ara
ismail
1.407 91

ismail

neokur.com/neemiss
"Ölüler yaşayanlardan daha çok çiçek alır çünkü pişmanlık minnetten daha güçlüdür." /Anne Frank/

ismail

@neemiss

'Sezen aksu dinleyin.. kitap okuyun,gidenin geri gelmeyecegini ve gelsede birşeylerin artık eskisi gibi olmayacagını anlayın...' güzel söylemiş yorum sahibi

7 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

ismail

@neemiss

'Elbette söylediklerin arasında en anlamlısı sesindir sevgilim. Mesela konuşulacak konu bulamazsak ekolojik dengeden falan bahset. Küresel ısınmadan, insan vücudunun biyolojik yapısından, embriyodan gir konuya. Yunan tanrılarını, inandığın dini, okuduğun kitapları, gezdiğin kentleri, beğendiğin yöreleri anlat. Gelenek ve görenekler ile ilgili araştırmalar yap, benimle göreceklerini hayal et. Ekolojik dengenin seni sevmem konusundaki etkisini düşün,küresel ısınmaya sebep olan şeyin kalbimi ısıtan sevgin olduğunu bil. Biyolojik yapımı incelerken kendini herhangi bir duyu organımmışsın gibi hisset. Embriyo haline gelmemle kalbime girişin arasında parelellik kur. Sevgimi anlatmaya çalışırken Yunan tanrılarının yerine koy kendini. Sana, bir dine bağlıymışım gibi bağlandığımı ve o dinin gereklerini yerine getirmem hususunda verilen emirleri tümüyle yerine getireceğimi bil. Bana saygı duyma hatta söylediklerimi de duymasan olur. Yeter ki duyduğum saygı, sesin olsun. Söylediklerinin önemi yok, sesin kesilmesin kafi...'

Dersiniz ve sonunda ciğerinizle beraber giderler. O yüzden çok ta şey yapmamak lazım dimi. üstelik öyle bir giderler ki ahanda aynı aşağıdaki ismail abi gibi 'buram acıyor gibi oldu. ben güçlü olmak istemiyorm ki ben ou istiyorum dersiniz o yüzden çok takılmamak lazım sayın romalılar.

9 beğeni · 1 yorum · Diyorum ki
Ebru G. (@ebru-g-)
"Ben güçlü olmak istemiyorum ki ben onu istiyorum. " sözü bana Naruto adlı anime dizideki Gaara adlı karakterin bir sözünü hatırlattı. Bu karakter çok suratsız ve katıdır, ağlamaz hiç ama bir sahnede şöyle bir şey diyordu: Elini kalbinin üstüne koyup "Burası kanamıyor ama çok acıyor. " Orada nedense çok üzülmüştüm. Şimdi İsmail Ağbi de üzdü. Zaten o fon ayrı üzüyor insanı. Üzdünüz. - 17.02.17

ismail

@neemiss

gece rüyamda sabah sabah da kulağımda çınlayan şarkı hayır sebebi neydi ki

5 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

ismail

@neemiss

Şuan yolda olmamdan dolayı aklıma bu klip geldi paylaşayım dedim :)

4 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

ismail

@neemiss

Evet, sevgili Romalılar yine bir anımla sizlerleyim. Fakat bu sefer sizlere öncekilere nazaran daha mutlu bir anımdan bahsedeceğim. Yıllar sonra bir anda bu anımı hatırlatan, bugün saat 17.07 de Timurtaş Paşa’nın oradaki kırmızı ışıkta duran ambulansın ön tarafında yer alan ve muhtemelen sevgili olan siz sağlık çalışanlarına teşekkürü borç bilirim.

Asıl hikayeye geçmeden önce azcık ön bilgi vereyim istedim.

Sene 2008 üniversitenin ilk yılında hayatıma sağlık okuyan bir hatun kişisi girmişti. Kendisi ile bir arkadaş ortamında tanışmamız ile başlayan süreç dallanmış budaklanmış sevgililik aşamasına gelmişti. Kendisi Aydın’da okuyordu. Neyse o zamanlar yanlış hatırlamıyorsam whatsapp falan yok varsa da biz daha tanışmamıştık. Yardır babam 10000 sms . Her fırsatta abi atlıyorum otobüse Aydın’a gidiyorum arada o geliyor falan. Hatırlıyorum da mesela o zamanlar devlet kredisi 180 tl idi. O para bize yetiyordu ya onun yurdunun yakınından da bir pansiyon ayarlamıştık günlüğü 8 tl idi hey gidi günler hey . Bir gün unutmam fazladan kalayım diye 3 öğün simit üçgen peynir yemiştik. Bu devirde öyle hatun bulmak zor agaa.
Neyse efendim 2 yıl sonra hatun kişisinin okulu bitti. O zamanlar sağlık okudum mu hayatın kurtuldu demek kpss girdi falan derken İzmir’e atandı bizimki. Paramediklik okumuştu kendileri (bir nevi ambulanstaki doktor). Tabi bu kez seferler İzmir’e doğru başladı.


Artık geçelim asıl anlatmak istediğim hikayeye…


Yılbaşına beraber girdikten sonra Ankara’ya dönmüştüm. 14 şubat yaklaşıyordu ama maddi durumlar sıkışık olduğundan nasıl etsem ne yapsam diye düşünmeye başlamıştım. Bir şekilde bu maddi sıkıntı halledip kendisine sürpriz yaparak atladım İzmir’e gittim. Benim gittiğim gün kendisinin nöbeti vardı ( bilenler bilir genelde sağlık personelleri 24 saat nöbet 3 gün tatil şeklinde çalışır). Sabah nöbeti teslim saatine denk getirmiştim iniş saatimi falan ve iş yerindeki arkadaşlarının yardımı ile sabah nöbetten çıkarken çıkmıştım karşısına. Tüm ekip kahvaltı yaptıktan sonra eve doğru yol almıştık. 2 gün sonra 14 şubat ve şans eseri hatun izinli idi. Biz neyse planlar yapıyoruz öyle yaparız şöyle yaparız falan. Ama birazdan anlatacağım bir 14 şubat ölsem aklıma gelmezdi lan.

Kamu çalışanlarının ek iş yapması yasaktır ama çoğu çalışan özel hastanede nöbet veya özel ambulanslarda ek iş yaparlardı. Bunların istasyonla çok iyi arası olan bir abimizin özel ambulans şirketi ve medikali var ve tabi tüm işler bizimkilere akıyor. Neyse bu abimiz aradı bizimkini iş var belli. Bizim hatun ‘abi biliyorsun her zaman geldim ama bak misafirim var uzun yoldan geldi ki iş şehir dışı 14 şubat geliyor’ falan tarzında şeyler söylese de abi ikna olmuyor. İlle de senle gideceğiz diyor. En sonunda beni de götüreceğini ve att (acil tıp teknisyeni) elemanını da biz seçersek olur dedik ve kabul ettik.
Abi plan ve iş şu. İzmir devlet hastanesinden yanlış ameliyatlar sonucu belinden akıntı gelen hastayı memleketinde vefat etmesi için İzmir’den Mersin’e nakledeceğiz ve döneceğiz. 14 Şubat’ta tekrar İzmir’de olacağız. Neyse sayın Romalılar gün geldi çattı biz iki şoför, ben, hatun ve sevdiğimiz bir kardeşimiz çıktık yola. Biz arkada hasta ile 3 kişi sohbet muhabbet ilerliyoruz. Hasta bilinci kapalı hafif tırsıntıyla beraber Mersin’e doğru ilerliyoruz. Ön tarafta bizim abi telefon görüşmeleri yapıyor falan ama biz önemsemiyoruz tabi nasılsa bizlik değildir diye. Abi biz hastayı Tarsus devlet hastanesine acil kapısına yanaştık hastayı nakil ettik falan hasta yakınları elimizi öptü falan derken dönüş yoluna girdik. Uykusuzluk var sedyelere yatmak gelmiyor içimizden yol yormuş derken öndeki abimiz bizim hatuna bir şeyler söylüyor falan bizim hatun abi olmaz dese de sonuç olarak yolda bizim abi iş alıyor ve adana havalimanına çeviriyoruz rotayı. (yurt dışından cenaze gelmiş hataya götüreceğiz) ba ba ba.

Bizim abi hala 14 Şubata yetiştireceğim naraları atıyor önden tabi yersen. Abi neyse aldık Adana’dan tabutu (yediğimiz içtiğimiz bize kalsın yollarda) yükledik ambulansın arkasına gidiyoruz. Bizim hatunu aldık ön tarafa nöbetleşe uyuyoruz. Bir ara uyumuşuk arkadaki arkadaşla oturur vaziyette abi bir uyandım araba duruyor ya karşımda tabut yanımda arkadaş araba duruyor. (neymiş efendim herkes uyurken canı sıkılmış şoförün oda sağa çekip azcık uyumuş. Az dediği de 4 saat mi ne).

Abi bize verilen adresi tarif yolu ile bularak cenazeyi teslim ettik. Biz hadi artık gidelim derken bizim abi bekliyor. Neymiş efendim tabut kaliteli ağaçtan yapılmış cenaze sahipleri bırakırsa alacakmış. Nitekim de bekledi ve aldı. İzmir’e dönüş başladı ama artık uykusuzluk o kadar ağır ki anlatamam. En sonunda olacak gibi değil açtım abi tabutun kapağını yattım içine uyumuşum baya bir süre. Saat gece 12 olmuş hatun tabuta vurarak kaldırıyor beni. Şaka gibi ya ne oldu diyorum ‘sevgililer günün kutlu olsun’ diyor. Abi bakar mısın tabutun içinde sevgililer günü o may gat yani 

Ben tamam artık bundan başka sürpriz olmamalı diye düşünürken ertesi akşam olanlarda şu yöndeydi.

En sonunda İzmir’e döndükten bir gün sonra tüm ekipçe buluşup incir altında buluşup tekrar kutlamıştık. Her ne kadar öyle bir şey olmadığını, benim için beraber olmanın önemli olduğunu belirtsem de hatun kafası bana mahcup olduğunu düşünmekle beraber o geceye özel olarak hazırlan sen. Git yeni bir ayakkabı al topukluydu sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Abi gecenin sonralarına doğru yürüyeceğiz grupça hatun yürüyemiyor. Neymiş efenim ayakkabı vuruyormuş. Abi kız sinirden ağlıcak zaten kendini mahcup hissediyor, e benim de sevgilisi olarak (olmasam da fark etmez bir insan olarak onu rahatlatmam gerek). Oturttum sayın Romalılar hatunu banka, çıkardım ayakkabılarını verdim benim sporları. Hava soğuk yere basamıyorum el mahkum giydim topukluları.( ne lanet bir şeymiş onlar ya). O gece 2 km yakın ürüdüm yoldan geçen meraklı bakışlar eşliğinde.



Bu da böyle bir gençlikte ekşınlı anımdı işte...

Ön bilgi verdim hikayeye başlarken sonunda da not şeklinde iliştireyim şuraya;
İlerleyen zamanlarda bazı nedenlerden dolayı anlaşarak güzel şekilde yollarımızı ayırdık. Kendisi şuan evlendi ve umarım çok mutlu bir hayatın olur eşin ile beraber. Ponçik ponçik juniorlarla beraber yaşlanmanız dileği ile hayat size iyilikler getirsin…

Şuraya da o incir altındaki geceden aklımda kalan şarkıyı iliştireyim. canlı müzik yapan iyi söylemişti :)

Kurtok (@kurtok)
Topuklu ayakkabı ile yürümek nasıl diye sormuyorum. Ama tabutun içinde uyumak nasıl bir duygu ? - 25.01.17
Can (@canae)
Kızın ayak numarasi seninkiyle aynı mıydı? (Şuraya şaşkın suratli kedi emojisi koymuşsum gibi düşünün.) - 25.01.17

ismail

@neemiss

Temsili
gününüzün özetini bir duvar yazısı ile anlatacak olsanız ne olurdu ?
ahanda benimki tam olarak da bu
30 beğeni · 34 yorum · Sohbet
Fethiye (@fthykc)
Güzel bir gündü :) - 24.01.17
Can (@canae)
Benimkini çalmışsın :D - 24.01.17

ismail

@neemiss

böle kült deseniz değil, kötü deseniz değil, öyle anlarınız olur ki, mal gibin kalırsınız, yalnız hissedersiniz...işte o anlarınızı sizin suratınıza yumuşak bir izmir meltemi edasıyla çatır çatır vuran şarkılara güzel bir örnektir...


8 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu
9 beğeni · 0 yorum · Müzik Kutusu

ismail

@neemiss

Bugün yaşadığım bir olayı anlatmaya geçmeden önce biraz ön bilgi vererek olayı anlatmak istiyorum. En başından not: gerçek isim kullanmayacağım. X olsun yeğenimin adı.

Olay yakın bir akrabam ve onun ailesi ile ilgili. Yakın akrabamın oğlu yüzde elli zihinsel engelli kendisi maalesef. Bu ailenin ilk çocuğu kendisi ve ilk başlarda gayet normal bir bebekti ve çocuktu kendisi. Ta ki kız kardeşi çok küçük yaşta lösemi olana kadar. Kız kardeşi lösemi olduğu an ve bu tedavi sürecinde geçen zamanda aile tüm nefretlerini, sinirlerini oğullarından çıkardılar. ( kız kardeşi maşallah şuan sağlıklı ve atlattı her şeyi)Sebep ne olursa olsun olay onun başına patlıyordu. Şiddet gördüğü de olmuştur kendisinin. Bu olayları bu kadar iyi bilmem ise aynı ortamda büyümemizden kaynaklı. Alt katımızda otururlar kendileri. Bu oğlanın annesini tüm sülale anlamaz ama kimsede ses edemez anlamsız bir şekilde.

X bu durumlar karşısında önce içine kapandı ve arada konuşur oldu. Olmayan şeyleri olmuş gibi, yaşamış gibi, abartarak anlatmaya başladı. Ergen benmerkezciliği de var tabi hepsi rahatsızlığından dolayı değil. Sülalede onun yaşıtları, ablaları, kardeşleri ya da büyükleri dinlemezdi onu hep nasılsa x anlatıyor işte derler geçerdi. Bir gün bana geldi kapıyı çaldı ve oturduk sohbet ettik hep aramızda ayrı bir frekans olmuştur onunla. ‘Neden sadece benle konuşuyorsun x’ dediğimde ‘sen beni dinliyorsun en azından inanmasan abi’ demişti. ‘Olur, mu öyle şey inanıyorum da arada’ dediğimde verdiği cevap ‘yok be abi ben bile inanmıyorum kendime’ demişti. ‘peki, neden abartılı anlatıyorsun ki’ diye otomatik bir soru yöneltmiştim kendisine o da ‘ zaten normalde dinlemiyorlar, belki abartı anlatırsam dinlerler beni diye düşündüm bir süre sonra kötü bir alışkanlık oldu ama bırakmaya çalışıyorum fakat zor oluyor biraz var ya hani bende demişti’.

Böyle bir yeğenim vardı evet. O günden sonra hep konuşur arada beraber kalırdık bana çekinmeden ve en önemlisi belki de abartmadan anlatırdı artık her şeyini. Gerçi abartsa da önemi yoktu kurban olurum ona.

Geçen sene karnesi kötü gelmişti ve babası her zamanki gibi kızmıştı. O akşam yanıma kaçmıştı ona ‘seneye gayret et düzelt biraz bak babanda sevinir hem zaten seviyor o da seni’ dediğimi anımsıyorum.

Gelelim bugün yaşadığım hikayeye;
karne almış. Direk geldi yanıma ‘İsmail abi ellerinden öper dedi’ baktım elinde karne ve bir de takdir belgesi var. 12.sınıf kendisi. Özel öğretim öğrencisi de olsa geçen sene karnesinde 1 olan insanın bu sene 5-4 lerle dolu bir karne yanında da takdir belgesi ile gelmesi sevindirmişti beni. Aferin lan deyip öptükten sonra ‘babam da sevinir dimi’ dedi. Tabi lan dedim.
Tesadüf o an babası geldi. Koşarak gösterdi. O adamda gram tepki yok. Baktı ve koltuğa attı döndü gitti. Çocuk acayip kötü oldu anlatamam. Nasıl toparlasam diye düşündüm ve sadece şunları diyebildim ‘ x baban işten yorgun geldi işte sıkıntı çıkmış morali bozuk akşama tekrar bakar’ ‘hadi sen hazırlan da çıkalım biz abi kardeş seninle’ dedim. ‘nereye abi’ demişti o an babasının tavrını unutarak.
‘bugün senin günün ne yapmak istersen oraya’ dedim. ‘aman abi ben bilmem ki bir yer gitmedim ki hiç heykele mesela ‘dedi. ‘tamam, lan heykele gidiyoruz ‘ dedim çok önemli bir yermiş gibi. Oysa sıradan bir caddenin adı idi. Neyse çıktık yollara gidiyoruz. İnanın o çocuk gözleri parlayarak etrafa bakıyor sanki ilk kez bir ülkeye gelmiş gibi. Heykele geldik Atatürk heykelinin önünde resim çektirdik falan sonra dedim ‘şimdi napalım’ ‘abi dedi yük oldum zaten dönsek mi ‘dedi. Nezakete bak Allah’ım birçok insandan daha düşünceli yediğim ponçiği. ‘olur, mu ya napalım başka söyle’ dedim. ‘abi pahalı değilse sinemayı çok merak ediyorum’ diyebildi utangaç bir şekilde. (haftada bir gittiğim yeri geldiğinde 3 günde bir gittiğim yer bir bireyin hayali. Ben böyle hayatın ta….) ‘tabi abicim’ deyip tuttuk sinema yolunu girdik izledik filmimizi çıkışta da malum fast food yerlerinde yemek yedik. Orada dönen muhabbette can alıcı cümle geldi x den. Cümle bir muhabbet üzerine aynen şöyle idi. ‘yok be abi babam gibi zihnim kirli olacağına engelli olayım, sıkıntı değil’

Abi kitlendim ağlıcam ağlayamıyorum tutuldum. Kendime gelince de birer kahve ile eve yürüye yürüye döndük. Teşekkür edip sarıldı boynuma evlere dağıldık.

Bu hikayeyi paylaşma amacım unutmayın sizin için çok ufak bir şey başkasının hayali olabilir onun için yapmaktan, söylemekten kaçınmayınız.

Ve son olarak x’in sevgili ailesi o çocuğa göstermemekte ısrar ettiğiniz sevginizi iyi saklayın. Mezarda bir yerinize falan sokarsınız artık…
31 beğeni · 15 yorum · Başıma Gelenler
Tokmakan (@tokmakan)
:( Hepimiz birer engelli adayıyız,yarının neler getireceğini bilemeyiz.Yapmamız gereken tek şey empati:( - 20.01.17
aslı seloğlu (@asli-seloglu)
Olay her ne kadar gözlerimi yaşartmış olsa da, arenada böyle paylaşımları görmek beni sevindirdi ve umutlandırdı ne yalan söyleyeyim. Sizin gibi düşünen, davranan ve bunu bu kadar güzel ifade edebilen insanlar hep var olsun, örnek olsun inşallah . - 20.01.17
Leandros (@leandros)
Sayın @tokmakan hassasiyetiniz mutluluk verici ve çok yerinde. - 20.01.17
/ 9