ara

Arena'ya Sor

Tüm kullanıcılara istediğini sor. Sorunu detaylı anlat.

Ertuğrul

@ertugrul461

Şeytan diyor ki.... " boşluğunu nasıl doldurursunuz
1 beğeni · 1 yorum
Desert Rain (@kartanesi)
Sabaha kadar
Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısranın mahremiyetinde geçirmek?
Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?
Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?
Şeytan diyor ki: “Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar.”
8 dk beğen cevap

Sena kaya

@senakaya

Şimdiye kadar genellikle edebi, tarihi kitaplar okudum. Polisiye romanları önerir misiniz?
0 beğeni · 2 yorum
Barış Altınbıçak (@barisaltinbicak)
Ahmet Ümit kitaplarını şiddetle tavsiye ederim. İstanbul Hatırası ile başlayabilirsin. Hem genel kültüre katkı sağlıyor hem dili akıcı hem de fazlasıyla sürükleyici.
2 sa beğen 1 cevap

Gökçe

@gokce428

Son zamanlardaki en büyük pişmanlığınız nedir?
0 beğeni · 5 yorum
Onur Efe (@uzattiellerinibirnefesyalnizliga)
Ayıp birşey :/
3 sa beğen cevap
Melihcan ÖZSOY (@melihcanozsoy)
Pişman olmamaya pişman olmak .s
3 sa beğen 1 cevap
Halil HIDIROGLU (@halilhidiroglu)
Anlatsam. Siğmaz
3 sa beğen cevap

ibrahim Ykr

@uzayedebiyat

Sistemin göbeği
Hepimiz sistemin köpeğiz. Ve bu yüzden tasmalar boğazımızı sıkıyor, önümüze atılan kemikler bizim maaşlarımız. Ama şunu unutuyoruz, kuyruğumuzu kovalamayı
1 beğeni · 0 yorum

Gizem Tunç

@gizemtunc

Kendi kendine konuşanlar kesin deli midir?
2 beğeni · 32 yorum
Kesin delidir! Edit:Ben! 😊
7 sa beğen 2 cevap
Desert Rain (@kartanesi)
Olabilir 😂delilik kötümü hem 😎bende konuşurum hata geceleri bazen kendime kızdım da oluyor.
7 sa beğen 1 cevap
Halil HIDIROGLU (@halilhidiroglu)
Yolun ortasina gidip terbiyesizlik yaparsa yada milletin ortasin o zaman ona deli dersin. Senin ki ise ruh hastasi olabilir
7 sa beğen cevap

Yunus Alper

@yunusalper

Hayat
Siyah beyazdır hayat ...
Kelimelerin kifayet etmediği
Son yolculuğun yakın olduğu
Hiç ölmiyecekmiş gibi yaşanılan bir hayat yaşıyoruz .
Çok acı bir durum değil mi ?
2 beğeni · 0 yorum

Kelippot

@karacurin

Sabahım-sı
Sabahım-sı
Bulutlu bir hava yağma ihtimali var o gözler de... neden(se) kafiyeli geldi şiirsel olsun😄 neyse sahile inmeyip öteledigim işleri halledeyim dedim ,, hafif bir sopa çevirme sonrası topladığım ekşi eriği ocağa koydum (meyve suyu için doğal oluyor) sonrası okuduklarımı listeleyip aynı/zaman da tostumu teflon tavaya kısık ateşe bıraktım yanın da ise ......... İyi gider " iyi giden içeceğim ne ? Bilene katmer var😁 (zıkkım iç diyene de çay😏)
10 beğeni · 1 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
"Bulutlu bir hava yağma ihtimali var o gözler de... " Sayın Kelippot benim okuma keyfimin içine .ıçtığın için seni şiddetsiz protesto ediyorum...
15 sa beğen 2 cevap

Ergün Çil

@erguncil

DİKTATÖRLER NEDEN NORMAL YOLLARDAN GİTMEZ?
DİKTATÖRLER NEDEN NORMAL YOLLARDAN GİTMEZ?
Ben ve benim gibi biraz siyasetle ilgilenen, az da olsa gündemi takip eden herkesin ortak düşüncesi ülkemizde uzun zamandır demokrasinin işlemediği, eskiden de tam oturmamış olan demokrasinin iyice çığırından çıkarak tek kişi ve tek bir zümrenin hakimiyetine girdiği, ne kanun, ne anayasa, ne hak, ne hukuk ne de adalet gibi kavramların kaldığı şeklinde... Bunun demokratik yollardan değişmesi normali olsa da, şu an yönetici konumunda olanlar hiç bir oyunu kuralına göre oynamadığı ve her türlü haksız rekabet koşullarını dayattığı için bu konuda pek çok kişinin şüphesi var... Tam da bunları düşünürken aşağıdaki yazarını tanımadığım yazıya rastladım. Bana maalesef oldukça mantıklı geldi ve içim ürperdi, kendimi kötü hissettim, bu olasılıkları okuyunca. Aslında çoğumuzun düşündüğü ama söylemeye hatta düşünmeye bile cesaret edemediği şeyler sanki. Bireysel olarak kendimi değil ama çocuklarımızın, ülkemizin geleceği için oldukça endişelendim... Siz ne dersiniz???

Şimdi düşünün. Adam kırmızı ışıkta geçmiş. Durmamış. Bir arabaya arkadan çarpmış, iki bisikletliyi ezmiş. Devam etmiş. Yaya geçidinde bebek arabasına çarpmış. Polis arabaları sirenlerle peşinde. Hızla ilerliyor. Yeni bir kırmızı ışıkta durmayıp önündeki arabaları şarampole itip yola devam ediyor. Kavşakta metro durağına dalıp beş kişiyi daha çiğniyor. Kaçıyor. Polis arabaları durması için anons ediyor. Beyhude…

Soru: “Bu kişi bu kadar vukuattan sonra normal yollarla arabayı sağa çekip durur mu?”

Suç arttıkça hukuktan uzaklaşma hızı artar.

2.soru bugünden: “Erdoğan normal yollarla seçimi kaybettiğinde Saray’ı bırakıp uslu uslu kapıdan çıkar mı?”

Karşımızda Ne Süleyman Demirel var ne de Ahmet Necdet Sezer.

En tepeden an aşağıya yüzlerce üst düzey örgüt yöneticisinden oluşan bir suç şebekesi var. On binlerce suç: Anayasayı ihlal, cinayet, gasp, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet…

Legal hiç bir şey yok. Saray kaçak, ev sahibi diplomasız. Devlet veya hükümet yok. Bakan ve milletvekilleri çakma veya süs bitkisi. Erdoğan’a yakınlığın oluşturduğu bir hiyerarjik rütbe sıralamasıyla oluşan bir mafya. Bazen danışman, bakandan önde; bazen sekreter başbakandan yukarıda…

Mafya filmlerindeki gibi. Emniyet müdürü makam olarak mafya liderinin ayakçısının altında olması gibi.

Erdoğan, Saray’dan ayrıldığı an bunların hepsinin suç dosyası yürürlüğe girer.

ORTAK ÖZELLİKLERİ

Onun Saray’daki varlığı sadece kendisi için değil, yüzlerce çete üyesi için hayat- memat meselesi.

Dolayısıyle ne Erdoğan ne de çete üyeleri demokratik bir şekilde gitmez.

Yani arabayı sağa çekip durmaz. Direksiyonu teslim etmez.

Ayrıca kaç yıldır uğraştı, kendine dünyanın en lüks ve şatafatlı Saray’ını yaptırdı. Oraya o kadar bağımlı ki 15 Temmuz’da sadece bahçe duvarının bombalanmasına izin verdi!

Şimdi Marmaris Okluk Koyu’nda 300 odalı yazlık saray yaptırıyor.

Bunları bırakıp gidebilir mi?

Soruyu değiştireyim. Bırakıp gidecek olsa, bu kadar uğraşır mıydı?

“Kendine saray yaptıran diktatörler”in ortak bir özelliği var.

Normal yolla gitmiyorlar.

Kesinlikle seçimle gitmiyorlar. Ölene kadar orada kalmayı planlıyorlar. Ya ecelleriyle ölüyor veya intihar ediyorlar. Veya öldürülüyorlar. Bazısı da hazinesini sırtlayıp arka bahçeden kaçıyor.

Tarihi gerçek bu.

Kendisiyle 5 yıl omuz omuza çalışan eski bakan Abdullatif Şener onun karakterini şöyle özetliyor:

“O kadar kendisine odaklı bir kişiliğe sahip ki, düşmemek, devrilmemek, ayakta kalmak, koltuğu kaybetmemek için gerekirse ülkeyi iç savaşa bile sürükler. Bu kadar kire batmış bir insan bu kadar güç merkezi haline dönüştükten sonra her şeyi kendisini ayakta tutacak şekilde ayarlamak ister.”

Ahmet Altan’ın Başkanlık referandumu öncesi sözlerini hatırlayalım:

“Erdoğan başkan olursa 2015’te Türkiye, 1925’leri, büyük devlet şiddetini, yasaklamaları yaşar, bir ya da iki sene içinde iç savaşa gideriz. Çünkü devlet şiddeti ekonomik çöküntüyle bir araya geldiğinde toplumu patlatır. Şu anda AKP’nin toplumu götürdüğü yer orası. Eğer Tayyip Erdoğan başkan olursa oraya daha da süratli götürecek. Çünkü ekonomik bütün veriler olumsuz, devlet şiddeti yükseliyor. Bu ikisi yan yana toplumu patlatır.”

Dua edelim bunlar olmasın. Bizim “Saray yaptıran diktatör”ün gidişi Allah’ın inayetiyle farklı ve demokratik bir usulle olsun.

Ama gidişin normal yolla olması için ön şart şu:

Milyonlarca seçmenin oyuna sahip çıkması ve sandığı koruması.

Yoksa atı alan referandumda olduğu gibi ıslık çala çala Üsküdar’ı geçer.

ATI ALIP ÜSKÜDAR’I GEÇERSE NE OLUR?

Yunan kralı Pirus, Romalılarla yıllarca savaştı. Son olarak Heraklia savaşında onları hezimete uğrattı. Ama kazandığı zafere rağmen çok fazla zayiat verdi. Pirus’un ordusunda o zamanın en etkili askeri gücü kabul edilen filler vardı. Romalılar, attıkları ateşli oklarla, mızraklarla filleri ürkütüp kaçırdı. Dev filler askerleri eze eze kaçıyordu. Pirus, çok büyük kayıp verdi. Ama zor bela da olsa Romalıları püskürtmeyi başardı, savaş meydanına hakim oldu, bayrağını dikti. Ama…

‘BİR ZAFER DAHA KAZANIRSAM TAMAMEN BİTECEĞİM’

İşte o yüzden getirisi olmayan göstermelik zaferlere siyasi literatürde “Pirus zaferi” deniyor.

Yunanlı tarihçi Plutark’ın aktardığına göre Pirus bu savaşı kazanırken ordusunun büyük çoğunluğunu kaybettiği için, onu tarihe geçirecek şu sözünü söyledi: ‘’Bir zafer daha kazanırsam tamamen biteceğim.’’

İşte Erdoğan ve AKP tam bu pozisyonda. Zaten bitmiş durumda ama bir daha kazanırsa tamamen bitecek. Şu an öteledikleri ekonomik kriz ve diğer krizler 25 Haziran sabahını bekliyor.

Seçmen sandığa sahip çıkmazsa binbir entrika ve oy hırsızlığıyla 24 Haziran’ı kazanabilir. Ama bu “zafer” onun tarihten tamamen kazınmasından başka bir işe yaramayacak.

Dua edelim normal yolla gitsinler de memleket “tamamen bitmesin.”

(VEYSEL AYHAN | TR724)
Veysel Ayhan
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum

Selin Beste

@secc

Birileri bana nostalji, aklınızda ve kalbinizde yer edinen şarkı isimleri söyleye bilir mi ?
0 beğeni · 10 yorum
âh mine’l-mevt (@ahminelmevt)
18.06.18 beğen 1 cevap
E.A. (@ea)
Göktan - İstanbuldan kız mı alınır?/ Tarkan - Şımarık
18.06.18 beğen cevap
Melihcan ÖZSOY (@melihcanozsoy)
Ferdi Özbeğen ~Dilek taşı
18.06.18 beğen cevap

Karanlık

@pnar

😑😑😑
Neden eski bayramlar yok? Bu gün sözde Bayram ama normal bir günden hiçbir farkı yok. Eski bayramları çok özledim 😒
5 beğeni · 6 yorum
Onur Efe (@uzattiellerinibirnefesyalnizliga)
Bundan on sene önce de nerde o eski bayramlar denirdi hâlâ aynı laflar........
17.06.18 beğen 2 cevap
bir pesimist (@benkimimki)
çık almeri neyi gez
17.06.18 beğen 1 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Bayramlar aynı insanlar değişti ...
17.06.18 beğen cevap