ara

Reyhan Erdoğan

Terapist Alfa psikoloji

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

Aile  ve drama
Aile ve drama
#etkinlik
#agustosboceklerivekarincalar
#kitapyorumu
Muzaffer(Baba),Metin(abi),Selma(abla),Aziz,Kemal (en küçuk kardeş)
Muzaffer Beyin buyuk bir rahatsizlik gecirmesi sonucu ölüm dosegine gelmesiyle kardesler arasindaki mal paylasimi ile ilgili yasanan problemler ve annelerinin ölumuyle Kemal in dislanmasi Aziz in evlatlik verilmesi Muzaffer Beyin suskunlugu..
Kisa ve öz bir kitap .Gorunen ve gorunmeyen gerceklerin tek tek ortaya cikmasiyla aslinda gunumuzde yasanan aile dramini gozler onune sermis yazar.
Ummadigin taş bas yarar hesabi sanirim Kemal in katil olabilecegi sahsen aklimdan gecmezdi.Ki ebeveynlerin biraz sorumsuzlugunun ya da eksikliginin bireyin yetismesi uzerindeki etkileri de apacik .Aşırı olan her şeyin yine insanlara olumsuz etkilerini gormekteyiz.
Tesekkurler adminlerin
Yazarimizin da emegine saglik bol kazancli olsun ..


Agsln Zhr
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

#kitapçılgınları
#kitapyorumu
#titanicyayınları
#ağustosböceklerivekarıncalar

Eveet, etkinlik kitabım bu sabah geldi. Her teneffüste, öğle arasında ve akşam bulabildiğim kısacık bir zaman diliminde okuyarak bitirdim arkadaşlar.
Öncelikle ben , bir şey söylemek istiyorum. Bu etkinliğin duyurusu yapıldığında ve ismimi bu özel etkinlikte etiketlenmiş gördüğümde inanın çok duygulandım. Yani bu grupta kimse benim babamın oğlu/ kızı değil. Ama ; düşünsenize! Çok güzel bir şey yapılıyor ve beni hiç tanımadan seven insanlar(evet evet biliyorum çok tatlı olmamın da payı var. Hı hı. Evet😁), beni de katıyorlar bu güzel etkileşime. Şimdi bu güzel grup sevilmez mi? Hı?
Kitap yorumuna gelirsek:
Hayatımda ilk defa bir senaryo okudum ve bence çok keyifliydi. Düşünsenize, senaryoyu okurken kendi hayalinizde başka karakterler, başka mekanlar oturtuyorsunuz. Yani tabi roman okurken de bu dediklerimi yapıyoruz ama senaryo bi başka tatlıymış❤️
Senaryo; ölmek üzere olan yaşlı bir adam , bu adamcağıza bakan küçük oğul ve zaman içinde birbirinden kopmuş diğer kardeşlerin, ölüm döşeğindeki babaları için bir araya gelmeleri üzerine kurulmuş.
...
Birkaç saat önce okuduğum bir yorumdan farklı olarak şunu söylemek istiyorum. Evet. Kitapta bir katil var. Ama katilin kim olduğu önemli değil ki! Zaten bu bir cinayet filmi senaryosu değil!
Hayatta, hepimizin , bir şekilde yaşadığı ya da mutlaka çevresinde tanık olduğu hayırsız evlat, geçmişle küsme, kardeşler arasındaki anlamsız kavgalar, gereksiz hırslar...işte bunları gördüm ben.
Ve söyler misiniz bana?
Bir insan sadece bir başkasını fizyolojik olarak öldürünce mi katil olur?
Yoksa, bir insanın kalbini kırıp ruhunu öldürdüğünde mi?
Hepimiz, hayatımız boyunca en az bir kere katil olmuşuzdur. İşte bunu fark edeceksiniz ve kendinizi sorgulayacaksınız. Acaba beni kimler öldürdü ve ben acaba kaç kişinin ruhunu zehirledim diyeceksiniz.
En yakın zamanda filmi de izleyeceğim.
Güzel şeyler, güzel insanlarla olur.
Bu güzel grupta daha nice etkinliklere inşallah🙏🏻

Pelin Gencer Genç
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

#kitapyorum
#ağustosböceklerivekarincalar
Merhaba arkadaşlar 🙋
Öncelikle Yasemin Aslan Burcu ünlü ve Reyhan hanıma teşekkür ediyorum. Ben ilk filmini izledim ve sonra kitabi okudum. Hiç bir farklılık yoktu ayni filmde ne geçiyorsa noktası noktasına aynıydı. Oyuncuların konuşma duzeni akıcı bir şekilde ilerledi..

Kitabın konusuna gelecek olursak 4 kardeşin iletişim kopukluğu,miras, baskıcılık ve ezilen küçük kardeş.. aslına bakarsak yönetmenin de dediği gibi, toplumun küçük prototipleri..

Yazar hikayesini o kadar farklı bir olaydan esinlenmiş ki belki de kimsenin aklına gelmezdi böylesi. Otobüste giderken 4 tane karganın leş yediklerini görüyor teker teker yiyip gitmişler son kalan karga sağa sola bakıp hiç birini göremeyince onların aksi yönüne doğru gitmiş. Daha sonra bir yerde hayatta olan bir adamla ilgili ölürse sen söyle alırsın ben böyle alırım, ben daha çok alırım yıllardır ben baktım falan diye bir muhabbetin icine düşmüş yazarımız ve bunlardan esinlenerek bu senaryoyu yazmış..

Kitabın içinde setten fotoğraflar,röportaj, cekim programı, senaryo öncesi hazırlıkları ve daha bir sürü şey 🙂

Katıldığı festivaller
23. Uluslararası film festivali -yarışma filmi
5.uluslararasi Van gölü film festivali -juri özel ödülü
4. Uluslararası Antakya film festivali -en iyi senaryo ödülü.
4.bogazici film festivali -ilk filimler katagorisi/ özel gösterim


Yusuf Yusra
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

 3 KASIM  2017 HOLLANDA FILM FESTIVALI YARISMA FILMI
3 KASIM 2017 HOLLANDA FILM FESTIVALI YARISMA FILMI
#KitapYorumu
#AğustosBöcekleriveKarıncalar #ErhanTuncer

Her şeye rağmen...

Daha önce neden senaryo okumadım ki ben? Hemde film tutkunu olarak. Tek kelime ile senaryoya bayıldım. Sanki bir oyuncuymuşum ve senaryo bana verilmiş okuduktan sonra işte ben, ben bunun içinde olmalıymışım hissiyatı. O heyecan.

Ekolojik döngü ve haricilik. Bu tema tüm benliğime işledi sanırım. Bazı insanlar lanetli mi doğar yoksa çevremizde ki lanet bizemi sıçrar? Senaryoyu okurken Kemalin duygu devinimleri beni çok etkiledi. Yazarın oyuncuları sunuşu bir Yaşar Kemal bir Sabahattin Ali gibi içime işledi. Ve Kemalin devinimleri Nazım Hikmet'in ekmek kavgasıydı sanki. Peki ya Aziz. Sanırım beni en çok etkileyen sahne onun sigarayı süngerine kadar içmesiydi. Bir umutla beklemesiydi. Sanırım filmin o sahnesini izlerken ağlayabilirim. Sonu beni sarsmadı çünkü ekolojik döngü işledi. Kendinden olmayanı yok etti. Hastalıklı olan her zaman yok edilmelidir ki gelecek nesillere genleri aktarılmasın. Acı bu hayatın en gerçek hissi değil miydi? Sanki senarist bunu aktarmak istemiş ve bu senaryonun özünü kavrayabilen herkesin her hücresine bunu işlemeyi başarmış.

Ülkemi bu kadar iyi yorumlayabilen bir senaristin yetişmesi gurur duyulası. Sanat toplum içindir olgusu buram buram kokuyor. Sokağa inmesi, küçük bir odaya onca duyguyu sığdırması olağanüstü.

Eğer bir gün senarist ile tanışırsam utançla ondan özür dileyeceğim. Filmine zamanında gidemediğime ve bizden birinin elinden her geleni yapıp bu güzelliğimi hayatımıza kattığı halde yanında olamadığım için. Ve bu senaryoyu bize katan okuyucuya sunan Titanic Yayınlarına da teşekkür ederim.

Diğer bir teşekkürüm bu grupta sadece adminlik yapmadığı bana ailemi aratmadığı için gülüşüm ağlayışım olan Burcu ma sonsuz teşekkür ederim <3 ve diğer teşekkürüm bizi farklı bir pencere ile tanışmamıza vesile olan Reyhan Erdoğan 'a.

Senaryoyu bilerek anlatmadım çünkü olaylar değildi mühim olan hislerdi.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
0 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

https://youtu.be/RW2oSpP0cnw
#KitapYorumu
#AğustosBöcekleriveKarıncalar #ErhanTuncer

Her şeye rağmen...

Daha önce neden senaryo okumadım ki ben? Hemde film tutkunu olarak. Tek kelime ile senaryoya bayıldım. Sanki bir oyuncuymuşum ve senaryo bana verilmiş okuduktan sonra işte ben, ben bunun içinde olmalıymışım hissiyatı. O heyecan.

Ekolojik döngü ve haricilik. Bu tema tüm benliğime işledi sanırım. Bazı insanlar lanetli mi doğar yoksa çevremizde ki lanet bizemi sıçrar? Senaryoyu okurken Kemalin duygu devinimleri beni çok etkiledi. Yazarın oyuncuları sunuşu bir Yaşar Kemal bir Sabahattin Ali gibi içime işledi. Ve Kemalin devinimleri Nazım Hikmet'in ekmek kavgasıydı sanki. Peki ya Aziz. Sanırım beni en çok etkileyen sahne onun sigarayı süngerine kadar içmesiydi. Bir umutla beklemesiydi. Sanırım filmin o sahnesini izlerken ağlayabilirim. Sonu beni sarsmadı çünkü ekolojik döngü işledi. Kendinden olmayanı yok etti. Hastalıklı olan her zaman yok edilmelidir ki gelecek nesillere genleri aktarılmasın. Acı bu hayatın en gerçek hissi değil miydi? Sanki senarist bunu aktarmak istemiş ve bu senaryonun özünü kavrayabilen herkesin her hücresine bunu işlemeyi başarmış.

Ülkemi bu kadar iyi yorumlayabilen bir senaristin yetişmesi gurur duyulası. Sanat toplum içindir olgusu buram buram kokuyor. Sokağa inmesi, küçük bir odaya onca duyguyu sığdırması olağanüstü.

Eğer bir gün senarist ile tanışırsam utançla ondan özür dileyeceğim. Filmine zamanında gidemediğime ve bizden birinin elinden her geleni yapıp bu güzelliğimi hayatımıza kattığı halde yanında olamadığım için. Ve bu senaryoyu bize katan okuyucuya sunan Titanic Yayınlarına da teşekkür ederim.

Diğer bir teşekkürüm bu grupta sadece adminlik yapmadığı bana ailemi aratmadığı için gülüşüm ağlayışım olan Burcu ma sonsuz teşekkür ederim <3 ve diğer teşekkürüm bizi farklı bir pencere ile tanışmamıza vesile olan Reyhan Erdoğan 'a.

Senaryoyu bilerek anlatmadım çünkü olaylar değildi mühim olan hislerdi.

Herkese keyifli okumalar dilerim.


Halime Şimsek
EK 1
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

BIR SINEMA FİMININ SENARYOSUNU OKUMANIN HAZZINA VARMAK..
#KitapYorumu
#AğustosBöcekleriveKarıncalar #ErhanTuncer

Her şeye rağmen...

Daha önce neden senaryo okumadım ki ben? Hemde film tutkunu olarak. Tek kelime ile senaryoya bayıldım. Sanki bir oyuncuymuşum ve senaryo bana verilmiş okuduktan sonra işte ben, ben bunun içinde olmalıymışım hissiyatı. O heyecan.

Ekolojik döngü ve haricilik. Bu tema tüm benliğime işledi sanırım. Bazı insanlar lanetli mi doğar yoksa çevremizde ki lanet bizemi sıçrar? Senaryoyu okurken Kemalin duygu devinimleri beni çok etkiledi. Yazarın oyuncuları sunuşu bir Yaşar Kemal bir Sabahattin Ali gibi içime işledi. Ve Kemalin devinimleri Nazım Hikmet'in ekmek kavgasıydı sanki. Peki ya Aziz. Sanırım beni en çok etkileyen sahne onun sigarayı süngerine kadar içmesiydi. Bir umutla beklemesiydi. Sanırım filmin o sahnesini izlerken ağlayabilirim. Sonu beni sarsmadı çünkü ekolojik döngü işledi. Kendinden olmayanı yok etti. Hastalıklı olan her zaman yok edilmelidir ki gelecek nesillere genleri aktarılmasın. Acı bu hayatın en gerçek hissi değil miydi? Sanki senarist bunu aktarmak istemiş ve bu senaryonun özünü kavrayabilen herkesin her hücresine bunu işlemeyi başarmış.

Ülkemi bu kadar iyi yorumlayabilen bir senaristin yetişmesi gurur duyulası. Sanat toplum içindir olgusu buram buram kokuyor. Sokağa inmesi, küçük bir odaya onca duyguyu sığdırması olağanüstü.

Eğer bir gün senarist ile tanışırsam utançla ondan özür dileyeceğim. Filmine zamanında gidemediğime ve bizden birinin elinden her geleni yapıp bu güzelliğimi hayatımıza kattığı halde yanında olamadığım için. Ve bu senaryoyu bize katan okuyucuya sunan Titanic Yayınlarına da teşekkür ederim.

Diğer bir teşekkürüm bu grupta sadece adminlik yapmadığı bana ailemi aratmadığı için gülüşüm ağlayışım olan Burcu ma sonsuz teşekkür ederim <3 ve diğer teşekkürüm bizi farklı bir pencere ile tanışmamıza vesile olan Reyhan Erdoğan 'a.

Senaryoyu bilerek anlatmadım çünkü olaylar değildi mühim olan hislerdi.

Herkese keyifli okumalar dilerim. Halime şimşek
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
1 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

Hollanda film festivalinde yarışma filmi olan Erhan Tuncer ve ekibine başarılar.
#KitapYorumu
#AğustosBöcekleriveKarıncalar #ErhanTuncer

Her şeye rağmen...

Daha önce neden senaryo okumadım ki ben? Hemde film tutkunu olarak. Tek kelime ile senaryoya bayıldım. Sanki bir oyuncuymuşum ve senaryo bana verilmiş okuduktan sonra işte ben, ben bunun içinde olmalıymışım hissiyatı. O heyecan.

Ekolojik döngü ve haricilik. Bu tema tüm benliğime işledi sanırım. Bazı insanlar lanetli mi doğar yoksa çevremizde ki lanet bizemi sıçrar? Senaryoyu okurken Kemalin duygu devinimleri beni çok etkiledi. Yazarın oyuncuları sunuşu bir Yaşar Kemal bir Sabahattin Ali gibi içime işledi. Ve Kemalin devinimleri Nazım Hikmet'in ekmek kavgasıydı sanki. Peki ya Aziz. Sanırım beni en çok etkileyen sahne onun sigarayı süngerine kadar içmesiydi. Bir umutla beklemesiydi. Sanırım filmin o sahnesini izlerken ağlayabilirim. Sonu beni sarsmadı çünkü ekolojik döngü işledi. Kendinden olmayanı yok etti. Hastalıklı olan her zaman yok edilmelidir ki gelecek nesillere genleri aktarılmasın. Acı bu hayatın en gerçek hissi değil miydi? Sanki senarist bunu aktarmak istemiş ve bu senaryonun özünü kavrayabilen herkesin her hücresine bunu işlemeyi başarmış.

Ülkemi bu kadar iyi yorumlayabilen bir senaristin yetişmesi gurur duyulası. Sanat toplum içindir olgusu buram buram kokuyor. Sokağa inmesi, küçük bir odaya onca duyguyu sığdırması olağanüstü.

Eğer bir gün senarist ile tanışırsam utançla ondan özür dileyeceğim. Filmine zamanında gidemediğime ve bizden birinin elinden her geleni yapıp bu güzelliğimi hayatımıza kattığı halde yanında olamadığım için. Ve bu senaryoyu bize katan okuyucuya sunan Titanic Yayınlarına da teşekkür ederim.

Diğer bir teşekkürüm bu grupta sadece adminlik yapmadığı bana ailemi aratmadığı için gülüşüm ağlayışım olan Burcu ma sonsuz teşekkür ederim <3 ve diğer teşekkürüm bizi farklı bir pencere ile tanışmamıza vesile olan Reyhan Erdoğan 'a.

Senaryoyu bilerek anlatmadım çünkü olaylar değildi mühim olan hislerdi.

Herkese keyifli okumalar dilerim. Halime şimşek
Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

ENDÜLÜSÜN SIRLARI
ENDÜLÜSÜN SIRLARI
YA RAB !
ŞAHİD VE NAZIRSIN Kİ!
BU BÜYÜK DENİZ ÖNÜME GEÇİP İLERLEMEME MANİ OLMASAYDI
SENİN İSMİNİ DAHA UZAKLARA GÖTÜRÜRDÜM..
UKBE BİN NAFİA..
0 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

Bastırma
Bastırma
Duygularını kabul et. Duygularını bastırman, yok
etmen, yıkman sana ancak zarar verir. Duygularınla meşru
dairede, uyum içinde yaşama sanatını geliştirmek zorundasın.
Elin, ayağın, gözün, kulağın nasıl senin bir parçan ise
duygularında senin bir parçandır. Diğer parçaların gibi onlara
da sahip çıkman, onlarla barışman seni mutluluğa götürür.
Bütün bu duyguların arasında uyumu, ahengi yakalamalısın.


Bir orkestra şefi gibi olmalısın. Müzik aletlerini çalamazsan
sadece gürültü çıkarırsın. Bütün komşuların senden şikayetçi
olurlar. Dinleyenleri çıldırtırsın. Ama müzik aletlerini
çalmayı başarırsan çok hoş, çok güzel parçaların hayat
bulmasına, bestelenmesine vesile olursun. Aynen bunun gibi
hayat da bir müzik aleti gibidir. Kiminin elinde gürültü aleti,
kiminin elinde ise şaheserler meydana getiren bir aparattır.
Duygularını bir keman, bir piyano gibi kullanmayı bilirsen
nezih bir hayat yaşarsın. Ama onları kullanamazsan bir sapık,
hırsız, yalancı, sahtekar olmak kaderin olur.
Kaynakları güzel kullanmayı öğren. Eğer öfkeyi
tutkuya, şehveti aşka, aç gözlülüğü paylaşmaya dönüştürme
becerisini geliştirebilirsen duygularınla barışık yaşarsın.
Unutma Nemrut, Firavun olma da senin için de, Yunus,
Mevlana olmak da senin içinde. Bu müzik aletini çalıp,
çalmamana bağlı.
Senin içinde uçsuz bucaksız bir evren var, sadece
kendini tanı ve kendin ol. Kendine saygı duy, kendini sev.

“Şu anda bütün duygularınla ters yüz edilmiş durumdasın.
Duygularını ifade ettikçe, onları kullanmayı öğrendikçe her
şeyi doğru bir şekilde doğru yerlere koyabileceksin.”
1 beğeni · 0 yorum

Reyhan Erdoğan

@reyhan-erdogan

ÇOCUKLUĞUMUN SAATİ
ÇOCUKLUĞUMUN SAATİ
Çocukluğumun Saati

O kentin sokaklarında sağ koluna yapışmış küçük ‘nacar’ saatine bakan bir kız çocuğu.
Kolalı kurdelesi gülüşü gibi şaşkın düşebilir bir liman güneşinin orta yerine.

Sevincin adı altmışlı yıllarda - kaç gözü yaşlı geceme mal olmuş -
ilk kol saatimin babam tarafından koluma takılmasıydı.

İlk mücevherim: Orta yeri rakamlı, çerçevesi parlak sarı,
kurmalı, siyah kayışlı saatim.

Henüz zamanın ölümü de gösterdiğini anladığım yaşta değilim.

Dondurmacılar kapı önünden geçiyor arabalarıyla.
Bakır madeni kuruşlarla simidin has tadına ulaşmak kolay.
İnsanlar ve denizler böylesi kirlenmemiş ve karpuz tadı değişmemiş.

kolumda altın saat
zaman
bir tabut gömülüyor

Yıllar sonra köhne bir dükkânda anıların arasında yitirdiğim o küçücük saatin benzerini bulduğumda
- Kaç para?
diye sordum
- Ne verirsen ver abla
dedi satıcı.

Ne verebilirim ki şimdi ben hatıraları altın suyuna batmış zamana!

yeşil kurbağalar
mezarlıkta
aynı şarkıyı dinliyoruz

YELDA KARATAŞ
HAİBUNLAR..
ALFA PSİKOLOJİ YAYINLARI..
3 beğeni · 0 yorum
/ 3