ara

Anayurt Oteli

Anayurt Oteli Konusu ve Özeti

Anayurt Oteli
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750800664
Sayfa: 108 sayfa
Basım Tarihi: 1970
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat.

Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin içeriği değişir.

Küçük ayrıntıların tekdüze şaşmazlığında neredeyse takıntılarla sürüklenen bir yaşamın öfkesi de, çaresizliği de büyük oluyor.Türk edebiyatının unutulmaz bir tipi ve unutulmaz bir mekanı.
Anayurt Oteli kitabı 11 Yıldızlı Kitaplar listesinde yer almaktadır.

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Sıkıcı kitap, çok hem de; ama aynı zamanda iyi kitap. Her şeyden önce neredeyse kitabı tutup karşı duvara fırlatmama neden olacak kadar sıkıcı olan üsluba ve olaylara rağmen hikayenin sunuluş şekli çok hoşuma gitti. Bilinç akışı tekniği gibi entel şeyler yazmak istemiyorum çünkü pek getirisi yok. Yani yazdım da hiçbir hatun da gelip ''woooww sevişelim mi'' demedi. E o zaman ne gerek var, basit usül devam edelim, ama yine de şunu söyleyeyim bu bilinç akışı denen şey dünyanın en sıkıcı şeylerinden biri. Şimdi önce bizim sapık, hasta, korkak, manyak, dertli karakterimizin oteldeki yaşamını anlatıyor kitap. Sonra otelin dışına çıkıp ezber bozuyoruz ki oraları birazcık keyifle okunuyor işte. Otelin boğucu havası sizi o kadar bunaltıyor ki bizim sapıkla beraber dışarı çıktığınızda bir daha otele dönmek istemiyor canınız. Ama sonlara doğru otelden de daha sıkıcı bir yere giriyorsunuz; Zebercet' in kafasının içerisine. Ben bu kadar sıkıcı kafa görmedim. Bir de karmakarışık bir aile ilişkisi var; Cem Yılmaz' ın dediği gibi lan hani marjinal bizdik? Tüm sülale tren yapıyor. Evin beyi uşağa, uşak şoföre, şoför hepsine filan filan. Kitapta olan bir kadın eksik kitapta.(Öyle okursun işte, nasıl cümle ama) Ama çok önemli değil, bence dünyadaki tek adam bu Zebercet de olsa bu kadın o adama vermezdi.
Sabah sabah yazasım yok bir kızı çok özledim çünkü ve gece olsun da mesaj atsın diye bekliyorum ama siz sevgili kitap kurtlarına da saygısızlık etmek istemem. Şimdi bir tane tabela var, otelin yerini gösteren. Tabela zamanla ters dönmüş ve toprağı gösteriyor artık. Zaten otelin kasvetli havası da ilk tasvirlerden itibaren bana hep mezarı çağrıştırdı. Zebercet yaşayan bir ölü aslında. Otel de onun mezarı. Bana göre tabelanın toprağı göstermesi de zaten bunun metaforik bir anlatımı.(Az votkaya 2 kız düşer bu cümleye) O kadar manyak, psikopat ve yalnız ki adam yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyor aslında. Ne var ki bunun libidosuna hitap eden bir kadın gelmeyince otele bu da o kadının tekrar gelmemesini beklemeye başlıyor.(sakin!) ve mezarla gerçek dünya arasında arafta kalıyor bana kalırsa.

Şimdi Yusuf Atılgan Aylak Adamı yazıyor 1959 yılında. 1960' da bir tane öykü yazıyor sonra da bir daha bu kitaba kadar kitap yazmıyor adam. 1973 yılına kadar yani. Düşün bu kitabın ne kadar özel olabileceğini bu şartlarda. Ama yok Kürk Mantolu Madonna'ya dediğim gibi bu kitabın da gereksiz abartıldığını söylemeyeceğim. Cidden eli yüzü çok düzgün bir kitap ama çok sıkıcı. Bu kitapta abartılan ise karakter. Yalnız, hasta, sapık bir adam. Henüz cinsel kimliğine bile karar verebilmiş değil. Çocukluğundan gelen travmalardan da olsa gerek sağlam bir tedaviye ihtiyacı var. Özenilecek, öykünecek hiçbir şeyi göremedim ben. Ama yalnız adam örneği için muhteşem kendisi; yalnızlık dediğin işte böyle olur ve bu yalnızlık da hiç de övünülecek bir şey değildir. Öyle face' e yalnızlık ve huzur yazıp like beklemeye benzemez yani yalnızlık. Popülariteye hizmet eden hiçbir şey de yalnızlık olarak adlandırılamaz bence. Neyse işte özetle sıkıcı ama sağlam bir kitap var karşınızda. Bir de müthiş cesur bir yazar var. türkiye gibi bir ülkede o cümleleri yazmak, o dönemde yazmak büyük bir cesarettir demek için girdim bu cümleye ama yazarken fikrimi değiştirdim, bence şu an daha baskıcı bir dönemdeyiz, sadece şu an bu baskıları kırabilmenin, bastırılmışlıkları başka türlü kırabilmenin daha fazla yolu var geçmişe oranla.
Kızı da hala özlüyorum bu arada.
Anayurt Oteli
kitaba 8 verdi
14 beğen · 0 yorum

Mustafa

@mecazzadam

SİMSİYAH .. ZİFİRİ BİR YALNIZLIK
herhalde bu kadar az sayfa sayısına sahip olup içine buhranı..yalnızlığı..yaşamı..psikolojik hastalık derecesine gelen koca boşlukları..bir karakter üzerine monte edip anlatmak ve anlatmak ile kalmayıp bunu ruhunuza kadar sindiren bir kitap okumamıssınızdır..
edebi eser midir ? kesinlikle..
eebiyat başyapıtlarından der miyim ? sonuna kadar derim..

çünkü kitabı okurken görüyoruz demeyeceğim.. hissediyoruz ki giriş..gelişme ve sonuc muazzam bır bıcım ve kusursuz bir kurguya sahip.. yusuf atılgan'ı ılk defa okuyorum.. ve hayran kaldım desem cok az kalır bazen bazı degerler anlatılamaz..

Kitabın ana karakteri ZEBERCET.. silik..sessiz..cok konusmayan.. sureklı sıgara ıcen.. arada bır otelden cıkıp dolaşan ve yıne otele gelen.. kendı yalnızlıgını paranoyaya donusturup içsel ütopyasında derın yaralar acan.. acmaya devam eden.. takıntı.. koca bır yalnızlığın orta yerınde kendi kendine cıkıs yolları arayan.. sureklı kendı ıc sesıyle konusan.. aslında allah kımsenın basına vermesın dıyecegımız turden bir boşlukta yaşamayı ikame ettirmeye calısan ve koca bir oteli tek başına işleten büyük bir yalnız..

Yazar .. öyle bir anlatış biçimi kullanıyor ki.. kısa ve net ama cok fazla eylem tasıyan cumleler.. geldi gitti actı kapadı sonra yerıne oturdu..saatıne baktı... bu o kadar guzel bır bıcım kı bırden ınsan kendısını yalnızlığın küf kokularına esir düşmüş o otelde hissediyor. o kadar guzel bır anlatım kı bu zebercet ile yatıp zebercet ile kalkıyor ınsan.. yemek yıyor.. dısarı cıkıp carsıyı dolanıyor.. otel fişlerini karakola goturuyor.. fişlere bazen gecen senede kalma ınsanları monte edıyor.. kestanecıden kestane alıyor... sınemaya gıdıyor.. yalnızlıgına nereden bakarsa baksın o hep aynı seyı yasıyor..

Buhran sevmeyenlerın ya da psıkolojık insan tahlileri üzerine olan konulardan haz etmeyenlerın seveceğini sanmam .. ancak kıtap konusuna gore de basyapıttır.. edebı eser olma nıtelıgıne gore de basyapıttır.. ve yalnızlık ne zaman olursa olsun nerede olursa olsun okunmalıdır..

Buhran okumak ıstersenız ya da simsiyah bir yalnızlık gormek ıstersenız.. yaklaşın..
insanın kendıne olan yalnızlıgının daha baska bır hastalık olduğunu okuyun..
sevgısız kalıp dırendıgı yere kadar dırenen bu adamın yalnızlığına mısafır olun..

. . .
Anayurt Oteli
kitaba puan vermedi
2 beğen · 0 yorum

Red Red

@khaos

Ne Ölü, Ne Sağ !
Yığınlar içinde olupta karışamayan, onlardan olamayan adamın içine gömüldüğü yalnızlık, yol geçen hanı olmasına rağmen bir türlü "ev" olamayacak binanın kaderiyle bu kadar iyi bütünleştirilirdi. Ömrü billah babadan miras bir mesleğin esiri olarak, kendi istençlerinden uzak "Ne ölü ne sağ" bir yaşam içinde kaskatı, ruhsuz, otamat, yarı uykulu yaşarken sonra birden bir kıvılcım karanlıkta. Uyanır insan! Otele gecikmeli gelen ve sadece bir gece kalacak olan bir kadın, hiç bir bağ kurmadan içinde bir takım değişiklikler vuku buldurur. Hissiyatlar varmış demek! Kadın gider, adam kalır. Adam bekler. Kadın anlık bir hayaldi, bir varmış bir yokmuş bir zamana karışır. Adam bekler, dönmeyecek treni, tren kaçmıştır. Adam bekler, yıllarca aradığı "Nasılda Seninim" diyebilecek bir sevgili.. Anahtar deliklerinden gözetler başkalarının hayatını, duyar, arzular, kendine yama yapar yaşamak istediği hayatları... Bekler, gelmedikçe debelenir kendi içinde, bunalımlar ve zapt olunmaz ihtiraslar çöker kafasına.. Kafasında kurduğu kadın bir yalandır, yaşadığı ortalıkçı kadın ise kendi gibi sadece canlı bir organizma, etli kanlı bir makine. Uyanmak başka baharlara kalmıştır. Arar sevgiyi yinede bir kanun kaçağının dostluğunda, herkes kendi derdinde boğulmuştur, genç bir oğlanın gözlerine bakar, zıvanadan çıkmış her türlü sevgiye razı belki, bekler, kimsecikler gelmez. Kedisine sarılmak ister, olmaz, kaçar, tavayla öldürür. Kendisi, kedisi, etrafı, insanlar, otel herşey fabrikadan çıkmış bir seri üretim eşyası gibidir. Ruh gerçekten var mıydı? Ortalıkçı kadının üzerinde, ağzından "Nasılda Seninim"i duyabilmek için verilen savaş, tam bir hüsrandı bunu duyabilerek yaşayacağını sanmak. Yaşarken ayakları kokuyordu, öldüğünde çürümüş bedeni kadının. Parça parça göm, kokmaz belki. Peki kendini nereye gömeceksin. Yaksan, oteli (evi), kendini, ölüyü, eşyayı, anıyı, gelmeyecek hayali. Ne farkederki? Ne ölü, ne sağ. Şimdi bir ipin ucunda...
Anayurt Oteli
kitaba 9 verdi
14 beğen · 8 yorum
Semih Oktay (@semih-oktay)
"Yığınlar içinde olupta karışamayan" , "Nasılda Seninim" , "Arar sevgiyi yinede bir kanun kaçağının dostluğunda," , "Kedisine sarılmak ister, olmaz, kaçar, tavayla öldürür." , "Ne farkederki?" Red Red @khaos beğendim yazdıklarını da Birader anlamak için zorlandım.Tırnak işaretleri içerisine aldığım ilk üç ifadede şu "de" takısını yanlış kullanmışsın.Öldürmek eylemli cümlenin Türkçe bir manası yok;varsa da ben çıkaramadım! Beşinciyi de sen bul!
07.03.17 beğen cevap
Red Red (@khaos)
O "de" nin Allah bin türlü belasını versin Semih Abi, yine beni mahçup etti sana karşı :) Öldürmek eylemli cümleme gelince, kimseden bir gıdım sevgi bulamayan kahramanımız kendisine sığınmak istediği kedisi tarafından da dışlanınca onu eline geçirdiği tavayla kafasını ezmek suretiyle öldürür. İnşallah bu kez olmuştur. :)
07.03.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Bela okuyacağına öğren şu dahi anlamında kullanılan "de" ve "da" takılarının doğru yazılışını Red Red (@khaos).Kural şu bak unutma! Dahi anlamına gelen "de", "da" ayrı yazılır.Örnek vereyim mi? :) Kedili cümlen pek fena! Hiç yazmasaydın da olurdu!
15.03.17 beğen cevap
Red Red (@khaos)
Biliyoruz abi niye bu kadar gömüyorsun beni, dikkatsizlikten hepsi dikkatsizlikten. Aslında bana yazıların yayımlanmadan önce son incelemesini yapan (ne denirdi unuttum redaktör mu, reflektör mu neydi? :) bir insan evladı lazım. Ayrıca bu bir teklif değildir @semih-oktay abi :)))
15.03.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Alınma Red Red (@khaos).Bay bay diye vedalaşanlaradır sözüm.Kızım sana söylüyorum,Gelinim sen anla! Ben de yanlış yazabilirim,öyle değil mi? Demek dikkat edeceğiz Güzel Türkçemize.Bin beş yüz yıldan bu yana kaptırmadık dilimizi bundan böyle de kaptırmaya hiç niyetim yok benim.Son incelemeyi yapanlara imla (yazın) kuralları bakımından söylüyorsan "düzeltmen" denir.Hem örnek vermemiştim;haberin olsun!
15.03.17 beğen cevap
Red Red (@khaos)
Nereden duymuştum hatırlamıyorum ama Türkçe'nin 14.000 yıllık bir tarihi olduğunu söylemişti bir büyüğümüz. Gerçi kendisi bir fanatik idi. :)
15.03.17 beğen cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Ben "fanatik" değilim;bin beş yüz yıl yetiyor bana! Misal on beş asır evvel anne demek için "ök" diyormuşuz.O zamanlardan bir Türk çıksa karşımıza konuşarak anlaşabilecek durumdaymışız bu günkü Türkçemizle.Bu güzel bir bilgi bana kalırsa...Onun annesi yok,ölmüş,annesiz o,demek için "öksüz o" diyormuşuz ki bu olumsuz manası değişmemiş günümüze kadar. :)
15.03.17 beğen cevap
Red Red (@khaos)
:)
15.03.17 beğen 1 cevap

ElestirmenAdam

@elestirmenadam

Anayurt Oteli
Hayatımda bu biçimde yazılmış bu kadar ayrıntıya giren bir kitap ilk defa okudum. Kitabı okurken başka bir şey düşünemiyorsunuz çünkü kitapta o kadar ayrıntı var ki hepsi gözünüzün önüne geliyor ve kitaba dalıp gidiyorsunuz. Kitabı okurken sanki film izliyormuşum gibi geldi. Romandaki olaylar yaşanırken sanki bende oradaymışım gibi okudum.

Otel Zebercet'e(Otelci-Asıl Karakter) kaldıktan sonra tekdüze bir hayat yaşamaya başlıyor. her gün, her hafta aynı şeyi yapıyor. cinsel arzusunu da otelinde çalışan ortalıkçı kadınla gideriyor. Fakat ortalıkçı kadının uykusu derin olduğu için fark etmiyor bile. Zebercet hayattın da hiç aşk yaşamamış ve ot gibi yaşayan bir insan kısaca. Bir gün gecikmeli Ankara treniyle otele bir kadın geliyor ve bir gün kalıp gidiyor. giderken de Zebercet'e bir hafta sonra geleceğini söylüyor. Zebercet bu kadını seviyor ve kadını beklemeye başlıyor fakat kadın bir daha hiç otele gelmiyor. Zebercet bu olaydan sonra ruhsal çöküşe geçiyor ve ortalıkçı kadını boğarak öldürüyor. Daha sonra Zebercet değişime uğramak için çabalıyor, üstüne başına yeni şeyler alıyor, berberini değiştiriyor, meyhaneye gidiyor, horoz dövüşü izlemeye gidiyor ve bir çocukla sinemaya gidiyor. sinemadan sonra çocuğu oteline onunla kalması için çağırıyor fakat çocuk reddediyor. Bir gün bankta otururken bir adamla konuşuyor daha sonra karşıda oturan oteline ara sıra gelen hayat kadınının yanına gidip onunla gelmesini söylüyor kadın ona otele gidip onu beklemesini söylüyor. otele gidiyor Zebercet fakat o kadın da gelmiyor ve Zebercet artık hayata dayanamayıp kendini, doğduğu odasında asıyor.

kısacası Zebercet çöküşe geçen hayatını kurtarmak için değişime uğramaya çalışıyor fakat yaptığı şeyler onu daha çok çökertiyor. Daha fazla dayanamayıp kendini asıyor.

Ayrıca:
Bu kitabı okuyup, asıl verilmek istenen mesaj yerine başka şeyler anlayıp, terbiyesizce yorum yapanlara acıyorum.
Anayurt Oteli
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum

Misafir

@misafir000

Bir insan var sabit bir yerde duruyor ve önünden yüzlerce hayat geçiyor. O sadece o hayatları durduğu yerden ,gördüğü an itibari ile boşluklarını dolduruyor. Mutlu değil , mutsuz değil... Babadan kalma bir hastalık gibi sırtında taşıyor Anayurt otelini .. en az kendisi kadar değersiz ; salt nefes alan veren bir kadın hissiz.. Bir köle , gidecek hiç bir yeri yok ve bir fare gibi sıkışmış Anayurt Oteline.. Bunca durağanlık ve tekdüzelik içinde , belki bir şey olmalıydı... zamanımı gelmişti bilinmez.. bir neden (Bir gece otelde kalan genç uzun boylu esmer bir kadın ) Onun bıraktığı arkasından anlam ve manalar değişime gidecek olan sadece bir neden olabilirdi... Bedensel olarak orada olmasa da .... rüyalarda onunla sevişilir.. ve artık hiç bir şey eskisi gibi değildir. Kapılar kapanır, yapılmayan her şey yapılmaya başlanır. Ne denli bir insanın yalnız ve çevresinde ki her şeye yabancılaştığı anlatılır. Çok derin bir yalnızlık , ve en az kendisi kadar çaresiz bir kadının, kendi çaresizliğinin günahkarı seçilip öldürmüş olması , uydurma isimlerle otel defterine kaydedilenlerle .. başka bir zarftan alınıp , otel zarfına konan para kadar incelikli ve dürüst bir yan ... vicdani muhasebe.. ve baş edemeyeceğini düşündüğü kendisi (iç dürtüleri , seksüel arzuları, takıntıları ,vicdani sıkışmışlığı ) ve intihar.. Gözlerimin dolduğunu , boğazımda garip bir yumruğun yutkunmamı engellediğini hissettim.
Anayurt Oteli
kitaba 10 verdi
12 beğen · 0 yorum

Anayurt Oteli - S41

Kırk yıldır bir tek Zebercet bile kalmamıştı otelde. 5 numaraya Zebercet Gezgin yazdı. Yandaki odadan bir cızırtı geliyordu. Koştu; ocağı söndürdü. Çay yanmıştı, içilmezdi. Çaydanlığı yıkayıp çıktı. Gene emekli subayın yerine oturdu. On bire değin ikişer ikişer dört kişi daha geldi yatak arayan. 'Yerimiz yok' diye savdı. Ara sıra hızla bir araba geçiyordu dışarıdan.
Mesut Serdar tarafından eklenmiştir.

Red Red

@khaos

Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.
Anayurt Oteli
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
15 beğen · 0 yorum

Ahme't Sessiz

@ahmet-sessiz

Tatlı bir kazaydı bu ; ama insanın ölmesi nasıl da kolaydı...
Anayurt Oteli
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum

Selenay

@selenay

Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.
Anayurt Oteli
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
12 beğen · 0 yorum

İsmail Meltem Sarı

@ismltm2010

Bedenin dayanma gücünü zorlamak da bir çeşit kendini öldürmek değil miydi?
Anayurt Oteli
kitaba 4 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum

Ahmet Aykut

@birdirbir

..Ne ölüyüm ne sağım.
Anayurt Oteli
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 0 yorum
35
KİTAP
11 Yıldızlı Kitaplar
Bu kitaplara 10 yıldız bile az dediğimiz, 11 yıldızı hak ettiğini düşündüğümüz kitapları bu listede paylaşıyoruz....
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
315
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
158
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
1136
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...