ara

Siddhartha

Siddhartha Konusu ve Özeti

Siddhartha
Doğu felsefesi ile batının popülerleştirdiği bireselcilik ve bireysel özgürlükleri harmanlayarak Budha ve Hint felsefesinin üzerine çıkmaya çalışmış, öğretilerini geliştirmi amaçlamış, ruhsal doyum arayanlara ilaç gibi gelecek bir kitap.
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750719394
Sayfa: 152 sayfa
Basım Tarihi: 2001
''İçinde anlatılan ortama karşın, çok Avrupai bir kitaptır Siddhartha. Bildirisi birey''le başlar; bireye Asya''daki öğretiye göre daha çok önem verilmiştir. Siddhartha, benim, Hint düşüncesinden kurtulup özgürleşmemin dışavurumudur. tüm dogmalardan kurtulmak için tuttuğum yol Siddhartha''ya götürdü beni; yaşadığım sürece de bu yolda ilerleyeceğim doğaldır... Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta.''
Hermann Hesse

''Genel olarak herkesçe kabul edilen Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış büyük bir başarıdır. Benim gözümde Siddhartha, Kutsal Kitap''tan kat kat üstün bir ilaçtır.''
Henry Miller
Siddhartha kitabı Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları listesinde yer almaktadır.

aslı seloğlu

@asli-seloglu

"Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her şey o an değişiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor." .. " Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez."

Kitapta alıntılamak istediğim çokça cümle vardı fakat 'nirvana' olanlar bunlardı sanırım. Bu cümleler vakti zamanında üstünkörü okuduğum, ama içinde kendini not ettiren bir paragrafa sahip, asla unutamadığım bir kitabı hatırlattı. Şibumi'de Travenian Şibumi'nin ne anlama geldiğini anlatırken diyordu ki:

Nichola: " Bu kelimeyi ne anlamda kullandınız efendim?"
General: " Herhalde belirsiz bir anlamda, üstelik yanlış olarak kullanıyorum, ya da bana öyle geliyor. Anlatılmayacak bir niteliği tarif etme çabası. Bildiğin gibi Şibumi; sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün. O kadar doğru bir söz ki, söylenmesine gerek yok. O kadar gerçek ki sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek. Sanatta Şibumi zarif bir basitliği ifade eder. Buna sabi denir. Felsefedeyse kendini wabi olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. Bir insanın kişiliğindeyse nasıl söylemeli... Hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? Onun gibi bir şey."

Vakti zamanında kendimi bulduğumu düşündüğüm bu satırlar yaşımın da küçüklüğü sebebiyle pek destek bulamamış, tabir-i caizse öksüz kalmıştı. İçimde serpilip büyüyecek yer yol bulamamıştı ya da ben öyle olduğunu sanıyorum. Fakat bugün bir hayli ön yargıyla okumaya başladığım Siddhartha, beni oldukça haksız çıkarıp öksüz düşüncelerimi sarıp sarmaladı adeta. Bir anne gibi kol kanat gerdi :) İçinde o kadar çok 'ben' buldum ki, ben de utanmasam şuncacık kitaba sarılacaktım =)
Burada eskiden bir üye beni çok az tanıyarak şöyle bir yorumda bulunmuştu : " Ruhun varoluşsal bir bunalım yaşıyor." Doğru muydu, o zaman belki. Gerçi bu sözlerin ne anlama geldiğini de anlamamıştım o zaman :D Zaman zaman yine öyle bir boşlukta hissetsem de bazı kitaplar yere daha sağlam basmamı sağlıyor misal bugün Siddhartha onlardan biri oldu.

Kitaplardan alıntı yapmayı seviyorum, ama bazen ne yalan söyleyeyim sadece yaptığım alıntıları okumanın yeterli olacağını düşündüğüm, keşke tüm kitabı okumasaydım ana fikir buymuş dediğim oluyordu. Ama bu kesinlikle öyle bir kitap değil. Okudukça alıntılayacak cümleler bulmaktan öte, yeni bir 'ben'le karşılaşıyorsunuz sanki. Ve bu da tekrar tekrar okunası yapıyor bir kitabı.

Benim başlangıçta yaptığım gibi sığ bir düşünceyle Budizmi anlatıyor işte diyenler varsa, o sığ kıyılardan derhal uzaklaşıp kendilerini korkmadan derinliklere bıraksınlar derim =)
Siddhartha
kitaba 10 verdi
5 beğen · 15 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Çok güzel ve samimi bir inceleme olmuş @asli-seloglu,yıllar önce okuduğum bu kitabı tekrar okuma isteği duydum. :)
29.09.17 beğen 1 cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Ben de ilk defa yaptığım bir incelemeden memnunum ayşe gülce :D genelde yapmıyorum yapsam da tüm düşüncelerimi aktaramıyordum. O yüzden içime sinmeyen, sırf okurlara az da olsa yol göstersin diye, yapmış olmak için inceleme yapıyordum. Ama bu incelemeyi neokur için değil kendim için yapmıştım. Okudukça tekrar okuma isteği oluşsun diye. Sende de aynı his oluşmuş ne güzel =)
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
@aysegulce demiş benim diyeceklerimi;Aslı ellerine sağlık...Ben bu sabah televizyonda haber izliyorken bir sel felaketinden bahseden -herhâlde bir Karadenizli arkadaş idi- bir vatandaşımızın ne söylediğini bildireceğim sizlere. @asli-seloglu , Trevanian'ın ŞİBUMİ başlıklı romanından ve Nichola: " Bu kelimeyi ne anlamda kullandınız efendim?" General: " Herhalde belirsiz bir anlamda, üstelik yanlış olarak kullanıyorum, diye bahsedince,aklıma geldi bu anekdot. Haberi sunan habercimizin,Sel felaketi yaşandı Rize Çayeli'nde,dedi,ossaat ekrana bakmaya başladım. Haberci hanım kayboldu,yerine bir erkek sesi geldi.Bu 'ses'i Karadenizli bir arkadaşımızın kendi telefonunun kamerasıyla seli çektiği görüntüleri gördüğüm ân duydum.Dedi ki : "Evet Arkadaşlar! Muhteşem bir gürültüyle sel geliyor!" Sabah sabah bu felaket haberine üzüleceğimi sanıyordum fakat kendime de sürpriz oldu.Bastım kahkahayı!
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Buna benzer bir kullanım da orta okul sıralarından aklımda kalmış. Öğrencinin biri coşkuyla: " Felaket güzel bişey hocam buu!" derken hocanın 'bu nasıl bir tabirdir' bakışı unutulmazlarım arasında. 👀
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Felaket güzel bi' şey,diyeni ben de duydum. Daha fenası var. Bir iş arkadaşım -sarışın bir hanım idi- bir gün ofiste sel salgınlarından bahsetti! Kocası ofisteydi o esnada. "Kızım sel salgını olur mu yaaa;hastalık mı bu? diye sormuştu!
29.09.17 beğen cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Zıtlıkların kavramı pekiştirmesi gibi bir şey bu . Lise yıllarımda ben de korkunç güzel derdim o yüzden felaket güzel tanımı garip gelmedi bana, ama sel salgını efsane olmuş gerçekten.. :))
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Bu en fenasıymış 😁 ama niye özellikle sarışın diye belirttiniz anlamadım 😑 anladım da anlamadım 😅 bu arada tüm anekdotlarınızda soyadımla var olmam felaket bir tesadüf olmuş! 😂
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Korkunç güzel 😨 demek ki bir zamanlar duygularımız o kadar fazlacaymış ki klasik tabirler yetmez olmuş. Artık bana da normal gelmeye başladı felaket güzel tabiri, korkunç olandan sonra 😅
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
"(...) bu arada tüm anekdotlarınızda soyadımla var olmam felaket bir tesadüf olmuş! " Görmüştüm!.. Yani "fark etmiştim." ;)
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Ee,sarışındı birlikte çalıştığımız hanım arkadaşım.Aklıma geldi güldüm;şu pizza fıkrasını bir defa daha anlatacağım! Sarışın kadın pizza istemiş.Tezgâhtar çıkarmış pizzayı fırından,çekmiş pizzayı önüne : Altıya mı böleyim Hanımefendi yoksa sekize mi? diye sormuş. Ayy,sekiz parça çok olur,siz onu altıya bölün,demiş!.. :D
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Madem bu fıkra da geldi, "anladım da anlamadım" dememin içini doldurayım. Bilimsel olarak erkeklerin sarışın kadınlardan hoşlanması bir gerçek. E sarışın kadın aptaldır da kalıplaşmış bir tabir - artık ilk kim çıkardıysa! - . O halde kadının aptalı mı makbuldür? Bazı kalıplar var ki ciddi sorgulanması gerekiyor kullanmadan önce. Sarışın bir kadının incimesini geçtim, aptal olmadığını düşünen herkeste bir burukluk yaratır bu. Böyle kullanmak istemediğinizi varsayarak "anlamadım" diyorum :)
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Bin dereden su getirdin Aslı! :D

Hep birlikte gülelim,demiştim,fırsat vermedin!

Hüküm : Erkekler sarışın kadınlardan hoşlanır.

Hipotez : Sarışın kadınlar aptaldır.

İspat : Erkekler aptal kadınlardan hoşlanır.

Bu mudur demek istediğin Aslı? Yurdumuzda Kemal Sunal çöpçülerle ilgili bir film çevirdi;çöpçüler ayaklandı.Kemal Sunal postacılarla ilgili bir film çevirdi.Postacılar ayaklandı misali...

Ben boşa laf etmiş olmayayım sana bir sarışın fıkrası daha anlatayım ama önce senin bir "sarışın" fıkrası anlatmanı rica ediyorum Aslı.
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Aslında bu sarışın mevzusu her döndüğünde söylemek istediklerimdi bunlar, buraya kısmetmiş :D Çöpçüler kralı olayındaki alınganlıkla bu farklı. Ben toplumun yarısını oluşturan 'kadınlardan' ve genel bir toplumsal bilinçten bahsediyorum, ama ne bilinç! Bilinçsiz bir bilinç bu. Bilinçaltı olduğu için de kimse kabul etmiyor tabi ki. Böyle ufak tefek şeyleri düşünmek fıtratımda var engel olamıyorum Semih Bey :) Sarışın fıkrası bilmiyorum ben, hatta normal fıkra da bilmem 😕
29.09.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Sarışın fıkrası bilmiyor musun? Peki. :) Başına sarışın hanımlarla ilgili bir hâl de mi gelmedi Aslı?!..

Söz verdiğim üzere ben anlatacağım fakat fıkra olmayacak ama "anı" olacak...

Yıllar önce Taksim Meydanı'ndaki The Marmara Oteli "Etap Marmara Oteli" idi ve ben orada çalışıyordum.Devredildi sonra Otel 'The Marmaracılar'a.

Bir gün,otel içerisindeki Orient Ekspres nam adlı restoranın tren gibi uzun salonunun en sonunda oturuyordum. Şefler,garsonlar bu kapıdan yemek salonuna koca koca tepsilerle yiyecek taşıyorlar.Kapı mutfağa bağlanıyor ve elbette garsonların mutfaktan o tepsilerle rahat çıkabilmesi için salona doğru açılıyor bu "personel kapısı".

Otelimizin yiyecek ve içecek müdürü hanım idi.Sarışındı. Pek hoş,pek alımlı,yuvarlak hatlara sahip, balıketinde,çekici bir hanımdı.

Salonun cümle kapısından işte bu yeni müdürün girdiğini gördüm.

Geldi,geldi,geldi ve o bahsetmiş olduğum personel kapısından içeriye girmek istedi.

İttirdi kapıyı.

Açılmadı kapı;kımıldamadı bile katiyyen!

Sarışın müdire hanım Kapı koluna asıldı;kendisine doğru çekti ve ossaat "Pardon" dedi.

Tek başınaydı!
29.09.17 beğen cevap
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Bu olayın bir benzeri sarışın olmayan bir tanıdığımın başına gelmişti ki hatta kendisi öğretmenimizdi. Hatta hepimizin başına gelebilir böyle şeyler ;) Eğer gülmem için anlattıysanız sağolun varolun tebessüm ettim :)
29.09.17 beğen cevap

Hilal Özdemir

@cokfuzuli

Öncelikle kitabın çok şık bir dili var. Belki de Doğu felsefesinin naifliğinin, sadeliğinin getirisidir bu; akıp gidiyor.

Tamamen farklı bir kültüre ait bu kitap insanı araştırmaya itiyor. Hint kültürü ve Budizm inanışına ait birçok şey öğreniyorsunuz. Bu yanıyla öğreticiliği ikiye katlanıyor.

Öncelikle üç yüce edimi tanıyoruz: Oruç tutmak, yürümek ve düşünmek. Özellikle oruç tutma konusu öyle bir işlenmiş ki farklı bir bakış açısı kazandırıyor insana. Kitabı okurken Budizm inancından kopuyorsunuz zaten, kendi kültürünüzle arasında bir fark göremiyorsunuz. Yazar o evrensel dili yakalamayı çok iyi bilmiş.

Kitaptaki ırmağın ve iki yakası arasındaki geçişi sağlayan salın ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum. Irmağın bir yakasında dünyevi zevklere kendini kaptırmış olanlar, diğer yakasındaysa maneviyatı tercih edip dünyadan kendini soyutlayanlar bulunuyor. Bu da insana cennet ve cehennemi çağrıştırıyor. Siddhartha ise ırmağın iki yakasında da yaşamadan aydınlanamıyor. Kitapta geçmeyen ama kitabı anlamaya yardımcı olacak bir bilgi de, ırmağın sesini dinlemesini Siddhartha'ya salık veren Vasudeva'nın, Sanskritçe'de ırmak tanrısı anlamına gelmesi. Vasudeva'nın yardımıyla aydınlanan Siddhartha'nın sonunda vardığı sonucun ise bizim tasavvuf anlayışımızla (Tümtanrıcılık) çokça bağdaştığını göreceksiniz. Her şeyi tanrının bir parçası ve onun yansıması olarak görmesi ve bundan dolayı doğadaki her varlığı ayrıca sevmesi, onu, dünyevi hiçbir şeyi sevmeyen ve de dünyevi işlerle uğraşanları kendilerinden aşağı gören Samana'lardan ayıran yönüdür artık. Tam da burada Yunus Emre'nin şu sözü geldi aklıma :) “Yaratılanı hoş gör, Yaradan'dan ötürü.“

Ayrıca kitabın sayfalar boyu söylemeye çalıştığı önemli bir şey daha vardı: Bu da aydınlanmanın yol göstericilerin öğretilerini dinleyerek gerçekleşemeyeceğiydi. Aydınlanma ancak kişinin kendi yolunu, kendi çıkarımlarıyla bulmaya çalışmasıyla gerçekleşebilirdi.

Son olarak da şunları söyleyebilirim. Zaman ve sabırla ilgili kısımlar kesinlikle ufuk açan cinstendi ama benim dikkatimi daha çok çeken bir şey vardı: Güler yüz. Nasıl da etkileyici ve önemli bir şey olduğunu insan sürekli unutuyor. Sadece bunu hatırlatması için bile defalarca okuyabilirim.
Siddhartha
kitaba 8 verdi
24 beğen · 2 yorum
Ergün Çil (@ergun-cil)
teşekkürler u yorum için. Kitabı daha iyi anlamama sebep oldu gerçekten... Bazı yerlerini tam anlamamışım sanırım.
07.10.14 beğen cevap
Hilal Özdemir (@cokfuzuli)
Rica ederim, faydam olduysa ne mutlu :)
07.10.14 beğen cevap

Nesli

@nesli

Uzun bir zaman boyunca uzaktan baktığım bir kitaptı Siddhartha. Kitapçılarda önümde belirdi, internette gözüme takıldı, okumamı tavsiye edenler oldu. Yorumları okumak yerine kafamda kurarak, Buddha ile ilgili bir hikaye, ilgimi çekmez diye düşünüp durdum.
Okuyorum ama ön yargılarımdan sıyrılamamışım dedim kitabı bitirdiğimde.(özeleştirim bitti)

Düşünmek, beklemek, sabretmek, oruç tutmak ve büyü yapmak.. Siddhartha böyle yetenekleri olduğunu söyleyen, kendini arayan biri. İlk başlarda onunla tanıştığımızda böyle biri en azından. Ailesinden dua etmenin, rutin olarak bir Brahman'ın sahip olduğu hayat düzeninin ruhunu tatmin edememesi üzerine ayrılıyor. Samana denilen, çilecilere katılıyor en yakın arkadaşı Govinda ile birlikte. Samanalar dışarda yatıyorlar, sürekli oruç tutuyorlar, etraftan yiyecek dilenerek ve gezginlik yaparak yaşıyorlar. Sonra bir gün bir adamdan bahsedildiğini işitiyor Siddhartha. Gotama. Bu bizim bildiğimiz Buddha aslında.

Samanalardan, onların öğretisiyle de yetinemediğinden ayrılıyor Siddhartha. Aslında öğretiden kaçıyor bir nevi. Gotama ile tanışıyor ancak başkalarının kapıldığı gibi onun büyüsüne kapılıp yanında kalmıyor, kendi yazısının peşine düşüyor.

Kitabın bu kısmından sonrasını tahmin ettiysem de sonu beklediğim gibi değildi. Yazara hayran oldum.

Aslında hiç varolmayan zaman kavramının etrafında yaşadığımız hayatlarımızda, hepimiz bir şeyler arıyoruz. Bazen tek bir şeye odaklanıp ardından koşuyor geri kalan ne varsa kaçırıyoruz. Gözümüzün önündeki o ihtiyaç duyduğumuz şeyi göremiyoruz. Kitapta en etkilendiğim kısım buydu.. Aramaktan dolayı bulamamak. Nasıl da doğru.

Öğretilenlerin peşinden giderek öğrenemiyor insan. Yaşadıkları yine aynı çaresizlik oluyor aslında. Kendi yolunu çizebilmek, onun götüreceklerini göze alabilmek ve bazen çok şeyden vazgeçmek gerekiyor. Hayatın akışı içerisinde sürüklenerek yolu bulabiliriz diyor bence Hesse. Kendimizi arıyorsak çok da uzağa bakmamalı, içine dönmeli insan. Dönmeli ama kendinde kaybolmamalı. Düşünmek, sabırlı olmak gerekli erdemler evet, ama bunların yanında tutunduğumuz nesneler, insanlar da fikirler kadar gerçek. Sevmek gerek bir de.
Tavsiye ederim.
Siddhartha
kitaba 8 verdi
4 beğen · 1 yorum
Çağrı Akhan (@cagriakhan)
[silindi]
10.10.17 beğen cevap

@

Okunmaya değer bir eser.
Eseri bitirdim ve okumayı düşünen arkadaslara fikir vermesi açısından yorumlarımı paylaşmak istedim. Her ne kadar eser genel olarak dünyanın insana sunduğu fani hazlardan uzaklaşıp; esas olan öze, bilgeliğe ulaşma serüvenini Siddhartha isimli kahraman üzerinden ele alsa da eserde okuyucuya yansıtılmaya çalışılan tek bir fikir olmadığını farkettim. Siddhartha'nın bilgece bir yaşama, kendi özüne, yaratılış amacına ulaşma noktasinda inişli çıkışlı tavırları net bir şekilde ifade edilmiş. Herman Hesse'nin Buddha öğretisine duyduğu alakanın eserde bu öğretiye fazlasıyla vurgu yapılmasında en büyük etken oldugunu düşünüyorum. Ilk etapta kitabı okurken Siddhartha isminin kullanilmasinin Siddhartha Gautama ile bir ilgisi olup olmadığı konusunda emin olamamıştım. Fakat ilerleyen kısımlarda bu kanaatim kesinleşti. Bir prens olan kahramanımız Siddharta anlatilirken, aslında yine onun gibi bir prens olan Buddha Siddhartha Gautama'nın hayatı yansıtılmıştır. Buddha öğretisi çerçevesinde oruç tutmak, sabretmek gibi bahsedilen birtakım olgular eserin evrenselliğini de gözler önüne seriyor. Bu olgular pek çok dinde ya da öğretide yer alan konular olduğu için bir Müslüman, Hristiyan ya da Budist v.s. kendi dininden/öğretisinden pek çok şey bulabilir eserde. Eminim ki her okuyucu kendi bilgi birikimine ve düşünce yapısına göre bu eserden farklı yorumlar çıkarabilir. Çünkü yorumlara fazlasıyla açık bir eser. Ayrıca kitapta beni en çok etkileyen ve üzerinde bir müddet düşündüğüm kısım bilgeliğin asla öğretilemeyeceği, ögretilebilecek olan şeyin sadece bilgi olduğuydu. Okunmaya değer, akıcı ve bir çırpıda bitirilebilecek bir eser.
Siddhartha
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum

özgür özer

@ozgurozer

arayıp bulamadıklarımız belkide sahip olduklarımızdır
en iyi öğretmen hayatın ta kendisidir. hermann hesse masalsı anlatımı ile bizi siddhartha ile bir yolculuğa çıkarıyor bu kitabında. hakikatin peşinde genç bir brahman'ın peşinden sürükleniyoruz bizde. gözlerimiz de bilgiye karşı tutku ile yanan yıldızlar, yüreğimizde bilgiye olan özlemin kavruk ateşi.

ama dikkatli olmakta fayda var; aramaya kendimizi fazla kaptırıp bulduklarımızın farkına varamamış olabiliriz belkide. yol bizi o kadar büyülemiştir ki ileriye bakmaktan çevremizi göremeyecek kadar kör olabiliyoruz bazen, ya aslında aradığımızı çoktan bulmuşsak ve bunun farkında değilsek? siddhartha bize her şeyin, herkesin bize öğretecek muhakkak bir şeyleri olduğunu anlatıyor, sadece kibre kapılıp dinlemekten vazgeçmediğimiz sürece öğrenebileceğimiz bilgiler bunlar. bazen bilmenin yetmeyeceğini, tecrübe etmeninde gerekli olduğunu, bilginin aktarılabileceğini ancak bilgeliğin kendimizin edinebileceğimiz bir olgu olduğunu öğreniyoruz bu genç adamla birlikte. bazen bir tüccar, kumarbaz, bedenini para karşılığında satan bir yosmanın da bize öğretecek hayat dersleri olduğunu, küçümsemek yerine onları anlamamız gerektiğini öğreniyoruz.

hayat sürekli akıp duran bir nehir gibidir. kimi yerlerde sakin akar, kimi yerlerde coşkunca sert kayalara çarpar bizi. içinde binlerce yaşam barındırır bir nehir. kimi zaman kollara ayrılır bölünür, tıpkı dostlarımızla ayrıldığımız gibi, ama nihayetinde yeniden bir araya geliriz, eğer ki aynı şeyleri düşlüyorsak. siddhartha bize bir nehirden dahi birçok şey öğrenebileceğimizi anlatıyor.
Siddhartha
kitaba 9 verdi
7 beğen · 0 yorum

Siddhartha - S41

Birden Govinda ileri fırlayarak gençlik dostunu bir kez daha kucakladı. Ardından yeni keşiş arasında katıldı.
Onur Tüzüngüven tarafından eklenmiştir.

SILA

@bilkenter

"Bizim gibiler belki sevemez. Çocuk insanlar yapabilir bunu; bu, onların gizidir."
Siddhartha
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
38 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

"İnsanların büyük çoğunluğu, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varmaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar."

Syf;77
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
18 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

-tüm günahlar bağışlanmayı,tüm küçük çocuklar yaşlıyı,tüm bebekler ölümü,tüm ölenler sonsuz yaşamı içinde taşır.Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez.

Syf;140
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
18 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

Hiç bir gerçek yoktur ki , karşıtı da gerçek olmasın! Yani şöyle ; Bir gerçek tek taraflıysa dile getirilip sözcüklere dökülebilir. Düşüncelerle düşünülüp sözcüklerle söylenebilen ne varsa tek taraflıdır. hepsi tek taraflı hepsi yarım, hepsi bütünlükten,mükemmellikten ve birlikten yoksun.

Syf;139
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
14 beğen · 0 yorum

Tokmakan ♌️

@tokmakan

Bilgelik bir başkasına anlatılamaz;bir bilgenin başkalarına anlatmaya çalıştığı bilgelik aptalca bir şey gibi gelir kulağa..Bilgi bir başkasına aktarılabilir,bilgelikse hayır.Bilgelik keşfedilebilir,bilgelik yaşanabilir,bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı,bilgelikle mucizeler yaratılabilir ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.

Syf;139
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
14 beğen · 0 yorum
205
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
546
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
159
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
742
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
9
KİTAP
Nobel Ödüllü Yazarların En İyi Kitapları
Gabriel Garcia Marquez, William Golding, Hermann Hesse ve daha fazlası... Nobel Ödülü'ne layık görülen tüm yazarların mutlaka...

Buse Aydoğan

@buseeaydogan

Başka bir yaşamı yargılamak bana düşmez. Ben kendi yaşamımı yargılamalıyım. Ben seçip ben yadsımalıyım.
Hermann Hesse, Siddhartha
Siddhartha
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 0 yorum

Red Red

@khaos

"Şık giyimli bir kentten geçerken ağzı küçümsemeyle büzüldü. Tacirlerin ticaretle uğraştığını, prenslerin avlanmaya gittiğini, yaslıların ağlayıp sızlayarak ölülerin yasını tuttuğunu, fahişelerin gelip geçenlere kendilerini peşkeş çektiğini, hekimlerin hasta tedavisiyle uğraştığını, rahiplerin ekin ekilecek günü saptadığını, sevgililerin seviştiğini, annelerin çocukları emzirdiğini gördü, ama bütün bunlar gözlerinin bakışına değmeyecek şeylerdi, hepsi yalan söylüyordu, hepsi pis pis kokuyor, yalan dolan kokuyor hepsi, hepsi soyluluk, mutluluk ve güzellik bağışlayan şeylermiş gibi sahte bir izlenim uyandırmaya çalışıyordu, ama her şey gerçekte çürüyüp kokuşmaydı yalnızca. Dünyanın acı bir tadı vardı. Eziyetti yaşamak."
EK 1
Twitter kullanıcı adım Red, bildiğimiz Red @bs, beni anın fotosuna şutlamışlar @bs, olmaz ki böyle @gulcann yoksa sen misin bunu yapan??? Şike var. Kurtarın beni anın fotosundan 😱😱 @bs yardım et!!! 03.04.18
Siddhartha
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
27 beğeni · 16 yorum
Red Red (@khaos)
Oldukça sade, minimalist bir kompozisyon, yarışıyorum ben!!! 🙋🙋🙈
03.04.18 beğen 1 cevap
Zeynep Y.☂️ (@zeynepy)
Bu kitap o kadar güzel ki konsepte bile ihtiyacı yok bence 🤗🤗
03.04.18 beğen 2 cevap
erhan - ramazan (@munzevi)
Boşluğu varlık olarak kabul ediyorsa demek... :)
03.04.18 beğen 2 cevap

Selma Kavurmacıoğlu

@selmakavurmacioglu

Siddhartha, müthiş çekici bir kitap...
Siddhartha
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
18 beğeni · 6 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsah-sonmez)
Evet ben çok beğendim. Keyifli okumalar,
28.03.18 beğen 2 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
@gulsah-sonmez kitabı görünce aklıma siz geldiniz. bu kitabı da okuma listenize almanız için bir not bırakmak istedim. sonra sizin mesajınızı gördüm ... benim de severek okuduğum bir kitaptı Siddartha ...
28.03.18 beğen 2 cevap
Selma Kavurmacıoğlu (@selmakavurmacioglu)
Ben de şimdi bitirdim, gerçekten rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap.
28.03.18 beğen 1 cevap

Gülşah Sönmez

@gulsah-sonmez

Kendi içimizdeki dingin yer...
“Sen de benim gibisin, insanların büyük çoğunluğundan farklısın. Kamala’sın sen, yalnızca Kamala; içinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var, ne zaman ister sen benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin. Pek az insanda vardır bu, oysa herkes buna sahip olabilir.”

İstediği ve ihtiyaç duyduğunda insan,içindeki o dingin yere giderek, rahatlayabilir ve huzur duyabilir. İnsan bu satırları okurken bile o sakin yerde hissediyor kendini...
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
10 beğeni · 1 yorum
Eseflal (@eseflal)
Kesinlikle öyle 😇
23.02.18 beğen 1 cevap

Gülşah Sönmez

@gulsah-sonmez

Başlıyorum...
Başlıyorum...
Hani bazı incelemeler vardır, incelemeyi okuduğunuzda kitabı merak edersiniz. “Okumalıyım” dedirtir o satırlar insana. İşte o incelemelerden birini okudum ve karar verdim bu kitaba başlamaya.
Teşekkür ediyorum @eseflal.
Siddhartha
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
19 beğeni · 8 yorum
Eseflal (@eseflal)
😅 ben tesekkur ediyorum @gulsah-sonmez 😇 ve hem utandim hem onure oldum 😇 bitirdiğinde senin de dusuncelerini dinlemek, uzerine sohbet etmek isterim 😇 keyifli okumalar diliyorum 😇
22.02.18 beğen 2 cevap
ruhadam (@ruhadam)
Az kaldı alıntıda beni geçiceksiniz :)
22.02.18 beğen 2 cevap