ara

Denemeler

Denemeler Konusu ve Özeti

Denemeler
Deneme türünün yaratıcısı Montaigne'in süreç içerisinde öğrendikleri, okudukları üzerine çeşitli konularda kısa fikirlerini açıkladığı, her cümlenin altını çizerek okuyacağınız klasik kitaplardan birisidir.
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754586985
Sayfa: 272 sayfa
Michel de Montaigne (1533-1592): "Kendini tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan "deneme" türünün insim babasıdır. 1571'de kitaplarıyla birlikte çiftliğinin kulesine çekilmesiyle başlayan bu yaratıcı süreç, Montaigne'i önce okuduklarıyla ilgili notlar almaya itmiş, aynı notlar zamanla Denemeler'i (1580) oluşturmuş, ve bu kişisel yazılar ilk yayımlanıştan sonra da dallanıp budaklanmayı sürdürmüştür.
Denemeler kitabı Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Denemeler - s41

Kadehime eski Falernum şarabı döken çocuk,
Daha acısından getir bana.

Catullus
Göker Malik Altuntaş tarafından eklenmiştir.
1131
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
107
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
158
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
427
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
300
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...

aLoNe

@alone

Hayatın duvarlarında yaşadık hayallerle, pişmanlıklarla, sevgilerle, aşklarla, hazlarla; ama hayır insan sadece nefesle yaşar. Bu yaşıma kadar kaç kez düşüp kalktım bilmiyorum ama kalktım önemli olanda bu değil mi? Okudum, yazdım, çizdim elimde bir kalem bir defter aklıma gelen her şey toz duman gibi uçup gitti, sayfalarıma eklediğim en çok bendim. Düşüncelerin önüne geçemeyen benliğimiz hayallerimizi süsleyen bir zavallıdır. Yasa, yararlı olduğu için değil yasa olduğu için yürürlükte kalırmış; işte insanlarda sevdikleri ya da cesaretli oldukları için değil yaşamaya mecbur oldukları için yaşmaya devam ederler. Kimsenin kimseye ihtiyacı yoktur. İnsan en çok kendine muhtaçtır, insan en çok kendini tanımalıdır. Kim derdi insan kendinden çok başka başka şeyleri sever diye? Öyle olmuyormuş... Aklıma yetiştirdiğim her cümle, kendini bana çalıştıran sayfalar yetişti cahilliğimi tedavi etmeye. Ne sen, ne de bir başkası sende olanları, sen kendini tanımadan bulamıyorsun. Kendini öven insan boş insandır, kendinden başka kimseyi düşünmeyen, söylediği her kelimeyi dilindeki sayfalarda bırakan... İnsan dilinde değil elinde bırakmalı eserlerini, uzatmalı, hissetmeli. Sen yap ama başkası bahsetsin senden, adın değil eserlerin dolaşsın elden ele, dilden dile. Aklımda uçuşan binbir kelimelerden birisi kanatlanıp birinin düşüncesine konsa ne güzel olur. Felsefe olur, tartışma olur, yeni yeni kavramlar olur ama adı da bu ya; bir eser olur. Sevmek bir sanattır, nefret etmek bir sanattır, kendini bilmek yaptığın en büyük eserdir. İşte tanıyıp tanıyabileceğim en harika ben dersin. İnsan, beni benden alan değil beni ben yapanı seçmelidir. Kelimelerim düşüncelerimle iş birliği yapıp beynimin emriyle bana kalem ve kağıtla itibata geçmemi söylüyor. Yaşanmışlıklar insanın alabileceği en büyük ders, kendinden alabileceği en iyi tecrübedir. Dünya dönüyor ama insan hissetmiyor, ben dönmüyorum, ben olduğum yerdeyim diyoruz; halbuki ömür gelip geçiyor hangimiz oturup geçen dakikaları sayıyoruz? O sayacağımız zamanda yeni şeyler yaşarız çünkü. Ölüm biraz daha yaklaşır bize. Günler, okunan kitabın çevirdiğimiz sayfaları gibidir, çevrilir çevrilir ve bir de bakmışsın kitap bitmiş. İşte budur hayat dediğimiz şey. Sayfalar bitene kadar, kelimeler, cümleler birbirini kovalar. Bir insanla konuşmak gibidir kitap okumak. Ben okurken kitabımın her sayfasıyla aşk yaşadım, her okuduğumda biraz daha aşık oldum. Beni benden mi aldı kitap, yoksa beni ben mi yaptı? Gözlerimi kapattım, aklımdan binbir kelime geçti, her düşünceme biraz daha su ekleyip içmeye devam ettim. Ben kendimi tanıdım, gelip giden insanları bir kenara bırak, sende kalan seni keşfet. Okurken kendimi bulduğum yerde yeni denemeler ekledim kendimce kendime. Amacım bir sayfada bende olanlardan çevirmekti. Bir bir saydım aklımdaki düşüncelerimi, kelime kelime yazdım bir müzik eşliğinde. Baştan başlayıp okudum daha sonra kendimi. Kim hakkımda ne derse desin, çünkü insanların yaptığı en iyi şeydir kendini tanımadan başkasını tanımaya çalışmak. Kimine göre hastayım, kimine göre vefasız, kimine göre yaş olarak oldukça küçük. Dilediğinizi düşünün ama ben kendimi tanıyorum ve benim hakkımda konuşan insanlardan en büyük farkım bu. İyiki sizden küçüğüm ki kendimi daha erken tanıyıp, bir yol seçebildim kendime. Bir alıntı paylaştım iki gün önce " birileri arkanızdan konuşuyorsa onlardan öndesiniz demektir" işte bu sözü hatırladığımda kendimi tamamen eleştiriye açtım.
Bir ay önce karşıma biri çıktı ve çok az kitap okuduğumu söyledi. O an içimden ah demek geçti çünkü kendimi bir kez daha keşfettim. Ben okumak için okumadım, ben kendimi öğrenmek için, okuyacağım yazarı kendimce belirlemek için okuyorum yavaş yavaş. Kitaplığımda biraz daha az kitap olur ama aklımda daha fazla düşünce olur. Şimdi daha iyi okuyorum, daha az eser veren yazar tercih ediyorum. Ne kadar az eser veriyorlarsa o kadar uzun sürede kendilerini biraz daha keşfediyor yazarlar ve yeni bir hayatla geliyorlar gündemimize. İki yılda bir, üç yılda bir hatta belkide on yılda bir eser veren yazarlar adını sayıkladığım kişiler oluyor. Bir kitap okudum adı bende kalsın, okuduğum kitap ve bundan sonra çıkan bir kitabı arasında sadece bir ay vardı ne öğrendim biliyor musunuz? Beni zorlamıyor bu kitaplar, her zaman bildiğim kelimeler, kullandığım heceler... Ben bu kitapta ne gibi bir bilgi edinebilirim ki?
Bilgelik konusunda sınır tanımayan, fikirlerin ve düşüncelerin olgunlaşmasını sağlayan bir eserdir. Okumanızı tavsiye ediyorum.
Denemeler
kitaba puan vermedi
9 beğen · 6 yorum
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
@virane de gördüm geçenlerde ve beş on sayfa okudum, beğendim. zaten böyle kendi gerçeğiyle yüzleşip durmaya çalışan yazarların denemelerine bayılırım. eğer lütfedip getirirse devamını da okuyacağım. bu arada yazı da güzel...
12.05.17 beğen cevap
aLoNe (@alone)
Teşekkür ederim :) yani bir kitap daha keşfettim onu da tavsiye edebilirim :)) istersen ....
12.05.17 beğen cevap
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
et bakalım
12.05.17 beğen cevap
aLoNe (@alone)
Sofie' nin Dünyası ... Bu kitabı da hafızaya yazmakta fayda var felsefe sonucu ölümü anlatıyor
12.05.17 beğen cevap
Ahmet Sağlam (@ahmet-saglam)
okudum, yıllar evvel, güzeldi ;)
12.05.17 beğen cevap
aLoNe (@alone)
http://www.dr.com.tr/kategori/kitap/felsefe/felsefi-romanlar/grupno=00147 Buradan bakabilirsin belki okumadığın çıkar en iyi felsefi kitaplar
12.05.17 beğen cevap

Ahmet Salman

@ahmetsalman

Montaigne Hakkında;
1500' lü yılların adamı Montaigne. Saçmalıkları, doğrulukları ve hepsi bir yana satırlara olan dürüstlüğü.Yıl 2002. Aradan asırlar geçmiş. Yer Türkiye, kişi ben . Bir Fransız yazarın Denemeler adlı kitabı elimde hayat adına dersler çıkarmaya çalışıyorum .Onun yazılarında gördüğüm en güzel yan kendisiyle yola çıkması ve vardığı noktanın yine kendisi olması. Din nedir bilmiyor diyebilirim. Keşke onun döneminde yaşamış olsaydım o zaman bu büyük erdemin yanında bu küçümsenecek din anlayışı hakkında söyleşi yapabilirdim.
Ölüm, ölümü umursamıyor daha doğrusu ölümün korkusu yok. Kurtuluş sayıyor. Acı çekiliyorsa kurtulmak için çare ölüm, hastayı kurtarmaya çalışmakta saçma. Çünkü ikinci kez ölümü bekletmek insana iyilik etmek değil meşakkat vermek. Sonra doğallık aşığı.
" Ah keşke Paris'in sebze pazarında kullanılan sözcüklerle konuşabilsem" diyecek kadar ileri gitmiş. En sevdiğim yanı kendisine herşeyden çok yer vermesi. Mesela diyor ki" insanın olanak varsa karısı, çocuğu ,parası ve hele sağlığı olmalı, ama mutluluğunu yalnız bunlara bağlamamalı. Kendimize dükkanın arkasında ,yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada yabancı hiç bir konuğa yer vermeksizin kendi kendimizle hergün başbaşa verip dertleşmeliyiz; karımız,çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyleki hepsini yitirmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizim için yeni bir şey olmasın." Ne hoş değil mi? İnsan çağlar önce bunları düşünebiliyor. Sonsuz huzur duyuyorum bu güzel satırları okurken.

Evet gelelim 2010' a :)) Aradan geçen 8 yıldan sonra kitapla ilgili düşüncelerimde temel bir değişiklik yok. Yine inanılmaz keyif alarak, satırları çize çize okudum ama bu sefer Beyoğlu Sahaf Festivalinden aldığım bana ait kitapla :))gerçekleştirdim bu okuma serüvenini. Kitapla ilgili aldığım notlar.

Ölüm denemesi müthişş:)))
Eğitim ve halk denemesi
" Niceleri vicdanlarını kerhaneye gönderip davranışlarını kurallara uyduruyorlar"
" Haksızlığın kibarlıktan yana , kötülüğün edepten yana bir eksikliği olmayabilir"( bu söz inanılmaz etkiledi beni-yaşantısal bir şeyler var sanırım)

Tabi ki bu kadar değil , ama kitap okurken not tutma olayını abarttığım için kitap çok yavaş ilerliyor hemde mini bir kitapçık çıkarıyordum:)) bu sefer çizimlerle hallettim bu mevzuyu.
Türklerle ilgili düşünceleri de ara ara karşımıza cıkıyor. Türk ordularındaki disiplin adlı denemesinde şöyle diyor." İsterdim ki gençlerimiz vakitlerini pek yararlı olmayan gezintiler ve pek onurlu olmayan uğraşlarla geçirecek yerde biraz gidip yaman Bir Rodoslu kaptanın bir deniz savaşını nasıl yönettiğini, birazda Türk ordularındaki disiplini görsünler."
Çağımızın en önemli sorunlarından biri etnik kavgalar , ırk üzerine geliştirilen ideolojiler bence. Çünkü Türk yada başka bir ırktan olmaya biz karar vermiyoruz anne babalarımız ve ten renklerimizi biz tercih etmiyoruz . Peki bu sahip olduğumuz daha doğrusu bize verilen özellikler için mücadele ne kadar anlamlı. Bu anlamda insanlık paydası kavramı bana hep adil ve anlaşılır gelir.Monteigne bu konu ile ilgili " Bütün insanları hemşerim sayıyorum. Bir Polanyalı'yı tıpkı bir Fransız gibi kucaklıyorum. Dünya ile akrabalığımı kendi milletimle akrabalığımdan üstün tutuyorum . Doğduğum yerin pek o kadar heveslisi değilim. Kendi düşüncemle vardığım yeni bilgiler bana,sırf raslantılarla edindiğim hazır ve gelişi güzel bilgilerden daha değerli gelir. Kendi kazandığımız temiz dostluklar nerde, iklim ve kan dolayısıyla bağlı olduğumuz dostluklar nerde!"der.

Sonuç olarak kitabın son denemesi olan Mutluluğun Bize Göreliği'nden şu satırlarla bitirmek istiyorum." Hiç bir şey kendiliğinden ne o kadar üzücüdür, ne de zor. Bizim gevşekliğimiz, güçsüzlüğümüzdür ona bu niteliği veren. Büyük ve yüksek şeyleri görebilmek için ona göre ruhumuz olması gerekir; yoksa kendi çamurumuzu görürüz onlarda. Doğru bir kürek suda eğri görünür. Önemli olan bir şeyin görünmesi değildir yalnız, nasıl görüldüğüde önemlidir."
Denemeler
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum

Semih Oktay

@semih-oktay

DENEMELER

Michel De Montaigne (Şubat 1533 - );Say Yayınları;Fransızca aslından çeviren:Engin Sunar;493 Sayfa (8) (Çarşamba,1 Ocak 2014)

Yıllardır oku oku bitiremedim Montaigne'in Denemeler'ini.Ktabın ilk sayfasında 'Cumartesi,5 Nisan 2008' tarihini not düşmüşüm el yazımla.Kitabı satın aldığım o günden bu yana o-ku-yo-rum!

Korku,Korkaklık,Ceza,İyilik ve Kötülük,Misafir Karşılama,Metanet,Konuşma,Yalan, Aylaklık, Eylem,Niyet,Savaş,Tutku, Duygu,Keder,Ölüm üzerine yazmış Yazar.En çok 'ölüm' temasına değinmiş.Daha neler neler var bu denemeler arasında! Misal 'Yamyamlar Üzerine' , 'Savaş Atları Üzerine' başlıklı denemeler olduğunu gördüm.Yazar 1533 doğumlu.E,neredeyse 500 yıl olacak.İnsan beş yüz yıl önce de insan.O vakitler bir insan tüm bu saydığım konular üzerinde neler düşünmüş? İşte Montaigne yazmış neler düşündüğünü bu denemelerinde.

Montaigne,gururla "Ben filozof değilim." dermiş.Onun tanımıyla filozoflar:acı ve hazza kayıtsız,gayrı insani,kimi zaman gülünç biçimde kanaatlerinde ısrarcı şahsiyetlermiş.Ben de beğenmiş(t)im bu filozof tanımını.Hatta bir sıfat ekleyeyim Türk insanın hislerine tercüman olduğumu düşünerek:Kaçık! T.D.Kurumu ne diyor diye baktım da şimdi filozof kelimesi karşılığında: "1. Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof 2. Felsefe yapmaya meraklı olan kimse 3. Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse " diye açıklaması var.Haa,filozof kaçık olur da "Tatlı Kaçık" olur;yani sohbeti çekilir,o başka.Şu yukarıdaki 'kanaatlerinde ısrarcı şahsiyetler' arasında günlük hayatta rast geldiklerimiz oluyor.Aktif iş hayatımda,eski dille "nevi şahsına münhasır" diye tanımlayabileceğim ( Kendine özgü davranış ve karakteri olan kimse) insanlar tanıdım.İmdi,Montaigne'in filozofluğa soyunup, Ben filozof değilim,demiş olmasını yadırgıyorum.Sana ne Montaigne! Bırak bu sıfatı kullanıp kullanmamaya biz karar verelim senin hakkında.Gayet tabiidir ki sen felsefe yapmaya merak sarıp yazmışsın bu DENEMELER başlıklı kitabını,bak bizim T.D.K. birinci tanımında ne diyor,bir kez daha hatırlayalım:

"1. Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof "
Bu tanıma göre Montaigne'in "Ben filozof değilim." demesi manasız kalmıyor mu?

Hiç kuşkusuz Montaigne DENEMELER adlı bu eseriyle geçmişten günümüze ışık tutuyor.Okumaya devam ediyorum bu eseri...
Denemeler
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum

@

Aklın Kendisi ile Diyaloğu
Dört evladını bebekken kaybeden ve amansız böbrek sancıları yüzünden 1571 yılında 38 yaşındayken şatosunun duvarları arasına çekilen Montaigne yirmi yıl süresince, binden fazla sayfalık “Denemeler” adlı eserini kaleme almıştır. “Denemeler” in yazılması XVI ıncı yüzyılın başlarında Lüter’in Papa’ya başkaldırışı ile başlayan ve Hristiyanlığın bölünmesi ile sonuçlanan isyan döneminin bunalımlı devrine rastlamaktadır.

Kendi deneyimlerini kaleme aldığı makalelerine “essay” “deneme” adını veren Montaigne; bir eleştirmenin “Aklın kendi kendisi ile diyaloğu” olarak tanımladığı bu türün, edebiyatta yerini almasını sağlayan yazardır. “Essay” girişim – teşebbüs – deneme anlamına gelmektedir. Montaigne yazılarında kendini merkeze orturtmuş ve amacının” insanlık“ hakkında değil yalnızca kendi deneyimleri hakkında yazmak olduğunu anlatmıştır. Bunu yaparken de büyük bir alçakgönüllülükle kendi yetersizliğinden, yarın öbür gün düşüncelerinin değişebileceğinden, bize ders verme niyetinde olmadığından sözetmiştir. Kendini tanımaktan yola çıktığını; dünyadaki en büyük şeyin nasıl kendin olabileceğini bilmek olduğunu söyler.

Kitabın girişinde “Kısacası, okuyucu, kitabımın özü “benim”: Boş vakitlerini bu sudan ve anlamsız konuya harcaman akıl karı olmaz. Haydi uğurlar olsun.” der

Ama buna karşın denemelerinin çoğu kişisel olarak başlamakta ama daha sonra insanlığı işleyen temalara uzanmaktadır. Aslında Montaigne yalnızca kendisi hakkında söz etmek istediğini söylerken bizleri daha genel anlamda. “insanı” anlamaya davet etmektedir. "Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır."

İnsan, kendisine mutluluk verecek ya da vermeyecek alanlarda gereksiz sınırlamalar koymamalıdır. Özel hayatı, kamusal alana tercih etmelidir. Bizi önyargılardan uzak durmaya, kuşkuculuğa ve kültürel farklılıkların ayrımına varmaya; insan olarak hayatı zenginleştirme olanaklarına sahip olduğumuz halde bunları hırslı planlarla ya da gereksiz sınırlamalarla tehlikeye atmamaya davet etmektedir.
Denemeler
kitaba puan vermedi
7 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

"Bu kitapta hiç yalan yok... sizlere hizmet etmek ya da kendim için ün kazanmak hiç aklımdan geçmedi...kısaca sayın okuyucu kitapta yazılı olan benim." Kitapın arka kapağında yazarın kitap adına kendi düşüncelerini paylaştığı bir yazıydı bu.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki eğer yeterince Antik Yunan ve Mısır tanrıları, fizoloflar ve ünlü düşünürler hakkında bilginiz yoksa ki bende bu gruba dahilim, anlamak bazen zor olabiliyor. Bu nedenle kitabı tamamiyle anlamak adına özellikle bu bahsedilenler hakkında belli bir bilgi birikiminin olması gerekir.

İlk olarak paylaştığım, yazarın kitap hakkında yorumu kısımda ise yazarın bahsettiği gibi Montaigne kitabında herhangi bir okuyucuyu etkilemek, ikna etmek, kendi gibi düşündürtmek gibi bir amaç gütmemiş buna ihtiyaç duymamış. Bu nedenle bana göre oluşturduğu başlık altında tam olarak ne anlatmak istediğini, neden böyle düşündüğünü çok net bir şekilde okuyucuya sunmamış. Kendini kendine göre en iyi ifade ettiği haliyle bırakmış anlattıklarında. Bu sebeple okurken ne dediğini anlamakta tam olarak neyi savunduğunu kestirmekte zorlandığım kısımlar oldu. Bazen- hatta neredeyse kitabın yarısını yazarla kafamda münakaşalar yaparak okudum. Desteklemediğim kendi içimde yazarla tartıştığım kısımlar çok oldu kitabı okurken. Ancak kitabı güzel yapan ve 1580 yılından beri raflarda varlığı sürdürten sebepte bu zaten.

Tam anlamıyla ne dendiğini anlamak için bazen cümleyi birkaç defa daha okumanız bazen tekrar okumakla kalmayıp üzerinde saniyelerce hatta dakikalarca düşünmeniz gerekiyor. Bu nedenle buraya tek nefeste okudum bitirdim diyemeyeceğim. Eğer gerçekten yazılanları hissederek ya da düşünerek, okurken kendi yorumlarınızı ekleyerek okursanız açıkçası biraz yavaş ilerliyor. Sevdiği kitabın hemen bitmesini istemeyen okurlar için ideal olabilir.

Şuan incelememi bitirmek için kitaptan çizdiğim yerlere bakıp buraya can alıcı bir alıntı eklemek isterdim ancak kitabın büyük bir kısmını eklemem gerekirdi. Bu nedenle size okumanızı tavsiye ederek bitirmek istiyorum.
Denemeler
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Merve

@merve92

Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde
olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Denemeler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
28 beğen · 0 yorum

Meryem Poslu

@meryem-poslu

İyileşmesi kendi elinde olan bir hastaya acınmaz.
Denemeler
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
16 beğen · 0 yorum

Öznur

@kahvekokulukitap

Artık benim en uzun süreli isteklerim ya da planlarım sadece bir yıllık. Çünkü göçmeye hazırlanıyorum. Yeni umutlardan uzak duruyor, yeni işleri düşünmekten kaçınıyorum. Bıraktığım her yeri son kez selamlıyorum; benim olan herşeyden her gün biraz daha elimi çekiyorum ve geçmişimi ağır ağır uğurluyorum. Bir hayli zamandır ne birşey yitiriyor ne de bir şey kazanıyorum.
Denemeler
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
16 beğen · 0 yorum

Merve

@merve92

Yaşadığımız her an, hayattan eksilmiş, harcanmış bir andır.
Denemeler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

irem.

@ystick

'Oysa ki insan sevincini büyülterek anlatmalı,üzüntülerini kısaltarak. Kendine yok yere acındıran, gerçekten dertli olunca acınmamayı hak eder.'
Denemeler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

Benzer Kitaplar

8.5/10
629 oy
Sence kaç puan almalı?
0