up
ara
profil foto

Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi Konusu ve Özeti

Masumiyet Müzesi
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un çok satan romanı Masumiyet Müzesi, sevdiği kıza ait olan her şeyi müze haline getirmek için uğraşan bir adamın hikayesini anlatan aşk romanıdır.
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750826146
Sayfa: 561 sayfa Basım Tarihi: 2008

Masumiyet Müzesi Kitabı Hakkında Genel Bilgiler

Nobel ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk'un kızına ithaf ettiği Masumiyet Müzesi, on yıl süren bir emeğin ardından tamamlanarak okurlarla buluştu. Satışa sunulduktan çok kısa bir süre sonra çok satanlar listesine girmeyi başardı.

2012 yılında kitabın adından esinlenilerek İstanbul'da bir müze oluşturuldu. İstanbul'un ilk şehir müzesi olarak bilinen ve küratörlüğünü Orhan Pamuk'un yaptığı Masumiyet Müzesi, Beyoğlu Çukurcuma'da bulunmaktadır.

Masumiyet Müzesi Romanının Konusu

Masumiyet Müzesi ismi, sevdiği kıza ait olan her şeyi bir müze haline getiren bir adamın aşk hikayesini anlatıyor. Roman biraz Yeşilçam tadında bir aşkı anımsatıyor. Roman'da bahsedildiği gibi Masumiyet Müzesi adında bir müzenin gerçekten var oluşu ise insanı şaşırtıyor...

Masumiyet Müzesi Özeti

Füsun üniversiteye giriş sınavını kazanamamış, para kazanabilmek için Nişantaşı'nda bir butikte çalışmakta olan güzel bir kızdır. Kemal ise 30'lu yaşlarında, tahsilli, tekstil zenginlerinden Basmacı ailesinin yakışıklı oğludur. Zengin bir ailenin çocuğu olan Kemal, uzaktan akraba olduğu fakir bir kız olan Füsun'a aşık olur. Kemal, kendisi gibi zengin bir aileden gelen, tahsilini Fransa'da görmüş Sibel ile nişanlanma arefesindedir. Sibel'le olan evliliklerini garanti olarak gördükleri için evlilik dışı ilişki de yaşanmıştır çift arasında. Bir gün, Sibel'e hediye bakmak üzere Nişantaşı'nda bulunan o butiğe düşer Kemal'in yolu il görüşte aşık olur Füsun'a. Kemal sürekli Füsun'u görmek için çabalar. Zamanla aralarında ki sohbet ilerler. Gizli buluşmalar başlar. Füsun'a olan şiddetli aşkına rağmen, Sibel ile görkemli bir nişan töreni yapar. Füsun'u bu olaydan sonra bir daha göremeyen Kemal, Füsun'a olan aşkına yenik düşer ve nişanı atar. Zamanını Füsun'a ait olan eşyalar ile geçirmeye başlar. Kemal babasını kaybeder. Bu acıyı yaşarken evine gelen bir mektup onun için yeni bir umut olur. Mektup Füsun'un ailesinden gelmekte olan bir taziye mektubudur. Kemal, mektupta bulunan adrese gider. Fakat, Füsun'un evlendiğini öğrenir. Bu Kemal'in vazgeçmesi için yeterli bir sebep değildir. Bahaneler üreterek Füsun'un çevresinde olmaya devam eder.

Kemal, Füsun'un etrafında pervane olsa da, Füsun duruma pek karşılık vermez. Bu tutum karşısında Kemal'de her görüşmelerinde Füsun'un bir eşyasını çalmaya başlar. Ve onları biriktirir.

Füsun'un eşini film çekmektedir. Ve Kemal, Füsun'un eşine maddi olarak da destekte bulunur. Başrolde Füsun'un oynamasını ister fakat eşi bu durumu pek hoş karşılamaz. Onun yerine hoşlanmakta olduğu başka bir kadını oynatır. Bu durum Füsun ile olan evliliklerinin bitişi için zemin hazırlamıştır. Kemal bu fırsatı kendi lehine çevirir ve ilgisini daha fazla belli eder. Füsun, bazı şartlar ile Kemal ile evlenmeyi kabul eder.

Kemal uzun süredir hayalini kurduğu mutluluğa kavuştuğu için Füsun ve annesini tatile götürecekken, yolda bir kaza yaparlar. Füsun kazada hayatını kaybeder. Kazadan ağır yaralarla kurtulan Kemal, Füsun'un yokluğuna daha fazla dayanamaz. Füsun'dan gizlice topladığı eşyaları bir müze haline getirir.
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay

MASUMİYET MÜZESİ

Roman;Orhan Pamuk; İletişim Yayınları; 592 sayfa (7)(29 Ocak 2012)

Baştan söyleyeyim; romanı iki bin dokuz yılının ocak ayı içerisinde devrettim... Aslında romanı okuyacak değildim.İşim gereği ticaret yaptığım arkadaşlarımdan biri,kitabın kendisine hediye geldiğini -yaş günü hediyesi gelmiş; hoşluk olsun için yazıyorum,,,yılda altı Türk bir kitap okuyor olduğumuzu hep örnek veririz ya...buy'run size güzel bir 'kitapokuyanlar' örneği- ve okur okumaz bana getireceğini bildirdiği için, ben de okuma sırama aldım.Neyse,,,arkadaşım Melike MASUMİYET MÜZESİ kitabını getirdi...Gerçi okuyorken üzerine kahve dökmüş,,,kitap hafif kabarmıştı bana geldiğinde,,,öz'rünü diledi...(erkekler bu konuda özür dilemezlerdi!..) kahveyi evde değil de bir alış veriş merkezinin içindeki bir kafeteryada dökmüş kitaba,bunun için de pek utanmış,bunu da Melike Hanım'ı anmış olayım diye yazıyorum.Ben de kendisine: Yuh;yahu insan alışveriş merkezi içinde veya belediye otobüsünde öyle tuğla boyutlarında kitap okumaz,ayıp olur mealinde takılmıştım...Şöyle çantana sığdırabileceğin daha ufak boyutlarda bir kitap taşısaydın ya herkes gibi,dedim...Tabii bunu burada yazdığım şekilde söylemedim,az biraz daha kibarcasını söylemiştim! Neyse,her yiğidin bir yoğurt yiyişi var ve bu tür kitap boyutları gibi konuları tartışmaya daha çok ama çok zaman var,,,daha önce Türk insanları olarak ne sıkıntılarımız mevcut.Bu hadise ve onu ele alma,üzerinde tartışma konu olarak boyumuzu fersah fersah aşar...

Ne diyordum,kitap geldi sonunda ve elimde hâlihazırda başka kitaplarım olduğu için,iade zamanını uzun vadeli bir tarih üzerinde anlaştık...Ama hiç de düşündüğüm gibi olmadı ve ben romandan bir kaç sayfa okuyayım,derken bir baktım kitabı devretmişim.

Orhan Pamuk romanı kendi kendini tekrar eden bölümlerden meydana getirmiş çoğunlukla;ilk bakışta bu tekrarlar olması gereken detaylarmış gibi gelebiliyor... Romanın konusu kısaca bir aşk hikâyesi fakat aşk,âşık derken maşuğun bu romandaki gibi pek bir utanması sıkılması olmayabilen bir hemcinsimin olması bende acaba gerçek hayatta böyle bir erkek olur mu,olabilir mi şüphesini ortaya çıkarttı. Üslup bakımından gerçekçi roman diyeceğim ama az önceki şüphem bu romana gerçekçi roman dememem gerektiğini zannettiriyor.Ben nasıl düşünürsem düşüneyim,roman üslup olarak gerçekçi bir roman:türü konusunda yapabileceğim(iz) bir şey yok.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 7 verdi
3 beğen · 0 yorum
Senem Boyalı

Senem Boyalı

@senemboyali

İlk Orhan Pamuk kitabımdı. Kaldı ki Nobel ödüllü kitabından önce bunu okumam saçma mı oldu bilmiyorum. Ama kitabı hiçbir bilgi sahibi olmadan aldım. Okudum, okudum, ''şey''ler öyle yerleştirilmiş ki kitabın içine 10 yıl sürede yazdığını düşünürsek harika bence. Daha kitabı yazmadan müze fikrini de ortaya çıkarmış,ikisini beraber düşünmüş. Bu yüzden etkilendim ilk olarak. Kitabı yazıp sonra kitaptaki karaktere ait bir müze yapılsaydı çok ilgimi çekmeyebilirdi. Ama resmen Kitabın Müzesi var!!
İçinde bizi bekleyen sürpriz bir hediye de var üstelik,ama önce İstanbula gitmek gerekli..
Kitap hakkındaki düşüncem, hiç zorlanıp sıkılmadım okurken. Güzel güzel tatlı tatlı aktı gitti.. Ahmet Arifin Leyla Erbili sevişi gibi gelmişti başta. Karşılıksız, sadece sevgi. Bunu öğretti Kemal bize. Sevdiği insanı görebilmek, onunla aynı yemeği yiyebilmek için bunca fedakarlık inanın ben yapamazdım. İlk okuduğumda takıntılı bir aşık gibi gelmişti ama sonradan sadece bizim bencil düşüncelerimiz yüzünden böyle düşündüğümüzü fark ettim. Çünkü biz herşeyin bizim yararımıza olmasını, ve karşılık görmeyi isteyen canlılarız öbür türlü yılar, bıkarız. Ama kemal, ne kadar karşılık istese de bunun olmadığı sürede yılıp bırakmayarak bize büyük bir ders veriyor bence. Kitaptan alıntı yapacak olursak da ,''Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım'' sözü beni derinden yaralayıp bir yandan da mutlu etti. Ah Kemal dedim Ah! okuyup da pişman olacağınızı düşünmüyorum. Bence okuyun, en kötü ihtimalle okumuş olursunuz...

Ama unutmayın ki Bu kitabın Müzesi var! Umarım da giderim bir gün diye iç çekiyorum...
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 8 verdi
4 beğen · 3 yorum
Khayala H. (@xansuxeyu)
Ve Masumiyet Müzesi gerçekten İstanbulda varmı?
28.07.15 beğen cevap
Senem Boyalı (@senemboyali)
evet çukurcuma'da imiş :)
04.08.15 beğen cevap
Elif (@elif22)
bende sizinle aynı duyguları paylaşıyorum Kemal bize gerçek aşkın ne demek olduğunu öğretiyor bence kitabı okur okumaz müzeye gittim tesadüfen İstanbul a yolum düştüğü için o zamanlar ve etkilendim gerçekten uzun süre etkisinden çıkamadığım bir eser.
10.08.17 beğen cevap
Siyasi görüş olarak kesinlikle karşı olduğum, ön yargılı olduğum bir yazar ancak;
Kitabın en başından başlayıp ortalarına kadar süren ve insanda bir çırpıda okuma isteği uyandırması, bu bölümün aşırı sürükleyiciliği ve tabii ki başından sonuna kadar hakim olan olağan üstü bir betimleme sanatı, bunun devamında Kemal 'in ızdırapla geçen sekiz yılının anlatıldığı bölüm biraz ağır gelse de, saplantılı bir aşığın bu denli bir hayat sürebilme ihtimali olup olmadığının sürekli beyinde dönmesi hissi, sekiz yılın sonunda başlayan tekrar hız kazanan ikinci kavuşma bölümü de uyandırdığı merak ve sürükleyicilik ancak bundan sonraki hüzünlü ve etkileyici bir son bulması nedeniyle beni çok etkileyen ve sanırım hissettirdiklerini hep hatırlayacağım ve bazı bölümlerini zaman zaman açıp okuyacağım bir kitap. Ancak kitabın sonunda Ceyda 'nın fotoğrafı göstermesinden sonra sayfayı bir heyecanla çevirip arkasında Füsün 'un fotoğrafının bulunmasını o kadar istedim ki, olmayışına gösterdiğim sinkaflı tepki de onun içindi. ( her ne kadar karakterler gerçek olmasa da ) Kim dolu yaşıyor, kim boş yaşıyor, ne yaşıyoruz, yaşadıklarımız değer mi ... diye uzayıp giden onlarca soru ile insanı düşündürüyor ve gecenin ikisinde kitabın hüzünlü finali nedeniyle inceleme uzayıp gidiyor... Son olarak " şiddetle tavsiye edilir !"
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Fatma

Fatma

@sosyologclara

Size bugün Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni anlatmak istiyorum. Bu kitap benim Orhan Pamuk'tan okuduğum ikinci kitap, ilk okuduğum kitabı Kırmızı Saçlı Kadın'dı. Bu kitapları kıyaslayacak olursam Masumiyet Müzesi daha güzeldi.
Biraz da konusundan bahsedeyim, olaylar 1970'lerde geçiyor, karakterimiz Kemal kendinden 12 yaş küçük olan akrabası Füsun'la aşk yaşar, kitap ilk başlarda adetaagg bir Aşk-ı Memnu'ydu 😂 öyle söylim. 🎬 Kemal'le Füsun bir şekilde ayrılıyorlar, Kemal'le beraber yıllarca aşk acısı çektim resmen, aşık adamın gözünden hayatı, aşığı gördüm. Sevdiği kadının sigara izmaritlerini sakladı adam, koleksiyonunun en sevdiğim parçaları bu izmaritler. 📺 Kitabı okurken zaman zaman yeşilçam izliyor havasına kapıldım. 🎬 Kemal ne yardan geçtin ne serden bu konuda gıcık oldum ama Füsun da sütten çıkmış ak kaşık değildi. Biz Füsun gibi yapsak kezban tribi yapıyor derler. 😂 📺 Güzel kitaptı, dertlere gark olduğunuzda, güzel bi aşk romanı okumak isterseniz tavsiye ederim. 😊❤
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi
6 beğen · 6 yorum
Semih (@sc)
Okunacaklar listemden çıkardım, teşekkürler incelemeniz için.
27.08.18 beğen 3 cevap
Çetin Arzu (@cetinarzu)
istanbulda muzeye gitmenizi de tavsiye ederim
27.08.18 beğen 1 cevap
Oğuz V.

Oğuz V.

@oguzv

orhan pamuk'un yazınında beni çekmeyenin -tavlayamayanın- ne olduğunu bu kitabı okurken daha iyi anladım. rollo may okuyanlar bilecektir; "yaratma cesareti" adlı kitabında yaratıcı sürecin başlangıcında bir "karşılaşma"dan bahseder. orhan pamuk'ta sanırım "karşılaşma"lar yarım kalıyor ve ilham eserlerine sızamadığı için metinleri benim için hep bir pırıltı eksikliği içinde geçiyor, aradığım şeyi bir türlü bulamıyorum. kendisi de hep bahseder söyleşilerinde ilham'a çok izin vermem diye. yazar olmaya karar verip yazar olmanın bir sonucu olsa gerek bu; tasarının ilhamdan hep bir adım -orhan pamuk'ta belkide iki, üç adım- önde oluşu müthiş bir yaratıcı güce sahip olmasına rağmen, kitaplarının teknik üstünlüğüne rağmen içeriğin hacme oranla sığlığı beni bir okur olarak hamal yerine koyduğunu hissettirir.

sanırım "derdi olan" yazarla yazmak için yazan yazar arasında edebiyat tarihi boyunca -ne kadar klişe olsa da- kuvvetli bir ayrım kendini hissettirmeye devam ediyor.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 4 verdi
4 beğen · 1 yorum
Mehtap Ç. (@fulya68)
Benim de Orhan Pamuk'la aramın neden çok iyi olmadığı konusunda bana bir fikir verdi bu inceleme. Elinize sağlık!
06.10.14 beğen cevap

Masumiyet Müzesi - S41

Aşkım Sibel'in lise arkadaşı Yeşim, Pera Palas'ta nişanlanıyordu; herkes orada olacaktı, gittim. Sibel çok mutluydu, gümüş rengi parlak bir elbise ile üzerine örgü bir etol giymişti, bu nişanın bizimkilere örnek olacağını düşündüğü için her şeyle ilgileniyor, herkese sokuluyor, sürekli gülümsüyordu.
Murat Yıldırım tarafından eklenmiştir.
Rikudousennin

Rikudousennin

@hvvgl

Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum
Dilan Kepir

Dilan Kepir

@dilankepir

Her güne ertesi günün daha iyi olacağını, birazcık olsun unutmuş olacağımı umarak başlıyor, ama ertesi gün karnımdaki ağrıların hiç değişmediğini, acının sürekli yanan kuvvetli bir kara lamba gibi içimi karartmaya devam ettiğini hissediyordum.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum
İrem

İrem

@alkyone

Onun istanbul da bir yerde yaşadığını, gazeteleri açıp benim okuduğum haberleri okuyup benim seyrettiğim televizyon programını seyrettiğini hayal edip onu hiç görememek beni çok üzüyordu.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum
x

x

@afknfewf

"Her akıllı insan hayatın güzel bir şey olduğunu, amacının da mutlu olmak olduğunu bilir," dedi babam üç güzel kızı seyrederken. "Ama yalnızca aptallar mutlu olur. Nasıl izah edeceğiz bunu?"
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
Gamze Aksöz

Gamze Aksöz

@gamzeuzunay

Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an ,belki birkaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti..
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
315
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...
1177
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
84
KİTAP
Aşka İnananların Okuması Gereken En Romantik Kitaplar
Aşkın gücüne inananların ve aşksız yaşayamam diyenlerin mutlaka okuması gereken en romantik kitapları bu listede paylaşıyoruz...
756
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
yasemin yiğit

yasemin yiğit

@yaseminyigit665

Masumiyet Müzesi kitabında aslında Yeşilçam tadında sıradan bir aşk hikayesi anlatılıyor. Zengin bir ailenin oğlu olan Kemal Füsun adında uzaktan akrabası olan fakir bir kıza aşık olur. Kemal nişanlanma arifesindedir fakat daha ilk görüşte Füsun’a aşık olur ve onu her seferinde görmeye çalışır. Aralarındaki ilişki ilerler ve gizli gizli buluşmaya başlarlar. Fakat Kemal nişanlısından kurtulamaz ve onunla nişanlanmak zorunda kalır. Bunun üzerine bir daha Füsun’u göremez. Sürekli buluştukları daireye gider ama Füsun artık gelmez. Füsun’un yokluğuna dayanamayan Kemal nişanı atar ve zamanını Füsun’un eşyaları ile geçirmeye başlar.

Kemal babasını kaybetmenin acısını yaşarken eve gelen bir mektup ile yeniden hayat bulur. Füsun’un ailesinden bir taziye mektubu gelir ve bunun üzerine Kemal mektuptaki adrese gider. Fakat adrese vardığında Füsun’un evlendiğini öğrenir. Buna rağmen Füsun’dan vazgeçmez ve onu görebilmek için çeşitli bahaneler ile etrafında olmaya devam eder.

Kemal her ne kadar Füsun ile yeniden yakınlaşmak için her şeyi yapsa da Füsun’dan pek karşılık görmez. Bunun üzerine her seferinde Füsun’un bir eşyasını çalar ve biriktirir.

Kemal aynı zamanda Füsun’un kocasının filmi için tüm maddi imkanlarını kullanır. Füsun başrolde oynamak ister fakat kocası bunu kabul etmez. Onun yerine hoşlandığı başka bir kadını oynatır ve bunun üzerine evlilikleri bitme noktasına gelir. Kemal bu fırsatı kullanır ve Füsun’a olan ilgisini daha da arttırır. Füsun bunun üzerine bazı şartlar karşılığında Kemal ile evlenmeyi kabul eder. Bunun üzerine Kemal ve Füsun sözlenirler.

Kemal hayalinin gerçekleşmesi mutluluğu ile Füsun ve annesini tatile götürmeye karar verir. Fakat yolda kaza yaparlar ve Füsun hayata veda eder. Ağır yaralanan Kemal iyileştikten sonra Füsun’un yokluğunun acısına fazla dayanamaz. Bunun üzerine bir zamanalar Füsun’dan gizlice topladığı eşyalardan bir müze yapar. Dahası Orhan Pamuk’a mektup yazarak bu hikayenin roman olarak yazılmasını talep eder ve ortaya bu roman çıkar.
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Nur

Nur

@nursozen

 paylaşım fotoğrafı
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Nur

Nur

@nursozen

 paylaşım fotoğrafı
Masumiyet Müzesi harika bir yer, umarım hepinizin yolu düşer
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
elifgamzeyıldırım

elifgamzeyıldırım

@elifgamze905

 paylaşım fotoğrafı
Açıkçası güzel bulduğum kısımları olsa da Kürk Mantolu Madonna etkisi yaratmıyor. Gerçekçiliği etkilese de eksik bir şey var..en sevdiğim hatta sanırım tek sevdiğim Orhan Pamuk kitabı sonsuza dek Beyaz Kale olarak kalacak...
ataç ikon Masumiyet Müzesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Kahraman Özgül (@kahramanozgul)
“Kendi kendine eşya toplayan, bunları bir köşede biriktiren her takıntılı kişinin arkasında bir kalp kırıklığı, derin bir dert, açıklanması zor bir ruhsal yara olduğu anlamına geliyordu bu soru. Benim derdim neydi?"

Güzel kitap.. güzel kitap..
03.07.18 beğen 3 cevap