ara

Merve Kapu

Sen benle kal çoban yıldızı hep benle kal...

Merve Kapu

@mervekapu

Zor Zanaat İnsan Olmak
Zor zanaat insan olmak...
Hem merhametli hem adaletli olabilmek, inisiyatif verebilmek ama arkadan vurulmamak, affedici olmak ama bundan ileride pişman olmamak, hem statüyü korumak hem de dostça sohbet edebilmek, hoşgörülü olmak ama suistimal edilmemek, iradene hakim olmak ama zevkten de mahrum kalmamak, delicesine sevmek ama saplantı haline getirmemek, fırsatını yakalamak ama sadakatten ayrılmamak, entelektüel olmak ama kibrini yenmek, uzlaşmak ama benliğinden parça kaybetmemek, sabretmek ama aptal yerine de konulmamak, eleştirmek ama aynı zamanda gönlünü fethetmek, hem ihanete uğramak hem de vazgeçmek, övmek ama aynı zamanda haset etmemek, yenmek ama ağırbaşlı olabilmek, masum kalmak ama aynı zamanda hayatı tanıyabilmek...
Zor zanaat insan olmak...
30 beğeni · 1 yorum
sena (@senatasoz)
Ödünç zamanlar yaşıyoruz aslında.
Zaman bilmese de
Yaşam biliyor nasılsa.
Karanlığa gizlenmek kolay.
Zor olan insan olmak değil ki
Mesele
İnsan kalabilmekte.. Nazım Hikmet
20.06.17 beğen 2 cevap

Merve Kapu

@mervekapu

Srebrenitsa'ya
Yıl 1995...
11 Temmuz Salı...
Belki de hiç kapanmayacak bir yara açıldı o gün Srebrenitsa'da...
Belki de güneş doğduğuna pişman oldu o gün...
Belki toprak utandı "8 bin" kişiyi bağrına basarken...
Ama, bi insan utanmadı yaptıklarından...
"2.Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaşanan en büyük katliam" olarak geçti tarihe.
Öyle ya, bunu kabul ederek mazisindeki kara lekeyi yok edebileceğini sandı Avrupa!
Ama unutmadı kimse: "Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?" sözünü. Ve dünya, bir kez daha şahit oldu Avrupa'nın "barış" sevgisine(!).
Önce güvenli bölge (!) adı altında Sırp saldırılarından kaçan bütün Boşnaklar Srebrenitsa'da toplandı. Ardından BM'nin Barış(!) Gücü Askerleri "sözde barışı" sağlamak için Bosnalıların elinden bütün silahlarını aldı.
Öyle ya, barışın olduğu yerde silahların ne işi vardı?
Ama beklenen olmadı...
Ne barış ne de huzur Srebrenitsa'ya uğramadı...
Çünkü halihazırda bekleyen plan, devereye sokulmuştu bi kere. Sırp komutan Ratko Mladiç ile Hollandalı general Thom Karremans bir anlaşmaya varmıştı. Anlaşmaya göre, barış(!) gücü askerleri, Srebrenitsa'yı Ratko Mladiç'e teslim edecekti.
Öyle de yapıldı...
11 Temmuz 1995 sabahı, Sırp ordusu Srebrenitsa'ya girerken, Ratko Mladiç şu sözleri sarf etti:
"Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı'ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir."
Bu sözlerle başladı kıyım...
Binlerce insan fabrikalara dolduruldu, yüzlerce kadın ve küçük yaştaki kız çocuğuna tecavüz edildi! Erkekler ise kamyonlarla ölüme götürüldü...
Yaklaşık 5 gün süren etnik bir kıyım gerçekleşti Avrupa'nın göbeğinde....
Hani şu her yere barış(!) dağıtan Avrupa var ya!
Tam da orada!!!
Öldürmek yetmemiş olsa gerek Sırplar'a!
Cesetleri parçalayıp, açmış oldukları toplu mezarlara gömdüler. Sadece bugüne kadar 500'ün üzerinde toplu mezar ortaya çıkarıldı. Bunların çoğu "mavi kelebekler" in yardımıyla oldu...
Yapısı değişen toplu mezarların üzerindeki toprakta farklı bitkiler ortaya çıkmış ve bu da mavi kelebeklerin ilgisini çekmiş olacaktı ki, nerede bir mavi kelebek topluluğu görülse orada toplu mezarlar ortaya çıkıyordu.
"Mavi kelebekler" Bosnalılar için umut olmuştu adeta..
Bi katliam da böyle geçti tarihe...
Geride kalan Bosnalılar, yaşananları unutmamaya ve herkese anlatmaya and içtiler...
Aliya İzzetbegoviç'in de dediği gibi:
"Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın.
Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."
Unutmamaya And Olsun...
12 beğeni · 0 yorum

Merve Kapu

@mervekapu

HANZALA
HANZALA
Bu Hanzala...
Filistinli karikatürist Naci el Ali tarafından oluşturulmuş bir karikatür...
Hanzala 10 yaşındadır ve hep 10 yaşında kalacaktır. Bu yönüyle birazda,10 yaşında memleketini terk etmek zorunda kalan El Ali'yi temsil eder. Ama aslında Filistin'dir Hanzala ve ancak bütün Filistinliler kurtuluşa erdiği zaman yüzünü dönecek ve büyümüye başlayacaktır...
Arkası dönüktür Hanzala'nın...
Çünkü, Filistin'de yaşanan drama ses çıkarmayan sözde İnsan Hakları savunucularına ve buna göz yuman herkese küsmüştür o...
Bazen bir tankın önünde, ellerini arkasına bağlamış dururken görürüz onu. Küffara karşı sessiz bir protestodur bu...
Naci El Ali oluşturduğu Hanzala karikatürü ile Filistin davasının ses getiren isimlerinden olmuş, yaşanan dramı sanatıyla anlatmaya çalışmıştır ama ne yazık ki küffar buna bile dayanamamış ve Naci El Ali'yi bir suikast ile ortadan kaldırmıştır. Böyle yaparak Hanzala'yı da yok edebileceğini sanan küffar bilmez ki Filistin'e gönül vermiş herkes bir Hanzala'dır!
EK 1
Kudüs olacak bir gün pencerende manzaran
Biz yüzünü sen Kudüs'ü göreceksin Hanzala 30.07.16
20 beğeni · 0 yorum

Merve Kapu

@mervekapu

Erdem Beyazıt
Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
Belki bulmaya gidiyorsun kaybettiğimizi
O insan ve tabiat çağını...
28 beğeni · 0 yorum

Merve Kapu

@mervekapu

Kara Kıta'ya
Suçun ne senin çocuk?
Kara kıtanın kara insanı olmak mı?
Yoksa yerin altındaki saçma madenler mi, sana bu kadar ağır bedel ödeten?
Söylesene çocuk, annenin cansız bedeni başında ağlamana sebep kim?
Cani insanlar mı yoksa sesini çıkaramayan korkaklar mı?
Susma çocuk anlat hadi; söyle hepimizin suçlu olduğunu...
27 beğeni · 1 yorum
Kadir (@khadyr89)
Suçluyuz evet ağlamaya bile yüzümüz yok karşında çocuk..
28.04.16 beğen 2 cevap

Merve Kapu

@mervekapu

Dostoyevski
İnsan yaşamlarının paramparça edilişinin seslerini duyabiliyorum...
40 beğeni · 2 yorum
ali akdemir (@orfe)
sadece yaşamları değil, bedenlerinin paramparça edilişlerine tanıklık ediyoruz..
22.01.16 beğen 2 cevap
Merve Kapu (@mervekapu)
Evet maalesef... O yüzden diyoruz ki; " Güneş parlıyor, hava güzel, ayakların dans etmek istiyor; ama yine de aklının bir kenarında dursun; Birileri şu an acı çekiyor!" -Bob Marley-
22.01.16 beğen 7 cevap

Merve Kapu

@mervekapu

Nazım Hikmet Ran
Alçaklığın, hainliğin, ikiyüzlülüğün, puştluğun kısacası cümle kokuşmuşluğun at oynattığı bir dönemde yaşamdan zevk alabilmek ancak zayıfların bahtiyarlığıdır. Esas olan sadece yaşamak değil, insana yakışır şekilde ve onurlu yaşamaktır. Teslim olmadan, boyun eğmeden, sürünmeden, el etek öpmeden yaşamaktır...
31 beğeni · 0 yorum