ara
Misliyna
7.835 217

Misliyna

neokur.com/misliyna
Zamansız & Uyumsuz Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan…!

Misliyna

@misliyna

Puzzle’ın 255 Yıllık Macerası
Puzzle birleştirmeyi seviyoruz, fakat puzzle nasıl ortaya çıkmış biliyor muyuz? Türkçe adıyla “yapboz” tutkunları olarak gelin bu enteresan hikayeye kısaca göz atalım.

1760 yılında, Londra’da bir harita yapımcısının iş yerine uzanalım; kahramanımızın adı John Spilsbury. İşine tutkun olan John, bir farklılık yaratarak çocukların haritalara daha çok ilgi göstermesini arzu eder. John düşünür taşınır; nihayetinde nasıl bir şey yapacağına karar verir. Haritasını sert bir tahtaya yapıştıracak, mobilyacılıkta kullanılan oyma testeresi ile de haritadaki ülke sınırlarını ayıracaktır. Nitekim başarılı da olur. Hatta tahtaları kesmek için kullanılan testereye İngilizce’de “jigsaw” denildiği için puzzle birleştirme oyunu günümüze bu ilk haline atıfla “jigsaw puzzle” olarak aktarılır.

İngiliz çocukları, 1820 yılına kadar tam 60 yıl boyunca coğrafya derslerini John’un puzzle’ı ile yaparlar. Haritayı ezberlemenin zorluğu, puzzle sayesinde bir eğlenceye dönüşür bu sayede.

İlk zamanlarda bugünkü puzzle’ların aksine, “dissection / parçalara ayırıp inceleme” olarak bilinen puzzle’larda elbette parçalar birbirlerinin içine geçmeli değildir, dolayısıyla kolayca ayrılabilirler. Tahmin edeceğiniz üzere oldukça pahalıya satılan bu “parçalara ayrılabilir” haritalar, sadece varlıklı ailelerin çocukları tarafından kullanılabilir durumdadır.

Başlarda sadece eğitimde kullanılan puzzle’lar, 1820 ‘li yıllarda büyüklerin de ilgisini çekecek bir oyun olarak üretilmeye başlanır. Gerçi yine çok pahalıdır ve kolay bulunmaz; ta ki 19. Yüzyılın sonlarına doğru kartondan puzzle’lar piyasaya çıkana kadar!

1930’lu yıllarda parçaları kesmek için hidrolik silindir presler kullanılmaya başlanınca, hem daha ucuz hem daha çeşitli puzzle’lar piyasaya çıkar.

Artık sadece haritalar değil, her çeşit sanatsal görüntünün puzzle’ı yapılabilir durumdadır. Bu sayede 20. Yüzyılın başlarında puzzle sevgisi hızla yayılmaya başlar. Öyle ki 1930’lu yıllarda, üzerinde reklam resmi olan puzzle’lar bir pazarlama aracı olarak bile kullanılır. Çünkü karton puzzle artık ucuza üretilebilir durumdadır.

Belki şaşıracaksınız ama Amerika’da Büyük Buhran denilen, ekonomik krizin çok ciddi yaşandığı yıllarda puzzle birleştirme oyunu acayip popüler olur. Çünkü her ne kadar kriz de olsa insanların eğlenmeye, stres atmaya ihtiyacı vardır ve puzzle, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da en ucuz aile eğlencesidir. Çünkü defalarca bozulup tekrar yapılabilen, ayrıca ucuz olan başka eğlence yoktur.

O zamanlar gazete bayilerinde haftalık puzzle oyunları satılmaya başlanır. O gün bu gündür kriz zamanlarının vazgeçilmez eğlencesi olmaya devam etmiştir puzzle birleştirme hobisi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra puzzle birleştirmenin popülaritesi azalmaya başlar. Çünkü radyo ve akabinde televizyon girmiştir insanların hayatına. Bu geçici durgunluk döneminin ardından üretim teknikleri hızla geliştiği için ilgi tekrar eski popülaritesine ulaşır.

Günümüzde ahşap puzzle yaygın değil artık, hem az üretiliyor; hem de çok pahalı. Fakat kartondan olanları oyun ve oyuncak mağazalarında var olmaya daha uzun yıllar boyunca devam edecek gibi görünüyor.

Kaynak : Matematiksel
9 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Christian Bale’in İzlenmesi Gereken 10 Filmi
Christian Bale’in Oyunculuk Dersi Verdiği ve Mutlaka İzlenmesi Gereken 10 Filmi

Birbirinden güzel bu filmleri izlerken Christian Bale rollerine o kadar çok iyi bürünüyor ki bir filmde kilolu iken başka bir filmde kilosuz ve kemikleri sayılan karakter ile bile karşımıza çıkıyor. Christian Bale batman filmleri ile de bizim gönlümüzde taht kurmuş ve oyunculuğunu ödülleri ile kanıtlamıştır. Christian Bale film listesi.

Makinist – The Machinist (2004)

Uzun bir zaman boyunca uykusuzluk hastalığı çeken Trevor, fabrika işçisi olarak çalışmaktadır. Uykusuzluk hastalığı yüzünden vücudu bitik haldedir. Diğer bir açıdan bakmak gerekirse işi dikkat gerektiren ve ağır bir iştir. Trevor hayatındaki her şeyi not almaktadır çünkü zor konsantre olmaktadır. Giderek kilo vermesinin dışında yazdığı notları evinin bir yerlerine asmaya da merakı vardır. Hayatında az da olsa duygusal yaşadığı şeyler bulunmaktadır ve tutku duyduğu Stevie ve Maria vardır. Bu görüntüsü yüzünden iş arkadaşları ne olduğunu anlayamadıkları için ona güven duymazlar.

Kara Şövalye – The Dark Kinght (2008)

The Dark Kinght filminde Batman suçlulara karşı savaşını daha ileri götürmüştür. Bölge Savcısı Harvey Dent ve Teğmen Jim Gordan yardımlarıyla Batman, suça ve suç örgütlerine karşı savaşını ortaklaşa vermişlerdir. Joker olarak bilenen ve Gotham şehrini dehşete düşürmüş suç dehası ile amansız kapışmasını izleyeceksiniz.

Amerikan Sapığı – American Pyscho (2000)

Babasının Wall Street şirketinde çalışan Patrcik Bateman, genç ve iyi görünümlü ve yakışıklı bir adamdır. Dışarıdan bakıldığında normal bir insan olarak görünmekte fakat içi yüzü amaçsızca öldürmek isteyen bir adamdır. Kadın parçalarını evinde saklayan Patrick, dram ve suç sevenler için biçilmiş kaftandır.

Kara Şövalye Yükseliyor – The Dark Kinght Rises (2012)

Kedi kadın ve Batman’in suç lideri Bane karşı Gotham şehrini korumaya çalışacaktır. Gothamn halkı ciddi ciddi tehtit altındadır. Bane karşı kahraman Jim Gordan ya da yerel kuvvetler bile önüne geçemez. Batman bu sefer kendinden daha güçlü bir rakiple karşı karşıya kalmıştır. Bakalım bu savaşı kim kazanacak ?

Düzenbaz – American Hustle (2013)

Dolandırıcı Irving Rosenfeld ve ortağı Sydney Prosser çılgın FBI ajanı Riche DiMaso tarafından yakalanmıştır ve onunla çalışmak zorunda kalmıştır. DiMaso ve FBI’ı yöneten beyinler başka düzenbazları yakalamak için birlikte Arap Şeyhi’nin yönettiği Atlantic City’de düzenlenecek yüksek kumarbazların katılacağı zekice bir oyun kurarlar. Komik ve akla sığmayan gerçek operasyon hikayesini izleyebilirsiniz.

Dövüşçü – The Fighter (2010)

İlhamını gerçek bir olaydan alınmıştır. İki kardeşin her şeye rağmen bir araya gelip parçalanan aile düzenini düzeltmesini ve çabalarını anlatmaktadır. Dicky eskiden efsane olmuş bir boksördür ama yeteneğini boşa harcamıştır. Şimdilik kardeşini eğitmektedir. Mickey ise Dicky’in üvey kardeşdiir. Mickey’i ustalaştıran kardeşi olmuştur ve Mickey hem ünvan maçını hem de paralanan ailesini kurtarması için savaşacaktır.

Büyük Açık – The Big Short (2015)

Sektöre ait olmayan dört kişi dev bankaların,medyanın ve hükümetin görmekten kaçındığı şeyi, ekonominin genel çöküşünü gördüğünden aklına bir fikir gelmiştir. Cesur yatırımları onları, her şeyi ve herkesi sorgulamalarının gerektirdiği modern bankacılığın karanlık ve hassas noktasına götürecektir.Michael Lewis’in çok satan kitabına ve gerçek bir hikayeye dayanmaktadır.

Batman Başlıyor – Batman Begins (2005)

Ailesi gözleri önünde öldürülen Bruce Wayne, Ra’s Al Ghul’ın yol göstericiliğinde ve eğitimini orada almak için Asya’ya taşınır. Gotham adete şeytanlarla dolu ve suç oranının en yüksek olduğu bir yer haline gelmiştir. Bruce Wayne’in amacı bu şehri kötü insanlara karşı korumaktır. Yarasa adam başlıyor…

Güneş İmparatorluğu – Emprie Of The Sun (1987)

Jim Graham ailesi ile birlikte Şangay’da güzel bir yaşam sürdürmektedir. Fakat İkinci Dünya Savaşı Japonya’ya da sarmıştır. İşgal sonucundan değişen hayatlar gibi Jim ve ailesinin de hayatı değişmiştir. Anne ve babasından uzakta bir toplama kampına sürülen Jim, yaşadığı korkunç ortamı hayal gücüyle maceraperest bir hale getirmiştir. Steven Spielberg’in yönetmenliği yaptığı bu film J.G. Ballard romanından uyarlanmıştır.

Prestij – The Prestige (2006)

19 yy. sonlarında İngiltere’nin Londrakentinde Robert Angier, eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösterisi sırasında Julia ölmüştür ve bu yüzden Robert ise Alfred’i suçlamaktadır. Bu sebeten ötürü ikisi düşman olmuşlarıdır. Zaman ilerledikçe ikisi de ünlü ve rakip bir sihirbaz olmuşlardır. İkisi de birbirinin gösterilerini sabote etmeye başlayınca işler daha da karmaşıklaşmıştır ve birbirini kovalamıştır.

Kaynak : http://listelist.com
3 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Geleceği Ön Görmeyi Başarmış 10 Distopik – Bilim Kurgu Romanı
Distopik ve bilim kurgu konularında edebiyat dünyasından birçok etkili kitaplar okuduk, hatta bunların birçoğunu beyaz perdede izleme şansını bile yakaladık. İnsanoğlunun sürekli geleceği kurma hayallerinin sanata yansıması da özellikle bizler için oldukça keyif verici oluyor.

Da Vinci’nin birkaç çizimiyle başlayan geleceği tahmin etme ve kurgulama furyası, 19. yüzyılda yazarlara da bulaşmış durumda. Peki bu yazarlar ne kadar tahminlerini tutturabildi? Tahminlerini tutturmuş başarılı şekilde geleceği öngörmüş 10 yazar ve kitabı

Jules Verne – Yirminci Yüzyılda Paris / 19. Yüzyıl
Geleceği en iyi tahmin eden, özellikleri 20. yüzyılda yaşanan olayları birer birer yazan Jules Verne distopyada sağlam işler çıkartan usta yazarlardan biriydi. Verne henüz ortada hiçbir şey yokken yazmış olduğu Yirminci Yüzyılda Paris kitabında denizaltı, aya yolculuk, roketin bulunması gibi birçok icatı kitabında öngörmüştü. E haliyle 1. ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Verne’nin tüm yazdıkları birerbir doğrulandı. Verne kitabı 1800’lerin henüz ortalarına gelinmeden yazmıştı.

Jack London – Demir Ökçe / 1910
Edebiyat dünyasına damga vuran yazarlardan olan Jack London, 1910’da bir ütopya belirlemiş ve o ütopyada faşist ve emperyalist güçlerin halka çektirdiği acıları işlemişti. Aradan çok geçmeden Başta Nazi Almanya’sı olmak üzere İtalya ve İspanya gibi ülkelerde kısa da olsa faşizm boy göstermişti. Bazılarımız farkında olmasak da günümüzde hala bu iki düşünce hakimiyetini koruyor.

H. G. Wells – The World Set Free / 1914
I. Dünya Savaşı’nın ısınmaya başladığı zamanlarda bu kitabı yazan H.G. Wells, henüz ortada sadece radyoaktif çalışmaların ismi varken atom bombasını öngörmüş ve bunu kitabında belirtmişti. I. Dünya Savaşı’nda kullanılan silahların en ağırları otomatik tüfekler, bazı tanklar ve zeirli gazlar olsa da 1945’de atom bombası üretildi ve Japonya’yı cehenneme çevirdi.

Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya / 1931

1925’de henüz LSD bile bulunmamışken, Huxley Cesur Yeni Dünya romanını yazıyor. Romanda toplumun gerçeklerinden bıkan ve mutlu olmak isteyen bir toplumun soma adındaki bir uyuşturucuya bağımlılığına dem vuruluyor. Günümüzde yaşanan kötü olaylar sonrasında insanların daha sık uyuşturucuya yönelmesi artık dünyamızın bir gerçeği. Ayrıca şu aralar popüler olan Westworld dizisinde bu güzide distopik romana göndermeler de mevcut.

George Orwell – 1984 / 1949

Listenin olmazsa olmazı kitabına gelelim. Bunu eklemezsek büyük ihtimal ayaklarımızdan tavana asılabiliriz. 1984 her dönemin sıklıkla tercih edilen distopik eseri olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde birçok siyasi ve toplumsal olayı dolaylı yoldan bize yıllar önce anlatan Orwell büyük bir alkışı hakediyor.

Ray Bradbury – Fahrenheit 451

Ray Bradbury’nin en ünlü romanlarından olan ve geleceği nakış nakış işlediği distopik eseri yine toplumun bilincine dem vururken ayrıca stereo cihazlara bağlanan insanlara dikkat çekerek walkmen ve kulaklıkla müzik dinleme alışkanlıklarımızı gözler önüne seriyor

Isaac Asimov – Robot Serisi / 1953

Geleceğe dair yaptığı kehanetlerin çoğunu tutturan Asimov, Robot Serisi kitabıyla da özellikle günümüzde korktuğumuz o robot istilasının aslında ne denli basit ve fiziksel olarak zararsız olacaklarını söylüyor. Asimov, ‘robotlar insanlara zarar veremez, robotlar efendilerine itaat etmek zorundadır, ve bu iki maddeyle çelişmedikleri sürece kendierini koruyabilirler’ Kısaca Cem Yılmaz’ın dediğine geliyoruz; ‘Fişini benim çektiğim makina beni nasıl ele geçirecek?’

Philip K. Dick – Azınlık Raporu / 1956

Steven Spielberg’in 2002’de beyaz perdeye uyarladığı romanda özellikle güvenlik anlamında yapılan birçok teknolojik yeniliği görebilmemiz mümkün. Bunlardan en fazla dikkat çekeni de kuşkusuz göz taraması. Kitapta geçen göz taraması bugün birçok ülkenin havaalanında kullanılmaya başlandı.

Arthur C. Clarke – 2001: Uzay Yolu Macerası / 1968

Kubrick’in filmiyle eş zamanlı olarak yazılan roman her ne kadar uzay konusunu ele alsa da bizlere 1968’de şimdilerde kullandığımız tabletlerin bir benzerini gösteriyorlar. Tutanaklar, raporlar ve birçok bilginin not alınıp saklandığı cihazları bugün tablet bilgisayarlar olarak kullanabiliyoruz.

William Gibson – Neuromancer / 1984

Son olarak Gibson da bu kitabında siber gerçekliği bizlere müjdeliyor. 1980’lerin başında dünyayla tanışan internet henüz birçok kişi tarafından bilinmese de Gibson kitabında siber gerçekliğe kadar anlatmış ve bu gerçeklik karşısında büyülendiğini anlatıyordu.

Kaynak : http://listelist.com/Selim Gerçeker
4 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Günaydın...
Paytaktır o paytak... :)
17 beğeni · 2 yorum · Sohbet
ketumpinokyo (@kekum)
Gunaydin :)) - 08.02.17
face of face (@doktorno)
günaydınn - 08.02.17

Misliyna

@misliyna

Art

Art
Sanat
8 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Şiir sokakta
Şiir Sokakta
5 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

 Sabahattin Ali
‘’Yapyalnızım.. Etrafımda yok senden bir iz.
Odam sessiz… Dışarlarda yağan kar sessiz…’’

Sabahattin Ali
4 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Unutmayın...
Unutmayın...
4 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

The Leftovers final sezonundan ilk teaser
HBO'nun şimdiden kült statüsüne aday olan dizisi The Leftovers final sezonuyla ekranlara sarsıcı bir vedaya geri sayıyor.

Tom Perrota'nın aynı adlı romanından uyarlanan The Leftovers, Lost dizisinin senaristi Damon Lindelof'un önderliğinde dizi olarak uyarlanmaya başladığından beri milyonlarca kişinin favori dizisi konumuna yükseldi. Özellikle de ikinci sezonunda gösterdiği ivmeyle The Leftovers tam bir başyapıt olduğunu hayranlarına ispatladı. Sizi temin ediyoruz, eğer The Leftovers'ı seyretmiyorsanız çok fazla şey kaçırıyorsunuz. The Leftovers final sezonuyla ekranlara veda edecek ve yayımlanan ilk teaser'a bakılırsa bizi tekinsiz bölümler bekliyor!

3 beğeni · 0 yorum · Sohbet

Misliyna

@misliyna

Ghost in the Shell'den yeni teaser ve poster
Sizde benim gibi sabırsızlanıyor ve bir an önce gelsin diye bekliyor musunuz... O zaman şimdilik teaser ile idare edeceksiniz... :)

Scarlett Johansson ne yapsa hastasıyız. Ghost in the Shell, tüm zamanların en çok izlenen Japon anime filmlerinden ve yıllar sonra gelen bu Hollywood işi remake bir miktar şüphe çekse de şimdiye kadar filme dair gördüğümüz tüm detaylar harika. Umarız sonu Lucy gibi çıkmaz da fragmanına bayılıp izlerken baydığımız bir filmle karşılaşmayız. Scarlett'in güzelliği de bir yere kadar! Neyse ki Ghost in the Shell işini çok iyi yapan bir ekibin elinde ve eminiz hem orijinal animenin hayranlarını hem de bilim kurgu severleri memnun edecek. Ghost in the Shell, 29 Mart'ta vizyona giriyor.
Bu arada Hong Kong'da yaşayan Ricky Ma'nın tam 50.000 dolar harcayarak Scarlett Johansson robotu yaptığını biliyor muydunuz?

3 beğeni · 0 yorum · Sohbet
/ 146