olamayan mutsuz iki insan. Hiç başlamayan bir aşk. Maalesef insanlar hoşlandıkları gibi insanları tercih edip gerisini boş vermektense toplumun tamamını sıraya dizme görevini kendinde hak görüyor. Mutsuzluk da işte tam orada başlıyor.

Bazen de tamamen rastgele buluyor bizi mutsuzluk. Birbirinden alakasız önemsiz olaylar birleşe birleşe bize yeni bir kader örüyor. Tamamen tesadüfi bu olaylar silsilesinde ufacık bir kesiti geçmişe gidip değiştirsek değişen kaderimiz, o anda çoktan var olmuş oluyor. Raif Bey'in babası ölmese diyorum, enişteleri dolandırmasa, Maria annesine Raif Bey'in ismini verse veya da o gazete kağıdını en başta Raif Bey hiç cebine atmasa... Böyle sürüp gidiyor işte. Belki böyle olmazdı.

Sabahattin Ali'yi daha önce hiç okumamayı o kadar büyük bir eksiklik olarak görüyorum ki en yakın zamanda telafi edeceğim. Kitabın ününe gelecek olursak da iyi ki diyorum. En azından popüler kültür nadiren de olsa kaliteyi de besleyebiliyor. Bu diğer olasılıktan bin kat daha iyi.
7 beğen · 1 yorum
ilkan (@ilkan)
Geçte olsa insanı her zaman etkileyen bir güzel kitaptır Kürk Mantolu Madonna 😊
12.02.18 beğen cevap

Gülnihal Özen

@gulnihal-ozen

Sabahattin Ali’nin kitaplarını okuduğunuzda onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliğinin hayatta gözden kaçırdığınız birçok ayrıntıyı size sunması olduğunu fark ediyorsunuz. Bu Kuyucaklı Yusuf’ta da böyleydi, İçimizdeki Şeytan’da da, Kürk Mantolu Madonna’da da..

Kitabın arka yüzünde yazan bir söz: “Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.” Evet kitabın teması bunun üzerine kurulmuş.

Kitapta aşkın çok farklı bir tarafı ele alınmış. Aşık olmamak için direnen birisin aşka olan inancını kaybettiğini görüyorsunuz. Çok uzaklarsa. Çok sevdiğiniz bir insandan haber alamadığınızda düşündüğünüz, kafanızda tasarladığınız şeylerin çok anlamsız olduğunu anlıyorsunuz.

Maria ve Raif’in gözünden aşklarını, birbirlerine bağlılıklarını ve hayatımız boyunca nelerden vazgeçmemiz gerektiğini göreceksiniz. Çok fazla bilgi verip kitabı okurken ki kapılacağınız o büyüyü bozmak istemiyorum.

Hikaye klasik gelecek ama nasıl anlatıldığı da çok önemli. İnsan tahlilleri, duygu anlatımları gerçekten güzel. Ama en çok da yalnızlığının bu şekilde anlatımı beni beni etkiledi. Kürk mantolu Madonna’yı okuyun, okutun. Benim gibi geç kalmış bile olsanız mutlaka okuyun.
5 beğen · 0 yorum

Afra

@afra217

onlarca inceleme yapılmış, onlarca övgü o yüzden bu kısmı geçiyor ve Raif bey'in psikolojisine değinmek istiyorum. beni en çok etkileyen genelde insanların iç durumları ve bu duruma onları getiren etkenlerdir. Bu kitapta da nedenleri ve sonuçları açıkça belirgin halde görüyorum. Raif beyde ilk başlarda; gerek iş yerinde, gerek ailede saygınlığını yitirmiş bir kimlik görüyoruz. İnsanları iyi müşahede eden, insanlardan azami gayret kaçan, tabiri caizse pısırık, kullanılmaya açık...

peki neden böyle olmuş?

babası hakkında ki düşüncelerinde diyordu ki;
''-Babam benim için "insan" olarak hemen hemen hiç mevcut değildi; yalnız "Baba" dedikleri mücerret bir mefhumun insan şeklinde görünüşüydü. Akşamları kaşlarını çatarak sessiz sedasız eve giren ve ne bizi ne annemizi hitaba layık görmeyen...'' şeklinde devam ediyor.

ve babasının gözünde kendisini;
''-Hatta nedense ben akıllandığımı zannettikçe onun nazarında daha küçülüyor gibiydim. Bu sefer benim ikide birde ileri sürdüğüm şahsi fikirlerime ve mütalaalarıma biraz da istihfafla bakıyordu. Son zamanlarda her arzuma muvafakat edişi, münakaşa etmeye tenezzül etmeyecek kadar bana ehemmiyet vermediğinin bir alametiydi...'' diye niteliyor.

küçüklükten insan yerine koyulmayış, küçüklükten başlamış olan bir değersizlik Raifinkisi zaten ailenin vermediği saygıyı, değeri ileride kim verir ki.. araya dur bulamıyor daha insan.

Nimet olmuş, Raif bu değeri Maria'da bulmuş, içinde ki boşluğu onda doldurmuş. Raif'in, maria ile tanıştıktan sonra hayatında ki düşünceleri de şu yönde;
''-Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim. Daima onun gibi bir desteğe muhtaçtım... ''

değersizlikle geçen bir ömürde bir sevgiye sığınıyor Raif ve bu yaşadığı şeyi hiç kaybetmek istemiyor 'yaşadığımı anladım' diyordu ya öyle işte. kim bulduğu kanadı, uçmaya başlamasına neden olan o şeyi kaybetmek ister ki?

Maria'yı kaybettikten sonra da şunları diyordu;
''-Niçin hayatta önüme çıkan her yeni yola adım atmaktan bu kadar çekiniyor, her yaklaşan insanı, bana fenalık etmeye geliyormuş gibi, endişe ile karşılıyordum?'' bu kadar acılarla boğuşmak ve yaşamın insanı bu denli yorduğu bir ömür ne acı. tutunmak bir dala ve o dalın kırılması, tekrar yaşam bulup hayata tutunamıyor her yürek.

kalkıpta bunları neden yazdım bilmiyorum, şimdi çıkıp biri sorabilir 'böyle inceleme mi olur' diye sebepsiz bu konulara değinmek istedim. bu kitabın ana konusu elbette bu değil.

sürekleyici bir romandı, ayrıca Osmanlı kelimelerin sık sık karşıma çıkması, sürekli anlamlarına bakmakta ayrı güzeldi. nedense bu kelimelerde, böyle kulağa hoş gelen bir hava var, daha bir şiirimsi geliyorlar bana..

tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
15 beğen · 3 yorum
Berenis'in saçı (@a-ozp)
Çok yerinde tespitler, bence işin özetini sundunuz, Raifi bu hale getiren etkenleri bulmuşsunuz, tebrik ederim, benim de acizane bu kitapla alakalı sizin incelemeye benzer bir incelemem var, bakmak isterseniz okuyabilirsiniz, ayrıca ben incelemeleri bu tarzda yazılmasını seviyorum, kitabı okuduktan sonra da incelemeleri okumayı seviyorum, böylece kaçırdığım ayrıntılar var mı diye anlama şansı elde ediyorum
05.03.17 beğen cevap
Afra (@afra217)
teşekkür ederm. inceleme çoğu zaman yanlış yapılıyor özetle karıştırılıyor, nasıl olması gerektiğine dair tam fikrim yok ama genelde 'güzel akıcı herkes okuyabilir' diye tavsiye niteliğinde oluyor incelemeler. bende sizin gibi romanları bu şekilde tahlil etmeyi seviyorum.
05.03.17 beğen cevap
Yrd.Doç.CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Kitaba dair güzel tespitlerde bulunmuşsunuz hele Raif beğin Babasına dair iç/dökmeleri 'Kafka'nın 'dönüşüm' adlı eserini getirdi aklıma ki Kafka'da babasından çok çekmiştir. İnceleme konusunda da haklısınız Sn.Afra.
06.03.17 beğen cevap

Kürk Mantolu Madonna - S41

Evde gene büyük bir telaşla karşılaştım. Kapıyı Necla açtı ve beni görünce: "Sormayın, sormayın!" diye başını salladı. Adeta aile efradından biri gibi olmuştum ve ev halkı beni yabancı telakki etmiyordu. Genç kız:
Ahmet Aykut tarafından eklenmiştir.

Özlem Özışık

@ozlemozisik

“Berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi.
"Ne gibi?"
"Yani... Yalnız işte... Kimsesiz... Ruhen yalnız... Nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
"Anlıyorum, anlıyorum... Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçükten beri..."
"Ben de yalnızım..." dedi. Bu sefer benim ellerimi kendi avuçlarının içine alarak: "boğulacak kadar yalnızım..." diye devam etti, "hasta bir köpek kadar yalnız..."
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
83 beğen · 0 yorum

Emine Huylu

@eminehuylu507

Dünyanın en basit ,en zavallı,hatta en ahmak adamı bile,insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!..Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
28 beğen · 0 yorum

Bayram KAYA

@bayram-kaya

Birbirlerine bu kadar yakın kişilerin buluşması enderdir. Bizler tesadüfün, bu lütfunu tekmelemeyecek kadar zeka gösterelim.
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
24 beğen · 0 yorum

Baran Yusuf

@baranyusuf

"Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor..."
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
22 beğen · 0 yorum

Gece

@siyahsiirler

Dünyada bana hiçbir şey, tabiatta melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
20 beğen · 0 yorum
84
KİTAP
Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar
Aşkın gücüne inananların ve aşksız yaşayamam diyenlerin mutlaka okuması gereken en romantik kitapları bu listede paylaşıyoruz...
125
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
205
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
428
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
742
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...

Ahmet leo

@ahmetleo

Hayatımda okudugum en iyi romanlardandı
Tam beni anlatti
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum

Dr.kitap

@drkitap

Nöbetten ilk hastam
Nöbetten ilk hastam
Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum

burak güler

@burakguler

Ask nedir ?
Ask nedir ?
"Aşk, basit sempati veya bazen derin olabilen bir sevgi değildir. O büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz. Halbuki arkadaşlık devamlıdır ve anlaşmaya bağlıdır. Nasıl başladığını gösterebilir ve bozulursa bunun sebeblerini tahlil edebiliriz. Aşka girmeyen şey ise tahlildir."
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
18 beğeni · 4 yorum
Hakan (@hakani)
Nihayet sen de başladın ha Kürk Mantolu Madonna'ya?
11.12.17 beğen cevap

Zeynep Çakır

@zeynepcakir

^^
^^
"Yalnız kaçırılan fırsatlar..."
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum

Burak Toplar

@jessepinkman

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin
Kürk Mantolu Madonna Satın Al
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
26 beğeni · 12 yorum
Desert Rain (@kartanesi)
Kahve çok güzell görünüyoo😋afiyet olsun ayraçınız da çok somurtkan bişeymiş😂kitaba gelirsem güzel kitap mum eşlin de iyi okumalarınız olsun.
23.01.18 beğen 2 cevap
Malèna Scordia (@alfa)
Bak şimdi güzel kardeşim, resim sana ait değilse anın fotosu kısmında paylaşma. Yani kitap okuma sitesindesin ama odaların kurallarını bile okumuyorsun, kaldı ki adından bile belli "anın fotosu" sana ait anlar yani, başkasından çalıntı değil.
24.01.18 beğen cevap