ara

Ayşe

@mutluluk

Bu küçüğün çok ilginç bir hikayesi vardı. Daha doğmadan anne karnındayken böbrek yetmezliği teşhisi konuş minik bedene.
Doğduktan sonra uzun bir süre beklenmiş uygun böbrek bulunamamış. Ankara'da kalmış uzun süre. Daha sonra Şanlıurfada maganda kurşunundan ağır yaralanan Yusuf'un İstanbul'a gidişiyle başlamış yeni bir serüven daha. Yusuf'u İstanbul'a tedaviye götüren de İbrahim Tatlıses. Tabi Yusuf daha 7 yaşında ağır gelmiş kurşun. Hayatını kaybetmiş. Ama bizim miniğimize bir umut olmuş. Yusuf'un böbreğini takmışlar miniğimize. Daha sonra Van depreminde evini kaybetmiş ailesi. Babası işini kaybetmiş. Şuan Ankara'dalar nasıl yaşıyorlar bilmiyorum. Bu miniğimizde hala iyiyleşememiş hastaneye gelip gidiyor sürekli. Hayatları hayatlara bağlamışlar. Organ naklinin önemini bir çift gülen gözde ve sımsıcacık abla kelimesinde anladım..
31 beğeni · 7 yorum · Biliyor musun? ·
Misafir
fransa da yenı bır kanun yururluğe gırdı;bır ınsan ölmeden belirtmediği takdırde organları bağışlanacaktır dıye...
09.01.17 beğen 2 cevap
Ayşe (@mutluluk)
@akordeon çok ilginç bir şey daha duymuştum. Organlarımızı bağışlamak için verdiğimiz belgelerin gizliliği sıkıntıdaymış. Ayrıca başımıza herhangibir şey geldiğinde de öncelikli olan şey organlarımız olabiliyormuş sağlığımızdan daha önemli. Hipokrat yemini bozuluyormuş bir yerde anlayacağınız. O yüzden bağış işini ailemize bırakmalıyız bence. Ya da Fransa da çok iyi bşr uygulama yapmış. Çok mantıklı
09.01.17 beğen 2 cevap
Misafir
bahsettiğin konudan bilgim yok dostum.aile ye ya da bır topluma bırakılmamalı bence.ama fransa da ki sistem gayet güzel bence,ölüyorsün ve bilgilerıne bakılıyor ve organlarımı bağişlamak ıstemıyorum ibaresi yok ise hıç kımseye sorulmadan organların alınıyor.
09.01.17 beğen 2 cevap