ara

Momo

Momo Konusu ve Özeti

Momo
Yazar:
Çevirmen:
Yayınevi: Pegasus Yayınları
ISBN: 9786052993019
Sayfa: 304 sayfa
Momo ya da zaman hırsızlarının ve çalınmış zamanı insanlara geri getiren çocuğun tuhaf öyküsü... Momo karşısındakileri, aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır, ama bunlar hiçbir şey ifade etmez...
Momo kitabı Okuduğum En Güzel Kitap listesinde yer almaktadır.

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Öncelikle çocuk kitabı. Büyükler filan okusun tamam da yine de çocuk kitabı, ama çok güzel bir çocuk kitabı. Okurken yer yer çok sıkıldım, yine de değindiği muazzam noktaların ve değinme şeklinin hatırına yok sayabilirim o sıkıcı kısımları. Neydi mesela sıkıcı gelen? Momo, Hora Usta' nın evine gidiyor, burada zaman çiçeğini görüyor filan. Bir sayfada geçilecek bir şey ama zamanın ne kadar değerli ve önemli bir şey olduğunu anlatmak için anlamsız, gereksiz tasvirler okumaya başlıyoruz. Şöyle güzel çiçek, böyle güzel çiçek vs. vs. Ya tamam değerli işte anladık! Hikaye ve karakterler benim çok umrumda değiller, benim için Momo hayranlık duyulacak biri filan değil zira fazlasıyla gerçeküstü ama kitapta hayranlık duyulacak müthiş yerler var tabii.
Her şey bir yana distopya kabul edilebilecek öğelere sahip kitap. Hani bir 1984 kadar yoğun olmasa da yer yer muazzam bir modern zaman/düzen eleştirisi var kitapta. Zaten bana tavsiye eden İbrahim Abi de bu yüzden tavsiye etmişti. Duman Adamlar! Kim onlar? Aslında her şey. Facebook mesela, twitter mesela... Sosyalleşmek adı altında aslında senin arkadaşlarına ayıracağın zamanını, senin gerçek yaşamını çalıp da seni bir sanallığa mahkum eden her şey bir duman adam. Yorumlarda bir kişi kapitalizm eleştirisine, Serap Hanım da modern zaman insanının hız tutkusuna değinmiş. Benzer şeyleri tekrar etmeden iki yoruma da katıldığımı belirtip geçiyorum buraları. Sadece şunu söyleyeyim; İstanbul' da insanlar metro beklerken bile aceleyle bekliyorlar. O nasıl oluyor demeyin, bakın anlarsınız. Hiçbir şey yapmıyorlar, sadece bekliyorlar ama o sırada bile telaşlılar; sakin olamıyorlar bir türlü. İşte duman adamlar da bize bunu yapıyor. Bana yapıyorlar yani de sizi bilemem; ben mesela, cumartesi akşamı evde olduğumda bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi geliyor, kendimi dışarı atmak istiyorum. Yok öyle barda hatunla tanışmak için filan değil, yani olsa güzel olur da ben asosyal biriyimdir, bara gider sote bir yere geçer müzik dinler, içerim, bazen kitap okurum filan. Cidden lan ben barda da okuyorum. Ama yine merak etmeyin, kızlar etkilensin diye okumuyorum. Yani yine etkilenseler güzel olur da daha bir kez bile bir kız ''aaaa kiap okuyan erkek, çok tatlı yerim'' demedi, Keşke deseydi, ama demedi, Neyse Momo diyorduk...
Kitabın modern zaman insanına, yaşayışına yaptığı eleştiriler muazzam; bunu seneler önceden bu kadar net görebilen yazarın ileri görüşlülüğü muazzam, gönül istiyor ki biraz daha bilimsel temalı bir 'zaman' romanı olsaydı lakin Hawking bile zamanı anlatabilmek için kitap yazdığında pek anlaşılır olamazken, sürükleyici bir kurgunun içerisinde modern zamanların eleştirisini yapıp da bir de bunu sağlam bir bilimsel zemine oturtmanın yapılabilirliği olsa ben yapar ve alınmadık ödül de bırakmazdım, çok net.
Ben demiştim ki bir süre önce yazdığım bir yazıda; ''yalnızlık, seçilebilir olduğu sürece sevilen, mecbur kalınıldığı sürece ise nefret edilen bir durumdur.'' Hani 'yalnızlık da yalnızlık, huzur da huzur'' diyorsunuz ya arada, alın size yalnız bir Momo... Geberiyor yalnızlıktan, hiç de mutlu olmuyor, aksine birilerine ihtiyaç duyuyor ve Duman Adamlara pazarlık moduna giriyor. Git filme, Cast Away... Tom Hanks adada yalnızken, bir topa kaş göz çizip onunla konuşuyor. Kolay mı lan öyle yalnızlık. Kimin sözü bilmiyorum da yalnızlığı beceremediğimiz için acı çekmeye mahkumuz gibi bir şey demiş bir abi. Dünyada tek kalan ve gitar benim yaşam biçimim diyen bir gitarist, dünyada tek kalırsa bir gitar değil de bir insan dilerdi mesela, çok net. O yüzden bu yalnızlık romantikliğine de bir son versin artık insanoğlu. İnanın bu devirde bile yalnızlıktan kolay şey yok aslında. Ama sizler yalnızlığı, popülariteye giden yolda bir araç olarak kullanıyorsunuz. Twitterdan yalnızlık ve huzur yazınca sonuç şu oluyor; ya yalnız değilsin, ya huzurlu değilsin. Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. Momo da yalnız olmuyor, olamıyor. Olamadığı için kahramanlığa soyunuyor. Bu uzun paragrafı sadece size sitem olsun diye yazmadım, kitapla çok alakalı aslında bu yazdıklarım. Kitap diyor ki; Modern dünya düzeni sizi sürekli bir karmaşanın, kalabalığın içerisine çekiyor olsa da aslında gün be gün yalnızlaştırıyor sizi. Sizin yalnızlık ve huzur demenize hiç gerek yok o yüzden, bu sistem içinde zaten yalnızsınız çünkü. Kalabalık içindeki yalnızlık klişesi buraya cuk diye oturuyor mesela.
Bu arada, kitapta Duman Adamla berberin arasında geçen diyalog kitabın özü bir bakıma, rakamları es geçerek orayı dikkatlice bir okuyun derim.
Genel bir iki şeyle bitireyim; vermek istediği mesajı çok net şekilde veren, bu kadar net bir mesaj kaygısına rağmen -gereksiz tasvirleri saymazsam- sürükleyici hikayesi sayesinde sizi içine çekerek kendini rahat rahat okutan bir kitap. Muhtemelen bundan 3-4 sene önce okusam hayatımın en iyi kitaplarından biri filan derdim ama bana farkında olmadığım pek de bir şey vermedi kitap. Yine de iyi kitap, sevdim.
Momo
kitaba 8 verdi
12 beğen · 0 yorum

aslı seloğlu

@asliseloglu

Momo; konusunu bilmeden okumak istediğim bir kitaptı. Çoğu kez bir kitabın iyi olduğunu iki üç kaynaktan duyduysam, konusunu tarzını çok da araştırma gereği duymam. Okurken konu tam da beni vuran tarzda çıkınca aldığım keyif artar çünkü.

Kitabın konusu zaman. Ve zaman her zaman ilgimi çeker :). Bazı alakasız zamanlarda Tanpınar'ın Ne İçindeyim Zamanın şiirinin aklıma birden gelmesi de bundandır. Üzerine ne kadar düşünülürse düşünülsün hep başa dönülen, asla tam olarak anlamlandıramayacağımız, bir formüle kalıba koyamayacağımız bir olgu. Ondan değil midir ki hala filmlere kitaplara konu olur, olunca da olay bir gizeme kavuşur. Üstelik bu mevhum olağanüstü anlatılır ancak oldukça sıradandır, çünkü her an içindeyizdir zamanın, en iyi tanımamız gereken şey zamandır aslında. Böyle de bir zıtlık barındırır bünyesinde.Ama bu kitapta görüyoruz ki bir çoğumuzun soyut olarak fark ettiği ancak dile getiremediği zamana dair farkındalıklar somutlaştırılmış. Fark etmeyenlerin bile fark edebileceği bir hale getirilmiş. Örneğin şu düşünce benim yeni fark ettiğiklerimden; "Şimdiyi görmek istediğimizde ya geçmişi ya geleceği görüyoruz."

Ayrıca kitabı okudukça sanki daha önce o satırlara gözlerim değmiş gibi bir hisse kapıldım, tıpkı Hora ustanın şu cümlede dediği gibi; " Zaman içinde günler, geceler, aylar ve yıllar boyunca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Birgün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun ve sonunda da yine oradan çıkıp gideceksin." Deja vu da bu tanımın içine giriyor bence :)

Kitapta yaklaşık bir elli atmış sayfa okuyup da bu kitabın çocuk kitabı değil bir yetişkin kitabı olduğunu anlamamı sağlayan cümlelere geldiğimde bir an durup karşımdaki duvara boş boş bakakaldım. Acıklı şeylerden bahsetmiyordu ama gözlerim doluverdi. Böyle bir tokata hazırlıklı değildim anlaşılan. Esasen masalımsı anlatımlar ya da doğaüstü betimlemeler okuyucunun her şeyi olağanmış gibi kabul etmesiyle ilerleyebiliyor. Yani ayı da çıkabilir, taş da düşebilir :) . Bunları sorgulamaya kalkamayız. Ve bu bilinçaltına öyle işler ki -yani bana öyle geliyor ki- yapıtın ana fikri de bu sessiz kabullenişle beraber içimize daha kolay işler, bizden habersiz içselleştiririz. Ve daha vurucu olur. Bu açıdan masallar çok değerli.

Bundan sonra kitabın detaylı incelemesine geçiyorum. Bildiğiniz spoiler yani, aman dikkat!

Kitaptaki karakter isimlerinin gizli bir anlamı olabileceği sezdiriliyor size. Nitekim kitaptaki zamanın kaynağı Hora Usta'nın esas adı; Secundus Minutius Hora. Türkçesi; Saniye Dakika Saat demekmiş. Bu bilgi kitapta açıklanmakta. Fakat diğer isimlerle ilgili herhangi bir detay yok. Ama mesela Gigi'nin uydurma hikayesindeki şu karakter bariz isim göndermesiydi: Amerika'da dünyayı kendi görüşleri doğrultusunda değiştirmek isteyen ve Kızıl diye anılan acımasız, zalim despot Marksentius Kommunus karakteri, eski dünyayı yeni dünya yapmaya çalışıyor ancak yaptığı şey eski dünyanın aynısı. Yazar burada sosyalizm eleştirisi yapmış ama gereksiz bir ayrıntı olduğunu düşünüyorum. Ya da mesela kaplumbağamızın adı Kassiopeia. Kendisi Momo'yu zamanın kaynağı Hora ustaya götürdüğü için acaba dedim Kassiopeia saatle alakalı olup Casio saat markasına bir gönderme miydi :D Ve fakat öyle değil herhalde, çünkü baktım Kassiopeia bir takımyıldızının ismiymiş. Bu da kitapta bahsi geçen yıldız saatine gönderme olduğunu gösteriyor, Casio markasına değil. Yıldız saati denilince de insanın aklına uzay zaman ve solucan delikleri geliyor ve kitapta da oluşan zaman bükülmeleri geliyor. Bu açıdan yıldız saati tabirinin de bilerek kullanıldığını düşünüyorum. Ve şu çıkarımımda da yanılmadım sanıyorum; zamanın hızlı akması ve çalınması vurgusu yapılan bir kitapta kurtarıcı kahramanlardan birinin en 'yavaş' hayvan olan kaplumbağa olması da benim hü'snükuruntum olamaz :) Bunların dışında başka gizli anlamlar gelmedi aklıma. Eğer buraya kadar okumuşsanız ve ekleyeceğiniz bu tarz dip notlar olursa yorumlara beklerim.

Ve son olarak kitap bittikten sonra en nefret ettiğim ve bir daha kullanmayı düşünmediğim cümle: "Vaktim yok!" oldu. Herkes ne çok kullanıyor bu cümleyi değil mi?
Momo
kitaba 10 verdi
15 beğen · 19 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Çok güzel bir inceleme olmuş @asli-seloglu. Benim kitabı bitirmem haftalar sürebilir. Karışık okuyorum çünkü. 7-8 kitap bir arada :) Bakalım ben neler bulacağım ? ;)
14.11.17 beğen 3 cevap
Semih (@sc)
İstek listemdeki kitaplardan bir tanesi. Genelde incelemeleri kitap okuduktan sonra okurum ancak takip ettiğim kişilerin incelemeleri ister istemez gözüme çarpıyor. Kitaptan alacağım tadı riske atarak incelemenizi okudum. Spoiler belirtmişsiniz çok şükür! :) Herkes aynı inceliği gösteremeyebiliyor. Teşekkür ediyorum, başarılı bir inceleme olmuş.
21.11.17 beğen 1 cevap

1234

@ercandurak

Evet, çocuk kitabı ve sıkıldım. Sıkılmam kitabı kötü yapmaz ki kitap gerçekten iyidir ve mesaj net bir şekilde anlaşılıyor. Kitabın altıncı bölümünde zaman işlenmeye başlıyor. Bende hayatımın son üç-dört senesinde bu konuyu derinlemesine işlemeye başladım. Zaman hakkında kendi görüşlerimi yazarak burada laf kalabalığı yapmak istemiyorum. Lakin belli bir yaşa gelince bu zaman konusu, zamanı iyi kullanma konusu insanı düşündürüyor. Burada kritik bir nokta var ki bu tüm insanlar için geçerli değil, geçerli olmayan insanlar bu kitabı okusa da onlar için bir şey değişmez. Zaman gerçekten içimizde, bunu iyi değerlendirmek bu manada orada yatıyor. Berber Fusi bey 42 yaşında ve onun anlatıldığı bölümdeki göndermeler gerçekten çok güzel, anlayana elbette... Fusi beyin hayatında olan birçok şey ülkemizdeki insanların çoğunun hayatında yok, bilerek ülkemiz dedim, dünya da diyebilirdim, lakin ufkum çok geniş değil benim...
Dediğim gibi kitap kötü değil, ben sadece sıkıldım, belki de yeterince bu konuya kafa yorduğum için sıkılmışımdır. Lakin her kitaptan bir şey alınacağına inanırım ki bu kitaptan da bir şeyler aldığımı düşünüyorum. Yazar kitabın sonunda ifade ediyor, aklınızda bir sürü soru oluşmuştur diye ki oluşmuştur kitap amacına ulaşmış demektir. Zaman dışında ilgimi çeken birkaç ayrıntı var, paylaşmak isterim. “Bunlar en küçük ayrıntısına kadar öyle ince düşünülerek yapılmışlardı ki, çocukların hayal kurmalarını gerektiren bir yanları kalmamıştı.” Yazarın oyuncaklar hakkında söylediği bu sözler gerçekten çok güzeldi. Kızımı hatırladım ki, ona aldığımız oyuncaklar yerine bazen boş bir şişe ile oynamayı tercih ederdi, oyuncaklar için her ayrıntı düşünülmüş çocukların hayal kurmasına gerek kalmıyor enfes bir şeydi.
Birde “Bunlar aslında ev bile değil, bunlar… Ruh ambarları bunlar!” diye son yıllarda yapılan evlerden söz eden yazar ki Alman vatandaşı olan bir insanın bu sözü modernleşme ile birlikte dikilen tekdüze apartmanlara gönderme. İlginç olan Avrupa’nın çoğu ülkesinde tarihi dokunun korunması ve mimari denilince bir şapka çıkarmak gerektiğine inandığım bir sürü ülkenin yer aldığı Avrupa’ da, Avrupalı bir yazarın bunu söylemesi benim için şu manada çok önemli. Ülkemizde benim kuşak mimari bile görmedi, o ruhları besleyen, insanlara mutluluk katan mimariden söz ediyorum. Elbette buradaki mesaj fiziki manada değil, apartman hayatının insanları birbirinden koparması anlıyorum da bende fiziki anlamda bir nefretle büyüdüğüm yaşantımın gördüğü gözle bakmak istedim hadiseye… Kutu gibi evlerden oluşan tüm beğenilerden uzak bir mahalle hayatında bile bir sıcaklık vardı, benim ifade etmek istediğim o değil hemen karşı çıkmayın…
Okumanızı tavsiye ederim, lakin ben bir süre sonra sıkıldım, sıkılmam kitabı kötü yapmaz ki, bu kadar yazdırdığına göre kitap nasıl sizce?
Yazar bir söyleşide “Hikâyelerimi içimdeki çocuk ve hepimiz için anlatıyorum. Benim kitaplarım 80 ve 8 yaşındaki tüm çocuklar içindir.” Demiştir. Bu sözün üzerine daha ne söylenebilir ki…
Momo
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum

pigletcanim

@pigletcanim

Git bir Momo’ya uğra
Momo

Avrupa Gençlik Kitap Ödülü Şeref Listesi’ne girmiş olan bu eser birçok dile çevrilmiştir. Momo Kitabı, insanların çok çalışıp etrafındaki güzellikleri nasıl unuttuğunu ve insanın nasıl makineleştiğini masalsı bir üslupla anlatıyor.Sistemi ve moderniteyi eleştiren kitap yetişkinlere derin mesajlar veriyor.
Momo terkedilen eski bir tiyatro harabesinde yaşamaktadır.
Kendisine ait üstündeki giysilerden başka hiçbir şeyi olmayan Momo, bulduğu ve onu seven arkadaşlarının getirdiklerini yiyerek karnını doyurmaktadır. Momo’nun her insanda bulunmayan bir özelliği vardır;Çok iyi bir dinleyicidir. Misafiri hiç eksik olmaz, dostları sürekli ona uğrar, Momo’ya bir şeyler anlatırlardı. gün içinde Momo’yla konuşmamış biri olursa ‘‘Git bir Momo’ya uğra’’ denilirdi. Zaman içerisinde bu cümle kalıplaşmış ve ‘‘Her şey gönlünüzce olsun’’ der gibi ‘‘Git bir Momo’ya uğra’’ diyorlardı. Momo’ya derdini anlatan herkes Momo’nun yanından ayrılırken kendini hafiflemiş hissediyordu. Momo bütün gününü çocuklarla oyun oynayarak ve dostlarını dinleyerek geçiriyordu. Zaman içerisinde kente Duman Adamlar geldi ve yavaş yavaş kenti, Momo’nun oyun arkadaşlarını ve dostlarının zihinlerini ele geçirmeye başladılar. Kitabın geri kalanında Momu’nun Duman Adamlar’la nasıl mücadele ettiğini anlatıyor.
Günümüzde, ulaşım araçları, makinalar, üretim alanları ve bir çok şey zamandan tasarruf edebilmemiz için tasarlandı, eskiden bir günde gidebileceğimiz bir yolu artık 1 saatte gidebiliyoruz, ürünlerimizi daha hızlı toplayabiliyor ve fabrikalarda kolayca işleyebiliyoruz fakat yinede bize yetmeyen bir şey var sevdiklerimize, çevremize, kendimize ayırmadığımız, zaman.
“Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar, taa yüreklerinde hissettiler.”
Momo
kitaba puan vermedi
6 beğen · 0 yorum

Gülcan

@gulcann

Zaman hırsızlarının ya da çalınmış zamanı insanlara geri getiren çocuğun tuhaf hikayesi
Öncelikle kitabı beğendim. Kitap çocuk kitabı, 300 sayfalık bir kitap. Gayet akıcı, güzel bir anlatıma sahip. Anlatılmak istenenler çok hoş ve etkileyici. Küçükken okusaydım bir şey anlar mıydım, etkilenir miydim bilemiyorum. Ama yaş olarak büyük olsam bile okuduktan sonra bende bir iz bıraktı.

Kitabın içeriğine değinecek olursam, Momo adlı küçük bir kızın hikayesi; İyi bir dinleyici olan, anne ve babasının nerede olduğu bilinmeyen, tek başına yaşayan ama hiçte yalnız olmayan, sayıları bilmediği için yaşının 100 olduğu zanneden, Git bir momo'ya uğra! Sözünün çıkmasına neden olan, kıvırcık saçlı, boncuk gözlü, tatlı bir kız. Öyle iyi dinliyor ki insanlar sorunlarını, dertlerini momo'ya anlatarak kurtuluyorlar. İşte bu kızın ve arkadaşlarının tüm hayatını değişteren şey ise zaman hırsızları... Tabi bu kısmı anlatmıycam. Zamanım yetmiyor diye dert yanıyorsanız bu kitap size zaman hırsızlarının kötü yüzünü göstermek için yazılmış.

Kitap diyor ki: Zamanı insanın yüreği hisseder eğer yaptığınız işler yürekten ise zaman yeter eğer değilse ne kadar kısarsanız kısın zaman yetmez! Yani zamandan tasarruf edilmez. Bu kitap da zamandan tasarruf etmeye çalışıp, mutsuz olan insanların hikayesini anlatıyor.Tabiki çocuk kitabı olduğu için aşırı edebiyat parçalamamış. Ama bir büyük kitabında olamayacak kadar güzellik ve naiflik barındırıyor. Çocuk kitaplarının ve öykülerin çoğunda olduğu gibi burada da iyiler kazanıyor.

Son olarak Mahatma Gandi'nin bir sözünü söylemek istiyorum. "Mütevazi davranıp kibrimizi kırarsak hayattan alacağımız en büyük ders yetişkin ve aydın insanlardan değil sözde cahil olan çocuklardan olacaktır." Eğer sizde kibirlenir de Momo'yu çocuk kitabı diyip okumazsanız. Momo ile tanışmayacağınız için zamanla ilgili bu dersi de büyüklerden öğrenemiyecek ve zaman hırsızlarının esiri olacaksınız. Çok üzgünüm =(

Herkeseeeee tavsiye ederim.
Momo
kitaba 10 verdi
17 beğen · 1 yorum
Gölge (@golge2010)
Kesinlikle ...
09.02.17 beğen cevap

Momo - S41

Önce düşünür ve sonra da cevap vermeye gerek görmezse susardı.
Tolga Topçu tarafından eklenmiştir.

Elifcee

@elifcee

"Sana bu adı kim taktı ?"
"Ben kendim" dedi Momo.
"Sen kendin mi taktın ?"
"Evet."
"Ne zaman doğdun ?"
Momo biraz düşündü ve sonra dedi ki : "Hatırladığım kadarıyla ben hep vardım."
Momo
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
24 beğen · 0 yorum

Sezgin Taşcı

@sezgintasci

...hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmiş hayallerdir. Hele benimki gibi olursa! Artık hayal edecek hiçbir şeyim kalmadı.
Momo
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Sana bir akıl vereyim: Kendini fazla ciddiye alma...
Momo
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
13 beğen · 0 yorum

Elifcee

@elifcee

Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar,taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe,zaman azalıyordu.
Momo
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum

KahveKokusu

@ebrusaribay5

''İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı.Her zaman adım adım ilerlemeli.Sürekli olarak bir adım sonrasını düşünmeli,bir adım sonra derin bir nefes,sonra bir süpürge.İşte hayat o zaman zevkli olur.Önemli olan işini iyi yapmaktır.Öyle de olmalı . ''
Momo
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
750
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
1165
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
431
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
45
KİTAP
Kaç Yaşında Olursam Olayım Yeniden Okuyacağım Kitaplar
Bir kere okumakla yetinemediğimiz, aradan yıllar geçse de sıkılmadan tekrar tekrar okuyabileceğimizi düşündüğümüz en iyi kita...
399
KİTAP
Fantastik Evrenlerin Kapılarını Aralayan En İyi Fantastik Kitaplar
Okurları gerçek dünyadan koparıp bambaşka diyarlara götüren, hayal gücünün sınırsızlığını kanıtlar nitelikteki en iyi fantast...

Ahmet Baykara

@ahmetbaykara

Zaman
Zaman
Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır ZAMAN’dır.

Michael ENDE
Momo
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Aynur taner

@aynurtaner

MOMO
Önce zaman nasıl nasıl tasarruf edilir,bunu bilmeniz gerekiyor!Örneğin biraz daha hızlı çalışıp gereksiz şeyleri bırakırsınız. Bir müşteriye yarım saat yerine on beş dakika ayırırsınız.Zaman alan sohbetlere dalmazsınız.Annenizin yanında bir saat yerine yarım saat oturursunuz. En iyisi siz onu mutlaka bir huzur evine yatırın,şöyle ucuza ve iyi bakılacağı bir yere.'Michael Ende 'nin Momo'sunda Duman adamlar , kimi neyi temsil ediyor s
EK 1
sizce? 01.06.18
Momo
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 14 yorum
ekar (@ekar)
zaman tasarrufu için az uyumak da gerekmez mi .?!
01.06.18 beğen cevap
Hamuş (@cehl)
ayse gülce (@aysegulce)
Bu arada Momo'yu okumuştum, duman adamlar sanal alemi temsil ediyor. - Dedim madem soruya cevap gelmiş arada sıkışıp kalmasın göz önüne çıksın

sn @aysegulce
01.06.18 beğen 1 cevap

Berna Baş

@bernabas

Ne kadar da anlamlı...
Momo
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum

virane

@kabaktadi

Geçmiş ama oluyor mu?
Geçmiş ama oluyor mu?
...
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. ...
Syf: 65
Momo
EK 1
Twitter; @iiviraneii 06.04.18
Momo
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
36 beğeni · 7 yorum
Burcu S. (@bs)
Bu da güzelmiş =)
03.04.18 beğen 1 cevap
Hakan (@hakani)
Bu çok fena.
03.04.18 beğen 1 cevap
Hakan (@hakani)
Bizim üyelerde de ne marifetler varmış arkadaş? Şuraya bak.
03.04.18 beğen 1 cevap

virane

@kabaktadi

Tut!
Tut!
...
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. ...
Syf: 65
Momo
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
16 beğeni · 0 yorum