ara

İnci

İnci Konusu ve Özeti

İnci
Çevirmen:
Yayınevi: Sel Yayıncılık
ISBN: 9789755705866
Sayfa: 102 sayfa
Basım Tarihi: 2011
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen John Steinbeck'in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Tomris Uyar'ın sunuş yazısında belirttiği gibi, "İnsanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun." Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir. Bir Meksika halk hikâyesinden esinlenmiş İnci, bir zamanlar İspanya Kralı'na büyük zenginlikler getiren bir koyda yaşayan fakir bir inci avcısının, Kino'nun ve ailesinin hikâyesini anlatır. Kino'nun çocuğunu kurtarmak umuduyla daldığı denizden çıkardığı eşi benzeri görülmemiş inci, yalnızca umut değil yıkım da getirecektir. İncinin özü insanların özüne; Kino'nun kulaklarında çınlayan ve kasabaya yayılan İncinin Türküsü, ailenin, kötülüğün, umudun ve düşmanlığın türküsüne karışacaktır. Steinbeck, Kino'nun derinliklerden söküp çıkardığı inci ile içinde yaşadığımız dünyaya ve insanın dramına ışık tutuyor.
İnci kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

NERGİS

@nergis1907

"" Karıncalar çalışmaya başlamışlardı bile. Kimileri büyük, parlak ve kapkara gövdeli, ötekiler küçük, daha açık renkli, ama hepsi tez canlıydılar. İri bir karıncanın kazarak hazırladığı kum tuzağından kaçıp kurtulmaya çalışan küçük bir karıncayı izlerken Kino düşünüyordu. Tanrı karıncaları yaratırken bile ayrım gözetmişti. "" En çok bu sözü beğendim kitapta

Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Ve çok sevdim.
Kino, Salinas kasabasında yaşayan ve dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan eski bir kayıkla geçimini sağlayan taşralı fakir bir balıkçıdır. Yaşadığı bölgede büyük bir inci resifi olan La Paz adlı bir bölge vardır ve Kino da arada sırada bu bölgede inci aramaktadır. Kino'nun Juana eşi ve Coyotito adında bir de bebeği var.

Kino'nun Juana ile birlikte kahvaltı yaptığı bir sabah, Coyotito'yu aniden akrep sokar. Kino akrebi hemen öldürür ama artık çok geçti. Zehir bebeğe geçmişti. Juana hemen oğlunun omzundan akrep zehrini emip tükürmeye başlar. Coyotito'nun omzu kızarıp şişmeye başlamıştır ve gittikçe daha kötüleşmektedir. Kino ile Juana Coyotito'yu doktora götürmeye karar verirler. Fakat oldukça açgözlü, zalim bir adam olan doktor, paraları olmadığı için Coyotito'yu tedavi etmeyi reddeder ve evinin kapısından kovdurur. Ve her şey burada başlar. Ailemiz o kadar saf ve bilgisiz ki sanırım en çok bu etkiledi beni. Tabi yazarımızın anlatım tarzı etkili olan bunda.

Doktorun çocuğa bakmaması aileyi en iyi bildikleri işe yönlendirir. İnci aramaya... Bunun üzerine Kino yanına karısı ve oğlunu da alarak inci aramaya çıkar. Amacı para edecek büyük bir inci bulup oğlunu tedavi ettirmektir.

Bu sırada Kino ise hayal ettiğinden çok daha büyük bir inci bulmuştur.
Bulmasamıydı daha iyi bilemedim. İnciyi bulmalarından sonra başlarına gelenler. Kaldıkları zor durumlar...
Gerçekten okunması gereken bir kitap. Paranın insanlar üzerinde ki etkisi. İnsanların çıkarları söz konusu olduğunda söyledikleri yalanlar. Hepsi ve daha fazlası bizi bekliyor.
İnci
kitaba 10 verdi
7 beğen · 0 yorum

Ayşe erol

@ayseerol

Kino adlı denizci karısı juana ile birlikte Salinas’ta, saz evinde yaşayan fakir bir aile. ilk çocuklarının hastalıktan dolayı ölmesiyle ikinci çocuklarına gözleri gibi bakarlar ama bir sabah bebeği akrep sokar. Kino hemen çocuğunu doktora götürür fakat doktor parasız hiçbirşey yapmayan vicdansızın tekidir. Evine dönen kino işini yapmaya devam eder ama çocuğu için daha derine dalıp görenleri hayrete düşüren dünyanın en güzel incisini bulur tabi ağızdan ağıza yayılan bu bilginin inci alıcılarına ulaşmadıysa onlarda ağız birliği yaparak kino'yu oyuna getirmeye çalışır.

Düşmanın dost,dostun düşmana dönüşmesi.
aç gözlülüklerin,çıkarlarını herşeyin üzerinde tutan insanların ve büyük umutlarla çıkarılan incinin felakete dönüşen hikayesi...

Ben keyifle okudum okumak isteyenlere tavsiye ediyorum :)

Kitapla Kalın
İnci
kitaba 9 verdi
9 beğen · 0 yorum

Oz

@oznurs26

Fakir bir kasabada yaşayan aile ve bu ailenin bebeğini akrep sokması ile başlayan acıklı öyküsü. Aile fakir, doktor ise paragöz olduğu için çocuğu tedavi etmez. Daha sonra ise babanın yani Kino'nun denizde bir inci bulması ile olaylar gelişir. Metinde sürekli bir şarkı çalmaktadır, zaman zaman bu aile,düşman, denizaltı olarak değişiyor. Bu şarkı metin içinde değişiklik gösteren duyguları belirtiyor. Bu inci ile herkes hırslanır, inci kendilerinmiş gibi hayallere dalar ve kaçınılmaz son olarak aile kasabadan kaçar. Bu inci, insanların yine elindeki ile yetinmediğini, özsaygınlık ve güvenin yitimini, insanlara güvensizliği ve hileyi simgeliyor. Kolay okunmasına rağmen kitap beni tam olarak kendine bağlayamadı. Kitabı eğer lise zamanlarımda okusaydım eğer eminim daha çok sevebilirdim. Ve dram olarak eski türk filmlerine benzettim ben nedense.
İnci
kitaba 7 verdi
3 beğen · 0 yorum

eda önbey

@edaonbey

Ah kino ah değermiydi .....
STEINBECK'ten bir başyapıt daha.Yoksul bir denizcinin bebeğini bir akrebin sokması ve ardından büyük bir inci bulmasıyla gelişen olayların anlatıldığı bu kitapta,Kino’nun çevresindekilerinin inciyi ele geçirmek her türlü yola başvurmaları,insanların para için herşeyi yapabileceği gerçeğini,yoksul ve cahil insanların yaşamın kendileri için hazırladığı yaşam çizgisinin dışına çıkamamasını yansıtır.
Bulduğu inci ile hayatlarının daha iyeye gideceğini düşenen fakir bir ailenin incinin getirdiği uğursuzlukla hayatlarının kötüyeye gitmesini anlatıyor.Okumalı,okutmalı....
İnci
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum

Halenin Haresi

@haleninharesi

Steinbeck'in İnci'si..
Steinbeck okumayı hep sevdim. Fareler ve İnsanları, Gazap Üzümleri' ni..
İnsanları, toplumları nasıl da etileyici bir şekilde dile getirir.
İnsanın insanla ve doğayla ilişkisini, zengin fakir, köle-efendi ilişkisini, toplumun her türlü kademesinde yaşayanların ilişkilerini tüm çarpıcılığıyla kaleme alır. Bu nedenle Steinbeck mutlaka okuması gereken yazarlardandır. İnci, bir ailenin tek çocuklarını bir akrebin sokmasıyla başlıyor. Bu küçük aileden bir toplumu görebiliyor. Bu küçük pencereden yoksulluğun acımasızlığını ve para hırsının gücünü görebiliyorsunuz.
İnci
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum

İnci - S41

Kino karısının yanına çömeldi. ''Doktor anlamış demek ki,'' dedi. Aslında bunu laf olsun diye söylemişti,çünkü şüphe zihninde kol geziyordu.Aklına o beyaz toz gelmişti.Juana olduğu yerde sallanıyor,belki tehlikeyi savuşturur umuduyla, inler gibi bir sesle Ailenin Şarkısı'nı mırıldanıyordu.Bebek kucağında çırpınıp devamlı kusuyordu.Kino kuşkular içindeydi.Kötülüğün müziği zihninde uğuldamaya başlamış,Juana'nın şarkısını neredeyse bastırmak üzereydi.
Mehmet Fatih Şık tarafından eklenmiştir.

ahmet-samsa

@samsa

Doktor, bu saz kulübeler topluluğuna hiç adım atmamıştı. Neden atsındı ki, kasabanın kerpiç evlerinde oturan zenginlere ayırdığı zaman yetmiyordu bile, işi başından aşkındı.
İnci
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Konuşma yalnızca bir alışkanlıktı Kino'ya göre. Söze ne gerek vardı ki.
İnci
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum

ahmet-samsa

@samsa

...derler ki yanında korku taşıyormuş, patlayacak bir fırtına kadar ürkütücüymüş. Derler ki ikisi de insan deneyiminden çok uzaklara düşmüş gibiymişler, acıdan geçip acının öte yanından çıkmışlar...
İnci
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum

sena

@senatasoz

Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir.

Sayfa 39
İnci
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 3 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
"(...) Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün" de ne demek oluyor? Çevirmenimiz Türkçemizde bitişik fiiller arasında "hayal düşünmek" diye bir fiil olmadığını bilmiyor mu? Olanlardan bir kısmı işte şöyledir : hayal etmek,hayal kurmak,hayal olmak,hayale dalmak,hayale kapılmak,hayalinden geçirmek.Buna göre bitiş tümcesi değiştirilmesi gerekir!..
22.11.17 beğen 1 cevap

Karartı

@kararti

Konuşma alışkanlıktan başka neydi ki; sözsüz de anlaşabilirdi insanlar…
İnci
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
750
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
18
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken John Steinbeck Kitapları
1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, ABD'li yazar John Steinbeck'in herkes tarafından okunması gereken en...

Mehmet

@yoldas

" İncinin özü, insanların özleriyle karışınca ortaya acayip karanlık bir tortu çıkıyor, sonra çökeliyordu." (S 33 inci)

Aziz Nesin ise Surname kitabında şöyle diyordu;
"İnsan koskocaman bir canlı çöplüktür ki, insan denilen bu çöplüğü herhangi bir çöplükten ayrımı, en pis, en iğrenç olanının içinde bile, ama içinin ta bilinmeyen bir yerinde, dünyalar değerinde, değer biçilmez değerde bir cevherin, insanlık cevheri olan cevherin bulunmasıdır. Kimi mutlu insanların bu cevheri dışta kaldığından yada kolayca dışa vurduğundan yada olanakları bulunduğu için aranıp dışa çıkarıldığından, onlar pırıl pırıl parlar; ama kimilerinin cevheri öyle derinde, derininde derininde bir yerdedir ki, kimse de çıkarılmasına yardım etmediğinden, onlar da cevherleri hiç ışımadan, hiç parlamadan, cevherleriyle birlikte ölürler.
İnsansa, insanlık cevheri olmayanı olmaz. Kendiliğinden yada yardımla, nasıl olursa olsun cevheri ışıyanların insanlık görevi, cevheri dipte kalmış öbür canlı çöplükleri de hiç usanmadan eşeleyerek, o insanların derinlerinde bir yerlerinde gizli kalmış cevherlerini dışa çıkartıp parlatarak dünyanın karanlığını o cevherin nur yalazlarında boğup, yakıp, yok ederek, yeniden yepyeni, aydınlık bir dünya yaratmaktır.
Hayri arkadaş, buraya kadar söylediklerimi sana söyleyecek çok bulunur. Çünkü işin asıl zor bu değildir. Bundan da önemli insanlık görevimiz, yüzyıllardır denenmiş, ama sonuç alınmamış olan tek tek insanların cevherini aramanın tek insanı kurtarmak, daha doğrusu kurtardığını sanmak olsa bile, bunun insanları, bütün insanlığı kurtarmak olmadığını, herkes kurtulmadıkça hiç kimsenin kurtulamayacağını artık anlayarak, her insan cevherinin ışıyacağı koşulda ortamı yaratmaktır." ( Surname 171 )

Steinbeck'in dediği gibi özümüzde mi var bu kadar kötü olmak , yoksa Aziz Nesin'in dediği gibi derinlerde parlamayı bekleyen bir cevher var mı? Bilemedim şimdi. Yoksa bir bebekten katil yaratan bir sistemin mi ürünüyüz, daha insanı koşullar yaratıldığında cevherimiz kendiliğinden dışarı çıkabilecek mi? Kokuşmuş, çürümüş, nefret saçan ideolojilerin bir suçu yok mudur? Sınırlar, dinler, para... Kafamda yine deli sorular.
İnci
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 4 yorum
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Hali hazırda Aristo okurken büyük düşünürde dile getirmiş "İnsan koskocaman bir canlı çöplüktür" diye.
15.05.18 beğen 2 cevap
Nilüfer (@nenuphar)
Surname idam cezası üzerine düşündüren, bu cezanın yanlışlığına vurgu yapan bitirmek üzere olduğum bir kitap. Kitaptan ben de bir alıntı ekleyeyim.
Niçin bu yeryüzünde istemediği şeyleri yapmak zorunda kalmış, niçin yapmak istediklerini yapamamıştı? Ustam bunları, en kalın çizgili sözlerle, en yalın biçimde anlatmıştı. “Biz insanlar” demişti, “hepimiz, her hücremizden görünmez milyarlarca iplikle topluma bağlıyız, toplumun bir katına bağlıyız” demişti, “bizi o iplerin yönettiğini bilmediğimizden özgürüz, bağımsızız sanırız kendimizi” demişti. “Sen bağımsız olaydın hiç o suçları işler miydin; özgür olaydın hiç Tophaneli İlhami’yi vurur muydun?” demişti. “Öyleyse…” demişti… S. 110
16.05.18 beğen 1 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tasarı
Tasarı
"Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz..."
John Steinbeck.
İnci
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
19 beğeni · 7 yorum
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
Abi en son ortaokulda iş eğitimi dersinde makrome saksılık tasarladım bütün öğrenciler 5 aldı ben 3 aldım. Hoca kanaat ve sözlüyle 5 e zor tamamladı. Yani demek ki kadın beni seviyordu ki kanaat manaat beş yaptı. Beni bu derece sevmesine rağmen 3 vermesini ise mesleki ahlakına bağlıyorum. Sonra yine bir gün dükkanda otururken asım mavzerin resmini çizeyim dedim. O kadar bir şeye benzemedi ki sürrealist resim bu diye kıvırmak zorunda kaldım. Yani diyeceğim o ki ben bu tasarım işine karşıyım bence yasaklanmalı her şey tek tip olmalı. Bu yüzden okuduğum distopik romanlarda hep kötü ve yaratıcılığı öldüren tarafı tutarım
01.07.17 beğen 7 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Yaz geldi sonunda
Yaz geldi sonunda
İki kıtadan iki yazar. İki ayrı kültür.
İnci
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
17 beğeni · 0 yorum
8.2/10
215 oy
Sence kaç puan almalı?
0