ara

ruhadam

Yarınlar kalleş dolu, mert olan her düne yan

ruhadam

@ruhadam

GİZLİ KAHRAMANLAR
Bu kitap bana Ahmet Yesevi'nin "Din Seçim Türklük Kaderdir" sözünü hatırlattı. Anadolu'nun fethiyle beraber başlayan süreçte Müsüman Türklerle beraber Hristiyan Türklerde gelmişti Anadoluya. Bu kitapta Hristiyan Türklerin Kurtuluş Savaşı döneminden başlayarak Ergenekon Davasına kadar olan süreçteki oldukça yararlı işleri anlatılıyor. Bu tarz kitaplar bazı okuyuculara sıkıcı gelebilir, çünkü akıcı değillerdir içinde yoğun bilgiler vardır, bu nedenle edebi yönden beklentileriniz olmasın, tarih meraklıysanız ve yakın tarihimizdeki süreçleri öğrenmek istiyorsanız çok faydalı bir kitap.

Atatürk, Papa Eftim için “bu memlekete bir ordu kadar yardım etti” ve “Papa Eftim benden daha Türktür” sözleri benim bu kitabı almamdaki esastı. Okudukça ülkemizin Atatürk'ten sonra ne kadar yanlış politikalarla yönetildiğini bir kez daha anlamış oldum. Lozan Antlaşmasında hiçbir yetkisi kalmayan Fener Rum Patrikhanesinin yetkilerinin nasıl, ne amaçla ve bu yetkilerin hangi sonuçları doğuracağını anlamış oldum. Papa Eftim'in torunu Sevgi Erenerol'un Ergenekon Davası kapsamında Zekeriya Öz tarafından yargılandığını öğrendim. Lozan Antlaşmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Kıbrıs olaylarında Fener Rum Patrikhanesinin ortalığı nasıl karıştırdığını öğrendim... Bunun gibi birçok bilgiyi bu kitapta bulabilirsiniz, bu bilgilerin dipnotlarla ve kaynaklarıyla verilmeside yazarın özverisini ve kitabında içerik olarak güvenirliğini ıspatlar. Hristiyan ama Türk olan ve bize anlatılmayan-öğretilmeyen bu gizli kahramanların mücadelesini öğrenmek ve ülkemiz üzerinde dönen fitneleri öğrenmek istiyorsanız kesinlikle okumalısınız...
Türk Papa
kitaba 10 verdi
8 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

TARİHİ BİR SERÜVEN
Açıkcası kitabı Sarı Satluk Baba'yı merak ettiğim için almıştım ama bu kadar haz alcağımı zannetmiyordum. Kitap içerik olarak oldukça akıcı ve sade bir dille yazılmış. Sarı Saltuk Baba İslam ve Türklük adına davranışlarıyla örnek olması ve Balkanların türkleşmesini sağlamak için görevlendiren bir derviş-eren aynı zamanda bir savaşçı. Bu görev Ahmed Yesevi tarafından veriliyor. Olaylar o kadar güzel gelişiyorki Holywood tarzında filmi çekilebilir. Bazı ilahi olaylar anlatılıyor kitapta tarihsel açıdan gerçekliğini bilemiyorum ama içerik olarak okuması çok keyifli. Bazen Sarı Saltuk Baba başka bir insanın suretine bürünüyor, bazen kurt oluyor, başka alemlere geçiyor, ejderhalarla savaşıyor, Moğolların büyücü kamları, şamanları ve cadılarıyla savaşıyor... Saltuk Baba'nın en büyük görevi ise o dönemdeki en önemli islam düşmanı ünlü Hülagü Han'ı yenip islamı kurtarmak. Kitapta bolbol dipnotlar var, Saltukname'den, Evliya Çelebi'den, İbn-i Bibi vb. bu da kitabın gelişigüzel yazılmadığının ıspatı. Dikkatimi çeken bir diğer hususta her kesime eleştirilerin olması; mesela Abbasi Halifesi kitapta yer yer eleştiriliyor, bazen Halifeye saldıran Hülagu'yu haklı buluyorsunuz, Selçuklu Sultanları'da eleştiriliyor ama yinede herşeye rağmen İzzeddin Keykavus'a liderlik veriliyor, Haşhaşiler kitapta alışık olmadığımız tarzda şaşırtıcı bir şekilde anlatılmış, tabi eleştiriler rastgele değil tarihsel esaslara dayanıyor. Böyle olunca da kitap bana göre daha kaliteli oluyor. İncelemeleri biraz karışık yazıyor olabilirim kusuruma bakmayın...
Herkese tavsiye ederim güzel bir kitap.
EK 1
Çok ilginç bir tesadüf oldu ve bugün kitabın yazarıyla bir arkadaşım aracılığıyla telefonda görüştüm. İyi ki okumuşum kitabı ve iyi ki yazarı tanımışım. 2 ay içinde yeni bir kitabı çıkıyormuş Ahmed Yesevi romanı sabırsızlıkla bu kitabını bekliyorum. 14.02.17
Sur'a Üflenene Kadar
kitaba 10 verdi
11 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Bizim Güzel Kültürümüz
Bu kitabı okuduğum için mutlu oldum, çünkü kültürümüzü yansıtan güzel şiirler var içinde. Saf, temiz ve samimi o kadar güzel şiirlerimiz varmış ki bugüne kadar neden okumamışım dedim. Kitapta halk ozanlarımızın bazılarına ve bazı şiirlerine yer verilmiş, yanlış olmaması adına da alfabetik sıraya göre dizilim yapılmış. Aslında şiirlerin bir kısmını şarkılardan tanıyoruz, Neşet Ertaş, Musa Eroğlu, Cem Karaca, Barış Manço vs... bu şiirleri şarkıya derlemişler, iyide yapmışlar dolaylı yoldanda olsa kulaklarımızda yer etmişler. Ben kitapdan büyük haz aldım, herkese öneririm.
Türk Halk Şiirinden Seçmeler
kitaba puan vermedi
6 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

ÖZDEYİŞLER
İçeriğe geçmeden önce kitap tasarımını beğenmedim, resimli sayfa tasarımlarını sevmiyorum kitap dediğin sade olmalı ve sayfa sayısı biraz abartılmış sayfalar çok boş, tasarım gereği boş olabilir ama çok boş biraz israf olmuş diyebiliriz. Kitap 233 sayfa normal bir tasarımla yarı yarıya düşebilirdi. Ben internetten aldığım için iç sayfa tasarımlarını görmemiştim. Yazarın özdeyişlerine gelecek olursak; güzel, farklı ve birçok konuya değinen fikirler var. 233 sayfadan 1 sayfa özeti hayatımıza katabilirsek bambaşka bir insan olabiliriz.
Aforizmalar
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

GÜZEL İNSAN, GÜZEL KİTAP
Dilaver Cebeci'nin şiirlerini çok beğendim zaten bol bol alıntı ekledim. Aslında yazarı dolaylı yoldan birçoğumuz tanıyoruz "IRMAĞININ AKIŞINA ÖLÜRÜM TÜRKİYEM" şiirinin yazarıdır. Kitabın dili çok sade ve çok anlaşılır, şiirler çok hisli bazı şiirleri okurken çok duygulandım bazılarında ise gururla doldum. Kitabı aldığımda bu kadar kaliteli şiirlerle dolu olduğunu düşünmemiştim, anlamsız bir önyargıda bulunmuşum. Marş ve kahramanlık tarzında şiirleri çok sevmişimdir bu kitapta da bu tarzda birçok şiir var bu nedenle yazara Vatan Şairi diyebiliriz. Vatan aşkı kadar aşk şiirleride çok fazla ve çok başarılı. Yazar Türk-İslam sentezini şiirlerinde çok iyi işlemiş, bir şiirde kendinizi Medinede bulurken başka bir şiirde Göktürk Devletinde buluyorsunuz. Şiirler derin anlam, duygu ve bilgilerle işlenmiş. Kitabı herkese tavsiye ederim.
7 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Zekice Kaleme Alınmış
Atsız'ın ince zekasını konuşturduğu bir kitap. Okuması çok keyifli, o kadar güzel eleştiriler ve ironiler var ki. Dalkavuklar Gecesi Hattuşaş dönemi üzerinden Beşeri Şef dönemini eleştiriyor, neredeyse her karakterin gerçekte bir karşılığı var. Bu karakterleri ben biliyorum ama filmin sonunu söylemek gibi olmasın diye siz de okuduktan sonra araştırabilirsiniz. Z Vitamini ise yine aynı şekilde Beşeri Şef dönemini kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak anlatıyor. Bir çırpıda okuyabilirsiniz ince ve sempatik bir kitap, bence felsefi boyutu da var.

"Merhametli Şef , balık neslinin soğuktan yok olmaması için denizleri ısıtmaya karar vermişti. Beşeristan'ın kıyı şehir ve köylerinde oturan herkes günde üç defa denize birer teneke kaynar su dökecekti. Böylelikle denizin soğuğu azalacak ve balıklar ölümden kurtulacaktı."
15 beğen · 2 yorum
Fakat Müzeyyen 🌹 (@buderinbirtutku)
Z vitamini çok çok hoşuma gitmisti. Hepsi birbirinden güzel..
17.01.17 beğen cevap
ruhadam (@ruhadam)
evet eğlenceli ve güzel bir kitap
17.01.17 beğen cevap

ruhadam

@ruhadam

Yine Atsız, Yine Muhteşem
Üslup harika, tertemiz sade bir anlatım, bazı kitaplarda başımıza gelen 10-15 sayfa önce ne oldu gibi geriye dönüp bakmanıza gerek kalmıyor, zaten Atsız'ı büyük bir yazar yapan en iyi özelliklerden birisi de bu bence. Konu-kurgu biryere sırf bu üslubun zevkini yaşamak için Atsız romanlarını okumanızı öneririm.
Osmanlı İmparatorluğunun Fetret Devrini mükemmel bir aşk hikayesiyle anlatmak kolay iş değil. Kitapda kullanılan kelimeler yine farklı ve güzel bazılarını gündelik hayatımda kullanmayada başladım.
Atsız'ın diğer kitaplarında da bunu yaşamıştım, kendinizi kitaplarındaki karakterlerin yerine koyuyorsunuz ya da sevgiliniz arkadaşınız vs. bu kitaplardaki karakterler gibi olsun istiyorsunuz. Aşık olunan Uygur Kızı Gökçen; şimdi gerçek hayatta her tanıdığım ya da tanıyacağım Gökçen'e bu kitabın tesiriyle bakacağım.
Deli Kurt
kitaba 10 verdi
19 beğen · 2 yorum
R.T (@ravza)
Evet Atsız, romanlarındaki kadın karakterterleri adeta mıh gibi aklımıza çakıyor!..
23.08.16 beğen cevap
ruhadam (@ruhadam)
Güntülü, Almila, Gökçen, Ay Hanım... Hepside harikaydı.
25.08.16 beğen cevap

ruhadam

@ruhadam

Bir Başucu Kitabı Daha
Kitaptan önce biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Servet Somuncuoğlu malesef 2013'te uçmağa vardı. Belki Atlas Dergisinden bazılarınız tanıyor olabilir ama ben birçoğunuzun tanımadığını düşünüyorum. Tanıyıp tanımamak önemli değil elbette ya da bir suç değil ama ülkemiz adına bir kayıp, burdaki kusur üniversitelerimizde, eğitim sistemimizde, medyamızda vs..Dünya'da çok saygın bir yere sahipken ülkemizde yeterli değeri görememiş yitik bir bilim adamı. Kendi açıklamasından bir örnek verip kitapla ilgili inceleme geçeceğim. "Sonuçta Türklerin M.Ö 3000 yıllarından beri Anadolu'da olduğunu ispatladık. Böylece mevcut paradigmayı yıkmış olduk. Yurtdışında çalışmalarım Türkiye'de olduğundan da fazla ilgi görüyor. Japonya'dan Almanya'ya kadar bütün ülkelerin bu işlerle uğraşanları tarafından çalışmalarım ve ben yakından tâkip ediliyoruz. Batılı arkeologların Yunan veya Frig olarak tâbir ettiği alanı Türk olarak belirledik. Burayı iyice inceleyebilmek için çalışmalarımı 3 yıl gizledim. Bozkırın kucağında duruyordu bu resimler. Sonuçta Türklerin M.Ö 3000 yıllarından beri orada olduğunu belgeledik."

Gallemit kitabı bir kurgu roman değildir, yazarın askerde tanıştığı bir kişiyle yaptığı felsefik konuşmaların, askerlikten sonra mektuplaşmalar ve buluşmaların anlatıldığı bir kitaptır. Bu kişi kitapta "Ulu Kam" diye geçiyor, aslında bu kişi kendisini hayattan soyutlamış ve teşhiri sevmeyen, budist hayatı gibi yaşayan bir insan. Tesadüfler bu kişiyi bir anda teşhir etti, "Ulu Kam" Gezi Parkı olaylarında Ankara'da öldürülen Ethem Sarısülük'ün babasıdır. Aslında edebiyat öğretmeni. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden mezun. 1985 yılında ilk olarak Şanlıurfa’da öğretmenliğe başlamış. 1989 yılına kadar görev yapmış. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’a yazdığı sünnet karşıtı mektubu nedeniyle soruşturma geçirmiş ve birgün ceza almış. Şanlıurfa’dan sonra Kayseri’ye atanmış. Yarım dönem çalıştıktan sonra da istifa ettiğini belirten dilekçeyi yazıp çıkmış. Ailesi akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek hastaneye yatırılmasını sağlamış. Üç ayrı hastaneden de kaçıp mesleğe dönmeyi reddettiği için sonunda istifa ettiği kabul edilmiş. Kimisi Veli kimisi Deli diyor onun için.

Kitapta hayata dair o kadar felsefik cümleler var ki şaşırmamak elde değil ve bu cümleler sadece cümle olarak kalmamış bunları söyleyen kişi bu hayatı yaşıyor, yani kısacası bir budist hayatı hatta daha da ötesi. Kitabın giriş cümlesi "Her insan bir başkasında yol arar kendine..." Sadece bu iki yalnız adam arasında geçen bu kitabı çok faydalı buldum ve okudukça kendi erdemsizliklerim adına üzüldüm...
Gallemit
kitaba 10 verdi
16 beğen · 2 yorum
R.T (@ravza)
Servet Somuncuoğlu\'yla ilgili bir bilgiyi de şuraya bırakalım, ilgilenen okurlar bilgilensin. Kendisini çok seven yakınlarının, meslektaşlarının yakındığı bir durum var son zamanlarda. Sağlığında Somuncuoğlu\'nu kaale almayan, çalışmalarını akademik bulmayanlar onun çalışmalarını kayda değer bulmuş olacaklar ki, bazı akademisyenler (!) Somuncuoğlu\'nun ölümünden sonra, kendisinin çalışmalarını aşırdığını iddia edebiliyor. Bu iddiaların Somuncuoğlu yaşarken değil de, öldükten birkaç yıl sonra ortaya atılması da oldukça manidar. Ancak bilinen bir şey var ki o da güneş balçıkla sıvanmaz. Yalnız söylenebilecek tek bir söz var artık. O da \"Tarihin DNA\'sı mezar taşlarıdır.\" diyen yeri doldurulamaz yetenekli bir tarihçiyi çok erken kaybettik. Daha yapacağı çok şey vardı. Durağı uçmağ olsun. Kalemine sağlık @ruhadam yine içten bir inceleme yazmışsın.
02.06.17 beğen cevap
ruhadam (@ruhadam)
@ravza bilgilendirme için teşekkür ederim, ülkemiz cidden garip insanlarla dolu, aklıma Atsız'ın "Bu ülke delilerle , gerizekalılarla , ruh hastalarıyla doludur" sözü geliyor. Sizin dediğiniz gibi güneş balçıkla sıvanmaz, millet istediğini desin, zaten ortalık çakma tarihçilerden geçilmiyor... Biz okumaya devam edelim, bilelim, öğrenelim; onlarda dalkavukluklarına devam etsinler...
02.06.17 beğen cevap

ruhadam

@ruhadam

Filmi Çekilmeli
Okullarda tarihte bilinen ilk Türk isyanı olarak öğretilen Kürşad İsyanı Atsız'ın mükemmel üslübuyla karşımıza çıkıyor. Kitabı okurken sanki film setindeymişsiniz gibi herşey gözünüzün önünde yaşanıyor gibi hissediyorsunuz. Betimlemeler harika, en ufak ayrıntıya kadar ince ince anlatıyor Atsız. Şöyle ki bir yarışı veya bir güreşi birkaç sayfa en ince detaylara kadar anlatıyor, Atsız eski türkçe kelimeleri roman içinde çok güzel kullanmış. Özellikle ozanların kopuz çalarken söyledikleri maniler çok hoşuma gitti. Ayrıca kitap gelişigüzel yazılmış bir roman değil, tarihi gerçeklere dayanıyor, Atsız ciddi bir araştırma yapmış ve tarihe sadık kalmış. Bu kitabın filmi çekilmesi gerekiyor bence yada dizisi ama kötü bir yapımla bu senaryoya yazık olur. Siyasi bir kitap değil tarihi bir roman, bunu belirtiyorum çünkü Atsız'ın siyasi kitaplarıda olduğu için önyargıyla bakılabiliyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim
Bozkurtlar
kitaba 10 verdi
13 beğen · 0 yorum

ruhadam

@ruhadam

Çok Faydalı Bir Kitap
Bu kitap hayatımda olumlu anlamda birçok değişikliğe neden oldu. Okuduktan sonra boş anlarımda yerimde duramıyordum, sürekli birşeyler yapma isteği duyuyordum. İnsanların hayatındaki alıntılar oldukça etkileyici ve en şaşırtıcısıda Atatürkle ilgili olanıydı. Kesinlikle okunması gerekir, çocuklarınıza, sınav süreci yaşayanlara ve yeniliklere açık olanlara öneririm.
Her Şey Seninle Başlar
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
/ 2