ara
ismail
1.422 93

ismail

neokur.com/neemiss
"Ölüler yaşayanlardan daha çok çiçek alır çünkü pişmanlık minnetten daha güçlüdür." /Anne Frank/

ismail

@neemiss

Ölüm nedeninde; “Soluk borusuna aşırı baskı uygulanması sonucu nefes alamama yazıyor. Herkes gırtlağına gelen baskıdan öldüğünü sanıyor. Son dört senedir beynine gelen baskıya ne demeli? Raporda bu yazmıyor. Mühendisler de zekiymiş hani. Psikolojik baskıyı ölçecek bir makine icat etmediler. Çünkü etselerdi, o zaman herkes bilirdi; bunun intihar değil, cinayet olduğunu.
4 beğeni · 0 yorum · Diyorum ki ·

ismail

@neemiss

'Sezen aksu dinleyin.. kitap okuyun,gidenin geri gelmeyecegini ve gelsede birşeylerin artık eskisi gibi olmayacagını anlayın...' güzel söylemiş yorum sahibi

7 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

ismail

@neemiss

'Elbette söylediklerin arasında en anlamlısı sesindir sevgilim. Mesela konuşulacak konu bulamazsak ekolojik dengeden falan bahset. Küresel ısınmadan, insan vücudunun biyolojik yapısından, embriyodan gir konuya. Yunan tanrılarını, inandığın dini, okuduğun kitapları, gezdiğin kentleri, beğendiğin yöreleri anlat. Gelenek ve görenekler ile ilgili araştırmalar yap, benimle göreceklerini hayal et. Ekolojik dengenin seni sevmem konusundaki etkisini düşün,küresel ısınmaya sebep olan şeyin kalbimi ısıtan sevgin olduğunu bil. Biyolojik yapımı incelerken kendini herhangi bir duyu organımmışsın gibi hisset. Embriyo haline gelmemle kalbime girişin arasında parelellik kur. Sevgimi anlatmaya çalışırken Yunan tanrılarının yerine koy kendini. Sana, bir dine bağlıymışım gibi bağlandığımı ve o dinin gereklerini yerine getirmem hususunda verilen emirleri tümüyle yerine getireceğimi bil. Bana saygı duyma hatta söylediklerimi de duymasan olur. Yeter ki duyduğum saygı, sesin olsun. Söylediklerinin önemi yok, sesin kesilmesin kafi...'

Dersiniz ve sonunda ciğerinizle beraber giderler. O yüzden çok ta şey yapmamak lazım dimi. üstelik öyle bir giderler ki ahanda aynı aşağıdaki ismail abi gibi 'buram acıyor gibi oldu. ben güçlü olmak istemiyorm ki ben ou istiyorum dersiniz o yüzden çok takılmamak lazım sayın romalılar.

9 beğeni · 1 yorum · Diyorum ki ·
Misafir
"Ben güçlü olmak istemiyorum ki ben onu istiyorum. " sözü bana Naruto adlı anime dizideki Gaara adlı karakterin bir sözünü hatırlattı. Bu karakter çok suratsız ve katıdır, ağlamaz hiç ama bir sahnede şöyle bir şey diyordu: Elini kalbinin üstüne koyup "Burası kanamıyor ama çok acıyor. " Orada nedense çok üzülmüştüm. Şimdi İsmail Ağbi de üzdü. Zaten o fon ayrı üzüyor insanı. Üzdünüz. - 17.02.17

ismail

@neemiss

gece rüyamda sabah sabah da kulağımda çınlayan şarkı hayır sebebi neydi ki

5 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

ismail

@neemiss

Şuan yolda olmamdan dolayı aklıma bu klip geldi paylaşayım dedim :)

4 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·

ismail

@neemiss

Evet, sevgili Romalılar yine bir anımla sizlerleyim. Fakat bu sefer sizlere öncekilere nazaran daha mutlu bir anımdan bahsedeceğim. Yıllar sonra bir anda bu anımı hatırlatan, bugün saat 17.07 de Timurtaş Paşa’nın oradaki kırmızı ışıkta duran ambulansın ön tarafında yer alan ve muhtemelen sevgili olan siz sağlık çalışanlarına teşekkürü borç bilirim.

Asıl hikayeye geçmeden önce azcık ön bilgi vereyim istedim.

Sene 2008 üniversitenin ilk yılında hayatıma sağlık okuyan bir hatun kişisi girmişti. Kendisi ile bir arkadaş ortamında tanışmamız ile başlayan süreç dallanmış budaklanmış sevgililik aşamasına gelmişti. Kendisi Aydın’da okuyordu. Neyse o zamanlar yanlış hatırlamıyorsam whatsapp falan yok varsa da biz daha tanışmamıştık. Yardır babam 10000 sms . Her fırsatta abi atlıyorum otobüse Aydın’a gidiyorum arada o geliyor falan. Hatırlıyorum da mesela o zamanlar devlet kredisi 180 tl idi. O para bize yetiyordu ya onun yurdunun yakınından da bir pansiyon ayarlamıştık günlüğü 8 tl idi hey gidi günler hey . Bir gün unutmam fazladan kalayım diye 3 öğün simit üçgen peynir yemiştik. Bu devirde öyle hatun bulmak zor agaa.
Neyse efendim 2 yıl sonra hatun kişisinin okulu bitti. O zamanlar sağlık okudum mu hayatın kurtuldu demek kpss girdi falan derken İzmir’e atandı bizimki. Paramediklik okumuştu kendileri (bir nevi ambulanstaki doktor). Tabi bu kez seferler İzmir’e doğru başladı.


Artık geçelim asıl anlatmak istediğim hikayeye…


Yılbaşına beraber girdikten sonra Ankara’ya dönmüştüm. 14 şubat yaklaşıyordu ama maddi durumlar sıkışık olduğundan nasıl etsem ne yapsam diye düşünmeye başlamıştım. Bir şekilde bu maddi sıkıntı halledip kendisine sürpriz yaparak atladım İzmir’e gittim. Benim gittiğim gün kendisinin nöbeti vardı ( bilenler bilir genelde sağlık personelleri 24 saat nöbet 3 gün tatil şeklinde çalışır). Sabah nöbeti teslim saatine denk getirmiştim iniş saatimi falan ve iş yerindeki arkadaşlarının yardımı ile sabah nöbetten çıkarken çıkmıştım karşısına. Tüm ekip kahvaltı yaptıktan sonra eve doğru yol almıştık. 2 gün sonra 14 şubat ve şans eseri hatun izinli idi. Biz neyse planlar yapıyoruz öyle yaparız şöyle yaparız falan. Ama birazdan anlatacağım bir 14 şubat ölsem aklıma gelmezdi lan.

Kamu çalışanlarının ek iş yapması yasaktır ama çoğu çalışan özel hastanede nöbet veya özel ambulanslarda ek iş yaparlardı. Bunların istasyonla çok iyi arası olan bir abimizin özel ambulans şirketi ve medikali var ve tabi tüm işler bizimkilere akıyor. Neyse bu abimiz aradı bizimkini iş var belli. Bizim hatun ‘abi biliyorsun her zaman geldim ama bak misafirim var uzun yoldan geldi ki iş şehir dışı 14 şubat geliyor’ falan tarzında şeyler söylese de abi ikna olmuyor. İlle de senle gideceğiz diyor. En sonunda beni de götüreceğini ve att (acil tıp teknisyeni) elemanını da biz seçersek olur dedik ve kabul ettik.
Abi plan ve iş şu. İzmir devlet hastanesinden yanlış ameliyatlar sonucu belinden akıntı gelen hastayı memleketinde vefat etmesi için İzmir’den Mersin’e nakledeceğiz ve döneceğiz. 14 Şubat’ta tekrar İzmir’de olacağız. Neyse sayın Romalılar gün geldi çattı biz iki şoför, ben, hatun ve sevdiğimiz bir kardeşimiz çıktık yola. Biz arkada hasta ile 3 kişi sohbet muhabbet ilerliyoruz. Hasta bilinci kapalı hafif tırsıntıyla beraber Mersin’e doğru ilerliyoruz. Ön tarafta bizim abi telefon görüşmeleri yapıyor falan ama biz önemsemiyoruz tabi nasılsa bizlik değildir diye. Abi biz hastayı Tarsus devlet hastanesine acil kapısına yanaştık hastayı nakil ettik falan hasta yakınları elimizi öptü falan derken dönüş yoluna girdik. Uykusuzluk var sedyelere yatmak gelmiyor içimizden yol yormuş derken öndeki abimiz bizim hatuna bir şeyler söylüyor falan bizim hatun abi olmaz dese de sonuç olarak yolda bizim abi iş alıyor ve adana havalimanına çeviriyoruz rotayı. (yurt dışından cenaze gelmiş hataya götüreceğiz) ba ba ba.

Bizim abi hala 14 Şubata yetiştireceğim naraları atıyor önden tabi yersen. Abi neyse aldık Adana’dan tabutu (yediğimiz içtiğimiz bize kalsın yollarda) yükledik ambulansın arkasına gidiyoruz. Bizim hatunu aldık ön tarafa nöbetleşe uyuyoruz. Bir ara uyumuşuk arkadaki arkadaşla oturur vaziyette abi bir uyandım araba duruyor ya karşımda tabut yanımda arkadaş araba duruyor. (neymiş efendim herkes uyurken canı sıkılmış şoförün oda sağa çekip azcık uyumuş. Az dediği de 4 saat mi ne).

Abi bize verilen adresi tarif yolu ile bularak cenazeyi teslim ettik. Biz hadi artık gidelim derken bizim abi bekliyor. Neymiş efendim tabut kaliteli ağaçtan yapılmış cenaze sahipleri bırakırsa alacakmış. Nitekim de bekledi ve aldı. İzmir’e dönüş başladı ama artık uykusuzluk o kadar ağır ki anlatamam. En sonunda olacak gibi değil açtım abi tabutun kapağını yattım içine uyumuşum baya bir süre. Saat gece 12 olmuş hatun tabuta vurarak kaldırıyor beni. Şaka gibi ya ne oldu diyorum ‘sevgililer günün kutlu olsun’ diyor. Abi bakar mısın tabutun içinde sevgililer günü o may gat yani 

Ben tamam artık bundan başka sürpriz olmamalı diye düşünürken ertesi akşam olanlarda şu yöndeydi.

En sonunda İzmir’e döndükten bir gün sonra tüm ekipçe buluşup incir altında buluşup tekrar kutlamıştık. Her ne kadar öyle bir şey olmadığını, benim için beraber olmanın önemli olduğunu belirtsem de hatun kafası bana mahcup olduğunu düşünmekle beraber o geceye özel olarak hazırlan sen. Git yeni bir ayakkabı al topukluydu sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Abi gecenin sonralarına doğru yürüyeceğiz grupça hatun yürüyemiyor. Neymiş efenim ayakkabı vuruyormuş. Abi kız sinirden ağlıcak zaten kendini mahcup hissediyor, e benim de sevgilisi olarak (olmasam da fark etmez bir insan olarak onu rahatlatmam gerek). Oturttum sayın Romalılar hatunu banka, çıkardım ayakkabılarını verdim benim sporları. Hava soğuk yere basamıyorum el mahkum giydim topukluları.( ne lanet bir şeymiş onlar ya). O gece 2 km yakın ürüdüm yoldan geçen meraklı bakışlar eşliğinde.



Bu da böyle bir gençlikte ekşınlı anımdı işte...

Ön bilgi verdim hikayeye başlarken sonunda da not şeklinde iliştireyim şuraya;
İlerleyen zamanlarda bazı nedenlerden dolayı anlaşarak güzel şekilde yollarımızı ayırdık. Kendisi şuan evlendi ve umarım çok mutlu bir hayatın olur eşin ile beraber. Ponçik ponçik juniorlarla beraber yaşlanmanız dileği ile hayat size iyilikler getirsin…

Şuraya da o incir altındaki geceden aklımda kalan şarkıyı iliştireyim. canlı müzik yapan iyi söylemişti :)

Kurtok (@kurtok)
Topuklu ayakkabı ile yürümek nasıl diye sormuyorum. Ama tabutun içinde uyumak nasıl bir duygu ? - 25.01.17
Can (@canae)
Kızın ayak numarasi seninkiyle aynı mıydı? (Şuraya şaşkın suratli kedi emojisi koymuşsum gibi düşünün.) - 25.01.17

ismail

@neemiss

Temsili
gününüzün özetini bir duvar yazısı ile anlatacak olsanız ne olurdu ?
ahanda benimki tam olarak da bu
30 beğeni · 34 yorum · Sohbet ·
Fethiye (@fthykc)
Güzel bir gündü :) - 24.01.17
Can (@canae)
Benimkini çalmışsın :D - 24.01.17

ismail

@neemiss

böle kült deseniz değil, kötü deseniz değil, öyle anlarınız olur ki, mal gibin kalırsınız, yalnız hissedersiniz...işte o anlarınızı sizin suratınıza yumuşak bir izmir meltemi edasıyla çatır çatır vuran şarkılara güzel bir örnektir...


8 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu ·
/ 9