ara

Semih Oktay

Nihrir denilirmiş evvel zamanda:çok okuyan ama yazmayanlara...Tomris Uyar Ablamızdan duymuştum bu "nihrir" sıfatını. Okumayı seviyorum,evet.Daha çok roman, hikâye, öykü, gülmece, biyografi, destan, masal, menkıbe, efsane, şiir, yaşam öyküsü, makale, deneme, fıkra, röportaj, eleştiri, anı, günlük, dergi ve gazete okuyorum.Fakat en sevdiğim edebi türler daha ziyade romanlar arasından çıktı bu günlere kadar. Şansıma!.. Romanlardan en sevdiğim türler polisiye roman, romantik roman, izlenimci roman,realistik roman,dışavurumcu roman,estetik roman,yeni roman, tarihî roman,duygusal roman,psikolojik roman ve fantastik roman türleridir.Bu gün (29 Aralık 2013) bir de 'distopik roman türü'('kötü bir yer' anlamında) eklendi bunlara... Çocukken çizgi roman tutkum vardı...Koca adam oldum! Şimdilerde çizgi roman olarak sadece Kızılmaske,Spider Man,Tex, Zagor,Martin Mystere, Mister No, Tarkan,Red-kit,Tom Braks, Teksas,Tommiks,Kaptan Swing ve Mandrake okuyorum. Bazen: http://www.feyzahepcilingirler.com/turkce.html sayfasına girip Feyza Hepçilingiler Hocamızın Türkçemiz üzerine yazdıklarından feyzalıyorum. (!..) "Atatürk’le kalın,Cumhuriyetle kalın,hoşça kalın!" Levent Kırca'nın mirasını sahipleniyorum.Salı,13 Ekim 2015 XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX TEPE'den Deniz uğradı bugün.İlla John Grisham okumalıymışım. PELİKAN DOSYASI GAZ ODASI ŞİRKET KARDEŞLER Bu dördünü şiddetle önerdi! Salı,23 Şubat 2016 XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX Gılgamış ve Enkidu gibi arkadaş olun! Cuma,6 Mayıs 2016 sona eren sloganım idi. XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX HEPİMİZ KÖR BAYKUŞ'U SEVİYORUZ. Cuma,6 Mayıs 2016 başlayan sloganım. XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX Hepiniz KÖR BAYKUŞ romanını seviyorsunuz. Peki...Ya PARA romanını? Çarşamba,11 Mayıs 2016 sloganım XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX Çok okuyan bilmez,çok gezen bilir. Pazartesi,16 Mayıs 2016 sloganım XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX Anlaşmak önemli uyuşmak gerekmiyor. Ömer Aydemir http://www.neokur.com/seyyah73 Çarşamba,21 Aralık 2016

Semih Oktay

@semih-oktay

Cennet hurması nam-ı diğer Trabzon hurması
Cennet hurması nam-ı diğer Trabzon hurması
Çıksa da yemek kısmet olsa! İşte en sevdiğim meyvelerden biri olan Cennet Hurması.Faydaları sayfa sayfa her yerde ve oku oku bitmez bu fayda kısmı ama en büyük faydası ben mutlu oluyorum şu meyveyi yediğimde.Bu günlerde ise en hoşuma giden meyve nektarin.Beyaz renkli olanı.Çok lezzetli ama çook.
27 beğeni · 36 yorum · Biliyor musun? ·
Seren (@seren)
Nasıl yiyorsunuz bu hurmayı insanın dili bir tuhaf oluyor... 😞
19.08.17 beğen 2 cevap
Nil 🦄🌵 (@nill)
Adana'da okurken Adanalı bir arkadaşım bunu bize ikram etmeden önce sobada(evet o zamanlar soba vardı) ısıtmıştı ve öyle ikram etmişti abi :) Bu meyveyi de ilk defa yemiştim o zaman ve çok hoşuma gitmişti. Hala da en sevdiğim meyveler arasındadır.
19.08.17 beğen 6 cevap
Fethiye 📚 (@fthykc)
@ysfcmkc' da pek sever bu meyveyi çıksada yeseniz Semih Abi 😁 Oğlumda nektarini çok sever
19.08.17 beğen 3 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Şu ân dinlediğim Yanni'nin Atışan Çalgıcılar başlığını taktığım parçayı herkesin dinlemesini öneriyorum.




Yanni, Violin vs Saxophone
EK 1
Sn.Cevizkabuğu @karacurin,
Erguvan @erguvan,
Nil @nill,
SILA @bilkenter,
Ayşe Denizli @houseofbook,
ketumpinokyo @kekum ,
Leandros @leandros,
bâd-ı muattar @reyhandundar,
fisun @fisun,
endoplazmikgaripbirkulum @endoplazmikgasgaripbirkulum,
esracan @esracan,
Korkmaz. @kgk,
Hayatnaz @hayatnaz,
SweetHexe @glbn,
Kıymet Ceviz @kiymet-ceviz,
Psykhe @psykhe,
semih güler @himesrelugse,
Rojda Öztürk @philosophia,
Kar tanesi❄@kartanesi,
Seren @seren,
aslı seloğlu @asli-seloglu,
merand @merand,
Fadime Eren @fadimee,
Cansu Doğan @cansudogan7146,
Saturnine @saturnine,
tabula rasa @tabula-rasa,
Berjin Demir @berjin-demir,
Fakat Müzeyyen 🌹@buderinbbirtutku,
Nisf @nisf,
Zeynep @zeynep435,
Semih @sc,
Lotus @lotus,
FİLOZOF @kultur-elcisi,
Fethiye 📚 @fthykc,
Kassiopeia @kassiopeia,
Eda Şeker @eda-seker195,
Kurtok @kurtok,
kübra @kubra94,
Motley @motley,
📚 Kübra Ç📚 @kedilikitapsever,
bâd-ı muattar @reyhandundar,
SweetHexe @glbn,
Büşra Topal @busra-topal,
Baran Yusuf @baranyusuf...
Ve adını sayamadığım bu siteden arkadaşlarıma ve henüz tanış(a)madığım arkadaşlarıma bu müziği dinlemelerini öneriyorum. 16.08.17
EK 2
Adını unutmadığım fakat aklımdan çıkmış olan(!) :
B.K.Ü @bku sen de dinle Kardeşim!
AFD @afd var adını saymadığım ama o zaten bu tarz müzik dinlemez! :) 16.08.17
EK 3
Gülcan (@gulcann) dahildir!!.. :D 16.08.17
EK 4
Ebru G. (@ebru-g-) dahil edildi Arkadaşlar!..

Bu vesileyle seni unuttuğumu sanma Portatif! :D 16.08.17
EK 5
Melike (@hiiccc)

Seni unutur muyum ben hiiccc Melike?!..

:D :D 16.08.17
EK 6
Ve elbette @post-mortem arkadaşımız... ;) 16.08.17
EK 7
Ve elbette Ömer A. @omerr .Seni unutmadım Ömer Bey!.. :) 17.08.17
47 beğeni · 169 yorum · Müzik Kutusu ·
Fakat Müzeyyen 🌹 (@buderinbirtutku)
🌹
16.08.17 beğen 2 cevap
B.K.Ü (@bku)
Saksafonu daha havalı beklerdim
16.08.17 beğen 1 cevap
AFD (@afd)
Dinlerim. Vaktin de var. Ama şu an dinlemeyeceğim :)
16.08.17 beğen 1 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Adriano Celentano - Svalutation (LIVE 2012)
Adriano Celentano - Svalutation (LIVE 2012)


Yirmi yaşımdaydım ve en çok Adriano Celentano'nun bu şarkısını seviyordum. Hâlâ severek dinlediğim şarkılardan biridir.
EK 1
Çiçeklerin adı "Kahkaha Çiçeği" imiş.Birkaç gün önce öğrendim ben de adlarını.Çok çeşitli renklerdeler aslında. :) 08.08.17
23 beğeni · 16 yorum · Müzik Kutusu ·
Gülcan (@gulcann)
Semih Ağbi, saksıya toprağın içine tohum koydum. Hergün sulamalı mıyım? filizlenmesi için?
14.08.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Gülcan ne tohumudur bu?
14.08.17 beğen cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Sarışın Kadın
Sarışın Kadın
Bir saatlik öğle molası için iş yerimden ayrıldığımda saat birdi.Çalıştığım binanın,yemek yediğim lokantalara olan uzaklığı,beş dakikalık yürüyüş mesafesindeydi.Haftanın üç hatta dört günü bu zahmete katlanıyordum; hem keseme,hem damak tadıma uygundu zira bu lokantalardaki yemekler.

Şurup gibiydi hava.Kış bitti,,,bir daha da geri gelmez,dedirtiyordu sıcaklık. Güneş,giydiğim ceketten içeri sızıyor,sırtımı ısıtıyordu.İlkyazın,insana heyecan veren günlerinden biriydi.Mutlu olduğumu hissediyordum.Yaşama sevincimin yüksek olduğu zamanlardan biriydi.Akşam saatlerinde,yüreğimi daraltacak bir olayın başıma geleceğini henüz bilmiyordum,ne gam! Demir tavında dövülürmüş.

Öğle yemeğinde ne yiyeceğime karar vermeliydim şimdi.Canım ne istiyordu?Yanımda bir arkadaşım olsaydı keşke. İnsan arkadaşına danışabilir,onun ne yiyeceğini öğrenebilir...Kendi başına karar vermek bazan(O.P.) canını sıkar insanın.

Köfte mi yesem? İyi fikir;evet,galiba köfte yiyeceğim.Köftenin ızgarada pişirilmiş,buna rağmen sulu hâli geldi gözlerimin önüne.Karnımın acıktığı âşikardı.Köftenin yanına piyaz,,,olmadı güzel bir salata istemeliydim!..Ağzımın suyu akıyordu lokantaya yaklaştığımda.

Dükkân sahibi karşıladı beni ekmek teknesinin kapısında.Hâl hatır sorduk karşılıklı.Güler yüzünü severdim bu tombul ,kısa boylu adamın;garsonları da alay-ı vâlâ ile karşıladılar beni.Ne vakit uğrasam peşime düşen,her ân ağzı kulaklarında olanı seğirtti masama : Ne istersiniz,ne söyleyeyim sizin için Bey'im? diye sordu.

Köfte ve salata istiyorum,dedim.Ossaat döndü ızgara başındaki arkadaşına, Sulu köfte biiir,diye seslendi.Ardından mutfağın ufak penceresine yanaştı, avazı çıktığı kadar haykırdı : Izgara köfte için az soğanlı bir salata Ustaaam!..

Mutfak olsa olsa telefon kulübesinden bir arşın büyükçeydi.Garipsediğim sanılmasın,tam tersine! Garsonum işini ciddiye alıyor doğrusu;yanıma uğradı tekrar : Nasılsın Bey'im,çoluk çocuk nasıllar? diye hâlimi hatırımı sordu.İyi olduğumuzu,hayatımızda nicedir herhangi bir yeniliğin,bir değişikliğin olmadığını söyledim.Sorma Bey'im,aynı durumdayız demek ; işten eve,evden işe gidip geliyoruz,dedi.O koca gülümsemesi yayıldı yüzüne.


Nihayet siparişim masama geldiğinde düşüncelere dalmıştım.Hayatımızda nicedir bir değişiklik yok,demiştim garsona.Niçin böyle bir cevap verdiğimi sorgulamaya başladım sonra.Bu cevabı vermesine vermiştim ya,hayatımda değişiklik olmasını mı istiyordum içten içe? Dalıp gitmişim...

Yemeğim sona eriyordu.Güleç garsonumun,Tatlı yemek ister misin Bey'im,sorusuyla kendime geldim.Düşüncelere dalmış olduğumu fark etmiştim.Hesabı ödeyip çıktım sonra.Hayatınızda nicedir bir değişiklik yok,öyle mi Bey'im?

İş yerime döndüğümde güvenlikten sorumlu arkadaş, Biri uğradı,sizi sordu Metin Bey,dedi.Eee,der gibilerden,bu kadar mı,der gibilerden baktım yüzüne...Sarışın bir kadındı,diye devam etti.

Sarışın bir kadın mı?

Evet,sarışın, uzunca boylu bir hanımdı.

İsmini almadın mı?

Söylemek istemedi,size sürpriz yapmak istiyormuş.

Sürpriz mi? Tekrar uğrayıp uğramayacağına dair bir şey söyledi mi?

Hayır,size sürpriz yapmak istediğini söyledi,Hoşça kalın,dedi;gitti.

Selam bıraktı mı?

Bırakmadı.

Allah Allah kimmiş bu kadın? Daha önce görmemiştin herhâlde,değil mi?

Hiç görmemiştim,görseydim hatırlardım Metin Bey!.

Biraz tarif edebilir misin şu kadını? Kaç yaşlarındaydı,nasıl giyinmişti?..

Olsa olsa otuz-otuz beş yaşlarındaydı fakat çok güzel,alımlı bir kadındı.Çok da hoş giyinmişti.

Al sana 'hayatımda hiçbir değişiklik yok' cevabına bir karşılık!..Kim acaba bu "Sarışın Kadın"? Sürpriz yapmak istediğine göre tanıdık biri.Tanıdığım yok ki tarife uyan!

Odama çıkıp çalışmaya başladım.Aklımdan çıkıp gitmiş 'Sarışın Kadın'...Yanıma gelen yardımcım sayesinde tekrar aklıma geldi.Zira(...) : Buy'run lütfen Serpil Hanım,dedim odamdaki koltuklardan birini oturması için işaret ediyorken. Oturdu Serpil hanım ve : Sarışın bir kadın sizi soruyordu,dedi.

Bir ân,güvenlikten sorumlu arkadaşımızın Serpil Hanım'a haber vermiş olabileceği geldi aklıma.Canım sıkıldı.

Öyleymiş,dedim.Nereden öğrendiniz,diye sordum.

Kimseden öğrenmedim,kadını aşağıda gördüm ,güvenliğe sizi soruyordu,dedi.

Yaa,öyle mi,demek bizzat kadını gördünüz...

Mevzu uzamasın diye soru sormamaya karar verdim.Yardımcım muzip bir gülümsemeyle,Çok hoş,çok çok güzel,zarif bir kadındı,dedi.Dikkatle baktım yüzüne lakin tavrında herhangi bir alay belirtisi göremedim.Seni gidi seni,kimdi o sarışın,diyecek hâli yoktu ya! Serpil Hanım eşimi tanıyordu ve kadını merak etmiş olduğunu belli ediyordu.O kadar!..

Kim olduğunu öğrenebildiniz mi bari? diye sordu.

Hayır,öğrenemedim,ismini bırakmamış,dedim.

Serpil Hanım kadın hakkında söylediklerimden tatmin olmadığını belirtir bir ifadeyle kalktı; ayrıldı odamdan.

Kim olabilirdi bu sarışın? Otuz-otuz beş yaşlarında,çok hoş,çok güzel bir kadın,,,kim olabilirdi? Mesai saatim sona yaklaşıyordu.Eve gitmeden önce bir şey lazım mı diye sormak üzere eşimi aradım.Bir şey lazım değil,dedi.Sana bir mektup geldi,dedi sonra.

Mektup mu? Mektup mu kaldı bu devirde?!


Ne mektubu,kimden gelmiş,diye sordum.

Sanıyorum bir aşk mektubu ama kimden geldiğine dair bir isim göremedim zarfın üzerinde,dedi.

Aşk mektubu mu? Şaka mı yapıyorsun? Nereden anladın bir aşk mektubu olduğunu,diye sordum.

Zarfın üzerinde isim yok fakat kırmızı bir dudak izi var,dedi eşim kinayeli kinayeli. Yüreğim hop etti.Önce "sarışın bir kadın",şimdi de zarfının üzerinde dudak izi olan bir "mektup".Ne diyeceğimi bilemiyordum karıma.

Kim olduğunu tahmin edebiliyor musun,diye sordu eşim.

Kim mi? Kim olduğunu tahmin edemem tabii.Nereden tahmin edebilirim ki?

Zarfın üzerinde pul yok,dedi eşim.

Ne demek istiyorsun,diye sordum.

Zarfın üzerinde pul yok,zarf elden bırakılmış,dedi.

Elden mi bırakılmış?

Evet!..Elden bırakılmış.

Bundan emin misin?

Evet,eminim.Eminim zira karşı komşumuz görmüş bırakanı hem de kadın kapımızın altına zarfı sıkıştırıyorken.

Kimi görmüş?

Zarfı bırakanı görmüş.

Sıkıntıdan ter fışkırıyordu saçlarımdan,,,ensemden aşağı doğru akıyordu.

Kim zarfı bırakmış peki?

Bir kadınmış gördükleri.

Ayşe Hanım mı görmüş?

Hayır,yani evet.Önce Ayşe hanımın kızı görmüş kadını gözetleme deliğinden,bir takım sesler duymuş da kapının dışında.Bir kadın eğilmiş,elinde bir zarf varmış.Kızı hemen Ayşe hanımı çağırmış,belki annem tanıyordur düşüncesiyle.Ayşe Hanım da bakmış ama yandan görebilmiş kadının yüzünü. Ayşe hanımın kızı da kesinlikle daha önce kadını görmemiş olduğunu söyledi. Sarışınmış kadın,çok güzel bir kadınmış üstelik...Kim bu kadın Metin?

Valla ne desem Hayatım şimdi sana?!..İnan ben de bilmiyorum.Sarışın bir kadın diyorsun...Alımlı bir kadın,diyorsun.Hımm...

Aklıma geleni söylemeli miyim bilmiyorum.Bir aile faciasına yol açabilirim şayet öğle vakti iş yerime de bir kadının uğrayıp beni aramış olduğunu söylersem!..Sarışın bir kadınmış,,,hatta çok güzel bir kadınmış diye de sakın ağzından kaçırma Metin! Aman göreyim seni! Bir ses kadının iş yerime uğramış olduğunu gizlemem gerektiğini fısıldıyor.Aklım karıştı...

Bir fikrin yok mu? diye âdeta tıslayarak soran karımın sesiyle kendime geldim.Tısss! Ev-vet? Yok mu tıısss birsss fikrinss tıısss?!

Benim yerime siz olsaydınız ne yapardınız?

Söyler miydiniz : İş yerime de sarışın bir kadın uğramış,diye? Ağlayacağım!

Anlaşıldı,sen konuşmayacaksın,eve gel de karşılıklı bir görüşelim bakalım,dedi karım.

Tehdit edici idi üslubu karımın...Bu tavrı karşısında kan beynime sıçradı. Görüşelim bakalım,birazdan çıkıyorum,dedim aynı tonla.O hışımla eve gitmek üzere toparlandım.Kimdi bu 'Sarışın Kadın' yahu?..

Evimin kapısına kadar gelip bir mektup bırakabilecek bir sarışın var mıydı tanıdıklarımın arasında? Hele bir eve gideyim de neymiş,kimmiş anlarım herhâlde,diyordum kendi kendime.Mektubu açmamıştır inşallah,diye de dua ediyordum.Açmasına açmazdı da,nasıl olsa eve gittiğimde o zarf açılacaktı... Sonra? Sonrası meçhuldu.Bakalım neler olacaktı?
EK 1
Eve ulaşıp kapıyı çaldığımda yüzüme nasıl bir ifade verecektim? Her günkü tavrımı takınmalıydım.Bir suçum,bir günahım yoktu ki hesabını veremiyeyim.Yemin etsem başım ağrımazdı : Ne sarışın bir kadın tanıyordum evime kadar gelip mektup bırakacak ne de güzel bir kadın.Kendimi sonuna kadar savunma kararı ve niyetiyle vardım evimin kapısına.Zili çaldım.Evden en ufak bir ses gelmiyordu.Zile ardı ardına basmak âdetim değildir.Bekledim bir süre.Kulağımı kapıya dayayıp içerisini dinledim.Su sesi geliyordu sanki...Bir daha çaldım kapıyı.Geliyoruum,diye seslendiğini işittim eşimin.Ağırdan alıyordu eşim o sıra kapının önünde öylece bekletirken beni;sabrımı zorladığını sanıyorsa aldanıyordu.Öfkeliydim mamafih öfkemin sebebi eşimin telefonda bana söyledikleri değildi.Olaydaki muamma beni öfkelendirmişti.Nasıl bir oyundu bu? Kim ya da kimler tertip etmişti? 08.08.17
EK 2
Kapı açılmadan önceki son saniyede karımı bu vaka yüzünden üzmemeye karar vermiştim.Nihayet kapı açılmaya başladı yavaş yavaş...Karımın yüzü belirdi kapı girişinde.Yüzüme,eve her gelişimdeki o sevgi dolu gülümsememi yerleştirebildiğimin farkındaydım.Hoş geldin,dedi eşim.Hoş bulduk,dedim.Sarıldım,öptüm...Aynı şekilde karşılık verdi eşim...Ardımdan kapıyı kapattı.Terliklerime doğru hamle yaparken sordum :

Nasılsın?

İyiyim,dedi karım.Ağlamıştı.Az önce yüzünü yıkamış olduğunu anladım o sıra.Sen nasılsın,diye sordu sonra.İyiyim iyi olmasına da...Şu başımıza gelen nedir,anlayamadım,dedim.

Geçtik oturma odasına;oturduk karşılıklı.Bir zarf duryordu,kanepede eşimin oturduğu tarafta.Elimi uzattım.Zarfı aldı,bana verdi eşim.Zarfın üzerinde ismim ve soy ismim yazıyordu.Bir kadının elinden çıkmış olduğu belliydi yazının.Zarf kapalıydı ve içerisinde bir evrak varsa sadece ufak bir not kâğıdı olabileceğini tahmin ettim;epeyce hafifti zarf.

Bir bakalım neymiş adıma gelen,üstelik postacısı güzel,sarışın bir hatun olan bu mektup,dedim.Aç bakalım,dedi karım;kollarını kavuşturdu, bacak bacak üstüne attı.Tahminimde yanılmamıştım.Zarfın içerisinden avuç içi kadar bir pusula çıktı.Çingene pembesiydi pusulanın rengi ve iç gıcıklayıcı bir renk idi.

Tam o sırada kapının çalındığını işittik eşimle.

Kapıya bakarız,kâğıtta ne yazıyor sen onu oku bakalım önce,dedi karım.Peki, elbette okuyacağım,dedim.Pusuladaki yazı pek kısaydı:

Öğle vakti uğradım iş yerine,bilmem söylediler mi?
Yemek molası için dışarıya çıktı az önce,dediler.
Çok özledim seni...Akşam görüşmek üzere .

Sevda 08.08.17
EK 3
İsmim yazmadığına göre biri kapıları karıştırmış olabilir miydi? Okusana hadi,diyen eşimin sesiyle,zilin sesini aynı anda duydum.Peki,okuyorum, dedim ve yüksek sesle okudum pusuladaki yazıyı. Sevda,diye güya yazıyı yazmış olanın adını okudum;sonra kafamı kaldırıp eşime baktım.Suratı allak bullaktı.Bana sorması gereken sorulara hazırlık yapıyor,dudakları titriyordu.

Karşılıklı bakışıyorduk.

Demek öğle vakti bu kadın sana uğramış ha! Uğramış ve elbette sen bu sarışının uğradığını öğrenmiştin,yani biliyordun...Yazıklar olsun,dedi.

Kapının zili bir kez daha çalıyordu.

Eşim kalktı ayağa...Kapıya bakmaya gidiyordu.Ben de kalktım ardından.Kapıyı birlikte açtık eşimle.Karşımızda çok hoş,çok güzel ve çok alımlı bir hanım duruyordu. Pusula elimden kayıp düştü. 08.08.17
EK 4
Çok hoş,çok güzel ve son derece alımlı bir kadın duruyordu kapıda.Öğle yemeğinde beni aramış olan,o pembe pusulayı yazmış olan sarışın kadın olabilir miydi? Evimizin kapısında duran bu kadının yüzünde içten bir gülümseme vardı. Bu kadın saçlarıyla,gözleriyle,ağzıyla,dişleriyle, yanaklarıyla, gamzeleriyle gülümsüyordu.Çehresi tümüyle ışıldıyordu. Çıt çıkmıyordu o ânlarda.Karım da ben de suspus olmuş bekliyorduk şaşkın şaşkın. 08.08.17
EK 5
Merdivenlerden gelen ayak seslerini işitiyordum.Bir yandan kadını izliyordum hayretle açılmış gözlerimle.İki haftadır görmediğim arkadaşım Mustafa'nın sesini duydum sonra:

Bir Nisaaan,Bir Nisaaan,diye bağırıyordu.

Yaklaşan ayak sesleriyle birlikte sahanlığa çıktım.

En samimi arkadaşım Mustafa : Tanıştınız mı Sevda ile? Ben tanıştırayım derhâl,diyor bir yandan da sırıtıyordu.

Sevda benim sözlüm,dedi.Sözlüm dediği Sevda isimli bu kadına dönüp bizi tanıttı.Sonra da:

Bu öğle vakti sana uğradık,yoktun iş yerinde.Beş dakika kadar oldu çıktığı,dediler iş arkadaşların.Gün içerisinde evinin yakınlarında işimiz vardı.Gel uğrayalım dedim Sevda'ya...Metin'i iş yerinde bulamadık ama eşini evde buluruz,dedim.Sürpriz yapalım gayesiyle telefonla aramamıştım,öğle vakti de seni bulamayınca Bir Nisan şakası yapmak aklıma geldi.Evde de kimseyi bulamayınca : Yaz,dedim Sevda'ya.Sevda yazdı dediklerimi pusulaya...Çantamda iş gereği bulundurduğum zarflardan birine koydum aşk mektubunu. Devamını biliyorsun işte.Bana yıllardır zalimce uyguladığın 'Bir Nisan Şakaları'na karşılık çoktan hak etmiştin bunu sen,dedi.

Karım yeni tanıştığımız 'Sarışın Kadın'ın elinden tutmuş,içeriye buyur ediyordu en son. 08.08.17
21 beğeni · 24 yorum · Kalemimden ·
tabula rasa (@tabula-rasa)
:)
08.08.17 beğen 1 cevap
Misafir
Kaleminize sağlık devamı gelicekmi.
08.08.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
E,daha eve gitmedim ki @kartanesi!
08.08.17 beğen 1 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Gözüm Aydın!
Gözüm aydın!

Bundan böyle Hidâyet'in başyapıtı olan KÖR BAYKUŞ novellasını sadece okumakla ve filmini izlemekle kalmayacağım,dinleyebileceğim aynı zamanda zira Gizem Büşra Özdamar tarafından seslendirilmiş.Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Sâdık Hidâyet-Kör Baykuş-Sesli Kitap-1.Bölüm

15 Haz 2017 tarihinde yayınlandı
Seslendiren : Gizem Büşra Özdamar

EK 1
Sâdık Hidâyet
Kör Baykuş
Sesli Kitap

KÖR BAYKUŞ novellasına ait bu sesli kitap dört bölümdür. 17.06.17
- Sadık Hidayet
8.6 (390 oy)
45 beğeni · 24 yorum · Biliyor musun? ·
Baran Yusuf (@baranyusuf)
Gözün aydın abi , filmi de mı varmış buf-i kurun ?
16.06.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Sağ ol,var ol Baran.Pek sevindim bu novellanın seslendirilmiş olmasına. :) Filmi de var elbette.Ee,onu da ben paylaştım neokur'da.Sen henüz seyretmedin mi?
16.06.17 beğen cevap
Gülcan (@gulcann)
😁 Gözün aydın abi.
16.06.17 beğen 1 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Sorulsalsallarımız
Sorulsalsallarımız
Hayat bize yaptırır bazen?

Bu fotoğrafta gördüğümüzü açıklasa açıklasa Nil @nill açıklar!

Acep "aşk" denilen duyguyu bu fotoğraf açıklayabilir mi bizlere?
29 beğeni · 50 yorum · Arena'ya Sor ·
Nil 🦄🌵 (@nill)
Alzheimer hastası bir adam, kaybolması durumunda muhtemelen eşi olan Jan'ın bulunmasını salık veren bir tişört giymiş abi. Aşkla alakası yok yani 😂
07.06.17 beğen 10 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Haklısın.Tıpkı senin gibi düşünmüştüm.Buna benzeyen bir gerçek anı dinlemiştim.Yaşlı bir adam,her gün,alzheimer hastası olan karısını hastanede ziyarete gidiyormuş.Doktorun biri,bu yaşlı adamın beyhude yere hastaneye geldiğini biliyormuş(!).Bir gün karşılaşmışlar.Doktor,Yaşlı Adama : "Artık her gün hastaneye gelmenize hiç gerek yok! Bakar mısınız eşiniz sizi hiç tanımıyor." demiş...
07.06.17 beğen 6 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Yaşlı Adam'ın Doktor'a verdiği cevap acaba "aşk" deniilen duyguyu bize açıklar mı? Evet Doktor,haklısınız,karım beni çoktandır tanımıyor fakat ben onu iyi tanıyorum,demiş Yaşlı Adam.
07.06.17 beğen 5 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Barış Manço - Arkadaşım Eşşek ( 1980 )


Pazar neşeniz olsun,,,pazar neşenize neşe katsın!
29 beğeni · 47 yorum · Müzik Kutusu ·
Ebru G. (@ebru-g-)
Pazar neşemde fazlasıyla ot ve deniz kokusu var hatta denize karışmış yosun kokusu. Çokça da insan kalabalığı... Barış Manço sesi duydum geldim. 😁Senin de neşen bol olsun Ağabey.
21.05.17 beğen 4 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Şu ot ve deniz kokusunu hissetmemi sağlayabilir misin Ebru.Çek bir foto da gönder lütfen! Ben kitap okumak ve dinlenmek üzere çıkmayacağım bu pazar evden,bari fotoğrafla olsun avunayım! :) Barış Manço Ağabeyi andık;iyi oldu.Haftada bir Cem Karaca ile Barış Ağabeyi anıyorum şarkılarıyla...Sana bahsetmiştim burada bir defa daha anlatayım : İlk okul beşinci sınıfta Ankara'da bir gün dinlemeye gitmiştik Barış Ağabeyi.Sahnedeki hâllerini hâlâ unutamadım.Beni en çok DAĞLAR,DAĞLAR şarkısıyla etkilemişti.Kaç yıl olmuş? Yıl 1972 miydi yoksa 1973 mü? Adam gibi adamdı.Her insanın kusuru vardır ya bizler sevdiklerimizin,âşık olduklarımızın kusurlarını görmeyiz. Barış Ağabey benim için kusursuzdu.Allah rahmet eylesin! Gözümde ölmedi elbette,ben son nefesimi verinceye kadar da Barış Manço ölmeyecek!
21.05.17 beğen 6 cevap
Nisf (@nisf)
Barış abi ölünce mektup yazmışım çocukken. Okuma yazmayı yeni yeni öğrenmişim o zamanlar. Anneme de bu mektubu Barış abinin mezarına gömün demişim. Annem mektubu saklamış ama hiçbir yerde bulamamış. Rahmetlinin şarkılarıyla büyüdük. Gelecek nesiller bu güzel insanları bilemeyecek.
21.05.17 beğen 4 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

Bayramımız kutlu olsun
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
28 beğeni · 19 yorum · Diyorum ki ·
meral akkaya (@meral-akkaya)
Merhaba beni engellemenizin sebebini öğrenebilir miyim yanlış bir şey yapmamışım dır umarım çünkü sizden kitap önerisi alacaktım
16.06.17 beğen 1 cevap
AFD (@afd)
,
16.06.17 beğen 4 cevap
Melike (@hiiccc)
Hayırlı bayramlar Semih Ağbi :)
17.06.17 beğen 1 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

SPİNOZA @karacurin
SPİNOZA @karacurin
Arkadaşlar,

Sabahtan bu yana SPİNOZA @karacurin nam arkadaşım ne yazık ki bir paylaşımda bulunmadı.Kendisini gören,hakkında bir şey duyan lütfen bana bildirsin.

Bizzat Sayın SPİNOZA @karacurin'e notumdur:

Sn.SPİNOZA neokur'dan bir kısım arkadaşımızla merak içerisindeyiz. Gözlerimiz paylaşımlarda mamafih yok bir haber senden.Bizi duyuyor veya görüyorsan bir ses ver lütfen!
26 beğeni · 17 yorum · Arena'ya Sor ·
Misafir
Müge Anlı'ya haber verme zamanı gelmiştir. Yürüyün...
16.02.17 beğen 4 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
@hakani Kardeşim,Aman dur yahu! Acele etme! Gelir bakarsın hava kararana kadar.Şayet gelmezse o vakit bakarız bir çaresine! :)
16.02.17 beğen 1 cevap
Gülcan (@gulcann)
Abi şimdi bana düşmez ama arama şekliniz yanlış. Fotoğraf olarak lahmacun koymalıydınız . Ceviz abi lahmacuna kesin gelir.
16.02.17 beğen 5 cevap

Semih Oktay

@semih-oktay

KÖR BAYKUŞ novellasını okudum ama zihnimde canlandıramadım diyen arkadaş!
KÖR BAYKUŞ novellasını okudum ama zihnimde canlandıramadım diyen arkadaş!
http://www.cnnturk.com/ku...kisi-yayimlandi

"İran edebiyatının usta kalemi Sâdık Hidâyet’e ait Kör Baykuş romanının resimli özel baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Dünya edebiyatının modern klasiklerinden olan ve Behçet Necatigil’in çevirdiği roman, bu baskıda sanatçı Hemad Javadzade’nin çizimleriyle hayat buldu." diyor haberde!
Semih Oktay (@semih-oktay)
Olacağı buydu! Sonunda resimlisini de çıkardık @karacurin. :)
01.02.17 beğen 1 cevap
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
5'şe 8'ze yol gözüktü desenize .;)
01.02.17 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semih-oktay)
Oho! Sonsuza kadar yolu var! ;)
01.02.17 beğen 1 cevap
/ 11