ara

Edebiyat Köşesi

Deneme, şiir, aforizma gibi edebi değer taşıyan metinleri paylaşınız. İnternetten bulduğunuz bir haberi paylaşmak istiyorsanız kendi yorumunuzla beraber haberin linkini paylaşabilirsiniz. Kuraldışı: Copy-Paste haber, metinsiz link

ketumpinokyo

@ketum

Eskiden
Ne güzel şarkılar vardı eskiden.
Gençliğimizi donatırlardı.
Hep iyi şeyler hatırlatırlardı
Geçip gitmiş devirlerden.
Sevgi ve ümit yaratırlardı.
O zaman her şey uzaktı ölümden.
Yanık şarkılar bile neşeli başlardı.
İster istemez saadet taşardı
Gamsız günlerimizden.
Ne güzel şarkılar vardı eskiden.

Bu da gecenin şarkısı olsun :
https://youtu.be/h77LvuRmrQ0


Not: Eskiden siiri Özdemir Asaf'ın diğer şiirleri kadar bilinen bir şiir değil , elimdeki kaynakta bulamadım ve internette de sadece birkaç sitede karşıma çıktı. Bu da şiirin Özdemir Asaf 'a ait olup olmadığı konusunda beni tereddüte düşürdü ancak beğendiğim için paylaşmak istedim , bir bilgisi olan varsa ve paylasirsa sevinirim. :)
10 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

ANLAMAK HALA KALBİN İŞİ İSE....
ANLAMAK HALA KALBİN İŞİ İSE....
İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini.

Çünkü ben böyle anlayabiliyorum. Eğer sahiden birinin yakınında duruyorsam, bu kadarla da olsa farkına varabiliyorum olup bitenlerin. Yakınlarında olmanın hakkını veriyorum ve bunu onlardan da bekliyorum.

Tarık Tufan-
2 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

SÖZCÜKLERİN HAKKINI VERMEK...
SÖZCÜKLERİN HAKKINI VERMEK...
“Tek bir cümleyi kalıcı kılabilmek,
dayanabilmek onca sözcük kargaşasında.
Altını imzalamayanın harcı değildir
bu cümleyi yazabilmek”
“Siz kelimeler, kalkın, izleyin beni!”

İngeborg Bachmann-Avusturyalı yazar.
1 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

“bilmek yanmakmış büsbütün”
“bilmek yanmakmış büsbütün”
“Affedin beni daldığım oluyorsa eğer.
Neyleyim, gönlümce değil bu olup bitenler."

Cahit Sıtkı Tarancı-
4 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

Benim şiire olan aşkım,  onun hediyesidir.”
"Benim şiire olan aşkım, onun hediyesidir.”
Cahit Sıtkı Tarancı-
2 beğeni · 0 yorum

FEBİHÂ

@kadim-cumlei-vecize

Hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun..!
Hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun..!
"Yalnız kendi başın mı dertli sanırsın,
Gölgesi yeryüzünde avare insan.?
Taş da istemezdi yosun tuttuğunu;
Solmakta her çiçek kokusu uçunca.
Tasadır ağaca rüzgârda yaprağı;
Her kuş yanar az çok ölen yavrusuna;
Sivrisinek de halinden memnun değil;
Vızıltısı şikâyet makamındadır.”

Cahit Sıtkı TARANCI-
4 beğeni · 0 yorum

Güldehan A. 🌹

@ruhproleteryasi

Oğuz Atay
Oğuz Atay
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben van gogh’un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız, beni tanımalısınız; ki benden bahsedin, çocuklarınıza beni örnek gösterin, herkes zengin olmak yerine hikmet olmak istesin, ah bir hikmetim olsaydı desin, benim ana çizgilerimi öğrenin, sonra 2000 modeli bir hikmet - çamurlukları büyük arkası şöyle büyük bir hikmet yaparsınız kendinize göre, kötülüklerimi de unutun, onları ben biliyorum ya yeter, kimseye yararı yok, kötü örnek örnek olamaz, suimisal misal olamaz, bunun anlamı başka, sen anlamazsın ki ince bel! sana her şeyi nasıl anlatabilirim? gözlerime bakıp güvenmeni isteyebilirim ancak, sen beyaz dişlerini göstererek bir gülsen, gerisi kolay, geride bir ordu söz sırasını bekliyor, ben öyle anlatırım ki kötülüklerimi bile küçük hesaplarımı bile güzel gösteririm sana, şimdiye kadar yapamadım ama zarar yok, belki bundan sonra olur, istersen kötülüklerimden bahsetmem de, istersen karşı köşede dilenirim, sana muhtaç olmadık ya, herkesin rızkını allah verir, bende bundan bir şey çıkarırım, ne çıkardığımı sen anlamazsın, anlasaydın çıkaramazdım, o zaman dünyada ıstırap olmazdı.
/ 13 Aralık
1 beğeni · 0 yorum

RETA

@duyguuu

Uçmakta, konmadan, kıyısız bir denizde rûh;
Benzer mi böyle bir kuşa Tufan içinde Nuh?
Üstünde gök, sürekli bulutlarla, yüklüdür;
Altında gür deniz ki ezelden köpüklüdür.
Çalkantısında dalgası bilmez nedir sayı;
Milyonca dalga sürmede milyonca dalgayı;
Hiç durmayan gürültüsü bir türküdür, geniş,
Milyonca haykırış dolu, milyonca sesleniş.
Yıldızlar ülkesinde açıldıkça yükseğe,
Başlar hayâl edindiği âlem görünmeğe.
Bir rûhu besliyen hava yalnız yukardadır.
Hulyâyı dâima uçuran duygulardadır.
Yalnız bu katta mümkün olur dâimi uçuş.
Her hamlesiyle, rûh, o çelikten kanatlı kuş,
Ufkunda bir dakika görünmeksizin kara,
Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.
YAHYA KEMAL..

@post-mortem sıcağı sıcağına :)
Kendi Gök Kubbemiz
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 2 yorum
POST_MORTEM (@post-mortem)
Tadı damakta kalan şiirlere içilsin koyu kahveler ;)
12 sa beğen 1 cevap
RETA (@duyguuu)
Uzun zamandan sonra okumalara da :)
11 sa beğen 1 cevap

ölü adam

@yaa

Olduğun Yerden Başla
Olduğun Yerden Başla
''Hayat bir arayıştır, sürekli bir arayış... Bir şey elde etsen de etmesen de, arayış devam ediyor. Neyin var neyin yok, hiç önemli değil, çünkü arayış her durumda sürüyor. Fakirler arayışta, zenginler arayışta, hastalar arayışta, iyiler arayışta, güçlüler arayışta, güçsüzler arayışta, aptallar arayışta, bilgeler arayışta; ve kimse tam olarak ne aradığını bilmiyor.

Bu arayışın ne olduğu ve neden orada olduğu anlaşılmalı. Öyle görünüyor ki, insanın varlığında, insanın zihninde bir boşluk var. İnsan bilincinin yapısında bir delik, bir kara delik var sanki. İçine sürekli bir şeyler atıyorsun ve hepsi kayboluyor. Sanki hiçbir şey onu dolduramıyor, hiçbir şey doyumu yaklaştırmıyor. Çok ateşli bir arayış bu. Bu dünyada arıyorsun, öbür dünyada arıyorsun. Bazen parada arıyorsun, bazen güçte, prestijde, bazen Allah'da, coşkuda, sevgide, meditasyonda, duada; ama arayış devam ediyor. İnsan adeta aramaktan hasta olmuş durumda.

Ama arayış şimdi ve burada olmana izin vermiyor, çünkü arayış seni sürekli başka bir yere yönlendiriyor. Arayış bir yansıma, arayış bir arzu; ihtiyaç duyduğun şeyin başka bir yerde olduğu fikri, onun var olduğu ama başka bir yerde olduğu, şimdi burada olmadığı fikri. Kesinlikle var, ama şimdi değil, burada değil. Orada, başka bir zamanda; asla şimdi, burada değil. Seni didiklemeye devam ediyor, itip kakmaya devam ediyor. Seni daha da delirtiyor, çılgına çeviriyor. Ve asla tatmin olmuyor.

Çok yüce bir Sufi kadın, Rabia al-Adawia hakkında şöyle bir hikâye anlatıldığını duydum:

Bir akşam, güneş batarken, ortalıkta henüz biraz ışık varken, insanlar onu sokakta bir şey ararken bulur. Yaşlı bir kadındır; gözleri zayıftır ve zor görmektedir. O yüzden de komşular yardıma gelir ve sorar: Ne arıyorsun?

Rabia cevap verir: O sorunun hiç lüzumu yok. Arıyorum işte, yardım edebiliyorsanız edin.?

İnsanlar güler: Rabia, delirdin mi? Sorunun lüzumu yok diyorsun ama ne aradığını bilmeden nasıl yardım ederiz?

Rabia der ki: Peki, öyle mutlu olacaksanız, iğnemi arıyorum. İğnemi kaybettim.? Yardım etmeye başlarlar ama sokak çok büyüktür, iğne de çok küçük.

O yüzden derler ki: Nerde kaybettiğini söyle, tam neresi olduğunu, yoksa çok zor, ilelebet arasak da bulamayız iğneni. Nerde kaybettin?

Rabia der ki: O sorunun da lüzumu yok. Aramakla bunun ne alakası var?

Komşular durur: Sen iyice delirmişsin!?

Rabia cevap verir: Peki, ille de öyle mutlu olacaksanız, evde kaybettim iğnemi.?

Derler ki, O zaman niye burada arıyorsun ki?

Söylendiğine göre, Rabia şöyle cevap verir: Çünkü ışık burada var, içerde hiç ışık yok.?

Bu hikâye çok önemli. Hiç kendine ne aradığını sordun mu? Hiç ne aradığını derin bir meditasyon konusu haline getirdin mi? Hayır. Bazı belirsiz anlarda, rüya anlarında ne aradığına dair küçük bir hisse kapıldıysan bile, hiçbir zaman kesin değil, tam değil. Henüz tanımlamadın onu.

Tanımlamaya çalıştığında, ne kadar tanımlanırsa, o kadar aramaya gerek olmadığını hissedeceksin. Arayış ancak belirsizlik durumunda sürebilir, bir rüya halinde. Netlik olmadığında aramaya devam edersin, içten gelen bir güdüye kapılarak, içten gelen bir aceleyle itilerek. Şunu biliyorsun: Aramaya ihtiyacın var. İçinden gelen bir ihtiyaç var. Ama ne aradığını bilmiyorsun. Ve ne aradığını bilmiyorsan, nasıl bulabilirsin?

Çok belirsiz; sanıyorsun ki anahtar parada, prestijde, saygınlıkta. Ama sonra saygın, güçlü insanlara bakıyorsun, onlar da arıyor. Çok zengin insanlar görüyorsun, hayatlarının sonuna kadar aramaya devam ediyorlar. O zaman zenginlik de işe yaramıyor, güç de. Arayış, elinde ne olursa olsun, devam ediyor.

Arayış başka bir şey için olmalı. Bu isimler, bu etiketler, para, güç, prestij; sadece zihnini tatmin etmek için. Sadece bir şey aradığını hissetmen için ordalar. Ama o şey hâlâ tarif edilemiyor; tuhaf bir duygu.

Gerçek arayan için, biraz uyanmış ve farkında olan için, ilk gerekli şey, arayışı tanımlamak, ne olduğunun keskin bir tanımını yapmak, hayal dünyasından çıkarmak, derin bir uyanıklıkta onunla karşılaşmak, içine bakmak, onunla yüzleşmektir. Hemen bir dönüşüm başlayacak. Arayışını tanımlamaya başlarsan, arayışa olan ilgini kaybetmeye başlayacaksın. Ne kadar tanımlarsan, o kadar azalacak. Ne olduğunu net olarak bildiğin anda, birden yok olacak. O sadece sen dikkatli olmadığında var.

Tekrarlanmasına izin ver: Arayış, sadece uykuda olduğun zaman var. Arayış, sadece uyanık olmadığında var; arayış sadece farkında olmaman halinde var. Arayışa farkında olmamak yol açıyor.

Evet, Rabia haklı. İçerde ışık yok; içerde ışık olmadığı, bilinç olmadığı için, elbette dışarıda aramaya devam ediyorsun çünkü dışarısı daha net görünüyor.

Duyularımızın hepsi dışa dönük. Gözler dışa açılıyor, eller, bacaklar dışa doğru hareket ediyor, kulaklar dışarıdaki sesleri dinliyor. Sahip olduğun her şey dışa doğru açılıyor; beş duyu dışa dönük. Aramaya oradan başlıyorsun; gördüğün, hissettiğin, dokunduğun şeylerden. Duyuların ışığı dışa çevrili ve arayan ise içerde.

Bu ikiliğin anlaşılması gerekiyor. Arayan içerde ama ışık dışarıda olduğundan, arayan hırslı bir şekilde dışarıda tatmin edecek bir şey bulmak amacıyla harekete geçiyor. Hiçbir zaman bulunmayacak. Hiçbir zaman bulunmadı. Şeylerin doğası gereği bulunması mümkün değil çünkü eğer arayanı aramıyorsan, bütün arayışın anlamsız. Eğer kim olduğunu anlamazsan, arayışın boşuna; çünkü arayanı tanımıyorsun. Arayanı tanımıyorsan, doğru boyutta, doğru yönde aramayı nasıl başarabilirsin? Mümkün değil. Her şeyden önce, ilk adımlar atılmalı..."
..........................
Her arayan bulamayabilir, ancak bulanlar arayanlardır.
(İmamı Rabbani)
17 beğeni · 3 yorum
Ria (@rizaa)
Doğrusu şu ki ben şuan için sadece yazının sonunu aradım ve buldum da 😃.
11 sa beğen cevap

elimiel

@elimiel1

Hiçbir zaman yenilmedi geceye
Sevincim de inancım da
Doğru diye bildiğim güzellikler
Hiçbir gün kendisinden uzak
Bir şeye değişmedi

Hiçbir gün yolda koymadı beni
Güvenim ve direncim
Düşerim sandılar dönüp baktılar
Gülerek geçip gittim
Evet ben tek başındaydım
Onlar çok yalnızdılar

AFŞAR TİMUÇİN
4 beğeni · 0 yorum