ara

Tarih Meraklıları

Tarihi olaylar, karakterler ve fikirler paylaşılmalı.

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 44.Yıl Dönümü
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 44.Yıl Dönümü
20 temmuz 1974
4 beğeni · 0 yorum

Halil HIDIROGLU

@halilhidiroglu

SANI BUYUK OSMAN PASA
SANI BUYUK OSMAN PASA
Ruslar 24 Nisan 1877’de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz’da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne’ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. bdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa’ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti. Tarihe geçen Plevne müdafaası bundan sonra başlıyor. 25 Ekim 1877’de Ruslar, Grandük Nikola kumandasında gayet kalabalık bir orduyla tekrar Plevne’yi kuşattılar. Öyle ki, 170 tabur, 152 süvari bölüğü, 571 ağır topları bulunuyordu. Şehri savunacak kuvvetler o kadar az di ki, mukayese bile edilemezdi. 3 aydan fazla süren muhasaralar ve aralıksız devam eden muharebeler yüzünden şehirde yiyecek kalma mış, cephane tükenmişti. Yardım gelebilecek yollar, aylardır Rus kontrolü altındaydı. Grandük Nikola Gazi Osman Paşa’ya bir ültimatom gönderdi:ne mani olmak üzere:“Mareşal hazretleri, zât-ı devletinize aşağıdaki hususları bildirmekle şeref kazanırım:Gorna Dubnik ve Teliş’teki Türk kıt’aları esir edilmişlerdir. Rus orduları da Osikovo ve Vratça mevzilerini ele geçirmişlerdir. Plevne, Çarlık muhafızları ve topçulardan mürekkep bir kolordu ile takviye edilmiş olan Batı Kolordusu tarafından kuşatılmıştır. Bundan böyle hiçbir iaşe kolunun gelmesi beklenemez.İnsaniyet namına ve mes’ûliyeti zât-ı âlînize râci olacak fazla kan dökülmesine mani olmak üzere sizi, bütün mukavemetleri kesmeye ve tayin edeceğimiz bir yerde teslim şartlarını görüşmeye davet ederim.Mareşal hazretleri, yüksek saygılarımı kabul buyurunuz.”Grandük Nikola’nın yazdıkları gerçeğe uygundu. Fakat Osman Paşa, arkadaş larının fedakarlığına müracaat etti. Teslim olmayacaklardı. Hemen cevap gönderildi:“Kumandam altında bulunan Türk ordusu, cesaret, şecaat ve enerjilerini isbat etmekten iç bir zaman geri kalmamışlardır. Bugüne kadar yapılan bütün savaşlarda muzaffer olmuşlardır. Bu sebeple majeste Çar, kendi muhafız kuvvetleri ile topçuları nı, imdat kuvveti olarak buraya getirmek lüzumunu duymuşlardır. Gorna Dubnik ve Teliş mağlubiyetleri, buralarda bulunan kıt’aların teslim olmaları, muhabere ve muva sala yollarının kesilmesi, büyük yolların işgal olunması, ordumu teslim etmem için kafi sebep değildir. Bu suretle, askerimin şevkinden iç bir şey eksilmemiştir. Ve bunlar. Türk askeri şerefini muhafaza etmek için yapmaları lazım gelen her şeyi henüz yapmış değildirler. Bu güne kadar vatanımız uğrunda seve seve kan döktük. Teslim olmaktansa, buna devam edeceğiz. Dökülen kanların mes’uliyetine gelince, bu dünyada da, öteki dünyada da bu harbe sebep olanların üzerinedir.”Gazi Osman Paşa, bütün mahrumiyetler içinde iki ay daha savaştı. 8 Aralık’ta bütün hakikatler, artık teslim olmaktan başka çare kalmadığını açıkça ihtar ediyordu. Fakat Osman Paşa, talihini bir defa daha deneyecek, muhasarayı yarıp çıkacaktı. -Böyle bir teşebbüsün muvaffak olacağı hakkında kimse kendisini aldatamaz. Fakat bana öyle geliyor ki, vatanımızın şerefi ve ordumuzun şöhreti, bizim böyle son ve yüksek bir teşebbüse girişmemizi vacib kılar” Diyordu. Talihi yaver olmadı. 16 Aralık 1877 günü, elinde kalan son kuvvetlerle kaleden dışarı çıktı ve düşman kuşat ma hatlarına saldırdı. Bunlardan bir kısmını parçalayıp geçebildi ise de, kesin bir netice alamadı. Birinci Tümenin başında döğüşürken ağır bir şekilde yaralandı. Bu durum bütün birliklerde hemen paniğe yol açtı. Osman Paşa Plevne ordusunun her şeyi idi. Tümen ve Tugay kumandanlarının ricası ile, düşmandan teslim şartlarını sormak zorunda kaldı. Savaşa son verilmesi emrini, ağlaya ağlaya verdi. Plevne dolaylarında ufak bir kulübede, daima şan ve şeref içinde taşıdığı kılıcını, vazifesini hakkıyla yapmış insanların duyduğu huzur içinde, general Ganeçki’ye teslim edecekti. -Ne yapalım, kaderde bu da yazılıymış. Kimse bizim namus askerimizi yerine getirmediğimizi iddia edemez. Allah şahittir ki, biz vazifemizi yaptık.Dedi. Kulübede diğer paşalarla, paşanın doktoru, Albay Hasip Bey de vardı. Kurmay başkanı Tahir Paşa bu manzara karşısında gözyaşlarının tutamadı. Osman Paşa, arkadaşının yüzüne sevgi ve minnetle baktı ve-Alın yazısını kimse değiştiremez, dediSonra aralı bir aslan gibi, gözlerini düşman generaline çevirdi. Doktor Hasip Bey’in kolunu tutarak hafifçe doğruldu.-Buyur generalim, diyerek kılıcını uzattı.Hayret! Rus generali Ganeçki, ellerini yüzüne kapamıştı-Ben, bu kılıcı alamam!Diye geri geri çekiliyordu. Onun da gözleri yaşlıydı. Hayatında ilk defa böyle büyük bir kahramanla karşılaşıyordu. Mücadele müsavi şartlar altında geçmemişti. Bire karşı ona hücum etmişler, her defasında yenilmişlerdi. Gazi Osman Paşa vazifesini yapmış, dünya askerlik tarihine şan ve şerefle dolu bir destan hediye etmişti. Böyle bir kumandanın kılıcı nasıl alınırdı? Osman Paşa, bir araba ile Plevne’ye götürüldü. Yolda, başkumandan Grandük Nikola ile Romanya prensi Karol tarafından karşılandı. Grandük elini Osman Paşa’ya uzattı:-Siz ne büyük askersiniz Mareşalim, dedi.Prens Karol de büyük bir saygı ile eğildi. Paşa’nın elini sıkmak istedi, fakat Osman Paşa vermedi.-Ben, koskoca bir imparatorluğun müşiriyim, bir âsiye elimi sıktırmam, dedi.O tarihe Romanya Osmanlı devletine bağlı bir eyaletti. Bu savaşta da Romanya halkı Rusların yanında yer almışlardı. Plevne’ye gelirken düşman askerleri yollarda sıralanmışlar, bu yaralı aslanı alkışlıyorlardı. Gazi Osman Paşa, ertesi gün Plevne’ye gelen Rus Çarı I. Alexandr’ın huzuruna çıkarıldı. O da bu kahramanın kılıcını almak cesaretinde bulunamadı. -Mareşalim, dedi, sizi candan tebrik ederim. Müdafaanız, askerlik tarihinin en güzel hadiselerinden biri olmuştur. Sizin gibi bir kumandanın kılıcı alınmaz. Onu kendi memleketinizdeymiş gibi şerefle taşıyabilirsiniz.Bir müddet sonra Gazi Osman Paşa, Harkov’a götürüldü. Orada 34 ay kadar esir kaldıktan sonra İstanbul’a gönderildi ve büyük bir merasimle karşılandı. Sultan II. Abdülhamid Han, onu alnından öperek taltif etti
9 beğeni · 1 yorum
Halil HIDIROGLU (@halilhidiroglu)
PLEVNE KAHRAMANI
22 sa beğen cevap

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

Anonim
Anonim
Vajdahunyad Şatosu’nun girişinin hemen karşısında, herkesin beraber fotoğraf çektirmeye can attığı, heybetli bir heykel göreceksiniz. Oturan ve elinde tüy tutan bir adamı tasvir eden bu heykelin özelliği, yüzünü saklayan kapüşon nedeniyle çehresinin çok net seçilememesi. 1.9 metre yüksekliğindeki bronz heykel, 1903 yılında Miklos Ligeti tarafından yapılmış. ‘Anonim’ adındaki heykel, 12. ve 13. Yüzyıllarda Macar tarihi üzerine birçok çalışması olan, ne adı ne de kişiliği hakkında herhangi bir bilgiye sahip olunmayan bir tarihçiye atfedilmiş. Macarlar’ın kökenine dair birçok hikâye onun kaleminden çıkmış olsa da mistik tarihçinin ismiyle hatırlanmamayı seçtiği söylentisi bugün bile canlılığını koruyor.
6 beğeni · 0 yorum
Bir Osmanlı Havacı Subayı
Bir Osmanlı Havacı Subayı
Türk toplumunda ırkçılığın olmadığını gösteren önemli bir durumdur. öyle ki ahmet ali çelikten'in pilotluk yaptığı dönem uçakların ilk defa oyuncak olmaktan çıkıp etkili bir şekilde kullanılmaya başlandığı dönemdir hatta batı da bir afrikalının pilot olmasını bırakın sıradan bir vatandaşın pilot olması dahi oldukça zordur çünkü pilotluk prestijli bir meslek olduğu için her isteyeni pilotluk okuluna almazlardı.

türkler'de siyahileri aşağılamak için "arap" kelimesinin kullanıldığı düşünülür oysa arap milleti necip millettir gibi bir düşünce vardır. türkler için nasıl kuzey moscof sa batı frenkse bulunduğu bölge rumsa güneyden gelen herkes arabdır. benzer nitelendirmelerde kullanılır babamın köyünde babam sarışın olduğu için güneşde çabuk yanar bu sebepten babama "kızıl ahmet" derlermiş. mavi gözlü birisine "gök ahmet derlermiş" esmer birisine "kara musa" veya cesur birisine "deli hasan" hatta doğuda askerlik yapmış sanırım birazda kürtce öğrenmiş birisine "kürt ziya" derlermiş ve bunların hepsi sıfat olarak ayırt etmek için inssanları kullanılmıştır köyde herkesin bir sıfatı vardır hiç birşey bulamazlarsa ahmedin mehmet derler.bir türk subayı..
bahriye pilotu..
kardeşi çanakkale'de şehit..
kendisi hem cihan harbinde, hem de istiklal savaşında gazi..
kanatlarıyla gökyüzüne adını yazan ilk siyahî..

hayatına dair çok az şey bildiğimiz sayısız gizli kahramandan yalnızca biri..
5 beğeni · 0 yorum

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

Srebrenitsa
Srebrenitsa
20. yüzyılda tüm dünyanın sadece seyirci kaldığı bir soykırımdır!
14 beğeni · 0 yorum

Milena

@masalperisi

Çocukları küçük kurşunla vururlar değil mi anne..SREBRENITSA
Çocukları küçük kurşunla vururlar değil mi anne..SREBRENITSA
11 Temmuz 1995 günü Ratko Mladiç, silahlarından arındırılmış kente girdi ve katliam başladı.
Srebrenitsa katliamı öncesinde bir kameraya konuşarak söylediği, "İşte 11 Temmuz 1995'te Sırp şehri Srebrenitsa'dayız. Büyük bir Sırp bayramı arifesinde iken bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Nihayet, yeniçerilere karşı ayaklanmasından sonra bu toprakta "Türkler"den intikam almamızın vakti geldi" sözleriyle faşist tavrını dünyaya göstermiştir

Sırp askerler, Müslüman Boşnakları yollarda, dağlarda öldürdükten sonra cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.

Srebrenitsa katliami II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımıdır.

Çocukları Küçük Kurşunlarla Mı Vurular Anne
büyümek istemiyorum anne
hedef seçmektense hedef olmayı kursunlara
vurmaktansa vurulmayi seçiyorum .
doğdum ve irkildim büyüklügü karşısında dünyanın..
gördüm ve şaşırdım açgözlülüğüne insanların.
İnsan insanın düşmanı mıdır?
kim kırar gönülleri, korkmaz mı ve bilmez mi insan bir gönül kıran onmayacaktır
ve vurduğu silah er geç dönecektir kendine
ve insan vurdugu kadar vurulur bilmez mi?
nedameti olmayana merhamet değil lanet edilir ancak
Çocukları anne küçük kurşunlarla mı vururlar
oysa çocuk merhamet demektir biraz
İnanmaktır bir uçurtmanın değerli olduğuna bir füzeden.
bütün bilyalarımı versem, resimlerimi, topacımı
yetmez mi anne yok etmeye yeryüzünden bütün silahları
bütün oyunlarda ebe olmaya razıyım yeter ki bölmesin bir bomba rüyalarımı.
madem savaş en çok bir çocuğun annesiz ya da babasız olması demektir,
ebelenmek ve bir daha oyuna girememektir madem
yakıyorum tahta atımı ve tabancamı.
oyunlarda ne askerim bundan sonra ne de pilot
söz, kullanmayacağım bundan sonra sapanımı.
sığınaklara gitmek istemiyorum anne.
oynamak istemiyorum sonunda ‘elma dersem çık’ olmayan hiçbir saklambacı.
Çocukları küçük kursunlarla mı vururlar anne
akar mı onların da kanları?...
20 beğeni · 1 yorum
Fırat çevik (@firatcevik)
Slobadan Milosevic ve Karadziç in dünyanın gözü önünde yapmış olduğu katliam. NATO dönem başkanı olan Hollanda sadece izledi BM ile birlikte.
14.07.18 beğen 1 cevap

egnslm

@egnslm

Gemileri yakıp geri dönmeyenler.
Endülüs Tarihi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğeni · 0 yorum

Meral Meri

@meralmeri

'Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.'  Fatih Sultan Mehmet
'Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.' Fatih Sultan Mehmet
'Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.'

Fatih Sultan Mehmet
8 beğeni · 0 yorum

samet damar

@sametdamar

viladimir LENİN
Rusya Komünist Partisi’nin kurucusu Lenin, dünyanın ne çok tartışılan liderlerinden bir tanesidir. Bazılarının aziz olarak düşündüğü isim, bazıları içinse zalim bir diktatörden fazlası değildir. Liseden mezun olduktan sonra Marksizm’i araştırmış, ağabeyinin Rus Çarı tarafından idam edilmesinden sonra devrimci düşünceleri oluşmaya başlamıştır. 4 kardeşi de onunla birlikte mücadele etmiş, yalnızca genç yaşta ölen Olga devrimci faaliyetlerden uzak durmayı seçmiştir Vladimir Lenin, zekası, bilgi birikimi ve insanlar üzerinde yarattığı güçlü etkiyle hükümeti devirmiştir. VI. Lenin olarak da tanınan lider, sosyalizm ile komünizm denildiğinde akla gelen ilk isimler olan Marx ve Engels’in görüşlerini savunmuştur. Bu görüşleri modern topluma göre uyarlamış ve Leninizm teorisinin kurucusu olmuştur. ✌️✌️✌️
7 beğeni · 0 yorum

Mehmet

@yoldas

Çorum Katliamı ve Başbağlar Katliamı
Çorum Katliamı - Başbağlar Katliamı- Temmuz.
'' Vatan elden gidiyor ''
'' Din elden gidiyor ''
'' Müslüman namusuna sahip çık ''
'' Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız' ''
'' Saat 17.00 sularında TRT radyosu Anons “Alaaddin Camii’ne atılan bomba ile başlayan olay” sözüyle başladı. Saat 19.00’daki haberde biraz değişiklik oldu. “Alladdin Camii’nin yanında patlayan bomba üzerine” şeklinde başlayan haber saat 20.00’de “Alladdin Camii’nin yanında patladığı sanılan bomba üzerine” sözleriyle başladı. Saat 22.00’ye geldiğimizde ise Alladdin Camii de yoktu, bomba da yoktu. Çorum’da Alevisi ve Sünnisiyle birçok farklı inançtan bir arada yaşayan insanlar bölündü. ''

Senaryo her yerde aynı Maraş'ta , Sivas'ta, Çorum'da, Malatya'da, Gazi'de Devlet televizyonu kışkırtır, camisinde örgütlenir, ezan sesinin yerini nefrete ve kışkırtmaya dönüştüren anonslar alır, kolluk kuvvetinden tam destek ile , siyasal islamcı teröristler ve sözde vatan severler kan akıtır.

https://www.evrensel.net/...evirecegiz-dedi

Ve bugün başbağlar...

''Çorum'da Çorum halkının kalbine,
Sivas'ta Sivas halkının kalbine
Başbağlar'da başbağlar halkının kalbine ''
Maraş'ta Maraş halkının kalbine
Malatya'da Malatya, Gazi'de Gazi halkının kalbine saplanan hançer çıkartılmayıp daha derinlere saplanmasını isteyenleri tanıyoruz.
4 beğeni · 0 yorum