ara

Başıma Gelenler

Kendi başınızdan geçen eğlenceli, hüzünlü, sinir bozucu, veya ilginç olayları anlatınız. Detayı severiz. Kuraldışı: metinsiz link, metinsiz resim

Mirai Pinhan

@mirai-pinhan

"Havalı"
Ortaokulda, aklımız birer karış yukarıdan yönetirken bizi, bize geleceği çizdiren olaylar doğrultusunda yürüdük çizilen yollardan, en azından bu benim için öyle;
Mesela;
-Ortaokul dönemi yazlarından birinde, yazlık bir yerde yaşıtlarımdan birinin ingilizce şarkı söylemesi etrafımdaki insanların "ne kadar da havalı, ne kadar bilmiş, maşallah" v.b. cümleleri akabinde havalı olmak isteğimle hazırlık sınıfının en iyi İngilizce öğrencisiydim...

-Lise döneminde "havalı" göründüğü için ilk kameralı telefonlardan sahip olabilmek için ders notlarımı yüksek tutarak ve tatil vakitlerinde çalışma ve para kazanma hevesi içerisinde aile aracılığı ile gelecek döneme "havalı" telefon sahibi olmaya uğraşırken okul 2.si olmuştum... 1.si sanırım araba istiyordu...

-Üniversiteye başladığımda hiç okuyamadım, ailemin bırakın kitap parasını, yol parası bile bulamadığı bir dönemden geçerken, herkesin o dönem "havalı" kafelerde, arkadaşları ile eğlendiğini görmek, beni çok da mutlu etmiyordu, bu yüzden çalışmalıyım, kazandığım parayla "havalı" kafelere giderek arkadaşlarımla takılmalıyım diye düşünerek olur olmaz işlerde çalıştım... Üniversiteyi bitiremedim, çünkü çalışmak, iş ortamı, aileye bakmak diğer boş arkadaşlarımla gezmekten çok daha "havalı" gelmişti...

-Şimdi güzel bir işim var ama o "havalı" göründüğü için değil, vasıfsızlık seviyeme göre bulabildiğim en uygun iş olduğu için, hâlen aklım bir karış havada (bkz: havalı) olduğu için güzel bir işim var.

İşte yukarıdaki kader yolunun sonunda, vardığım son durak; bir dönem rüyalarımda canlanan O'nun, gerçekten var olduğunu bulabildiğim bir işteyim, yukarıdaki paragraflardan herhangi bir tanesi içerisinde yaşadığım olaylar olmasaydı, farklı olsaydı, en ufak bir kelebek yoluma çıksaydı, ağzımın suyu aka aka "çevremden" duyduğum cümlelerin bir tanesi bile söylenmemiş olsaydı tanışamayacaktım, sonsuz olasılık içinde beni en çok yok eden, beni en çok var eden, beni ben eden "O"nunla tanışamayacaktım.

"O"nunla ilgili yaşadıklarımı da başka bir Başıma Gelenler başlığında yazacağım, fırsat bulduğumda uzun uzun hemde...

Neden yazdım bunu bilmiyorum, defterim yok yanımda, oraya yazamayınca eksik hissediyorum sanırım, sizi bir gün defterimle de tanıştırırım...

Yolunuzdan sapmayın.

Mirai Pinhan

@mirai-pinhan

Ağustos
Ağustos
Bugün, 09:10 , Çalışıyordum, aklım bambaşka yerlerdeyken çalışmakta zorlanıyordum...

Çay söyledim, geldi şimdi içiyorum, sıcak havada bile içim buz gibiymiş, içtikçe ısınıyorum... Defterimi getirmedim bugün, açıp yazamıyorum, o yüzden sizi rahatsız ediyorum yine.

Maillerime bakarken yine gözüm eskiler klasörüne takıldı, aralarında tekrar okumaktan mutluluk duyduğum, ve paylaşmak istediğim güzel bir mail;


-Dünü yok, yarını yok, eskisi veya yenisi, iyisi ya da kötüsü yok, kısacası
insanoğlunun yarattığı hiç bir zaman dilimi, hiç bir sıfatı tarif edemez
yaşanılanları. Ne doğruydu nede yanlış... Güzel miydi? bundan da öte,
özelden de öte. Bitti mi peki her şey? bitmedi. bitebilir mi sanki...
Fiziki varlığı yok bu duygunun, o yüzden de cismimin, cisminin de bir
önemi yok. Ben ruhumda yaşadım, diz kapaklarım titredi severken ama ruhum,

içim, enerjim, nefesim, hangi dinde soyut olan için ne söyleniyorsa işte o
varlığım ilk dereceden deprem bölgesiydi... öyle sevdim, öyle seviyorum,
öyle seveceğim. ol ya da olma, yasak ya da değil, doğru ya da yanlış hiş
bir şeyin önemi yok. ben var olduğum sürece bu bedende iki kişiyiz, ben
hiçliğe ulaştığımda da oraya 2 kişi gideceğiz. senin için hissettiğim bu.-


İçinde hiçlik olan bir yazı nasıl mutluluk verebilir değil mi, takılmayın olumsuz yönlere, ruhumdaki karamsarlığın yansıması sanırım, ancak geriye kalan tüm "sevgi" hücrelerinin nasılda sarıldığını görüp mutlu oluyorum. İçimde hiç bir şey kalmadığı, tüm her şeyi söyleyebildiğim için mutlu oluyorum...

Sanırım şimdi daha rahat çalışabilirim.

İçinizde kalmasın.
Enes Kepil (@kepilleus)
Soyut hem de çok
7 sa beğen 1 cevap

remzi kula

@remzi-kula232

içim yanıyor hiç olmadığı kadar hüzünlüyüm çünkü 6 senelik sevdiğim kadın biliyorda sevdiğimi, sevgiliydik eski çok sevdiği birisi vardı geri döndü mesaj attı ve bana sevgisi yalanmış bana o adamı anlattı ağlaya ağlaya uyuyamıyorum geceleri her akşam gözyaşı eksik olmuyor yatağımdan hissediyorum kalbimin acıdığını ama birşey de yapamıyorum 'ben ona ne olursa olsun seni seviyorum dedim başkasını bile sevsen ben kabul ediyorum seni dedim' özür diledi sen haketmiyorsun dedi ama benim içi yandı kalbimin sızladığını hissettim,beni adeta sırtımdan vurdu ama nefrette edemiyorum onu o halde bırakıpta gitmek istemiyorum çocukluktan beri sevdiğim tek kişi kimseye birşey anlatamıyorum sadece yazıyorum bilmiyorum neden ben onu o kadar sene severken neden beni onun kadar sevmedi.Ama gitmeyi düşünüyorum ondan ve birdaha hiç gelmemek üzere,ALLAH büyüktür diyorum bana yaşattığını yaşar diyorum ama kalbim yinede sızlıyor,diyorum kendi kendime ne yaptımda hakettim bunları ve anladım ki ne kadar çok seversem seveyim ne kadar düzgün insan olursa olsun hiç haketmediğin şeyleri yapabiliyormuş
sordum 'bana söylediğin sevgi sözcükleri,seni seviyorumlar yalanmıydı' lütfen sorma dedi ve hala kendini haklı çıkarmaya çalıştı eğer geriye dönerse ben ne yaparım sizce gitsem mi kalsam mı ? bilmiyorum sizler birşey söyleyin :(((((((((((((((((((((((((
Erguvan (@erguvan)
Kimseye anlatamadın, gelir neokura üye olayım oraya içimi dökeyim mi dedin Remzi?
12 sa beğen cevap
Erguvan (@erguvan)
Sana bir sır vereyim mi? Aşk böyle boktan birşeydir işte, bazen senin sevdiğin seni sevmez, bazen de seni seveni sen sevemezsin. Sevmeyeni yada sevmediğin için kendini suçlayamazsın da bunun için. Bunlar hep o beceriksiz erosun marifetleri. Altı üstü bir ok atacak onu da doğru at di mi? Milleti ne uğraştırıyorsun aşk acıları ile. Neyse, üzerinde fazla durma, her acının bir ömrü vardır, bunları yaşayarak pişer insan. Ne demiş üstad " en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı"...Geçer yani merak etme kardeş. Aşk acısı da ne ki hem! sen hiç koşarken serçe parmağını sepyaha çarptın mı?
12 sa beğen 2 cevap
remzi kula (@remzi-kula232)
Keşke parmağım çarpsa be emin ol
9 sa beğen cevap

Hayata Gülümse

@hayatagulumse998

Ya siz yöneticiler neden böylesiniz 🤔🤔🤔
Ya siz yöneticiler neden böylesiniz 🤔🤔🤔
İdareci olmak çok zorrrrr çok. Bu sabah bütün çalışanlar mandıra filozofu oldular başıma. Ne söylersen söyle ne çalışanı, ne patronun gazını alabiliyorsun. Dinlesen iki tarafta haklı. Arkadaşım bende maaşlı calisanim sanki farklı mı Allah Allah, sana giren bana da giriyor sonuçta tövbe tövbe ya. Offff offfff valla bütün içimdeki kızın ağzına ettiler yani. 😥😥😥😥
9 beğeni · 13 yorum · Başıma Gelenler ·
Motley (@motley)
Yasamak guzel sey filminin repligi ? ;) Guzel filmdi.
21.09.17 beğen 1 cevap
Arif Oğuz (@arif-oguz)
basın istifayı gitsin bence :)))
21.09.17 beğen cevap
Joseph K (@jsk)
İdareci, halinden anlayan birini görmek güzel.
21.09.17 beğen 1 cevap

Nuri Kantare

@nuri-bahce

Hayret-i Mucip
Çamaşırları astıktan sonra su içmek üzere mutfağa girdim. Tezgahtan temiz bir bardak alıp musluğu açtım. Bardağımı musluk suyuyla şöyle hafifçe çalkalayıp ele güne hijyen dersi verdikten sonra dayadım musluğun dibine. Bardağımı şebeke suyuyla doldurmak üzereydim ki bir de ne olsa beğenirsiniz?

Hiçbir şey.

İnsan bir şey olacak diye bekliyor ama hiçbir şey olmuyor. Tam bir hayal kırıklığı. Hayatta bazen bu tarz durumlarla karşılaşabiliyoruz. Normal başlayan bir hikaye bir şeyler vaat etmeye başlıyor ve sonra o sıkıcı normalliğine geri dönüyor. Hayat işte... hehe :)

Pervin Alhas

@pervin-alhas

Aklınız da bulunsun ...
Bugün İstanbul'da alışveriş merkezlerinden birinde alışveriş yaptığım bir mağaza da satış elemanıyla konuşurken arkamdan 3 tane Suriyeli kadının kendi ülkemde bana yaptıklarını ve etrafımdaki insanların umursamaz tavırlarını anlatmak istiyorum . Hiç bir şey yapmadığıma dair mağaza çalışanları dahil olmak üzere tanıklarım olamasına rağmen mağaza yetkililerinin sırf para kazanma hırsları ile müdahale etmemelerine mi ,kendi ülkemde bana yabancı gibi davranılmasına mı , dışarıdaki insanların vurdumduymazlığına mı ,alışveriş merkezindeki güvenliğin kayıtsızlığına mı yanayım bilemedim . Elit Suriye vatandaşı hanımefendilerin sergiledikleri oyunculuk performanslarına da inanın hayran kaldım .
Gayri ihtiyari elimi dudağıma götürmem ile başladı olay ,kadınlardan biri omzuma dokundu ,bana mı yapıyorsun diye ,oysa satış temsilcisine bir şey anlatıyordum .Kadın onu susturmak için yaptığımı düşünmüş ,sırtım ona dönükken bunu nasıl yaptım ben de bilmiyorum ,Arapça bilip bilmediğimi sordu ( bilmek zorundaymışım gibi ) Türkçe biliyor musun diye sordum, İngilizce bilip bilmediğimi sordu,biliyorsan Türkçe konuşalım dedim , bağırmaya başladı ,ben olay çıkmasın diye uzaklaşıp kapıya yöneldikçe ses tonunu arttırdı , bana muhteşem ve aralıksız Arapçası ile bir güzel saydırdı ben de terbiyesizlik etme dedim ne hikmetse Türkçe bilmeyen hanımefendi bunu anladı .Bundan sonrasına şapka çıkarmamak hanımefendiye haksızlık olur inanın .Hanımefendilerden biri ,başındaki eşarbı atmış, ayağındakileri çıkarmış, yakasını bağrını açmış sanki hırpalanmış izlenimi verecek şekilde benim peşimden mağazadan çıkmış.Arkamı döndüğümde hayretler içinde kaldım .Bir de onun bu halini gören üç delikanlı tarafından ''ne yaptın kadına '' diye azarlandım . Muhtemelen bu performansları karşılığında mağaza onlara büyük bir indirim yapmıştır.Bu arada mağaza sorumlusunun özür dilemek yerine AMA ÇOK YÜKLÜ ALIŞVERİŞ YAPTILAR DİYE savunmasını da atlamak istemiyorum .
Ayrıca alış veriş merkezlerinin güvenliklerinin ,Arap vatandaşların yaptıklarını görmezden gelmelerine dair uyarıldıklarını öğrendim.Sizin de başınıza gelirse aklınızda bulunsun.
Olayı bütün detayı ile anlattım ,çünkü bazı kesimlere göre elit gözü ile görülen ( elitlik de neye göreyse ) bu insanlar ki bunu yapıyorsa ülkemde 5-10 sene sonrasını düşünemiyorum .
EK 1
Elit hanımefendi diye vurgulayarak yazdım,çünkü mağaza görevlisi öyle olduklarını söyledi 20.09.17

Fakat Müzeyyen 🌹

@buderinbirtutku

Şu an okuduğum kitap
Merhaba neokurun güzel insanları bugün sizlere yaşadığım çok güzel bir olayi anlaticam. Bu sitenin bana ciddi anlamda bir arkadaş kazandıracağını hiç düşünmezdim. Burada surekli olarak gordugum paylasimlarini ve yorumlarini begendigim @kekum ile aynı yerdeyiz. Ve az evvel birlikte gökyüzünü seyre daldık. Kendisi bana bugun çok güzel bir kitap verdi okumam icin icinde de ayraç hediyeli❤ 😄 (teşekkür ediyorummm) Afyonda bir buluşma gerçekleştirmek için can atıyoruz insallah o da kısa sürede gerçekleşir. Afyonda veya afyona yakin yahut bir buluşma gerçekleştirmek isteyenleriniz olursa bildirsin lütfen.

Cok konuştum yavaştan kapatayim meseleyi. Okuduğum ilk Dostoyevski kitabi olacak. Biraz geciktim sanırım. Olsundu.
Başlayalım bakalım 🌹
47 beğeni · 13 yorum · Başıma Gelenler ·
Madam Kozmos (@madamkozmos)
Bu ilk Dostoyevski okuyuşunsa şunu söyleyen de ilk ben olayım, bagımlılık yapar Dostoyevski. Herkesin hayatında mutlaka bir yer bulur. Keyifli okumalar.
19.09.17 beğen 6 cevap
ketumpinokyo (@kekum)
Keyifli okumaların olsun canım 😍 Gökyüzü bundan sonra her gece bizi bekliyor 🌌 Evet Afyonlu arkadaşlar , sizlerden de haber bekliyoruz. 😊
19.09.17 beğen 3 cevap
esracan (@esracan)
:o :o İkiniz de mi ? =) Uhaa :)
Hoşgeldiniz :)
20.09.17 beğen 4 cevap

@kelimelerle

@kelimelerle

Kırk yaşın otuz dokuzu
Kırk yaşın otuz dokuzu
...yarısını çoktan boşalttığım evde kalan son eşyalarımı topluyorum. Kırk yaşın otuz dokuzunu geçirdiğim bu şehirden ilk kez bu kadar uzaklara, ilk kez bu kadar kararlı göç ediyorum. Son kalan parçaları toplarken daha bir idrak ediyor insan. Bırakıyorum. Ama neyi?
..Zamanla göreceğim neyi ve kimi özleyeceğimi, nelerden bıkıp tiksindiğimi, neye geri döneceğimi, nelere asla dönmeyeceğimi, nelerin ve kimin vazgeçilmez olduğunu, aslolanın ne olduğunu...

Büyük laflara inanın hiç gerek yok. Hiçbirimiz o kadar büyük ve vazgeçilmez değiliz çünkü. Bir şeyleri geride bırakmak ve artık devam etmek istemediğin bir yolculuktan müsait bir yerde müsade istemek, milyon yıldır dönen dünyanın umurunda değil. Belki bir gün özleriz, belki bir gün isteriz. Neyi, kimi, ne zaman? İşte bunu görmek için belki biraz müsade lazım bazen. Hepsi bu.
A.ASLIM

Enes Kepil

@kepilleus

Bugünden
Bugün akşam üzeri iki insan dikkatimi çekti. Biri parkta otururken gördüğüm kişiydi. Muhtemelen bir sevdiğinden ayrılmıştı. Yanındaki kişi ise onu teselli etmeye çalışıyordu. Ben de hemen yan bankta oturup aynı zamanda havuzun dibinde oynayan çocuklara bakıyordum. Tabi aralıklarla yan tarafa dönme ihtiyacı duyuyordum. İster istemez aklım oraya takılmıştı. Bir ara dönüp baktığımda adamın gözlerinden yaşlar aktığını gördüm. O anda yanındaki kişi de artık konuşmuyordu. Öylece havuza bakıyorlardı. Havuzun kenarındaki çocuklar da gitmiş, yoldan geçen araçların sesi geliyordu kulağıma, arada ambulans sirenleri ve içerisinde çok daha umutsuz çok daha üzüntülü insanlar... Ben ise şimdilik onların acısını bir ambulansın sireninden ve gözleri havuza bakan insanın göz yaşlarından bir miktar olsun hissedebiliyorum.

Gördüğüm diğer kişi ise hastahanenin demir korkuluklarına sarılarak, yerden hemen hemen bir metre yükseklikteki duvarın üzerine oturmuştu. Sakalları boynuna doğru uzanan, beyaz saçlı ve beyaz sakallı bir insandı. Onu öyle görünce insan bu şekilde neden tutunur diye düşündüm o korkuluklara, bu soruyu kendime yönelttiğimde, korku duyduğum anlarda bir yere sıkıca sarılma ihtiyacı duyduğumu fark ettim. Ve birini çok özlediğimde, çok ama çok yalnız kaldığım zamanlarda, büyük sarsıntıların ardından sıkıca sarıldığım insanları hatırladım. Neydi o yaşlı adamın demir korkuluklara bu derece sıkıca sarılmasına neden olan.. O bir metrecik yerden düşme korkusu mu?

Yoksa toplum olarak, onu bütün acıları, yalnızlığı içinde bir şekilde yalnız bırakmış olmamız mı?
İnsanlığımızın parçası olan, neredeyse kendimizden haricini göremeyecek derecede bencil insanlar olmamızdan dolayı mı?

Nedir bu bilemiyorum.. Elbette yaşamımız belirli bir oranda kendi ellerimizdedir.. Kendi çabamıza bağlı, lakin böyle bir görüntü düşündürüyor.
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Düşündürmeyede devam edecek Sn Enes; sabahları ikamet ettiğim semte yakın sahil var her sabah yürüyüş yapar kitap okurum ve kıyılara yakın kayalıklara sabahın köründe tek başına içten içe ağlayanları görüyorum bir-kaç kez sokulup ufaktan merhaba deyip dikkatini dağıtmak amaçlı yüzeysel lakırdı ediyorum çünkü aşırı duygu yüklü kişiler ani karar verme eyilim de olduğundan olumsuz bir eylem de bulunmaması an meselesidir. Yaşamış olduğunuz hadiseden çıkan sorun ve sorular insanlığın ortak problemidir bu konu hakkında ah/kam kesmek yerine işin ehil üyelerine bırakıp açılımsal ve çıkarımsal yorumlardan istifade etmek gerektirdiğini düşünüyorum.
19.09.17 beğen 5 cevap

Fakat Müzeyyen 🌹

@buderinbirtutku

Hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Konusacak kimsemin olmayışı. Derdimi anlatacak birinin olmayışı. Bogazimin dugum dugum olup o gozyaslarinin inatla akmayisi delirticek beni.
EK 1
Merhaba arkadaslar. Kanalima hosgeldiniz. Kgjkf


Yaptiginiz guzel yorumlar ve attiginiz o guzel mesajlar icin tesekkur ediyorum... 🌹 18.09.17
Alicia Nash (@alfa)
Benimle konuşabilirsin. :) her türlü dert itina ile dinlenir.
16.09.17 beğen 3 cevap
fatih ozan (@fatihozan)
Büyük oynuyorum :) 7 milyar insan içinde yalnız kalmaz insan, mümkün değil. Bir gideni vardır, gönlünde oluşan o boşluğu dolduramaz gelenler,ancak bu mümkündür. Ve bu boşluk dolmaz, nükleer bombanın patladığı çorak topraklar gibi hiç bir şey yetişmez orada. Başka yere göç etmeli, yani orasını doldurmaya uğraşmamalı, başka birine kapı açılmalı :)
16.09.17 beğen 5 cevap
Emine Müezzinoğullarıgil (@eminemuezzinogullarigil)
Seni anlıyorum aslında tek bi noktada ayrılıyoruz,ben konuşmak istemediğim için o yalnızlığı hissediyorum ama sen şu an için dinleyecek birini bulamadığından sanırım. Umarım içinde bulunduğun durumu çözersin yine de yazmak iyi gelecekse seni dinleyebilirim ya da okuyabilirim her neyse :)
16.09.17 beğen 1 cevap