ara

Eğitici Videolar

Bilgi deposu, kafa açan videoları paylaş.

Kilic000

@kilic000

#NefretSöylemineHayır
Suriyeli Mülteciler Medyada Nasıl Hedef Gösteriliyor?
Hrant Dink Vakfı “Suriyeli mülteciler medyada nasıl hedef gösteriliyor?" başlıklı videoda haberlerde ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış bir dil çağrısı yapıyor.

Hrant Dink Vakfı, Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi çalışması kapsamında “Suriyeli mülteciler medyada nasıl hedef gösteriliyor?” başlıklı bir video yayınladı.

Suriyeli mültecilere yönelik ayrımcılığı körükleyen haberlerin yer aldığı videoda, haberlerde ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış bir dil kullanılması çağrısı yapılıyor.

Videoda ayrımcı haberler, şu başlıklar altında sunuluyor:

“Suriyeliler terör, güvenlik sorunları ve suç ile ilişkilendiriliyor.

“Nankörlükle suçlanıyor.

“Ekonomik sorunların kaynağı olarak gösteriliyor.

“Biz ve onlar’ karşıtlığı kırılarak ötekileştiriliyor.

“Sağlığa yönelik bir tehdit olarak sunuluyor.

“Suriyeli kadınlar çifte ayrımcılığa uğruyor.

“Ayrımcı dil, Suriyeli mültecilere yönelik nefreti ve düşmanlığı körüklüyor.

“Ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış #YeniBirDilİçin

“#NefretSöylemineHayır” (ÇT)
0 beğeni · 0 yorum

BUKALEMUN

@karacurin

Kürt(sel)
Video hakkındaki izlenimleriniz ideolojik etkenlerden bağımsız olabilir mi?
5 beğeni · 4 yorum
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
"Her izlenim bir etkenle etkileşime geçmiş olmaktan doğar" ilkesi ( ben uydurdum) gereğince cevap veriyorum: Hayır
22.09.18 beğen cevap

BUKALEMUN

@karacurin

Bukalamu(m)
Videoları gezerken kendimi buldum, :))
8 beğeni · 7 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Videoyu bir izleyeyim de!
22.09.18 beğen cevap
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Bende bir seyredeyim 😊
22.09.18 beğen 2 cevap
Cahil Cühelâ (@cahilcuhela)
Hayy yaaa... :))) Adam münafığın önde gideni. Ne güzel demiş büyükler "Allah şaşırtmasın" diye. Paylaşım gerçekten izlemeye değer, ibretlik
22.09.18 beğen 1 cevap

Esranın Dünyası

@esranindunyasi

Nostalji yapalım biraz da değil mi ama. Çocukluğuma döndüm.
12 beğeni · 7 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
ESRA ABLA NOSTALJİ DEDIN DE AKLIMA GELDİ
bu edi ile büdü eşcinselmiş,
yapımcı muğlak şeyler söyledi.
sen seyir ettiğin vakıtler hiç bir şey sezdın mi abla?
(ben farketmemişt
im)
21.09.18 beğen 1 cevap
Bir Başak Kadını (@passiveaggressive)
Amanın ne zamandır arıyordum bulamamıştım çok makbule geçti 😍
23.09.18 beğen 1 cevap

ertan ak

@ertanak

Kıbrıs
Herzamanki gibi nöbetteler
1 beğeni · 0 yorum
İRFANI HÜR - 3.Bölüm (Nereye Gitti Bu Para?)
taze izledim.sizde izleyin.
10 beğeni · 1 yorum
Ka!?. (@nfk1)
Sonda yaptığı teselliler beni kendime getirmedi hâlâ kurtulmak istiyorum bu dünyadan
19.09.18 beğen 2 cevap

Cahil Cühelâ

@cahilcuhela

Rabbini Arayan Avusturyalı
Bu videoyu yıllar önce izlediğimde mest olmuştum. Yeniden aklıma geldi paylaşmak istedim.
Videodaki 9.10 ile 10.40 süreleri arasında Ebubekir'in Müslüman olma anından birkaç dakika önceki samimiyetine hem hayran olmuş hem de çok hoşuma gitmişti. Ve 10.40'dan sonraki sözleri de her izlediğimde tüylerimi diken diken eder. Ancak Allah gönüllerdekini bilir. Samimiyet ve Nasip meselesi azizim!
EK 1
Bakarsınız bir ateistte doğru yolundan şaşar 😂 16.09.18
4 beğeni · 12 yorum
Orhan Şahin (@orhansahin)
- İslam öncesi İran’da, örneğin gerçekliğin çifte yönü vardır : Görünebilir ( getik ) gökyüzü ve olağan algılarımızla göremediğimiz cennet ( menok ) gökyüzü vardı. Aynısı daha soyut, ruhsal gerçeklikler için de geçerliydi. Getik’te, dünyada ve şimdi yaptığımız her tapınma veya erdemli iş, görsel dünyada tekrarlanıyor ve ona gerçeklik ve ezeli anlam kazandırıyordu.
Bu göksek ilk örnekler, imgelemimizdeki olay ve biçimlerin dünyamızdaki varoluşumuzdan daha gerçek ve önemli görünmesi gibi doğru kabul ediliyordu. Bu bizim, tersine can sıkıcı sayısız kanıta karşın, yaşamlarımızın ve içinde bulunduğumuz dünyanın anlam ve önemi olduğu inancımızı açıklama girişimi olarak değerlendirilebilir. Onuncu yüzyılda İsmaililer o zaman iranlı Müslümanlarca İslam’a girdiklerinde terk edilmiş fakat halen kültürel miraslarının bir parçası olan bu mitolojiyi canlandırdılar ve Platoncu yayılma öğretisiyle yaratıcı biçimde kaynaştırdılar. Farabi Tanrı ile Batlamyus’un kürelerinin ilki olan maddi dünya arasında on yayılım öngörmüştü. İsmaililer de peygamber ve imamları bu gök şemasının ruh ları olarak gördüler. İlk gök katının en yüksek peygamberlik küresinde Muhammed vardı. İkinci katta Ali ve ardından gelen yedi İmam sonraki kürelerde sıra ile yer alıyorlardı. Son, maddi dünyaya en yakın kürede bu kutsal soyu olanaklı kılan Muhammed’in kızı, Ali’nin karısı Fatma bulunuyordu. Dolayısıyla o, İslamın annesiydi ve tanrısal bilgelik Sofia’ya karşılık geliyordu. Bu Tanrı saflaşmış imamlar imgesi İsmaililerin şii tarihinin doğru anlamını yorumlayışlarını yansıtıyordu. Bu yalnızca gerçekten trajik olan dışsal ve dünyevi olayların ardışıklığı değildi. Dünyadaki bu parlak insanlar menok, ilk örnekler düzenindeki olaylara tekabül etmekteydiler. Bunu çılgınlık olarak değerlendirmekte acele etmemeliyiz. Bugün de Batı’da nesnel kesinliğimizle, kendimizle övünüyoruz ama dinin gizli boyutunu arayan İsmaililer batıniler oldukça farklı bir sorunla uğraşıyorlardı. Şair veya ressamlar gibi mantıkla pek ilgisi olmayan bir simgesellik kullanıyorlardı ama bunun duygularla veya akılcı kavramlarla ifade edilenden daha çok daha derin bir gerçekliği açıkladığını hissetmekteydiler. Dolayısıyla tevil ( sözlük anlamıyla geri taşıma ) adı verilen bir Kur’an anlama yöntemi geliştirdiler. Bu yöntemin kendilerini özgün ilk örnek Kur’an’a, Muhammed’in getik’te okuduğu sırada menok’ta söylenene geri götüreceğini düşünüyorlardı.
Henri Corbin, İran şiiliğinin son dönem tarihçisi, tevil disiplinini müzikteki armoniyle kıyaslar. İsmaili aynı anda farklı düzeylerden bir ses , Kur’an veya hadisten bir cümle duyabiliyor gibidir. Arapça sözcükler kadar bunun göksel karşılığını da anlamak için kendisini eğitmeye çalışmaktadır. Bu çaba onun yaygaracı eleştirel yeteneğini sakinleştirir ve onu her sözcüğü saran sessizliğin bilincine erdirir. Tıpkı kutsal OUM hecesini saran kavranılmaz sessizliği dinleyen bir Hindu gibi. Sessizliği dinledikçe bizim Tanrı’ya ilişkin söz ve düşüncelerimizle gerçeklik arasındaki kopukluğun farkına varır. Bu, önde gelen bir İsmaili düşünür olan Ebu Yakub es-Sicistani’nin açıklamasına göre, müslümanların Tanrı’yı hak ettiği gibi anlamalarına yardım eden bir disiplindir. Müslümanlar Tanrı’dan genellikle insan biçimli terimlerle söz ederler, O’nu dünyevi boyutlardan daha büyük bir insan haline getirirler. Başkaları ise bütün dinsel anlamlarından sıyırarak O’nu bir kavrama indirgemiştir. Oysa O çifte olumsuzluk kullanımını savunmuştur. Tanrı hakkında konuşmaya olumsuzlukla, örneğin O’nun varlık olmasından çok varlık dışı oluşu ile bilge oluşundan önce cahil olmayışı yla vb. başlayarak konuşmalıyız. Ama bu oldukça yaşam dışı ve soyut olumsuzlamayı hemen reddetmeli ve Tanrı için cahil olmayan değil veya sözcüğü günlük anlamıyla kullandığımız gibi var olmayan değil demeliyiz. O insan sözlerinin hiçbirine tekabül etmez. Bu dil disiplinini kullanarak batıni, Tanrı’nın gizemini açıklamaya çalıştığında dilin yetersizliğinin farkına varır.
16.09.18 beğen 2 cevap

EMRİYE ECER

@emriyecer

GÖRÜYORSAM, DUYUYORSAM SORUMLUYUM..
ALİ DENİZCİ
9 beğeni · 4 yorum
Hatice Kuyucu (@haticekuyucu)
Vidioların URL ‘sini nasıl alabilirim ?
17.09.18 beğen cevap
MEHMET GÖKKAN (@consinov)
HARİKASINIZ YA İNANIN SUNAY AKIN NASILSIN DAN SONRA ETKİLENDİĞİM EN GÜZEL VİDEO
17.09.18 beğen cevap

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Ağzıyla su püskürterek avını suya düşüren ve o esnada hareket geçen bir balık hayal edin, sonra da videoya bir göz atın.
Toxotidae ailesi.
2 beğeni · 0 yorum
İRFANI HÜR - 2.Bölüm (Şimdi Okullu Olduk)
Bu konuşmanın tamamına katılıyorum İrfan Bey.
5 beğeni · 0 yorum