ara

Merve Aktaş

Merve Aktaş

@merve-aktas

Neden bilmiyorum ama herkes bu kitaba bayılırken, öve öve dilinden düşürmezken ben o kadar da beğenmedim. Yani evet gerçekten güzel,duygusal ve farklı bir bakış açısıyla yazılmış ama bazı yerlerde yazarın konudan çok fazla uzaklaştığını düşünüyorum.Yine de okunabilir,sevilebilir bir kitap.
1 beğen · 0 yorum

Merve Aktaş

@merve-aktas

Boleyn kızı; Orta Çağ Avrupası'nın kalbinde; İngiltere'de geçen muhteşem bir kitap.
Eserde; doğdukları günden beri birbirlerinin rakipleri olan iki kız kardeşin Kral VIII. Henry'nin sarayına gelmeleriyle birlikte rekabetlerinin arttığını ve sonucunda gelişen olayları görüyoruz.Aynı zamanda ailelerinin bu iki kızı kendi amaçları doğrultusunda kullandığını ve bunu yaparken gözlerinin hırstan başka hiçbir şeyin görmediğine tanık oluyoruz.
Kitap boyunca Anne,Mary ve George'un bütün hayatları değişiyor.Yani o kadar çok olay oluyor ki sonunda ''nereden nereye'' demeden kendinizi alamayacaksınız.Bu nedenle kitaba bayıldım.Çünkü sonunu kestirmenin imkanı yok.
Kitabın bazı kötü yanları da var maalesef.Bunlardan biri kitabın çok uzun olması. O kadar uzun ki ''bırakıp kurtulayım'' hissi bir türlü geçmek bilmiyor. Bir diğeri ise kitapta çok fazla isim ve yer adı geçmesi.O kadar çok isim var ki belli bir süre sonra kafanız karışıyor.Aslında bu iyi bir durum oluşturuyor çünkü zamanla bu karakterleri araştırmaya,tarihteki rollerini öğrenmeye çalışıyorsunuz.Bu da İngiltere tarihine gömülmemize yol açıyor.Belki de bu araştırma durumu sadece benim için geçerlidir ama emin olun siz de böyle yaparsanız kültürünüz açısından çok işe yarayacaktır.
Kitabın sonuna gelecek olursak; seri devam ediyor olsa bile bence yazar kitabı çok iyi bir şekilde bitirmiş.Akıllarda hiçbir soru işareti bırakmadan,bütün karakterlere bir son hazırlamış.Sonu pek istediğim gibi mutlu bitmese de olması gerektiği gibi tarihi gerçeklere uygun bitiyor.
Philippa Gregory tarafından kaleme alınmış bu eserin kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum...
Boleyn Kızı
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Merve Aktaş

@merve-aktas

Alacakaranlık; vampir ve insan aşkının ele alındığı dört kitaplık serinin ilk kitabıdır.Fantastik,romantizm ve gençlik ağırlıklı yazılmıştır.
Kitap; annesi ve babası ayrı olan Bella Swan'ın babasının yanına Forks'a taşınması ve burada bir vampirle yani Edward Cullen'la tanışması ile başlıyor.Bella sessiz sakin,sıradan bir kızdır.Edward ise gizemli bir o kadarda yakışıklı birisidir. Cullen ailesi çok gizemli oldukları için insanlar onlardan çekinmektedir.Bella ise onlardan ne çekiniyor ne de korkuyordu aksine onları merak ediyor,onlara ilgi duyuyordu.Edward'ın biyoloji dersinde Bella'dan kaçması nedeniyle Bella bu aileden Edward'a yakından ilgi duymaya başlamıştır...
Edward'a gelirsek; insanların düşüncelerini okuyabilen ve İNSAN KANI İÇMEYEN bir vampirdir. Dolayısıyla Bella'nın kanının kokusu onu kendine çekmiş ve kızın düşüncelerini okuyamadığı için ona ilgi duymaya başlamıştır.Tahmin edeceğiniz gibi zamanla yakınlaşırlar ve birbirlerine aşık olurlar...
Kitabın geri kalanında Edward'ın ailesinden ve ikilinin aşkından uzun uzun bahsediliyor ama bu kısımlardan bahsedemeyeceğim,kusura bakmayın.Kitabın sonunda Bella,Edward'ın onu dönüştürmesini yani bir vampir olmayı istiyor.
Bu kitabı 12 yaşımdayken okumuştum. O zaman bu kitap bana bir şaheser,mükemmel bir kitap gibi gelmişti.Dilimden düşürememiş hatta serinin iki kitabını daha okumuştum. Ancak üstünden 4 sene geçince kitabın o kadar iyi olmadığını,basit olduğunu ve gerçekten ERGEN KLASİĞİ olduğunun farkına vardım.Bana göre bu seride büyük mantık hataları var. Yani kitap okurken mantık arayan biriyseniz bence boşuna okumayın! Genelde düşündüğümün tam aksine;bence okumak yerine filmini izleyin.Gerçekten, çok bir şey kaybetmezsiniz...
Alacakaranlık
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum