ara

Acayip Hikayeler 1

Aşağıdaki kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz ve bir arkadaşını etiketleyerek paylaş. asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein

Gülcan

@gulcann

Demir Yumruk Gülcan
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Demir Yumruk Gülcan
"İntikam soğuk yenir"

Tribünler tıklım tıklım doluydu. Resmen yüz bin kişi nefesleri kesmiş bu anı bekliyordu. Seyirciler arasında kimler yoktu ki elinde dürbünüyle bu maçı bekleyen @tabula-rasa, @zeynep3, @post-mortem, @nisf ve daha nicesi nefeslerini tutmuş bu anı bekliyorlardı. Demir yumruk Gülcan ile @khaos un Boks maçı karşılaşmasını. Tribünler Gülcaaann Güüllcaann diye inliyordu. Çığlıklar bağırışlar birbirine karışmıştı. Çünkü Dünya tarihinde bir ilk olacaktı. Bir kadın boksör ve erkek boksör boks yapacaktı. Bahislerde açılmıştı. Çoğunluk @khaos’un erkek olmasından ötürü bu maçı alacağını zannediyordu. Sunucu sahneye çıktı. Sahne ışığı sunucuya yöneldi. Sunucu İngiliz aksanıyla “leyydiiss entt centilmanyyy velcaam” dedikten sonra önce centilmenlik gereği sahneye ilk Gülcan'ı çağırdı. Gülcan sahnenin yan tarafındaki demir parmaklıklı, kafes şeklindeki asansör ile sahneye indi. Ellerinde uğurlu saydığı sarı boks eldivenlerini vardı. Bu eldivenlerin derisi timsah derisiydi ve vurduğu yerde gerçekten fiyakalı bir timsah derisi izi bırakıyordu. Daha sonra sahneye @khaos çıktı. O da diğer asansörden indi. Saçlarını ıslatmıştı. Daha karizmatik gözükürüm diye düşünüyordu. Tribünlere doğru utangaç ama bir o kadar haşin bir selam attı ve son kez 32 dişiyle gülümsedi. Bu arada kenarda oturmuş espressosunu yudumlayan hakem de sahneye geldi. Fair play ruhuna uygun bir şekilde oyuncular tokalaştı ve yerlerini aldılar. Hakemde yerini aldı ve @bs nin vurduğu zilin gong sesiyle maç başladı. @khaos ilk başlarda cesur davranıyordu. Sürekli hücuma geçiyordu ama Gülcan da bir o kadar çevik ve atletik yapısıyla tüm gelen saldırıları önlüyordu. Bir iki sert darbeye karşı koymuştu ama bazılarını da engel olamamıştı ama Gülcan için sorun değildi. @khaos un bir boşluğunu arıyordu. Veee evettt ilk boşlukta çok ağır bir yumruk indirdi. Yumrukla beraber @khaos un yüzünde timsah derisi izi belirdi. @khaos acı içinde elini yüzüne götürdü. Fakat o da neeee!!! Gülcan gelişine vurmaya devam ediyordu. Bir sağ bir sol yumrukları hızlı hızlı indiriyordu. Karşı koymaya çalışan @khaos ellerini yüzünden çekti. Tam bu sırada Gülcan bir sol kroşe ile @khaos’u yere devirdi ve kuşlar kafasının üstünde ciikk cikk ötmeye başladı. Buna rağmen Gülcan vurmaya devam ediyordu. Çünkü intikam hem acı hem de soğuk yenen bir yemekti. Hakem zorla ayırmaya çalışıyordu. @khaos un bazı dişleri dökülmüştü. Seyircilerden vahhh vaahh sesleri de geliyordu. Herkes şaşkınlık içindeydi. Hakem 10 dan geriye doğru saymaya başladı. Bu sırada tribünlerden sahneye değişik cisimler atılıyordu. Seyircilerden @leandros sevinçle sahneye parmak arası terliklerini atmıştı. Hakemin sesi duyuldu. 3….2…..1…..0 veeeee maç biiittiiii...çok kısa bir sürede nakavtla bitmişti. Gülcan zafer pozunu ve dansını yaptı. Çılgın kalabalık Güüüllcaaaaaan diye ortalığı inletiyordu. İnsanlar bu anı ölümsüzleştirmek için selfie çekiniyorlardı. Bu arada hakemde ayılsın diye @khaos’u tokatlıyordu. Gülcan ağızlığını çıkardı ve mikrofonu eline alarak Einstein’in şu sözünü söyledi. “GeneIde insanIığın kaderi, hak ettiği oIacaktır.”

Misafir
Bu hikayenin sonunda @khaos ile @gulcann yeni bir başlangıç yapar ve ömür boyu depresyona girerler 🙈🙈
20.05.17 beğen 2 cevap
Nisf (@nisf)
İyi dövmüşsün Gülcan eline sağlık 😄
20.05.17 beğen 4 cevap
Misafir
Kafasina kafasina sallasaydin bir iki tane de benim icin :))
20.05.17 beğen 4 cevap

Red Red

@khaos

Bir Neokur Hikayesi ll ( Bayan Oje'nin Tuhaf Ölümü )
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Bir Neokur Hikayesi ll ( Bayan Oje'nin Tuhaf Ölümü )
@mtrv ve @baranyusuf Neokur Cumhuriyet Başsavcısı @bs'nin kapısını çalıp odasına heyecanla girdiler. @mtrv "Cinayet zanlısını getirdik" diyerek saçı başı yolunmuş, yediği joplardan nevri dönmüş @gulcann'i @bs'nin önüne yuvarladı. "Karakolda alınan ilk ifadesinde, hiç bir baskı ve tesir altında kalmadan suçunu itiraf etti sayın savcım. Buyrunuz bu da tahkikat dosyası."dedi. "Güzel, oldukça hızlısıniz." dedikten sonra "Yalnız burada otopsi sonuçları yok. Cesedin kimliği de belli değil!" @bs gözlerini pelerterek sırıtmakta olan polis memurlarına baktı. "Ceset nerede gençler!" @baranyusuf @mtrv'e "Sana cesedi bagaja koymanı söylemiştim." "Seni utanmaz arlanmaz adam, sen tanıkları arka koltuğa sıkıştır ben cesedi egzoz borusuna​ bağlayıp getiririm diyen kimdi?" @bs elini makam masasının cekmecesine götürdü ve 7,65'lik Fransız horuzunu kabzasından kavradı. "Ulen sizi bana sayarak mı verdiler."?? Tetiğe bastığında iki kafadar polisin dağılan beyinleri duvarda süzülürken "Size namlu önünde durmayın, birbirinizi vurmayın diye söylemiştim çocuklar." Dedi. Sonra beyni zaten hoşafa dönmüş olan @gulcann'a bir yan bakış atan @bs, "Sana görevi başındaki görevlilere mukavemet gösterme demiştim. Kanundan böyle kacamazsin @gulcann" Neler olduğunun farkında olmayan @gulcann'in elleri arasına tabancayı sıkıştırirken @bs, silah seslerine koşup gelen yeni komiserliğe terfi etmiş @erguvan, "Teslim ol seni polis katili" diyerek tabancasını @gulcann'a çevirdi. Ağzından kan kusan @gulcann ise @erguvan'a "Ojem nasıl olmuş??" Diye sormaktaydi hâlâ. Yüce Neokur Mahkemesine çıktıklarında FİYAKALI Yargıç @karacurin salondakilerden sessiz olmalarını istedi. Savcı @bs iddianameyi hazırlamış, tanıklar @nill, @fthyck, @nisf ve @post-mortem gördüklerini harfi harfine anlatmışlardı. @gulcann Pisleyen manda hikayesini dinlemeyi reddeden @khaos'u denize atmış sonra da nefes almadığından emin olmak için elleriyle boğazlamıs, en sonunda da SELFİE çekinmişti kurbanıyla. @karacurin, yüce mahkemenin huzurunda yemin eder misiniz diye sordu tanıklara, hepsi de bir ağızdan "evet" diye bağırdılar. "Öyleyse Yaz kızım @kekum "Neokur Ceza Kanunun 79. Maddesinin​ 23. Fıkrasının c Bendi gereğince önce altında çocuk beziyle milyonlar önünde DANS etmesine, Uluslararası çocuklar şarkı yarışmasında assolist @lacrima'nin arkasında vokal yapmasına, vokalin bitmesinin ardından Neokur Ağır Siklet Boks şampiyonasında Dünya şampiyonu @Vareste ile karşılaşmasına, ilk round da ölmezse Avrupa şampiyonu @mavera ile gözleri bağlı olarak ve PARMAK ARASI TERLİK'LERİ ayaklarında oldugu halde ölene kadar dayak yemesine, cezasına şu an burada bulunan tanıklar tarafından bizzat TOKAT'lanmak suretiyle başlamasına karar verilmiştir. Aynı gün Ring Sahnesine çıkan assolist @lacrima neon ışıkları altında göz kamaştırıyor ve Duman'dan "gidiyorum gözüm arkada, kalamadık bir baş başa, hangi oje yakışmazki kız sana, ver elini bana" şarkısını söylerken @gulcann hüngür hüngür ağlıyordu. Şarkı bittiğinde ringe çıkan 200 kg'lik @vareste'yi karşısında gören @gulcann oracıkta ölü taklidi yapmaya çalıştı ama seyircilerden @tokmakan "Kalk hadi ayağa @gulcann, başarabilirsin. Tüm Neokur halkı arkanda " deyince gaza gelip @vareste'nin üzerine koşmaya başladı. Gözleri kısık vaziyette elleri belinde bekleyen @vareste'ye duvar gibi çarpıp düşen @gulcann olduğu yerde sarhoş gibi sallanmaya başladı ringte. Sonra imam gibi bayıldı. Yanına gelen yakın arkadaşı, komşusu ve antrenörü @tokmakan "Hadi @gulcann sana inanıyorum. Al bu ESPRESSO'YU iç, kendine gelirsin" dedi. O sırada salon tavanından ASANSOR'le inen @mavera "Sanırım hâlâ hayatta" diyerek @gulcann'a adukat atarak üçlü bir kombonun ardından kafasını yere sürterek kıvılcımlar çıkarmaya başladı. En son hamlede @gulcann'i yerden yere çaldıktan sonra 200 kg'lik @vareste bir Amerikan güreşçisi gibi yerde yatan ojeli mazlumun üzerine zıplayarak onu pestile çevirdi. @vareste kalktığında ringe yapışmış olan @gulcann'i görünce "Jilet getirin" dedi alayci gülerek. O anda yanlarında biten @tokmakan elindeki jileti sallayarak "Çok şükür, kurtulduk!" der. O esnada kadavra @solen-b'yi hortumla yıkayan @buderinbirtutku @ruhadam'a "üçüncü kez sabunladim, iyice tertemiz ettim ama ağzındaki bu pis koku bir türlü geçmiyor." @ruhadam İSLAK saçlarından tuttu @solen-b'nin "Acaba ölmeden önce ne yemişti en son." Diyerek açıp ağzına baktı. "O da nesi, bu bir karıncayiyen kuyruğu, bu herşeyi açıklıyor! Hayvanı önce sahte rakı ile sarhoş edip öldürmüş, sonra da çiğ çiğ yemiş olacak." O esnada içeri Kötü Kaymakam @tabula-rasa ve şoförü @pelinnn girdi. "Bu cesedi kim kaçırdı bulacaksınız bana. @khaos'un ruhunu ele geçirmeliyiz, çok özel bir parçaydı o. Bu deneyi yapabilmek için böyle bir kadavraya ihtiyacımız var. Şu kokmuş şeyi de kaldırın ortadan artık." Dikkatlice cesedin dudaklarına​baktı. "Bu kadavra @solen-b sövüyor mu? Yoksa bana mı öyle geliyor?? Neyse biz işimize bakalım. Şoförrrr, bana şapkami getir! @pelinnn "Kalkta kendin al, seni işe yaramaz" ? "Artık senin için çalışmıyoruz." diyerek deli gibi gülmeye başladı. Aynı anda @ruhadam ve @buderinbirtutku da gülmeye başladı. Sonra içeri giren SARI saçlı EİNSTEİN maskeli @ebru-g-, yüzünden maskesini​ çıkartarak "Beni hatırladın mı?" dedi. "Hayırrr, bu gerçek olamaz" derken @tabula-rasa UTANGAÇ bir çocuk gibi "Ben şaka yapmıştım​ sadece, anlıyorsun değil mi?" @ebru-g- kötü bir kahkaha atarak ellerinde kesici biçici aletlerle beklemekte olan ekibine dönerek "İşte yeni kadavramiz. Hayırlı uğurlu olsun " O esnada ise @zeynep3 elinde boş çuval ileri geri sallıyor ve bağırıyordu. "Nerede bu gıcık olduğumun @khaos'u, iki dakika tuvalete gittim, adam kaçmış." @ayse-gulce "nöbet sırası @esracan'da idi. Ben uyuyordum." @esracan ise yanakları kızarmış "Ama çok güzel şiir okuyordu. Nasıl oldu hiç anlamadım." "Allah seni kahretmesin @esracan. Bu böyle olmayacak. Onu yakalamak için bir katil tutmam gerekecek. Neydi şu dişçi kılığında gezen katilin adı?" @esracan ve @ayse-gulce aynı anda "@aslı-seloglu" diye bağırıştilar. @zeynep3 "hatta belki de iki tane katil daha garanti olur. Neydi şu parmak koleksiyoncusu seri katilin adı?" Aynı anda yine bağırdılar "@glbn..."
EK 1
@asli-seloglu, @fthykc ve @aysegulce yanlış etiketlemisim yine 🙈🙈 19.05.17
EK 2
@asli-seloglu, @fthykc ve @aysegulce yanlış etiketlemisim yine 🙈🙈 19.05.17
EK 3
19.05.17
Gülcan (@gulcann)
Tam 15 kere adım geçmiş. Çünkü tam 15 tane bildirim geldi. khaos sizden bahsetti diye. 😐
19.05.17 beğen 4 cevap
Nisf (@nisf)
Senin de gençlik ve spor bayramın kutlu olsun @khaos 😄
19.05.17 beğen 4 cevap
Feyzanur (@vareste)
Ya @khaos şuan sen bir ilksin adımı hikayede kullandın. İnanamıyorum sana. Bildirimler gelince heyecanlandım. Merakla ve kahkahalarla okudum. Yalnız benden iyi güreşçi olurmuş. Bazen senin hayalgucunun dehlizlerinde kaybolmak istiyorum. Hayır da benim buna benzer bir yanım mı var. Ben kötü kalpli bir insan miyim . Harikasin gerçekten. Ciddi gülümseyen beni bu yağmurlu kapalı bir havası olan günde. :)))))
19.05.17 beğen 3 cevap

ketumpinokyo

@kekum

yeni bir gün
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Dalgaların kıyıya ulaşırken mırıldandığı tatlı bir ezgiyle daldığı uykudan, güneşin ilk ışıklarının penceresinden içeriye girip gözüne çarpmasıyla uyandı @baranyusuf. Yeni bir günün ona hissettirdiği duygularla aklına gelen ilk şiiri mırıldandı şair ruhlu adam:

"Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim
Bir yeşil yaprak
Bir telli böcek
Yeşeren tohum
Güneşte görsem
Sevinç doldurur içime
Bir günü
Güzel bir günü
Güneşli bir günü
Hiçbir şeye değişmem" (1)

Şiiri mırıldandıktan hemen sonra gözlerini daha iyi açabilmek ve güne daha dinç baslayabilmek adına bir fincan ekspresso aldı kendine... Tabi ki ekspressoyu tek başına içmek olmazdı okuduğu kitabı da yanına alarak giydiği fiyakalı parmak arasi terlikleriyle kumsala doğru ilerlemeye başladı, gözüne kestirdiği guzel bir yere oturdu, manzaranın ve serinletici etkisi bulunan meltemin tadını çıkarmaya başladı.

Kitabini okurken aklina @neokur'daki dostları geldi ve bu guzel anı selfie çekerek arkadaşlarıyla paylaşmak istese de böyle yapmayıp sadece kitabını ve ekspressosunu manzarayla bir bütün halinde fotograflayarak cok sevgili dostlarıyla paylaştı. Bütün dostları onun ne kadar şanslı olduğunu düşünerek bir yandan sevinirken bir yandan da kıskançlık naraları attılar. Ama o biliyordu ki bunlar tatlı kıskançlıklardı.

Saatler gecti, güneş batmaya başladı ve yine aklina gelen bir siiri bu sefer biraz yüksek sesle dile getirdi:

"..........

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta..." (2)

Tam bu sırada arkasından gelen ses ile irkildi, bu ses çok tanidik idi lakin tam olarak cikaramamisti sesin sahibini. Dusundu, düşündü... Daha sonra neden düşündüğüne anlam veremeyerek birkaç dakika sonra arkasına doğru döndu, sesin sahibinin gözlerinde kaybolduğunu hissetti bir an... Bu duyguları yasamayali uzun zaman olmuştu hatta bir ara Onu unuttuğunu bile düşünmüştü. Ama ne yazık hiçbir şey düşündüğü gibi olmamıştı. O'ydu karşısındaki, sevdiği kadındı. Yanakları al al olmuş heyecandan dili dolanmisti, ne diyeceğini bilememis içini bir utanç kaplamıştı. Acaba az önce seslendirdiği şiiri duymuş muydu? Duysa ne olacaktı ki? Ama ya seslendirirken bir hata yaptıysa?......

Sayın @barantusuf'un zihninde bu sorular dolaşırken benim zihnimde de hikayeyi nasil sonlandiracagima dair birçok soru dolanıyor ve devamını getirmesi için sözü @baranysufu'a birakiyorum... :)

* 1-) Necati Cumalı
2-) Ahmet Haşim

NOT: Paylasimlarin altına yazdığınız serzenislerden ötürü sizi mutlu etmek istedim , belki de haddim olmayarak böyle bir davranışı sergiledim, umarım kalbinizi kıracak herhangi bir cümle sarfetmemisimdir. Eğer oyle bir şey yaptıysam kusuruma bakmayin lütfen. Hikaye kurallarına da ne kadar uydugumu bilmiyorum, hatta çoğu kelimeyi de kullanmadım sanırım , paylasimimin silinmemesi dileğiyle... :)
EK 1
Sevgili @ruhadam abiye hikayesinde bana da yer verdiği icin kocaman tesekkurlerimi sunuyorum. Bir üye arkadaşımız daha beni etiketlemisti sanırım ama su an onu bulamadim, eğer bu paylaşımı görüyorsa ona da çok tesekkur ederim. Kim etiketlendi ya da etiketlenmedi bilmiyorum ama bütün üye arkadaslarimizi hikaye yazmaya davet ediyorum. :) :) 15.05.17
ruhadam (@ruhadam)
yüreğine sağlık @kekum . Tebrikler
15.05.17 beğen 1 cevap
hidogan (@hlldgn)
güzeldi.
15.05.17 beğen 1 cevap
Baran Yusuf (@baranyusuf)
Guzel bir hikaye olmuş @kekum ne kalbimi kirmasi bilakis çok mutlu oldum bahtiyar ettin beni
her ne kadar adım bir kaç yer de yanlış yazılsa da her ne kadar bazı kelimeler hikaye de yer edinmese de ve her ne kadar içtiğim şey e(k)spreso olsa da :) . Haleti ruhiyemi okumuş gibisin:). @baran(t)usuf'u çok mutlu ettin , var olasın ;).
15.05.17 beğen 1 cevap

semih güler

@himesrelugse

Dört Mü Büyük?!.
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Küçük bir Pazar toplanması gerçekleşmişti, @fotopati beylerde. Takvimde mayıs yapraklardan bir tanesi daha koparılmış ortalarına gelinmişti mayısın.. Yemeklerini yedikten sonra herkes televizyonun başına geçti. Çaylar demli demli önlerine servis ediliyor, gözler Televizyonda “ Çocuktan Al Haberi” programını takip ediyordu o esnada. Gülüyordu yine Evrim Akın ufak kahramanların verdiği yanıtlarla, Çocuklar da yine mutlu ediyordu herkesi…

Ev sahibi hariç…

Reklam arası zaplanan kanalın birinde takılı kaldı gözü, fiyakalı bir adam cennet ve cehennem üzerine nutuk atıyordu, @fotopati Bey’in huzursuzluğu iki kaşının belli belirsiz oynamasından belli oluyordu. Birden,

-“Nerden biliyor ki, yani nerden bilebilir ki! sanki gitmiş birde ukala ukala konuşuyor değişik” dedi @fotopati Bey akşamdan kalma rakı kafasıyla.

-Neyi lan, Diye sordu yan komşulardan @karacurin .

-Cennete mi gitmiş canım! Bu kadar da iddialı olmamalı bir insan hem asansör kullansın böyle büyük yük olur onun için in çık diye bi espride patlattı ortaya…

Ev halkı ve misafirler buz kesilmişti. Evdeki en büyük insan @fotopati Bey’in kaynanası, “Akşama misafirler gittikten sonra göstereceğim ben sana bakışı” fırlatmıştı kendisine. @fotopati beyin Aklına bir an artık anne terliği de kalmadı ki her tarafta parmak arası terlik doldu, sonra da marifet gibi selfieler çekmeye başladı koca koca kadınlar ne kadar abartılı bir millet olduk böyle diyerek dans eden gülüşlü iç sesiyle sonlandırdı kendi konuşmasını. Karısı da huzursuzdu Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ve tartışma başladı…

Ev ahalisi @fotopati Bey’i uzun dakikalar boyunca ikna etmeye çalıştılar. Kimisi hadisler var dedi, kimisi Kur’an’da yazıyor derken Çayların dibi görünmüştü…

@fotopati Bey’in karısı ortamı yumuşatmak için “Madem konuşuyoruz, ben çayları tazeliyorum.” Araya da kaynattı @bs hanımın kendisine hediye aldığı espresso makinesini, “isteyen varsa espresso da yapabilirim,hem elime mi yapışacak canım” gösteriş merakıyla, @leandros Einstein tarzı gösteriş yapan ev hanımını susturmak için sıktı ağzı açık kapağı es mi presso! Küçük bir kahkaha atıldı odanın duvarlarında yankı bulan, @kisibasinadusenmilligelir ise @fotopati Bey’i ikna etmeye çalışıyordu nedensizce. Kadınlar, “kalkarız şimdi zahmet etme.” dediler. Tam o sırada @fotopati Bey’in sarı lakaplı büyük oğlunun sesi ortamı kılıç gibi kesti.

-Dört büyük meleği say baba o zaman, hem bizde öğrenelim lafları tokat gibi yankılandı.

-@fotopati Bey anlamsız bakışlarla, Dört büyük melek.. “Tamam!” dedi ve saymaya başladı utangaç bir şekilde önce Islattı kurumuş dudaklarını..

- Mikail, İsrail…….

Derin bir sessizlik, doğru ya dört büyük melek!..
EK 1
Kişi ve kurumlar gerçektir gerisi hikaye zaten biliyorsunuz; siz kalın,yalnız kalın bir de kalabilirseniz esen kalın... 14.05.17
EK 2
_Asena_ (@asenakrt)
Güzel bir hikaye olmuş. Emeğinize sağlık
14.05.17 beğen 1 cevap
Seyr-i Sükut (@seyrisukut)
kurgu güzel efenim lakin şu kopuk zihninizden cümleleri ne zaman azat edeceksiniz meraktayım ;) @himesrelugse
14.05.17 beğen 2 cevap
Burcu S. (@bs)
Cömertliğim yine sahnede 😎
15.05.17 beğen 1 cevap

Seyr-i Sükut

@seyrisukut

Bir Anımdır!
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Evet Sayın Okuyucularım,
Şimdi size anlatacağım hikaye tüm mantığınızı yakacak olabilir,belki de karın kaslarınızı da beyniniz kadar zorlayacaktır bilemiyorum. Aslında oldukça endişeliyim , inanın bana. Kendimi bir arenada kalemini arayan ıslak bir maymun gibi hissediyorum. Ah, neyse daha da uzatmadan başlayayım. Ne de olsa bu yazıyı benim iç seslendirişimle okuyamayacağınız için satırlarımın rezilliğinden ötürü yorumlarınızda utançla sararacağım

Bir vakitler Bürahtika sokaklarında mükemmel bir kafe vardı , yeni nesilce 'cafe' ! Bu kafede Einsteinın bile çözemeyeceği denklemler cereyan ediyordu. Paralel evrenden yolcuların uğradığı bir mekan olmasına karşılık Bürahtika sakinleri burayı yalnızca espresso içecekleri bir mekan olarak biliyordu. Ah yazık oldu!..
Ben burayı gözlem evi olarak kullanıyordum. Gözlemlerimi yapacağım ev ortamım gibi benimsediğim bir yer olarak yani. Öyle ki gece gelen delirmelerimde rengarenk beceriksizce ojelere buladığım tırnak hatta parmaklarıma rağmen , hiçbir kaygı gütmeden parmak arası terliklerimle otantik ve gizemli mekanda mekana uygun naif melodilere zıt "break dance " yaparak masama geçiyordum.Tabii savrulan terliklerimi de sade sert kahve yanında lahmacunla beraber @karacurin getiriyordu. Lahmacunları bana uzatırken Spinozadan bahsetmeyi es geçmeyen @karacurin in her sözü gözlemlerime tokat gibi iniyor , hepsini yeniden yazmaya mecbur kalıyordum. Yazılarımı çöplük hale getirmesi de onu fiyakalı kılıyordu. Bir gün , işte her şey o gün oldu! Bu fiyakalı gizemli adamı takip etmeye karar verdim. O gün akşama kadar kahve içmekten mukoza yerine kahve salgılar oldu midem ama sonunda @karacurin in çıkışını gördüm. Dükkandan çıkınca -parmak arası terlikler parmak ucu bastığım için fazla ses çıkarırdı- parmak ucu terliklerimi ilk çöp kutusuna atarak @karacurin i takip ettim. Kendimi 007 gibi hissediyordum ki yalan da değildi okul numaramın sonu 007 ydi ben ne yapayım. @karacurin bir gökdelene girdi ve asansöre binerek 85. kata çıktı. Onun hangi kaya çıktığını kayda geçirip yandaki asansöre bindim. Yol uzun ayna güzel madem bir selfie çekeyim dedim ki o da ne! Selfie de @karacurin de görünüyor! 85. kata vardığım da kendimi gökdelen camından atmaya karar verdim ama süprizler bitmiyordu. Herhalde o arada bayıldım hatırlamıyorum. Velhasıl Sayın Okuyucularım şimdi size adresimi yazıyorum. Beğenirseniz lütfen ziyaretime geliniz.

ADRES: Zuhuratbaba Mahallesi, Akıl Hastanesi Cd No:25, 34147 Bakırköy/İstanbul
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi
semih güler (@himesrelugse)
Benim beyin lopları aldı yürüdü kalemine sağlık güzel yazı çıkarmışsın tebrik ederim 👍📚 ✏️
14.05.17 beğen 1 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Başrolde oynamak güzel bir duygu Sn.@seyr-i-sukut994; fügüran olarak rol verilmemiş birine baş-rol vermeniz oldukça cesaret isteyen bir düşünce ve bana tüm senaryonu atfettiydiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Sizin bu akıl hastanesi üzerine Ya bi yer/de duydum ya/da zihnimin bir köşesinde zuhur eden bir düşünce var, "Dünya'da yaşayan insanların geneli delidir -akıl hasları diye yatırdığımız insanı esasen dışardakilerinden koruma amaçlıdır .Beni takip ettiğinize göre Bakırköydeki hastanenin oda numarasınıda da biliyorsunuzdur 182..:)😜🚩
15.05.17 beğen 2 cevap

Fakat Müzeyyen 🌹

@buderinbirtutku

Semih Dedenin Fiyakalı Terliği
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Semih Dedenin Fiyakalı Terliği
Gunlerden birgün @semih-oktay elinde ESPRESSOsuyla evin içinde dolanıp duruyormuş. Canı sıkılmış ne yapacağını bilmez şekilde dışarı çıkmaya yeltenmiş. Fakat o da ne semih dedenin
FİYAKALI terliği gitmis yerine pembe tüyleri olan minnoş bir parmak arasi terlik gelmiş. Semih dede Aman Tanrım ne kadar ilginç diyerek bu gizemli olayın arkasına düşmeye ve o çok FİYAKALI terliğini aramaya çıkmış. ASANSÖRe bindiğinde @ruhadam @tokmakan @khaos ve @ultradem kikir kikir gülmeye başlamışlar. Tam neye gülüyorsunuz diye kızmaya yeltenmiş ki ASANSÖR aynasından ayağındaki pembe parmak arasi terlikleri görmüş. Ayağının yarısı kadar dahi olmayan bu terliklerin sahibini bulduğunda hakkından gelecekmiş. Canınız cehenneme gülmeyi kesin babaannesini mumyaladiklarim diyerek herbirini tokatlayıp oturtmuş. ASANSÖRden ineyim derken birden ayaklarının ISLANDIĞIni farketmis. Aman Tanrım bugun de bütün aksilikler beni buluyor bu ıslaklık nerden geldi ki şimdi diyip yere baktığında süt lekelerini görmüş. Hmm demek gizemli şahıs buradan gecerken sütünü dökmüştü.. Vay canına çok düşündürücü diyerek yoluna devam etmiş. Daha sonra bi sokak ilerde oturan oğlunun yanına gitmeye ve bu gizemli arayışta kendisine oğlunun yardım etmesine karar vermiş. Fakat ilerlerken bir de ne görsün ! Semih dedenin o FİYAKALI terliğinin teki çamurun içerisinde öylece duruyormuş. Aman Tanrım terligimin teki buradaysa diğeri de yakınlarda olmalı demek casus buradan geçti diye heyecana kapılmış ve daha hızlı ilerleyerek oğlunun yanına gitmiş. Kapıda gelini karşılamış ve o da bi kahkaha patlatmış Semih dede UTANIP
sıkılarak ayağındaki terliklere bakmış. Gelin canın cehenneme o lanet kafanı martılara yem ederim diyerek içeriye girmiş. Hayatnaz içeride EİNSTEİNin izafet teorisini araştırıyormuş. İlahi Yarabbi bu çocuk ne ara büyüdü de bu teoriyi arastiriyor yahu diyip öpmeye gittiğinde bir de ne görsün !!!! Terliğinin diğer eşi Hayatnazin ayagindaymis. Demek Semih dedenin o Fiyakalı terliğini kaçırip yerine pembe armak arasi terlikleri koyan casus hayatnazdi. Vay canina Aman Tanrım diyip şoka girmiş. Semih dede girdiği şoktan çıkamazken @kisibasinadusenmilligelir bir seytan edasıyla sol kulağına ısır onu Semih dede ısır diye fısıldamış Aman tanrim simdi de sağ kulağına @bs sakın ısırma öp onu ve bidaha böyle bir şaka yapmamasını söyle diye fısıldamış. Semih dede şeytan ile melek arasında gidip gelirken. Hayatnaz dedesini görmüş beklemedigi anda yakalanan casus edasıyla gözleri faltaşı gibi açılmış olduğu yerde kalmış de de dedeci dedeciğim diye kekelerken semih dede sert ve yüksek bir ses tonuyla Hayatnaaaz ! Diye bağırmış hayat naz tam ortalığa bırakacakken semih dede merhametli bakışlarıyla hayatnazi şefkatli kollarının arasına almış. Napiyomus benim biricik torunum diye sevmeye başlamış. Şeytan @bs ye soverken @bs de şeytana gene yenildin zaaa XD xd. Çatla da patlaaa diye sevinç naraları atıyormuş. Semih dede Hayatnaza birdaha böyle bir şaka yapmamasi gerektiğini zira o çok FİYAKALI
terliğini Alamanyalardan getirdiğini söylemiş. Daha sonra hep birlikte bu anı ölümsüzleştirmek için bir selfie çekmişler. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.. 😊🌹
@esracan @ozge-selcuk @gulcann @lacrima , @tabula-rasa, @zeynep3 @seyyah73 , @khaos , @ebru-g-, @mtrv , @erguvan , @mamafih , @belkibirazflu @tokmakan @edaa @meursaultsamsa @aysegulce @nill @dai @fthykc @alone @leandros @kedilikitapsever @buglem-oner @glbn @tokmakan @tiffany @kadim-cumlei-vecize @nilzehes @hercai @lavina @serap-ozen @madison @mtrv @eda-seker195 @tabula-rasa @nisf @lotus @tiffany @koraycem @sumeyra-olgar @serappp @kgk @seren @solen-b @afd @karacurin @bs @ebru-g-
EK 1
@baranyusuf seni tabi ki unutmadım 😊😇😂 13.05.17
Misafir
Kalemine sağlık@buderinbirtutku, ben olsam Semih abinin yerinde asansörde kendisine kıkırdayanlarin kafasını çekiç ile ezerdim. 😇
13.05.17 beğen 5 cevap
SweetHexe (@glbn)
Öncelikle görsele bayıldım, daha okumaya gülerek başlamamı sağladı diyebilirim ): "babaannesini mumyaladıklarım" da harikaymış :)
13.05.17 beğen 5 cevap
Baran Yusuf (@baranyusuf)
Bari sen yapma ey @buderinbirtutku oysa ne dertler ,ne sirlar paylasmistik seninle :)Nerede @baranyusuf ? Yok , yine yok :). Semih Abi çekici eline almışken bir çekiç de @buderinbirtutku ' ya mı geçirse diyorum @khaos :)?
13.05.17 beğen 4 cevap

B.K.Ü

@bku

Gerçek Kesit - Aile İçi Şiddet
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Bu aşağıda görmüş olduğunuz kuş benim patronumundu cinsi sultan papağanı.

Patron yurt dışına çıkacağı zaman garibim evde tek kalırdı 3 gün bilemedin 5 gün hep aynı su ve sadece çekirdek yerdi. Patrona bir gün dedim abi kuşu bana ver ben bakim sen yurt dışına çıkıyorsun yazıktır hayvana ölmesin. İyi tamam al dedi. Aradan bir hafta geçmişti ve patron yurt dışına çıkacaktı o akşam beni aradı. Kuşu almıyor musun dedi? Alim abi dedim. İyi tamam bekliyorum dedi. Tamam abi geliyorum dedim bende. Hemen parmak arası terliğimi giyip patronun evine gittim. Apartmanın önüne geldim aradım patronu abi apartmanın kapısını aç geldim dedim. Açtı kapıyı evi apartmanın en üst katındaydı asansörün düğmesine bastım geldi bindim hemen en üst kata çıktım. Açtı kapıyı patron içeri girdim oturduk biraz bana işten felan konuştuk sonra bana bi espresso koydu bana içtik bu makineyi de ofise götürelim dedi. Espressoyu ofiste içeriz dedi. Tamam abi dedim bende. Neyse kuşu aldım ben evden çıkıp tekrar asansöre binip aşağıya indim evime geldim.

Kuşu evde tv nin yanına koydum. İlk başlarda çok utangaçtı hiç ses çıkartmıyordu ama zaman geçtikçe artık alıştı namussuz. İsmi de RIFKI koymuştum tabi erkek zannederek. Neyse zaman geçtikçe alıştı kuş artık evi ve bizi benimsedi. Zavallıcık patronun evinde sadece çekirdek yiye yiye halsiz bitap düşmüştü. Ben ona en güzel yemleri aldım. Kafesin içini türlü türlü yemler koydum. Ballı krakerler, meyveli kraker, kalamar kemiği, çekirdek vs. Rıfkı iyice şişmanlamıştı ve hareketlenmişti artık. Artık susmuyordu odadan çıksam hemen bağırıyordu yalnız kalmak istemiyordu adeta. Sonra dedim buna bir dişi alalım. Evden çıkıp evin aşağısındaki kuşçuya gittim. Dedim ben bi tane dişi sultan papağanı alacağım. Benim kuşum fotoğrafını gösterdim kuşçuya abi bu zaten dişi dedi. Hadi ya dedim şaşırmıştım oysaki ben erkek biliyordum ismini bile RIFKI koymuştum. Neyse o zaman erkek alayım dedim. Elinde yoktu haftaya gelecek dedi. İyi dedim haftaya bi tane sağlamlarından. Tamam dedi. Hava da bozmuştu yağmur yağmaya başladı. Kuşçuda biraz oyalanim de hava yumuşasın dedim. Ama yumuşayacak gibi değildi mecbur yağmurda çıkıp eve geldim. Eve gelene kadar donuma kadar ıslandım resmen. Eve gelip üstümü değiştirdim. Beş gün sonra kuşçu aradı beni abi sana bi tane kuş getirdim dedi. Tamam geliyorum dedim. Parmak arası terliğimi giyip kuşçuya gittim. Bi tane sarı sultan papağanı getirmiş aşağıda gördüğünüzü.


Kuşçu bunu kafesten çıkarana kadar resmen elini delik deşik etti. Çok hırçın bir kuştu. Güç bela yakalayıp kutuya koydu. Kuşu eve götürüp diğerinin yanına koydum. İlk başlarda hiç yanaşmadılar bir birlerine konuşmadılar bile. Zaman geçtikçe alıştılar ve bir birlerine aşık oldular. Ve artık ayrılmaz oldular.


Beraber uçuyorlardı artık. Hatta birlikte selfie bile çektik.

ama onlar artık bir birini bulmuşlardı ve bir birlerine kur yapıyorlardı. Hatta dişi kuş erkeğine dans ediyordu. Erkek de bunun yanında kalır mı hiç o da çok fiyakalı ötüyordu. Adeta bir musiki dinletisindeymişim gibi hissettim kendimi. Gel zaman git zaman bunlar artık çiftleşmeye başlamıştı. (Çiftleşme resimlerini koymicam sormayın :)
Yumurtaları oldu sonra bunların 6 tane internetten araştırıp ne yapmam gerektiğini felan bakıyordum ama nalet olsun kimse bir bok bilmiyordu. En son Einstein yanında bok yemiş @mauser kardeşi aradım. Dedim böyle böyle ne yapmam gerekiyor. O da bir hımmm çekti ve bunu bilse bilse eskilerden @kisibasinadusenmilligelir bilir dedi. Kapat lan o zaman dedim meşgul etme beni dedim ve sıfatına kapattım telefonu. Hemen @kisibasinadusenmilligelir i arayarak böyle böyle dedim ne yapmam gerekiyor dedim. O da anlattı bana bir bir. Dediklerini yaptım aradan 21 gün geçti ama nafile yumurtalar boş çıkmıştı. Sonra aklıma geldi @superkimyonn un kuşçu çevresi vardı. Hemen aradım ipneyi. Telefonu buyrun Şengül pavyon diye açtı hemen. Adam pavyonlardan çıkmıyor yavşak. Neyse bir iki küfürlü selamlaşmadan sonra konuya girdim. O da yok olm burdakiler güvercin besliyor anlamazlar senin kuştan dedi. Kapat lan o zaman dingil diyerek o pis suratına kapattım telefonu. En son kuş için yem almaya giderken kuşçuda ak sakallı nur yüzlü bir amca vardı onunla muhabbete girdik böyle böyle dedim. Bana kuşların yerini değiştir biraz da yüksek yere koy dedi. Senin kuş ilk defa acemi olduğu için yumurtayı kıramaz dedi 21. günde sen yumurtayı kıracaksın dedi. Tamam amca eyvallah deyip eve geldim. Kuşçudan aldığım en pahalı yemleri (versele laga, vitakraft) alarak eve geldim. Yaşlı amcanın dediklerini yaptım ve en güzel, en kaliteli yemlerle besledim kuşları. İki hafta sonra tekrar yumurtladı. Bu sefer her yumurtanın üzerine rakam yazıp tarihlerini not aldım. 21. gün olduğunda ben kıracaktım yumurtayı. Zaman hızla akıp geçerken ilk yumurtanın kırılma anı gelmişti. Yumurtayı elime aldığımda resmen içindekini hissediyordum kıpırdıyordu. Yumurtayı kırıp tekrar yerine koydum fakat ölmüştü. Çok mu kırmıştım acaba düşünürken 2. yumurtanın da günü gelmişti. Bu sefer onu kırmadım incelttim. Fakat o da ölmüştü geriye 3 yumurta kalmıştı. 3. Yumurtanın tepesine toplu iğne başı kadar bir çatlaklık açtım ve geri yerine koydum yumurtayı. Sabah kalktığımda baktığımda yumurtaya can veren Allah'ım resmen can vermiş ve yavru çıkmıştı. Çok sevinmiştim. Geriye kalan 2 yumurtaya hiç dokunmadan kendiliğinden çıkmışlardı. Belki de anne kırdığım yumurtayı görmüş ve öğrenmişti. Artık 3 tane yavruları vardı. Hint bülbülleriyle birlikte toplam 17 tane kuşum olmuştu. Aradan 4 gün geçtikten sonra kontrol en son doğan yavru ölmüştü. Yerin dar olmasından dolayı sanırım altta kalıp ezilerek can vermiş. Çok üzüldüm ama yapacak bişey yoktu. Mukadderat diyerek ölü kuşu aldım ve bahçeye koydum. Geriye iki tane yavru kalmıştı ve onlar gün geçtikçe büyüyordu. En büyük kuş 21 günlük olmuştu artık. Bi 21 gün daha geçerse artık tek başına yemek yiyebilecek duruma gelecekti. Akşam saat 9 gibi yemlerini ve sularını tazeledim. Yavruları kontrol ettiğimde ikisi de gayet iyiydi.

Adeta poz veriyorlardı bana daha gözleri açılmadan.

Yemlerini ve sularını tazeledikten sonra kafesin altını temizleyip içeri geçtim. İçerdeki sesleri dinliyordum anne kuş hemen yavruları beslemeye başlamıştı. Besleme sesi bile çok güzeldi. Neyse sabah olduğunda kahvaltımı yaptım kuşların yemini kontrol ettiğimde sarı kuşun gagasında kan gördüm ve hemen yavruları kontrol etmek için yuvalığı açtığımda adeta sert bir tokat yemiş gibi oldum. Yavrulardan bi tanesi ölmüştü piç kurusu sarı baba öldürmüştü. O an deliye döndün sağlı sollu tokat yemiş gibiydim.

Hemen kafesten çıkarttım piç kurusunu başka kafese koydum. İki gün başka kafeste kaldı sessizleşti boynunu büküp büküp baktı dedim herhalde akıllanmıştır diye tekrar kafesine koydum bir süre gözlemledim. Gördüm ki bu piç kurusu dişiye kur yapıyor tekrar çiftleşmek istiyor. O yüzden yuvalıkta çocuk istemiyor. Yuvalıktaki diğer yavruya da saldırdı. Piç kurusunu tekrar çıkarttım bu sefer yavru 40 günlük olana kadar tek başına kalacak ve döndün piç kurusuna dedim ki "Utanacağını bilsem yüzüne tükürmek isterdim ama sen ondan da anlamazsın ki.
Yavruyu artık annesiyle tek başına.


Ona adeta bir bebekmişçesine bakıyorum artık. Yeri geldiğinde kendi elimle besliyorum. Onun için gittim süpermarketten bebelac alıp mama yaptım.



Yavru kuş şimdilik iyi inşallah bu da ölmez. Eğer bu da ölürse çocuk katili piç kurusunu satıp yerine başka bir kuş alacağım.

Bu gece ve her gece böyle artık. Ta ki yavru büyüyüp yemi kendi başına yiyene kadar.

ETİKET @esracan @ozge-selcuk @gulcann @lacrima @buderinbirtutku, @tabula-rasa, @zeynep3, @seyyah73, @khaos, @ebru-g-, @mtrv, @erguvan, @mamafih, @belkibirazflu @tokmakan @edaa @meursaultsamsa @aysegulce @nill @dai @fthykc @alone @leandros @kedilikitapsever @buglem-oner @glbn @tokmakan @tiffany @kadim-cumlei-vecize @nilzehes @hercai @lavina @serap-ozen @madison @mtrv @eda-seker195 @tabula-rasa @nisf @lotus @tiffany @koraycem @sumeyra-olgar @serappp @kgk @seren @solen-b @afd @karacurin @bs @ebru-g-
Leandros (@leandros)
Bebek gibi beslemek... waowww...
12.05.17 beğen 1 cevap
Leandros (@leandros)
Yeryüzünde, tutulamayan matemler kadar acı bir şey yoktur.
13.05.17 beğen 3 cevap
doğala özdeş (@superkimyonn)
Yalin içten ve samimi cok guzel reis 😂😂 sivastaki geyik ve katir maceralarını da bekliyoruz
13.05.17 beğen 1 cevap

erhan bb

@munzevi

Kardeşler Kıraathanesi
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Kardeşler Kıraathanesi
Saat sekize yirmi var.

@buharasefiri hemen her semtte aynı isimle mevcut olan ama birazdan gıcırtılı iskemlesinde oturacağını diğer hepsinden ayrı tuttuğu kıraathaneye doğru yol aldı. Kardeşler Kıraathanesi. Kapının hemen sağında asılı duran ve bakan gözü fiyakalı değil de olması gerektiği gibi mahzun gösteren küçük dev aynasıyla; nice kütüphanenin arşiviyle yarışacak denli güzide kitaplara sahip olan kitaplığıyla; kabadayıları dahi sakinleştirebilecek yeni serilmiş yeşil masa örtüsü rayihasıyla ve aklına gelmeyen daha nicesiyle burayı zaten nasıl ayrı tutmasın ki? Kimi vakitler kitaplığın hikayesini duyanlardan ağzında sakızla, parmak arası terliğinin pat pat sesiyle içeri girip sırf bu kitaplıkla selfie çekinmek isteyen kişiler geliyor buraya. Fakat bakıyorlar ki kitaplar fotoğraflık, beş bin beğenilik değil, çok durmadan gidiyorlar. Gitmeyip kalanlarsa zaten devamlı gelir oluyor. Fotoğrafı bırakıp kitaplarla ilgileniyorlar.

@buharasefiri eşiğe geldiğinde sabah çayının demiyle nemlenip hafif ıslak hale gelen şıngırtılı kapı perdesini açıp içeri girdi. Saatine baktı, sekize on var. @munzevi çoktan gelmiş ve en arka sıradaki masaya yerleşmiş zaten. Göz kırpıp, güldü @munzevi . @buharasefiri ’nin de masaya oturmasıyla selamlaştılar ve Tayfun ustaya seslendi;

- Usta! Bize oradan bol köpüklü iki espresso!

Tayfun usta kıraathanenin sahibi olmasına karşın kendisini sahipten ziyade daimî misafir addeden bir büyük. Dünya işte. Kendisine usta denmesinin sebebiyse kitaplara olan derin tutkusundan. Yaklaşık 10 yıldır @blackgarden adlı bir kitap üzerinde çalışıyor. Son 100 yılın en iyi kitap incelemelerini eleştirdiği bu kitabıyla, bir kitapla aranan hakikatin esasında nasıl aranması gerektiğini göstermeyi amaçlıyor. Her zaman dediği “Aslında bir kitap hariç tüm kitaplar tahrif olmuş birer hakikat arayıcısıdır. O tahrif olmayan kitapsa zaten hakikatin kendisi.” sözüyse büyük olasılıkla kitabın ilk cümlesi olacak. Kendisine neden “ @blackgarden ” diye sorulunca Waldo Sen Neden Burada Değilsin diye cevaplıyor. Böyle diyor ama etrafta dolaşan efsanelerden kimi bu ismin, zamanında inceleme okumasıyla ünlü birinin rumuzu olduğunu söylüyor.

Kıraathane sahibi olmasına karşın haftada bir-iki defa üst caddede bulunan ilginç adlı mekâna gidip espresso içen Tayfun usta, aldığı latifenin karşılığı olarak iki demli çayı tokat atar gibi masaya bırakıyor. @munzevi gülerek karşılık veriyor.

Saat sekize geldi. @buharasefiri sıcak çaydan bir yudum alıp ayaklanıyor ve kitaplığa doğru yöneliyor. Rafların en üstünde Ömer Nasuhi Bilmen’den Hukuki İslamiye ve Istılahı Fıkhiyye Kamusu, İbrahim Canan hocadan 18 ciltlik Kütüb-i Sitte çalışması ve büyük kelam alimi Fahreddin Razî’nin Tefsir-i Kebir’i var. Onlardan sonra ilk gördüğü kitap Teoman Duralı’nın “Çağdaş Küresel Medeniyet” oluyor. Hemen yanında İsmail Kara’nın “Amel Defteri”, diğer yanında merhum Osman Turan’ın “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi”, bir ötesinde Alev Alatlı’dan “Viva La Muerte!” duruyor. Açıp bakıyor hepsine sırayla. Tam o sırada yaprakları sarıya çalmış bir kitap gözüne ilişiyor; Hikem-i Ataiyye. Masaya geri dönüp @munzevi ’ye uzatıyor kitabı. Kapağını hafifçe açıyor. İlk sayfada utangaç harflerle @mihman yazdığını görünce kitabın onun hediyesi olduğunu hatırlıyor @munzevi . Hikem’in yanında Hayati İnanç’ın “Can Veren Pervaneler” serisini ve bir de Mahmud Erol Kılıç’ın “Tasavvuf Düşüncesi” kitabını vermişti kıraathanenin kitaplığına. Tayfun usta başta olmak üzere @munzevi de bu güzel armağanlar karşılığında kendisine birkaç kitap hediye etmek istemişti ama o nezaketen geri çevirmişti. Belki daha sonra gelir de ikna ederiz demişti Tayfun usta fakat @mihman o günden sonra daha da gözükmemişti.

- Açtığın ilk sayfayı oku bakalım, dedi @buharasefiri.

“Allah Teâlâ ihlâs makamına ulaştırırsa ihlâs sahibi kurtulur, emniyet makamına varır. Hiçbir ayna yoktur ki, ayna olduktan sonra tekrar demir haline gelsin. Hiçbir ekmek yoktur ki, tekrar harmandaki buğday şekline dönsün.”

Mesnevi’den alıntı şu ibareyi yüksek sesle okuduktan sonra bir an için ortam olduğundan daha da sessiz bir hale büründü sanki.

- Her katı ayrı nimetlerle donatılmış sonsuz katlı bir binada olduğunu düşün, dedi Tayfun usta arkadan. Sen onların herhangi birindesin. O kat o denli güzelliklerle dolu ki daha güzelinin olmadığını, en üst katta olduğunu düşünüyorsun. Fakat sen sonsuzu bilmiyorsun. İnsan bunu da bir şekilde matematiğe indirgiyor çünkü, bir tür simgeye vuruyor. Zevkleri, hedefleri de simgeleşiyor. Halbuki öyle değil. En basitinden yoktan geldik. Hiçten. Sıfırdan. Ahahahah. Yazık! O da simge değil mi?

- E ne olacak ağabey? Nasıl farkına varacağız her zaman bir üst kat daha olduğunun?

- Bunu anlamak için Einstein olmaya lüzum yok. Sürekli yukarı doğru çıkan bir asansörde olmak gerek. Ataullah el-İskenderî gibilerle olmak mesela. İhlâs, ihlâs sahiplerinin yanındayken makamına erer.

- Doğru dedin. Doğru da yahu Einstein ne alaka? Bir de matematikten dem vuruyorsun haa.

- Sus karıştırma fazla! Çayın soğuyacak.

Ortamın biraz güleç ve çokça düşünceli bir havaya büründüğü anda içeri çocuk yaşlarda bir kız girdi. Elinde bir tomar kağıt var. Tayfun usta hayırdır kızım dedi, birine mi bakmıştın. Adımlarını dans edercesine oldukça kibar atmaya özenen bu kız çocuğunda @hercai bir hava hâkim. Sanırsınız birden dönüp geldiği gibi geri gidecek. Yaklaştı ve elindeki kağıtları Tayfun ustaya uzattı.

- Nedir bunlar?

- …

Meraktan @buharasefiri ve @munzevi de ayağa kalkıp kağıtlara bakıyor. Boşluk bırakılmazcasına yazılmış yazılarla karşılaşıyorlar. Bir yandan da kıza bakıyorlar. Aynı mahzun ve gizemli halini koruyan bir halde duruyor. Bir çocuk için fazla büyük bir hâl değil mi bu? Verdiği kağıtların en üstünde “zâhirin ötesi beni ilgilendiriyor” yazıyor. İstisnasız hepsinin. Zâhir? Ötesi? Katlar? Nimetler? Katlar? Tesadüf? Tevafuk?

- Kim yolladı kızım seni buraya?

- Az ileride ablam var, o git kağıtları ver dedi oradaki abiye.

- Neden peki?

- Güzel bir yermiş burası. Kitaplar varmış. Kumar yokmuş. Öyle dedi.

- Nereden biliyormuş bunları?

- Bilmem.

- Kendi neden gelmedi? Utandı mı?

- …

Tayfun usta, kızın başını okşadı. Kitaplığa doğru yöneldi ve İmam-ı Gazâlî’nin Mukaşefetu’l Kulub adlı eserini alıp kıza uzattı. Ürkerek aldı. Teşekkür edip koşturarak çıktı kapıdan. Tayfun usta meraklı gözlerle olayı izleyen @buharasefiri ve @munzevi ’ye döndü. Derin bir nefes alıp şöyle dedi;

- Başkasının çekingenliğini söylemekten çekinen insanlar var bu diyarda.

Saat sekizi yirmi geçiyor.
Misafir
Tebrik ediyorum, anlatım tarzınız gerçekten profesyonelce, bir gün bu Kardeşler Kıraathanesin'de buluşmak dileğiyle, @munzevi
12.05.17 beğen 3 cevap
Ben de "bu hikaye neden bu kadar güzel olmuş "diye düşünüyordum ki , baktım benden bahsedilmiş: ))) Beni hiç bir zaman şaşırtmadın . Tam da senden beklenen bir hikaye olmuş. Emeğine sağlık yüregi,kalemi güzel insan @munzevi
12.05.17 beğen 2 cevap
Feyzanur (@vareste)
Ben De çok beğendim kaleminize yüreğinize sağlık. Çok samimi bir hava Esmis bu hikayede...:)
13.05.17 beğen 2 cevap

Red Red

@khaos

Bir Neokur Hikayesi (Başlangıç) 😇😇😇
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Bir Neokur Hikayesi (Başlangıç) 😇😇😇
Ufuk çizgisinde denizin derinlerine batmakta olan güneşe gülümsedim ve aynı bankta oturduğum @gulcann'a "Ne kadar romantik, öyle değil mi?" dedim. Ayağa kalktı ve kötü kedi Şerafettin'in dayı oğlu olduğu herhalinden belli olan taharetlenen kedicigi gösterdi. "Bu kedi yaşamasını​ biliyor. Sımsıcak bıraktı ortalığa! Sımsıcak bir sevgi, anlıyor musun, gerçekten çok romantik" diyerek bir kahkaha kopardı. O esnada yanımızdan geçmekte olan SARI takside "Allah'ım neydi günahım?" çalıyordu. Ayağa kalktım​ ve bir şey demeden gidiyordum ki arkamdan seslendi. "Khaos, bekle!" Umutlandım bir an. "Eğer istersen sana en sevdiğim manda ....lu hikayemi anlatabilirim." Bu gerçek olamaz diyerek son sürat koşmaya başladım ve kendimi denizin azgın sularına attım. Önce battım, sonra kafayı çıkartıp karaya baktım. @gulcann yaptığına pişman olmuş gibi bana bakıyordu. En iyisi ölü taklidi yapmak dedim. Kıyıya vurmuş balıklar gibi sahile yanaştım. Belki suni teneffüs yapar diye düşünürken, flaş sesleri duydum. Kapalı gözlerimi hafifçe aralayıp baktım. Kıyıya vurmuş ölmüş olan beni arka plan yapmış ve pis pis sırıtarak SELFİE yapıyordu. Dünyam başıma yıkılmış​ti. Bu kadarı ile kalsa yine razıydım. Ayağında PARMAK ARASI TERLİK'leri etrafımda DANS etmeye başladı. "Fotoğrafta​ çok güzel çıkmışım, ojelerim bir harika görünüyor." diye sevinç çığlıkları atıyordu. "Hemen bunu arkadaşlarla paylaşmaliyim, hepsi de beni çok kıskanacaklar." Paylaşır paylaşmaz @tokmakan şok içinde geri dönüş yapar. "Ne yaptın sen 🙊, adamı öldürmüşsün. Şimdi polisi arıyorum." @gulcann ise "Ya ojelerim, onlar nasıl çıkmış?" @tokmakan "İmdattttt" diye bir çığlık atarak 155 polis imdat hattını aradı. "Alo, polis mi?" "Evet, buyrun hanımefendi. Ben polis memuru @erguvan, size nasıl yardımcı olabilirim." "Bir cinayet ihbarında bulunacaktım." "Adresi alayım, hemen ekipleri yönlendiriyorum." Ben ise olup bitenlerin nereye varacağını merak ederek hâlâ ölü taklidi yapıyordum. Sonra bir devriye aracı geldi. Polis otosundan üniformalı @mtrv ve @baranyusuf çıkıverdiler. Gözleri fal taşı gibi açılan @gulcann "Onu bulduğumda böyleydi" dedi. @mtrv elindeki fotoğrafı uzatarak "Ya bu SELFİE'yi nasıl açıklarsinız" 32 dişini birden göstererek gülen @gulcann'in bileklerine @baranyusuf kelepçeyi bir hamlede geçiriverdi. O esnada öğretmen atamalarında görevli heyette bulunan @nill, @fthykc, @nisf ve @post-mortem koşarak olay yerine gelirler. "Evet bu o, mülakat sınavında bize sövüp sayan bu kızdı." Polis memuru @yusufbaran "Azılı bir suçlu" diyerek Cumhuriyet Başsavcısı @bs'yi aradı "Sayım savcım, şüpheliyi etkisiz hale getirdik" @bs " Ellerinize sağlık, saçlarından tuttuğunuz gibi bana getirin." "Anlaşıldı efendim" Kaçmaya çalışan @gulcann'i @nill sağ paçasından, @fthykc sol paçasından @nisf ümiginden, @post-mortem ise saçlarından yakalayarak polis memurlarına yardım ettiler ve vatandaşlık borçlarını yerine getirdiler. Araba hareket etti. "Ya ben" dedim "Ben ne olacağım". İnsanlığımdan UTANDIM. Tam ayağa kalkacakken FİYAKALI bir limuzin önümde durdu. Kaymakam hazretleri @tabula-rasa gelmişti. Şoförü @pelinn kapıyı açıp "buyrun sayın kaymakamımız" dedi. Kaymakam kimseye çaktırmadan bir sigara yaktı. Bunu kimsenin bilmesini istemiyordu. Farkına varınca yere attı sigarasını. Soğuyamamış cesede baktı. Yanan sigarasını söndürmek için tam ayağını kaldırdığında sinema eleştirmeni @ebru-g- ona seslendi. "Hey, siz şu çılgın kaymakam değil misiniz, hani ilkokulda Rock konseri veren!" Afallayan kaymakam kaldırdığı ayağı ile sigara yerine suratımi çiğnemeye başlamıştı. Hiç sesimi çıkarmadan sonumu bekliyordum. @tabula-rasa @ebru-g- nin elindeki ESPRESSO'yu alarak "Karıştırıyorsunuz. Ufak bir benzerlik olacak. Ben çılgın değilim." dedi. Sonra sinsice gülerek kızın suratına bardağı çaldı. Güzelim suratı aşureye dönmüş olan​ @ebru-g- yüzünü kapattı ve çığlıklar atmaya başladı. Yardım etmek için artık ayağa kalkacaktım ki kız Chucky gibi gülmeye başladı "Acımadı ki, Acımadı ki!" diyerek gülerek yolun karşısına çocuk parkına geçti. Salıncakta​ sallanıp Rosemary'nin Bebeği için ağıt yakmaya başladı. @tabula-rasa ise başıma çöktü bir sağdan bir soldan TOKAT'lamaya başladı. Sonra şoförü @Pelinn'e dönüp "Tamam, bu tam kıvamında. @ruhadam ve @buderintutku'ya haber edin, gizli ASANSÖR'u hazırlasinlar. Yeni bir kadavra bulduk. Üstelik önceki kadavra @solen-b gibi ağzı da kokmuyor. Çek arabayı, gidiyoruz. EİNSTEİN'in zekası, benimkinin yanında pek sönük kalacak. Gittiler. @pelinn "Kaymakam'im. Cesedi unuttuk." deyince Kaymakam"Kahretsin, çabuk geri dön lanet olası!" 😯😯 Geri döndüklerinde ceset yerinde yoktu. @zeynep3 ise o esnada çuvala koyduğu @khaos'u sırtında taşıyordu. Suç ortağı @aysegulce ise korkuyla @zeynep3'e sormaktaydi "Bunu yapmak istediğine emin misin Zeynep?" Kanlı havayı içinde hisseden @zeynep3 "Daha önce hiç bir şeyden bu kadar emin olmamıştım. Bu çocuğa gıcık oluyorum!" Bir ara kafamı çuvaldan çıkarmayı başarmış "Asıl ben sana gıcık oluyorum" demiştim ki diğer suç ortağı @esracan "Sus be adam" diyerek kafama kaşık ile vurdu. Çuvalın içi şimdilik dışarıdan daha güvenliydi. Hazin sonuma doğru gidiyordum. 🙆🙆
EK 1
@pelinnn ve @buderinbirtutku'yu eksik etiketlemisim ne olur kusura bakmayın. İfadelerimde yanlış bir sıfat kullandığım olduysa affola. Herkesin​ hoşgörüsüne sığınarak yazdım. Şimdiden mutlu hafta sonları diliyorum herkese 🙋🙋🙋 12.05.17
Gülcan (@gulcann)
hahahahah 😂 en kötü ve iğrenç halim bu hikayede sanırım. 😆
12.05.17 beğen 7 cevap
yusuf üvet (@yusuf-uvet)
@khaos baya neşeli olmuş emeğine sağlık :)
12.05.17 beğen 3 cevap
ruhadam (@ruhadam)
eline sağlık @khaos
12.05.17 beğen 3 cevap

AFD

@afd

Karacurinin Rüyası - Pide yaparken kitap okumanın zararları
Arena Paslaşmaları : Acayip Hikayeler 1
Bu kelimeleri kullanarak bir hikaye yaz, arkadaşını etiketle : asansör, espresso, ıslanmak/ıslak, tokat, fiyaka/fiyakalı, selfie, parmak arası terlik, dans, sarı, utangaç/utanmak, Einstein
Bu bir devam hikayesidir. Hikayeyi tam manası ile anlayabilmek iin önce bu linkteki hikayeyi okumalısınız: http://www.neokur.com/p/307575
Okuyup yine de anlamazsanız sorumluluk kabul etmiyoruz.

Attention! : İş bu hikayeler beyin yakıcıdır. Okuyanlar üzerinde asansör kullanmayı unutmak gibi semptomlar gözlemlenmiştir.

Bölüm 2: SİLAHLAR VE GÜLLER ve gizemli mayonez.

6 ay derin dondurucuda kalan @karacurin robot makineler aracılığıyla limonlu suda terbiye edilmek üzere L5 nolu konteynıra alındı. Bu sırada @mtrv, @afd tarafından kendisi için üretilen yeni yazılımını yüklerken sarja takılı vaziyette Black Sabbath'tan Iron Man adlı şarkıyı dinliyordu.



@karacurin'in daha sonra robotlar tarafından beyni alınıp küp küp doğranarak pul biber, nane, kekik, kimyon ve @superkimyonn'a batırılarak üzerine mayonez dökmek suretiyle kısık ateşte 15 dakika bekletilip parçalar tekrar birleştirilerek kafatasına yerleştirildi. Bu teknik @afd'nin bulduğu kafa açıcı bir teknikti ve bu tekniği uygulayıp insanları kendi esprilerini anlar hale getiriyordu. Çok acımasız ve bencilce bir teknikti doğrusu. Bu tekniğe koyduğu @post-mortem ismi zamanının doğayenleri tarafından fazla abartılı bulunmuştu.

Bütün işlemler bittikten sonra @mtrv @karacurin'i alarak AFD adasına doğru yola çıktı. Ancak Amiral @bs'nin onları gizlice takip ettiklerinden habersizdi..

Adaya yaklaştıkarında adadan Ronnie James Dio'dan Metal Will Never Die adlı şarkının sesleri yükseliyordu



Adaya indiklerinde sahildeki AFD marka yata adım attılar. Manzara alabildiğine güzel ve yat öylesine muhteşemdi ki insanın burada @aylakbirb olup yaşayası gelirdi. @mtrv @karacurin'i yatın kamara bölümüne aldı. Kamarada arkası dönük bir şekilde şapkalı biri oturuyordu ve eliyle ağır tempolu alkış sesleri çıkartarak geriye doğru döndü. Ancak kafası soldan sağa doğru vücudu ise sağdan sola doğru dönmüştü. Sakalları aşağı doğru upuzundu ve elinde de aynı uzunlukta bir sakal vardı.
-İşte geldin! dedi @afd kendini beğenmiş bir ses tonuyla. Daha sonra da bir tutam sakalı ağzına attı.

@karacurin içinden ne pis bir herif diye geçirdi ve;
- Benden ne istiyorsun?
- Seni
- Anlamadım?
- Yani şey, ben en iyilerle çalışırım.
- Neden senin için bir çalışayım ki?
- Sana asansörün ne demek olduğunu biliyorum desem?
- Ahaaaa! Sonunda! Az daha kafayı yiyecektim. Asansör diye bir şeyin oluğunu beynimde kendim oluşturduğumu düşünmeye başlamıştım. Peki.. Peki bana bütün bu dünyadaki gariplikleri mesela neden o sakalı yediğini de açıklayabilir misin?

- Sakal.. Sakala çok takılma onun bu söylediğin garipliklerle alakası yok. Tadını seviyorum. Neyse bu başka bir konu. Ama sana bu dünyada ütülerin ceplere sığabildiğni, yağmurların yerden göğe doğru yağdığını, pet şişeden su içmenin çok ayıp bir hareket olduğunu, berberlerin aslında fizik profesörleri arasından seçildiğini ve hâlde bulabileceğin en lezzetli ürünün de kaz kafalı bir ördek olduğunu söylesem ne dersin?
- Kaz kafalı ördek mi?
- Hahahaha! O espriydi hahahah! Ama diğerleri gerçek. Hahahaha!

@karacurin bu söylenenin komik olmadığını düşündüğü halde beynindeki @superkimyonn'dan olacak ki kendini kahkaha atarak gülerken buldu.

Bu sırada @mtrv aman ne komik bir espri! diye içinden geçirerek beynindeki transistörleri evindeki yazıcıya yönlendirip can sıkıntısından sırf zevk için memleketi Tokat'ın en bilinmeyen kenar mahallelerinin krokilerini hışımla basıyordu.

@karacurin peki ben kendi dünyama nasıl gidebilirim diye sordu?
- Kendi dünyana mı?
- Evet kendi dünyama
- Bilmem. Üzerinde hiç düşünmedim. Hmmm.. Nerden gelmiştin?
- Dünyadan!
- İyi de hangi dünyadan!!!?
- Offff! Normal bir insan yok mu ya?

Birden @afd'nin telefonu çalmaya başladı. Telefonun üzerinde @aysegulce yazıyordu. Telefonda çalan şarkı ise Iron Maiden'dan Doctor Doctor idi.



-Efendim Ayşe?
-Beni neden uzay gemine almıyorsun?
-Kaç kere dedim ya. Sen gelme ulan dedim ya AYşe!!!
-Offff! Normal bir insan yok mu ya! Off ya
- ....

@afd telefonu kapattı ve "ilginç" dedi kendi kendine ve ekledi "bellum omnium contra omnes" - @afd latince kelimler kullanmayı çok severdi ve böyle yaparak çok havalı olduğunu düşünürdü.

- Nerde kalmıştık. Heh. Sakin ol dostum sana her şeyi anlatacağım.
Bu sırada @karacurin sinirden en yakındaki yakut kırmızısı deri kanepeyi kemiriyordu. @afd ise sen de yavaş yavaş bu dünyaya alışıyorsun dedi pişmiş kelle gibi sırıtarak, "omia facimus".

Tam bu sırada helikopter sesleri duyuldu ve bacadan içeri noel baba kostümüyle @bs girdi. @afd bir Amiralin noel baba kostümüyle bacadan baskın yapmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyordu ve "Einstein ile güçlerini birleştirmişler anlaşılan" dedi.

Helikopterlerin rüzgarları sarı denizin damlaları ile yatın kenarlarını ıslatırken karşı kıyıdaki insanlar olanlardan habersiz helikopter ile aynı kadraja girmeye çalışarak kendi selfie'lerini çekiyorlardı. Ve öğretmenlik ataması 6 ay önce gerçekleşmiş @gulcann da sahil şeridinden parlayann ojeleri ve fiyakalı çantası ile hemen farkediliyordu doğrusu. - unutmadan söyleyelim @gulcann 6 aydır atamasına sevinmekten her gün dans eder olmuştu. Arada da işte böyle deniz kenarında selfie çekilmek için molalar verirdi.

@bs @afd'nin karşısında toparlanıp burnunu iki kez @nisf @nisf sesleri eşliğinde peçeteye silip yere attı. @afd her paranormal kişilik kayması yaşayanların anlayabileceği gibi bu hareketin de ne olduğunu çok iyi bilirdi. "Clavicula" dedi. Ve şapkasını çıkarttı. @bs de bu AFD hareketinin savaş demek olduğunu çok iyi biliyordu ve yanında getiriği çuvalından @ruhadam K27 silahını çıkarttı. Bu silah evrendeki en ölümcül silahtı. Bunun üzerine @afd olabilecek tehlikeleri düşünerek @mtrv' ye bütün @nill'leri salıverin gitsin dedi. @mtrv derhal! diyerek duvardaki panele bazı komutları girdi. Sonra da @afd dikkat dağıtmak için @mtrv'yi espresso makinesine dönüştürmeyi düşündü, dişleri gözükecek şekilde usulca "Stiletto!" dedi. Ama @mtrv'ye herhangi bir şey olmadı. Çünkü @afd kodları eksik söylemişti. Ve aptal robot! diye çıkıştı "hem o kılıç öyle tutulmaz, iki elinle tutacaksın". - Gerçekte kodların tamamı "Stiletto, @rosso-rubino" idi. AFD'nin bu kodu hatırlamamasının nedeni ise bu robotu stajyeri @antichamber13'e yaptırmış olmasıydı. @antichamber13 böyle küçük şakaları çok severdi. @afd eğer bu kodu doğru hatırlamış olsaydı hikayenin seyri çok değişecekti.

- AFD teslim ol. Yolun sonuna geldin dedi @bs
- Yoo dostum yoo. Oyun daha yeni başlıyor dedi ve @ruhadam K27.V2 silahını masanın altından çıkardı
- Bu silahtan evrende yalnızca bir tane olduğunu sanıyordum!
- Evet ama hangi evrende? Hahahahaha! diye gülmeye başladı @afd. Bu laf karşısında @karacurin gülmekten yerlere yatmıştı.
- Peki. Başlayalım dedi @bs
- @mtrv ver mehteri!

Bir anda silah sesleri ard arda patlamaya başladı. Bu silahlar seri olarak bir sürü farklı numaralarda ve renklerde parmak arası terlik fırlatıryordu ve gerçekten çok etkileyici idi. Parmak arası terlikler arasında kalan @karacurin bir anda slow-motion bir şekilde gözünün özünden geçen terliğin markasını gördü, @zeynep3 yazıyordu. @karacurin içinden "adamlar yapmış" diye geçirdi. Sonra aklına birden Utanmak kelimesi geldi. Sahi ne ilginç bir kelimeydi..

Non finito! To be Continued..

antichamber13 (@antichamber13)
Hikaye gerçek olaylara dayanmaktadır :D
12.05.17 beğen 1 cevap
POST_MORTEM (@post-mortem)
İşte aradığım kafa bu !!! Eureka !!! Ellerine sağlık @afd :D
12.05.17 beğen 2 cevap