ara

shitick

shitick

@shitick

Dünyanın En Tuhaf Mahluku
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet Ran
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğeni · 1 yorum
Eseflal (@eseflal)
Ne tuhaf 🤔
15.12.17 beğen 2 cevap

shitick

@shitick

İmtihan mı? arayış mı?
Varligina bin delil gosterenin bin şüphesi vardi.
Bin şüphe duyanin bin imanı..
Varligin icin de yoklugun icin de binlerce delil varken bizden istedigin nedir?

Varligin ve yoklugun arasinda Dogru cevabi bulmakmi.?
-Tum sorulari ve cevaplari bilen kudret cevabimizi neylesin..

Yolun sonunu bilen yolda nasil gittigimizi mi bilmek ister.?
-Soru sorulmadan her cevabi veren bunu da bilir mutlak.

yoksa yola niye ciktigimizi bilmemizi mi görmek ister?

-Bilmek isteyen o degil biziz..

Yolumuzu çok önce seçtik, tercihimizi çoktan yaptik.
simdi delillerimizi bulma nedenlerimizi anlama zamani..
13 beğeni · 2 yorum
Ayrıksı (@ayriksii)
Şimdi nedenlerimizi anlama zamanı evet.. Kaleminize kuvvet..
14.12.17 beğen 1 cevap
Fatih yeğin (@mirza)
Yolumuzu çok önce seçtik, tercihimizi çoktan yaptik.
simdi delillerimizi bulma nedenlerimizi anlama zamani..
14.12.17 beğen 1 cevap

shitick

@shitick

Madem iyisin
anladık iyisin,
ama neye yarıyor iyiliğin.

seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da
satın alınmaz
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki gözettiğin kimin ki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?

şimdi bizi iyi dinle iyi insan:

düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa.
Bertolt Brecht
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğeni · 0 yorum

shitick

@shitick

Lazım olan başka bir ömür

Zamanımız tükenmişken

Şimdikinde, elimizdekinde

Ümit içinde, ümit içinde…
EK 1
şiir: sadi şirazi 11.12.17
21 beğeni · 11 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
Ba-yıl-dımmmmm 🤗🤗 . Aynı ruhu hisseden biri olması ayrıca çok güzel 😌
11.12.17 beğen 2 cevap
Pervin Alhas (@pervin-alhas)
Olur da olamazsam buralarda
Yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum,
Uyumak..
Yüzyıllarca uyumak..
İlla isim konulacaksa
Ben masal değil hayat demekten yanayım
Bu yolları yan yana yürümekten yanayım..
Erguvanlar açmaya başladı,
Mavi mi pembe mi ayırt edemiyorum renkleri,
kokuna bi isim bulmaya çalışmaktan da vazgeçtim.
Geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp,
heyecanla dedikodu yapacağız
sana kaçırmadan anlatmam gereken aylar biriktirdim..
Biraz sessizlik olacak sonra
Sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın.
Cümlelerim topallayacak,ağır aksak kelimelerle soracağım;
Nasılsın?
Nasılsın derken bile iyi olmana dualar edior olacağım..
Hiçbir sözümüz umutsuzluk taşımayacak, inanacağız, inandıracağız,
yaşadığımız cehennemin cennete dönüşeceğine.
Herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek,
İnsanların koşarak geçerken farketmediği selpakçı amcanın gülüşüne karşılık vererek..
Ve bırakarak bu dünyanın tümm kandırmacılarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz!
Gelmek isteyen ardımıza düşecek..
Gel!
Orda mutlu olduğunu biliyorum ama inan bencilce değil bu isteğim.
Birgün hiç gelmemeye karar vererek gidersen,bavulumu hazırladım geçmişi koymadım içine,adı ‘ geçmiş’ olacak gelecekleri beraber yaşayalım diye!
Gitme!
Seni şah damarıma sakladım,adım atarsan yırtılır derim,kanar dizlerim. Ölürüm.
Birdaha ayrılığı kaldıramam,yüküm ağır!
Susma!
Kelimelerin senin ayak izlerin.
Nereye gittiğini bulamazsa ölür benim ellerim! …
15.12.17 beğen 3 cevap

shitick

@shitick

cesar mendoza'ya nazire
Ben tanrı olsam;
Din adamlarının öğrettiği kelimelerle beni çağıranların duasını kabul etmezdim.
Ya da belli saatlerde beni çağıranların,
Sadece kendisi ve ailesi için bir şey isteyenlerin,
Mal, mülk isteyenlerin,
Aşık olmayanların, mücadele etmeyenlerin, kavga etmeyenlerin,
Tutkusu olmayanların,
Yapmaktan çok düşünenlerin,
Aramayanların, yerinde duranların,
Canı sıkılmayanların,
Ağlamayanların, gülmeyenlerin, hissetmeyenlerin,
Hiçbirininkini kabul etmezdim.

İyi ki tanrı değilim..
20 beğeni · 4 yorum
Eseflal (@eseflal)
Ben de 👍
09.12.17 beğen 1 cevap
Minnet Koşma (@minnet-kosma)
Çok güzel bende aynı fikirdeyim.
09.12.17 beğen 1 cevap
elizabeth.. (@the)
Çok güzel ve doğru..Bayıldım.
09.12.17 beğen 1 cevap

shitick

@shitick

köylüleri niçin öldürmeliyiz
Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır
Değişen bir dünyaya karşı
Kerpiç duvarlar gibi katı
Çakır dikenleri gibi susuz
Kayıtsızca direnerek yaşarlar.
Aptal, kaba ve kurnazdırlar.
İnanarak ve kolayca yalan söylerler.
Paraları olsa da
Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
Her şeyi hafife alır ve herkese söverler.
Yağmuru, rüzgarı ve güneşi
Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
Düşünemezler…
Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
Topraklarını büyütmeye çalışırlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar karılarını döverler
Seslerinin tonu yumuşak değildir
Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler.
Gazete okumaz ve haksızlığa
Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar.
Adım başı pınar olsa da köylerinde
Temiz giyinmez ve her zaman
Bir karış sakalla gezerler.
Çocuklarını iyi yetiştiremezler
Evlerinde, kitap, müzik ve resim yoktur.
Bir gün olsun dişlerini fırçalamaz
Ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler.
Birbirlerinin evlerine ancak
Ölümlerde ve düğünlerde giderler.
Şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
Gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
Ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
Binlerce yılın kalın kabuğu altında
Yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
Aldanmak korkusu içinde
Sürekli birbirlerini aldatırlar.
Bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
Karılarından en az on adım önde yürürler
Ve bir erkeklik işareti olarak
Onları herkesin ortasında döverler.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
Kendilerinden olanlarla alay edip
Tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
Devlet, tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir.
Devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
Yiğittirler askerde subay dövecek kadar
Ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
Ezim ezim ezilirler.
Enflasyon denilince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler.
Cami duvarı, kahve ya da bir ağaç gövdesine yaslanıp
Onbir ay gökyüzünden bereket beklerler.
Dindardırlar ahret korkusu içinde
Ama bir kadının topuklarından
Memelerini görecek kadar bıçkındırlar
Harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
Şehre giderler!

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar otobüslerde ayaklarını çıkarırlar
Ayak ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
Herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
Kızlarının talihsizliğini ve hayırsız oğullarını anlatırlar.
Yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
Bunun, Tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
Ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
Gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
Zengin bir akrabalarından söz ederler.
Kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
Ama sokağa çıkar çıkmaz sümküre sümküre
Yollara tükürürler…
Ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
Şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.

Köylüleri niçin öldürmeliyiz?

Çünkü onlar ilk akşamdan uyurlar.
Yarı gecelerde yıldızlara bakarak
Başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
Gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
Ve yaz güneşleri ekinlerini yetirirse severler.
Hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-Bu verimi yüksek bir tohum bile olsa-
Sonuçlarını görmeden inanmazlar.
Dünyanın gelişimine bir katkıları yoktur.
Mülk düşkünüdürler amansız derecede
Bir ülkenin geleceği
Küçücük topraklarının ipoteği altındadır.
Ve birer kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden
Zamanın derin ırmakları önünde…

KÖYLÜLERİ, SÖYLEYİN NASIL
NASIL KURTARALIM?
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğeni · 12 yorum
Semih (@sc)
"Dur hele! Ne oluyoruz?" Diyerek geldim, ikna oldum, şimdi köye gidiyorum. Göstereceğim onlara dünya kaç bucak!
07.12.17 beğen 6 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Sağ gösterip Sol vurmak tam olarak bu galiba ...
07.12.17 beğen cevap
tabula rasa (@tabula-rasa)
Kentlileri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onların hep acelesi vardır.
değişen bir dünyaya karşı
hamam böcekleri gibi uyumlu
küsmüş bir çocuk gibi sessiz
kayıtsızca direnmeden yaşarlar.
yüzeysel, bencil ve kurnazdırlar.
inanmadan kolayca yalan söylerler.
paraları olsa da
yakınmak gibi bir hünerleri vardır.
herşeyi ciddiye alır ve herkese söverler.
yağmuru, rüzgarı ve güneşi
birgün olsun trafik akıllarına gelmeden
düşünemezler...
ve birbirlerinin dedikosunu yaparak
mevkilerini
yükseltmeye çalışırlar.
Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar karılarına söverler
seslerinin tonu yumuşak ama
dışarıda ezildikçe içeride zulüm kesilirler.
gazetelerin sadece eklerini okur ve haksızlığa
kendileri de uğrasa karşı çıkmazlar.
karşılığı olmadan kimseye yardım etmezler.
her evinden sıcak su aksa da kentlerinde
ter kokar otobüsler, haftasonu
bir karış sakalla gezerler.
çocuklarını iyi yetiştirmezler
kitap okumaz, tiyatroya gitmezler.
paket paket sigara içerler
ve ayakkabılarını ancak yatarken çıkarırlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
kendilerinden olanlarla alay edip
tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
devlet; vergi dairesi, banka borcu ve hastanedir
devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
yiğittirler askerde astsubaya diklenecek kadar
ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
ezim ezim ezilirler.
enflasyon denince peynir ve benzin fiyatlarını bilirler.
onbir ay patrondan zam beklerler,
kendilerine göre ahlakçıdırlar
ama otoyol kenarlarında travestilerle
pazarlık edecek kadar bıçkındırlar
prim aldıklarında yılda bir iki kez
rus kadınlarla aleme giderler!

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar takımları maç yapınca kavga ederler
birbirlerinin evlerine ancak
ölümlerde ve düğünlerde giderler.
fakirlikten ve kederlenmekten utanırlar
gülmek az, eğlenmek kararında olmalıdır
ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
paraya tapan sistemin altında
yürekleri bozuk beş kuruş kadar kalmıştır.
aldanmak korkusu içinde
sürekli birbirlerini aldatırlar.
bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
adres sormaya gerek duymazlar
ve bir erkeklik işareti olarak
kaybolduklarında karılarını suçlarlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar otobüs beklerken sigara yakarlar.
tütün ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
trafiğin çözümsüzlüğünü ve haftasonundaki maçı anlatır,
yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde,
o zamanda iş sahibi olmanın tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
gizli bir övünçle, başka ülkedeki
güzel arkadaşlarından sözederler.
kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
ama sokağa çıkar çıkmaz hünküre hünküre
yollara tükürürler...
ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine,
başka ülkelerde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.

Kentlileri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar gece yarılarına kadar uyumazlar ama
yarı gecelerde yıldızlara bakarak
başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
ve yaz güneşi onlar tatildeyken açarsa severler.
hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-bu, bol kazançlı yeni bir iş bile olsa-
inanmazlar.
dünyanın gelişimine katkıları yoktur.
mülk düşkünüdürler amansız derecede
bir ülkenin geleceği
küçücük ofislerinin ipoteği altındadır
ve bir kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden,
daha iyi bir dünyanın derin ırmakları önünde
kentlileri söyleyin nasıl
nasıl kurtaralım?
07.12.17 beğen 9 cevap

shitick

@shitick

virginia wolf'un dama taşları
Ceplerine çakıl taşlarını doldurup
Kendini Ouse Irmağı'na atan
İkiz kız kardeşi Kader'in...
En diplerine varmak istedin bunu yaparken,
En diplerine
Ruhumuzda olup bitenlerin

Seni incittiler mi
Oyunlara sürdüğün kahramanlar
-İspermeçet mumundan
Ya da selüloz hamurundan-

Sensiz yaşamayı bilemediler mi,
Gösterişli buhranları salyalı esrimeleriyle
Hoppalıklarıyla hazımsızlıklarıyla...

Yüzleri vardı ruhları vardı,
Bedenleri yoktu.
lsimleri künyeleri belliydi
-Çiçek isimleri gibi-
Ama cinsiyetleri yoktu.
Ne yapsan hangi kalıba döksen,
Hangi boyayı sürsen hangi
Eczayı denesen
Mucize olmuyordu,
Sana benziyorlardı.

Ve taşlar vardı daha küçük
Taşlar vardı
Kaderin dipte çağıldattığı,
Belleğin menfezlere doğru ittiği
Çığlıklı çıngıraklı
Erguvan alabaster ya da safran rengi
Kozmik melankoşi serpintileri;
Ölümün sert içkisinden başka
Hİçbir muhayyilenin eritemediği...

Sözcükler... onlar her zaman yetersizdi;
Tüy gibi hafıftiler;
Mağmanın yüzeyİne çekiyorlardı seni,
Katman katman uykunun ve şiirin,
O her şeyi gören körlüğün:
Yaratıcı saflığın,
Dehanın yüzeyine

Ve imgeler...
Kanın koşturduğu haber
En uzak yıldıza,
En yalnız meleğe;
Düşüncenin çıkardığı muteâl çınlamalar
Kafa kemiklerimizde:

Kurtların böceklerin kabirde
Son kırıntıları sindirip son
Vıdı vıdıları deşifre
Etmesinden -Ve yaşanmış, paylaşılmış
Ya da gizlenmiş her şeyin
Ama her şeyin bilinmesinden
Sonra bile
Kemiklerimizde,
Kemiklerimizin ununda
Duymaya devam edeceğimiz sesler...

Sen o hazin sesleri
Diyapazon gibi
Çınlatarak
Çıkarmak istedin
Kafa kemiklerimizden.

Alçıdan yüzlerimizi,
Köpükten tenlerimizi,
Kabuklarımızı dikenlerimizi
Uyurgezer oyunlarda bırakıp
Diplerde çağıldayan
Büyük Hayat'a
Katılmak istedin...

Söylenecek söz bırakmadm ardında;
Ceplerine çakıl taşlarını doldurup
Kendini Ouse Irmağı'na atmanın,
O eşsiz dahiyane fınalin
Bize düşündürdüklerinden başka...
EK 1
"ama bu çok ağıırr" değil :) 06.12.17
Cahit Koytak
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 11 yorum
yeşilflr (@yesilflr)
Ya inanın okurken koltuğumda küçülüyorum, o kadar ağır :)
06.12.17 beğen 1 cevap
shitick (@shitick)
benim bildiğim kadarıyla, en iyi kadın şair, ceplerinde çakıl taşlarıyla ırmağa atlayıp intihar etmiş, ağır olmaması beklenebilinir mi??
06.12.17 beğen 1 cevap
osman duman (@osmanduman)
Bir de Ronan Sir John Everett Millais'in o ünlü Ofelya tablosuyla birlikte kendisini dereye atarak intihar eden Ofelya'sı vardı büyük şair Arthur Rimbaud'nun...


Yıldızların uyuduğu, sessiz, kara
Dalgalarda Ofelya iri bir zambak,
Yüzüyor duvaklı, uzanmış sulara...
-Avcı borularının ezgisinde bak.

Bin yıl geçti, Ofelya yine üzgün,
Uzun sularda kefen gibi akıyor.
Bin yıldır, gündüz gece, deli gönlünün
Hüznünü meltem yellerine döküyor.

Açıp sularda salınan tüllerini
Beyaz göğüslerini öpüyor rüzgar,
Söğütler eğmiş omzuna dallarını
Ağlıyor. Uykulu alnında kamışlar.

Yöresinde üzgün nilüferler bazan
Dağıtıyor Ofelya kızılağacın uykusunu,
Bir kanat vuruşuyla dallar yuvadan
-Salıyor yıldızların altın şarkısını.

Sen ey solgun Ofelya, kar gibi güzel!
Sulara gelin oldun ergen çağlarda!
-Çünkü Norveç doruklarında esen yel
Acı özgürlüğün tadını öğretti sana:

Savuran bir soluk gür perçemlerini
Büyüyordu düşlerinin akışında;
Dinliyordun doğanın ezgilerini
Ağacın, gecelerin yakınışında;

Çünkü boğuk sesi çılgın denizlerin
O tatlı, çocuk göğsüne vuruyordu;
Bir nisan sabahı, yorgun bir atlı senin
Dizlerinde sessizce oturuyordu!

Gök! Aşk! Özgürlük! Bu nasıl düş Deli Kız!
Güneş vuran kar gibi eriyip gittin;
Konuşma, sus! Seviyi bizlere dilsiz
O mavi gözlerinle çoktan öğrettin!

-Ve diyor ki Ozan: Aydın gecelerde
Ofelyam çiçekler devşiriyorsun;
Hep böyle yüz, ak gelinliğinle suda

Dalgalar beşiğini sallayıp dursun.
06.12.17 beğen 1 cevap

shitick

@shitick

cevapsiz
Bir gün ortadan öylece kaybolsan kaç kişi sorar seni?
Ya da kim sorar?
Aynı yatağa yattığın yabancı beden mi?
Tesadüfen aynı dört duvar arasında birlikte yaşadığın ailen mi?
Her sabah kalkıp aynı yere gittiğin bir grup yabancı mı?

Kaç kişi kaç kere sorar seni?
Kaç günde alışır seni soranlar yokluğuna?

Kim gördü kalbinin kırık yerlerini?
Kimi sakladın utançlarında?

Gerek varmı kimseye?

İçimizdeki boşluğu gidermek için didinen,
Bir yerden bir yere debelenen soluncanlarız,
Hepsi bu…
17 beğeni · 15 yorum
Eseflal (@eseflal)
Kimse sormaz 🤔
05.12.17 beğen 1 cevap
murat kabak (@mkbk)
katılmıyorum ben solucan değilim... saksı değilim ben!
05.12.17 beğen 3 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
''farzet ki bir bataklığa düşmüşsün
kader seni bir yerlere doğru çekmekte
sen istediğin kadar kaç bu yalnızlıktan
yalnızlık sana gelmekte

o yalnızlıktır günlerin getirdiği
o hüzündür kalan bu günden yarına
boşuna çırpınmaların, yakarmaların
ne ellerine hükmün geçer ne ayaklarına

yaşamak bir kör döğüşüdür amansız
milyonlar bir seldir bu şehirde akıp gider
bu yerde insanlar bin yıldan beri
yalnız yaşadılar, yalnız öldüler

bu şehirde bir pastır yalnızlık
bir zincirde yüzyılların bıraktığı
yum gözlerini daha iyi göreceksin
seni çepeçevre saran bu yalnızlığı

ve bir gün her şeye sen de alışacaksın
dilin varmayacak yalnızım demeye
unut artık bildiğin bütün şarkıları
yalnız yaşa ve hazırlan yalnız ölmeye''
05.12.17 beğen 2 cevap

shitick

@shitick

sen aşk şiiri yazamazsın
Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin
Çünkü aşk şiirden önce gelir sende
Oysa şiir önünde gitmelidir herşeyin

Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin
Çünkü aşk
Kavganın içindedir
Çünkü sen
İçindesin kavganın

Elmayı kokusundan
Güvercini biçiminden soyutlamaktır
Yaşamak denilen kavagyı aşksız düşünmek

Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin
Çünkü sen
Gagasından tutup kuşu
Öt kuşum öt kuşum demiyorsun
Çünkü sen
Yedirip çiçekleri ineğe
Koklayıp gerisini ineğin
Kok çiçeğim kok çiçeğim demiyorsun

Öpüşmek başka şeydir yiğidim
Öpüşmeyi düşünmek başka
Sevişmek başka şeydir güzelim
Sevişmeyi düşünmek başka

Sende yaprak -iki gözüm-
Sende yıldız -yürek sızım-
Sende su
Sende bu dört boyutlu kaçma tutkusu
atlıkarıncadan geceleyin
Bakmaktır lunaparka

Sen aşk şiiri yazamazın Hasan Hüseyin
Çünkü sen ilkyaz yağmurlarında çırılçıplak
Dolaşır gibi sıcak morlarda
İçer gibi morları
Düşer gibi morlara
Yaşarsın aşkı iliklerinde

Çünkü sen iki düşman ucun bileşkesisin
Acısısın kavuşmanın
Ayrılmanın sevincisin
Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin

Çünkü aşkın kendisidir şiirin
Oysa sen
Oysa aşk
Oysa sen
Sen
Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin
Hasan Hüseyin Korkmazgil
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 14 yorum
Hayata Gülümse (@hayatagulumse998)
Adama yazamazsin demişler ama baya baya yazmış. 😆😆 Çok hoş ve eglenceli olmuş hatta 👍😄😄
03.12.17 beğen 1 cevap
shitick (@shitick)
çok da güzel yazmış :), her şeyin şiirini yazar bu güzel kafa...
03.12.17 beğen 1 cevap
shitick (@shitick)
da.. okurken eğlenceli duygusu pek oluşmuyor ama,, hayata gülümsemediğim için belki de ;)
03.12.17 beğen cevap

shitick

@shitick

güzel insancıklar
Küçük debelenişlerinizi sevim.
Kalp kırıklıklarınızı,
Kırgınlıklarınızı,
aşklarınızı...

Bir kızı sevişleriniz ne tatlıdır,
Yan yana yürüyüşleriniz nasıl da sonu gelmez bir mutluluk.

Yeni doğmuş çocuğunuza dokunurken,
Onu doğuran eşinizin alnını öperken,
Ne de güçlüsünüz.

Yeni aldığınız evi, arabayı, kıyafeti anlatırken,
Nasıl da her şeyden anlıyorsunuz.

Hayat boyu çalışıp okuttuğunuz çocuklarınızın bitirdiği okulları sayarken,
Nasıl da gururlusunuz.

Emeklilik tazminatıyla aldığınız yazlık,
Eşlerinize aldığınız araba,
Çocuklarınıza yaptığınız düğünler,
Her şeyiniz ne kadar kusursuz..

Bütün bunları insanlar ölürken yaptığınız da hele..
Ölen insanlar hayatlarınızı güzelleştirmeye çalışırken bir de..
Sizin hayatınız hiçbir değişikliğe uğramazken,
Çırpınıp ölenleri “boşuna” diye anlatırken..

Nasıl da güzelsiniz…
16 beğeni · 3 yorum
Desert Rain (@kartanesi)
Hım iyi yazılmış baştan sona kadar kaleminize sağlık.
02.12.17 beğen 2 cevap
shitick (@shitick)
teşekkürler
02.12.17 beğen cevap
/ 2