ara

Hakan

@hakani

Bu sabah da her zamanki gibi iş yerime gelmiş, bu iş yeri ayrı yazılıyormuş bu arada tedeka’dan az önce baktım, bilgisayarımı açmış, bir taraftan Neokur’a göz gezdiriyor, bir taraftan müzik dinliyordum. Aa, müzik mi dinliyordum, hayır, kaytarmıyorum işten falan, nereden çıkardınız onu yahu? Neyse efendim, @nill’in gönderdiği hediyelerin şokunu da yeni yeni atlatmıştım ya hani, sizin haberiniz yok ondan tabii, postacının içeri girmesiyle bende yeniden yeni şoklar depleşmeye başladı. Postacının elinde yine bir kutu, ve adam yine ismimi söyleyip bana yaklaşıyor. Bir an masanın altına mı gizlensem diye düşünürken odada yalnız olduğumdan ve adamın bana artık iyice yaklaşmış olmasından bu fikrimin yersiz olduğuna kanaat getirmiş, bu kanaat getirmiş olmadı mı buraya acaba, ve teslim olmaktan başka çaremin olmadığını anlamıştım. Postacı kutuyu uzattı, kutu da kutu ha, ben aslında teslim olmak için uzattığım ellerimi kutunun üzerinde hissettim, ve hızla elinden çekip aldım kutuyu. İmza, tc, odamın kapısındaki tabelada soyadımın neden yanış yazıldığı, cart, curt derken nihayet gönderdim postacıyı ve kutumla baş başa kaldım. Ee tabii açtım hemen, ne bekleyeceğim. Yoksa açmayıp evin salonuna mı koysaydım, çocuklarım ya da torunlarım için müzelik de olabilirdi mesela. Tabii ya, koyarlardı baş köşeye, gelen misafirlerine hava atarlardı bu benim dedeme Neokur’dan bir dostunun gönderdiği hediyeymiş, bu güne kadar hiç kimse açmamış diye. Neyse, geçti artık, affetsinler beni, ne yapalım. Kutuyu derin bir nefesle açar açmaz, acaba kimden geldi diye düşünmeye başladım ve içini dikkatle kurcalamaya başladım. Firmanın mürekkepten tasarruf etmek için kocaman kağıdın sol üst tarafına yazdıkları küçücük notu, bizim üniversitenin uzay araştırmalarında kullandığı teleskobun öbür ucuna koyarak okumaya gerek kalmadı neyse ki. Beklediğim gibiydi. Hediyeyi @kgk göndermişti. Merakla içindekileri incelemeye başladım.

http://www.resimag.com/8b67eca7.jpeg


Abilerim, aplalarım! Şu solda gördüğünüz kitap benim en sevdiğim hocalardan biri olan, hatta en sevdiğim hoca da diyebiliriz, İlber Hoca’nın kendi seyahatnamesi, ikinci kitap, ki en merak ettiğim, Pedro Paramo denen birinin Juan Rulfo kitabı ve sağdaki üçüncü de benim adamım Tolstoy’un resminin üzerinde bulunduğu ajanda. Anlaşılan @nill’in gönderdiklerinin yanında bunlarla beraber okuma listem bir hayli kabardı.

http://www.resimag.com/e997e2a8.jpeg


@kgk, sınavların arasında boğuşurken aldığım bu güzel hediyeler beni gerçekten çok mutlu etti, sana kocamaaaaann, teşekkür ederim. Okumak için gerçekten sabırsızlanıyorum çünkü nasıl yaptıysan tam da benim ilgi alanlarıma giren kitapları seçmişsin. Gerçekten şu an nasıl teşekkür etsem bilmiyorum ama inan çok mutluyum. Senin gibi insanın kalbini nasıl fethedeceğini çok iyi bilen bir dostunun olması insanlar için ve benim için çok güzel bir şey. Neyse, zaten kendi paylaşımını kaynatabilen biriyim, en iyisi çok tutmayayım ben seni burada. Tekrar, tekrar, tekrar çooooooooook teşekkür ederim.
EK 1
Bir düzeltme yapmam lazım:
İkinci resimdeki kitabın adı değil, yazaarının adı Juan Rulfo'ymuş. Kitabın adı Pedro Paramo. 10.01.17
43 beğeni · 20 yorum · Başıma Gelenler
Nil (@nill)
çok güzel kitaplar hakan ve seçimlerin çok güzelmiş @kgk bacım :) keyifli okumalar dilerim @hakani :) - 10.01.17
Hakan (@hakani)
eşekkür ederim @nill. Şu an kara kara hangisinden başlasam diye düşünüyorum. - 10.01.17
Tokmakan (@tokmakan)
Harika hediyeler @hakani Martin Eden diyorum ben :) keyifle oku :) - 10.01.17