ara

Yeni Öğrendim

Yeni öğrendiğin ve herkesin öğrenmesini istediğiniz bilgileri paylaş. Netten copy-paste YAPMA!

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

...
...
Meşhur Cimri Paşa atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine kızar ve her seferinde “La Havle” çekermiş.

Bir gün arabasının atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.

- Atlarıma ne oldu..?

Seyis, cevabı yapıştırmış:

- Ne olacak efendim “La Havle” yiye yiye “Vela kuvvete” oldular.
9 beğeni · 0 yorum

Deli RÜZGAR

@deliruzgar

Allah devletime,milletime ,vatan toprakları, zeval vermesin. Adaleti dünyayı titreten , vicdanı bir kuş yuvasında gizli. Allah bu topraklarda tasımızda ki çorbamızı soğutmasın.
13 beğeni · 2 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
eeee artık pazarlarık dünyaaa,
yerli milli kiremitlerimiz istila eder tüm gavur memleketleri de belki vicdana gelirler de, kuşların yüzyıllara evsiz barksız kalmamasını anlalar.
23.09.18 beğen cevap
Gülcan (@gulcann)
Kuşları da kendimiz gibi hazıra alıştırıyoruz. Yav hayvancıklar kendi yuvasını yapıyor. Yeterki ortamı bulsunlar ve insanlar yuvalarını bozmasın.
23.09.18 beğen 3 cevap

Toru

@sahildekafka

LEBLEBİ
Leblebinin işlenmiş nohut olduğunu öğrendim, bir miktar şaşkınım şu an😳
13 beğeni · 16 yorum
🔥Karanlık🔥 (@mersinlidelikz)
Belliydi zaten
22.09.18 beğen 1 cevap
Cahil Cühelâ (@cahilcuhela)
Şu an bende küçük bir şaşkınlık yaşıyorum @sahildekafka peki nohut değil de ne olduğunu düşünüyordunuz merak ettim?
22.09.18 beğen 2 cevap
hakan yiğitoğlu (@hakanyigitoglu)
kirazı da dalında uzun süre beklet vişne oluyor :)
22.09.18 beğen 3 cevap

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

...
...
Eski Çin’de idam mahkûmlarının son gecelerini hep birlikte neşe içinde geçirmelerine izin verilirmiş. Mahkûmlar, cellât da aralarında olmak üzere, hep birlikte sabaha kadar şarkılar söyler, en sevdikleri yemekleri yer ve pirinç rakısı kadehlerini peş peşe yuvarlayıp mutlu olurlarmış. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte cellât, ansızın hareketlenip palasını çeker ve hafiften çakırkeyif mahkûmların kellesini, tırpanla başak biçer gibi alıverirmiş.

Yine böyle bir infaz ayininde mahkûmlar, sabahın ilk ışıklarına kadar pek güzel eğlenmişler, şarkılar söyleyerek yiyip içmişler. Derken güneşin ilk ışıkları dağların arasından görünmüş. Fakat hiçbir şey olmamış.

Mahkûmlardan biri, cellâda sormuş: “İnfaz neden gecikti?”

Cellât, “Gecikmedi ki,” demiş.

“Fakat kellelerimiz yerli yerinde duruyor” diye diretmiş mahkûm.

“Size öyle geliyor,” demiş cellât, palasına bulaşan kanı göstermiş mahkûma. Dehşete kapılan mahkûm, “Nasıl yani?” diye mırıldanmış.

“Ben çok hızlıyımdır,” demiş cellât.

“Ayağa kalktığın anda kellen kucağına düşecek.”

Kıssadan hisse; kelleniz çoktan gitmiş olabilir, ancak siz bunu henüz fark etmemiş olabilirsiniz. Bir şey olmuş, ama siz olan şeyi henüz idrak edemediğiniz için olmamış gibi davranıyor olabilirsiniz ve kellenizin hâlâ yerinde olduğunu sanıyorsunuz.

Gerçeği anlamanız için ayağa kalkmanız gerekiyor.
3 beğeni · 0 yorum

Cahil Cühelâ

@cahilcuhela

Viyana'ya Kahvenin Gelişi
Viyana'ya Kahvenin Gelişi
Biraz önce NTV kanalından ögrendigim çok hoşuma giden bir bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.

Osmanlı ordusu Viyana kuşatmasından sonra bulundukları bölgeyi terk ederken ağırlıklarını da bulundukları yere bırakırlar. Viyanalı askerler Osmanlı ordusundan geriye kalan eşyaları kontrol ederken çuval çuval tohumlar da bulurlar. Bunun ne tohumu olduğuna dair fikirleri yoktur. Kimisi bu tohumların deve yemi olduğunu sanır. Aralarından bir albay (isminin nasıl yazıldığını bilmiyorum. Fotoğraftaki helkeyde albayın kendisi yer alıyor) daha önce Türk esiri olup hapishanelerde kaldığı için bu tohumların ne olduğunu, nasıl kullanıldığını bilir. Bu tohumları kendisi alır ve Viyana'nın ilk kafesi olarak tarihe geçecek olan kendi kafesini açar. Bu tohumlar Osmanlı ordusundan geriye kalan kahve tohumlarıdır.
6 beğeni · 26 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
cahil cühela abla,

affına sığınarak şerh koyabilir mıyım acaba?
21.09.18 beğen cevap
Onur Efe (@uzattiellerinibirnefesyalnizliga)
NTV kanalı da temcit pilavı gibi aynı şeyi yayınlayıp duruyor Türkiye de bunu bilmeyen kalmadı.
21.09.18 beğen cevap

bisgenblogspot

@bisgenblogspot

Bir Cümle Nasıl Evcilleştirilir !
Bir Cümle Nasıl Evcilleştirilir !
"Yazmasam deli olacaktım!"
Sait Faik'in "Haritada Bir Nokta" öyküsünde geçen bu cümle çoğunlukla tamamen ÇARPITILARAK kullanılmaktadır. Kullananların çoğunun, bu cümlenin ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikri yoktur. Çoğunlukla "yazarın bireysel yazma tutkusunun içinden taşması", "yazarın içindekileri kağıda dökme güdüsü" gibi anlamlar yüklenir. Oysa Sait Faik'in bu cümlesi, bir balıkçıya emeğinin karşılığının verilmediğini gören bir yazarın isyanını ve kendisini "bu haksızlığı yazmak zorunda hissetmesi"ni anlatır.
"Bir cümle nasıl zararsızlaştırılır?" ya da "toplumcu bir içerik nasıl yok edilir?" uygulaması için mükemmel bir örnektir.
B. Sadık Albayrak
https://www.insanokur.org...ktim-sait-faik/
4 beğeni · 0 yorum

Bilal Afan

@hayalet

Yoksa yalan mı yalan?
19 yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğru söyler ve
" bugün hava çok güzel” der.
Gerçek onun etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir.Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte çok zaman geçirirler Yalan doğru söyler.
" su çok güzel, birlikte banyo yapalım! "
Gerçek şu ki, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur,su gerçekten çok güzeldir. Soyunur ve yüzmeye başlarlar.
Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar kayıplara karışır. Kızgın gerçek kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır.
Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.
O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.
Herkesin vicdanı rahatsa, bu kadar kalbi kim kırdı ?
8 beğeni · 9 yorum
🔥Karanlık🔥 (@mersinlidelikz)
Soru güzel ama cevap yok galiba
20.09.18 beğen 1 cevap
ibrahim Ykr (@uzayedebiyati)
Ben kırdım
20.09.18 beğen cevap

EDK

@denizipp

Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, ben ve sizler ise öğrenmiş olmasaydık.
Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, ben ve sizler ise öğrenmiş olmasaydık.
35 yaşındaydı.
Henüz daha yolun yarısı.
Tıp Fakültesi’ni bitirmişti.
Acil tıp uzmanı olmuştu.

Görevi hastaları iyileştirmekti.
Ama kendisi hasta oldu.
Genç yaşta deri kanseri teşhisi kondu.

Tedavi için gitmediği yer kalmadı.
Ankara, Denizli, İzmir, Gaziantep'de şifa aradı, durdu.
Son çare bir yıl önce Manisa’ya sığındı.
Ama kalacak yeri yoktu.
Manisa Devlet Hastanesi’nin bahçesinde bir bankın üzerinde uyumak zorundaydı.
Gündüz hastanede tedavisini sürdürüyor, gece bahçede yatıyordu.
Bir gün hastanede tedavisi olurken, bahçede bıraktığı valizin içinden kemoterapi ilaçlarını çaldılar!
Perişan oldu.
Çünkü çalınan sadece ilaç değil hayatıydı.
Hırsızın bulunması için çalmadığı kapı kalmadı.
Bulamadılar.
Yeni ilaç da alamadı.
Vermediler de.
Çaresizlik içinde gündüz hastanenin içinde, gece parkta hayata tutunmaya çalıştı.

Dün sabah temizlik işçileri Manisa Devlet Hastanesi’nin bahçesindeki bankın üzerinde hareketsiz yatan bir insan buldular.
Hemen sağlık ekipleri geldi.
Yapılan kontrolde öldüğü anlaşıldı.
Hüseyin Ayılmazer’di.
Kalacak yeri olmadığı için hastane bahçesinde can veren acil tıp uzmanı Hüseyin Ayılmazer.

35 yaşında
Bir hastane bahçesinde kimsesiz, sahipsiz, çaresiz bir şekilde can verdi.
4 beğeni · 0 yorum
Ayrılık acısı erkekler için mi kadınlar için mi daha ağır?
Ayrılık acısı erkekler için mi kadınlar için mi daha ağır?
Söz konusu birbirine karşı özel duygular hissetmiş ve zamanla herhangi bir sebepten dolayı yıpranarak ayrılma kararı almış iki insan olduğunda, cinsiyet fark etmeksizin iki tarafın da bu deneyimden üzgün ayrılacağı ortada. İki taraf da bu süreçte mutlaka duygusal çalkantılar yaşayacak, yeni yaşamına adapte olmaya çalışırken zorluklarla karşılaşacaktır. Ancak yine de ayrılık sonrası geçirilen bu zor süreçte hissedilen olumsuz ve yıkıcı duyguların yoğunluğu kadınlarda ve erkeklerde farklı deneyimleniyor olabilir mi?

Bu konuda yapılmış olan bilimsel bir çalışma, ayrılık durumunda deneyimlenen duyguların yoğunluğunda cinsiyetler arası farklılıklar gözlendiğini gösteriyor. Yaşları 18 ile 23 arasında değişen 1000’den fazla kadın ve erkek katılımcıyla yapılan çalışmanın sonuçlarına göre; erkekler kadınlardan daha fazla ayrılık acısı çekiyor ve ayrılık deneyiminin olumsuz etkilerini kadınlara göre çok daha uzun sürede atlatabiliyorlar.
ÖZGÜVENLERİ ZEDELENİYOR

Araştırmacılara göre, erkeklerin ayrılık deneyiminden duygusal olarak daha fazla etkilenmelerinin nedeni ayrılık sonrasında kişiliklerinin ve öz-saygılarının zedelendiğini düşünmeleri.

Toplumdaki genel kanı kadınların ayrılık deneyimi karşısında duygusal olarak daha hassas ve kırılgan olduğu yönündeyken yapılan çalışma aslında erkek bireylerin ayrılık deneyimi karşısında daha kırılgan ve hassas olduklarını gösteriyor.

Aslında sonuçların bu şekilde çıkmasında ayrılık acısının ve yas sürecinin kadınlar ve erkekler tarafından farklı algılanması ve deneyimlenmesi önemli bir rol oynuyor. Kadınlar ve erkekler toplumsal cinsiyet rollerinden dolayı iyileşme sürecine de etki eden inanç sistemlerinde ve başa çıkma becerilerinde farklılıklar gösterebiliyorlar. Karşılaştıkları problemleri çözümlemeye çalışırken farklı stratejiler kullanabiliyorlar.
KADINLARIN DAHA ÇOK DESTEĞİ VAR!

Örneğin bir erkek için ayrıldığı sevgilisinin başka bir erkekle birlikte olabileceği düşüncesi, kaybetme duygusunun yarattığı acıdan çok daha yıkıcı ve yoğun olabiliyor. Kadınların da inanç ve düşünce sistemleri aynı deneyim karşısında farklı duygusal tepkiler vermelerini ve bu duyguların yoğunluk derecesini belirleyebiliyor. Bu nedenle ayrılık sonrası kimin daha çok acı çektiği aslında tamamen olayın kişi tarafından nasıl algılandığına, dolayısıyla inanç sistemine ve çocukluğundan beri geliştirdiği zihinsel kalıplara bağlı.

Araştırma sonuçlarının olası bir başka sebebi de kadınların erkeklere göre daha geniş bir destek ağına sahip olmaları. Kadınlar ilişkileriyle ilgili sorunları, yaşadıkları problemleri ve duygularını rahatlıkla arkadaşlarıyla ve sosyal çevreleriyle paylaşabilirken zayıf ve güçsüz görünecekleri düşüncesiyle kendilerini açmaya çekinen erkekler arasında ilişkilere dair olumsuz paylaşımlar çok daha az. Bu nedenle erkekler ayrılık sonrasında ihtiyaç duydukları duygusal desteği bulamıyor ve ayrılık acısını kadınlara göre çok daha yoğun ve uzun süreli yaşamak durumunda kalabiliyorlar.

Sonuç olarak her ne kadar araştırma sonuçları erkeklerin kadınlardan daha yoğun ve daha uzun süreli ayrılık acısı çektiğini gösterse de, temelde bu deneyimin kim tarafından yaşandığı, nasıl yaşandığı, kişinin geçmiş deneyimleri, sosyal çevresindeki destek mekanizmaları ve yaşadığı toplumun değer yargılarıyla ilişkili.
9 beğeni · 2 yorum
kader.cmln (@elzemxox)
Siz erkeklerde erkek ortamı diye bir şey var biz birleşince dedikodu yaparız vs. fakat sizde kız mevzusu çok döner. Herkes bir deneyimini anlatır dalgalar, gülmeler ama gerçekten sevmek diye de bir kavram var ki işte o kesim zevzeklik yerine korkaklığını, acısını, kaçtıklarını paylaşıp, dürüst olabiliyor.. Yani mevzu aslında cinsiyetle alakalı değil asıl konu sevginin gerçekliği ve karakterde dönüyor bu da bizi bir çok çeşit insanla karşılaştırıyor. En çok acıyı o yaşar onun özgüveni bunun hormonları falan çok da ciddi bir çıkarım olduğunu sanmıyorum. Tabi bu benim gözlemler sonucunda oluşan şahsi fikrim:)
18.09.18 beğen 1 cevap
FiloWay (@filoway)
Bence de mesele cinsiyet meselesinden öte sevginin kalitesi ile alakalı duygusal
gerçekten seven taraf acı çeken taraf
18.09.18 beğen 1 cevap

#katreivefa#

@afyonungulu

Gölge Oyunu
Gölge Oyunu
Karagöz oyununun klasik dağarcığı 28 tanedir.Bu sayı Ramazan ayında oyun gösterilen gece sayısına eşittir.Kadir Gecesi dışındaki günlerin sayisina denktir.
10 beğeni · 0 yorum