ara
Ord Serdar T.
2.360 161

Ord Serdar T.

neokur.com/lizbon
Hayat cidden çok garip..O kadar çok şey değişiyor ki her gün..Hayatımda iyi ki varlar dediğin insanlar birer birer çıkarken yenileri girip çok derin yerler edinebiliyorlar.İyi mi kötü mü olduğunu anlayamıyorsun sadece yaşıyoruz ve o an geleceğe neler verdiğimizi bilemiyoruz ama her anlık kararlarımız o kadar çok şeyi değiştiriyor ve sonsuz olasılıklarda bize bazı şanslar tanırken belki de elimizden bir çok şeyi de alıp gidiyor..Hayırlısı olsun ya da olması gereken buymuş diyoruz biz de..Herkesin ağzında bu cümle var hayırlısının ne olduğunu bilmediğimiz halde o olmasını istiyoruz .Çünkü insanoğlu bir şeylere tutunmadıkça ve tutunduklarından destek almadıkça ayakta kalamıyor..Hepimiz aynıyız

Ord Serdar T.

@lizbon

bazen gitmek gerekir. herşeyi arkada bırakmak
2 beğeni · 0 yorum · Biliyor musun? ·

Ord Serdar T.

@lizbon

Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak Sezai Karakoç Osmanlı Devleti'nin parçalanması birkaç ay içerisinde gerçekleşti ve 1918 yılı Ekim ayının son günü artık Osmanlı'sız bir dünya haritası vardı. Bununla da bitmedi... Önce Saltanat, sonra Halifelik, İngiliz dayatması daha doğrusu oyunu yüzünden birer hamlede kaldırıldı. 1925'te toplumun kılık kıyafeti değiştirildi. Maksat, yeni bir insan vücuda getirmekti. 1928'de bu defa alfabesi (yazısı) elden gitti Osmanlı'nın. Mahir İz'in dediği gibi maksat "maziden alakayı kesmek"i. 1932'de ezan Türkçeleştirildi. Tüm bunları boşalan camileri satmak veya kiralamak, yıkmak veya arsasını ele geçirip partinin kodamanlarına peşkeş çekmek üzere iç etme adımı takip etti. Velhasıl, Lozan süreciyle birlikte Osmanlı satılığa çıkarılmıştı. Yalnız antika eşyaları, camileri, medreseleri değil; Ayasofya'sı dahil pek çok maddi ve manevi varlığı satıldı. Kime peki ve neden? Elinizdeki kitap, Osmanlı mirasının neden ve nasıl satıldığını ve bir cihan imparatorluğunun cihangirlik sevdasından vazgeçmiş varisi tarafından nasıl hoyratça yok edildiğini gösteriyor. Varis ne kadar unutmak isterse istesin, enkazdan artakalanlar mutlaka bir yerden başlarını uzatıp seslerini duyuracaklardı. Mustafa Armağan, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte ve sonrasında yaşananları ele alarak tarihle yeniden hesaplaşıyor: Satılık İmparatorluk.
7 beğeni · 2 yorum · Anın Fotosu ·
Mert Yitmen (@mert-yitmen)
Tarihi olayların nasıl yalanlara bulanarak ve çarpıtılarak anlatılabileceğine örnek bir kitap. Yazar zaten ciddiye alınabilecek kapasitede degil. Komik - 04.04.17

Ord Serdar T.

@lizbon

:)))))
1 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·
5 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·

Ord Serdar T.

@lizbon

Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor.

Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor.

"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda.

Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman.
Misafir
Maalesef virajı alamayacak gibi yazın serüveninde, gidişat o yönde, belki de istidatı ve malzemesi bu kadar, sanırım öyle, umarım şarampole yuvarlanmaz. - 01.04.17

Ord Serdar T.

@lizbon

Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.
/ 38