ara

Ömer Aydemir.

bazen sadece satır aralarındadır hayat...

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tanım.(Kahraman)
Tanım.(Kahraman)
"Bizim kahraman diye niteleyip kendisine özel ilgi göstereceğimiz kişi, ancak doğası ve eğitimi sayesinde şahsını hiyerarşik işlevi içinde adeta tümüyle eritebilen, ama yine de hayranlık uyandıran o büyük ve zinde itici gücü, bireyselliğin kokusunu ve değerini oluşturan bu nesneyi yitirmeyen insandır. Bir kişinin kendisiyle hiyerarşi arasında baş gösterecek çatışmalara ise, o kişinin büyüklüğünü belirleyen mihenk taşı gözüyle bakarız. Şiddetli arzu ve tutkuların kendisini var olan düzenle bağlarını koparmaya sürüklediği asi birinin davranışını pek onaylamaz, kendilerini feda edenlerin, gerçek anlamda trajik kişilerin anısını ise alabildiğine büyük bir saygıyla gönlümüzde taşırız."

Hermann Hesse
- Hermann Hesse
7.3 (12 oy)

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Aitsizlik
Aitsizlik
İnsan en çok hangisine ait? Geçmişe mi geleceğe mi? Kimden alacaklıyız? Geçmişten mi gelecekten mi? Kıyısından geçtiğimiz o kadar çok an, o kadar çok istek, o kadar çok insan var ki. Dokunmadığımız, dokunmayan, dokunmak istemediğimiz bir sürü anlar da mı size ait? Aynı şekilde sahip olmadığımız geleceğin ne kadarı bizim? Hayal kurunca mı bizim oluyor yoksa plan yapınca mı? Ruhunu kime sattın? Geçmişe mi geleceğe mi? Ya da geçmişe rehin bırakıp gelecek mi aldın mutlu olmak garantisi ile? Sahip olunan ise "şu" dediğin anda bile kaybettiğimiz an... Bir önceki ve bir sonraki arasında kalan bir küçük lahza. Ne çok keşke biriktirir ve kendimize söz veririz yapmamak adına. Oysa belki de tek seçenekti şu "an" bulunduğumuz nokta. Belki de en iyi seçeneği yaptık da seçenek vaz geçti iyi olmaktan. Ne çok anı kurban ettik "norm"un sunağında, her biri en iyi seçenek olan. Ne kadar geçmişe aitsek o kadar da geleceğe aitiz. Keşke dememenin yolu yok yani, sadece şu an var. Şu anda olan şu anda kalsa ne güzel olurdu değil mi? Bir de ders almak için çaba harcamasak... Çünkü inanın o da değişir şartların anaforunda. Aynı an, aynı kişi, aynı şartlar altında kaç kez çıkacak insanın karşısına? Hem nereden biliyoruz ki aynı anda aynı kararı vermeyeceğimizi? Sadece teselli bu, boş bir avuntu, keşkenin sıcağında. Aradığımız ne geçmişin katısında geleceğin bilinmezinde? Güvende bir kuytu şu anda yaşamadığımız. Kuytu bile şu anda oysa. Güvenli bir an yok, aslında kuytu da yok. Ne geçmişte oldu ne de gelecekte olacak. Aslında şu ana aitiz... Tek değişebilen gerçeğe...
30 beğeni · 12 yorum · Kalemimden ·
CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Derin bir kuyunun sonsuzluğuna iti-verdiniz beni , yazdığınız bu düşüncelerinizle Sn.@seyyah73; bi- an" neye sığınacağımı bilemedim . Tek çare "an"ımızda saplanıp mutluluğumuzu dondurmak..:)
21.07.17 beğen 1 cevap
FİLOZOF (@kultur-elcisi)
Ne kadar güzel yazmışsın. Çok beğendim. Bunu alıntı olarak iş arkadaşlarım ile paylaşabilir miyim ?
21.07.17 beğen 2 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

İstifa
İstifa
"Hayat bir iş ise ben istifa etmek istedim.
Ama istifa dilekçelerini aldıkları büroyu bulamadım."

Marek van der Jagt.

Okuyunca gülümsedim ne diyeyim
- Marek Van Der Jagt
8.3 (3 oy)
Semih Oktay (@semih-oktay)
Minicik bir gülümseme olmalı!
21.07.17 beğen 2 cevap
ruhadam (@ruhadam)
Azimli olmadığım doğru ama azimli olmayanların da yaşayabilecekleri bir yer olmalıydı, mevcut yerlerden daha iyi bir yer kastediyorum. Sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesine uyanıp yataktan fırla, giyin zorla bir şeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal.
21.07.17 beğen 4 cevap
esracan (@esracan)
Ömer abiciğim kızmazsan =) ;
aklıma gelen :D
21.07.17 beğen 3 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Bir doğuş öyküsü.
Bir doğuş öyküsü.
Uzun zamandır okumayı ertelediğim bir kitap.
"İktidarın gücünü gösterişten aldığı eski siyasal sistemden, mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş; bir yandan, iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan gizli cezalandırmaya geçişle belirlenmektedir.

Kendini öne çıkaran iktidar, bireyin oluşmasını en-gellemiştir; oysa karanlıklara çekilen modern iktidar herkesi bireyselleştirmek istemektedir; çünkü bireyselleştirmek, gözetim altında tutmak ve cezalandırmak, yani egemen olmak demektir.

Böylece modern iktidar, çocuğu okulla, hastayı hastaneyle, deliyi tımarhaneyle, askeri orduyla, suçluyu hapishaneyle kuşatarak bireyselleştirmiş, kayıt altına almış, sayısal hale getirmiş, böylece egemen olmuştur. Her kişi bir yerde kayıtlı hale gelince, herkes denetim altında olacak, gözetim altında tutulacaktır. Modern iktidar büyük gözaltıdır."
- Michel Foucault
9.8 (9 oy)
15 beğeni · 2 yorum · Anın Fotosu ·
Gülcan (@gulcann)
Güzel bir kitaba benziyor okuyanlarda genelde yüksek puan vermiş. Listeme ekliyim. :)
20.07.17 beğen 1 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Mooreee Hassan
Eskiden derlenirdi türkü ve derleyen olurdu. Radyo beni aldı götürdü. Çocukluğuma buyurun efendim.



Ama en sevdiğim türküsü de bu:

16 beğeni · 2 yorum · Müzik Kutusu ·

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Birlik...
Birlik...
"John Kennedy Toole'un 1969'daki -henüz otuz iki yaşında, hiçbir kitabı basılmamış bir yazarken- intiharından ancak on bir yıl sonra yayımlanan ve pek çok dile de çevrilen yapıtı Alıklar Birliği, 1981'de Amerika'daki en saygın edebiyat ödüllerinden Pulitzer Roman Ödülü'nü kazandı; böylece ödül ilk kez hayatta olmayan bir yazara verilmiş oldu."
- John Kennedy Toole
9 (9 oy)
16 beğeni · 0 yorum · Anın Fotosu ·

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tanım (Mekan)
Tanım (Mekan)
"Mesele mekanı icat etmek değil, mekanı yeniden icat etmek hiç değil, mesele mekanı sorgulamak, daha yalın bir ifadeyle, mekanı okumak; çünkü alışılagelmişlik adını verdiğimiz şey belirginlik değil, bulanıklıktır: Bir körlük biçimi, bir uyuşma hali."
Georges Perec.

CEVİZKABUĞU (@karacurin)
Sn.@seyyah73; affınıza sığınarak dile getirmek isterim ki bazı xxx mekan tanımı bana göre fuzuli.
09.07.17 beğen 2 cevap
kübra (@kubra94)
Bana göre mekân ikiye ayrılır: 1. Kalabalık mekân. 2. Sessiz, sakin mekân. En makbulu sessiz mekândır, kalabalık ortamlardan her daim uzak duracaksın.
09.07.17 beğen 2 cevap

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tanım(İktidar)
Tanım(İktidar)
Okuduğum kitabın 77. Sayfasında buna rastlamak gülümsetti beni :)

"İktidar kitleleri temsil eden bir kişinin elinde toplanmıştır. Ve kitleler öylesine güçlüdürler ki, her türlü olası muhalefeti ezip geçmişlerdir. İktidarı öylesine karşı durulmaz ve dört başı mamur biçimde ele geçirmişlerdir ki, tarihte o ölçüde nüfuzlu hükümet biçimlerine kolay kolay rastlanmaz. Buna karşılık iktidar, yani hükümet, günü birlik yaşamaktadır, açık seçik bir gelecek olarak ortaya çıkmaz, kesinkes bir gelecek ilanı anlamı taşımaz, gelişim ya da evrimi hayal çerçevesine sığan bir şeylerin başlangıcıymış gibi görünmez. Sözün kısası, bir yaşam programından yoksun, projesiz, öylece yaşayıp gider. Nereye gittiğini bilmiyordur, çünkü aslına bakılırsa bir yere gittiği yoktur, önceden çizilmiş bir yoldan, zamanında belirlenmiş bir rotadan yoksundur. O iktidar, kendini haklı göstermek istediğinde, geleceğe hiç mi hiç değinmez, tam tersine, günün içine kısılır kalır ve sözünü sakınmaksızın der ki: "Ben koşulların icabı olan olağanüstü bir hükümetim." Yani geleceğe yönelik hesapların değil, günün ivediliğinin sonucu. O nedenle, icraatı her saat ortaya çıkan çatışmaları önlemektir; çözümlemek değil, o an için savuşturmaktır, hem hangi araçlara başvurursa başvursun, o araçlar yakın gelecek açısından daha büyük çatışmalara yol açabilecek bile olsa. İktidar kitlelerin eline geçtiğinde hep böyle olmuştur: Gücü her şeye yeter ama iğretidir. Kitle insanı, yaşamında bir tasarımdan yoksun olan, ipini koparmış sandal gibi sürüklenen insandır. İşte bu yüzdendir ki, olanakları elindeki güçler muazzam olsa bile hiçbir şey yapılandırmaz. "

Jose Ortega Y Gasset.
- Jose Ortega y Gasset
7 (4 oy)

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tanım...
Tanım...
"Aslında kitle ille de kümelenmiş bireylerin ortaya çıkmasını beklemeksizin, psikolojik olgu olarak tanımlanabilir. Karşımızdaki tek kişi de olsa, onun kitle olup olmadığını bilebiliriz. Kendi kendisini -iyilikte ya da kötülükte- özel nedenlere bağlı olarak değerlendiremeyen, kendisini "herkes gibi" hisseden, yine de bundan gocunmayan, kendini başkalarıyla aynı hissetmekten zevk alan her kişi kitledir."

Jose Ortega Y Gasset.
- Jose Ortega y Gasset
7 (4 oy)

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Geride bıraktıklarımız.
Geride bıraktıklarımız.
Aslında bilirsiniz unuttuğunuzu ama bir umut durur düşünürsünüz. Düşünmekten öte ceplerinize çantanıza bakarsınız. Bir umuttur sizi o an ele geçiren. Gereğini de yaparsınız. Durursunuz önce, sonra ararsınız dönmemek için geri, o terk ettiğiniz mekana. Ama bir parçanız oradadır ve orada kalsın da istemiyorsunuzdur. Mekan mı sorundur oradaki insanlar mı ya da her ikiside mi dokunur kanınıza bilinmez ama istemezsiniz unuttuğunuz şeyin orada olmasını. Sakladığınız bir nesne veya işinize yarar bir anahtar olabilir. Geleceğe taşımak istediğinizdir o. Varlığı sizi mutlu eden veya anılarınızı temsil eden bir şey de olabilir. Yitirmek mi canınızı sıkar yoksa aptallığınız mı? Yanınızda taşırken bir tarafınıza batmasını, kötü şeyler hatırlatmasını unutursunuz hemen. Ílla geri istersiniz size ait olanı. Unutmak bir meziyet belki de. Ve iyi ki unutur insan. Geleceğe taşımak istediğimiz her şeyi taşıyamamaktır kötü olan. Bazen de unutmak gerekir ama. Geriye dönüp bakmamak gerekir. Yitiğini doldurmak gerekmiyor her zaman. O güzel anı kalır geride. Anlar sizi mutlu veya mutsuz eden. Bırakın bazen, unutun yani. Merak etmeyin kirletemez onu kimse. Orada o mekanda olsa bile. Sizi acıtmaya devam eder ya da mutlu etmeye. Arkanıza bıraktığınız kadarsınız her zaman. Kötü, iyi, çirkin, güzel ne varsa dokunduğunuz sizden bir iz bırakır daima. Niyeti kimse okuyamaz ama niyet değil davranıştır sizi siz kılan. Bıraktığınız, unuttuğunuz, unutmak istediğiniz her şey sizinle anılır. Anıları satın alırsınız varlığınızla. Bedelini davranışla öder karşılığında da yine davranış alırsınız. Aman dikkat edin arkanızda ne bıraktığınıza. Hatır bırakın mesela birileri kullansın diye. Sevinç bırakın olur olmaz yerde, dokunsun birisi. Keyif de olur hiç kimsenin sizin kadar keyif alamayacağı. Acı, gözyaşı, hüzün, umutsuzluk, öfke bırakmayın ama, ya da az bırakın. Yine de siz bilirsiniz. Nasıl anılmak istiyorsanız onları unutun bir yerlerde sonra da unuttuğunuzu bile bile bir umut arayın.
37 beğeni · 12 yorum · Kalemimden ·
Murat Şen (@murat-sen)
Gel de yakma 😏
07.07.17 beğen 1 cevap
kübra (@kubra94)
"Acı, hassasiyetini kabuklaştırıyor insanın.
Ölmek galiba bu.
Ayrılığa alışmış gibiyim.
Tevekkül, teslimiyet.
Ve heyecanların gün geçtikçe kararan pırıltısı...
...Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı.
Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum.
Nemli bir tomar gibi.
Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.
Galiba ihtiyarlıyorum..."
07.07.17 beğen 2 cevap
/ 117