ara
Betül
6.944 550

Betül

@lotus

Bahar mı gelmiş ne :O
Ankara da iki gündür bahar havası var ;) balkon sefasına erken başladımmm :)

Yer 2016 yılının kahraman ilçesi...

@kisibasinadusenmilligelir sen nerdesin ?
43 beğeni · 14 yorum · Kitap Her Yerde
[silindi]
Betül (@lotus)
aa @mervekaya bu ayrıca senin bitki çayı davetine karsilik olsun ;) - 19 sa
17 beğeni · 2 yorum · Müzik Kutusu
cem mert (@cem-mert)
çok güzel - 23.02.17
cem mert (@cem-mert)
ne varsa eskılerde ahh ah.. - 23.02.17

Betül

@lotus

Düşünen Adam Heykeli
Dünyanın birçok yerinde ve bölgesinde boy gösteren bu heykel bizde akıl hastanesi bahçesinde bulunmakta. Bu heykeli ilk gördügümde akıl sağlıgı yerinde olmayanlara karşı bir sempatim oluşmuştur ezelden beri :)

Şimdi dedimki bu heykelin sahibi kimdir ve niye bu bahçeye konmuştur diye kısa bir araştırma için gogul amcayla uzunca bir sohbetimiz oldu :)

Kayıtlara heykelin ilk yapıldigi ve hastane ilk başhekimi ola Fahri Celal Göktulga'ya " bu heykelin bir akıl hastanesinin bahçesinde bulunmasının neyi ifade ettiği" hakkında soru sorulmuş ve cevap olarakta şaka ile karışık sorarlar. "Hastane dışındakilerinin durumu içeridekilerden daha kötü,bu heykel onların durumu ne olacak diye düşünüyor" demiş.

Bu cevaptaki şaka kısmı beni tatmin etti de gerçek neydi didimm ve heykeltraşın hayatını araştirdim.

Meğer ünlü taş ustamız oldukça çapkın ve bir o kadarda kurnaz mış hani. Yoksa ki bir kadını akıl hastanesine ömrü boyunca mahkûm etmek pek de kolay olmasa gerek.

Bende bizim zeki hekimimiz sanatçınin özel hayatıbdaki bu mevzuya ınce bir gönderme yapmış ve biz türk toplumunu özellikle sokaklarda kendi kendine sohbet edenlere karşı büyük saygı duymamızi sağlamış.
24 beğeni · 26 yorum · Sohbet
cem mert (@cem-mert)
orası yanı o heykel burda BAKIRKOYDE bakıyordeyım bende :D - 23.02.17
Betül (@lotus)
Ooo heykelle selfi yap bol bol :P - 23.02.17
cem mert (@cem-mert)
kendimi deli gibi hissediyorum oyle yapınca :D - 23.02.17

Betül

@lotus

KitapHanemm
Başıma gelebilecek güzelliklerden biri ;) kitaphanemin yeni üyeleri :)

@samsa ve @bku nün paylaşımlarından bıkmış olanlar eylensin :D

Gerçekten yaşıyormusun? diye soran bir yazarı çok merak ediyordum ;) kategori olarak kişisel gelişim türünden kabul edilmeyen bu kitabı, okunacak coookk kitap olmasina rağmen ilk sıraya aldım ;) diğer iki kitapla ise ilk tanışt :) bu güzellikler için, ve tüm hediyeler için
รєรรเz ภ๏tคlคг.
@hercai kocaman teşekkürler :*

http://www.resimag.com/3f6077b0.jpeg
46 beğeni · 28 yorum · Başıma Gelenler
Okumak istediğin bir kitap olması beni çok mutlu etti. İyi ki o kitabı tercih etmişim :) keyifli okumalar canım. - 22.02.17
Mâverâ (@mervekaya)
Keyifli okumalar abla afiyetler olsun :) yarında ben paylaşabilirim belki böyle bir fotoğraf.. ;) - 22.02.17
B.K.Ü (@bku)
ne kadan da çok çikolata var - 22.02.17

Betül

@lotus

Günaydın...
Herkesten bi sütlu paylaşım :) bendende sadesi gelsin... Bugün horozlar bile uyanmadan düştük yollara... Aslında başka bir söylem daha var ama yazmayayim şimdi burda ayıp olur :P
38 beğeni · 5 yorum · Sohbet
Zeynep (@zeynep3)
kargalar kahvaltısını yapmadan mı diyecektin :)) - 21.02.17
face of face (@doktorno)
AFİYET OLSUN SÜTÜNÜ İÇİNCE UYU AMA :)) - 21.02.17

Betül

@lotus

Bütün hayata karşı bir mide bulantısıyla uyandım. Yaşamak zorunda olmanın dehşeti yataktan benimle birlikte kalktı. Herşey gözüme boş göründü bir an ve içimden buz gibi bir ses
'' hiç bir derdin çaresi yoktur '' dedi.
Fernando Pessoa
20 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Betül

@lotus

insan kendi zarar görmuyorsa niye gitsin ki psikiyatriye... Çevresinin zarar görmesi ve rahatsızlık vermesi bu konuda doktora gidecek kadar geçerli bir sebep değil.... Kendisi zarardaysa belki düşünebilir. Ama yinede acı ile beslenen biri zaten kendini hasta olarak kabul etmez....

Vee genelde doktora gitmeyi kabul eden kişiler gerçek hasta olanın hasta ettiği kişilerdir. Kökten bir çözüm lazım... :(
18 beğeni · 1 yorum · Kalemimden
ARTniyetler (@artniyetler)
Lügatımıza Almanca'nın yetersizliğinden dolayı "ruh hastalığı" ismiyle giren hastalıkların, elbette ruh gibi uydurma bir şey ile alakası yoktur -ayrıca insanın ruhu yoktur bile, nefsi ve bilinci vardır-. Ruh hastalığı ifadesi ile esasen kastedilen akıl veya bilinç hastalığıdır. Bu da demektir ki psikiyatrik "hastalıkların" biyolojik ve materyalist bir temeli, sebebi olmak zorundadır. Bakın "hastalık" kelimesini tırnak içerisine aldım, zira "hastalık" ile "sıkıntı" birbirinden tamamen farklı şeylerdir.
Peki size bir soru. Psikolog ve terapistleri tamamen es geçeceğim, zira onlar geçmişteki cinci hocaların ve exorcist'lerin diplomalısıdır. Bugüne kadar psikanaliz ile iyileşen tek bir insan evladı yoktur. Olduysa da plasebo etkisindendir. Soruma gelecek olursam, gittiğiniz kaç psikiyatrist sizden bugüne kadar herhangi bir beyin tomografisi, yahut kan tahlili, yahut bu rahatsızlığınızın biyolojik temeliyle ilgili bir test istedi? %99,9'unuzun vereceği cevap: Hiçbiri.
Sebep? Tüm psikiyatri bilimini sen tamamen 100 sene önceki Freud'un öğretileri üzerine inşa edersen, adamın "rüyalarınızda gördüğünüz sivri cisimler cinsellik ile ilgili sıkıntılarınızı ifade eder" şeklindeki "at murattır"dan farksız rüya tabirlerini bile bilim zannedersen, bu konunun materyalist kökeniyle ilgilenmez ve biyolojik unsurları gözardı ederek bir sahte bilim inşa etmeye kalkarsan olacağı budur.
Günümüzdeki "psikoloji" asla bir bilim değildir, "psikiyatri" ise sadece şizofreni veya bipolarite vb psikotik bozuklukları olanları sakinleştirmeye yönelik ilaçları sayesinde "bilim" adına başarı sağlayabilmiştir. Onun dışında psikiyatri, koca bir sahte bilimdir.
Bu yazdıklarımdan "aman sakın ilaç kullanmayın" gibi bir mesaj çıkarmayın. Psikotik bir vaka olmasa da ciddi depresyon, anksiyete vb sorunundan muzdarip nevrotik kişilerin ilaç kullanmaya ihtiyacı olabilir, zira elimizde kötünün iyisi olarak bu yarım veya sahte bilim var. Fakat karısından boşanmış, işinden atılmış veya bunun gibi özel hayatında bilimum sıkıntılar çekmiş insanlara "hmm sizde duygu durum bozukluğu var" gibi sikimtrak teşhisler koyanlara kanmayın. Adam tabi ki sıkıntıya girecek, bu onun "hasta" olduğu anlamına gelmez, esas yaşadığı o zorluklar nedeniyle stres ve sıkıntı hissetmeseydi ortada tuhaf bir durum olurdu.
Bugün sokaktan rastgele 100 insan seçip, 100'ünü de farklı psikiyatristlere yollayın. Tamamına yakınına ya bir teşhis koyulacak ya da ilaç yazılacaktır. Oysaki bu insanlar "hasta" değil, "sıkıntı" veya "acı" çeken kimselerdir. Fakat bu insanlar "hasta" kabul edilmelidir. Zira psikiyatri bu şekilde kendisine "bilim" ünvanı kazanır. Psikiyatristler bu sayede kendilerine "bilim adamı" ünvanı ve ekonomik gelir sağlarlar. İnsanlar ise "Aaa meğer bu benim elimde olan bir şey değilmiş, bak ben hastaymışım" düşüncesiyle işledikleri kabahatleri tamamen ellerinde olmayan yalandan bir "hastalığa" mal eder ve sorumluluktan kaçarak kendilerini rahatlatırlar. İlaç şirketlerinin bu tezgahtan elde ettiği ranttan bahsetmiyorum bile.
Kısacası ortada bilim adına "alan razı veren razı" bir tiyatro var, fakat bu işten canı yanan her zaman "azınlıklar" olur. Yani gerçekten hasta olup, hastalığının materyalist, biyolojik temeliyle hiç ilgilenilmeyenler...
Özet: Seni seviyorum Memoli, ben de seni köylü güzeli.

alıntıdır (michael sikkofield) - 10.02.17
/ 47